Arama

Site İçi Arama

Doğrudan arama yapın Aranıyor... Detaylı Arama
Sonuçlar aranıyor...
Kategorilere Göz Atın
© ideo. Anlatılan senin hikayendir

Köşe Yazısı

Nükleer savaş ne kadar yakın? | Emre Köse

23:13 5 dk okuma

Basında aylardır Ukrayna’da devam eden savaşın bir noktada Rusya’nın nükleer silaha başvuracağı bir dönemecinin olacağı kehanetleri yer alıyor.

Neyse ki Moskova’nın bunu yapıp yapmayacağı geçmişteki hadiselere bakılarak ölçülebilir durumda. Nükleer savaşı kimin istediği veya bu yönde ilk somut adımların kimden geldiği hakkında Vzglyad yazarı Aleksandr Timohin’in detaylı bir anlatımı var, tercümesine şuradan ulaşabilirsiniz.

Elimizde SSCB ve Rusya’nın nükleer silah kullandığına dair herhangi bir örnek yok. Daha önce ne Rusya ne de Sovyetler Birliği nükleer silah ya da radyoaktif mühimmata başvurmuştu.

ABD için durumun farklı olduğu herkesçe bilinir. Hiroşima ve Nagasaki’deki saldırılar tam da Japonya’nın yenildiği anda gelmişti; Washington’un amacı tümüyle dünyaya ve yakın vadede tehlike arz edeceğini bildiği Sovyetler Birliği’ne göz dağı vermekle ilgiliydi.

Şimdi bunun çok uzun zaman önce olduğunu ve bugünü bağlamadığını iddia edenlere de ABD’nin şimdiye dek radyoaktif mühimmat kullanmaktan hiç imtina etmediğini anımsatmak önemli.

Uranyum mühimmatı kullanımı BM tüzüğü uyarınca yasak ilan edilse de ABD şimdiye dek hiç çekince göstermedi. Bu cephaneler hedeflerini vurduklarında radyoaktif toz yayıyor ve ABD, daha önce Irak ve Yugoslavya’da bu yola başvurmuştu. Yugoslavya’daki radyoaktif kirlenmenin binlerce kurbanı bu nedenle Uluslararası Adalet Divanı’na şikayette de bulunmuştu.

Nükleer silah döneminin başlarında zamanın tüm nükleer güçleri yer üstü nükleer testlerle çeşitli bölgelerde kirliliğe neden oldu. Yer üstü testlerin yasaklanması sonrasında yaşanan nükleer kirlilik ABD istisnası dışında son buldu.

ABD’nin seyreltilmiş uranyum içeren mühimmatla hedef aldığı yerleşim yerlerinde kanser oranlarının keskin bir şekilde arttığı bilinmekte. 1999’da Yugoslavya’daki bombardımanda 10 ila 15 ton arasında seyreltilmiş uranyum kullanıldığından ve takip eden yıllarda o topraklarda lösemiden ölümlerin yüzde 139 oranında yükseldiğinden bahsedilebilir.

Nükleer silah doktrinleri

Her nükleer silah bulunduran ülkenin bu alternatife ne zaman başvurması gerektiğine dair koşulları çerçeveleyen bir doktrini mevcut. Rus devleti, nükleer silahların yalnızca iki durumda; Rus devletinin varlığına tehdit oluşturulması halinde veya Rusya topraklarını hedef alan nükleer saldırılara yanıt olarak kullanılmasını öngörüyor.

Rusya’nın en kötü senaryoda bile nükleer silah alternatifini gözetmediğinin sağlaması, şu anda Ukrayna’da yaşananlara bakılarak da yapılabilir.

Buna rağmen Batılı siyasetçiler ve medya, Rusya’nın ve bizzat Rusya Devlet Başkanı Putin’in nükleer silah kullanma tehdidinde bulunduğunu iddia ediyor. Bu biraz da Batı’daki izler-dinler kitlenin çok azının Rusça anlamasıyla ilgili.

