Arama

Site İçi Arama

Doğrudan arama yapın Aranıyor... Detaylı Arama
Sonuçlar aranıyor...
Kategorilere Göz Atın
© ideo. Anlatılan senin hikayendir

Köşe Yazısı

Quo vadimus: ABD’deki banka iflaslarının anatomisi | Sait Çakır

20:55 7 dk okuma

Geçtiğimiz hafta ABD’de yaşanan mali paniğin yankıları sürmeye devam ediyor. 2008 yılında gerçekleşen Washington Mutual’in iflasından beri en büyük iki banka iflası peş peşe meydana geldi; önce Silikon Vadisi Bankası (SVB), hemen ardından Signature Bank Federal Tasarruf Mevduatı Sigorta Şirketi’nin (FDIC) denetimine geçti. Domino taşları birbirini devirirken kripto para piyasasında faaliyet gösteren Silvergate de iflas kervanına katıldı. Bu yazıda ABD’deki banka iflaslarının analizini yapacağız.

Faiz artışlarıyla gelen çöküş

ABD Merkez Bankası FED’in enflasyondaki sert yükselişe karşı Mart-2022’de başlattığı faiz artışlarıyla birlikte politika faizi sıfır bandından yüzde 4.50-4.75 aralığına kadar yükseldi. İnatçı enflasyon karşısında gerçekleştirilen sert faiz artışları bir süredir ABD ekonomisinde yumuşak iniş hayallerini suya düşürmüş, resesyon beklentilerini güçlendirmişti. Herkes FED’in sıkılaşma hamlelerinin bir noktada ekonomide hasar yaratacağını tahmin ediyordu. Tahminler gerçekleşmeye başladı; ABD 2007-8 krizinden beri ilk kez mali panik yaşıyor.

SVB’nin öyküsü üzerine çokça yazıldı. Kısaca ve basitçe şöyle:

2019’daki başarısız sıkılaşma manevrasından sonra FED’in pandemi döneminde kısa vadeli faizleri sıfır bandına çekmesiyle ABD bankaları uzun vadeli Amerikan devlet tahvillerine olağanüstü ilgi gösterdi. Bugün ABD’de bankaların menkul kıymet varlığının 5.5 trilyon dollar olduğu hesaplanıyor. Esasen Silikon vadisindeki teknoloji startuplarına ve risk sermayedarlarına hizmet veren SVB, kısa vadeli mevduat yükümlülüklerine karşılık uzun vadeli ve düşük getirili devlet tahvillerine yatırım yapmış birçok bankadan biriydi.

FED’in politika değişikliğine giderek faiz arttırımlarına başlaması nedeniyle bankanın menkul kıymet varlıklarının rayiç değerlerinde ağır kayıplar yaşandı. Diğer yandan faiz artışları temettülerin daha yüksek bir orandan iskontalanmasına neden oldu ve bu da teknoloji şirketlerinin piyasa değerlerini düşürdü. Hisse değerleri düşen teknoloji firmaları sermaye piyasalarından mali kaynak yaratmayı maliyetli buldu ve operasyonel giderlerini karşılamak için bankalarında tuttukları mevduatlara yöneldiler. 42 milyar doları bulduğu tahmin edilen mevduat çekilişiyle karşılaşan SVB’nin kasasında bu denli büyük bir talebi karşılayacak kadar rezervi bulunmuyordu. Bunun üzerine bir açıklama yayımlayarak SVB elindeki 21 milyar dolarlık menkul kıymeti zararına sattığını ve 2.25 milyar dolarlık hisse satışı yaparak bilançosunu toparlayacağını duyurdu. Bankalarının likidite sıkıntısı yaşadığını gören teknoloji firmaları panikle mevduatlarını çekmeye başlayınca zaten yetersiz rezervle çalışan SVB bu kez mevduat çekilişlerini durdurduğunu açıkladı. Bir anda borsadaki hisse değeri yüzde 60 düştü; önce halka arz işlemleri askıya alındı, ardından da bankaya ait hisselerin alım satımı durduruldu ve bankanın iflası ilan edildi. Banka artık ABD’de mevduatları sigortalayan ve mali kuruluşları denetleyen bir kurum olan FDIC’nin denetiminde. Bundan sonra bankanın varlıkları tasfiye edilerek mudilerine ve alacaklılarına olan yükümlülükleri ödenecek.

