Arama

Site İçi Arama

Doğrudan arama yapın Aranıyor... Detaylı Arama
Sonuçlar aranıyor...
Kategorilere Göz Atın
© ideo. Anlatılan senin hikayendir

Köşe Yazısı

Turizm sektörü zararsız mı?

20:12 5 dk okuma

Turizm deyince iktisatçıların ve ülkeyi yönetenlerin aklına gelen ilk şeyler genellikle döviz girişi, sıcak para ve cari açığın finansmanı olur. Meseleye emekçilerin çıkarı perspektifinden yaklaşan kesimler ise her zaman benzer bir tutum içinde olmaz.

Bir bölgenin turizme açılması söz konusu olduğunda ilk akla gelen kuşkusuz bölgeye döviz girişi gerçekleşmesi, esnafın daha çok para kazanması ve bölgenin kalkınması olacaktır. Tüm bunlar doğru olsa da meseleye emekçi halk kesimlerinin çıkarı açısından baktığımızda durumun tam olarak böyle olmadığı görülecektir.

Biz de bu yazımızda turizm endüstrisinin Türkiye’deki gelişimini ve son yıllarda yaratmış olduğu tahribat ekseninde emekçilere verdiği zararı inceleyecek, mevcut vahşi düzenin alternatifi olarak nasıl bir sistem inşa edileceğine dair çeşitli fikirler arayacağız.

Türkiye’de turizm sektörünün gelişimi ve işlevi

Turizm endüstrisi, Türkiye ekonomisi için yaklaşık 60 yıldır ciddi bir yer işgal eden ve ekonomi içerisindeki ağırlığı gittikçe artan bir sektör. 60’lı yıllardan itibaren Antalya başta olmak üzere Ege ve Akdeniz kentlerinde turizme yapılan yatırım, bugün yaz ayları geldiğinde ülkenin cari açığının finansmanı noktasında önemli bir boşluğun doldurulmasını sağladı.

Türkiye’de 1950 sonrası turizm sektörünün gelişmesi için bazı çalışmalar yapılsa da bu sektöre ilişkin esas perspektif 1963 tarihli I. Kalkınma Planı’nda ortaya kondu. 5 yıllık planda, ‘ödeme bilançosu açığının kapatılması için turizmden geniş ölçüde yararlanılmasının zorunlu olduğu’ tespiti yapıldı.

İlk planda dış açığın kapatılması için büyük bir fırsat olarak görülen turizm sektörüne ilişkin analizler sonrasında yapılan her planda kendine yer buldu ve devlet her 5 yıl için turist sayısı ve turizm geliri hedefi belirledi. Planda ayrıca Antalya başta olmak üzere yapılacak turizm yatırımları uzun uzun anlatılacaktı.

80’li yıllara gelindiğinde Türkiye, düşük ücretli bir ekonomiye dönüş stratejisini takip etti. TİT olarak bilinen Turizm-İnşaat-Tekstil sektörleri ekonominin ana motoru olurken bu sektörlerdeki yüksek artı değer ve sömürü oranı burjuvazinin iştahını kabartmaya başladı. Bu sektörler sonraki yıllarda da hep düşük ücret, sendikasızlık, sigortasız çalışma ve iş kazası oranının yüksekliği ile anıldı.

Sanayileşme sınıfta kaldı, hizmet sektörü patladı

Erken Cumhuriyet döneminde ve sonrasında Türkiye, sanayileşme adına oldukça önemli bir yola girmişti. Ancak İkinci Dünya Savaşı’nın ardından Türkiye’nin ABD ile kurduğu sorunlu ilişki ülkenin sanayileşerek ve üreterek büyümesine engel oldu.

1953’te imzalanan Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşması (GATT) ve Dünya Ticaret Örgütü’ne girişimizle ithalat rejimimiz boyunduruk altına alındı. 1980’den sonra ise iyice hizmet ve tüketim ağırlıklı bir ekonomi haline geldik.

24 Ocak 1980 kararları ile dış ticaretin serbestleştirilmesi ve döviz ticaretinin kolaylaştırılmaya başlaması Türkiye ekonomisini dövize bağımlı hale getirdi. Döviz girişi Türkiye ekonomisi için olmazsa olmaz bir hake gelince TİT sektörleri de yoğun ihracat ve döviz kaynağı nedeniyle ekonominin dayanak sektörleri oldu.