Putin’in 27 Ekim’deki Valday Tartışma Kulübü’nde yaptığı açıklama şuydu:

“[Eski Britanya Başbakanı] Liz Truss, üzerine akıl yormadan, nükleer silahlar hakkında bir şeyler söylemiş bulundu, çıldırmış olmalı. Washington, Truss’ın söylediklerini soğuk karşılayabilirdi, katılmadıklarını söyleyebilirlerdi fakat sessiz kalmayı seçtiler. Batılı ülkeler, bu provokasyonlara başka ülkeleri Rusya ile işbirliğini reddetmeye ikna etmek için başvuruyorlar.

[…]

Askeri doktrinimiz var, merakları varsa açıp okusunlar. Mevzubahis doktrinin maddelerinde, Rusya’nın kendi egemenliğini ve toprak bütünlüğünü korumak için ve Rusya halkının güvenliğini sağlamak için ne gibi durumlarda, nasıl sebeplerle, ne gibi şeylerle ilişkili olarak ve ne şekilde nükleer silah kullanmayı kabul edilebilir ve gerekli göreceği yazıyor.”

Moskova’nın aksine Washington, “varoluşsal” anlamda tehdit altında olmasa ve düşman yalnızca konvansiyonel silahlar kullanıyor olsa bile ilk nükleer saldırıyı gerçekleştirme hakkını saklı tutuyor.

Bu konuda Pentagon’un 27 Ekim’de yayımladığı 2022 Ulusal Savunma Strateji Belgesi’ne bakmak yararlı olur. Belgede nükleer silah kullanım eşiğinin daha da düşürüldüğü ifadesi göze çarpıyor.

İlk nükleer saldırıyı gerçekleştirme fikrinden feragat edilmesi belgeye göre ABD açısından “kabul edilemez bir risk” oluşturuyor. Ayrıca ABD’nin “hayati çıkarları veya müttefikleri ve ortaklarının tehdit altında olduğu zorlu koşullarda nükleer saldırı alternatifinin değerlendirileceği” belirtiliyor. Bu, düşmanın nükleer silaha başvurmadığı durumda da geçerli olabilir.

Kısacası ABD, “hayati çıkarlarının” tehdit edildiği kanaatinde olduğu her durumda nükleer silah kullanacağını tebliğ ederken, Rusya ve Çin eşiği çok daha yükseğe koydu.

Nitekim “hayati çıkarlara yönelik tehdit” epey muğlak bir formülasyon. Bu “çıkarların” ne olduğunu izah eden yok. ABD ve NATO’nun söylem düzeyindeki tehditleri de göz önüne alınırsa bu ifadeler epey kuşku veriyor.

Keza Timohin de şu anımsatmayı yapmıştı:

“[…] Nükleer savaş başlıklarının sayısı öyle bir hale geldi ki, nükleer saldırıların değişimi sadece tüm canlıların ölümünü garantilemekle kalıyor. Nükleer silah taşıyıcıları öyle sayılara düştü ki, geniş çaplı, topyekûn bir saldırıdan sonra bile Kuzey Yarımküre’de vahşi yaşam, dokunulmamış kentler ve kasabalar ve insanlar kalmaya devam edecek. Artık savaşın tüm muhataplarının ölmediği bir nükleer savaş mümkün hale geldi. […] Rusya karşıtı propaganda öyle şiddetli ki, sokaktaki Batılıya hiçbir şeyi haklı göstermek zorunda kalmayacaklar, bu açıdan şu an her şey hazır.”

Nükleer paylaşım

Bununla beraber Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Anlaşması (NPT), nükleer güçlerin nükleer silahlarını nükleer silah bulundurmayan ülkelere devredemeyeceğini öngörüyor ve bu ülkelerin nükleer silah elde etmek için çaba sarf etmesini şart koşuyor.

