Arama

Site İçi Arama

Doğrudan arama yapın Aranıyor... Detaylı Arama
Sonuçlar aranıyor...
Kategorilere Göz Atın
© ideo. Anlatılan senin hikayendir

Köşe Yazısı

Körler sağırlar | Sait Çakır

13:31 5 dk okuma

14 Mayıs seçimleri yaklaşırken Cumhur ve Millet ittifakı kurmaylar düzeyinde ekonomik program tartışıyor. AKP genel başkan yardımcısı Nurettin Canikli sosyal medyada yayımladığı yazısında altılı masayı imf’cilikle suçladı. Muhtemel bir Millet ittifakı seçim zaferinde ekonomiyle ilgili ciddi sorumluluklar üstlenmesi beklenen İyi Parti genel başkan yardımcısı Bilge Yılmaz ise bir yandan imf’cilik suçlamalarını kesin bir dille reddederken diğer yandan temsil ettiği ittifakın yabancı sermaye davetçisi olduğunu kabul ve ifade etti. Canikli-Yılmaz tartışması özelinde iki ittifakın ekonomi programına bakalım.

Yabancı sermaye davetçiliği

Yılmaz’a göre Millet ittifakı iktidarında imf’ye gerek kalmaksızın “iç ve dış piyasalara güven veren bir programla” yabancı sermayeye “güven, tutarlılık ve şeffaflık” sağlanarak ülkenin ihtiyaç duyduğu mali kaynaklar “uygun koşullarda rahatlıkla” sağlanabilir. Bir yandan ekonomik istikrar temin edilirken diğer yandan da dar gelirli yurttaşların refahını korumak mümkün.

Peki, mümkün olan dünyaların en iyisine hangi yollarla erişeceğiz? “Doğru para ve maliye politikaları” uygulayarak TL üzerindeki baskılar azaltılacak, “döviz piyasalarında normalleşme” sağlanarak Merkez Bankası’nın uluslararası rezervlerinde kademeli iyileşme sağlanacak.

Bütün bu süslü cümlelerin içinin boş olduğunu söylememize gerek var mı? Risk priminin 530 baz puanda dolaştığı, bir yıl içinde ödenmesi gereken dış borçla tahmini cari açık toplamının kabaca 200 milyar dolar olduğu, buna karşılık swap hariç Merkez Bankası net döviz rezervinin eksi 44 milyar dolar seviyelerine gerilediği bir ülkede küresel fonların süslü cümlelerden daha fazlasını duymaya ihtiyacı var. Zira AKP’li cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın bırakacağı iktisadi enkaz yabancı sermayenin iştahını kabartacak cinsten değil.

O halde, CHP genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Londra’dan “temiz finansman” bulma sözleri de aynı şekilde mesnetsizdir.

Yılmaz ve altılı masanın iktisatçıları, hukukun üstünlüğünün ve demokratik normların tesis edilmesiyle birlikte; tasarruf yetersizliğiyle malul Türkiye ekonomisine kalıcı finansman ve teknolojik transfer sağlayacak doğrudan yabancı sermaye yatırımlarının akacağını beklemektedirler. Ancak yabancı sermayenin yatırım yapmak için aradığı şartlara dair büyük bir yanılgı içerisindeler.

Son 20 seneye bakıldığında 2006, 2007 ve 2008 yıllarında yabancı sermaye yatırımlarının yıllık bazda net 20 milyar dolarlık girişlerle zirve yaptığı görülmektedir. Bu dönemin önemli bir özelliği AKP’nin ilkel birikim stratejisi izleyerek TÜPRAŞ, PETKİM, Türk Telekom, Petrol Ofisi, Erdemir gibi kamu varlıklarını yerli ve yabancı sermayeye peşkeş çekmiş olmasıdır. AKP bu dönemde 50 milyar doları aşkın bir özelleştirme yapmıştır. Doğrudan yatırımların özelleştirme taksitlerinin tahsil edildiği yıllarda zirve yapması tesadüf değildir; zira yabancı sermaye geri kalmış ülkelere kamusal varlıkları yağmalamak için gelir. Bu yıllardan sonra doğrudan yabancı sermaye girişleri yavaşlamaya ve ağırlıkla gayrımenkule kaymaya başlar çünkü özelleştirilmeye değer olan kamusal varlıkların büyük çoğunluğu bu dönemde satılmıştır.