Cari açığın finansmanında turizm

Son yıllarda ise cari açığın Türkiye ekonomisi için kronik bir sorun haline gelmesi ile turizm sektörü tekrardan ana odaklardan biri oldu.

Pandeminin etkilerinin sona erdiği 2022 yılı referans alındığında yıllık turizm geliri geçen yıl 46,3 milyar dolar oldu. Ülkemizden çıkış yapan ziyaretçi sayısı ise 2022’de 51,3 milyon kişi oldu. Bunların yüzde 13,7’sini yurt dışında ikamet eden vatandaşların oluşturduğu hesaba katıldığında ülkeye 44,3 milyon yabancı turistin geldiği görüldü.

Merkez Bankası’nın Ödemeler Dengesi verilerine bakıldığında ise turizm kaleminden kaynaklanan net gelirin 37,1 milyar dolar olduğu, bu gelirin geçtiğimiz yıl 49 milyar dolara yaklaşan rekor cari açığın finansmanında önemli bir kara deliği kapattığı görüldü.

Böyle anlatınca turizm endüstrisinin gelişiminin özellikle sıcak döviz kaynağı olması nedeniyle büyük övgülere mazhar olduğu, tarafsız gibi görünen analistlerin bile Türkiye’nin turizm başarısını takdir ettiği görülecektir.

Ayrıca bu durumun yalnızca Türkiye’ye özgü olmadığı, Güney Avrupa, Güney Asya ve kimi Güney Amerika ülkelerinde de benzer gerekçelerle turizme büyük yatırımlar yapıldığı, özellikle doğal kaynakların ya da sınai üretimin kısıtlı olduğu ülkelerin turizm gelirine bağımlı olduğu söylenebilir.

Emekçi Cehennemi

Ancak biz tüm bu olgulara rağmen biz bu sektörün yarattığı sorunları vurgulanması gerektiği ve bu sektöre eleştirel yaklaşma zorunluluğumuz olduğu görüşündeyiz.

Öncelikle emekçiler açısından bakıldığında bu sektörün tam bir kâbus olduğunu söylemek gerekir. Sonuç itibariyle turizm, yüksek kalifikasyon gerektirmeyen ve sömürü oranın en yüksek olduğu üç sektörden birisi.

Düşük ücretler, mevsimlik ve güvencesiz çalışma düzeni, özellikle mutfak gibi alanlarda görülen ağır işçilik bu sektörün temel özelliklerini oluşturuyor. Zaten sektörün aşırı kârlı olmasının en önemli nedeni de buradaki yüksek sömürü oranı.

Turistik kentler yaşanmaz hale geliyor

Turizm sektörünün yarattığı bir diğer olumsuzluk ise kentlerde yaratılan tahribat. Turistik kentlerin soylulaştırılması (gentrification) kira fiyatlarının ve o bölgede satılan temel gıda başta olmak üzere tüm tüketim mallarının pahalılaşmasına neden oluyor.

Özellikle İngiltere, Rusya vb. ülkelerden gelen kişilerin kalıcı olarak yerleştiği Antalya, Muğla gibi kentlerde kiralık ve satılık konut fiyatlarının son iki yılda diğer kentlere oranla daha sert bir şekilde arttığı rahatlıkla görülebilir. Aynı durum Trabzon gibi Körfez ilgisine mahzar olan şehirlerde de geçerli.* Örneğin BETAM’ın bir emlak sitesinden elde ettiği verilere göre, Türkiye’de haziran ayında ortalama kiralık konut fiyatı metrekare başına 113,2 TL iken Antalya’da 133,3 TL, Muğla’da 222,2 TL seviyesinde.

Öte yandan turizm sektörünün yarattığı rant eksenli ekonomi, ülkenin doğal güzelliklerinin emekçilere neredeyse kapatılmasına neden oluyor. Kâr eksenli sektörel düzenleme otellerin ve işletmelerin ülkenin en güzel yerlerini kapatmasına ve buralara girişin ücrete tabi olmasına olanak tanıyor.

Plaj işletmelerinin ve otellerin anayasada kamu yararı için kullanılması ve ücretsiz olması öngörülen alanları kapatarak bu alanları aşırı pahalıya kiralanması da tamamen turizme ülke ekonomisi içinde biçilen rolden kaynaklanıyor. Yani herkesin bildiği bir hukuksuzluğa sadece para kazanma hırsı nedeniyle göz yumuluyor. Aynı şekilde turizm sektörünün inşaat endüstrisi ile birleşerek doğal güzellikler üzerinden yarattığı tahribat da bu önemli çevresel sorunlara kapı aralıyor.

