Arama

Site İçi Arama

Doğrudan arama yapın Aranıyor... Detaylı Arama
Sonuçlar aranıyor...
Kategorilere Göz Atın
© ideo. Anlatılan senin hikayendir

Köşe Yazısı

Lenin Terazisi

12:44 4 dk okuma

Bugün dünya yine hızla bir “topyekûn savaşa” doğru sürükleniyor gibi görünüyor. Bunun bölgesel savaşlar biçiminde mi kalacağı yoksa yeniden bir dünya savaşına mı dönüşeceğini bugünden kestirmek oldukça zor. Diğer taraftan gericilikte çarlığı aratmayan bir karşı-devrim iktidarı ülkemize çöreklenmiş durumda. Fakat aynı oranda gelecekten umutlu olmak için de gerekçelere sahibiz. Çünkü ihaneti iyi tanıyoruz ve Lenin terazimiz var!

Cem İnan

Lenin büyük bir iş yapmıştır.

Henüz Birinci Savaş’a birkaç yıl varken, kimsenin yakın bir gelecekte büyük bir savaşın patlayacağından şüphesi yoktu. O nedenle II. Enternasyonal, neredeyse kurulduğu tarihten (1889) itibaren savaş konusunda dünya sosyalistlerinin takınması gerektiği tavır konusunda tartışmalar yürüttü. Elbette Birinci Savaş yaklaştıkça bu tartışmalar da şiddetlendi.

Örneğin, dönemin sosyal demokrat partileri parlamentoda yer almaya başlamıştı ve önemli konulardan biri “savaş bütçeleri” konusunda takınılacak tavırdı. 1900 yılında Paris’te yapılan toplantının gündemlerinden biri buydu. Rosa Luxemburg tarafından sunulan kararla, “parlamentodaki sosyalist temsilcilerin, askeri seferler konusundaki her türlü bütçeye karşı oy kullanmasının gerekliliği”[1] vurgulanmıştı.

1905 Rusya-Japonya savaşıyla başlayan süreç, II. Enternasyonal’in önüne savaş karşısındaki tutumun daha da inceltilmesinin gerekliliğini ortaya çıkardı. 1907 yılında gerçekleştirilen Stuttgart Kongresi, bu açıdan önemli bir eşikti. Savaş durumunda sosyalistlerin takınması gereken tutum kongrenin ana konusuydu. Bebel tarafından okunan karar önerilerinde, savaşın durdurulması için sosyalistlerin yapması gereken genelgeçer ifadeler yer alıyordu. Lenin, Rosa Luxemburg ve Martov, önemli bir değişiklik önerisi sundular: “Savaş patlak verdiğinde, sosyalistlerin ödevi yalnızca savaşa son verdirmek değil, savaşın yarattığı krizden kapitalist sistemin bütününün iflasını hızlandırmak için yararlanmak olduğu”ydu.[2] Öneri oy çokluğuyla kabul edildi. Aynı karar 1912 Basel kongresinde de tekrar edildi.

Bu tartışmalar bir biçimde Birinci Savaş’ın ön gününe kadar devam etti. Çeşitli sözler verildi, kararlar alındı ve “beklenen savaş” nihayet gelip kapıyı çaldı. İşte tam o anda, dünya sosyalist hareketi, tarihinin gördüğünü en büyük ihanetle karşılaştı. Ruslar (ve Sırplar) dışında II. Enternasyonal’in büyük partilerinin tamamı doğrudan ya da dolaylı olarak kendi ülkelerinin yanında yer aldı.

İhanet büyüktü, aniydi ama temelsiz değildi.

II. Enternasyonal’in ana eğilimi hep, batı parlamentarizminin deneyim ve faaliyetlerine indirgenmişti. Bunun ötesine geçen bir ufku neredeyse hiçbir zaman olmadı. Yakın bir olasılık olarak devrimden söz etmek, ajitatif sözlerin arasında söylenmiyorsa eğer, gereksizdi.