Sistemik riskin boyutları

SVB’nin 209 milyar dolar varlık büyüklüğüyle ABD’nin en büyük 16. bankası olduğundan hareketle küçük ve bölgesel bir bankada yaşanan sorunların sistemin geneline sirayet etmeyeceği yorumları yapıldı. SVB’nin ölçeğinin ABD standartlarına göre küçük olması bir bankacılık krizini tetiklemeyeceğine kanıt olamaz; zira mali krizler tarihi zincirin en zayıf halkadan kırıldığının örnekleriyle doludur.

SVB sıradan bir banka değil; binlerce şarap üreticisinin bankası olmasının yanı sıra Silikon vadisindeki teknoloji startuplarının yarısı SVB’nin müşterisi. SVB’nin iflasının, Çin’in teknolojik yükselişini durdurmak ve ABD’deki yarıiletken üretimini artırmak isteyen ABD Başkanı Joe Biden’ın yürürlüğe koyduğu sanayi politikalarını olumsuz etkileyeceği aşikâr.

İflasın ardından HSBC’nin SVB’nin Birleşik Krallık’taki operasyonlarını hissesini 1 pounddan aldığını öğrendik. Demek ki, ABD’de bölgesel bir banka olan SVB’nin Birleşik Krallık’ta operasyonları bulunmaktadır; SVB’nin sadece ve sadece Amerikan ölçü birimine göre küçük olduğunun altı çizilmelidir.

SVB’nin iflasının sistemik risk yaratıp yaratmayacağı sorusuna verilecek en iyi yanıt, sürecin katalizörü olan FED’in mevcut politikalarına devam edip etmemesinde saklıdır. Dolar faizi yükseldikçe spekülatif varlıklarda büyük devalüasyonlar gerçekleşmektedir. Bu yüzden sıkı para politikasının yol açtığı ilk kayıplar kripto para piyasalarında yaşandı. Bu sektördeki ilk iflas, Sam Bankman-Fried’in FTX bankasıydı. FTX’i geçtiğimiz hafta Silvergate takip etti.

Yüksek faizlerin neden olduğu değer kayıpları Marx’ın hayali sermaye olarak tabir ettiği menkul kıymetler piyasasına da sıçramıştır, FDIC’ye göre ABD bankacılık sisteminin menkul kıymet portföylerindeki kombine zararın büyüklüğü 2022’nin son çeyreği itibariyle 620 milyar doları bulmaktadır. Sıkı para politikasında ısrarın mali sektörde ciddi bir likidite kıtlığı yaratma tehlikesi çok yüksektir.

Amerikan devletinin krize müdahalesi

Ekonomi yorumcuları SVB’nin arz ettiği riskleri küçümsese de, Amerikan hükümeti geçtiğimiz haftasonu mesaiye kalarak süreci ciddiye aldığını gösterdi. Başkan Biden ekranlara çıkıp paranız güvende mesajı vererek paniği yatıştırmaya çalışırken Hazine bakanı Janet Yellen mudilerin taleplerini karşılamak için çalıştıklarını ifade ediyordu.

