Arama

Site İçi Arama

Doğrudan arama yapın Aranıyor... Detaylı Arama
Sonuçlar aranıyor...
Kategorilere Göz Atın
© ideo. Anlatılan senin hikayendir

Karşı devrimcinin karşı devrimciye darbesi

İktidarın dini gruplar tarafından paylaşıldığı model rafa kalkmadı. Şimdilik herhangi bir grup Gülencilerin kurduğu düzeyde bir egemenlik kuramadıysa da kimisi bir bakanlığı kimisi falanca devlet kurumunu zapt etmiş cemaat ve tarikatlar arasında bitmek bilmeyen çatışmaların ortasındayız. Tarih 25 Temmuz 2016.

13:04 7 dk okuma

İktidarın dini gruplar tarafından paylaşıldığı model rafa kalkmadı. Şimdilik herhangi bir grup Gülencilerin kurduğu düzeyde bir egemenlik kuramadıysa da kimisi bir bakanlığı kimisi falanca devlet kurumunu zapt etmiş cemaat ve tarikatlar arasında bitmek bilmeyen çatışmaların ortasındayız.

Tarih 25 Temmuz 2016. Üzerinden henüz 10 gün geçmiş olan 15 Temmuz’u hazırlayan süreç şu sözlerle tarif edilmişti:

“Bu örgütün bir dizi devlet kurumunu ele geçirmiş olması da tek başına kriminal bir vaka değil, dinin siyasal ve toplumsal yaşantıyı biçimlendirir hale getirmesinin doğal bir sonucudur. Bu grup, kendi ısrarı ve becerisinin yanında, bürokrasiyi Cumhuriyet’in geleneksel kadrolarından arındırmaya dönük bir siyasal proje yüzünden bu denli güçlenebilmiştir.”[1]

Toplumun önemli bir bölümü (belki de tamamı) farkında olsa da iktidarın aklımızla alay ederek çarpıttığı gerçeği yüksek sesle söylemek yararsız değil. Gülen cemaati fikri, ideolojisi olmayan bir adi suç örgütü değil, dinci ideolojiyi benimsemiş bir dini cemaatti ve devleti ele geçirme çabaları da Cumhuriyet düşmanlıkları da hep aleniydi.

Dinsiz cumhuriyeti yıkacak mehdi…

Fethullah Gülen’in resmi doğum tarihi 27 Nisan 1941 ve kendisi de resmi web sitesinde 1945’te 4 yaşındayken annesinden Kuran öğrendiğini beyan ediyor. Ama ne hikmetse sohbetlerde doğum tarihini kimi zaman 10 Kasım, kimi zaman 11 Kasım 1938 olarak anıyor. Hatta resmi sitesinde, kendi ağzından 1945 yılında 4 yaşında olduğunu belirttiği sayfada doğum tarihinin 1938 olduğu halde 1941 olarak kayda geçtiği iddia ediliyor.[2] Kafa karıştırıcı görünse de çok açık. Gülen, 1941 doğumlu olmasına karşın kendisine ve cemaatine Cumhuriyet’i yıkma misyonu biçtiği için gerçeği çarpıtarak “Atatürk öldü, ben doğdum” imasında bulunuyor.

İlk bakışta önemsiz görünebilirse de konuyu dini cemaatlerde liderin rolü bağlamında ele almak gerekir. Dini cemaatlerde lider kurucu bir işlev taşır ve dini konularda sözü dinlenen kişi olmanın ötesinde kimliği, kişiliği, hayat hikayesi ve mizacıyla cemaate karakterini veren, onu biçimlendirip temsil eden bir figürdür. Gülen’in kendi doğum tarihiyle ilgili manipülasyonu ve bu manipülasyonun içerdiği ima, kendisi ve cemaati için Cumhuriyet düşmanlığının varoluşsal bir konu olduğunu gösteriyor.