Bu tarif, anlaşmanın birinci ve ikinci maddelerinde görülebilir:

“Madde I — Anlaşmaya taraf nükleer silah sahibi her devlet, nükleer silahları veya diğer patlayıcı nükleer araçları ya da bu gibi silahların veya patlayıcı araçların kontrolünü, doğrudan doğruya veya dolaylı olarak, kime olursa olsun, devretmemeyi, ve nükleer silah sahibi olmayan herhangi bir devlete, nükleer silahları veya diğer nükleer patlayıcı araçları yapması veya başka şekilde elde etmesi yahut bu tür silahların veya patlayıcı araçların kontrolünü elde etmesi için herhangi bir şekilde yardım, özendirme veya isteklendirmede bulunmamayı üstlenir.

Madde II — Anlaşmaya taraf nükleer silaha sahip olmayan her devlet, nükleer silahları veya diğer nükleer patlayıcı araçları yahut bu silahların veya patlayıcı araçların kontrolünü, kimden olursa olsun, doğrudan doğruya veya dolaylı şekilde devralmamayı; nükleer silahları veya diğer patlayıcı nükleer araçlar yapmamayı veya başka şekilde elde etmemeyi ve bu silahların veya patlayıcı araçların yapımı için herhangi bir yardım aramamayı veya almamayı üstlenir.”

Maddeler son derece açıklayıcıyken NATO bünyesinde, örneğin Alman Silahlı Kuvvetlerine ait savaş uçaklarının Amerikan nükleer silahlarıyla donatılabilmesine ve bunların savaş durumunda da kullanılabilmesine imkan sağlayan bir nükleer paylaşım programı mevcut.

Geçen yılın ekim ayında Polonya Cumhurbaşkanı Andrzej Duda da bu programa katılmaya dönük müzakerelerin başladığını söylemiş, Washington iddiayı yalanlamıştı.

Bu uygulama NPT’yi otomatikman ihlal etse de New York ve Londra basınında bahsi geçmiyor.

Ayrıca NATO, her sonbaharda Almanya ve diğer nükleer silah bulundurmayan üyelerin katılımıyla Amerikan nükleer silahlarıyla talimlerin yapıldığı “Steadfast Noon” adında bir tatbikat gerçekleştiriyor.

Rusya ile gerilimin yükselmesine ve Ukrayna’daki savaşa rağmen NATO, ara vermeyerek bu yılki tatbikatı 17-30 Ekim tarihlerinde gerçekleştirdi.

Avrupa’daki Amerikan nükleer silahlarının modernizasyonu

ABD’nin şu anda Avrupa’da konuşlu olan atom bombalarını yüksek basınçta modernize etmesi hakkında Batı medyasının inatla sessiz kalmaya devam etmesi ilginç.

Bu bombalar B61 tipinde ve yerlerine B61-12 tipi nükleer bombalar gelecek. Bu bilgi yeni değil, yeni olan şey ABD’nin bu süreci hızlandırmak ve en geç ocak ayına kadar tamamlamak istemesi.

ABD’nin Avrupa’da Büchel [Almanya], Kleine Brogel [Belçika], Volkel [Hollanda], Ghedi-Aviano [İtalya] ve İncirlik’te depoladığı bu tipte yaklaşık 100 nükleer silahı mevcut.

B61-12’ler, Tornado ve F-35 tipi savaş uçaklarında kullanılabiliyor. ABD, B61-12’nin tam boy modelini F-35 savaş uçağında ilk olarak 2020’nin kasım ayında test etmişti.

Buradan bakarak Batı’nın Rusya’yı tam olarak kendi yaptığı şeyle suçladığı görülebilir. Washington, nükleer saldırı tehdidini kendi nükleer silah doktrinlerinde bile açıkça ifade ediyor.

