Arama

Site İçi Arama

Doğrudan arama yapın Aranıyor... Detaylı Arama
Sonuçlar aranıyor...
Kategorilere Göz Atın
© ideo. Anlatılan senin hikayendir

Eğitimde laikliğe saldırılar devam ediyor: Danıştay, zorunlu din dersini anayasal buldu

Zorunlu din dersi davasında Danıştay, AYM ve AİHM kararlarını yok sayarak muafiyet talebini reddetti. Kararda, çoğunluğun inancına ağırlık verilmesinin eşitlik ilkesine aykırı olmadığı savunuldu. Bu karar, laikliğe yönelik açık bir saldırı niteliği taşıyor. İstanbul’da yaşayan bir aile, ilkokul 4.

15:39 5 dk okuma

Zorunlu din dersi davasında Danıştay, AYM ve AİHM kararlarını yok sayarak muafiyet talebini reddetti. Kararda, çoğunluğun inancına ağırlık verilmesinin eşitlik ilkesine aykırı olmadığı savunuldu. Bu karar, laikliğe yönelik açık bir saldırı niteliği taşıyor.

İstanbul’da yaşayan bir aile, ilkokul 4. sınıfa giden çocuklarının zorunlu Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi (DKAB) dersinden muaf tutulması için 5 Ekim 2017’de İl Milli Eğitim Müdürlüğüne başvuruda bulundu. Ancak başvuru, 11 Ekim 2017’de “dersin zorunlu dersler arasında yer aldığı” gerekçesiyle reddedildi. Bunun üzerine aile, bu karara karşı iptal davası açtı. Danıştay 8. Dairesi’nde görülen dava, 7 Kasım 2022 tarihinde Anayasa’nın 24. maddesi gerekçe gösterilerek reddedildi.

Mahkeme, Anayasa Mahkemesi (AYM) ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) aynı konuda daha önce verdiği aksi yöndeki kararları yalnızca müfredata ilişkin bulduğunu belirterek dikkate almadı. Aile, bu kararı temyiz etti. Dosya, Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna taşındı ve 19 Temmuz 2025’te oy çokluğuyla onandı. Kararda, dersin anayasal temele dayandığı ve toplumun büyük çoğunluğunun inandığı dine ağırlık verilmesinin eşitsizlik oluşturmadığı ifade edildi.[1]

Benzer bir başvuru Antalya’da da yapılmıştı. Bir lise öğrencisinin ailesi, DKAB dersinden muafiyet talebiyle başvuruda bulundu ve bu başvuru, İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından kabul edildi. Bu gelişmenin ardından Öğrenci Veli Derneği (Veli-Der) Antalya Şube Başkanı Tülin Koç, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “dindar ve kindar nesil” söylemini hatırlatarak tüm velileri zorunlu din dersi uygulamasına karşı birlikte hareket etmeye çağırmıştı.[2]

Diyarbakır’da da bir öğrencinin zorunlu din dersi muafiyeti için yaptığı başvuru, Anayasa Mahkemesi tarafından haklı bulunmuştu. AYM, kimsenin zorunlu olarak din dersi almak zorunda bırakılamayacağını ve bu uygulamanın Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne de aykırı olduğunu belirtmişti.[3]

2024 yılında benzer bir başvuru yine Diyarbakır’dan geldi. Öğrenci ve ailesi, muafiyet talebinin reddi üzerine Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu’na (TİHEK) başvuruda bulundu. Ancak TİHEK, dersin 1982 Anayasası’nın 24. maddesi uyarınca zorunlu olduğunu öne sürerek başvuruyu kabul edilemez buldu.[4]

Bu örnekler, din dersi uygulamasında hem hukuki yorumlarda hem de kurumlar arası uygulamalarda ciddi bir tutarsızlık ve çelişki yaşandığını gözler önüne seriyor. Anayasa Mahkemesi kararlarının sistematik biçimde göz ardı edilmesi, İslam dini odaklı din dersinin hukuki güvence altına alınmaya çalışılması, laik ve bilimsel eğitimin anayasal güvence altında yeniden inşa edilmesi gerektiğini bir kez daha gündeme taşıyor.