Doğum tarihi manipülasyonuyla da kalmıyor. Toplumsal önder anlamında mürşidi şu şekilde tanımlıyor:

“Düşüncesi hür, iradesi hür, tasavvurları hür ve hürriyeti de Allah’a kulluğu ölçüsündedir.”[3]

Günümüzün toplumsal önderini gericilikle karakterize etmekle yetinmeyip Mustafa Kemal’in “fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller” tahayyülünün karşısında konumlandırıyor. Ve Mustafa Kemal’in tam karşısında konumlanan bu zihniyetin tahayyülündeki Türkiye, dört baştan örümcek ağlarıyla örülmüş bir toprak parçası.[4]

AKP’lilere sorsanız hocaefendilerini eğitimle ilgilenen bir hizmet hareketi sanıyorlardı, kandırıldılar. Oysa birbirlerini biliyorlardı. Cumhuriyet düşmanlığında birleştiler, iktidarı paylaşamayınca kapıştılar.

Kapıştılar ama AKP iktidarı, Gülencilerle ittifak yaptığı dönemin programını devam ettiriyor. Aynı ideolojiden geliyor olmanın ötesinde, bir dizi programatik başlıkta da aynı görüşe sahipler.

Fetihçilik, neoliberallik, antikomünizm…

Yıl 1996. Fethullah Gülen vaaz veriyor:

“Müteşebbislerimiz, sanayicilerimiz, Batı ile entegrasyon neticesi dış dünyayı bilen tüccarlarımız, hatta esnaflarımız ve işçilerimiz, imkânları ölçüsünde mutlaka Asya’ya gitmeli ve oradaki istihdam problemini de halletme yolunda, sınaî ve ziraî yatırımlarda bulunmalıdırlar. Aslında içinde bulunduğumuz süreç itibarıyla ülke olarak böyle bir şeye de çok ciddi olarak ihtiyacımız var. İç piyasanın doyum noktasına ulaştığı günümüzde, bizim yeni yeni mahreçlere ve dünya ile rekabete girebileceğimiz dış pazarlara her zamankinden daha çok ihtiyacımız var. İşte tam bu aşamada Orta Asya bizim için bulunmaz bir fırsattır. Şayet yatırımcımız akıllı davranıp, aramızdaki din, dil, kültür, tarih birliği gibi dinamikleri de değerlendirerek bu fırsatı kullanabilirse, içinde bulunduğumuz ekonomik çıkmazdan kurtulmamız ve dünyanın sayılı zengin devletleri arasına girmemiz işten bile değil… Ben bu ve buna benzer hususları Rusya’nın çözülmeye başladığı 1989 yılında cami kürsilerinde anlatmaya başladım.”[5]

Neoliberal serbest ticaret güzellemesi, fetihçi ve emperyal fanteziler, komünizmle mücadelede rol kapma çabası… ne ararsanız var. Üstelik cemaat bunları lafta bırakmadı. Toplanan himmet paralarını en karlı biçimde değerlendirilip finans dahil her alana yatırım yaptı, sermaye sınıfı içindeki ağırlığını günden güne artırdı ve neoliberal dönüşümün en ateşli aktörlerinden biri olmayı başardı.

Yetmedi, Sovyetler Birliği çözülür çözülmez Orta Asya’ya akın etti, buralarda güçlü ticari ve siyasi bağlantılar kurdu, “Türk okulları” açarak öğretmen kılığında CIA ajanlarını eski Sovyet cumhuriyetlerine doldurdu, bu ülkelerde kadrosuna dahil ettiği Sovyet tedrisatından geçmiş kalifiye öğretmenlerle kolej ve dershanelerini ihya etti.

O da yetmedi, bu ülkelerde okuluyla, ticaretiyle, dini kurumlarıyla, dernekleriyle kendi diasporasını kurdu. Kimi bölgelerde öyle bir hakimiyet kurdu ki, örneğin Türkiye’nin Bişkek Büyükelçiliği’nde 15 Temmuz’dan sonra bile Gülencilerin borusunun öttüğü yazıldı.[6]

İktidarın sorunu neydi peki, saflık mı? İhanete uğramak mı? Bu sefer de “kripto”lar tarafından kandırılmak mı? Bunlar kısmen doğru olabilir ama asıl mesele programatik ortaklık. Benzerlik değil, ortaklık.

