Arama

Site İçi Arama

Doğrudan arama yapın Aranıyor... Detaylı Arama
Sonuçlar aranıyor...
Kategorilere Göz Atın
© ideo. Anlatılan senin hikayendir

Köşe Yazısı

Çandar’lı Kürt siyaseti nereye? | Sait Çakır

11:31 4 dk okuma

14 Mayıs seçimlerine doğru giderken Yeşil Sol Parti’den seçimlere gireceğini duyuran Kürt siyaseti milletvekili listelerine her gün bir yeni kullanışlı liberali eklemekle meşgul. AKP’nin cumhuriyeti tasfiye operasyonlarına “daha fazla, daha fazla” diye tempo tutmasıyla bildiğimiz Hasan Cemal’in ardından Cengiz Çandar’a da milletvekilliği teklifi götürüldü. Çandar da bu teklifi, “Ömrümün yarısından çoğunu Türkiye’nin, Türkler ve Kürtlerin eşit ve özgür birlikteliği ve Kürt sorununun barışçı çözümü için harcadım. Tüm enerjimi ve birikimimi halkımızın hizmetine sunmak için heyecanlıyım,” sözleriyle kabul etti.

Peki, Çandar Kürt halkının dostu mudur? İddia ettiği gibi ömrünün yarısını Türk ve Kürt halklarının kardeşliği için mi harcamıştır?

Bu soruya cevabımız, kuşkusuz, ömrünün hangi yarısını kastettiğine göre değişir. 68 sosyalist öğrenci hareketinin bir parçası olan ve 70’lerde Filistin direniş kamplarında eğitim gören Çandar’ın dönmeden önceki yaşamında Türk ve Kürt halklarının eşit ve özgür birlikteliği için mücadele ettiğinden şüphemiz yoktur. Ancak 12 Eylül darbesiyle sosyalist mücadeleden döndükten sonra Çandar’ın halkların mücadelesiyle bir ilgisi kalmamıştır. Hele ki emekçi Kürt halkının kaderiyle uzaktan yakından bir bağı yoktur.

TESEV raporu: Kürtleri yeni Osmanlı’nın tebaası yapmak

Türk sağının Körfez Savaşı devam ederken Kuzey Irak’taki feodal Kürt siyasetine açılım yaptığı zamanda Özal’ın yanında döneklik stajını tamamlayan Çandar, 2011 yılında Soros’un desteklediği TESEV adına Kürt raporu kaleme alarak AKP’nin açılım siyasetine yol haritası hazırlamıştır.

Çandar’a göre Kürt isyanları 1925’le birlikte başlamıştır (1); Çandar’ın 19. yüzyılda İran’ın içlerine kadar uzanan Bedirhan isyanı başta olmak üzere Osmanlı dönemindeki birçok Kürt isyanını görmezden gelmesinin sebebi Kürt sorununu laik cumhuriyetin ulus inşa sürecinin yarattığı bir sorun olarak görmesidir. Kürt sorununun kaynağında cumhuriyeti teşhis ettikten sonra çözümün adresi de bellidir; Çandar’a göre Kürt sorunu ancak ve ancak laik cumhuriyete karşı bir odak olduğu Anayasa Mahkemesi kararıyla hüküm altına alınmış olan AKP ile çözülebilir (2).

Bu fikirlerle Çandar Kandil dağına gidecektir. Ama gitmeden önce elbette devletin iznini ve onayını alması gerekir. O dönem henüz Soros’çuluk hapis cezası gerektiren bir suç değil; dönemin Başbakanı Tayyip Erdoğan, Soros’çu TESEV başkanı Can Paker’le oldukça samimi. Çandar bu samimiyetin boyutlarını şu şekilde gözler önüne seriyor: “Başbakan (Erdoğan) TESEV’e önem veriyor. Hatta bazı raporlar Başbakan’ın bilgisi dâhilinde, onun istifade etmesi amacıyla yapılıyor. Özellikle TESEV Başkanı Can Paker’le direk bir ilişkisi vardır.” (3) Kandil’e gitmeden önce devlette kim varsa herkese haber salıyor; Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e, “Ben Kandil’e gideceğim, PKK ile görüşeceğim, haberiniz olsun” diyen Çandar Kandil’deyken Soros’çu Paker Erdoğan’ın Çandar’ın taleplerini iletiyordu. (4) Burada da kalmıyor; MİT Müsteşarı Hakan Fidan raporun Haziran seçimlerinden sonra çıkarılmasını salık veriyor ve öyle de oluyor. (5)