Diğer taraftan eğlence sektörü ve turizm sektörünün birleşmesi kıyı kentlerinde yaratılan büyük bir mafyatik ağı da beraberinde getiriyor. Aynı zamanda turistik kentlerde kurulan bu düzen fuhuşun, uyuşturucunun ve şiddetin yaygınlaşmasının da önünü açıyor.

Özetleyecek olursak yoğun sömürüden beslenen turizm sektörü turistik bölgeleri yaşanmaz hâle getiriyor, doğal güzelliklerimizi tahrip ediyor ve suçun yaygınlaşmasına olanak tanıyor. Bu noktada da tepkiler kaçınılmaz hâle geliyor.**

Bu düzen nasıl değişir?

Türkiye’nin nüfus yapısı, doğal kaynakları ve sanayisi düşünüldüğünde, ekonomi doğru planlanırsa turizmden gelecek dövize olan mahkumiyetini rahatlıkla terk edilebilir. Bu nedenle Türkiye’de emekçilerin çıkarlarını düşünen tüm yurtseverler, ülkemizin tarihi ve doğal güzelliklerini bir döviz kaynağı olarak değil emekçilerin dinlenip tatil yapabilmesi açısından bir fırsat olarak görmeli.

Yukarıda kısaca bahsettiğimiz ‘yarım kalan sanayileşme öyküsünün bağımsızlıkçı politika ekseninde yeniden inşa edilmesi’ bu ülkede emekçilerin genel çıkarına olan tek yol. Bu çıkarların en önemlilerinden birisi de kuşkusuz emekçilerin yabancılara hizmet etmek yerine kendi ürettiği değerin karşılığında tarihi ve doğal güzelliklerden doyasıya yararlanması.

Bunun yolu ise turizm endüstrisi yerine ‘emekçilerin dinlencesi’ anlayışının konulmasından, merkezi planlamadan ve bu planlama yoluyla alternatif sektörlerin güçlendirilmesinden geçiyor.

Notlar:

(*) Bu noktada 400 bin dolarlık konut alımı yoluyla vatandaşlık verilmesi politikasının da etkili olduğunu söylememiz gerekiyor. Yurttaşlık kavramının siyasal anlamını tamamen kazıyan bu tip uygulamaların derhal kaldırılması şart.

(**) Dünyada da turizm nedeniyle artan kira fiyatlarına, şehirlerin soylulaştırılmasına ve pahalılaşmasına yönelik tepkiler oldukça fazla. Barcelona başta olmak üzere pek çok Güney Avrupa kentinde turizm karşıtı hareketler örgütleniyor ve bu hareketlerin talepleri zaman zaman siyaset arenasında yer buluyor. Döviz ihtiyacı daha az olan Avrupa ülkeleri bu taleplere kısmen kulak verirken turistlerden alınması planlanan ek vergi gibi önlemler üzerine çalışıyor. Turizm gelirine bağımlı olan ülkeler ise mecburen turist hükümranlığına boyun eğiyor.

Kısa Kısa

  1. İzmir'de fabrikada patlama: İşçiler yaralandı

    İzmir'in Torbalı ilçesinde İki-El Metal fabrikasında meydana gelen patlamada 7 işçi yaralandı. Olayda 3'ü ağır 7 işçi yaralandı. Yaralılar, ambulanslarla çeşitli hastanelere kaldırıldı.

  2. Can Atalay 24 saatlik açlık grevine başladı

    Anayasa Mahkemesi kararlarına rağmen tutukluluğu devam eden seçilmiş Hatay Milletvekili Can Atalay, TBMM’nin yeni yasama yılının başladığı 1 Ekim’de 24 saatlik açlık grevi kararı aldı. Türkiye İşçi Partisi Hatay Milletvekili Atalay'ın X hesabı üzerinden paylaşılan mesajda karar, "Hatay halkı beni, kendisi adına söz söylemem ve hesap sormam için seçti. O görevden vazgeçmeyeceğim. Artık bıçak kemiğe dayanmıştır" ifadeleriyle duyuruldu.

  3. Fon skandalında iade bilmecesi

    Gazeteci İsmail Saymaz, Fatma Betül Sayan Kaya'nın hisselerden kazandığı 2,2 milyar lirayı iade etmediği iddia ediliyor. Gazeteci İsmail Saymaz katıldığı televizyon yayınında iade iddiasının doğru olmasını ileri sürdü. Dün de Nagehan Alçı benzer bir iddiada bulunmuştu. Ekonomim'in iddiasına göre Kaya ve eşi, söz konusu tutarı Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından bildirilen banka hesabına aktarmıştı.