AKP’li yılların ekonomi politikası deyince aklınıza ne gelir? Özelleştirme, piyasalaştırma, yağma, emek düşmanlığı ve tüm bunların din sömürüsüyle meşrulaştırılması.

Dış politika? Mezhepçi saplantılar, fetihçi düşler, elinin uzandığı her yerde tetikçilik ve provokatörlük, yandaş sermaye ve ilgili ülkelerin dinci örgütleri eliyle yağmacılık ve fetihçilik, askeri olarak girdiği ülkelerde fiili durumlar yaratarak kalıcılaşma çabası.

Gülen’in yukarıda aktarılan vaazında bunların hepsi fazlasıyla mevcut…

Ya devlet mekanizmasına yaklaşım? Devletin bütün kurumlarının nasıl tarikatların çöplüğüne çevrildiği çokça yazılıp konuşuluyor. Ancak buna ek olarak devlet mekanizmasını ele geçirme niyetleri her zaman bilinen Gülencilerin nasıl olup da hedeflerine en fazla AKP iktidarında yaklaştıklarının ve bir devlet krizi haline gelebildiklerinin açıklaması ise şu satırlarda:

“Unutmamalı ki, devletin bu tehlikeye karşı bir hafızası vardı. Emniyet, MİT ve Jandarma bu tarikatları takip eder, kamu güvenliğine aykırı gelişmeleri de raporlardı.

(…)

“Ancak özellikle AKP iktidarı döneminde devlet tarikatlara, İslamcı örgütlenmelere karşı bağışıklık sistemini kaybetti. FETÖ darbesi aslında bunun sonucuydu. 2004 MGK’sında askerin FETÖ’ye karşı eylem tekliflerini uygulamadıklarını itiraf eden AKP yönetimi, 12 yıl sonra 15 Temmuz’a zemin hazırlayan ortamı yarattı.”[7]

Özetle AKP, Gülencilerle tüm programatik başlıklarda ortaklığının yanında devletin tarikat-cemaat kadrolaşmasına karşı bağışıklığını ortadan kaldırmasıyla da Gülencilerle hem ortaklaşıyor hem onların önünü açıyordu. Günün birinde Gülencilerle hesaplaşmaya kalktığında ise iş hepten sarpa saracak ve yargı içindeki hesaplaşmada 15 Temmuz sonrası dönemin ibretlik özetini sunan şu tablo ortaya çıkacaktı:

“Tahliye ettiği FETÖ şüphelisi işadamlarını tutuklatan savcıya ‘FETÖ’cü’ diyen hâkimi, FETÖ soruşturmasında rüşvet aldığını ortaya çıkaran başsavcının ‘rüşvet alan bir FETÖ’cü’ olduğunu iddia ettikten sonra tutuklayan hâkim, FETÖ’den tutuklandı.”[8]

Eski tas eski hamam

“Kandırıldık” diyor iktidarın tek yetkili kişisi. Mesele kandırılma değil, iktidarı paylaşamamaktı. 2010’da Gülencilerin, 2020’de ise sözde Gülencilerle mücadele edenlerin tutukladığı Barışların dediği gibi “Bir sabah kapılarını çalıp çocuklarını almaya gelmeselerdi FETÖ’yle hiç hesaplaşmayacaklardı.”[9]

“Zararın neresinden dönülse kardır” demek isterdik ama zarardan dönüldüğü de yok. Emniyet’te Erdoğan-Gülen çekişmesinin açık savaşa dönüşmesiyle sonuçlanan 17-25 Aralık operasyonlarını izleyen dönemde yapılan polis alımlarıyla ilgili bir anekdot, karşı karşıya olduğumuz tehlikenin boyutu hakkında fikir veriyor:

“İstanbul’a, Ankara’ya ve İzmir’e biner kişilik kontenjan ayrılmıştı.

