Her Çürüme Birbirine Benzer: Ülke ve Futbol

Bu ülke, içinde bulunduğu beladan nasıl kurtulacaksa; ülke futbolu da içinde bulunduğu belalardan aynen öyle kurtulacaktır.

ülke-futbol

Merkez Hakem Kurulu(MHK) Başkanı Ferhat Gündoğdu ve beraberindeki 6 Türkiye Futbol Federasyonu(TFF) ve MHK yöneticisi, 29 Eylül sabahı başta eziyet(mobbing), resmi belgede sahtecilik gibi suçlar olmak üzere; kapsamı beraberindeki diğer futbol davalarını da içeren bahis ve para hareketleri incelemeleri de gerekçe gösterilerek gözaltına alındı ve yine MHK Başkanı Gündoğdu’nun da aralarında bulunduğu 5 kişi tutuklandı.

1 Ekim’de ise, aynı soruşturmanın devamı kapsamında hakem Yasin Kol ve yardımcı hakem Göktuğ Hazar Erel de gözaltına alındılar. Hakemlere yöneltilen suçlamalarda ise Gündoğdu ve yöneticilerden farklı olarak yasa dışı bahis, resmi belgede sahtecilik suçlarına iştirak ve görevi kötüye kullanma iddiaları yer alıyor.

Bu gözaltı ve tutuklamaları, şimdiye kadar yapılan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü ve Adalet Bakanı Akın Gürlek’in de ara ara kamuoyuna açıklamalar yaptığı bu geniş çaplı futbol dünyasına yönelik operasyonların yeni bir halkası olarak değerlendirmek mümkün. Ancak her gelişme, yapılan operasyonların ve devam eden soruşturmaların nerelere uzanacağını düşündürmeye ve kamuoyu gündemini meşgul etmeye devam ediyor ve esas başlık aynı olsa da üzerine tartışılacak yeni durumlar ortaya çıkarıyor.

Bu son gözaltı dalgasında, MHK Başkanı Gündoğdu ile hakem Yasin Kol’un, maçlar için yapılan hakem atamalarında özel yazışmaları da basına yansıdı ve hangi maça hangi hakemin verileceği gibi konuların nasıl ve hangi şartlarda konuşulup belirlendiği tartışmalara yol açtı.

Yaklaşık 4 yıl önce, MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu, hakem atamalarında bir “yapay zekadan” yardım alındığını ancak atamaların tam otomatik olmasının mümkün olmadığını açıklamıştı. Geçen sezonun devre arasından itibaren de MHK ve TFF’nin ortak duyurusuyla hakem atamalarında Veri Tabanlı Atama Sistemi (VeTAS) adıyla yeni bir uygulama duyurulmuş, bu uygulamanın amacının da yine bizzat Gündoğdu tarafından hakem atamalarında insan müdahalesini en aza indirmek olduğu vurgulanmıştı. Tabii Türkiye’de futbol denince sular pek durulmaz, iki sezondur yerli hakemlerle ilgili çeşitli iddialar ve süren soruşturmalar kapsamında adı geçen hakemlerden “mağdur” olan futbol kulüplerinin yoğun baskısı sonucu; ligimizde kritik maçlarda yabancı hakem uygulaması da yaklaşık 3 sezondur sürüyor ve federasyon, kulüplerin talebi olduğu takdirde bu kuralı uygulamaya devam ediyor.