Emre Köse

Kısa Kısa

  1. İstanbul'un enflasyonu eylülde hızlandı

    İstanbul Ticaret Odası (İTO) verilerine göre, İstanbul'da bir önceki ay yüzde 1,66 olan aylık enflasyon eylülde yüzde 2,11'e çıktı. Yıllık enflasyon ise yüzde 34,96'dan yüzde 33,55'e geriledi. Eylül ayının zam şampiyonu yüzde 22,59'luk artışla eğitim grubu oldu.

  2. Fransa'da sağcı cumhurbaşkanı adayından başörtüsü ve göç vaadi

    Fransa'da cumhurbaşkanı adayından başörtüsü ve göç vaadi Eski İçişleri Bakanı Bruno Retailleau, gelecek yıl yapılacak cumhurbaşkanı seçiminde aday olması halinde spor faaliyetleri, okul gezileri ve üniversitelerde başörtüsünü yasaklayacağını açıkladı. Retailleau ayrıca Müslüman Kardeşler bağlantılı kuruluşların feshedilmesini ve Fransa'nın “Yahudi-Hristiyan köklerine” ilişkin bir ifadenin anayasaya eklenmesini vaat etti.

  3. İzmir'de fabrikada patlama: İşçiler yaralandı

    İzmir'in Torbalı ilçesinde İki-El Metal fabrikasında meydana gelen patlamada 7 işçi yaralandı. Olayda 3'ü ağır 7 işçi yaralandı. Yaralılar, ambulanslarla çeşitli hastanelere kaldırıldı.

  4. Can Atalay 24 saatlik açlık grevine başladı

    Anayasa Mahkemesi kararlarına rağmen tutukluluğu devam eden seçilmiş Hatay Milletvekili Can Atalay, TBMM’nin yeni yasama yılının başladığı 1 Ekim’de 24 saatlik açlık grevi kararı aldı. Türkiye İşçi Partisi Hatay Milletvekili Atalay'ın X hesabı üzerinden paylaşılan mesajda karar, "Hatay halkı beni, kendisi adına söz söylemem ve hesap sormam için seçti. O görevden vazgeçmeyeceğim. Artık bıçak kemiğe dayanmıştır" ifadeleriyle duyuruldu.

  5. Fon skandalında iade bilmecesi

    Gazeteci İsmail Saymaz, Fatma Betül Sayan Kaya'nın hisselerden kazandığı 2,2 milyar lirayı iade etmediği iddia ediliyor. Gazeteci İsmail Saymaz katıldığı televizyon yayınında iade iddiasının doğru olmasını ileri sürdü. Dün de Nagehan Alçı benzer bir iddiada bulunmuştu. Ekonomim'in iddiasına göre Kaya ve eşi, söz konusu tutarı Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından bildirilen banka hesabına aktarmıştı.

  6. Tera Portföy yöneticileri hakkında tutuklama kararı

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen 'fon soruşturması' kapsamında dün adliyeye sevk edilen Tera Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Erdin Özel ve Tera Portföy CEO'su Emir Münir Sarpyener hakkında tutuklama kararı verildi.

  7. Vahap Seçer gözaltına alındı

    Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer dahil 59 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar arasında aynı zamanda Vahap Seçer'in yanı sıra Vahap Seçer'in yanı sıra Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit ve Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer de bulunuyor.

  8. Akaryakıta zam geldi

    ÖTV artışı nedeniyle benzinin satış fiyatına 4,20, motorine ise 3,70 lira zam geldi. Resmi Gazete'de yayınlanan karara göre, eşel mobil sisteminin sona ermesiyle başlayan yeni dönemde benzindeki ÖTV artışı kasım ve aralık aylarında da kademeli olarak uygulanacak. Böylece benzinde eşel mobil öncesine dönüş nedeniyle beklenen 12,47 liralık fiyat artışı, ÖTV'nin tek seferde değil, kademeli olarak geri getirilmesiyle engellenmiş oldu. LPG'de ise eşel mobil öncesi sisteme dönüldü.