Lenin bunun oldukça farkındaydı. O nedenle ısrarla “devrimin güncelliğini” dayattı. Başından sonuna kadar Lenin’in II. Enternasyonal mesaisi aslında bunun üzerine kuruludur; devrimden kaçanlara ısrarla devrimi hatırlatmak.

Üstelik Lenin’in bu mücadelesi yalnızca reformistlerle sınırlı değildi. “Ortodoks Marksistler” de bu açıdan Lenin’in karşısındaydı. Kautsky örneği iyi bilinir fakat örnek olsun, Rosa Luxemburg da savaş tartışmaları haricinde Lenin’in çoğunlukla karşısında yer almıştır.

Tüm bu eğilimlerle birlikte düşünüldüğünde, II. Enternasyonal aslında herkesin gerçekleşeceğini bildiği bir ölümün öyküsüdür. Birinci Savaş ise buna nihai noktayı koymuştur. Cenazeyi kaldırma görevi ise, biraz vakit alacak olsa da elbette Lenin’e düşmüştür.

***

Birinci Savaş öncesinde herkesin bir savaşı beklediğini söyledik. Fakat savaşın ölçeği ve yarattığı yıkım düşünüldüğünde, aynı zamanda kimsenin tahmin edemeyeceği de bir savaştı. Daha önce dünya ölçeğinde hiçbir savaş bu kadar geniş bir coğrafyaya yayılmamış, hiçbir savaşta bu kadar çok ölüm ve yıkım olmamıştı. 1914 senesi dünyayı geri dönüşü olmayacak biçimde bir altüst oluşun kıyısına getirdi. Yeni durumun büyüklüğü, görevlerin de büyüklüğünü getirecekti.

Lenin, sistemin büyük bir krizi nedeniyle başlayan savaşın krizi çözmeyeceğini aksine daha da derinleştireceğini görüyordu. O nedenle sosyal demokrasinin ihaneti onun açısından daha yaralayıcı oldu. Devrimci durum kapıdaydı fakat herkes ısrarla devrimden kaçışın yolunu yapıyordu.

Savaş durumu, ki bu savaş daha önce tarihte eşi benzeri görülmemiş büyüklükte bir savaşsa, oldukça zor bir siyasal zemin yaratır. Burada doğru hamleler yapmak, siyasal yaratıcılık kadar yoğun bir kararlılık ve sebat da gerektirir. Üstelik “ateşi ve ihaneti görenler” için bunun ayrı bir zorluğu da vardır. Lenin (ve elbette Bolşevikler), savaş yılları boyunca işte böylesi bir zeminde hareket etmişlerdir.

Fakat önde gelen Menşevik liderlerden Fyodor Dan’ın Lenin hakkında çok haklı bir serzenişte dediği gibi: “Günün yirmi dört saati boyunca devrimle uğraşan, devrimi düşünen ve hatta sadece onun hayalini kuran başka bir kimse yoktur. Böyle bir adamla nasıl baş edebilirsiniz?”[3]

Köşe yazısının sınırları gereği, savaş yıllarındaki Bolşeviklerin siyasal stratejilerini aktarmamız mümkün değil. Fakat bir noktayı vurgulamak gerekir; bütün bu süreç boyunca Lenin’in siyasetine rengini çalan tek şey “devrimin güncelliği”dir. Devrimin kantarında tartılmayan hiçbir sürecin başarı şansı yoktur.

Örneğin, emperyalist savaşın taraflarından birisinin kazanmasının “daha iyi” olduğunu düşünerek ona taraf olanlar olduğu gibi, ki sosyal demokrasiyi ihanete götüren süreç budur, diğer tarafta savaşları kategorik olarak reddeden görüşler de çıkmaktadır. İlki ihaneti doğruyorsa, ikincisi de günün görevlerini ıskalayan bir idealizm ve gerçeklikten kopukluğu doğurur. Lenin’in sorunu kavrayışı hep bunun ötesindedir. O emperyalist savaşı, tarihsel krizi daha da derinleştiren bir devrimci olanak olarak kurgular. O yüzden slogan “silahsızlanma” değil “emperyalist savaşı iç savaşa çevirmek”tir. Leninistler savaş boyunca, savaş ile devrim arasındaki bağı hiç yitirmedikleri için, yer yer yalnızlaşsalar da günün sonunda hep aynı yere vuran bir devrimci siyasetin olanaklılığını göstermişlerdir. Sorun daima savaş ve devrim arasındadır.