SVB ve Signature’ın iflasının kesinleşmesiyle birlikte bankacılık sektöründeki paniği engellemek adına FED, Hazine ve FDIC bir araya gelerek krize müdahalenin yol haritasını belirlediler. Buna göre; FED sadece devlet ve kurum tahvilleriyle mortgage’a dayanan menkul kıymetleri nominal değerleri üzerinden teminat kabul ederek bankalara likidite sağlayacak. Bunun anlamı şu; üstünde 100$ yazan bir tahvilin değeri faizlerin artmasıyla birlikte sözgelimi 90$’a düşmüş durumda. Rayiç bedeli 90$ olan bir kağıdı teminat olarak alıp 100$’lık bir rezerv imkânı sağlayan FED aradaki farkı bankalara sübvansiyon vermiş ve örtük olarak miktarsal genişleme yapmış oluyor. Enflasyonla mücadele adına şahin pozu veren ve bilanço küçülteceğini ilan eden FED mahçup bir şekilde bilançosunu büyütüyor. Aksi takdirde mevduat sahiplerinin bankaların önünde mevduat çekmek için kuyruğa geçmesinden korkuyor.

Haftasonu açıklanan bir diğer tedbire göre; yasal düzenlemelere göre sadece 250 bin dolara kadar mevduatlar federal sigorta kapsamındayken Washington Post’un haberindeki ifadeyle, ‘teknoloji firmalarının, risk sermayedarlarının ve Kaliforniya’daki zengin kimselerin varlıklarını korumak maksadıyla’ SVB ve Signature’daki mevduatların tamamına güvence getirildi, zira SVB’deki mevduatların yüzde 96’sından fazlası yüksek montanlı mevduatlardan oluşuyor. Bu garantilerin yol açacağı maliyetin vergi mükelleflerinin sırtına bindirilmeyeceğini duyan sıradan Amerikalıların içi rahatlamış mıdır, bilmiyoruz; ama bildiğimiz bankalara salma salınarak bu işlemler finanse edilecek.

Kısacası, bankalara likidite sağlanarak bu paniğin atlatılması bekleniyor. Ancak bankalara likidite sağlanırken bankaların sigorta primini ödemedikleri yüksek montanlı mevduatlara da federal güvence getiriliyor. Bu teknik bir düzenlemenin ötesinde, beraberinde ahlaki çöküntüyü de getiren bir tedbirdir; bunun altının çizilmesi gerekiyor. Olası bir paniği önlemek adına devletin tüm mevduatları garanti kapsamına alacağını bilen bankaların maksimum getiri peşinde her türden riskli spekülasyona girişmesinin önü açılmaktadır. Mali parazitizm her krizle beraber önündeki sınırları bir bir yıkmaktadır.

Sistem yozlaşmışsa, elitler de yozdur; son bir yılda hiç hisse satışı yapmayan SVB CEO’su Greg Becker’in bankayı iflasa götüren zarar açıklamasından iki hafta önce elinde bulundurduğu 3.6 milyon dolarlık hissesini sattığı ortaya çıktı. Şirket içi bilgileri kullanarak şirkete ait hisseler üzerinde alım-satım yapmak yasalarca katı bir şekilde yasaklanmıştır ve ağır cezalara tâbi bir suç teşkil etmektedir. Becker’in bu suçtan yakayı sıyıracağını bilmeyen yoktur.

Bu krizin ayyuka çıkardığı bir diğer garabet ise, Barney Frank’in SVB ile birlikte batan bir diğer banka olan Signature Bank’ın 2015’ten beri yönetim kurulu azalığını yaptığı bilgisi oldu. Lehman Brothers’ın çöküşünden sonra finans sektörünün aşırılıklarını budamak amacıyla çıkarılan 2010 tarihli Dodd –Frank yasasının müellifi olan Frank’in bankası bizzat kendi yazdığı yasayla tasfiye edilecek. Mali aşırılıklara mali reformlarla ket vuracağını zanneden safdil ilericilere dönüp sormanın yeridir: Peki, düzenleyicileri kim düzenleyecek?

Faiz savaşları ve $ hegemonyası

Yaşamakta olduğumuz mali paniğin arkaplanında FED’in faiz artışlarının olduğunu gördük. Peki, FED yaşanan panik üzerine izlediği politikaların yanlış olduğunu kabul edip geri adım atar mı?

Goldman Sachs’a göre ‘bankacılık sisteminde son zamanlarda oluşan stres’ nedeniyle Mart ayında faiz artışı yapılmayacak. Refinitiv’e göreyse yatırımcılar FED’in faiz artışı pas geçmesiyle çeyrek puan atttırması arasında ikiye bölünmüş durumda.

