Arama

Site İçi Arama

Doğrudan arama yapın Aranıyor... Detaylı Arama
Sonuçlar aranıyor...
Kategorilere Göz Atın
© ideo. Anlatılan senin hikayendir

Köşe Yazısı

İktidar içi çatlaklar: Halk kime güvenmeli?

12:42 4 dk okuma

Cumhurbaşkanlığı uçağına kabul edilen gazetecilerden hangisinin hangi soruyu hangi sırayla soracağı bilgisinin basına sızdırılması, sorulacak soruların İletişim Başkanlığı’na önceden iletildiğinin ve Cumhurbaşkanı’nın önceden hazırlanmış kartlardan okuduğu yanıtların deşifresinin de yine İletişim Başkanlığı’nca yapılarak basına servis edildiğinin taraflarca kabul edilmek zorunda kalınması…

İktidar bloku içinde kritik bir konumda bulunduğu açık olan Dışişleri Bakanı’nın bir soruyu yanıtlarken “yerli ve milli muharip uçak” diye duyurulan KAAN üretiminin en azından belirli bir aşamasında Amerikan teknolojisine bağımlı olunduğunu açık etmesi…

Devamında iktidar medyasında Cumhurbaşkanlığı uçağındaki soru-cevap seansının bir tür sansür kurulundan geçirilmesi uygulamasına yapılan “Zaten medyanın çoğu yandaş, ne gerek var” eleştirisi, KAAN üretiminin ilk aşamasındaki dışa bağımlılıktan aslında Erdoğan’ın haberinin olmadığı iddiası ve Fidan’ın bu durumu basın önünde dile getirmesine yapılan itirazlar…

Ardından NTV Vaşington temsilcisinin iktidar bloku içindeki “Erdoğan sonrası dönem” merkezli çatışmalar ve ABD gezisinin Türkiye adına başarısızlığına dair konuşmalarının ABD basınının kameralarına yakalanması ve görüntülerin servis edilmesi…

İktidar blokunda çatlaklar olduğu açık. Bu çatlakların salt AKP-MHP arasında değil aynı zamanda AKP içi klikler arasında olduğu ve kimin kiminle hangi uğrakta ve hangi tartışma başlığında yan yana geleceğinin asla önceden belli olmadığı bir karmaşıklık taşıdığı da. Hal böyle olunca muhalefetin önemli bir bölümünce iktidar içinde olduğu varsayılan “demokrat-otokrat” ya da “çözüm ve barış yanlısı-savaş yanlısı” ikiliklerinin hangi tarafına kimin yerleştirileceği de sürekli karışıyor. Bu da bizi daha temel bir soruna getiriyor: İktidar bloku içinde böyle ayrımlar aramak gerçekten gerekli mi?

Bu soruya yanıtımız olumsuz. Sadece bu ayrımları saptamanın olanaksızlığı ve nesnellikle bağdaşmazlığı nedeniyle değil, iktidar blokundaki çatlakların kaynağı ve niteliği nedeniyle de böyle.

Türkiye’de iktidar bloku tüm bileşenleriyle bir karşı-devrim iktidarı niteliği taşıyor. Bağımsızlığa, Cumhuriyet değerlerine, kamucu kazanımlara karşı düşmanlıkta bu bileşenlerden herhangi birinin soru işareti yok. Belki en çarpıcı örneğini İmralı sürecinde ortaya çıkan ve 2024 yılı TBMM açılışına kadar hayal bile edilemeyecek olan konumlanışlarda gördüğümüz üzere ortada politik-ideolojik tutarlılık da yok. Tek tutarlılık karşı-devrim projesinin bir biçimde sürmesinde, halka karşı saldırıların ne şekilde olursa olsun hızlanmasında, ABD yancılığının bir yolunun bulunabilmesinde.