“Gelin görün ki, mülakat için giden ekipler şaşkındı.

“Zira, polis olmak için o mülakatta olanların büyük çoğunluğu Menzil, Kurdoğlu, Yazıcı, Okuyucu, Süleymancı ve İskenderpaşa tarikatlarının yönlendirmesiyle karşılarındaydı. Masaya oturan, müridi olduğu şeyhin adını veriyordu!”

Sonra ne mi oldu? O gün heyette olanların bir bölümü Emniyet’in yeni tarikatlar tarafından işgaline direnç gösterince 3 bin kişilik kontenjan için sadece 300 kişi seçildi. Ancak hükümet bu elemeden hoşnut olmadı ve bir bahaneyle seçmeleri yeniletip mülakat heyetini polislik için başvuran gençlerin mensup olduğu tarikatların temsilcilerinden kurdu. Müritlerin tümü polis oldu. 2014-2016 arasında Fethullahçılar tasfiye edilirken 20 yıllık polis alımına eşit sayıda kişinin polis olarak alındığı söylendi.[10]

15 Temmuz’dan sonra

9 yıl önce sıcağı sıcağına yapılan 15 Temmuz değerlendirmesinde sonraki sürece dair öngörüler şu şekildeydi:

“İdari ve hukuki tedbirlerle Gülen cemaatini ortadan kaldırmak ya da tehdit olmaktan çıkarmak mümkün olabilir, ancak Türkiye’yi güvenli hale getirmek mümkün değildir. İktidarın dini gruplar tarafından paylaşıldığı model rafa kalkmadıkça Türkiye’yi bekleyen seçenekler, Gülen cemaatine benzeyen bir başka grubun egemenliği ile cemaatler arasında bitmek bilmeyen çatışmalar olacaktır. Bu seçeneklerin her ikisi de felaket demektir.”1

İktidarın dini gruplar tarafından paylaşıldığı model rafa kalkmadı. Şimdilik herhangi bir grup Gülencilerin kurduğu düzeyde bir egemenlik kuramadıysa da kimisi bir bakanlığı kimisi falanca devlet kurumunu zapt etmiş cemaat ve tarikatlar arasında bitmek bilmeyen çatışmaların ortasındayız.

Tevfik Fikret’in dizelerini uyarlayacak olursak…

Yükselmeyen düşer,

Ya devrim, ya çöküş!

Deniz Ali Gür, “Cuntanın İdeolojisi İktidardan Farklı mı?” İleri Haber, 25 Temmuz 2016, Kaynak: shorturl.at/rJR08

Bilgiler Türkiye’de yasaklı olan fgulen.com adresinden alınmıştır.

Ali Bulaç. 2008. Din, Kent ve Cemaat: Fethullah Gülen Örneği. İstanbul: Ufuk Kitap, s. 211

Gülen cemaatinin ideolojik çerçevesine dair ayrıntılı bir değerlendirme için bkz. Deniz Ali Gür. 2017. “Gülen Cemaatinin İdeolojik Formasyonu” Historia 1923, 1(3) s. 188-218.

Fethullah Gülen. “Prizma” Yeni Ümit (34): Ekim-Kasım-Aralık 1996.

Barış Terkoğlu, “Benim Aklım Artık Bunları Almıyor” Cumhuriyet, 16 Mayıs 2019, Kaynak: shorturl.at/clDH8

Barış Pehlivan ve Barış Terkoğlu. 2019. Metastaz. İstanbul: Kırmızı Kedi Yayınevi, s. 61-62.