Çandar dağa çıkınca çok şaşırıyor; bu “PKK fena halde laiktir,” (6) diye Taraf gazetesine şaşkınlığını dile getiriyor. Alevi kökenli, 70’li yılların üniversite sol çevrelerinden gelme yönetici kadroları için “PKK’nin şahin kanadı” tanımlamasını kullanan Çandar Abdullah Öcalan ile Murat Karayılan’ı ayırıyor ve onların şahin olmadıklarını belirtiyor. Çandar’a göre, “PKK’nin şahin kanadı” Osmanlı’dan mütevellit bir Sünni iktidar korkusuyla hareket ediyor; bu yüzden bir tasfiye havası yaratmadan meseleyi ele almak gerekiyor.

Raporun içeriğinde genel af, Öcalan’a ev hapsi gibi “radikal” taleplerin varlığı yanıltmasın; rapor Kürt sorununun çözümünü PKK’yi silahsızlandırmaya indirgeyen pragmatik Türk sağı paradigmasının ötesine geçememektedir. Cumhuriyet’in bagajında bulunan Kürt sorununu Kürtleri yeni Osmanlının tebaası haline getirerek çözmek, Çandar’ın raporunun özü budur.

Emperyalist Çandar

Çandar o vakitler sadece devletli bir kişi değildi; aynı zamanda emperyalistlerle de sıkı ilişkiler içindeydi. Ne zaman Çandar’ın ismini duysam, dönemin Pentagonunun iki numaralı ismi, Irak işgalinin mimarlarından, neocon’ların önde gelen ismi Paul Wolfowitz’in Türkiye’ye geldiğinde kendi evinde kaldığını gerinerek anlatması aklıma gelir. (7) Çandar emperyalistlerin dostudur.

Çandar ömrünün ikinci yarısını iddia ettiği gibi Türk ve Kürt halklarının kardeşçe yaşamaları için geçirmemiştir. 15 Temmuz darbesinden sadece birkaç ay önce, yıllardır gevelediği askeri vesayet sakızını yutup Türk Silahlı Kuvvetleri’ni demokratik denetim mekanizmaları arasında saymış, “Ordu düdüğü çalar. Oyunu durdurur” diye yazmıştır. (8) Ve bu yazıdan sonra, herhalde olayları uzaktan seyretmek için olsa gerek, İsveç’e kaçmıştır. Yıllarca güvenip bel bağladığı AKP Kürt illerine mekanize birlikler gönderdiğinde, Kürt saylavları hapse attığında, Kürt belediyelerine kayyumlar atadığında Çandar İsveç’te emeklilik hayatı yaşıyordu.

Çandar’ın hayatının bugünkü yarısında emekçi Kürt halkı için harcadığı bir saatlik bir mesaisi bile bulunmaktadır. AKP’nin siparişiyle, MİT’in kontrolünde, Soros’un parasıyla hazırladığı raporun tek derdi PKK’nin silahsızlanması ve Kürtler’in yeni Osmanlı’nın tebaası haline getirilmesidir. Kürdofilliği Kürt halkına duyduğu sevgiden değil, laik cumhuriyete duyduğu kinden kaynaklanmaktadır.

Çandar’ın öz yurdu Erdoğan’ın uçağı, Özal’ın köşkü, Talabani’nin konağı, Barzani’nin sarayı, Wolfowitz’in kollarıdır.

Kürtler nereye?

Hasan Cemal ve Cengiz Çandar’ın milletvekili gösterilmeleri Kürt siyasetinin yönünü daha net görmemize imkân sağlıyor.

Kürt siyasetindeki hâkim çizgi, defeatism’dir; bozguna uğramışlıktır. Yasal Kürt siyaseti “demokratik özerklik” talebini en son 2015’te belediye hoparlörlerinde dile getirdiğinden bu yana bir daha ağzına alamamıştır. Hendek savaşlarındaki yenilgilerinden sonra Kürtler demokratik özerklik başta olmak üzere ulusal taleplerini büyük ölçüde geri çekmek durumunda kalmış; mücadelelerini ve taleplerini asgariye indirerek “geniş yetkilere sahip çoğulcu parlamenter düzen” içinde “kuvvetler ayrılığının merkezden yerele doğru genişletilmesine” razı gelmiştir.