  4. Tera Portföy yöneticileri hakkında tutuklama kararı

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen 'fon soruşturması' kapsamında dün adliyeye sevk edilen Tera Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Erdin Özel ve Tera Portföy CEO'su Emir Münir Sarpyener hakkında tutuklama kararı verildi.

  5. Vahap Seçer gözaltına alındı

    Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer dahil 59 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar arasında aynı zamanda Vahap Seçer'in yanı sıra Vahap Seçer'in yanı sıra Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit ve Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer de bulunuyor.

  6. Akaryakıta zam geldi

    ÖTV artışı nedeniyle benzinin satış fiyatına 4,20, motorine ise 3,70 lira zam geldi. Resmi Gazete'de yayınlanan karara göre, eşel mobil sisteminin sona ermesiyle başlayan yeni dönemde benzindeki ÖTV artışı kasım ve aralık aylarında da kademeli olarak uygulanacak. Böylece benzinde eşel mobil öncesine dönüş nedeniyle beklenen 12,47 liralık fiyat artışı, ÖTV'nin tek seferde değil, kademeli olarak geri getirilmesiyle engellenmiş oldu. LPG'de ise eşel mobil öncesi sisteme dönüldü.

  7. Fon vurgunu: AKP Genel Başkan Yardımcısı Hayat Yazıcı’nın oğlunun malvarlığına konulan tedbir kararı kaldırıldı

    Fon soruşturması kapsamında yönelik kapsamında, eski ticaret bakanı ve AKP Siyasi ve Hukuki İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı’nın oğlu Mustafa Yazıcı’nın tüm mal varlığına hakkında verilen tedbir kararı saatler içinde kaldırıldı. İfadesi alınan Mustafa Yazıcı hakkında, yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol kararı verildi.

Önceki gün

  1. Fon so­ruş­tur­ma­sın­da AKP'li eski bakan Hayati Yazıcı’nın oğlunun mal varlığına tedbir konuldu

    Fon vurgununa yönelik İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, eski ticaret bakanı ve AKP Siyasi ve Hukuki İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı’nın oğlu Mustafa Yazıcı’nın tüm mal varlığına tedbir konuldu.

  2. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Beştepe’de Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüştü

    Tugay, görüşmenin ardından sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Erdoğan’a kendisini Beştepe’de kabul ettiği için teşekkür ederken, kente ilişkin projeleri “arz ettiklerini” belirtti. Cemil Tugay, geçtiğimiz aylarda CHP’den istifa etmişti. Tugay’ın Beştepe ziyareti, bir süredir medyada yer alan AKP’ye geçeceğine yönelik iddiaların ardından geldi.

  3. Eylül ayı Milli Güvenlik Kurulu toplantısı sona erdi: Çerçeve Yasa uygulanmaya başlamadı

    Cumhurbaşkanı başkanlığında gerçekleştirilen Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısı sonrasında İletişim Başkanlığı tarafından sekiz maddelik bir bildiri yayınlandı. ⁠Bildiride tehdit ve tehlikeler arasında, PKK, KCK ve PYD de yer aldı. Böylece iktidarın "Terörsüz Türkiye" olarak adlandırdığı süreç kapsamında yakın zamanda meclisten geçirilen "Çerçeve Yasa"'nın uygulama aşaması, bir süredir çeşitli kaynaklarca dile getirildiği üzere, ileri bir tarihe kaldı.

  4. Fon vurgunu so­ruş­tur­ma­sın­da yeni gelişme: 5 şirket için TMSF kararı

    Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), fon soruşturması kapsamında Destek Yatırım Bankası, Hedef Yatırım Bankası ve Tera Yatırım Bankası’nın nitelikli paylarına ilişkin temettü dışındaki ortaklık haklarının Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından kullanılmasına karar verdi. BDDK ayrıca Destek Faktoring ve Tera Finans Faktoring’e pay devri işlemlerinin tamamlanması için altı ay süre tanıdı.