Geriye spekülatif sermaye girişleri kalmıştır. Bunlar için en önemli kriterler ne yazık ki güçler ayrılığı ilkesi ve güçlendirilmiş parlamenter sistem değildir; devlet borçlanma senetlerine ve borsadaki hisse senetlerine yönelen portföy yatırımları TL cinsinden yüksek getiriye (faiz, temettü, sermaye kazancı) ve bu getirilerini dövize çevirip yurtdışına transfer etme garantisine bakarlar. Halkın demokratik standartlara göre idare edilip edilmediğine bakmazlar.

O halde, altılı masa ortaklarının yabancı sermayeye dair kurduğu düşlerin sükutu hayalle sonuçlanması yüksek ihtimaldir. Özellikle ABD merkez bankası FED’in sıkı para politikalarına kararlılıkla devam edeceği mesajını verdiği, Batı bankacılık sektöründe yaşanan panik nedeniyle küresel fon yöneticilerinin riskten kaçınma, güvenli limana sığınma eğilimlerinin şiddetlendiği bir dönemde Batıdan temiz kredi ummak aç tavuğun kendini darı ambarında zannetmesine benzetilebilir.

Dinime küfreden bari müslüman olsa

Diğer taraftan Canikli’nin altılı masanın sözde imf’ci programını ezbere bilmesi de manidar; zira eleştirdiği kendi partisinin 2003 programından başkası değildir.

Canikli’ye göre altılı masanın müstakbel imf anlaşmasından önce büyük bir devalüasyon yapılacak ve ardından faizler yukarı çekilecek; imf anlaşmasının sağlayacağı uluslararası itibarla sıcak para girişi yaşanacak, Merkez Bankası’nın döviz rezervleri güçlendirilecek ve faiz dışı fazla uygulayarak kamu borçlarının geri ödemesi garanti altına alınacak. Sıcak para girişleriyle TL döviz karşısında değer kazanacak, ithalat patlaması yaşanacak, yerli üretim ithalatla rekabet edemeyerek ekonomi sanayisizleşecek, büyüyen cari açıklar ödemeler dengesi krizi riskini arttırarak sermaye kaçışlarına neden olacak. Evet, Canikli’nin altılı masayı itham ettiği ekonomik senaryo bu. Bu tam olarak AKP’nin Kemal Derviş’ten miras alıp 2013 yılına kadar harfiyen uyguladığı programın kendisi.

1975’ten 2002’ye kadar toplamda birikimli olarak sadece 40 milyar dolar cari açık veren Türkiye, AKP’li yıllarda toplamda 611 milyar dolar cari açık vererek yabancı sermayeye bağımlı kırılgan bir ekonomi olma yolunda kuantum sıçraması gerçekleştirmiştir. Milli gelirin yüzde 10’una ulaşan 75 milyar dolarlık cari açığın verildiği 2011’de imalat sanayisinin milli gelirden aldığı pay yüzde 15’e gerilemiştir. Karşılaştırma olsun; 90’lı yıllarda cari açık milli gelirin yüzde 1’i kadarken imalat sanayisinin milli gelir pay yüzde 22’lerdedir. Cari açık, sıcak para, sanayisizleşme; Canikli’nin bir nefeste altılı masayı bunlarla suçlaması şizofrenik bir vaka arz etmektedir.

Altılı masayı deprem harcamaları için yüzde 6 faiz ödeyip imf’den borç alma arayışında olmakla suçlayan Canikli’nin partisinin başında olduğu Hazine daha iki hafta önce 6 yıl vadeli 2.25 milyar dolarlık dolar cinsinden borca yüzde 9.5 faiz ödeyeceğini duyurdu. Altılı masa politikalarının değerli TL ve yüksek cari açık yaratacağını iddia eden Canikli’nin partisinin üretim, ihracat ve istihdam parolasıyla ilan ettiği Türkiye ekonomi modeli enflasyonu patlatıp sermaye ve kambiyo kontrolleriyle kuru baskılayınca cari açık Şubat ayında 10 milyar dolar sınırına dayandı ve daha da kötüsü Merkez Bankası açığın tamamını döviz rezervlerini satarak finanse etti. Altılı masayı imf’ye siyasi tavizler vermekle suçlayan Canikli ve partisi merkez bankasına dolar mevduatı plase eden Suud kralına ve Birleşik Arap Emirlikleri şeyhine hangi tavizlerin verildiğini açıklamakla mükelleftir.