Oysa daha geçen haftaya kadar, Ocak ayı enflasyonunun yüzde 6.4 gelmesiyle birlikte yüzde 2’lik enflasyon hedefinin çok uzağında kalan FED’in 21-22 Mart’ta gerçekleştirilecek toplantısında faizleri yeniden 50 baz puan arttırması bekleniyordu. Geçtiğimiz hafta Amerikan Kongresi’nde para politikasının geleceği hakkında konuşan FED Başkanı Jerome Powell, düşük gelen işsizlik verisiyle yüksek seyreden çekirdek enflasyona atfen, ‘Son ekonomik veriler beklenenden güçlü geldiği için politika faizinin nihai seviyesi muhtemelen öngördüğümüzden daha yüksek olacak,’ şeklinde konuşmuştu. Geçtiğimiz Aralık ayında düzenlenen toplantıda FED yetkilileri federal fonlama faizinin tepe noktasını yüzde 5.1 olarak öngörmüşlerdi. Powell’ın açıklamasından sonra 2-yıllıkların getirisi yüzde 5’in üstüne çıkarak 2007’den beri en yüksek seviyeye çıkmıştı. S&P 500 endeksi yüzde 1.5’ten fazla değer kaybı yaşamış, altı büyük para birimine karşı oluşturulan dolar endeksi yükselişe geçmişti.

FED’in şahin duruşu sonrasında piyasalar dolara sempatiyle yaklaşırken, Demokrat senatörler Powell’a hiç de hoş davranmıyordu. FED’in izlediği politikaların yaratacağı bir resesyonun 2024’te Donald Trump’a yeniden Beyaz Saray kapılarını açacağından endişe duyan Demokratlar Mekkeli hacılar misali Powell’ı taşa tutuyordu. Demokrat senator Elizabeth Warren, ‘Tek çözümün milyonlarca işçiyi sokağa atmak olduğunu iddia ediyorsunuz o halde’ diye bağırarak işsizlik oranınındaki artışın FED’in de öngördüğü biçimde yüzde 1’i geçmesi halinde bunun resesyona yol açacağını dile getirmişti. Powell Warren’ın resesyon öngörüsünü doğrulayarak ‘İşimizi yapmasak ve enflasyon yeniden yükselişe geçse çalışanların durumu daha mı iyi olacak?’ diye cevap vermişti. Böylelikle ekonomik daralma yaşanmadan enflasyonun gerilemesi senaryolarına dayanan yumuşak iniş beklentileri en üst ağızdan reddedilmişti.

SVB’nin iflası sonrası FED’in faizlere dokunmayacağı beklentisiyle yatırımcılar ve fon yöneticileri ellerindeki bankacılık hisselerini satıp Amerikan devlet tahvillerine dönük satın alma dalgası başlattı. Pazartesi günü 2-yıllık hazine tahvilleri 1987’den beri bir işlem gününde gerçekleşen en büyük faiz düşüşüne (%0.59) tanık oldu ve yüzde 4 seviyesine geriledi, 10-yıllıkların getirisi ise yüzde 3.54’e geriledi. FED’in sıkılaşmayı rölantiye alacağı beklentisiyle Amerikan doları Japon yeni ve İsviçre frankına karşı yüzde 1 değer kaybı yaşadı, dolar endeksi yüzde 0.6 geriledi. Altın dolara karşı değer kazanarak ons başına 1870 $ seviyelerinden 1917 $’a kadar yükseldi. Bu da FED’in düşürmek için çabaladığı enflasyonun geri geleceği anlamına geliyor.

Özetle, FED’in önünde iki yol var. Birinci yolda, FED faiz artışlarına devam eder ve bankacılık sektöründe yaşanan paniğin ekonominin bütününe sirayet etmesi işten bile olmaz; 2023’ün ikinci çeyreği itibariyle Amerikan ekonomisi resesyona girer ve bu sayede enflasyon kontrol altına alınır, dolar değer kaybı yaşamaz ve küresel hegemonyasına bir sonraki krize kadar devam edebilir.

