Arama

Site İçi Arama

Doğrudan arama yapın Aranıyor... Detaylı Arama
Sonuçlar aranıyor...
Kategorilere Göz Atın
© ideo. Anlatılan senin hikayendir

Köşe Yazısı

Halep’teki pazarlık

17:58 4 dk okuma

Geride kalan güçler arasında taraf tutmanın anlamı yok. Suriye dahil tüm bölgenin kurtuluşu, emperyalist planları tavizsiz reddeden güçlerin öne çıkmasından geçiyor.

Halep’te yaşanan ya da provası yapılan şey neydi? Terör? Ayrılıkçılık? Etnik temizlik?

Söz konusu kavramlar, çok kanlı bir sürece evrilme potansiyelini açığa çıkaran Halep gerilimini açıklamaya yetmiyor. Burada söz konusu olan şey tarafların aşağı yukarı aynı yöne baktığı, ancak bu yöne ilerlerken birbiriyle itişmeye de mecbur olduğu bir pazarlıktı. Suriye’nin ABD-İsrail planlarına uygun olarak dağıtılması ortak payda, dağıtılan Suriye coğrafyasının tam olarak nasıl şekilleneceği ve kimin ne kadar pay alacağı ise müzakere ve çatışma konusu.

Halep’in Kürt çoğunluklu iki mahallesi Eşrefiye ve Şeyh Maksut’ta Kürt güçlerinin (zaman içinde değişen isim ve kurumsal yapılarla) varlığı 2012’ye dayanıyor. 14 yıl sürecek bir iç savaşa evrilmiş emperyalist çullanmanın somutluğunda PYD Kürt bölgelerinde silahlı birlikler ve fiili yönetim organları oluşturmaya başlamış, dönemin meşru Suriye hükümeti de cihatçı çetelerle savaşa yoğunlaşmak adına Kürt bölgelerinin fiilen özerkleşmesine razı olmuştu. Sahadaki fiili durumun fiilen tanınmasına dayalı anlaşma, Suriye’nin düştüğü 8 Aralık 2024 tarihine kadar kısmen devam etti.

Devam etti, zira Suriye ordusu ile Kürt güçleri kimi çok sınırlı ve kısa süreli sürtüşmeler dışında birbiriyle doğrudan savaşmadı. Kısmen, çünkü Esad yönetimiyle uzlaşarak ortaya çıkan Kürt fiili özerk yönetimi, IŞİD’le savaş koşullarında temas ettiği ABD ile işbirliğini çok erken bir aşamada stratejik ortaklık düzeyine çıkardı ve Suriye’yi hedef alan emperyalist saldırganlığın dolaylı parçası haline geldi.

CENTCOM şemsiyesi altında eğitilip donatılan askeri yapı, Amerikan parasıyla ödenen maaşlar… Amerikan petrol şirketleriyle yatırım anlaşmaları, birlikte el koyulan petrol kuyuları, Suriye ekonomisini çökerten Sezar Yasası yaptırımlarına katılım… Bu tabloyu başka türlü adlandırmak mümkün değil.

8 Aralık sonrası denklem, tarafların emperyalist saldırganlığın yeni aşamasına, yani ufuktaki İran savaşına göre hizalanması üzerine kuruldu. Hizalanmadan kasıt, kusursuz bir uyum değil. Çıkar çatışmaları ve uyumsuzluğu açık olan iki güç, bir yandan emperyalist merkezlerin güncel hedeflerine uygun pozisyonlar alırken dğer yandan çökertilen Suriye’yi ABD himayesi ve gözetiminde bölüşecek, yeri geldiğinde de sahadaki dengeyi değiştirmek ya da muhatabını test etmek için çatışacak.