Kürt hareketinin ekseninin 2014’ten itibaren Suriye’ye kaymasından sonra Türkiyelileşme programı gayrıkabil-i rücu şekilde terkedilmiştir. AKP, Suriye Baas’ı ve Barzani yönetimi arasında hayatta kalmaya çalışan Kürt hareketi umudunu ABD’nin garantörlüğünde bir çözüm sürecine bağlamış görünmektedir. ABD ise AKP’nin Türkiye ve Kuzey Irak’ta Kürt hareketini ezmesine göz yummakta, ancak Suriye’de Fırat’ın doğusuna geçmesi konusunda sınır koymaktadır. Kürt sorununda inisiyatif büyük ölçüde ABD’ye geçmiştir.

Görünen o ki; Kürtler, TESEV üyesi Kemal Kılıçdaroğlu’nun Çandar’ın raporunu okumuş olma ihtimaline bel bağlamaktadır.

Sait Çakır

(1) Cengiz Çandar, Dağdan iniş-PKK nasıl silah bırakır? Kürt sorunu’nun şiddetten arındırılması, TESEV, Temmuz 2011.

(2) Çandar, a.g.e.

(3) Cengiz Çandar, Kırklar Meclisi, DİTAM, http://ditam.org/tr_tr/cengiz-candar-04-08-2011/#.ZDEFRC-v5p8

(4) Çandar, a.g.e.

(5) Çandar, a.g.e.

(6) Cengiz Çandar, PKK olayı bir “Kürt isyanı”dır, Neşe Düzel ile röportaj, Taraf, 27.06.2011.

(7) Cengiz Çandar, Paul Wolfowitz ve burnu delik çorapları, Hürriyet, 31.01.2007.

(8) Cengiz Çandar, Hukuk devleti’nden ne kaldıysa…, Radikal, 02.03.2016.

Kısa Kısa

  1. İzmir'de fabrikada patlama: İşçiler yaralandı

    İzmir'in Torbalı ilçesinde İki-El Metal fabrikasında meydana gelen patlamada 7 işçi yaralandı. Olayda 3'ü ağır 7 işçi yaralandı. Yaralılar, ambulanslarla çeşitli hastanelere kaldırıldı.

  2. Can Atalay 24 saatlik açlık grevine başladı

    Anayasa Mahkemesi kararlarına rağmen tutukluluğu devam eden seçilmiş Hatay Milletvekili Can Atalay, TBMM’nin yeni yasama yılının başladığı 1 Ekim’de 24 saatlik açlık grevi kararı aldı. Türkiye İşçi Partisi Hatay Milletvekili Atalay'ın X hesabı üzerinden paylaşılan mesajda karar, "Hatay halkı beni, kendisi adına söz söylemem ve hesap sormam için seçti. O görevden vazgeçmeyeceğim. Artık bıçak kemiğe dayanmıştır" ifadeleriyle duyuruldu.

  3. Fon skandalında iade bilmecesi

    Gazeteci İsmail Saymaz, Fatma Betül Sayan Kaya'nın hisselerden kazandığı 2,2 milyar lirayı iade etmediği iddia ediliyor. Gazeteci İsmail Saymaz katıldığı televizyon yayınında iade iddiasının doğru olmasını ileri sürdü. Dün de Nagehan Alçı benzer bir iddiada bulunmuştu. Ekonomim'in iddiasına göre Kaya ve eşi, söz konusu tutarı Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından bildirilen banka hesabına aktarmıştı.

  4. Tera Portföy yöneticileri hakkında tutuklama kararı

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen 'fon soruşturması' kapsamında dün adliyeye sevk edilen Tera Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Erdin Özel ve Tera Portföy CEO'su Emir Münir Sarpyener hakkında tutuklama kararı verildi.

  5. Vahap Seçer gözaltına alındı

    Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer dahil 59 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar arasında aynı zamanda Vahap Seçer'in yanı sıra Vahap Seçer'in yanı sıra Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit ve Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer de bulunuyor.