Buna Lenin terazisi de diyebiliriz. Bir tarafta emperyalist savaş, otokratik yönetim veyahut gericilik varsa diğer tarafta devrim vardır. Bunlar devrim fikrinin rafa kaldırılacağı istisnalar değil, devrimci durumun zeminini yaratan krizlerdir.

Lenin gerçekten de büyük bir iş yapmıştır.

***

Bugün dünya yine hızla bir “topyekûn savaşa” doğru sürükleniyor gibi görünüyor. Bunun bölgesel savaşlar biçiminde mi kalacağı yoksa yeniden bir dünya savaşına mı dönüşeceğini bugünden kestirmek oldukça zor. Diğer taraftan gericilikte çarlığı aratmayan bir karşı-devrim iktidarı ülkemize çöreklenmiş durumda. Fakat aynı oranda gelecekten umutlu olmak için de gerekçelere sahibiz. Çünkü ihaneti iyi tanıyoruz ve Lenin terazimiz var!

Gerisi ise siyasal yaratıcılığın, kararlılığın ve mücadelenin konusu.

NOTLAR:

Patricia Van Der Esch, İkinci Enternasyonal 1889-1923, Yordam Kitap, s. 126.

A.g.e., s. 221.

Christopher Hill, Lenin ve Rus Devrimi, Kor Kitap, s. 41.

Kısa Kısa

  1. İzmir'de fabrikada patlama: İşçiler yaralandı

    İzmir'in Torbalı ilçesinde İki-El Metal fabrikasında meydana gelen patlamada 7 işçi yaralandı. Olayda 3'ü ağır 7 işçi yaralandı. Yaralılar, ambulanslarla çeşitli hastanelere kaldırıldı.

  2. Can Atalay 24 saatlik açlık grevine başladı

    Anayasa Mahkemesi kararlarına rağmen tutukluluğu devam eden seçilmiş Hatay Milletvekili Can Atalay, TBMM’nin yeni yasama yılının başladığı 1 Ekim’de 24 saatlik açlık grevi kararı aldı. Türkiye İşçi Partisi Hatay Milletvekili Atalay'ın X hesabı üzerinden paylaşılan mesajda karar, "Hatay halkı beni, kendisi adına söz söylemem ve hesap sormam için seçti. O görevden vazgeçmeyeceğim. Artık bıçak kemiğe dayanmıştır" ifadeleriyle duyuruldu.

  3. Fon skandalında iade bilmecesi

    Gazeteci İsmail Saymaz, Fatma Betül Sayan Kaya'nın hisselerden kazandığı 2,2 milyar lirayı iade etmediği iddia ediliyor. Gazeteci İsmail Saymaz katıldığı televizyon yayınında iade iddiasının doğru olmasını ileri sürdü. Dün de Nagehan Alçı benzer bir iddiada bulunmuştu. Ekonomim'in iddiasına göre Kaya ve eşi, söz konusu tutarı Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından bildirilen banka hesabına aktarmıştı.

  4. Tera Portföy yöneticileri hakkında tutuklama kararı

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen 'fon soruşturması' kapsamında dün adliyeye sevk edilen Tera Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Erdin Özel ve Tera Portföy CEO'su Emir Münir Sarpyener hakkında tutuklama kararı verildi.

  5. Vahap Seçer gözaltına alındı

    Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer dahil 59 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar arasında aynı zamanda Vahap Seçer'in yanı sıra Vahap Seçer'in yanı sıra Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit ve Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer de bulunuyor.

  6. Akaryakıta zam geldi

    ÖTV artışı nedeniyle benzinin satış fiyatına 4,20, motorine ise 3,70 lira zam geldi. Resmi Gazete'de yayınlanan karara göre, eşel mobil sisteminin sona ermesiyle başlayan yeni dönemde benzindeki ÖTV artışı kasım ve aralık aylarında da kademeli olarak uygulanacak. Böylece benzinde eşel mobil öncesine dönüş nedeniyle beklenen 12,47 liralık fiyat artışı, ÖTV'nin tek seferde değil, kademeli olarak geri getirilmesiyle engellenmiş oldu. LPG'de ise eşel mobil öncesi sisteme dönüldü.