Haliyle iktidar bloku içindeki çatlaklar, burada sol adına ehven-i şer kabilinden de olsa biri diğerinden daha makbul ittifak unsurları vadetmiyor. Hedefimiz Türkiye’nin karşı-devrim karanlığından kurtulması ise harekete geçirilecek potansiyel ve olası ittifak dinamikleri de halka karşı suç ortaklığı ve çıkar çatışmalarından ibaret olan bu düzlemin tamamen dışında aranmalı.

Peki iktidar blokunda ortaya çıkan gerilim görüntüsü yanılsamadan mı ibaret? Ya da buradaki çatlaklar tamamen önemsiz mi?

Bu iki sorunun yanıtı da olumsuz. Sadece son bir haftada ortaya çıkan itişmeler ve farklı nitelikteki sızıntılar, farklı unsurlar arasında gerçek gerilimler olduğunu ortaya koyuyor. Türkiye’yi bilfiil yöneten ve hükümet etmenin ötesinde köklü dönüşümler gerçekleştirmiş, bugün hem Türkiye hem bölge ölçeğinde bunun da ötesini hedefleyen bir koalisyonun içindeki çatlakların önemsiz olduğu da söylenemez. İktidar blokundaki çatlaklar önemlidir ve bu çatlaklar ile bunların taraflarından herhangi bir beklentiye girilmemelidir.

Bu önerme çelişkili görünebilirse de siyasi mücadeleye yaklaşımımız açısından tutarlılık taşıyor. İktidar içindeki çatlaklar önemlidir ve bu çatlakların kaynağı, taraf olan unsurlar arasında herhangi bir uzlaşmazlık olması değil, halkın direnci sayesinde ortaya çıkan yeni denklemin iktidar açısından hesapları bozmuş olmasıdır. İktidarın siyasal alaniı daraltıp halkı bu alandan tamamen tasfiye etmeye yönelik saldırıları, 19 Mart sonrası bir halk hareketini tetikleyerek ters tepmiştir. Halk hareketinin varlığı, karşı-devrim projesi açısından öncesine göre daha dezavantajlı bir denklem çıkardığı için tamamen eskisi gibi devam etme olanağı ortadan kalkmakta, işin içinden çıkmak için girişilen hamleler iktidar bloku içindeki dengelere bir biçimde dokunmaktadır.

Keza halk hareketinin yarattığı sarsıntı ve gerileme, iktidar bloku bileşenlerinin tümü açısından yenilgi ihtimalini daha fazla gündeme getirmektedir. Bu da bu unsurların geleceğe (daha açığı Erdoğan sonrasına) dair kendi projeksiyonları arasındaki açıyı büyütmekte, bunların arasındaki sürtünmeyi artırmaktadır.

İktidar bloku içindeki çatlaklar önemlidir ve bu çatlakları büyütmenin yolu; anlık olarak iktidar içinde demokrat, barış yanlısı, hukuktan yana, çözüm sürecinde daha samimi ya da konjonktürün çağırdığı “pozitif” nitelik her ne ise ona daha fazla yakınsadığı varsayılan bir muhatap bulmaktan değil, iktidarın bütününe karşı mücadeleyi yükseltmekten geçmektedir. Aksi takdirde iktidar karşısındaki mücadele bu tür denge arayışlarının doğal sonucu olarak yumuşamakta, iktidar zaman kazanarak kendi içindeki çelişkileri daha rahat yönetebilme olanağı yakalamaktadır.

Gezi Direnişi ve sonrasını hatırlayalım. Direnişin ortaya çıkardığı yeni denklem iktidar içi dengeleri bütünüyle sarsmış, o dönemde fiilen koalisyon gibi hareket eden AKP ile Fethullahçı çete arasında işaretleri öncesinde de görülen gerilimi tırmandırarak taraflar arasında açık savaş hali ortaya çıkarmıştı. Dönemin iktidar koalisyonundaki çatırdamanın kaynağı, halk hareketinin yarattığı yeni denklemdi. Halk hareketi yerine bu ayrışmayı veri alarak kendince Fethullahçı çete ile temas yüzeyleri arayan, bu çeteyle rezonans arayan politik denemelerin tamamı halka kaybettirdi ve halka karşı işlenen suçlara ortak oldu. Fethullahçı medyaya yapılan operasyonlarda operasyona hedef olan medya organları etrafında verilen “dayanışma” fotoğrafları, farklı seçimlerde bu çetenin oy potansiyeli üzerinden girilen hesaplar… Bunların kaybedeni halk oldu.