  9. Fon vurgunu: AKP Genel Başkan Yardımcısı Hayat Yazıcı’nın oğlunun malvarlığına konulan tedbir kararı kaldırıldı

    Fon soruşturması kapsamında yönelik kapsamında, eski ticaret bakanı ve AKP Siyasi ve Hukuki İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı’nın oğlu Mustafa Yazıcı’nın tüm mal varlığına hakkında verilen tedbir kararı saatler içinde kaldırıldı. İfadesi alınan Mustafa Yazıcı hakkında, yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol kararı verildi.

Önceki gün

  1. Fon so­ruş­tur­ma­sın­da AKP'li eski bakan Hayati Yazıcı’nın oğlunun mal varlığına tedbir konuldu

    Fon vurgununa yönelik İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, eski ticaret bakanı ve AKP Siyasi ve Hukuki İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı’nın oğlu Mustafa Yazıcı’nın tüm mal varlığına tedbir konuldu.

  2. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Beştepe’de Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüştü

    Tugay, görüşmenin ardından sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Erdoğan’a kendisini Beştepe’de kabul ettiği için teşekkür ederken, kente ilişkin projeleri “arz ettiklerini” belirtti. Cemil Tugay, geçtiğimiz aylarda CHP’den istifa etmişti. Tugay’ın Beştepe ziyareti, bir süredir medyada yer alan AKP’ye geçeceğine yönelik iddiaların ardından geldi.

  3. Eylül ayı Milli Güvenlik Kurulu toplantısı sona erdi: Çerçeve Yasa uygulanmaya başlamadı

    Cumhurbaşkanı başkanlığında gerçekleştirilen Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısı sonrasında İletişim Başkanlığı tarafından sekiz maddelik bir bildiri yayınlandı. ⁠Bildiride tehdit ve tehlikeler arasında, PKK, KCK ve PYD de yer aldı. Böylece iktidarın "Terörsüz Türkiye" olarak adlandırdığı süreç kapsamında yakın zamanda meclisten geçirilen "Çerçeve Yasa"'nın uygulama aşaması, bir süredir çeşitli kaynaklarca dile getirildiği üzere, ileri bir tarihe kaldı.

  4. Fon vurgunu so­ruş­tur­ma­sın­da yeni gelişme: 5 şirket için TMSF kararı

    Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), fon soruşturması kapsamında Destek Yatırım Bankası, Hedef Yatırım Bankası ve Tera Yatırım Bankası’nın nitelikli paylarına ilişkin temettü dışındaki ortaklık haklarının Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından kullanılmasına karar verdi. BDDK ayrıca Destek Faktoring ve Tera Finans Faktoring’e pay devri işlemlerinin tamamlanması için altı ay süre tanıdı.

  5. İngiltere Başbakanı Burnham: İngiltere için seçenekler arasında AB’ye yeniden katılmak da var

    İngiltere Başbakanı Andy Burnham, BBC’ye verdiği demeçte mevcut Brexit anlaşmasının “faydadan çok zarar” getirdiğini belirterek, Avrupa ile ilişkileri düzeltmek için neler yapılabileceğini değerlendirmek istediğini söyledi. Burnham İngiltere'nin Avrupa ile uzun vadeli ilişkilerini yeniden şekillendirmek amacıyla hükümetin değerlendirebileceği seçenekler arasında Avrupa Birliği’ne yeniden katılmanın da bulunduğunu ifade etti.

  6. Rusya: S-400 sistemlerinin Türkiye’den çıkarılması için Ankara ile görüşüyoruz

    Kremlin, Türkiye’nin Rusya’dan satın aldığı S-400 hava savunma sistemlerinin başka bir ülkeye konuşlandırılması konusunda Ankara ile temasların sürdüğünü açıkladı. Açıklama, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un geçtiğimiz cumartesi günü S-400’lerin başka bir ülkeye devredilebileceğine ilişkin sözlerinin ardından geldi.

