Köşe Yazısı

Zelenskiy ve bomba

20:30 4 dk okuma
https___bucketeer e05bbc84 baa3 437e 9518 adb32be77984.s3.amazonaws.com_public_images_44c14226 bbb1 4130 87f9 88bd5667b3d8_1345x855

Emre Köse

Savaş alkışlanacak bir şey değil elbette. Fakat burada Moskova’nın veba ile kolera arasında bir tercih yapması icap etti. Ve Ukrayna’ya dönük askeri müdahale, nükleer savaştan çok daha az riskli bir tercihti. Ki Rus halkının da düşüncesi bu yönde.

Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy’in Münih Güvenlik Konferansı kürsüsünden nükleer silah edinme niyetini açık açık beyan etmesi aslında Moskova açısından, askeri harekata giden yolda önemli kırılma noktalarından biriydi.

Her nasılsa, Zelenskiy’in konuşmasında bu türden bir tehdidin olup olmadığı tartışma konusu oldu. Hatta “öyle bir şey yok, var diyen Kremlin propagandacısıdır” gibi laflar da döndü.

Zelenskiy’in konferansta yaptığı, yaklaşık 50 dakika süren konuşmasının 14.00 ile 15.30 dakikaları arasında, bariz şekilde ülkeyi nükleer silahla donatma niyetini belirttiği görülebilir.

Bu durum, Zelenskiy’in Budapeşte Muhtırasından çekilmek istedikleri yönündeki sözlerinden anlaşılıyor. “Tehdit yok” denmesi, mevzubahis anlaşmanın ne olduğundan ya da muhtevasından haberdar olunmamasıyla ilgili.

Sovyetler Birliği’nin dağılmasına müteakip Belarus, Kazakistan ve Ukrayna, Sovyetlerin bu topraklara nükleer silah konuşlandırmış olması nedeniyle nükleer güç oluverdi. 1994’te imzalanan Budapeşte Muhtırasında bu ülkeler, nükleer silahlarını Rusya’ya teslim etmeyi ve gelecekte de nükleer silah edinmeyeceklerini taahhüt ettiler. Karşılığında da Rusya, ABD ve Birleşik Krallık’tan belirli güvenlik garantileri aldılar.

Muhtırayla alakalı ilk tartışma 2013’te yaşandı; anlaşma uyarınca garantörler bu ülkeler üzerinde ekonomik baskı kurmama sözü vermişti; fakat ABD Hazinesi, Belarus’a yaptırım uygulayarak anlaşmayı ihlal etti. Konu hakkındaki tepkilere ABD’nin Minsk Büyükelçiliği’nin verdiği yanıt şuydu:

“Belarus hükümetinin, ABD yaptırımlarının güvenlik garantilerine ilişkin 1994 Budapeşte Muhtırasını ihlal ettiği yönünde tekrarladığı iddialar asılsızdır. Muhtıra yasal olarak bağlayıcı olmasa da, bu siyasi taahhütleri ciddiye alıyoruz ve insan hakları ya da nükleer silahların yayılmasının önlenmesi endişeleriyle uygulanan herhangi bir ABD yaptırımının muhtıra kapsamında Belarus’a verdiğimiz taahhütlerle tutarsız olduğuna veya bu taahhütlerimizin altını oyduğuna inanmıyoruz. Yaptırımlar, ABD’nin avantajına olmaktan ziyade Belarus’ta insan haklarını korumayı ve kitle imha silahlarının yayılması ve diğer yasadışı faaliyetlerle mücadele etmeyi amaçlıyor”.

Batı’nın “kurallara dayalı düzen” dediği şey bu. Washington, açıklamada hiç çekinmeden anlaşmanın “bağlayıcılığı olmadığını” iddia etmiş. Buna kurallara dayalı düzen değil, bilakis marabası olmayı reddedenin evini ve tarlasını kundaklayan uluslararası derebeylik düzeni demek daha doğru olur.