Aynısını günümüze de uyarlamak mümkün. Belediyelere ve ana muhalefet partisine yönelik operasyonlarda MHP kapısında destek arayışları, AKP çözüm sürecinde ayak diriyor diye Bahçeli’ye yapılan şikayetler, öncesinde türlü hukuksuzlukların sorumluluğunu tek taraflı olarak MHP’ye yükleyerek AKP’ye ya da AKP içindeki şu ya da bu kanada yapılan çağrılar… Bunların kaybedeni de halk oldu. İktidarı tüm bileşenleriyle süpürme potansiyeline sahip uğraklar bu yüzden heba edildi, iktidar bloku içinde olası bir çözülüş anının tetikleyebileceği onarılamaz çatışmalar ertelenebildi ve devamında iktidar kendi iç krizlerini çözebildi.

İktidar içi çatlaklar önemlidir ve çatlakları büyütmenin yolu, halkın mücadelesini yükseltmekten geçmektedir. Kurtuluş halkın ellerinde, satın alınamayacak olanların mücadelesinde.

Kısa Kısa

  1. İzmir'de fabrikada patlama: İşçiler yaralandı

    İzmir'in Torbalı ilçesinde İki-El Metal fabrikasında meydana gelen patlamada 7 işçi yaralandı. Olayda 3'ü ağır 7 işçi yaralandı. Yaralılar, ambulanslarla çeşitli hastanelere kaldırıldı.

  2. Can Atalay 24 saatlik açlık grevine başladı

    Anayasa Mahkemesi kararlarına rağmen tutukluluğu devam eden seçilmiş Hatay Milletvekili Can Atalay, TBMM’nin yeni yasama yılının başladığı 1 Ekim’de 24 saatlik açlık grevi kararı aldı. Türkiye İşçi Partisi Hatay Milletvekili Atalay'ın X hesabı üzerinden paylaşılan mesajda karar, "Hatay halkı beni, kendisi adına söz söylemem ve hesap sormam için seçti. O görevden vazgeçmeyeceğim. Artık bıçak kemiğe dayanmıştır" ifadeleriyle duyuruldu.

  3. Fon skandalında iade bilmecesi

    Gazeteci İsmail Saymaz, Fatma Betül Sayan Kaya'nın hisselerden kazandığı 2,2 milyar lirayı iade etmediği iddia ediliyor. Gazeteci İsmail Saymaz katıldığı televizyon yayınında iade iddiasının doğru olmasını ileri sürdü. Dün de Nagehan Alçı benzer bir iddiada bulunmuştu. Ekonomim'in iddiasına göre Kaya ve eşi, söz konusu tutarı Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından bildirilen banka hesabına aktarmıştı.

  4. Tera Portföy yöneticileri hakkında tutuklama kararı

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen 'fon soruşturması' kapsamında dün adliyeye sevk edilen Tera Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Erdin Özel ve Tera Portföy CEO'su Emir Münir Sarpyener hakkında tutuklama kararı verildi.

  5. Vahap Seçer gözaltına alındı

    Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer dahil 59 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar arasında aynı zamanda Vahap Seçer'in yanı sıra Vahap Seçer'in yanı sıra Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit ve Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer de bulunuyor.

  6. Akaryakıta zam geldi

    ÖTV artışı nedeniyle benzinin satış fiyatına 4,20, motorine ise 3,70 lira zam geldi. Resmi Gazete'de yayınlanan karara göre, eşel mobil sisteminin sona ermesiyle başlayan yeni dönemde benzindeki ÖTV artışı kasım ve aralık aylarında da kademeli olarak uygulanacak. Böylece benzinde eşel mobil öncesine dönüş nedeniyle beklenen 12,47 liralık fiyat artışı, ÖTV'nin tek seferde değil, kademeli olarak geri getirilmesiyle engellenmiş oldu. LPG'de ise eşel mobil öncesi sisteme dönüldü.