Söz konusu güçlerin her ikisi de maksimalist. Sözde yeni Suriye birlikte kurulacak ama bir taraf Arap çoğunluklu ve Suriye’nin Kürt bölgelerinden uzakta bulunan bir kent olan Halep’in iki mahallesini elinde tutmakta ısrar ediyor, diğeriyse sahada tartışmasız bir güç olan SDG’yi tamamen eritmek gibi imkansız bir hedefi zorluyor. Bu denklemde çatışma kaçınılmaz, ancak çözüm de tarafların “makul” ya da uzlaşmacı olması değil. Sorun, Suriye’nin ülkeyi ABD çıkarları doğrultusunda parçalanmaya sürükleyecek güçlerin eline düşmüş olması. Çözüm de Suriye dahil tüm Ortadoğu’da emperyalist oyunları bozacak güçlerin öne çıkmasından geçiyor.

Olağan koşullarda bir merkezi hükümet, ülkenin ikinci büyük kentinde devletin kolluk güçlerinden ayrı bir asayiş gücünün varlığını kabul etmeyebilir, uzlaşma sağlanamadığı durumda askeri yollara başvurabilir. Ancak “merkezi hükümet” denilenin IŞİD’den türemiş bir cihatçı katil şebekesi olduğu, farklı dini-mezhepsel gruplara yönelik çok kanlı bir sicili olduğu, Alevilere yönelik saldırı ve adam kaçırma vakalarını artık haber değeri taşımayacak kadar sıradanlaştırdığı koşullarda bunlara direnç göstermek de anlaşılmaz olmasa gerek.

Öte yandan SDG ya da YPG’nin gelinen noktadaki sorumluluğu da es geçilemez. SDG, HTŞ’nin ne olduğunu bilerek onunla yürümeyi tercih etti. Saha koşullarının anlık dayatmalarını bir tarafa bırakalım, en azından Halep’in HTŞ tarafından ele geçirilmesiyle başlayan süreçte SDG’nin Esad’ın düşüşü ve Şam’ın HTŞ’ye teslim edilmesine yatırım yaptığı sır değil. Halep’te ve diğer temas noktalarında HTŞ ile karşı karşıya gelmemeye, Esad’ın düşüşüne giden yolda pürüz çıkarmamaya özen gösterdikleri biliniyor. Bunun saha gerçekliğine dayalı bir zorunluluk değil, açık bir siyasi tercih olduğu da.

Keza “SDG’nin entegrasyonu” ile ilgili olarak dillerden düşmeyen 10 Mart Mutabakatı da üzerinden atlanamayacak bir suç. Bugün Halep’te Kürtlere katliam yapılması endişesini gündemde tutan SDG, tam da sahil kentlerinde Alevilere katliam yapılan günlerde koşa koşa gidip HTŞ ile mutabakat imzaladı. Batılı emperyalistler Suriye’yi ABD-İsrail eksenine sokması için yatırım yaptıkları HTŞ yönetimine desteğin sürdürülebilirliğini sorgularken SDG 10 Mart Mutabakatı ile HTŞ’ye ve dolayısıyla Amerikan planına can simidi oldu. Üstelik “Esad rejimi kalıntılarına karşı ortak mücadele” taahhüdü vererek, yani katliama uğrayan Alevileri mezhepçi HTŞ ile birlikte hedef göstererek ve sahildeki direniş güçlerini kriminalize ederek…

Söz konusu HTŞ iken tıpkı Dürzi ve Alevilere olduğu gibi Kürtlere yönelik katliam riski hafife alınamaz. Ancak bugün Kürtleri tehdit eden katliamcı çetenin Şam’a oturtulması sürecine bile isteye ortak olan SDG’nin sorumluluğu da görmezden gelinemez.

Çözüm kolay değil, çünkü Suriye’de tüm etnik, dini, mezhepsel kökenlerden halkı bir arada tutabilecek bir siyasi odak yok. Emperyalist bir operasyonla Şam’a oturtulan HTŞ’nin ise Suriye’yi yönetme, Suriye halkını bir arada tutma kapasitesi yok.