  7. CHP’de ihraçlar devam ediyor

    Mutlak butlan kararıyla CHP’nin başına geçen Kılıçdaroğlu yönetimi, partiden ihraç kararları almaya devam ediyor. Son olarak Kadıköy Belediye Başkanı Mesut Kösedağ, Sarıyer Belediye Başkanı Oktay Aksu ve Sancaktepe Belediye Başkanı Alper Yeğin, kesin ihraç talebiyle disipline sevk edildi.

  8. T24'e erişim engeli

    T24'ün internet haber portalı ve sosyal medya hesapları hakkında kapatma kararı verildi. Karar kapsamında T24'ün son 1 yıl içerisinde 118 LGBT propagandası niteliği taşıyan içerik ürettiği ileri sürüldü. 1. Sulh Ceza Hakimliği tarafından alınan karar uygulanmak üzere Siber Güvenlik Başkanlığı'na gönderildi.

  9. Fon so­ruş­tur­ma­sın­da yeni dalga: 34 kişiye gözaltı

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü fon soruşturmasında 5'inci dalga operasyonda 34 şüpheli için gözaltı kararı verildi. Bakan Akın Gürlek'in açıklamasına göre şüpheli sayısı 217'ye ulaştı; 56 kişi tutuklandı, 88 kişiye adli kontrol uygulandı. 26 hissedeki manipülatif işlemler de inceleniyor.

  10. Sakarya'da çok sayıda bölge sular altında

    Sakarya’da dünden bu yana etkili olan sağanak yağışların ardından birçok bölgede sel ve su baskınları yaşandı. Karasu ve Darıçayırı'nda Sakarya Nehri ve bölgedeki derelerin taşmasıyla su seviyesi yer yer 1 ila 2 metreye ulaştı. Yaklaşık 60 hanenin etkilendiği bölgede mahsur kalanlar oldu. Ferizli ve Kaynarca'da sokaklar adeta göle dönerken, araçlar tamamen suya gömülürken Erenler'de çok sayıda evi su bastı.

  11. Suriye'de haremlik selamlık düğün kararı: Kadın salonlarına damatlar giremeyecek

    T24'ten Namık Durukan'ın haberine göre, Şam kırsalındaki Sergaya Belde Meclisi 27 Eylül'de kadınlara ayrılan düğün salonlarına damatların girişini yasakladı. Douma Şehir Meclisi de benzer bir karar aldı. Kararlara uymayanlar hakkında yasal işlem uygulanacak.

  12. Fatma Betül Sayan Kaya’nın adı AKP’nin internet sitesinden kaldırıldı

    Fon soruşturması kapsamında gündeme gelen iddiaların ardından AKP’deki görevlerinden ayrılan eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya’nın adı ve özgeçmişi partinin internet sitesinden kaldırıldı. Kaya’nın MKYK WhatsApp grubundan da çıkarıldığı iddia edildi.

  13. Bilal Erdoğan: "Türkiye belki en normal dönemini yaşıyor"

    AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın oğlu Bilal Erdoğan, Konya'da imam hatip öğrencilerine seslendi. İmam hatipleri "normalleşmenin" teminatı ilan eden Erdoğan, dindar muhafazakârlığı "milletin vasatı" olarak tanımladı. İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı sıfatıyla Konya Anadolu İmam Hatip Lisesi'nde konuşan Erdoğan, "Bu millet galebe çaldı ve bugün hamdolsun Türkiye belki en normal, sosyal olarak kültürel olarak dönemini yaşıyor" dedi

  14. Eski SPK Başkanı ifadeye çağrıldı

    Eski Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı İbrahim Ömer Gönül, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında şüpheli sıfatıyla bugün savcılığa ifade verecek. Gönül'ün ifadesi, başsavcılığın sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin yürüttüğü soruşturma kapsamında alınacak.