  7. Fon vurgunu: AKP Genel Başkan Yardımcısı Hayat Yazıcı’nın oğlunun malvarlığına konulan tedbir kararı kaldırıldı

    Fon soruşturması kapsamında yönelik kapsamında, eski ticaret bakanı ve AKP Siyasi ve Hukuki İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı’nın oğlu Mustafa Yazıcı’nın tüm mal varlığına hakkında verilen tedbir kararı saatler içinde kaldırıldı. İfadesi alınan Mustafa Yazıcı hakkında, yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol kararı verildi.

Önceki gün

  1. Fon so­ruş­tur­ma­sın­da AKP'li eski bakan Hayati Yazıcı’nın oğlunun mal varlığına tedbir konuldu

    Fon vurgununa yönelik İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, eski ticaret bakanı ve AKP Siyasi ve Hukuki İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı’nın oğlu Mustafa Yazıcı’nın tüm mal varlığına tedbir konuldu.

  2. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Beştepe’de Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüştü

    Tugay, görüşmenin ardından sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Erdoğan’a kendisini Beştepe’de kabul ettiği için teşekkür ederken, kente ilişkin projeleri “arz ettiklerini” belirtti. Cemil Tugay, geçtiğimiz aylarda CHP’den istifa etmişti. Tugay’ın Beştepe ziyareti, bir süredir medyada yer alan AKP’ye geçeceğine yönelik iddiaların ardından geldi.

  3. Eylül ayı Milli Güvenlik Kurulu toplantısı sona erdi: Çerçeve Yasa uygulanmaya başlamadı

    Cumhurbaşkanı başkanlığında gerçekleştirilen Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısı sonrasında İletişim Başkanlığı tarafından sekiz maddelik bir bildiri yayınlandı. ⁠Bildiride tehdit ve tehlikeler arasında, PKK, KCK ve PYD de yer aldı. Böylece iktidarın "Terörsüz Türkiye" olarak adlandırdığı süreç kapsamında yakın zamanda meclisten geçirilen "Çerçeve Yasa"'nın uygulama aşaması, bir süredir çeşitli kaynaklarca dile getirildiği üzere, ileri bir tarihe kaldı.

  4. Fon vurgunu so­ruş­tur­ma­sın­da yeni gelişme: 5 şirket için TMSF kararı

    Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), fon soruşturması kapsamında Destek Yatırım Bankası, Hedef Yatırım Bankası ve Tera Yatırım Bankası’nın nitelikli paylarına ilişkin temettü dışındaki ortaklık haklarının Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından kullanılmasına karar verdi. BDDK ayrıca Destek Faktoring ve Tera Finans Faktoring’e pay devri işlemlerinin tamamlanması için altı ay süre tanıdı.

  5. İngiltere Başbakanı Burnham: İngiltere için seçenekler arasında AB’ye yeniden katılmak da var

    İngiltere Başbakanı Andy Burnham, BBC’ye verdiği demeçte mevcut Brexit anlaşmasının “faydadan çok zarar” getirdiğini belirterek, Avrupa ile ilişkileri düzeltmek için neler yapılabileceğini değerlendirmek istediğini söyledi. Burnham İngiltere'nin Avrupa ile uzun vadeli ilişkilerini yeniden şekillendirmek amacıyla hükümetin değerlendirebileceği seçenekler arasında Avrupa Birliği’ne yeniden katılmanın da bulunduğunu ifade etti.

  6. Rusya: S-400 sistemlerinin Türkiye’den çıkarılması için Ankara ile görüşüyoruz

    Kremlin, Türkiye’nin Rusya’dan satın aldığı S-400 hava savunma sistemlerinin başka bir ülkeye konuşlandırılması konusunda Ankara ile temasların sürdüğünü açıkladı. Açıklama, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un geçtiğimiz cumartesi günü S-400’lerin başka bir ülkeye devredilebileceğine ilişkin sözlerinin ardından geldi.