İkinci yolda FED faizlere dokunmaz ve hatta bir miktar indirime bile gidebilir. O zaman enflasyonun kontrolden çıkacağı beklentisiyle spekülatörler ellerindeki dolarları satıp güvenli liman olarak altına sığınmak için birbirleriyle yarışırlar ve küresel dolar hegemonyası kucağında bir kez daha 1970 model stagflasyon krizini bulur.

Bunlar FED’in önündeki seçenekler. Bir de pandemi-sonrası grev ve sendikalaşma dalgasıyla uyanan Amerikan işçi sınıfının önünde yozlaşmış, asalaklaşmış, sömürüden ve krizden başka bir şey vaat etmeyen kapitalizmi yıkıp sosyalizmi kurma seçeneği var. FED’in kararlarına fazla odaklanıp devrimci gelişmeleri kaçırma hatasına düşmeden gelişmeleri aktarmaya ve sistemin çelişkilerini teşhir etmeye devam edeceğiz.

Sait Çakır

Kısa Kısa

  1. İzmir'de fabrikada patlama: İşçiler yaralandı

    İzmir'in Torbalı ilçesinde İki-El Metal fabrikasında meydana gelen patlamada 7 işçi yaralandı. Olayda 3'ü ağır 7 işçi yaralandı. Yaralılar, ambulanslarla çeşitli hastanelere kaldırıldı.

  2. Can Atalay 24 saatlik açlık grevine başladı

    Anayasa Mahkemesi kararlarına rağmen tutukluluğu devam eden seçilmiş Hatay Milletvekili Can Atalay, TBMM’nin yeni yasama yılının başladığı 1 Ekim’de 24 saatlik açlık grevi kararı aldı. Türkiye İşçi Partisi Hatay Milletvekili Atalay'ın X hesabı üzerinden paylaşılan mesajda karar, "Hatay halkı beni, kendisi adına söz söylemem ve hesap sormam için seçti. O görevden vazgeçmeyeceğim. Artık bıçak kemiğe dayanmıştır" ifadeleriyle duyuruldu.

  3. Fon skandalında iade bilmecesi

    Gazeteci İsmail Saymaz, Fatma Betül Sayan Kaya'nın hisselerden kazandığı 2,2 milyar lirayı iade etmediği iddia ediliyor. Gazeteci İsmail Saymaz katıldığı televizyon yayınında iade iddiasının doğru olmasını ileri sürdü. Dün de Nagehan Alçı benzer bir iddiada bulunmuştu. Ekonomim'in iddiasına göre Kaya ve eşi, söz konusu tutarı Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından bildirilen banka hesabına aktarmıştı.

  4. Tera Portföy yöneticileri hakkında tutuklama kararı

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen 'fon soruşturması' kapsamında dün adliyeye sevk edilen Tera Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Erdin Özel ve Tera Portföy CEO'su Emir Münir Sarpyener hakkında tutuklama kararı verildi.

  5. Vahap Seçer gözaltına alındı

    Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer dahil 59 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar arasında aynı zamanda Vahap Seçer'in yanı sıra Vahap Seçer'in yanı sıra Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit ve Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer de bulunuyor.

  6. Akaryakıta zam geldi

    ÖTV artışı nedeniyle benzinin satış fiyatına 4,20, motorine ise 3,70 lira zam geldi. Resmi Gazete'de yayınlanan karara göre, eşel mobil sisteminin sona ermesiyle başlayan yeni dönemde benzindeki ÖTV artışı kasım ve aralık aylarında da kademeli olarak uygulanacak. Böylece benzinde eşel mobil öncesine dönüş nedeniyle beklenen 12,47 liralık fiyat artışı, ÖTV'nin tek seferde değil, kademeli olarak geri getirilmesiyle engellenmiş oldu. LPG'de ise eşel mobil öncesi sisteme dönüldü.