  7. Fon vurgunu: AKP Genel Başkan Yardımcısı Hayat Yazıcı’nın oğlunun malvarlığına konulan tedbir kararı kaldırıldı

    Fon soruşturması kapsamında yönelik kapsamında, eski ticaret bakanı ve AKP Siyasi ve Hukuki İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı’nın oğlu Mustafa Yazıcı’nın tüm mal varlığına hakkında verilen tedbir kararı saatler içinde kaldırıldı. İfadesi alınan Mustafa Yazıcı hakkında, yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol kararı verildi.

Önceki gün

  1. Fon so­ruş­tur­ma­sın­da AKP'li eski bakan Hayati Yazıcı’nın oğlunun mal varlığına tedbir konuldu

    Fon vurgununa yönelik İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, eski ticaret bakanı ve AKP Siyasi ve Hukuki İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı’nın oğlu Mustafa Yazıcı’nın tüm mal varlığına tedbir konuldu.

  2. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Beştepe’de Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüştü

    Tugay, görüşmenin ardından sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Erdoğan’a kendisini Beştepe’de kabul ettiği için teşekkür ederken, kente ilişkin projeleri “arz ettiklerini” belirtti. Cemil Tugay, geçtiğimiz aylarda CHP’den istifa etmişti. Tugay’ın Beştepe ziyareti, bir süredir medyada yer alan AKP’ye geçeceğine yönelik iddiaların ardından geldi.

  3. Eylül ayı Milli Güvenlik Kurulu toplantısı sona erdi: Çerçeve Yasa uygulanmaya başlamadı

    Cumhurbaşkanı başkanlığında gerçekleştirilen Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısı sonrasında İletişim Başkanlığı tarafından sekiz maddelik bir bildiri yayınlandı. ⁠Bildiride tehdit ve tehlikeler arasında, PKK, KCK ve PYD de yer aldı. Böylece iktidarın "Terörsüz Türkiye" olarak adlandırdığı süreç kapsamında yakın zamanda meclisten geçirilen "Çerçeve Yasa"'nın uygulama aşaması, bir süredir çeşitli kaynaklarca dile getirildiği üzere, ileri bir tarihe kaldı.

  4. Fon vurgunu so­ruş­tur­ma­sın­da yeni gelişme: 5 şirket için TMSF kararı

    Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), fon soruşturması kapsamında Destek Yatırım Bankası, Hedef Yatırım Bankası ve Tera Yatırım Bankası’nın nitelikli paylarına ilişkin temettü dışındaki ortaklık haklarının Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından kullanılmasına karar verdi. BDDK ayrıca Destek Faktoring ve Tera Finans Faktoring’e pay devri işlemlerinin tamamlanması için altı ay süre tanıdı.

  5. İngiltere Başbakanı Burnham: İngiltere için seçenekler arasında AB’ye yeniden katılmak da var

    İngiltere Başbakanı Andy Burnham, BBC’ye verdiği demeçte mevcut Brexit anlaşmasının “faydadan çok zarar” getirdiğini belirterek, Avrupa ile ilişkileri düzeltmek için neler yapılabileceğini değerlendirmek istediğini söyledi. Burnham İngiltere'nin Avrupa ile uzun vadeli ilişkilerini yeniden şekillendirmek amacıyla hükümetin değerlendirebileceği seçenekler arasında Avrupa Birliği’ne yeniden katılmanın da bulunduğunu ifade etti.

  6. Rusya: S-400 sistemlerinin Türkiye’den çıkarılması için Ankara ile görüşüyoruz

    Kremlin, Türkiye’nin Rusya’dan satın aldığı S-400 hava savunma sistemlerinin başka bir ülkeye konuşlandırılması konusunda Ankara ile temasların sürdüğünü açıkladı. Açıklama, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un geçtiğimiz cumartesi günü S-400’lerin başka bir ülkeye devredilebileceğine ilişkin sözlerinin ardından geldi.