  7. CHP’de ihraçlar devam ediyor

    Mutlak butlan kararıyla CHP’nin başına geçen Kılıçdaroğlu yönetimi, partiden ihraç kararları almaya devam ediyor. Son olarak Kadıköy Belediye Başkanı Mesut Kösedağ, Sarıyer Belediye Başkanı Oktay Aksu ve Sancaktepe Belediye Başkanı Alper Yeğin, kesin ihraç talebiyle disipline sevk edildi.

  8. T24'e erişim engeli

    T24'ün internet haber portalı ve sosyal medya hesapları hakkında kapatma kararı verildi. Karar kapsamında T24'ün son 1 yıl içerisinde 118 LGBT propagandası niteliği taşıyan içerik ürettiği ileri sürüldü. 1. Sulh Ceza Hakimliği tarafından alınan karar uygulanmak üzere Siber Güvenlik Başkanlığı'na gönderildi.

  9. Fon so­ruş­tur­ma­sın­da yeni dalga: 34 kişiye gözaltı

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü fon soruşturmasında 5'inci dalga operasyonda 34 şüpheli için gözaltı kararı verildi. Bakan Akın Gürlek'in açıklamasına göre şüpheli sayısı 217'ye ulaştı; 56 kişi tutuklandı, 88 kişiye adli kontrol uygulandı. 26 hissedeki manipülatif işlemler de inceleniyor.

  10. Sakarya'da çok sayıda bölge sular altında

    Sakarya’da dünden bu yana etkili olan sağanak yağışların ardından birçok bölgede sel ve su baskınları yaşandı. Karasu ve Darıçayırı'nda Sakarya Nehri ve bölgedeki derelerin taşmasıyla su seviyesi yer yer 1 ila 2 metreye ulaştı. Yaklaşık 60 hanenin etkilendiği bölgede mahsur kalanlar oldu. Ferizli ve Kaynarca'da sokaklar adeta göle dönerken, araçlar tamamen suya gömülürken Erenler'de çok sayıda evi su bastı.

  11. Suriye'de haremlik selamlık düğün kararı: Kadın salonlarına damatlar giremeyecek

    T24'ten Namık Durukan'ın haberine göre, Şam kırsalındaki Sergaya Belde Meclisi 27 Eylül'de kadınlara ayrılan düğün salonlarına damatların girişini yasakladı. Douma Şehir Meclisi de benzer bir karar aldı. Kararlara uymayanlar hakkında yasal işlem uygulanacak.

  12. Fatma Betül Sayan Kaya’nın adı AKP’nin internet sitesinden kaldırıldı

    Fon soruşturması kapsamında gündeme gelen iddiaların ardından AKP’deki görevlerinden ayrılan eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya’nın adı ve özgeçmişi partinin internet sitesinden kaldırıldı. Kaya’nın MKYK WhatsApp grubundan da çıkarıldığı iddia edildi.

  13. Bilal Erdoğan: "Türkiye belki en normal dönemini yaşıyor"

    AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın oğlu Bilal Erdoğan, Konya'da imam hatip öğrencilerine seslendi. İmam hatipleri "normalleşmenin" teminatı ilan eden Erdoğan, dindar muhafazakârlığı "milletin vasatı" olarak tanımladı. İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı sıfatıyla Konya Anadolu İmam Hatip Lisesi'nde konuşan Erdoğan, "Bu millet galebe çaldı ve bugün hamdolsun Türkiye belki en normal, sosyal olarak kültürel olarak dönemini yaşıyor" dedi

  14. Eski SPK Başkanı ifadeye çağrıldı

    Eski Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı İbrahim Ömer Gönül, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında şüpheli sıfatıyla bugün savcılığa ifade verecek. Gönül'ün ifadesi, başsavcılığın sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin yürüttüğü soruşturma kapsamında alınacak.