  7. Fon vurgunu: AKP Genel Başkan Yardımcısı Hayat Yazıcı’nın oğlunun malvarlığına konulan tedbir kararı kaldırıldı

    Fon soruşturması kapsamında yönelik kapsamında, eski ticaret bakanı ve AKP Siyasi ve Hukuki İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı’nın oğlu Mustafa Yazıcı’nın tüm mal varlığına hakkında verilen tedbir kararı saatler içinde kaldırıldı. İfadesi alınan Mustafa Yazıcı hakkında, yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol kararı verildi.

Önceki gün

  1. Fon so­ruş­tur­ma­sın­da AKP'li eski bakan Hayati Yazıcı’nın oğlunun mal varlığına tedbir konuldu

    Fon vurgununa yönelik İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, eski ticaret bakanı ve AKP Siyasi ve Hukuki İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı’nın oğlu Mustafa Yazıcı’nın tüm mal varlığına tedbir konuldu.

  2. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Beştepe’de Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüştü

    Tugay, görüşmenin ardından sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Erdoğan’a kendisini Beştepe’de kabul ettiği için teşekkür ederken, kente ilişkin projeleri “arz ettiklerini” belirtti. Cemil Tugay, geçtiğimiz aylarda CHP’den istifa etmişti. Tugay’ın Beştepe ziyareti, bir süredir medyada yer alan AKP’ye geçeceğine yönelik iddiaların ardından geldi.

  3. Eylül ayı Milli Güvenlik Kurulu toplantısı sona erdi: Çerçeve Yasa uygulanmaya başlamadı

    Cumhurbaşkanı başkanlığında gerçekleştirilen Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısı sonrasında İletişim Başkanlığı tarafından sekiz maddelik bir bildiri yayınlandı. ⁠Bildiride tehdit ve tehlikeler arasında, PKK, KCK ve PYD de yer aldı. Böylece iktidarın "Terörsüz Türkiye" olarak adlandırdığı süreç kapsamında yakın zamanda meclisten geçirilen "Çerçeve Yasa"'nın uygulama aşaması, bir süredir çeşitli kaynaklarca dile getirildiği üzere, ileri bir tarihe kaldı.

  4. Fon vurgunu so­ruş­tur­ma­sın­da yeni gelişme: 5 şirket için TMSF kararı

    Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), fon soruşturması kapsamında Destek Yatırım Bankası, Hedef Yatırım Bankası ve Tera Yatırım Bankası’nın nitelikli paylarına ilişkin temettü dışındaki ortaklık haklarının Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından kullanılmasına karar verdi. BDDK ayrıca Destek Faktoring ve Tera Finans Faktoring’e pay devri işlemlerinin tamamlanması için altı ay süre tanıdı.

  5. İngiltere Başbakanı Burnham: İngiltere için seçenekler arasında AB’ye yeniden katılmak da var

    İngiltere Başbakanı Andy Burnham, BBC’ye verdiği demeçte mevcut Brexit anlaşmasının “faydadan çok zarar” getirdiğini belirterek, Avrupa ile ilişkileri düzeltmek için neler yapılabileceğini değerlendirmek istediğini söyledi. Burnham İngiltere'nin Avrupa ile uzun vadeli ilişkilerini yeniden şekillendirmek amacıyla hükümetin değerlendirebileceği seçenekler arasında Avrupa Birliği’ne yeniden katılmanın da bulunduğunu ifade etti.

  6. Rusya: S-400 sistemlerinin Türkiye’den çıkarılması için Ankara ile görüşüyoruz

    Kremlin, Türkiye’nin Rusya’dan satın aldığı S-400 hava savunma sistemlerinin başka bir ülkeye konuşlandırılması konusunda Ankara ile temasların sürdüğünü açıkladı. Açıklama, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un geçtiğimiz cumartesi günü S-400’lerin başka bir ülkeye devredilebileceğine ilişkin sözlerinin ardından geldi.