Barış Pehlivan ve Barış Terkoğlu, a.g.e., s. 58

Barış Pehlivan ve Barış Terkoğlu, a.g.e., s. 14

Barış Pehlivan ve Barış Terkoğlu, a.g.e. s. 17-18

Kısa Kısa

  1. İstanbul'un enflasyonu eylülde hızlandı

    İstanbul Ticaret Odası (İTO) verilerine göre, İstanbul'da bir önceki ay yüzde 1,66 olan aylık enflasyon eylülde yüzde 2,11'e çıktı. Yıllık enflasyon ise yüzde 34,96'dan yüzde 33,55'e geriledi. Eylül ayının zam şampiyonu yüzde 22,59'luk artışla eğitim grubu oldu.

  2. Fransa'da sağcı cumhurbaşkanı adayından başörtüsü ve göç vaadi

    Fransa'da cumhurbaşkanı adayından başörtüsü ve göç vaadi Eski İçişleri Bakanı Bruno Retailleau, gelecek yıl yapılacak cumhurbaşkanı seçiminde aday olması halinde spor faaliyetleri, okul gezileri ve üniversitelerde başörtüsünü yasaklayacağını açıkladı. Retailleau ayrıca Müslüman Kardeşler bağlantılı kuruluşların feshedilmesini ve Fransa'nın “Yahudi-Hristiyan köklerine” ilişkin bir ifadenin anayasaya eklenmesini vaat etti.

  3. İzmir'de fabrikada patlama: İşçiler yaralandı

    İzmir'in Torbalı ilçesinde İki-El Metal fabrikasında meydana gelen patlamada 7 işçi yaralandı. Olayda 3'ü ağır 7 işçi yaralandı. Yaralılar, ambulanslarla çeşitli hastanelere kaldırıldı.

  4. Can Atalay 24 saatlik açlık grevine başladı

    Anayasa Mahkemesi kararlarına rağmen tutukluluğu devam eden seçilmiş Hatay Milletvekili Can Atalay, TBMM’nin yeni yasama yılının başladığı 1 Ekim’de 24 saatlik açlık grevi kararı aldı. Türkiye İşçi Partisi Hatay Milletvekili Atalay'ın X hesabı üzerinden paylaşılan mesajda karar, "Hatay halkı beni, kendisi adına söz söylemem ve hesap sormam için seçti. O görevden vazgeçmeyeceğim. Artık bıçak kemiğe dayanmıştır" ifadeleriyle duyuruldu.

  5. Fon skandalında iade bilmecesi

    Gazeteci İsmail Saymaz, Fatma Betül Sayan Kaya'nın hisselerden kazandığı 2,2 milyar lirayı iade etmediği iddia ediliyor. Gazeteci İsmail Saymaz katıldığı televizyon yayınında iade iddiasının doğru olmasını ileri sürdü. Dün de Nagehan Alçı benzer bir iddiada bulunmuştu. Ekonomim'in iddiasına göre Kaya ve eşi, söz konusu tutarı Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından bildirilen banka hesabına aktarmıştı.

  6. Tera Portföy yöneticileri hakkında tutuklama kararı

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen 'fon soruşturması' kapsamında dün adliyeye sevk edilen Tera Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Erdin Özel ve Tera Portföy CEO'su Emir Münir Sarpyener hakkında tutuklama kararı verildi.

  7. Vahap Seçer gözaltına alındı

    Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer dahil 59 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar arasında aynı zamanda Vahap Seçer'in yanı sıra Vahap Seçer'in yanı sıra Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit ve Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer de bulunuyor.

  8. Akaryakıta zam geldi

    ÖTV artışı nedeniyle benzinin satış fiyatına 4,20, motorine ise 3,70 lira zam geldi. Resmi Gazete'de yayınlanan karara göre, eşel mobil sisteminin sona ermesiyle başlayan yeni dönemde benzindeki ÖTV artışı kasım ve aralık aylarında da kademeli olarak uygulanacak. Böylece benzinde eşel mobil öncesine dönüş nedeniyle beklenen 12,47 liralık fiyat artışı, ÖTV'nin tek seferde değil, kademeli olarak geri getirilmesiyle engellenmiş oldu. LPG'de ise eşel mobil öncesi sisteme dönüldü.