  7. CHP’de ihraçlar devam ediyor

    Mutlak butlan kararıyla CHP’nin başına geçen Kılıçdaroğlu yönetimi, partiden ihraç kararları almaya devam ediyor. Son olarak Kadıköy Belediye Başkanı Mesut Kösedağ, Sarıyer Belediye Başkanı Oktay Aksu ve Sancaktepe Belediye Başkanı Alper Yeğin, kesin ihraç talebiyle disipline sevk edildi.

  8. T24'e erişim engeli

    T24'ün internet haber portalı ve sosyal medya hesapları hakkında kapatma kararı verildi. Karar kapsamında T24'ün son 1 yıl içerisinde 118 LGBT propagandası niteliği taşıyan içerik ürettiği ileri sürüldü. 1. Sulh Ceza Hakimliği tarafından alınan karar uygulanmak üzere Siber Güvenlik Başkanlığı'na gönderildi.

  9. Fon so­ruş­tur­ma­sın­da yeni dalga: 34 kişiye gözaltı

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü fon soruşturmasında 5'inci dalga operasyonda 34 şüpheli için gözaltı kararı verildi. Bakan Akın Gürlek'in açıklamasına göre şüpheli sayısı 217'ye ulaştı; 56 kişi tutuklandı, 88 kişiye adli kontrol uygulandı. 26 hissedeki manipülatif işlemler de inceleniyor.

  10. Sakarya'da çok sayıda bölge sular altında

    Sakarya’da dünden bu yana etkili olan sağanak yağışların ardından birçok bölgede sel ve su baskınları yaşandı. Karasu ve Darıçayırı'nda Sakarya Nehri ve bölgedeki derelerin taşmasıyla su seviyesi yer yer 1 ila 2 metreye ulaştı. Yaklaşık 60 hanenin etkilendiği bölgede mahsur kalanlar oldu. Ferizli ve Kaynarca'da sokaklar adeta göle dönerken, araçlar tamamen suya gömülürken Erenler'de çok sayıda evi su bastı.

  11. Suriye'de haremlik selamlık düğün kararı: Kadın salonlarına damatlar giremeyecek

    T24'ten Namık Durukan'ın haberine göre, Şam kırsalındaki Sergaya Belde Meclisi 27 Eylül'de kadınlara ayrılan düğün salonlarına damatların girişini yasakladı. Douma Şehir Meclisi de benzer bir karar aldı. Kararlara uymayanlar hakkında yasal işlem uygulanacak.

  12. Fatma Betül Sayan Kaya’nın adı AKP’nin internet sitesinden kaldırıldı

    Fon soruşturması kapsamında gündeme gelen iddiaların ardından AKP’deki görevlerinden ayrılan eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya’nın adı ve özgeçmişi partinin internet sitesinden kaldırıldı. Kaya’nın MKYK WhatsApp grubundan da çıkarıldığı iddia edildi.

  13. Bilal Erdoğan: "Türkiye belki en normal dönemini yaşıyor"

    AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın oğlu Bilal Erdoğan, Konya'da imam hatip öğrencilerine seslendi. İmam hatipleri "normalleşmenin" teminatı ilan eden Erdoğan, dindar muhafazakârlığı "milletin vasatı" olarak tanımladı. İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı sıfatıyla Konya Anadolu İmam Hatip Lisesi'nde konuşan Erdoğan, "Bu millet galebe çaldı ve bugün hamdolsun Türkiye belki en normal, sosyal olarak kültürel olarak dönemini yaşıyor" dedi

  14. Eski SPK Başkanı ifadeye çağrıldı

    Eski Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı İbrahim Ömer Gönül, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında şüpheli sıfatıyla bugün savcılığa ifade verecek. Gönül'ün ifadesi, başsavcılığın sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin yürüttüğü soruşturma kapsamında alınacak.