Sonuç yerine

Yılmaz’ın temsilcisi olduğu altılı masanın iktisadi programını 2003 AKP’sinin programından ayırmak güçtür.(1) Sıkı para politikalarıyla milyonlarca emekçinin daha işsiz bırakılacağı, yabancı sermaye davetçiliğiyle ülke kaynaklarının emperyalist tekellere peşkeş çekileceği ve emperyalizme bağımlılığın katmerleşeceği bir programın emekçi halka umut olması mümkün değildir.

Canikli’nin temsilcisi olduğu AKP iktidarı ise grev yasaklarıyla, yüksek enflasyonla işçi sınıfını ezen, emeğin milli gelirden aldığı payı sadece üç yılda 7.6 puan azaltarak yüzde 23.7’ye gerileten emekçi halk düşmanı bir karaktere sahiptir. Kur korumalı mevduatlarla döviz zenginlerine on milyarlarca liralık servet transferi gerçekleştirerek vergi gelirlerinin yalnızca kamu harcamalarında kullanılabileceğine dair anayasa hükmünü çiğneyen gayrı-meşru bir sermaye partisidir.

Türkiye işçi sınıfı bu iki burjuva ittifak arasındaki körler ve sağırlar diyaloğuna kulak asmayacak, kendi yolunda iktidar yürüyüşüne başlayacaktır.

Sait Çakır

(1) Okam İrtem, Akp’nin daralan siyasi tabanı, Jurnal Türkiye, https://jurnaltr.com/akpnin-daralan-siyasi-tabani/

Kısa Kısa

  1. İzmir'de fabrikada patlama: İşçiler yaralandı

    İzmir'in Torbalı ilçesinde İki-El Metal fabrikasında meydana gelen patlamada 7 işçi yaralandı. Olayda 3'ü ağır 7 işçi yaralandı. Yaralılar, ambulanslarla çeşitli hastanelere kaldırıldı.

  2. Can Atalay 24 saatlik açlık grevine başladı

    Anayasa Mahkemesi kararlarına rağmen tutukluluğu devam eden seçilmiş Hatay Milletvekili Can Atalay, TBMM’nin yeni yasama yılının başladığı 1 Ekim’de 24 saatlik açlık grevi kararı aldı. Türkiye İşçi Partisi Hatay Milletvekili Atalay'ın X hesabı üzerinden paylaşılan mesajda karar, "Hatay halkı beni, kendisi adına söz söylemem ve hesap sormam için seçti. O görevden vazgeçmeyeceğim. Artık bıçak kemiğe dayanmıştır" ifadeleriyle duyuruldu.

  3. Fon skandalında iade bilmecesi

    Gazeteci İsmail Saymaz, Fatma Betül Sayan Kaya'nın hisselerden kazandığı 2,2 milyar lirayı iade etmediği iddia ediliyor. Gazeteci İsmail Saymaz katıldığı televizyon yayınında iade iddiasının doğru olmasını ileri sürdü. Dün de Nagehan Alçı benzer bir iddiada bulunmuştu. Ekonomim'in iddiasına göre Kaya ve eşi, söz konusu tutarı Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından bildirilen banka hesabına aktarmıştı.

  4. Tera Portföy yöneticileri hakkında tutuklama kararı

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen 'fon soruşturması' kapsamında dün adliyeye sevk edilen Tera Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Erdin Özel ve Tera Portföy CEO'su Emir Münir Sarpyener hakkında tutuklama kararı verildi.

  5. Vahap Seçer gözaltına alındı

    Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer dahil 59 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar arasında aynı zamanda Vahap Seçer'in yanı sıra Vahap Seçer'in yanı sıra Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit ve Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer de bulunuyor.