  6. Akaryakıta zam geldi

    ÖTV artışı nedeniyle benzinin satış fiyatına 4,20, motorine ise 3,70 lira zam geldi. Resmi Gazete'de yayınlanan karara göre, eşel mobil sisteminin sona ermesiyle başlayan yeni dönemde benzindeki ÖTV artışı kasım ve aralık aylarında da kademeli olarak uygulanacak. Böylece benzinde eşel mobil öncesine dönüş nedeniyle beklenen 12,47 liralık fiyat artışı, ÖTV'nin tek seferde değil, kademeli olarak geri getirilmesiyle engellenmiş oldu. LPG'de ise eşel mobil öncesi sisteme dönüldü.

  7. Fon vurgunu: AKP Genel Başkan Yardımcısı Hayat Yazıcı’nın oğlunun malvarlığına konulan tedbir kararı kaldırıldı

    Fon soruşturması kapsamında yönelik kapsamında, eski ticaret bakanı ve AKP Siyasi ve Hukuki İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı’nın oğlu Mustafa Yazıcı’nın tüm mal varlığına hakkında verilen tedbir kararı saatler içinde kaldırıldı. İfadesi alınan Mustafa Yazıcı hakkında, yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol kararı verildi.

Önceki gün

  1. Fon so­ruş­tur­ma­sın­da AKP'li eski bakan Hayati Yazıcı’nın oğlunun mal varlığına tedbir konuldu

    Fon vurgununa yönelik İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, eski ticaret bakanı ve AKP Siyasi ve Hukuki İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı’nın oğlu Mustafa Yazıcı’nın tüm mal varlığına tedbir konuldu.

  2. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Beştepe’de Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüştü

    Tugay, görüşmenin ardından sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Erdoğan’a kendisini Beştepe’de kabul ettiği için teşekkür ederken, kente ilişkin projeleri “arz ettiklerini” belirtti. Cemil Tugay, geçtiğimiz aylarda CHP’den istifa etmişti. Tugay’ın Beştepe ziyareti, bir süredir medyada yer alan AKP’ye geçeceğine yönelik iddiaların ardından geldi.

  3. Eylül ayı Milli Güvenlik Kurulu toplantısı sona erdi: Çerçeve Yasa uygulanmaya başlamadı

    Cumhurbaşkanı başkanlığında gerçekleştirilen Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısı sonrasında İletişim Başkanlığı tarafından sekiz maddelik bir bildiri yayınlandı. ⁠Bildiride tehdit ve tehlikeler arasında, PKK, KCK ve PYD de yer aldı. Böylece iktidarın "Terörsüz Türkiye" olarak adlandırdığı süreç kapsamında yakın zamanda meclisten geçirilen "Çerçeve Yasa"'nın uygulama aşaması, bir süredir çeşitli kaynaklarca dile getirildiği üzere, ileri bir tarihe kaldı.

  4. Fon vurgunu so­ruş­tur­ma­sın­da yeni gelişme: 5 şirket için TMSF kararı

    Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), fon soruşturması kapsamında Destek Yatırım Bankası, Hedef Yatırım Bankası ve Tera Yatırım Bankası’nın nitelikli paylarına ilişkin temettü dışındaki ortaklık haklarının Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından kullanılmasına karar verdi. BDDK ayrıca Destek Faktoring ve Tera Finans Faktoring’e pay devri işlemlerinin tamamlanması için altı ay süre tanıdı.

  5. İngiltere Başbakanı Burnham: İngiltere için seçenekler arasında AB’ye yeniden katılmak da var

    İngiltere Başbakanı Andy Burnham, BBC’ye verdiği demeçte mevcut Brexit anlaşmasının “faydadan çok zarar” getirdiğini belirterek, Avrupa ile ilişkileri düzeltmek için neler yapılabileceğini değerlendirmek istediğini söyledi. Burnham İngiltere'nin Avrupa ile uzun vadeli ilişkilerini yeniden şekillendirmek amacıyla hükümetin değerlendirebileceği seçenekler arasında Avrupa Birliği’ne yeniden katılmanın da bulunduğunu ifade etti.