  15. Kaçırılma alarmının nedeni pilot kavgası çıktı

    İsrail Başbakanlığı, Dubai-Tel Aviv seferini yapan Flydubai uçağında kaçırma olmadığını, acil durumun pilotlar arasında yaşanan kavga nedeniyle ortaya çıktığını açıkladı. Uçak, Ürdün hava sahasında “7500” kaçırılma kodu vermesinin ardından Suudi Arabistan’a yönlendirilmiş, İsrail savaş uçaklarını havalandırmıştı. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

  16. TÜİK verilerine göre “gerçek işsizlik” yüzde 31'e yükseldi

    TÜİK’in “atıl işgücü” olarak tanımladığı geniş işsizlik oranı ağustosta yüzde 31’e yükseldi. İşsiz sayısı ise 2 milyon 740 bin olarak açıklandı. İş aramaktan vazgeçenleri ve eksik çalışanları ayrı kategorilerde değerlendiren TÜİK, yalnızca dar tanımı “işsizlik oranı” olarak sunarak işsizliği olduğundan düşük göstermeye çalışıyor. DİSK-AR’ın hesaplamasına göre geniş tanımlı işsiz sayısı ise 12 milyon 608 bin oldu.

  17. DDK Başkanı Tanrıkulu, Borsa İstanbul'daki görevlerinden ayrıldı

    Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın fon skandalıyla ilgili Devlet Denetleme Kurulu'nu görevlendirmesinin ardından DDK Başkanı Salih Tanrıkulu, Borsa İstanbul'daki yönetim kurulu başkanvekilliği ve denetim komitesi başkanlığı görevlerinden ayrıldı. Tanrıkulu'nun adı kurumun internet sitesindeki listelerden de kaldırıldı.

  18. AKP'li Zeybekci'nin şirketlerinin parası da Tera fonunda kalmış

    Eski Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci'nin ortağı olduğu dört şirketin parası, 17 Eylül'de tasfiye kararı verilen Tera'nın TP2 fonunda kaldı. İsmail Saymaz'a konuşan Zeybekci, kendini 455 bin mağdurdan biri saydı, fona yatırımdan haberi olmadığını söyledi. "Maalesef devletin ihmali var" derken mağduriyetini Erdoğan'a iletmediğini belirtti.

  19. Dubai - Tel Aviv uçağında kaçırılma kodu verildi

    İsrail'de yayın yapan Kanal 12'nin haberine göre, Dubai'den Tel Aviv'e giden yolcu uçağı, uçak kaçırılmasını ifade eden "7500" kodunu yayınladı. Kodun yayınlanması sonrasında, İsrail Hava Kuvvetleri'ne ait savaş uçaklarının yolcu uçağına doğru havalandığı bildirilirdi. Ürdün üzerinde bir süre tur atan ve içerisinde yaklaşık 100 İsrail vatandaşının bulunduğu belirtilen uçak, daha sonra Suudi Arabistan yönüne yönlendirildi.

  20. MEB’den istismarcı Ensar Vakfı’yla iş birliği

    MEB, Ensar Vakfı’nın düzenleyeceği “Sana Emanet Online Bilgi Yarışması”nı ortaokul ve liselere resmi yazıyla duyurdu. Cumhuriyet’ten Ufuk Sepetci’nin haberine göre, yarışmada öğrencilere umre ve teknoloji ödülleri verilecek. Dereceye giren kişilerin öğretmenleri ve okul müdürlerine ise 20 bin TL’ye kadar nakit ödül ödenecek. Ensar Vakfı, Karaman’da 45 çocuğun cinsel istismara maruz bırakıldığı olayla gündeme gelmişti.

  21. AYM, yoksulluk nafakasından "süresiz" ifadesini kaldırdı

    Anayasa Mahkemesi, Türk Medeni Kanunu’nun yoksulluk nafakasını düzenleyen 175. maddesindeki “süresiz olarak” ibaresini iptal etti. Karar, 30 Haziran 2027’de yürürlüğe girecek. Nafakanın süresine ilişkin yeni bir düzenlemenin önümüzdeki dönemde TBMM gündemine gelmesi bekleniyor.

✓