Suriye’yi yönetemeyecek bir güç iktidara nasıl geldi diye sormak anlamsız, zira HTŞ, tam da Suriye’yi yönetemeyeceği için iktidara yerleştirildi. Yönetebilen bir güç ne yapar ya da ne yapmaz? Emperyalist merkezlerden emir almaz, başkentinin bir işgal gücünün menziline girmesini kabullenmez, 60 yıldır topraklarında bulunan işgalciyle ortaklık yapmaz.

8 Aralık 2024 Suriye için yıkımın tarihidir. Düşen sadece dönemin hükümeti ya da devlet başkanı değil, hatta bir rejim bile değil ülkenin kendisiydi. Suriye’yi bir arada tutma ve yönetme kapasitesi olan tek güç tasfiye edildi.

Geride kalan güçler arasında taraf tutmanın anlamı yok. Suriye dahil tüm bölgenin kurtuluşu, emperyalist planları tavizsiz reddeden güçlerin öne çıkmasından geçiyor.

Kısa Kısa

  1. İzmir'de fabrikada patlama: İşçiler yaralandı

    İzmir'in Torbalı ilçesinde İki-El Metal fabrikasında meydana gelen patlamada 7 işçi yaralandı. Olayda 3'ü ağır 7 işçi yaralandı. Yaralılar, ambulanslarla çeşitli hastanelere kaldırıldı.

  2. Can Atalay 24 saatlik açlık grevine başladı

    Anayasa Mahkemesi kararlarına rağmen tutukluluğu devam eden seçilmiş Hatay Milletvekili Can Atalay, TBMM’nin yeni yasama yılının başladığı 1 Ekim’de 24 saatlik açlık grevi kararı aldı. Türkiye İşçi Partisi Hatay Milletvekili Atalay'ın X hesabı üzerinden paylaşılan mesajda karar, "Hatay halkı beni, kendisi adına söz söylemem ve hesap sormam için seçti. O görevden vazgeçmeyeceğim. Artık bıçak kemiğe dayanmıştır" ifadeleriyle duyuruldu.

  3. Fon skandalında iade bilmecesi

    Gazeteci İsmail Saymaz, Fatma Betül Sayan Kaya'nın hisselerden kazandığı 2,2 milyar lirayı iade etmediği iddia ediliyor. Gazeteci İsmail Saymaz katıldığı televizyon yayınında iade iddiasının doğru olmasını ileri sürdü. Dün de Nagehan Alçı benzer bir iddiada bulunmuştu. Ekonomim'in iddiasına göre Kaya ve eşi, söz konusu tutarı Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından bildirilen banka hesabına aktarmıştı.

  4. Tera Portföy yöneticileri hakkında tutuklama kararı

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen 'fon soruşturması' kapsamında dün adliyeye sevk edilen Tera Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Erdin Özel ve Tera Portföy CEO'su Emir Münir Sarpyener hakkında tutuklama kararı verildi.

  5. Vahap Seçer gözaltına alındı

    Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer dahil 59 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar arasında aynı zamanda Vahap Seçer'in yanı sıra Vahap Seçer'in yanı sıra Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit ve Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer de bulunuyor.

  6. Akaryakıta zam geldi

    ÖTV artışı nedeniyle benzinin satış fiyatına 4,20, motorine ise 3,70 lira zam geldi. Resmi Gazete'de yayınlanan karara göre, eşel mobil sisteminin sona ermesiyle başlayan yeni dönemde benzindeki ÖTV artışı kasım ve aralık aylarında da kademeli olarak uygulanacak. Böylece benzinde eşel mobil öncesine dönüş nedeniyle beklenen 12,47 liralık fiyat artışı, ÖTV'nin tek seferde değil, kademeli olarak geri getirilmesiyle engellenmiş oldu. LPG'de ise eşel mobil öncesi sisteme dönüldü.