Açıklama, daha sonra büyükelçiliğin sitesinden kaldırıldı ama web arşivinden erişilebilir.

19 Şubat 2022’deki Münih Güvenlik Konferansı’nda Zelenskiy, Ukrayna’nın bu muhtıradan çekileceği tehdidinde bulundu. Kiev’in [ve ayrıca Belarus ve Kazakistan’ın] anlaşmada altına imza attığı tek taahhüdün nükleer silah edinme çabasına girişmeme olduğu hakikati göz önüne alınırsa Zelenskiy, gayet açık konuştu.

Ukrayna’nın nükleer kapasitesi

Ayrıca bu boş bir tehdit değil. Sovyet döneminde Ukrayna’da bulunan enstitüler nükleer silah çalışmaları yürüttü. Ukrayna topraklarında balistik füze üretim tesisi vardı. Ve Ukrayna’da halihazırda nükleer silah üretme kapasitesine sahip bir dizi santral ve tesis mevcut. Yani Kiev yönetimi, kısa süre içinde nükleer silah edinebilecek tüm imkanlara sahip.

Ukrayna’nın nükleer atık depolama tesisi, Çernobil santralinin olduğu yerde. Dolayısıyla çabucak “kirli bomba” imal edebilirlerdi. Rus paraşütçülerin harekat başlar başlamaz Çernobil bölgesini ele geçirmesinin nedeni de buydu. Ukrayna’nın kirli bomba imal edebilmek için nükleer atık depolama tesislerini sağlama alması gerekiyordu. Bu bombanın birkaç gün içinde üretilebilmesi mümkün. Tek yapılması gereken nükleer atıkların füze başlığına monte edilmesi.

Diğer yandan Ukrayna’nın Rusya’ya saldırma planı olup olmadığı meselesi var. Bunun yanıtı Ukrayna’nın askeri doktrinine bakılarak alınabilir.

İlgili içerik: “İşgal”

Ukrayna’nın askeri doktrini

2014’teki Maydan darbesinden sonra eski Devlet Başkanı Pyotr Poroşenko, Rusya’yı Ukrayna’nın “baş düşmanı” olarak kodladı ve Ukrayna Silahlı Kuvvetlerinin 2020 yılına kadar NATO standartlarıyla uyumlu hale getirileceğini duyurdu.

Sözgelimi doktrin, 2015’te yürürlüğe girdi. 24 Mart 2021’e gelindiğinde Zelenskiy, “Kırım’ın İşgalden Kurtarılması ve Yeniden Entegrasyonu Stratejisi”ni yürürlüğe koydu. Bankova’nın yayımladığı basın bülteninde şu ifadeler var:

“Bu belge, Kırım’ın işgali ve yeniden entegrasyonu yoluyla uluslararası olarak kabul görmüş sınırlar içinde Ukrayna’nın toprak bütünlüğünü ve devlet egemenliğini yeniden tesis etmeyi amaçlayan diplomatik, askeri, ekonomik, enformatif, insani ve diğer niteliklerdeki bir dizi tedbiri tanımlamaktadır”.

Kırım’ın Rus toprağı olup olmadığı tartışılabilir ama Putin’in bunu hukuki zeminde çözdüğü gerçeği, konunun artık kapandığını söylemekte. NATO ve ileri karakolu Ukrayna inkar etse de giden gitti. Ve bunu tersine döndürmek isteyen her kim varsa savaş riskini de göze almış demektir.

Zelenskiy, yürürlüğe koyduğu bu belgeyle Kırım hususunda Rusya’ya aleni biçimde savaş ilan etti. Kiev yönetiminin Kırım’a saldırmaya girişeceği uzak bir ihtimal değildi, ki belge de “askeri nitelikteki tedbirlerden” bahsediyor. Savaş ilanı daha açık nasıl yapılır bilemiyorum.