  15. Kaçırılma alarmının nedeni pilot kavgası çıktı

    İsrail Başbakanlığı, Dubai-Tel Aviv seferini yapan Flydubai uçağında kaçırma olmadığını, acil durumun pilotlar arasında yaşanan kavga nedeniyle ortaya çıktığını açıkladı. Uçak, Ürdün hava sahasında “7500” kaçırılma kodu vermesinin ardından Suudi Arabistan’a yönlendirilmiş, İsrail savaş uçaklarını havalandırmıştı. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

  16. TÜİK verilerine göre “gerçek işsizlik” yüzde 31'e yükseldi

    TÜİK’in “atıl işgücü” olarak tanımladığı geniş işsizlik oranı ağustosta yüzde 31’e yükseldi. İşsiz sayısı ise 2 milyon 740 bin olarak açıklandı. İş aramaktan vazgeçenleri ve eksik çalışanları ayrı kategorilerde değerlendiren TÜİK, yalnızca dar tanımı “işsizlik oranı” olarak sunarak işsizliği olduğundan düşük göstermeye çalışıyor. DİSK-AR’ın hesaplamasına göre geniş tanımlı işsiz sayısı ise 12 milyon 608 bin oldu.

  17. DDK Başkanı Tanrıkulu, Borsa İstanbul'daki görevlerinden ayrıldı

    Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın fon skandalıyla ilgili Devlet Denetleme Kurulu'nu görevlendirmesinin ardından DDK Başkanı Salih Tanrıkulu, Borsa İstanbul'daki yönetim kurulu başkanvekilliği ve denetim komitesi başkanlığı görevlerinden ayrıldı. Tanrıkulu'nun adı kurumun internet sitesindeki listelerden de kaldırıldı.

  18. AKP'li Zeybekci'nin şirketlerinin parası da Tera fonunda kalmış

    Eski Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci'nin ortağı olduğu dört şirketin parası, 17 Eylül'de tasfiye kararı verilen Tera'nın TP2 fonunda kaldı. İsmail Saymaz'a konuşan Zeybekci, kendini 455 bin mağdurdan biri saydı, fona yatırımdan haberi olmadığını söyledi. "Maalesef devletin ihmali var" derken mağduriyetini Erdoğan'a iletmediğini belirtti.

  19. Dubai - Tel Aviv uçağında kaçırılma kodu verildi

    İsrail'de yayın yapan Kanal 12'nin haberine göre, Dubai'den Tel Aviv'e giden yolcu uçağı, uçak kaçırılmasını ifade eden "7500" kodunu yayınladı. Kodun yayınlanması sonrasında, İsrail Hava Kuvvetleri'ne ait savaş uçaklarının yolcu uçağına doğru havalandığı bildirilirdi. Ürdün üzerinde bir süre tur atan ve içerisinde yaklaşık 100 İsrail vatandaşının bulunduğu belirtilen uçak, daha sonra Suudi Arabistan yönüne yönlendirildi.

  20. MEB’den istismarcı Ensar Vakfı’yla iş birliği

    MEB, Ensar Vakfı’nın düzenleyeceği “Sana Emanet Online Bilgi Yarışması”nı ortaokul ve liselere resmi yazıyla duyurdu. Cumhuriyet’ten Ufuk Sepetci’nin haberine göre, yarışmada öğrencilere umre ve teknoloji ödülleri verilecek. Dereceye giren kişilerin öğretmenleri ve okul müdürlerine ise 20 bin TL’ye kadar nakit ödül ödenecek. Ensar Vakfı, Karaman’da 45 çocuğun cinsel istismara maruz bırakıldığı olayla gündeme gelmişti.

  21. AYM, yoksulluk nafakasından "süresiz" ifadesini kaldırdı

    Anayasa Mahkemesi, Türk Medeni Kanunu’nun yoksulluk nafakasını düzenleyen 175. maddesindeki “süresiz olarak” ibaresini iptal etti. Karar, 30 Haziran 2027’de yürürlüğe girecek. Nafakanın süresine ilişkin yeni bir düzenlemenin önümüzdeki dönemde TBMM gündemine gelmesi bekleniyor.

✓