  9. Fon vurgunu: AKP Genel Başkan Yardımcısı Hayat Yazıcı’nın oğlunun malvarlığına konulan tedbir kararı kaldırıldı

    Fon soruşturması kapsamında yönelik kapsamında, eski ticaret bakanı ve AKP Siyasi ve Hukuki İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı’nın oğlu Mustafa Yazıcı’nın tüm mal varlığına hakkında verilen tedbir kararı saatler içinde kaldırıldı. İfadesi alınan Mustafa Yazıcı hakkında, yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol kararı verildi.

Önceki gün

  1. Fon so­ruş­tur­ma­sın­da AKP'li eski bakan Hayati Yazıcı’nın oğlunun mal varlığına tedbir konuldu

    Fon vurgununa yönelik İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, eski ticaret bakanı ve AKP Siyasi ve Hukuki İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı’nın oğlu Mustafa Yazıcı’nın tüm mal varlığına tedbir konuldu.

  2. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Beştepe’de Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüştü

    Tugay, görüşmenin ardından sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Erdoğan’a kendisini Beştepe’de kabul ettiği için teşekkür ederken, kente ilişkin projeleri “arz ettiklerini” belirtti. Cemil Tugay, geçtiğimiz aylarda CHP’den istifa etmişti. Tugay’ın Beştepe ziyareti, bir süredir medyada yer alan AKP’ye geçeceğine yönelik iddiaların ardından geldi.

  3. Eylül ayı Milli Güvenlik Kurulu toplantısı sona erdi: Çerçeve Yasa uygulanmaya başlamadı

    Cumhurbaşkanı başkanlığında gerçekleştirilen Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısı sonrasında İletişim Başkanlığı tarafından sekiz maddelik bir bildiri yayınlandı. ⁠Bildiride tehdit ve tehlikeler arasında, PKK, KCK ve PYD de yer aldı. Böylece iktidarın "Terörsüz Türkiye" olarak adlandırdığı süreç kapsamında yakın zamanda meclisten geçirilen "Çerçeve Yasa"'nın uygulama aşaması, bir süredir çeşitli kaynaklarca dile getirildiği üzere, ileri bir tarihe kaldı.

  4. Fon vurgunu so­ruş­tur­ma­sın­da yeni gelişme: 5 şirket için TMSF kararı

    Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), fon soruşturması kapsamında Destek Yatırım Bankası, Hedef Yatırım Bankası ve Tera Yatırım Bankası’nın nitelikli paylarına ilişkin temettü dışındaki ortaklık haklarının Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından kullanılmasına karar verdi. BDDK ayrıca Destek Faktoring ve Tera Finans Faktoring’e pay devri işlemlerinin tamamlanması için altı ay süre tanıdı.

  5. İngiltere Başbakanı Burnham: İngiltere için seçenekler arasında AB’ye yeniden katılmak da var

    İngiltere Başbakanı Andy Burnham, BBC’ye verdiği demeçte mevcut Brexit anlaşmasının “faydadan çok zarar” getirdiğini belirterek, Avrupa ile ilişkileri düzeltmek için neler yapılabileceğini değerlendirmek istediğini söyledi. Burnham İngiltere'nin Avrupa ile uzun vadeli ilişkilerini yeniden şekillendirmek amacıyla hükümetin değerlendirebileceği seçenekler arasında Avrupa Birliği’ne yeniden katılmanın da bulunduğunu ifade etti.

  6. Rusya: S-400 sistemlerinin Türkiye’den çıkarılması için Ankara ile görüşüyoruz

    Kremlin, Türkiye’nin Rusya’dan satın aldığı S-400 hava savunma sistemlerinin başka bir ülkeye konuşlandırılması konusunda Ankara ile temasların sürdüğünü açıkladı. Açıklama, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un geçtiğimiz cumartesi günü S-400’lerin başka bir ülkeye devredilebileceğine ilişkin sözlerinin ardından geldi.