Bu noktada, öncelikle iki önemli hususu netleştirmek için durmak gerek. Birincisi, elbette TFF bir “resmi” kurum değil; dolayısıyla yapacağı uygulamalar federasyonun bünyesinde ve paydaşlarının sorumluluğuna ait. Yani bir hakem atamasının, bizzat MHK Başkanı’nın talimatıyla belirlenmesi ya da bir ekibin belirlemesi, bir veri sistemi ile belirlenmesi yahut kura yoluyla rastgele seçilmesi de; teknik olarak mümkün. Buradaki tartışmaları hukuki sınırlar değil, usul ve teknik yetkinlik seviyesi belirliyor. Dolayısıyla, kamuoyunun çoğunlukla da kendi kulübünün mağduriyeti ile sınırlı itirazları ile TFF ve ona bağlı olarak MHK’nin bu konuda attığı adımlara yönelik tartışmalar çoğunlukla iç içe, birbirini baskılıyor ve ortaya korkunç bir kakofoni çıkıyor. İkincisi ise, özellikle de son olarak gözaltına alınan hakem Yasin Kol’un, hakemlik kariyerindeki dikkate değer yükselişi ve yönettiği maçlarda vermiş olduğu tartışmalı kararları, yaşanan sürece dair bir şeyler söyleyebilmek yerine yine tamamen taraftarı olunan kulübe dair mağduriyet çerçevesinde ele alınması ile sonuçlanıyor. Günün sonunda herkesin kendi penceresinden ‘haklı’ olduğu, adalet duygusunun tesis edilmesini güçleştirdiği bir tablo ortaya çıkıyor ve bu durum ülkedeki futbol atmosferinin bir türlü tansiyonunun düşmemesine yol açıyor. Bu yüzden, bir hakemin insani olarak hatalı bir karar vermesi ile bir kulübün kaderiyle oynanması, bir hakemin ülkenin en üst düzey liginde hakemlik görevini üstlenebilecek yetkinlikte olup olmaması ile mevcut federasyon yapısının böyle bir yetkinliği sağlayacak kapasitede olup olmadığı tartışmaları da yine çoğunlukla iç içe geçiyor, yalnızca çözümsüz bir negatif iklim oluşuyor.

Bu iki hususu ayırt etmek neden önemli: Bir hakemin tartışmalı bir karar vermesi ya da MHK’nin hakem atamalarında nasıl bir yöntem izlediği, ya futbolun içeriğine ya da futbol yönetimi işleyişine dair bir tartışma başlığı olacağı için; bu yazının konusu değil. Konunun doğası gereği, bu tartışmalar her daim var olacaktır ve bunları tartışmak için konuyu yalnızca bir spor meselesi olarak ele almak gerekiyor.

O halde yaklaşık 2 yıldır devam eden bu operasyonlara nasıl bakmalı sorusuna geri dönelim. Kulüp yöneticisinden hakemine, futbolcusundan kulüp personeline kadar; futbol ekosisteminin tüm paydaşlarına uzanan ve çarşaf çarşaf dökülen bahis oynayanların isim listeleri, verilen hak mahrumiyeti cezaları, tartışmalı hakem atamaları, hakemlerin hesap hareketlerinin incelenmesi… Gerçekten de tüm bunları tekil olarak bir kulübün üzerinde oynanan oyunlardan ya da birkaç iş bilmezin işini iyi yapmamasından dolayı ülke futbolunun bu hale gelebileceğinden ibaret görmek, meseleyi ciddi bir biçimde ıskalamak değil midir?

Birkaç yıldır, liberal entelijansiyanın ve akademik laf kalabalığının yeni icadı “liyakat” kavramı ile toplum olarak epey haşır neşiriz. Söz konusu kavramı, ilgili alanda işinin ehli kimselerin yapması yerine, dar bir ağın ve kariyeri o sorumluluğu yerine getiremeyecek kişilerin olmaması gereken makamları işgal etmesi sonucu ortaya çıkan haksızlık, kötü yönetilme, adaletsizlik vb. birtakım problemlerin açıklanmasında sıklıkla duyar olduk. Böyle bakınca, çok haklı bir tespitin getirdiği iyi bir eleştiri gibi dursa da, tıpkı bu örnekte de olduğu gibi esas meseleyi ıskalayan bir yaklaşım olduğunun altını çizmek gerekiyor.

Oysa Anadolu’da çok daha güzel bir söz vardır: “Mühür kimdeyse, Süleyman Odur.” Ülkede her ne olup bitiyorsa, futbola olan da budur; eksiği ya da fazlası değildir. Ülke nasıl yönetiliyorsa, futbolu da öyle yönetilmektedir ve ülkeye dair ne tartışılıyorsa, hatta hangi tartışmalar yanıltıcıysa; bu örnekte de aynı formül oldukça geçerlidir.