  5. İngiltere Başbakanı Burnham: İngiltere için seçenekler arasında AB’ye yeniden katılmak da var

    İngiltere Başbakanı Andy Burnham, BBC’ye verdiği demeçte mevcut Brexit anlaşmasının “faydadan çok zarar” getirdiğini belirterek, Avrupa ile ilişkileri düzeltmek için neler yapılabileceğini değerlendirmek istediğini söyledi. Burnham İngiltere'nin Avrupa ile uzun vadeli ilişkilerini yeniden şekillendirmek amacıyla hükümetin değerlendirebileceği seçenekler arasında Avrupa Birliği’ne yeniden katılmanın da bulunduğunu ifade etti.

  6. Rusya: S-400 sistemlerinin Türkiye’den çıkarılması için Ankara ile görüşüyoruz

    Kremlin, Türkiye’nin Rusya’dan satın aldığı S-400 hava savunma sistemlerinin başka bir ülkeye konuşlandırılması konusunda Ankara ile temasların sürdüğünü açıkladı. Açıklama, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un geçtiğimiz cumartesi günü S-400’lerin başka bir ülkeye devredilebileceğine ilişkin sözlerinin ardından geldi.

  7. CHP’de ihraçlar devam ediyor

    Mutlak butlan kararıyla CHP’nin başına geçen Kılıçdaroğlu yönetimi, partiden ihraç kararları almaya devam ediyor. Son olarak Kadıköy Belediye Başkanı Mesut Kösedağ, Sarıyer Belediye Başkanı Oktay Aksu ve Sancaktepe Belediye Başkanı Alper Yeğin, kesin ihraç talebiyle disipline sevk edildi.

  8. T24'e erişim engeli

    T24'ün internet haber portalı ve sosyal medya hesapları hakkında kapatma kararı verildi. Karar kapsamında T24'ün son 1 yıl içerisinde 118 LGBT propagandası niteliği taşıyan içerik ürettiği ileri sürüldü. 1. Sulh Ceza Hakimliği tarafından alınan karar uygulanmak üzere Siber Güvenlik Başkanlığı'na gönderildi.

  9. Fon so­ruş­tur­ma­sın­da yeni dalga: 34 kişiye gözaltı

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü fon soruşturmasında 5'inci dalga operasyonda 34 şüpheli için gözaltı kararı verildi. Bakan Akın Gürlek'in açıklamasına göre şüpheli sayısı 217'ye ulaştı; 56 kişi tutuklandı, 88 kişiye adli kontrol uygulandı. 26 hissedeki manipülatif işlemler de inceleniyor.

  10. Sakarya'da çok sayıda bölge sular altında

    Sakarya’da dünden bu yana etkili olan sağanak yağışların ardından birçok bölgede sel ve su baskınları yaşandı. Karasu ve Darıçayırı'nda Sakarya Nehri ve bölgedeki derelerin taşmasıyla su seviyesi yer yer 1 ila 2 metreye ulaştı. Yaklaşık 60 hanenin etkilendiği bölgede mahsur kalanlar oldu. Ferizli ve Kaynarca'da sokaklar adeta göle dönerken, araçlar tamamen suya gömülürken Erenler'de çok sayıda evi su bastı.

  11. Suriye'de haremlik selamlık düğün kararı: Kadın salonlarına damatlar giremeyecek

    T24'ten Namık Durukan'ın haberine göre, Şam kırsalındaki Sergaya Belde Meclisi 27 Eylül'de kadınlara ayrılan düğün salonlarına damatların girişini yasakladı. Douma Şehir Meclisi de benzer bir karar aldı. Kararlara uymayanlar hakkında yasal işlem uygulanacak.

  12. Fatma Betül Sayan Kaya’nın adı AKP’nin internet sitesinden kaldırıldı

    Fon soruşturması kapsamında gündeme gelen iddiaların ardından AKP’deki görevlerinden ayrılan eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya’nın adı ve özgeçmişi partinin internet sitesinden kaldırıldı. Kaya’nın MKYK WhatsApp grubundan da çıkarıldığı iddia edildi.

  13. Bilal Erdoğan: "Türkiye belki en normal dönemini yaşıyor"

    AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın oğlu Bilal Erdoğan, Konya'da imam hatip öğrencilerine seslendi. İmam hatipleri "normalleşmenin" teminatı ilan eden Erdoğan, dindar muhafazakârlığı "milletin vasatı" olarak tanımladı. İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı sıfatıyla Konya Anadolu İmam Hatip Lisesi'nde konuşan Erdoğan, "Bu millet galebe çaldı ve bugün hamdolsun Türkiye belki en normal, sosyal olarak kültürel olarak dönemini yaşıyor" dedi

  14. Eski SPK Başkanı ifadeye çağrıldı

    Eski Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı İbrahim Ömer Gönül, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında şüpheli sıfatıyla bugün savcılığa ifade verecek. Gönül'ün ifadesi, başsavcılığın sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin yürüttüğü soruşturma kapsamında alınacak.