Bir gün sonra, 25 Mart 2021’de Zelenskiy, Ukrayna’nın yeni askeri doktrinini yasalaştırdı. Belge, Ukrayna’nın NATO’nun güvenlik mimarisine entegre edilmesini öngörüp, Kırım’ın askeri yollarla geri alınması çağrısını yineliyor.

Bunlar ne anlama geliyor?

Kiev’in Rusya’ya saldırma niyetini bağıra bağıra ilan ettiği kuşku götürmez. Ukrayna, kısa vadede nükleer silah üretme kapasitesine sahipti ve Zelenskiy de tüm dünyanın gözü önünde nükleer silah edinme niyetini açıkça belirtti.

Kırım’ın Rusya’nın parçası olup olmadığı konusunda hemfikir olunmayabilir. Ancak Kırım için nükleer savaş başlatmanın gereği var mı yok mu, orası kuşkulu. Bu yalnızca Ukrayna’nın nükleer silah üretip üretmemesiyle ilgili de değil. Kaçınılmaz netice bu olacaktı.

Ortada Rusya’nın “varoluşsal tehdit” olarak algılaması gayet mantıklı bir resim var. Moskova, pekala Ukrayna’nın nükleer silah imal etmesini izleyip sonra harekete geçebilirdi. Yaşanacak yıkımın bundan çok daha geniş çaplı olacağına hiç şüphe yok.

Üstüne Rusya, güvenlik garantilerine dair uzun zamandır Batı ile karşılıklı müzakere yürütüyordu ve 2021’in aralık ayına gelindiğinde bu sürecin sonuç vermeyeceği anlaşıldı. Bunların hiçbiri yaşanmadan, o zamana kadar masada bir şeylerin çözülmesi mümkündü, Moskova’nın son ana kadar bütün yolları denediği tartışılamaz bile.

Savaş alkışlanacak bir şey değil elbette. Fakat burada Moskova’nın veba ile kolera arasında bir tercih yapması icap etti. Ve Ukrayna’ya dönük askeri müdahale, nükleer savaştan çok daha az riskli bir tercihti. Ki Rus halkının da düşüncesi bu yönde.

Kısa Kısa

Önceki gün

  1. Takasbank, İşsizlik Sigortası Fonu kaynaklarının kime gittiğini açıklamadı

    Takasbank, İşsizlik Sigortası Fonu’nun aracı kurum üzerinden para piyasasında işlem yapabildiğini doğruladı, ancak fonun kimi finanse edeceğini seçemeyeceğini savundu. Açıklamada hangi aracı kurumun kullanıldığı, Tera bağlantılı kurumlara kaynak aktarılıp aktarılmadığı ve tedbir kararının tarihi yer almadı. Meclis komisyonunda Tera için 9 milyar TL risk dile getirilmişti.

  2. Menzil’den Orhangazi’ye 180 dönümlük yerleşke

    Cumhuriyet'ten Aytunç Ürkmez’in haberine göre, Eğitim-İş Bursa Şubesi, Menzil cemaatinin Orhangazi’de bir bölümü zeytinlik olan yaklaşık 180 dönümlük arazide külliye kurduğunu açıkladı. Şube, arazide iş makinelerinin çalıştığını ve 22 Ekim’de temel atma töreni yapılacağının duyurulduğunu bildirdi. Şube Başkanı Özkan Röna, kamusal alanın tarikatlara bırakılmasını kabul etmediklerini belirterek “Bursa tarikatların değil, Cumhuriyet’in kentidir” dedi.

  3. İBB davasında 7 tutuklu sanığa tahliye

    İBB davasında ara karar açıklandı. Silivri’de görülen davada İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti, yedi tutuklu sanığın tahliyesine, diğer tutuklu sanıkların ise tutukluluk hallerinin devamına karar verdi. Tahliyesine karar verilen isimler Ümit Polat, Nilgün Cendek, Tolga Kılıç, Fatih Temür, Melih Geçek, Aytekin Karaarslan ve Adem Başer oldu. Ancak Melih Geçek, hakkında başka bir dosyadan verilen tutuklama kararı nedeniyle cezaevinde kalmaya devam edecek.