Örneğin, son yıllarda hakemlerle ilgili kamuoyunda artan ciddi şikayetler sonucu özellikle sosyal medya hesaplarında hakemlere ve maçlarda vermiş oldukları kararlara yönelik eleştiri, hakaret* vb. ifadelerde bulunan yurttaşların mahkemelere verilmesi ve hakemlerin bundan ciddi gelirler elde etmesi ile; Cumhurbaşkanı’na ve devlet büyüklerine, kolluk kuvvetlerine hakaret vb. suçlamalar ile özgürlükleri alıkonulan, para cezasına çarptırılan yurttaşların maruz kaldığı hukuki zorbalık birbirine hiç mi benzememektedir?

Örneğin, daha önceki bir yazımda ideo’da da dosyasını açtığımız, Türkiye A Milli Erkek Futbol Takımı’nın Dünya Kupası’na katılma başarısı göstermesi ile futbolculara prim olarak tahsis edilecek villa projesindeki hukuki usulsüzlük ve bölgenin talanı ile, memleketin her yerine istila edercesine çöken sermaye arasındaki örüntü birbirinden çok mu uzaktır?

Örneğin, yine aynı Dünya Kupası’na katılım için hazırlanan bir tanıtım videosunda cümle alem bu turnuvaya sporun halkları bir araya getiren ve eğlence yönünü ön plana çıkaran, ulusların kültürel ögelerine yer verilen birbirinden güzel şekilde katılırken bizde ise tanklı tüfekli, İHA-SİHA’lı, “yerli araç” konvoylu, adeta AKP ve savunma sanayi reklamı gibi çekilen ve TFF’nin özel olarak videoyu hazırlayan AKP teşkilatlarına teşekkür ve methiyeler dizerek paylaşması, memlekette olan bitenden bağımsız bir görüntü müdür?

Örneğin, yukarıda da bahsettiğim bahis soruşturması kapsamında futbolun türlü paydaşlarının bahis oynadıkları için aldıkları cezalar ile -üstelik bu insanların önemli bir çoğunluğunun da maddi olarak toplumun fersah fersah önünde kimseler olduğunu hatırlayalım- bu insanların dahi kısa yoldan zengin olmak, bir koyup üç almak hırsıyla yanıp tutuşan kimselerden oluşması ile; son yaşanan fon krizi ve sonuçlarındaki benzerlik hiç mi şüphe uyandırmamaktadır?

Bu örnekleri çoğaltmak istersek, yazıyı dahi tamamlamak mümkün olmayacaktır. Ancak ülke için ne diyorsak, ülke futbolu için de aynı sözümüz geçerlidir. Bu ülke, içinde bulunduğu beladan nasıl kurtulacaksa; ülke futbolu da içinde bulunduğu belalardan aynen öyle kurtulacaktır.

Bitirirken, yıllardır bitmek bilmeyen bir “gündem değişikliği” konusunu da bu vesileyle hatırlatmak istiyorum. Ülkemizde böyle bir eğilim var: Önce büyük bir gelişme yaşanır, ardından yaşanan birkaç gelişme ise önceki büyük gelişmenin ‘unutturulması’ amacıyla ortaya çıkarılmış bir gündem değişikliği hamlesi olarak okunur. Son yıllarda biraz azalmış olsa da, devam eden futbol operasyonlarına dair bu tespitin yine yükselmeye başladığını gözlemliyorum. Bu elbette temelsiz, tümden haksız bir yaklaşım değil. Ancak hiçbir gündemi de, kendi başına ne ifade ettiği ve neyin önüne geçtiği bilgisi ile ele alamayız. Fon krizini unutturmak için futbolda yeni dalga operasyonlarının düğmesine basıldığını söylemek ile, burada yaşanan rezaletleri küçümseyip yabana atmak birbirine karıştırılmamalıdır. Üstüne basa basa söylediğimiz gibi, ülkeye ne oluyorsa ülke futbolunun başına gelen de budur. Bu ve benzer tüm meselelerde yaklaşımı bu yönden kurmak kanaatimce çok daha sağlıklı bir yaklaşım biçimidir.