  6. Rusya: S-400 sistemlerinin Türkiye’den çıkarılması için Ankara ile görüşüyoruz

    Kremlin, Türkiye’nin Rusya’dan satın aldığı S-400 hava savunma sistemlerinin başka bir ülkeye konuşlandırılması konusunda Ankara ile temasların sürdüğünü açıkladı. Açıklama, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un geçtiğimiz cumartesi günü S-400’lerin başka bir ülkeye devredilebileceğine ilişkin sözlerinin ardından geldi.

  7. CHP’de ihraçlar devam ediyor

    Mutlak butlan kararıyla CHP’nin başına geçen Kılıçdaroğlu yönetimi, partiden ihraç kararları almaya devam ediyor. Son olarak Kadıköy Belediye Başkanı Mesut Kösedağ, Sarıyer Belediye Başkanı Oktay Aksu ve Sancaktepe Belediye Başkanı Alper Yeğin, kesin ihraç talebiyle disipline sevk edildi.

  8. T24'e erişim engeli

    T24'ün internet haber portalı ve sosyal medya hesapları hakkında kapatma kararı verildi. Karar kapsamında T24'ün son 1 yıl içerisinde 118 LGBT propagandası niteliği taşıyan içerik ürettiği ileri sürüldü. 1. Sulh Ceza Hakimliği tarafından alınan karar uygulanmak üzere Siber Güvenlik Başkanlığı'na gönderildi.

  9. Fon so­ruş­tur­ma­sın­da yeni dalga: 34 kişiye gözaltı

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü fon soruşturmasında 5'inci dalga operasyonda 34 şüpheli için gözaltı kararı verildi. Bakan Akın Gürlek'in açıklamasına göre şüpheli sayısı 217'ye ulaştı; 56 kişi tutuklandı, 88 kişiye adli kontrol uygulandı. 26 hissedeki manipülatif işlemler de inceleniyor.

  10. Sakarya'da çok sayıda bölge sular altında

    Sakarya’da dünden bu yana etkili olan sağanak yağışların ardından birçok bölgede sel ve su baskınları yaşandı. Karasu ve Darıçayırı'nda Sakarya Nehri ve bölgedeki derelerin taşmasıyla su seviyesi yer yer 1 ila 2 metreye ulaştı. Yaklaşık 60 hanenin etkilendiği bölgede mahsur kalanlar oldu. Ferizli ve Kaynarca'da sokaklar adeta göle dönerken, araçlar tamamen suya gömülürken Erenler'de çok sayıda evi su bastı.

  11. Suriye'de haremlik selamlık düğün kararı: Kadın salonlarına damatlar giremeyecek

    T24'ten Namık Durukan'ın haberine göre, Şam kırsalındaki Sergaya Belde Meclisi 27 Eylül'de kadınlara ayrılan düğün salonlarına damatların girişini yasakladı. Douma Şehir Meclisi de benzer bir karar aldı. Kararlara uymayanlar hakkında yasal işlem uygulanacak.

  12. Fatma Betül Sayan Kaya’nın adı AKP’nin internet sitesinden kaldırıldı

    Fon soruşturması kapsamında gündeme gelen iddiaların ardından AKP’deki görevlerinden ayrılan eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya’nın adı ve özgeçmişi partinin internet sitesinden kaldırıldı. Kaya’nın MKYK WhatsApp grubundan da çıkarıldığı iddia edildi.

  13. Bilal Erdoğan: "Türkiye belki en normal dönemini yaşıyor"

    AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın oğlu Bilal Erdoğan, Konya'da imam hatip öğrencilerine seslendi. İmam hatipleri "normalleşmenin" teminatı ilan eden Erdoğan, dindar muhafazakârlığı "milletin vasatı" olarak tanımladı. İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı sıfatıyla Konya Anadolu İmam Hatip Lisesi'nde konuşan Erdoğan, "Bu millet galebe çaldı ve bugün hamdolsun Türkiye belki en normal, sosyal olarak kültürel olarak dönemini yaşıyor" dedi

  14. Eski SPK Başkanı ifadeye çağrıldı

    Eski Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı İbrahim Ömer Gönül, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında şüpheli sıfatıyla bugün savcılığa ifade verecek. Gönül'ün ifadesi, başsavcılığın sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin yürüttüğü soruşturma kapsamında alınacak.