  6. Akaryakıta zam geldi

    ÖTV artışı nedeniyle benzinin satış fiyatına 4,20, motorine ise 3,70 lira zam geldi. Resmi Gazete'de yayınlanan karara göre, eşel mobil sisteminin sona ermesiyle başlayan yeni dönemde benzindeki ÖTV artışı kasım ve aralık aylarında da kademeli olarak uygulanacak. Böylece benzinde eşel mobil öncesine dönüş nedeniyle beklenen 12,47 liralık fiyat artışı, ÖTV'nin tek seferde değil, kademeli olarak geri getirilmesiyle engellenmiş oldu. LPG'de ise eşel mobil öncesi sisteme dönüldü.

  7. Fon vurgunu: AKP Genel Başkan Yardımcısı Hayat Yazıcı’nın oğlunun malvarlığına konulan tedbir kararı kaldırıldı

    Fon soruşturması kapsamında yönelik kapsamında, eski ticaret bakanı ve AKP Siyasi ve Hukuki İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı’nın oğlu Mustafa Yazıcı’nın tüm mal varlığına hakkında verilen tedbir kararı saatler içinde kaldırıldı. İfadesi alınan Mustafa Yazıcı hakkında, yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol kararı verildi.

Önceki gün

  1. Fon so­ruş­tur­ma­sın­da AKP'li eski bakan Hayati Yazıcı’nın oğlunun mal varlığına tedbir konuldu

    Fon vurgununa yönelik İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, eski ticaret bakanı ve AKP Siyasi ve Hukuki İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı’nın oğlu Mustafa Yazıcı’nın tüm mal varlığına tedbir konuldu.

  2. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Beştepe’de Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüştü

    Tugay, görüşmenin ardından sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Erdoğan’a kendisini Beştepe’de kabul ettiği için teşekkür ederken, kente ilişkin projeleri “arz ettiklerini” belirtti. Cemil Tugay, geçtiğimiz aylarda CHP’den istifa etmişti. Tugay’ın Beştepe ziyareti, bir süredir medyada yer alan AKP’ye geçeceğine yönelik iddiaların ardından geldi.

  3. Eylül ayı Milli Güvenlik Kurulu toplantısı sona erdi: Çerçeve Yasa uygulanmaya başlamadı

    Cumhurbaşkanı başkanlığında gerçekleştirilen Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısı sonrasında İletişim Başkanlığı tarafından sekiz maddelik bir bildiri yayınlandı. ⁠Bildiride tehdit ve tehlikeler arasında, PKK, KCK ve PYD de yer aldı. Böylece iktidarın "Terörsüz Türkiye" olarak adlandırdığı süreç kapsamında yakın zamanda meclisten geçirilen "Çerçeve Yasa"'nın uygulama aşaması, bir süredir çeşitli kaynaklarca dile getirildiği üzere, ileri bir tarihe kaldı.

  4. Fon vurgunu so­ruş­tur­ma­sın­da yeni gelişme: 5 şirket için TMSF kararı

    Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), fon soruşturması kapsamında Destek Yatırım Bankası, Hedef Yatırım Bankası ve Tera Yatırım Bankası’nın nitelikli paylarına ilişkin temettü dışındaki ortaklık haklarının Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından kullanılmasına karar verdi. BDDK ayrıca Destek Faktoring ve Tera Finans Faktoring’e pay devri işlemlerinin tamamlanması için altı ay süre tanıdı.

  5. İngiltere Başbakanı Burnham: İngiltere için seçenekler arasında AB’ye yeniden katılmak da var

    İngiltere Başbakanı Andy Burnham, BBC’ye verdiği demeçte mevcut Brexit anlaşmasının “faydadan çok zarar” getirdiğini belirterek, Avrupa ile ilişkileri düzeltmek için neler yapılabileceğini değerlendirmek istediğini söyledi. Burnham İngiltere'nin Avrupa ile uzun vadeli ilişkilerini yeniden şekillendirmek amacıyla hükümetin değerlendirebileceği seçenekler arasında Avrupa Birliği’ne yeniden katılmanın da bulunduğunu ifade etti.