  7. CHP’de ihraçlar devam ediyor

    Mutlak butlan kararıyla CHP’nin başına geçen Kılıçdaroğlu yönetimi, partiden ihraç kararları almaya devam ediyor. Son olarak Kadıköy Belediye Başkanı Mesut Kösedağ, Sarıyer Belediye Başkanı Oktay Aksu ve Sancaktepe Belediye Başkanı Alper Yeğin, kesin ihraç talebiyle disipline sevk edildi.

  8. T24'e erişim engeli

    T24'ün internet haber portalı ve sosyal medya hesapları hakkında kapatma kararı verildi. Karar kapsamında T24'ün son 1 yıl içerisinde 118 LGBT propagandası niteliği taşıyan içerik ürettiği ileri sürüldü. 1. Sulh Ceza Hakimliği tarafından alınan karar uygulanmak üzere Siber Güvenlik Başkanlığı'na gönderildi.

  9. Fon so­ruş­tur­ma­sın­da yeni dalga: 34 kişiye gözaltı

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü fon soruşturmasında 5'inci dalga operasyonda 34 şüpheli için gözaltı kararı verildi. Bakan Akın Gürlek'in açıklamasına göre şüpheli sayısı 217'ye ulaştı; 56 kişi tutuklandı, 88 kişiye adli kontrol uygulandı. 26 hissedeki manipülatif işlemler de inceleniyor.

  10. Sakarya'da çok sayıda bölge sular altında

    Sakarya’da dünden bu yana etkili olan sağanak yağışların ardından birçok bölgede sel ve su baskınları yaşandı. Karasu ve Darıçayırı'nda Sakarya Nehri ve bölgedeki derelerin taşmasıyla su seviyesi yer yer 1 ila 2 metreye ulaştı. Yaklaşık 60 hanenin etkilendiği bölgede mahsur kalanlar oldu. Ferizli ve Kaynarca'da sokaklar adeta göle dönerken, araçlar tamamen suya gömülürken Erenler'de çok sayıda evi su bastı.

  11. Suriye'de haremlik selamlık düğün kararı: Kadın salonlarına damatlar giremeyecek

    T24'ten Namık Durukan'ın haberine göre, Şam kırsalındaki Sergaya Belde Meclisi 27 Eylül'de kadınlara ayrılan düğün salonlarına damatların girişini yasakladı. Douma Şehir Meclisi de benzer bir karar aldı. Kararlara uymayanlar hakkında yasal işlem uygulanacak.

  12. Fatma Betül Sayan Kaya’nın adı AKP’nin internet sitesinden kaldırıldı

    Fon soruşturması kapsamında gündeme gelen iddiaların ardından AKP’deki görevlerinden ayrılan eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya’nın adı ve özgeçmişi partinin internet sitesinden kaldırıldı. Kaya’nın MKYK WhatsApp grubundan da çıkarıldığı iddia edildi.

  13. Bilal Erdoğan: "Türkiye belki en normal dönemini yaşıyor"

    AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın oğlu Bilal Erdoğan, Konya'da imam hatip öğrencilerine seslendi. İmam hatipleri "normalleşmenin" teminatı ilan eden Erdoğan, dindar muhafazakârlığı "milletin vasatı" olarak tanımladı. İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı sıfatıyla Konya Anadolu İmam Hatip Lisesi'nde konuşan Erdoğan, "Bu millet galebe çaldı ve bugün hamdolsun Türkiye belki en normal, sosyal olarak kültürel olarak dönemini yaşıyor" dedi

  14. Eski SPK Başkanı ifadeye çağrıldı

    Eski Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı İbrahim Ömer Gönül, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında şüpheli sıfatıyla bugün savcılığa ifade verecek. Gönül'ün ifadesi, başsavcılığın sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin yürüttüğü soruşturma kapsamında alınacak.