  4. Danıştay, Akbelen’de acele kamulaştırmayı onayladı

    Danıştay 6. Dairesi, Yeniköy-Kemerköy termik santrallarına kömür sağlamak için Akbelen çevresinde 6 köydeki 679 parselin acele kamulaştırılmasına karşı açılan davayı reddetti. Daire, elektrik arz güvenliğini gerekçe gösterdi; bir üye karşı oy kullandı. Köylüler mücadeleyi sürdüreceklerini açıkladı.

  5. Belçika'da öğrenciler sokakta

    Belçika'nın başkenti Brüksel'de yüzlerce genç, eğitim reformlarına ve kesintilerine karşı bir kez daha protesto düzenledi. Merkez İstasyonu'nda yerel saatle 10.00'da toplanan göstericiler, eğitim kesintilerine tepki göstererek antifaşist sloganlar attı. Eyleme bazı öğretmenler ve sendika üyeleri de katıldı.

  6. Diyanet’te fon krizi iddiası: Filistin için ayrılan paralar fonda mı eridi?

    Sözcü Gazetesi'nden Yavuz Alatan’ın haberine göre, yaşanan fon krizi sonrası Diyanet İşleri Başkanı Safi Arpaguş duruma müdahale ederek fonlardan çıkış yapılması talimatını verdi. Ancak bu panik çıkışı, kurumun yatırımından yüzde 48 oranında zarar etmesiyle sonuçlandı.

  7. Fatma Betül Sayan Kaya’nın ablası büyükelçiliğe resmen başladı

    Fon vurgununda yaklaşık 2 milyar TL kazandığı ortaya çıkan ve malvarlığı dondurulduğu öne sürülen eski bakan Fatma Betül Sayan Kaya'nın kız kardeşi Ayşe Hilal Sayan Koytak, büyükelçilik görevine başladı. AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Helsinki’ye büyükelçi tayin ettiği Ayşe Hilal Sayan Koytak, güven mektubunu Finlandiya Cumhurbaşkanı Alexander Stubb’a önceki gün sundu.

  8. Gazze'de tespit edilebilen can kaybı 74 bin 400'e yükseldi

    Gazze'deki Filistin Sağlık Bakanlığından yapılan açıklamada, İsrail'in Ekim 2023'ten bu yana Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılarda yaşanan can kayıplarına ilişkin son veriler paylaşıldı. Açıklamada, İsrail'in Gazze Şeridi'ne yönelik saldırılarının başlangıcından bu yana toplam can kaybının 74 bin 469'a, yaralı sayısının ise 175 bin 492'ye ulaştığı ifade edildi.

  9. İSKİ'den 'şebekede kanalizasyon suyu' iddialarına yanıt

    İstanbul Büyükşehir Belediyesi bağlı kuruluşu İSKİ kentteki şebeke suyuna kanalizasyon suyu karıştığı yönündeki iddialara ilişkin açıklama yaptı. İSKİ'nin açıklamasında, "İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü tarafından kentimizin 39 ilçesindeki farklı noktalardan düzenli olarak su numuneleri alınmakta ve bağımsız denetimler sürdürülmektedir. İstanbul’un içme suyu şebekesine, yürürlükteki mevzuatta belirlenen kalite kriterlerini karşılamayan suyun verilmesi söz konusu değildir" denildi.

  10. MEB duyurdu: Okullarda 'ortak yazılı sınav' dönemi

    Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tüm okullarda "ortak yazılı sınav" sistemine geçti. Yeni sistemle ortaokul ve liselerde hep aynı sınav uygulanacak. Sorular yapay zeka destekli ve açık uçlu olacak.