  15. Kaçırılma alarmının nedeni pilot kavgası çıktı

    İsrail Başbakanlığı, Dubai-Tel Aviv seferini yapan Flydubai uçağında kaçırma olmadığını, acil durumun pilotlar arasında yaşanan kavga nedeniyle ortaya çıktığını açıkladı. Uçak, Ürdün hava sahasında “7500” kaçırılma kodu vermesinin ardından Suudi Arabistan’a yönlendirilmiş, İsrail savaş uçaklarını havalandırmıştı. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

  16. TÜİK verilerine göre “gerçek işsizlik” yüzde 31'e yükseldi

    TÜİK’in “atıl işgücü” olarak tanımladığı geniş işsizlik oranı ağustosta yüzde 31’e yükseldi. İşsiz sayısı ise 2 milyon 740 bin olarak açıklandı. İş aramaktan vazgeçenleri ve eksik çalışanları ayrı kategorilerde değerlendiren TÜİK, yalnızca dar tanımı “işsizlik oranı” olarak sunarak işsizliği olduğundan düşük göstermeye çalışıyor. DİSK-AR’ın hesaplamasına göre geniş tanımlı işsiz sayısı ise 12 milyon 608 bin oldu.

  17. DDK Başkanı Tanrıkulu, Borsa İstanbul'daki görevlerinden ayrıldı

    Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın fon skandalıyla ilgili Devlet Denetleme Kurulu'nu görevlendirmesinin ardından DDK Başkanı Salih Tanrıkulu, Borsa İstanbul'daki yönetim kurulu başkanvekilliği ve denetim komitesi başkanlığı görevlerinden ayrıldı. Tanrıkulu'nun adı kurumun internet sitesindeki listelerden de kaldırıldı.

  18. AKP'li Zeybekci'nin şirketlerinin parası da Tera fonunda kalmış

    Eski Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci'nin ortağı olduğu dört şirketin parası, 17 Eylül'de tasfiye kararı verilen Tera'nın TP2 fonunda kaldı. İsmail Saymaz'a konuşan Zeybekci, kendini 455 bin mağdurdan biri saydı, fona yatırımdan haberi olmadığını söyledi. "Maalesef devletin ihmali var" derken mağduriyetini Erdoğan'a iletmediğini belirtti.

  19. Dubai - Tel Aviv uçağında kaçırılma kodu verildi

    İsrail'de yayın yapan Kanal 12'nin haberine göre, Dubai'den Tel Aviv'e giden yolcu uçağı, uçak kaçırılmasını ifade eden "7500" kodunu yayınladı. Kodun yayınlanması sonrasında, İsrail Hava Kuvvetleri'ne ait savaş uçaklarının yolcu uçağına doğru havalandığı bildirilirdi. Ürdün üzerinde bir süre tur atan ve içerisinde yaklaşık 100 İsrail vatandaşının bulunduğu belirtilen uçak, daha sonra Suudi Arabistan yönüne yönlendirildi.

  20. MEB’den istismarcı Ensar Vakfı’yla iş birliği

    MEB, Ensar Vakfı’nın düzenleyeceği “Sana Emanet Online Bilgi Yarışması”nı ortaokul ve liselere resmi yazıyla duyurdu. Cumhuriyet’ten Ufuk Sepetci’nin haberine göre, yarışmada öğrencilere umre ve teknoloji ödülleri verilecek. Dereceye giren kişilerin öğretmenleri ve okul müdürlerine ise 20 bin TL’ye kadar nakit ödül ödenecek. Ensar Vakfı, Karaman’da 45 çocuğun cinsel istismara maruz bırakıldığı olayla gündeme gelmişti.

  21. AYM, yoksulluk nafakasından "süresiz" ifadesini kaldırdı

    Anayasa Mahkemesi, Türk Medeni Kanunu’nun yoksulluk nafakasını düzenleyen 175. maddesindeki “süresiz olarak” ibaresini iptal etti. Karar, 30 Haziran 2027’de yürürlüğe girecek. Nafakanın süresine ilişkin yeni bir düzenlemenin önümüzdeki dönemde TBMM gündemine gelmesi bekleniyor.

✓