  7. Fon vurgunu: AKP Genel Başkan Yardımcısı Hayat Yazıcı’nın oğlunun malvarlığına konulan tedbir kararı kaldırıldı

    Fon soruşturması kapsamında yönelik kapsamında, eski ticaret bakanı ve AKP Siyasi ve Hukuki İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı’nın oğlu Mustafa Yazıcı’nın tüm mal varlığına hakkında verilen tedbir kararı saatler içinde kaldırıldı. İfadesi alınan Mustafa Yazıcı hakkında, yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol kararı verildi.

Önceki gün

  1. Fon so­ruş­tur­ma­sın­da AKP'li eski bakan Hayati Yazıcı’nın oğlunun mal varlığına tedbir konuldu

    Fon vurgununa yönelik İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, eski ticaret bakanı ve AKP Siyasi ve Hukuki İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı’nın oğlu Mustafa Yazıcı’nın tüm mal varlığına tedbir konuldu.

  2. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Beştepe’de Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüştü

    Tugay, görüşmenin ardından sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Erdoğan’a kendisini Beştepe’de kabul ettiği için teşekkür ederken, kente ilişkin projeleri “arz ettiklerini” belirtti. Cemil Tugay, geçtiğimiz aylarda CHP’den istifa etmişti. Tugay’ın Beştepe ziyareti, bir süredir medyada yer alan AKP’ye geçeceğine yönelik iddiaların ardından geldi.

  3. Eylül ayı Milli Güvenlik Kurulu toplantısı sona erdi: Çerçeve Yasa uygulanmaya başlamadı

    Cumhurbaşkanı başkanlığında gerçekleştirilen Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısı sonrasında İletişim Başkanlığı tarafından sekiz maddelik bir bildiri yayınlandı. ⁠Bildiride tehdit ve tehlikeler arasında, PKK, KCK ve PYD de yer aldı. Böylece iktidarın "Terörsüz Türkiye" olarak adlandırdığı süreç kapsamında yakın zamanda meclisten geçirilen "Çerçeve Yasa"'nın uygulama aşaması, bir süredir çeşitli kaynaklarca dile getirildiği üzere, ileri bir tarihe kaldı.

  4. Fon vurgunu so­ruş­tur­ma­sın­da yeni gelişme: 5 şirket için TMSF kararı

    Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), fon soruşturması kapsamında Destek Yatırım Bankası, Hedef Yatırım Bankası ve Tera Yatırım Bankası’nın nitelikli paylarına ilişkin temettü dışındaki ortaklık haklarının Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından kullanılmasına karar verdi. BDDK ayrıca Destek Faktoring ve Tera Finans Faktoring’e pay devri işlemlerinin tamamlanması için altı ay süre tanıdı.

  5. İngiltere Başbakanı Burnham: İngiltere için seçenekler arasında AB’ye yeniden katılmak da var

    İngiltere Başbakanı Andy Burnham, BBC’ye verdiği demeçte mevcut Brexit anlaşmasının “faydadan çok zarar” getirdiğini belirterek, Avrupa ile ilişkileri düzeltmek için neler yapılabileceğini değerlendirmek istediğini söyledi. Burnham İngiltere'nin Avrupa ile uzun vadeli ilişkilerini yeniden şekillendirmek amacıyla hükümetin değerlendirebileceği seçenekler arasında Avrupa Birliği’ne yeniden katılmanın da bulunduğunu ifade etti.

  6. Rusya: S-400 sistemlerinin Türkiye’den çıkarılması için Ankara ile görüşüyoruz

    Kremlin, Türkiye’nin Rusya’dan satın aldığı S-400 hava savunma sistemlerinin başka bir ülkeye konuşlandırılması konusunda Ankara ile temasların sürdüğünü açıkladı. Açıklama, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un geçtiğimiz cumartesi günü S-400’lerin başka bir ülkeye devredilebileceğine ilişkin sözlerinin ardından geldi.