  11. Erdoğan: "Sağlıkta Türkiye’yi küresel çekim merkezi haline getireceğiz"

    İstanbul Üniversitesi Hastanesi Çapa ve Esenyurt Yerleşkesi Toplu Açılış ve Temel Atma Töreni’nde konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan, "Sağlıkta Türkiye'yi küresel çekim merkezi haline getireceğiz. Milletimize her anlamda hizmet etmeye çok güçlü şekilde devam edeceğiz" açıklamasında bulundu.

  12. Öcalan'dan yeni 'süreç' açıklaması: “Hukuki güvenceler olmadan demokratik siyaset kalıcılaşmaz"

    Feshedilen PKK'nın lideri Abdullah Öcalan, fesih ve silah bırakma kararını yeni bir dönemin başlangıcı olarak nitelendirirken, kalıcı barış için Kürt kimliğinin, dilinin ve kültürünün güvence altına alınmasını, demokratik siyasetin önündeki engellerin kaldırılmasını ve eşit yurttaşlığın hukuki güvenceye kavuşturulmasını istedi. Öcalan, “Hukuki güvenceler olmadan demokratik siyaset kalıcılaşmaz, barış süreci de başarıya ulaşamaz” dedi.

  13. İstanbul Valisi Gül: Dere yatağındaki yerler yıkılacak

    İstanbul'da yaşanan sel felaketine ilişkin basın mensuplarına açıklamalarda bulunan İstanbul Valisi Davut Gül şu ifadeleri kullandı: "Dere yatağını işgal eden yerler yıkılacak. Bugün ve yarın yağış var. Ama çok büyük beklemiyoruz. Yağış olacak. Toprak yağışa doydu. Bazı yerlerde toprak kayması olabilir. Toprak kayması ve binaların çökme riski var. Binaların çökmesi ile ilgili kendi binasında risk görenleri misafir etmeye hazırız. Birkaç gün şüphesi olan herkesi bekliyoruz."

  14. Ege Üniversitesi'nde gece yarısı 'köpek baskını'

    Ege Üniversitesi Hayvan Hakları Topluluğu'na ait eğitim merkezine Bornova Belediyesi köpekleri toplamak için gece baskını düzenledi. Polis yardımıyla 200'e yakın köpek toplatıldı. Köpeklerin toplatılmasına karşı eğitim merkezinin önünde bir araya gelen öğrencilerle, belediye ekipleri ve polis arasında arbede yaşandı.

  15. Şamil Tayyar: Esenyurt so­ruş­tur­ma­sın­da ‘hatırlı’ biri devreye girdi

    Eski AKP Milletvekili Şamil Tayyar, kayyum yönetimindeki Esenyurt Belediyesi'ne ilişkin soruşturmada tutuklanan Başkan Yardımcısı Yusuf Ulutaş için 'hatırlı biri'nin devreye girerek Recep Tayyip Erdoğan'a ulaştığını açıkladı. Olayı sosyal medya hesabından paylaşan Tayyar, Erdoğan'ın ise “Bu işe karışmayın” dediğini öne sürdü.

  16. İBB davasında bir soruşturma daha

    Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, Silivri'deki İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen İBB davasının 15-16 Ekim 2026 tarihli duruşmaları sırasında çekildiği anlaşılan görüntülerin sosyal medya hesaplarında paylaşılması üzerine resen soruşturma başlatıldığını açıkladı.

  17. Etimesgut Belediyesi so­ruş­tur­ma­sın­da 7 tutuklama

    Etimesgut Belediyesi'ne yönelik soruşturma kapsamında 7 kişi tutuklandı. Belediye başkan yardımcılarının da aralarında bulunduğu 7 kişi tutuklanırken, 4 şüpheli hakkında ev hapsi kararı alındı.