  15. Kaçırılma alarmının nedeni pilot kavgası çıktı

    İsrail Başbakanlığı, Dubai-Tel Aviv seferini yapan Flydubai uçağında kaçırma olmadığını, acil durumun pilotlar arasında yaşanan kavga nedeniyle ortaya çıktığını açıkladı. Uçak, Ürdün hava sahasında “7500” kaçırılma kodu vermesinin ardından Suudi Arabistan’a yönlendirilmiş, İsrail savaş uçaklarını havalandırmıştı. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

  16. TÜİK verilerine göre “gerçek işsizlik” yüzde 31'e yükseldi

    TÜİK’in “atıl işgücü” olarak tanımladığı geniş işsizlik oranı ağustosta yüzde 31’e yükseldi. İşsiz sayısı ise 2 milyon 740 bin olarak açıklandı. İş aramaktan vazgeçenleri ve eksik çalışanları ayrı kategorilerde değerlendiren TÜİK, yalnızca dar tanımı “işsizlik oranı” olarak sunarak işsizliği olduğundan düşük göstermeye çalışıyor. DİSK-AR’ın hesaplamasına göre geniş tanımlı işsiz sayısı ise 12 milyon 608 bin oldu.

  17. DDK Başkanı Tanrıkulu, Borsa İstanbul'daki görevlerinden ayrıldı

    Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın fon skandalıyla ilgili Devlet Denetleme Kurulu'nu görevlendirmesinin ardından DDK Başkanı Salih Tanrıkulu, Borsa İstanbul'daki yönetim kurulu başkanvekilliği ve denetim komitesi başkanlığı görevlerinden ayrıldı. Tanrıkulu'nun adı kurumun internet sitesindeki listelerden de kaldırıldı.

  18. AKP'li Zeybekci'nin şirketlerinin parası da Tera fonunda kalmış

    Eski Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci'nin ortağı olduğu dört şirketin parası, 17 Eylül'de tasfiye kararı verilen Tera'nın TP2 fonunda kaldı. İsmail Saymaz'a konuşan Zeybekci, kendini 455 bin mağdurdan biri saydı, fona yatırımdan haberi olmadığını söyledi. "Maalesef devletin ihmali var" derken mağduriyetini Erdoğan'a iletmediğini belirtti.

  19. Dubai - Tel Aviv uçağında kaçırılma kodu verildi

    İsrail'de yayın yapan Kanal 12'nin haberine göre, Dubai'den Tel Aviv'e giden yolcu uçağı, uçak kaçırılmasını ifade eden "7500" kodunu yayınladı. Kodun yayınlanması sonrasında, İsrail Hava Kuvvetleri'ne ait savaş uçaklarının yolcu uçağına doğru havalandığı bildirilirdi. Ürdün üzerinde bir süre tur atan ve içerisinde yaklaşık 100 İsrail vatandaşının bulunduğu belirtilen uçak, daha sonra Suudi Arabistan yönüne yönlendirildi.

  20. MEB’den istismarcı Ensar Vakfı’yla iş birliği

    MEB, Ensar Vakfı’nın düzenleyeceği “Sana Emanet Online Bilgi Yarışması”nı ortaokul ve liselere resmi yazıyla duyurdu. Cumhuriyet’ten Ufuk Sepetci’nin haberine göre, yarışmada öğrencilere umre ve teknoloji ödülleri verilecek. Dereceye giren kişilerin öğretmenleri ve okul müdürlerine ise 20 bin TL’ye kadar nakit ödül ödenecek. Ensar Vakfı, Karaman’da 45 çocuğun cinsel istismara maruz bırakıldığı olayla gündeme gelmişti.

  21. AYM, yoksulluk nafakasından "süresiz" ifadesini kaldırdı

    Anayasa Mahkemesi, Türk Medeni Kanunu’nun yoksulluk nafakasını düzenleyen 175. maddesindeki “süresiz olarak” ibaresini iptal etti. Karar, 30 Haziran 2027’de yürürlüğe girecek. Nafakanın süresine ilişkin yeni bir düzenlemenin önümüzdeki dönemde TBMM gündemine gelmesi bekleniyor.

✓