  15. Kaçırılma alarmının nedeni pilot kavgası çıktı

    İsrail Başbakanlığı, Dubai-Tel Aviv seferini yapan Flydubai uçağında kaçırma olmadığını, acil durumun pilotlar arasında yaşanan kavga nedeniyle ortaya çıktığını açıkladı. Uçak, Ürdün hava sahasında “7500” kaçırılma kodu vermesinin ardından Suudi Arabistan’a yönlendirilmiş, İsrail savaş uçaklarını havalandırmıştı. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

  16. TÜİK verilerine göre “gerçek işsizlik” yüzde 31'e yükseldi

    TÜİK’in “atıl işgücü” olarak tanımladığı geniş işsizlik oranı ağustosta yüzde 31’e yükseldi. İşsiz sayısı ise 2 milyon 740 bin olarak açıklandı. İş aramaktan vazgeçenleri ve eksik çalışanları ayrı kategorilerde değerlendiren TÜİK, yalnızca dar tanımı “işsizlik oranı” olarak sunarak işsizliği olduğundan düşük göstermeye çalışıyor. DİSK-AR’ın hesaplamasına göre geniş tanımlı işsiz sayısı ise 12 milyon 608 bin oldu.

  17. DDK Başkanı Tanrıkulu, Borsa İstanbul'daki görevlerinden ayrıldı

    Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın fon skandalıyla ilgili Devlet Denetleme Kurulu'nu görevlendirmesinin ardından DDK Başkanı Salih Tanrıkulu, Borsa İstanbul'daki yönetim kurulu başkanvekilliği ve denetim komitesi başkanlığı görevlerinden ayrıldı. Tanrıkulu'nun adı kurumun internet sitesindeki listelerden de kaldırıldı.

  18. AKP'li Zeybekci'nin şirketlerinin parası da Tera fonunda kalmış

    Eski Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci'nin ortağı olduğu dört şirketin parası, 17 Eylül'de tasfiye kararı verilen Tera'nın TP2 fonunda kaldı. İsmail Saymaz'a konuşan Zeybekci, kendini 455 bin mağdurdan biri saydı, fona yatırımdan haberi olmadığını söyledi. "Maalesef devletin ihmali var" derken mağduriyetini Erdoğan'a iletmediğini belirtti.

  19. Dubai - Tel Aviv uçağında kaçırılma kodu verildi

    İsrail'de yayın yapan Kanal 12'nin haberine göre, Dubai'den Tel Aviv'e giden yolcu uçağı, uçak kaçırılmasını ifade eden "7500" kodunu yayınladı. Kodun yayınlanması sonrasında, İsrail Hava Kuvvetleri'ne ait savaş uçaklarının yolcu uçağına doğru havalandığı bildirilirdi. Ürdün üzerinde bir süre tur atan ve içerisinde yaklaşık 100 İsrail vatandaşının bulunduğu belirtilen uçak, daha sonra Suudi Arabistan yönüne yönlendirildi.

  20. MEB’den istismarcı Ensar Vakfı’yla iş birliği

    MEB, Ensar Vakfı’nın düzenleyeceği “Sana Emanet Online Bilgi Yarışması”nı ortaokul ve liselere resmi yazıyla duyurdu. Cumhuriyet’ten Ufuk Sepetci’nin haberine göre, yarışmada öğrencilere umre ve teknoloji ödülleri verilecek. Dereceye giren kişilerin öğretmenleri ve okul müdürlerine ise 20 bin TL’ye kadar nakit ödül ödenecek. Ensar Vakfı, Karaman’da 45 çocuğun cinsel istismara maruz bırakıldığı olayla gündeme gelmişti.

  21. AYM, yoksulluk nafakasından "süresiz" ifadesini kaldırdı

    Anayasa Mahkemesi, Türk Medeni Kanunu’nun yoksulluk nafakasını düzenleyen 175. maddesindeki “süresiz olarak” ibaresini iptal etti. Karar, 30 Haziran 2027’de yürürlüğe girecek. Nafakanın süresine ilişkin yeni bir düzenlemenin önümüzdeki dönemde TBMM gündemine gelmesi bekleniyor.

✓