  7. CHP’de ihraçlar devam ediyor

    Mutlak butlan kararıyla CHP’nin başına geçen Kılıçdaroğlu yönetimi, partiden ihraç kararları almaya devam ediyor. Son olarak Kadıköy Belediye Başkanı Mesut Kösedağ, Sarıyer Belediye Başkanı Oktay Aksu ve Sancaktepe Belediye Başkanı Alper Yeğin, kesin ihraç talebiyle disipline sevk edildi.

  8. T24'e erişim engeli

    T24'ün internet haber portalı ve sosyal medya hesapları hakkında kapatma kararı verildi. Karar kapsamında T24'ün son 1 yıl içerisinde 118 LGBT propagandası niteliği taşıyan içerik ürettiği ileri sürüldü. 1. Sulh Ceza Hakimliği tarafından alınan karar uygulanmak üzere Siber Güvenlik Başkanlığı'na gönderildi.

  9. Fon so­ruş­tur­ma­sın­da yeni dalga: 34 kişiye gözaltı

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü fon soruşturmasında 5'inci dalga operasyonda 34 şüpheli için gözaltı kararı verildi. Bakan Akın Gürlek'in açıklamasına göre şüpheli sayısı 217'ye ulaştı; 56 kişi tutuklandı, 88 kişiye adli kontrol uygulandı. 26 hissedeki manipülatif işlemler de inceleniyor.

  10. Sakarya'da çok sayıda bölge sular altında

    Sakarya’da dünden bu yana etkili olan sağanak yağışların ardından birçok bölgede sel ve su baskınları yaşandı. Karasu ve Darıçayırı'nda Sakarya Nehri ve bölgedeki derelerin taşmasıyla su seviyesi yer yer 1 ila 2 metreye ulaştı. Yaklaşık 60 hanenin etkilendiği bölgede mahsur kalanlar oldu. Ferizli ve Kaynarca'da sokaklar adeta göle dönerken, araçlar tamamen suya gömülürken Erenler'de çok sayıda evi su bastı.

  11. Suriye'de haremlik selamlık düğün kararı: Kadın salonlarına damatlar giremeyecek

    T24'ten Namık Durukan'ın haberine göre, Şam kırsalındaki Sergaya Belde Meclisi 27 Eylül'de kadınlara ayrılan düğün salonlarına damatların girişini yasakladı. Douma Şehir Meclisi de benzer bir karar aldı. Kararlara uymayanlar hakkında yasal işlem uygulanacak.

  12. Fatma Betül Sayan Kaya’nın adı AKP’nin internet sitesinden kaldırıldı

    Fon soruşturması kapsamında gündeme gelen iddiaların ardından AKP’deki görevlerinden ayrılan eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya’nın adı ve özgeçmişi partinin internet sitesinden kaldırıldı. Kaya’nın MKYK WhatsApp grubundan da çıkarıldığı iddia edildi.

  13. Bilal Erdoğan: "Türkiye belki en normal dönemini yaşıyor"

    AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın oğlu Bilal Erdoğan, Konya'da imam hatip öğrencilerine seslendi. İmam hatipleri "normalleşmenin" teminatı ilan eden Erdoğan, dindar muhafazakârlığı "milletin vasatı" olarak tanımladı. İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı sıfatıyla Konya Anadolu İmam Hatip Lisesi'nde konuşan Erdoğan, "Bu millet galebe çaldı ve bugün hamdolsun Türkiye belki en normal, sosyal olarak kültürel olarak dönemini yaşıyor" dedi

  14. Eski SPK Başkanı ifadeye çağrıldı

    Eski Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı İbrahim Ömer Gönül, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında şüpheli sıfatıyla bugün savcılığa ifade verecek. Gönül'ün ifadesi, başsavcılığın sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin yürüttüğü soruşturma kapsamında alınacak.