  6. Rusya: S-400 sistemlerinin Türkiye’den çıkarılması için Ankara ile görüşüyoruz

    Kremlin, Türkiye’nin Rusya’dan satın aldığı S-400 hava savunma sistemlerinin başka bir ülkeye konuşlandırılması konusunda Ankara ile temasların sürdüğünü açıkladı. Açıklama, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un geçtiğimiz cumartesi günü S-400’lerin başka bir ülkeye devredilebileceğine ilişkin sözlerinin ardından geldi.

  7. CHP’de ihraçlar devam ediyor

    Mutlak butlan kararıyla CHP’nin başına geçen Kılıçdaroğlu yönetimi, partiden ihraç kararları almaya devam ediyor. Son olarak Kadıköy Belediye Başkanı Mesut Kösedağ, Sarıyer Belediye Başkanı Oktay Aksu ve Sancaktepe Belediye Başkanı Alper Yeğin, kesin ihraç talebiyle disipline sevk edildi.

  8. T24'e erişim engeli

    T24'ün internet haber portalı ve sosyal medya hesapları hakkında kapatma kararı verildi. Karar kapsamında T24'ün son 1 yıl içerisinde 118 LGBT propagandası niteliği taşıyan içerik ürettiği ileri sürüldü. 1. Sulh Ceza Hakimliği tarafından alınan karar uygulanmak üzere Siber Güvenlik Başkanlığı'na gönderildi.

  9. Fon so­ruş­tur­ma­sın­da yeni dalga: 34 kişiye gözaltı

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü fon soruşturmasında 5'inci dalga operasyonda 34 şüpheli için gözaltı kararı verildi. Bakan Akın Gürlek'in açıklamasına göre şüpheli sayısı 217'ye ulaştı; 56 kişi tutuklandı, 88 kişiye adli kontrol uygulandı. 26 hissedeki manipülatif işlemler de inceleniyor.

  10. Sakarya'da çok sayıda bölge sular altında

    Sakarya’da dünden bu yana etkili olan sağanak yağışların ardından birçok bölgede sel ve su baskınları yaşandı. Karasu ve Darıçayırı'nda Sakarya Nehri ve bölgedeki derelerin taşmasıyla su seviyesi yer yer 1 ila 2 metreye ulaştı. Yaklaşık 60 hanenin etkilendiği bölgede mahsur kalanlar oldu. Ferizli ve Kaynarca'da sokaklar adeta göle dönerken, araçlar tamamen suya gömülürken Erenler'de çok sayıda evi su bastı.

  11. Suriye'de haremlik selamlık düğün kararı: Kadın salonlarına damatlar giremeyecek

    T24'ten Namık Durukan'ın haberine göre, Şam kırsalındaki Sergaya Belde Meclisi 27 Eylül'de kadınlara ayrılan düğün salonlarına damatların girişini yasakladı. Douma Şehir Meclisi de benzer bir karar aldı. Kararlara uymayanlar hakkında yasal işlem uygulanacak.

  12. Fatma Betül Sayan Kaya’nın adı AKP’nin internet sitesinden kaldırıldı

    Fon soruşturması kapsamında gündeme gelen iddiaların ardından AKP’deki görevlerinden ayrılan eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya’nın adı ve özgeçmişi partinin internet sitesinden kaldırıldı. Kaya’nın MKYK WhatsApp grubundan da çıkarıldığı iddia edildi.

  13. Bilal Erdoğan: "Türkiye belki en normal dönemini yaşıyor"

    AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın oğlu Bilal Erdoğan, Konya'da imam hatip öğrencilerine seslendi. İmam hatipleri "normalleşmenin" teminatı ilan eden Erdoğan, dindar muhafazakârlığı "milletin vasatı" olarak tanımladı. İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı sıfatıyla Konya Anadolu İmam Hatip Lisesi'nde konuşan Erdoğan, "Bu millet galebe çaldı ve bugün hamdolsun Türkiye belki en normal, sosyal olarak kültürel olarak dönemini yaşıyor" dedi

  14. Eski SPK Başkanı ifadeye çağrıldı

    Eski Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı İbrahim Ömer Gönül, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında şüpheli sıfatıyla bugün savcılığa ifade verecek. Gönül'ün ifadesi, başsavcılığın sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin yürüttüğü soruşturma kapsamında alınacak.

