Onun müziğini duymak yetmez, dinlemek gerekirdi. Ayaküstü tüketip geçilecek işler değildi.
Parasızlıktan, yoksulluktan çok bahsederdi. İnsanın kendini yalnızlaştırmasının, kendine karşı işleyebileceği en büyük suçlardan olduğunu anlatırdı.
Çaresizlik hakkında şarkılarından düşmanca söz edilirdi. İrfan için kavga edilmesi gereken bir şeydi düşeyazmak.
Çünkü kaptanlar korkar isyandan
Fırtınalardan bile fazla
Çocuklar sarıldı cani sulara
'Protest müzik' olarak kalıplayabileceğimiz bir müzik üretmiyordu, çünkü hayat doğal akışı gereği politikti. Böylelikle 'politik olsun diye müzik' yapılamazdı. Müzik başlı başına politik bir işti.
Zırvalıkla ve saçmalıkla mücadele edilmesi gerektiğini kinayeli bir şekilde anlattı. 'Bu fikir manyağın tekinin' dedi Sobe'de.
Sömürüye karşı öfkenin bilenmesi gerektiğini anlattı.
'Gecekondu oy ver, oligarşi boy ver'
'İşin aslı belli, rejisörü onlar' dedi öfkemizi büyütmeyi unutursak diye.
Çünkü kaptan korkar isyandan
Fırtınalardan bile fazla
Bir gemi batıyor cani sulara
Yalnızlığın ve çaresizliğin üstesinden tek başına gelinemezdi. İnsanlarca birikerek, örgütlenerek anca bunlar aşılabilirdi. Sadece şarkılarında bunlar önerilmiyordu, İrfan'ın hayatında şarkı sözlerinin uzantılarını görebiliyordu insan.
Pandemide uygulanan keyfi müzik yasaklarını, sanatçıların sahnesizlik sorununu, işsizlik koşullarını gündem haline getirdi İrfan Alış ve Peyk. Geçim sıkıntısı içinde olan müzisyenlerle dayanışmak, alternatif bir maddi gelir sağlayabilmek adına Olta Dayanışma Ağı'nı kurdu.
Gönüllülük esasında işleyen bu ağ; sanatını üretmeye devam etmek isteyenlere ücretsiz stüdyolar, tonmeisterler, stüdyo müzisyenleri ve daha birçok başlıkta destek sunabildiler. Olta Dayanışma Ağı 2020 yılından beri bağımsız sanatçıların parçalarından oluşan indie'den rock'a, halk müziğinden elektronik müziğe kadar uzanan 18 albümü yayınlamış oldu.
Yalanı bol, kilidi bol dünyanın
Çilesi bol, kapısı bol gemisi
Alçak kaptan sırra kadem o anda
Keşke anlattıklarım yalan olsa
Ayakta kalmanın tek başına mümkün olmadığını biliyordu.
Hiranur Vakfı kurucusu Yusuf Ziya Gümüşel'in kızı H.K.G.'nin 6 yaşındayken Kadir İstekli ile dini nikahla evlendirilmesi ve yıllarca cinsel istismara maruz bırakılması üzerine açılan H.K.G. davası ile ilgili sözlerini hatırlayalım.
'Örgütlülük şu şekilde aşar: Altı yaşındaki çocuğa tecavüzle ilgili olayda bir gazeteci susmadı, binlerce insan susmadı, sanatçılar destek verdi ve susmayınca tekrar dava açıldı. Yoksa dava yoktu. Duramadılar, kulak kapatamadılar, sansürleri de işe yaramadı. Çünkü artık öyle bir dünya yok. Örgütlülük her şeyi çözer, çünkü biz kalabalığız onlar az. Zenginler az, bir fakirler çoğuz. Zenginlerle fakirlerin mücadelesidir bu, her zaman böyle oldu.'
İrfan Alış düşerken birbirini tutmanın ve ayağa kalkmanın müziğini yazdı. İki yıl önce aramızdan ayrılmasına karşın müziği daha da güç kazandı. Aynıların aynı yerde birikmesiyle karanlıktan çıkılabileceğini yapmacık kibarlıktan uzak tavrıyla, gösterişten uzak pürüzlü sesiyle bize hatırlatmaya hala devam ediyor.