  7. CHP’de ihraçlar devam ediyor

    Mutlak butlan kararıyla CHP’nin başına geçen Kılıçdaroğlu yönetimi, partiden ihraç kararları almaya devam ediyor. Son olarak Kadıköy Belediye Başkanı Mesut Kösedağ, Sarıyer Belediye Başkanı Oktay Aksu ve Sancaktepe Belediye Başkanı Alper Yeğin, kesin ihraç talebiyle disipline sevk edildi.

  8. T24'e erişim engeli

    T24'ün internet haber portalı ve sosyal medya hesapları hakkında kapatma kararı verildi. Karar kapsamında T24'ün son 1 yıl içerisinde 118 LGBT propagandası niteliği taşıyan içerik ürettiği ileri sürüldü. 1. Sulh Ceza Hakimliği tarafından alınan karar uygulanmak üzere Siber Güvenlik Başkanlığı'na gönderildi.

  9. Fon so­ruş­tur­ma­sın­da yeni dalga: 34 kişiye gözaltı

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü fon soruşturmasında 5'inci dalga operasyonda 34 şüpheli için gözaltı kararı verildi. Bakan Akın Gürlek'in açıklamasına göre şüpheli sayısı 217'ye ulaştı; 56 kişi tutuklandı, 88 kişiye adli kontrol uygulandı. 26 hissedeki manipülatif işlemler de inceleniyor.

  10. Sakarya'da çok sayıda bölge sular altında

    Sakarya’da dünden bu yana etkili olan sağanak yağışların ardından birçok bölgede sel ve su baskınları yaşandı. Karasu ve Darıçayırı'nda Sakarya Nehri ve bölgedeki derelerin taşmasıyla su seviyesi yer yer 1 ila 2 metreye ulaştı. Yaklaşık 60 hanenin etkilendiği bölgede mahsur kalanlar oldu. Ferizli ve Kaynarca'da sokaklar adeta göle dönerken, araçlar tamamen suya gömülürken Erenler'de çok sayıda evi su bastı.

  11. Suriye'de haremlik selamlık düğün kararı: Kadın salonlarına damatlar giremeyecek

    T24'ten Namık Durukan'ın haberine göre, Şam kırsalındaki Sergaya Belde Meclisi 27 Eylül'de kadınlara ayrılan düğün salonlarına damatların girişini yasakladı. Douma Şehir Meclisi de benzer bir karar aldı. Kararlara uymayanlar hakkında yasal işlem uygulanacak.

  12. Fatma Betül Sayan Kaya’nın adı AKP’nin internet sitesinden kaldırıldı

    Fon soruşturması kapsamında gündeme gelen iddiaların ardından AKP’deki görevlerinden ayrılan eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya’nın adı ve özgeçmişi partinin internet sitesinden kaldırıldı. Kaya’nın MKYK WhatsApp grubundan da çıkarıldığı iddia edildi.

  13. Bilal Erdoğan: "Türkiye belki en normal dönemini yaşıyor"

    AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın oğlu Bilal Erdoğan, Konya'da imam hatip öğrencilerine seslendi. İmam hatipleri "normalleşmenin" teminatı ilan eden Erdoğan, dindar muhafazakârlığı "milletin vasatı" olarak tanımladı. İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı sıfatıyla Konya Anadolu İmam Hatip Lisesi'nde konuşan Erdoğan, "Bu millet galebe çaldı ve bugün hamdolsun Türkiye belki en normal, sosyal olarak kültürel olarak dönemini yaşıyor" dedi

  14. Eski SPK Başkanı ifadeye çağrıldı

    Eski Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı İbrahim Ömer Gönül, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında şüpheli sıfatıyla bugün savcılığa ifade verecek. Gönül'ün ifadesi, başsavcılığın sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin yürüttüğü soruşturma kapsamında alınacak.