  15. Kaçırılma alarmının nedeni pilot kavgası çıktı

    İsrail Başbakanlığı, Dubai-Tel Aviv seferini yapan Flydubai uçağında kaçırma olmadığını, acil durumun pilotlar arasında yaşanan kavga nedeniyle ortaya çıktığını açıkladı. Uçak, Ürdün hava sahasında “7500” kaçırılma kodu vermesinin ardından Suudi Arabistan’a yönlendirilmiş, İsrail savaş uçaklarını havalandırmıştı. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

  16. TÜİK verilerine göre “gerçek işsizlik” yüzde 31'e yükseldi

    TÜİK’in “atıl işgücü” olarak tanımladığı geniş işsizlik oranı ağustosta yüzde 31’e yükseldi. İşsiz sayısı ise 2 milyon 740 bin olarak açıklandı. İş aramaktan vazgeçenleri ve eksik çalışanları ayrı kategorilerde değerlendiren TÜİK, yalnızca dar tanımı “işsizlik oranı” olarak sunarak işsizliği olduğundan düşük göstermeye çalışıyor. DİSK-AR’ın hesaplamasına göre geniş tanımlı işsiz sayısı ise 12 milyon 608 bin oldu.

  17. DDK Başkanı Tanrıkulu, Borsa İstanbul'daki görevlerinden ayrıldı

    Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın fon skandalıyla ilgili Devlet Denetleme Kurulu'nu görevlendirmesinin ardından DDK Başkanı Salih Tanrıkulu, Borsa İstanbul'daki yönetim kurulu başkanvekilliği ve denetim komitesi başkanlığı görevlerinden ayrıldı. Tanrıkulu'nun adı kurumun internet sitesindeki listelerden de kaldırıldı.

  18. AKP'li Zeybekci'nin şirketlerinin parası da Tera fonunda kalmış

    Eski Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci'nin ortağı olduğu dört şirketin parası, 17 Eylül'de tasfiye kararı verilen Tera'nın TP2 fonunda kaldı. İsmail Saymaz'a konuşan Zeybekci, kendini 455 bin mağdurdan biri saydı, fona yatırımdan haberi olmadığını söyledi. "Maalesef devletin ihmali var" derken mağduriyetini Erdoğan'a iletmediğini belirtti.

  19. Dubai - Tel Aviv uçağında kaçırılma kodu verildi

    İsrail'de yayın yapan Kanal 12'nin haberine göre, Dubai'den Tel Aviv'e giden yolcu uçağı, uçak kaçırılmasını ifade eden "7500" kodunu yayınladı. Kodun yayınlanması sonrasında, İsrail Hava Kuvvetleri'ne ait savaş uçaklarının yolcu uçağına doğru havalandığı bildirilirdi. Ürdün üzerinde bir süre tur atan ve içerisinde yaklaşık 100 İsrail vatandaşının bulunduğu belirtilen uçak, daha sonra Suudi Arabistan yönüne yönlendirildi.

  20. MEB’den istismarcı Ensar Vakfı’yla iş birliği

    MEB, Ensar Vakfı’nın düzenleyeceği “Sana Emanet Online Bilgi Yarışması”nı ortaokul ve liselere resmi yazıyla duyurdu. Cumhuriyet’ten Ufuk Sepetci’nin haberine göre, yarışmada öğrencilere umre ve teknoloji ödülleri verilecek. Dereceye giren kişilerin öğretmenleri ve okul müdürlerine ise 20 bin TL’ye kadar nakit ödül ödenecek. Ensar Vakfı, Karaman’da 45 çocuğun cinsel istismara maruz bırakıldığı olayla gündeme gelmişti.

  21. AYM, yoksulluk nafakasından "süresiz" ifadesini kaldırdı

    Anayasa Mahkemesi, Türk Medeni Kanunu’nun yoksulluk nafakasını düzenleyen 175. maddesindeki “süresiz olarak” ibaresini iptal etti. Karar, 30 Haziran 2027’de yürürlüğe girecek. Nafakanın süresine ilişkin yeni bir düzenlemenin önümüzdeki dönemde TBMM gündemine gelmesi bekleniyor.

✓