Bu vesileyle, hem yeni formatıyla ve yeni yayın yüzüyle çıkışını yapan İdeo için yolumuz açık olsun dileklerimi iletiyor; hem de; “Anlatılan Senin Hikayendir”, demiştik; senin, benim, bizim ve hepimizin hikayesini anlatmaya devam edeceğimizi ifade etmek istiyorum.


NOTLAR:

* Buradaki sosyal medya paylaşımları meselesini, elbette holiganca bir tutumla ve gerçekten de suç teşkil eden unsurlar ile birbirinden ayırmakta fayda var.

[1] https://www.aa.com.tr/tr/gundem/hakemler-dosyasi-sorusturmasinda-gozaltina-alinan-7-supheliye-tutuklama-talebi/4076640

[2] https://www.cumhuriyet.com.tr/spor/mhk-baskani-ferhat-gundogdu-ve-hakem-yasin-kol-arasindaki-yazismalar-ortaya-cikti-hakem-atamalarina-usulsuz-mudahale-2542999

[3] https://www.tff.org/default.aspx?ftxtID=46527&pageID=248

Kısa Kısa

  1. Tommy Hilfiger işçileri üç büyük kentte eylem yaptı

    Tommy Hilfiger için üretim yapan Atamay Tekstil’in işçileri, ödenmeyen ücret ve tazminatları için bugün İzmir, İstanbul ve Ankara’da eş zamanlı eylemler gerçekleştirdi. İşçiler, çalıştıkları fabrikanın 2024 Aralık ve 2025 Ocak aylarında aniden kapanmasının ardından ödenmeyen maaşları, kıdem ve ihbar tazminatları ile izin ücretlerini alabilmek için mücadelelerini sürdürüyor.

  2. Almanya Şansölyesi Merz’den Kiev’e sürpriz ziyaret

    Almanya Şansölyesi Friedrich Merz, bugün Ukrayna’nın başkenti Kiev’e önceden duyurulmayan bir ziyaret gerçekleştirdi. Merz’e Ekonomi Bakanı Katherina Reiche’ın yanı sıra Alman savunma ve enerji şirketlerinin üst düzey yöneticileri de eşlik etti. Merz’in ziyareti kapsamında Ukrayna’ya yönelik yeni bir askerî ve mali yardım paketinin açıklanması gündemde.

  3. MHK so­ruş­tur­ma­sın­da iki hakem yarın adliyeye sevk edilecek

    Merkez Hakem Kurulu’na yönelik soruşturmada gözaltına alınan Süper Lig hakemi Yasin Kol ile yardımcı hakem Göktuğ Hazar Erel’in emniyetteki ifade işlemleri sürüyor. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, iki hakemin 5 Ekim’de adliyeye sevk edilmesinin planlandığını açıkladı.

  4. Adana ve çevresinde peş peşe üç deprem

    Adana ve çevresinde kısa aralıklarla üç deprem meydana geldi. Saimbeyli’de saat 14.19’da 4.8, saat 14.36’da ise 4.9 büyüklüğünde deprem kaydedildi. Saat 14.43’te Osmaniye’nin Sumbas ilçesinde 5.2 büyüklüğünde bir deprem daha meydana geldi. AFAD, olumsuz bir durum bildirilmediğini açıkladı.

  5. Okul saldırıları pazara dönüştü: Kurşun geçirmez öğrenci çantası

    Ankara’da bir savunma sanayi şirketi, öğrenciler için kurşun geçirmez sırt çantası üretti. Okullardaki silahlı saldırı endişesi, fırsatçıları da harekete geçiriyor.

  6. Brezilya genel seçimler için sandığa gidiyor

    Brezilya’da bugün genel seçimler düzenleniyor. Devlet Başkanı Luiz Inácio Lula da Silva dördüncü dönem için yarışırken, en güçlü rakibi eski Devlet Başkanı Jair Bolsonaro’nun oğlu Senatör Flávio Bolsonaro. Brezilyalı seçmenler bugün yalnızca devlet başkanını değil, eyalet valilerini, Temsilciler Meclisi üyelerini ve Senato üyelerinin üçte ikisini belirlemek için de sandık başına gidiyor.