  15. Kaçırılma alarmının nedeni pilot kavgası çıktı

    İsrail Başbakanlığı, Dubai-Tel Aviv seferini yapan Flydubai uçağında kaçırma olmadığını, acil durumun pilotlar arasında yaşanan kavga nedeniyle ortaya çıktığını açıkladı. Uçak, Ürdün hava sahasında “7500” kaçırılma kodu vermesinin ardından Suudi Arabistan’a yönlendirilmiş, İsrail savaş uçaklarını havalandırmıştı. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

  16. TÜİK verilerine göre “gerçek işsizlik” yüzde 31'e yükseldi

    TÜİK’in “atıl işgücü” olarak tanımladığı geniş işsizlik oranı ağustosta yüzde 31’e yükseldi. İşsiz sayısı ise 2 milyon 740 bin olarak açıklandı. İş aramaktan vazgeçenleri ve eksik çalışanları ayrı kategorilerde değerlendiren TÜİK, yalnızca dar tanımı “işsizlik oranı” olarak sunarak işsizliği olduğundan düşük göstermeye çalışıyor. DİSK-AR’ın hesaplamasına göre geniş tanımlı işsiz sayısı ise 12 milyon 608 bin oldu.

  17. DDK Başkanı Tanrıkulu, Borsa İstanbul'daki görevlerinden ayrıldı

    Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın fon skandalıyla ilgili Devlet Denetleme Kurulu'nu görevlendirmesinin ardından DDK Başkanı Salih Tanrıkulu, Borsa İstanbul'daki yönetim kurulu başkanvekilliği ve denetim komitesi başkanlığı görevlerinden ayrıldı. Tanrıkulu'nun adı kurumun internet sitesindeki listelerden de kaldırıldı.

  18. AKP'li Zeybekci'nin şirketlerinin parası da Tera fonunda kalmış

    Eski Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci'nin ortağı olduğu dört şirketin parası, 17 Eylül'de tasfiye kararı verilen Tera'nın TP2 fonunda kaldı. İsmail Saymaz'a konuşan Zeybekci, kendini 455 bin mağdurdan biri saydı, fona yatırımdan haberi olmadığını söyledi. "Maalesef devletin ihmali var" derken mağduriyetini Erdoğan'a iletmediğini belirtti.

  19. Dubai - Tel Aviv uçağında kaçırılma kodu verildi

    İsrail'de yayın yapan Kanal 12'nin haberine göre, Dubai'den Tel Aviv'e giden yolcu uçağı, uçak kaçırılmasını ifade eden "7500" kodunu yayınladı. Kodun yayınlanması sonrasında, İsrail Hava Kuvvetleri'ne ait savaş uçaklarının yolcu uçağına doğru havalandığı bildirilirdi. Ürdün üzerinde bir süre tur atan ve içerisinde yaklaşık 100 İsrail vatandaşının bulunduğu belirtilen uçak, daha sonra Suudi Arabistan yönüne yönlendirildi.

  20. MEB’den istismarcı Ensar Vakfı’yla iş birliği

    MEB, Ensar Vakfı’nın düzenleyeceği “Sana Emanet Online Bilgi Yarışması”nı ortaokul ve liselere resmi yazıyla duyurdu. Cumhuriyet’ten Ufuk Sepetci’nin haberine göre, yarışmada öğrencilere umre ve teknoloji ödülleri verilecek. Dereceye giren kişilerin öğretmenleri ve okul müdürlerine ise 20 bin TL’ye kadar nakit ödül ödenecek. Ensar Vakfı, Karaman’da 45 çocuğun cinsel istismara maruz bırakıldığı olayla gündeme gelmişti.

  21. AYM, yoksulluk nafakasından "süresiz" ifadesini kaldırdı

    Anayasa Mahkemesi, Türk Medeni Kanunu’nun yoksulluk nafakasını düzenleyen 175. maddesindeki “süresiz olarak” ibaresini iptal etti. Karar, 30 Haziran 2027’de yürürlüğe girecek. Nafakanın süresine ilişkin yeni bir düzenlemenin önümüzdeki dönemde TBMM gündemine gelmesi bekleniyor.

✓