  15. Kaçırılma alarmının nedeni pilot kavgası çıktı

    İsrail Başbakanlığı, Dubai-Tel Aviv seferini yapan Flydubai uçağında kaçırma olmadığını, acil durumun pilotlar arasında yaşanan kavga nedeniyle ortaya çıktığını açıkladı. Uçak, Ürdün hava sahasında “7500” kaçırılma kodu vermesinin ardından Suudi Arabistan’a yönlendirilmiş, İsrail savaş uçaklarını havalandırmıştı. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

  16. TÜİK verilerine göre “gerçek işsizlik” yüzde 31'e yükseldi

    TÜİK’in “atıl işgücü” olarak tanımladığı geniş işsizlik oranı ağustosta yüzde 31’e yükseldi. İşsiz sayısı ise 2 milyon 740 bin olarak açıklandı. İş aramaktan vazgeçenleri ve eksik çalışanları ayrı kategorilerde değerlendiren TÜİK, yalnızca dar tanımı “işsizlik oranı” olarak sunarak işsizliği olduğundan düşük göstermeye çalışıyor. DİSK-AR’ın hesaplamasına göre geniş tanımlı işsiz sayısı ise 12 milyon 608 bin oldu.

  17. DDK Başkanı Tanrıkulu, Borsa İstanbul'daki görevlerinden ayrıldı

    Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın fon skandalıyla ilgili Devlet Denetleme Kurulu'nu görevlendirmesinin ardından DDK Başkanı Salih Tanrıkulu, Borsa İstanbul'daki yönetim kurulu başkanvekilliği ve denetim komitesi başkanlığı görevlerinden ayrıldı. Tanrıkulu'nun adı kurumun internet sitesindeki listelerden de kaldırıldı.

  18. AKP'li Zeybekci'nin şirketlerinin parası da Tera fonunda kalmış

    Eski Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci'nin ortağı olduğu dört şirketin parası, 17 Eylül'de tasfiye kararı verilen Tera'nın TP2 fonunda kaldı. İsmail Saymaz'a konuşan Zeybekci, kendini 455 bin mağdurdan biri saydı, fona yatırımdan haberi olmadığını söyledi. "Maalesef devletin ihmali var" derken mağduriyetini Erdoğan'a iletmediğini belirtti.

  19. Dubai - Tel Aviv uçağında kaçırılma kodu verildi

    İsrail'de yayın yapan Kanal 12'nin haberine göre, Dubai'den Tel Aviv'e giden yolcu uçağı, uçak kaçırılmasını ifade eden "7500" kodunu yayınladı. Kodun yayınlanması sonrasında, İsrail Hava Kuvvetleri'ne ait savaş uçaklarının yolcu uçağına doğru havalandığı bildirilirdi. Ürdün üzerinde bir süre tur atan ve içerisinde yaklaşık 100 İsrail vatandaşının bulunduğu belirtilen uçak, daha sonra Suudi Arabistan yönüne yönlendirildi.

  20. MEB’den istismarcı Ensar Vakfı’yla iş birliği

    MEB, Ensar Vakfı’nın düzenleyeceği “Sana Emanet Online Bilgi Yarışması”nı ortaokul ve liselere resmi yazıyla duyurdu. Cumhuriyet’ten Ufuk Sepetci’nin haberine göre, yarışmada öğrencilere umre ve teknoloji ödülleri verilecek. Dereceye giren kişilerin öğretmenleri ve okul müdürlerine ise 20 bin TL’ye kadar nakit ödül ödenecek. Ensar Vakfı, Karaman’da 45 çocuğun cinsel istismara maruz bırakıldığı olayla gündeme gelmişti.

  21. AYM, yoksulluk nafakasından "süresiz" ifadesini kaldırdı

    Anayasa Mahkemesi, Türk Medeni Kanunu’nun yoksulluk nafakasını düzenleyen 175. maddesindeki “süresiz olarak” ibaresini iptal etti. Karar, 30 Haziran 2027’de yürürlüğe girecek. Nafakanın süresine ilişkin yeni bir düzenlemenin önümüzdeki dönemde TBMM gündemine gelmesi bekleniyor.

✓