  7. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin: "26 bin 920 mevsimlik tarım işçisi çocuk var"

    Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer’in 7 Ağustos’ta tarım işçisi ailelerin çocuklarına ilişkin TBMM Başkanlığı’na sunduğu soru önergesini yanıtladı. Tekin, “2025-2026 eğitim öğretim yılı sonu itibarıyla sistem üzerinden 26 bin 920 öğrencinin mevsimlik tarım işçisi aile çocuğu olarak hareketi tespit edilmiştir” dedi.

  8. AKP’li vekilden fon vurgunu çıkışı: “Toplum inanılmaz rahatsız. Reis partiyi kapatsa daha çok oy alır!”

    AKP İstanbul Milletvekili Serkan Bayram, fon krizine ilişkin açıklamalarda bulundu. “Partide bir sürü kişinin ismi geçiyor, top çevirmeye gerek yok” diyen Bayram, krizin çözümü için ise şu ifadeleri kullandı: “Reis alacak neşteri. Serkan sen mi yaptın; uçur, virüsleri temizlesin. Reis partiyi kapatsa daha çok oy alır. 25 yıllık emeği tüketmeye kimsenin hakkı yok.”

  9. Pezeşkiyan: ABD ekonomik savaşta hedefine ulaşamadı

    İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ABD ve İsrail’in ekonomik baskıyla hedeflerine ulaşamadığını söyledi. Pezeşkiyan, ülkesindeki döviz artışı ve ABD’nin deniz ablukasına işaret ederek ekonomik baskının arttığını, ancak halkın desteği ve hükümetin çabalarıyla “ekonomik savaşın” hedeflerine ulaşmasına izin vermediklerini belirtti.

  10. Pakistan: Mekke İttifakı genişleyebilir

    Pakistan Dışişleri Bakanı Ishaq Dar, Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması’na altıdan fazla ülkenin katılmak istediğini açıkladı. Dar, anlaşma kapsamında kurulan Stratejik Siyasi Savunma Komitesi’nin gelecek hafta Riyad’da toplanacağını söyledi.

Önceki gün

  1. Portekiz'de Lajes Üssü soruşturması: ABD'ye verilen izin mercek altında

    Portekiz Başsavcılığı, merkez sağ hükümetin İran savaşı sırasında ABD'ye Lajes Hava Üssü'nü kullanma izni vermesinin yasallığına ilişkin soruşturma başlattı. Soruşturma, üssün kullanımını "uluslararası hukukun ağır ihlali" olarak nitelendiren Sol Blok'un şikâyeti üzerine açıldı. Sol Blok Koordinatörü José Manuel Pureza, savcılığın bu adımla şikâyetin haklılığını kabul ettiğini söyledi.

  2. "Çirkinler" örgütüne operasyon: 5 gözaltı

    İstanbul'da "Çirkinler" adlı silahlı suç örgütünün, Zen Pırlanta sahiplerine yurt dışı numaralardan yağma amaçlı tehdit mesajları gönderdiği belirlendi. Örgüt üyelerinin şirket ortağı Mehmet Diribaş'ın kaldığı otele kadar gittiği öğrenildi. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesindeki operasyonda 5 şüpheli gözaltına alındı.

  3. YÖK'ten üniversitelere "evlilik eğitimi" talimatı

    YÖK, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile imzaladığı protokol kapsamında tüm üniversitelere yazı gönderdi. Evlilik hazırlığındaki öğrenci ve personele "Evlilik Öncesi Eğitim Programı" verilmesi, AKP'nin "Aile ve Nüfus On Yılı" vizyonu doğrultusunda müfredata zorunlu ya da seçmeli yeni bir ders eklenmesi planlanıyor.

  4. Erdoğan'dan fon vurgunu için "sabotaj" çıkışı

    AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Şanlıurfa Şehir Hastanesi'nin açılışında fon soruşturmasına değindi. Önceliğin "ekonomiye zarar gelmemesi" olduğunu söyleyen Erdoğan, mağdurların kayıplarının nasıl karşılanacağına ve denetim kurumlarının skandalı neden önleyemediğine dair somut bir açıklama yapmadı.