  15. Kaçırılma alarmının nedeni pilot kavgası çıktı

    İsrail Başbakanlığı, Dubai-Tel Aviv seferini yapan Flydubai uçağında kaçırma olmadığını, acil durumun pilotlar arasında yaşanan kavga nedeniyle ortaya çıktığını açıkladı. Uçak, Ürdün hava sahasında “7500” kaçırılma kodu vermesinin ardından Suudi Arabistan’a yönlendirilmiş, İsrail savaş uçaklarını havalandırmıştı. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

  16. TÜİK verilerine göre “gerçek işsizlik” yüzde 31'e yükseldi

    TÜİK’in “atıl işgücü” olarak tanımladığı geniş işsizlik oranı ağustosta yüzde 31’e yükseldi. İşsiz sayısı ise 2 milyon 740 bin olarak açıklandı. İş aramaktan vazgeçenleri ve eksik çalışanları ayrı kategorilerde değerlendiren TÜİK, yalnızca dar tanımı “işsizlik oranı” olarak sunarak işsizliği olduğundan düşük göstermeye çalışıyor. DİSK-AR’ın hesaplamasına göre geniş tanımlı işsiz sayısı ise 12 milyon 608 bin oldu.

  17. DDK Başkanı Tanrıkulu, Borsa İstanbul'daki görevlerinden ayrıldı

    Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın fon skandalıyla ilgili Devlet Denetleme Kurulu'nu görevlendirmesinin ardından DDK Başkanı Salih Tanrıkulu, Borsa İstanbul'daki yönetim kurulu başkanvekilliği ve denetim komitesi başkanlığı görevlerinden ayrıldı. Tanrıkulu'nun adı kurumun internet sitesindeki listelerden de kaldırıldı.

  18. AKP'li Zeybekci'nin şirketlerinin parası da Tera fonunda kalmış

    Eski Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci'nin ortağı olduğu dört şirketin parası, 17 Eylül'de tasfiye kararı verilen Tera'nın TP2 fonunda kaldı. İsmail Saymaz'a konuşan Zeybekci, kendini 455 bin mağdurdan biri saydı, fona yatırımdan haberi olmadığını söyledi. "Maalesef devletin ihmali var" derken mağduriyetini Erdoğan'a iletmediğini belirtti.

  19. Dubai - Tel Aviv uçağında kaçırılma kodu verildi

    İsrail'de yayın yapan Kanal 12'nin haberine göre, Dubai'den Tel Aviv'e giden yolcu uçağı, uçak kaçırılmasını ifade eden "7500" kodunu yayınladı. Kodun yayınlanması sonrasında, İsrail Hava Kuvvetleri'ne ait savaş uçaklarının yolcu uçağına doğru havalandığı bildirilirdi. Ürdün üzerinde bir süre tur atan ve içerisinde yaklaşık 100 İsrail vatandaşının bulunduğu belirtilen uçak, daha sonra Suudi Arabistan yönüne yönlendirildi.

  20. MEB’den istismarcı Ensar Vakfı’yla iş birliği

    MEB, Ensar Vakfı’nın düzenleyeceği “Sana Emanet Online Bilgi Yarışması”nı ortaokul ve liselere resmi yazıyla duyurdu. Cumhuriyet’ten Ufuk Sepetci’nin haberine göre, yarışmada öğrencilere umre ve teknoloji ödülleri verilecek. Dereceye giren kişilerin öğretmenleri ve okul müdürlerine ise 20 bin TL’ye kadar nakit ödül ödenecek. Ensar Vakfı, Karaman’da 45 çocuğun cinsel istismara maruz bırakıldığı olayla gündeme gelmişti.

  21. AYM, yoksulluk nafakasından "süresiz" ifadesini kaldırdı

    Anayasa Mahkemesi, Türk Medeni Kanunu’nun yoksulluk nafakasını düzenleyen 175. maddesindeki “süresiz olarak” ibaresini iptal etti. Karar, 30 Haziran 2027’de yürürlüğe girecek. Nafakanın süresine ilişkin yeni bir düzenlemenin önümüzdeki dönemde TBMM gündemine gelmesi bekleniyor.

✓