  18. İran'dan Trump'ın 'bombaların anası' tehdidine yanıt

    İran Savunma Bakan Vekili Tuğgeneral Seyyid Mecid İbnu’r Rıza, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a karşı “bombaların anası” olarak bilinen GBU-43/B bombasını kullanma ihtimaline ilişkin açıklamasına yanıt verdi. Rıza, "Bombaların isimlerinin ve boyutlarının bir önemi yok. Sizin bombanız, küresel itibarınızda, ABD ekonomisinde ve hatta seçim hesaplarınızda patlayacak. Sizi bugün 'Merhaba efendim' demek zorunda kaldığınız noktaya getiren, hesapları değiştiren füzelerimizin gücüdür" dedi.

  19. AKOM açıkladı: Kuvvetli sağanak İstanbul'u ne zaman terk edecek?

    İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Afet Koordinasyon Merkezi (AKOM), haftalık hava tahmin raporunu paylaştı. Rapora göre, yaklaşık 1 haftadır kent genelinde etkili olan kuvvetli sağanak, yarından itibaren İstanbul'u terk edecek. Hava sıcaklığı ise tekrar 20 derece civarına yükselecek.

  20. Kripto do­lan­dı­rı­cı­lı­ğı: Interpol tarafından aranan ABD'li İstanbul'da yakalandı

    Adalet Bakanı Akın Gürlek, ABD ve Finlandiya’da 1 milyar dolarlık kripto varlık dolandırıcılığı gerçekleştirdiği iddiasıyla hakkında Interpol tarafından kırmızı bülten çıkarıldığı bildirilen ABD vatandaşı Richard James Schueler'in İstanbul’da yakalanarak gözaltına alındığını duyurdu. 'Kripto balinası' olarak bilinen Schueler, Beşiktaş ilçesinde çarşamba sabah saatlerinde yapılan MİT operasyonuyla yakalanmıştı.

  21. SPK'dan Hedef Portföy kararı

    Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Hedef Portföy Yönetimi AŞ'nin kurucusu olduğu yatırım fonlarının tasfiye işlemlerinin başlatılmasına karar verdi. Tasfiye süreci, daha önce üç portföy yönetim şirketinin fonları için belirlenen esaslar çerçevesinde yürütülecek.

  22. İçişleri Bakanlığı’ndan birçok il için sağanak ve fırtına uyarısı

    İçişleri Bakanlığı, Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün son tahminlerine dayanarak, 17 Ekim Cumartesi günü birçok ilde kuvvetli sağanak yağış ve fırtına beklendiğini duyurarak ani sel, su baskını, yıldırım, dolu ve ulaşımda yaşanabilecek aksamalara karşı dikkatli ve tedbirli olunmasını istedi.

  23. SPK'dan 37 kişi hakkında suç duyurusu

    Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), iki şirketin hisselerinde gerçekleştirilen işlemler nedeniyle 37 kişi hakkında suç duyurusunda bulunulmasına karar verdi. Kurul, 42 kişi ve şirkete 2 yıl işlem yasağı getirirken 21 kişinin de lisanslarını iptal etti.

  24. İstanbul'da selde kaybolan Ahmet Derin’in kızı: "Babam katledildi, hesabını soracağız"

    İstanbul’da sağanak yağışın ardından Kağıthane Deresi’nden otomobili çıkarılan Ahmet Derin’den haber alınamıyor. Derin’in kızı Arzu Derin, sosyal medya hesabından babasının bulunması için yardım çağrısında bulundu. Derin, "Parçalanmış arabayı bulduk. Umudum kalmadı. Babamı bulun, gidecek bir yerimiz olsun. Babam katledildi. Hesabını soracağız, söz veriyorum babam. Fırtına gelmeden bulun, babamız soğukta kalmasın" ifadelerini kullandı.

  25. Trump, Rusya yaptırımlarını askıya aldı

    ABD Başkanı Donald Trump, Rusya'yı hedef alan yeni yaptırımların askıya alınmasını öngören kararnameyi imzaladı. Beyaz Saray, karara 'ulusal çıkarlar' gerekçesini gösterdi. Kararname, Rusya'ya yönelik yaptırım ve tarife öngören yasanın yürürlüğe girmesine iki gün kala imzalandı.

✓