  5. Üsküdar'da AKP yönetiminde işten çıkarılan emekçilerin sayısı 56'ya ulaştı

    BirGün'den Melisa Ay'ın haberine göre, AKP'li Başkanvekili Dündar Ziya Gültekin yönetimindeki Üsküdar Belediyesi'nde 29 işçi daha "performans yetersizliği" gerekçesiyle işten çıkarıldı. Çıkarılanların tamamı Dedetaş döneminde işe alınmıştı. Toplam sayı ise 56'ya ulaştı.

  6. Bahçeli'den fon vurgunu açıklaması: "Risk yatırımcının takdiri"

    MHP lideri Devlet Bahçeli, fon vurgunu açıklamasında manipülasyon yapanların cezalandırılması gerektiğini, ancak fon yatırımının gönüllü bir tercih olduğunu ve riskin yatırımcıya ait olduğunu söyledi. CHP'li belediyelerde ise zorla işleyen bir rüşvet çarkı olduğunu öne sürdü.

  7. İspanya'da konut kararnameleri iptal edildi: 50 kentte binlerce kişi sokağa döküldü

    İspanya'daki konut krizine karşı hükümetin kararname çıkartarak aldığı önlemlerin iki gün içerisinde mecliste reddedilerek geçersiz sayılması binlerce İspanyolu sokaklara döktü. Kiracı Sendikaları Konfederasyonunun çağrısı ve işçi sendikaları ile sol görüşlü derneklerin desteğiyle İspanya'nın 50 kentinde konut krizine karşı gösteriler düzenlendi. Eylemlerde polis, halka karşı sert müdahalede bulundu.

  8. Pervin Buldan: Öcalan gazeteciler ve sivil toplum kuruluşlarıyla doğrudan görüşmelere başlayacak

    DEM Parti İmralı Heyeti Üyesi Pervin Buldan, sürece ilişkin açıklamalarda bulundu. Buldan, Abdullah Öcalan'ın ekim ayında gazeteciler ve sicil toplum kuruluşlarının temsilcileriyle doğrudan görüşmelere başlamasının 'kaçınılmaz' olduğunu söyledi. Buldan ayrıca, “Sayın Öcalan hem silahsızlanma sürecinde hem de siyasal ve demokratik inşa sürecinde koordinatörlük görevini üstlenecek" açıklamasında bulundu.

  9. DEM Parti İmralı heyeti, Cevdet Yılmaz ile görüştü

    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İmralı heyeti, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile görüştü. Görüşmeye İmralı heyetinden DEM Parti Milletvekilleri Mithat Sancar ve Pervin Buldan katıldı. Görüşmenin yaklaşık bir saat sürdüğü ve silahsızlanma adımlarını denetleyecek Takip ve Değerlendirme Kurulu'na dair bilgi alışverişinde bulunulduğu öğrenildi.

  10. Girne gemi faciasında bir naaşa daha ulaşıldı

    Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakanlığı, 30 Ağustos'ta Girne açıklarında meydana gelen gemi kazasına ilişkin yürütülen dip arama çalışmalarında 1 kişinin daha naaşına ulaşıldığını açıkladı.

  11. Varank: "Bugün, 'Dünya yapay zekadan önce şöyleydi ama artık yapay zekadan sonra böyle' diyebiliyoruz"

    Meclis Sanayi Komisyonu Başkanı Mustafa Varank, TEKNOFEST Güneydoğu etkinliklerinde konuştu: "Bugün, 'Dünya yapay zekadan önce şöyleydi ama artık yapay zekadan sonra böyle' diyebiliyoruz. Çünkü bu alanda çok daha hızlı gelişmeler olacak. Nükleer teknolojiler dünyanın geleceğini, kaderini belirleyecek."

  12. İran Devrim Muhafızları Sözcüsü: ABD'nin İran'ın koşullarını kabul etmesi daha iyi olur

    İran Devrim Muhafızları Ordu Sözcüsü Hüseyin Muhibbi, ABD'nin Husilerle vardığı mutabakatı örnek göstererek, Washington'ın İran konusunda da benzer bir yaklaşım benimsemesinin akıllıca olacağını söyledi: "Yaklaşık 16 aydır İran'la çatışma halinde olmasına rağmen ilan ettiği hedeflerin hiçbirine ulaşamadığı gibi sayısız ekonomik, siyasi ve sosyal sorunla da karşılaştı. Bu nedenle geçmiş deneyimlerinden ders çıkararak İran'ın koşullarını kabul etmesi daha iyi olur."

  13. EasyJet kabin ekibi Portekiz'de grevde: 443 uçuş iptal edildi

    EasyJet havayolu şirketinin kabin ekibi Portekiz'de cuma günü beş günlük greve başladı. Grev nedeniyle 443 uçuş iptal edildi. Böylelikle havayolunun Lizbon, Porto ve Faro üslerinde planlanan operasyonlarının yaklaşık yüzde 80'i iptal edilmiş oldu.

  14. Ukrayna’nın Lviv Valisi, Nazi SS tümeni gazisini andı

    Ukrayna’nın Lviv Bölgesi Valisi Maksim Kozitskiy, Nazi Almanyası bünyesinde kurulan Waffen-SS Galiçya Tümeni’nin kısa süre önce hayatını kaybeden 99 yaşındaki gazisi Zenon Vrublevskiy’i andı. Kozitskiy, Telegram kanalından yaptığı paylaşımda Vrublevskiy’in ‘Ukrayna için savaştığını’ söyledi ve ‘bağımsız Ukrayna’yı görecek kadar yaşayan ve onun uğruna hayatını veren’ Galiçya Tümeni gazilerine teşekkür etti.

  15. A Haber'e konuşan gazeteci tarih verdi: "Cemil Tugay haftaya çarşamba AKP'ye katılacak"

    Bir süredir AKP'ye geçeceği iddialarıyla gündeme gelen İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'ın gelecek hafta yapılacak AKP grup toplantısında partiye katılabileceği iddia edildi. A Haber'e konuşan gazeteci Zafer Şahin "Yani sanıyorum 7 Ekim ya da 8 Ekim, haftaya çarşamba günü Büyükşehir kulislerinde konuşulan, Cemil Tugay'ın önümüzdeki hafta, yani AK Parti'nin ilk grup toplantısında AK Parti'ye katılacağı yönünde" ifadelerini kullandı.

  16. Aleyna Çakır cinayeti: Ümitcan Uygun hakkında verilen beraat kararının gerekçesi açıklandı

    Kamuoyunda 'Aleyna Çakır' olarak bilinen Sema Esen'in ölümüne ilişkin 'intihara teşvik etme' ve 'intihar kararını kuvvetlendirme' suçlarından yargılanan Ümitcan Uygun'a verilen 4 yıl hapis cezası ve 'eziyet etme' suçundan verilen beraatın gerekçesi açıklandı. Beraat kararının 'birbirinden bağımsız suçların başka nedenlerle oluşan kavgalar nedeniyle rastlantısal biçimde tekrarlanmasının eziyet suçunun oluşmasına yeterli olmadığı' gerekçesiyle verildiği belirtildi.

  17. Kırıkkale Belediyesi'ne 'rüşvet' operasyonu: Üç belediye çalışanı tutuklandı

    Kırıkkale Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürlüğüne yönelik 'rüşvet' operasyonunda gözaltına alınan üç belediye çalışanı tutuklandı.

  18. Deniz Göktaş’ın avukatı Kılıçdaroğlu görüşmesini anlattı

    Komedyen Deniz Göktaş’ın avukatı Mehmet Sinan Aslan, tutuklama kararının verildiği duruşma günü, müvekkili Göktaş’ın CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile nasıl görüştürüldüğünü anlattı. Fatih Altaylı’ya konuk olan Aslan, "Deniz’e, cezaevine geleceğim ama bir mesajın var mı diye sordum. O da bir, ‘Neşemizi çalamazlar, bunu deyin’ dedi. İki, ‘Beni Kemal Kılıçdaroğlu ile görüştürdüler’ dedi. ‘Şaka mı yapıyorsun?’ dedim" ifadelerini kullandı.

  19. Türkiye gazetesinden 'çözüm süreci' kulisi

    AKP hükümetine yakınlığıyla bilinen, Işıkçılar Cemaati bağlantılı Türkiye gazetesi, iktidarın 'Terörsüz Türkiye' olarak adlandırdığı sürece dair bir kulis haberi paylaştı. Yücel Kayaoğlu imzalı habere göre AKP kaynakları, “PKK’nın silah bıraktığı teyit edilirse İnfaz kanunu, Terörle Mücadele Kanunu ve Ceza Kanunu’nda değişiklikler de gündeme gelecektir" açıklamasında bulundu.

  20. Trump tehdit etmişti: G7, 100 milyon varillik petrol ve dizel rezervini dört ayda piyasaya sürecek

    G7 ülkeleri, enerji arzına ilişkin endişeler nedeniyle yükselen fiyatları hafifletmek amacıyla dört ay içinde 100 milyon varile kadar petrol ve dizel rezervini piyasaya sürme konusunda anlaştı. Karar, ABD Başkanı Donald Trump'ın Avrupa ülkelerinin rezervlerini piyasaya sürmemesi halinde ABD'nin dizel ihracatını yasaklayabileceği yönündeki açıklamalarının ardından geldi.

  21. ABD'den yeni provokasyon hamlesi: Ortadoğu'ya 3. uçak gemisini sevk ediyor

    ABD ordusu, Ortadoğu'ya üçüncü bir uçak gemisi görev gücü sevk ediyor. Özel bir amfibi saldırı grubunu da içeren bu sevkiyat, 7 binden fazla denizci ve 2 bin deniz piyadesi taşıyor.

  22. Sydney'de araç kalabalığa daldı: 2'si ağır, 10 yaralı

    Sydney'de bir aracın ragbi takımını karşılamak için toplanan kalabalığa dalması sonucu 10 kişi yaralandı. Yaralılar arasındaki 5 yaşındaki çocuk ile 67 yaşındaki kişinin durumu kritik; 18 yaşındaki sürücü gözaltına alındı, olayın terör bağlantılı olmadığı değerlendiriliyor.

  23. Fon so­ruş­tur­ma­sın­da 20 kişi daha tutuklandı: Toplam sayı 85'e yükseldi

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen fon soruşturmasında 20 kişi daha tutuklandı. Son tutuklamalarla birlikte, 3 Ekim Cumartesi sabahı itibarıyla soruşturmadaki tutuklu sayısı 85'e yükselmiş oldu.

  24. Trump: Erdoğan benim dostum ve onu her zaman mutlu edeceğim

    ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray’da gazetecilerin sorularını yanıtlarken Türkiye-ABD ilişkilerine ilişkin açıklamalarda bulundu. "Türkiye'yi seviyorum. Cumhurbaşkanı Erdoğan'la her zaman görüşüyorum. Bildiğiniz gibi o benim dostumdur" diyen Trump, CAATSA yaptırımlarının kaldırılmasına ilişkin süreçte gecikme olup olmadığı yönündeki soruyu da "Herhangi bir gecikme yok. Cumhurbaşkanı Erdoğan benim dostum ve onu her zaman mutlu edeceğim" ifadeleriyle yanıtladı.

  25. Ataşehir Belediyesi'ne operasyon: Başkan vekili gözaltına alındı

    Ataşehir Belediye Başkan vekili Murat Güneş gözaltına alındı. Güneş, Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel'in yaklaşık 6 ay önce düzenlenen bir operasyonla tutuklanmasının ardından 30 Nisan'da düzenlenen başkan vekilliği seçimini rakibinden 8 oy fazla oy alarak kazanmıştı.

  26. MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu tutuklandı

    Merkez Hakem Kurulu Başkanı Ferhat Gündoğdu, Ferdi Karadoruk, Yunus Yıldırım, Alican Sağlar ve Emre Kosif'in 'Hakemler dosyası' soruşturmasında tutuklanmalarına karar verildi.

✓