“Dindar ve kindar” neslin ayak sesleri

2011 yılında, kamuoyunda yeterince tartışılmadan ve hiçbir altyapı hazırlığı yapılmaksızın yürürlüğe konulan 4+4+4 eğitim sistemi, gençleri mesleki hayata hazırlayan bir model olarak sunulmaya çalışılsa da; birçok kişi tarafından, AKP’nin laik ve bilimsel eğitim anlayışını geri plana itme stratejisinin bir parçası olarak değerlendirildi. Bu sistemin yürürlüğe girmesiyle birlikte İmam Hatip ortaokulları hızla çoğaltılmaya başlandı.

Bununla birlikte “zorunlu seçmeli” adı altında birçok ders müfredata eklendi. Ancak bu derslerin büyük çoğunluğunu Temel Dini Bilgiler, Siyer ve Kur’an-ı Kerim gibi dini içerikli dersler oluşturdu. Böylece öğrenciler “seçme hakkına sahipmiş” gibi gösterilse de, fiilen bu dersleri almak zorunda bırakıldılar.

Dönemin Başbakanı Erdoğan’ın, “Dindar bir nesil yetiştireceğiz. Muhafazakâr demokrat bir partiden ateist bir gençlik mi bekliyorsunuz?” sözleri hâlâ hafızalarda.[5] Erdoğan, bu söylemini yıllar sonra Cumhurbaşkanı sıfatıyla katıldığı Ensar Vakfı kurultayında da yinelemiş ve İmam Hatiplere olan ilginin artırılacağını açıkça ifade etmişti.

Ancak “yeni bir nesil yetiştirmekten” söz edilen bu açıklamaların yapıldığı Ensar Vakfı, kamuoyunun hafızasında 45 çocuğa cinsel istismarın yaşandığı skandalla yer etti. Bu durum, “ahlak” ve “erdem” kavramlarının devlet eliyle nasıl çifte standartla kullanıldığını gözler önüne serdi.

İmam Hatipler yükselişte

Cumhuriyetin ilanının ardından 1924 yılında çıkarılan Tevhid-i Tedrisat Kanunu ile laik eğitime geçilmiş; din temelli eğitim veren medreseler kapatılmıştı. Aynı yıl, din hizmetlerinin yürütülmesi amacıyla İmam Hatip Mektepleri açıldı. Bu okullarda, Cumhuriyet değerlerine bağlı din adamları yetiştirilmesi hedeflenmişti. Ancak 1930’lara gelindiğinde, öğrenci yetersizliği nedeniyle kapatıldılar ve 1948’e kadar yeniden açılmadılar. Bu süreçte din eğitimi, çeşitli kurslarla sürdürüldü.

1950 yılında Demokrat Parti’nin iktidara gelmesiyle birlikte İmam Hatip okulları yeniden açıldı ve zamanla yaygınlaştı. Özellikle AKP döneminde bu okulların sayısı hızla arttı. 2024 yılı itibarıyla Türkiye genelinde eğitim veren İmam Hatip sayısı 1500’ü aşarken, Fen Lisesi sayısı 400’ün altında kaldı. Bu dengesizlik, İmam Hatiplerin ihtiyaca göre değil; siyasi hedefler doğrultusunda açıldığı yönündeki değerlendirmeleri güçlendiriyor.

İmam Hatip okulları yalnızca sayıca değil, bütçe ve fizikî koşullar açısından da öncelikli hale getirildi. Kamu kaynaklarının dağılımında bu okullara daha fazla bütçe ayrılırken, Anadolu ve Fen Liseleri birçok şehirde kaynak yetersizliğiyle başa çıkmaya çalışıyor. İmam Hatiplerin genel olarak daha bakımlı olması, sınıf mevcutlarının daha dengeli olması ve donanım açısından avantajlı hale getirilmesi bu eşitsizliği somut biçimde ortaya koyuyor.[6]

Laik ve bilimsel eğitim bir zorunluluk

AKP’nin iktidara gelmesiyle birlikte, siyasi ve ekonomik alanda olduğu gibi eğitim alanında da liberal ve İslami referanslara dayalı bir dönüşüm hedeflendiği açıkça görülüyor. Müfredatta yapılan değişiklikler, İmam Hatiplerin önünü açan düzenlemeler ve “tek din tek mezhep” anlayışıyla oluşturulan din dersleri, bu dönüşümün somut örneklerini oluşturuyor.

“Dindar ve kindar bir nesil” yetiştirme politikasının son adımı ise Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin tarafından tanıtılan Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli[7] ve ÇEDES projesi[8] oldu. ÇEDES ile okullara, pedagojik formasyona sahip olmayan “manevi danışman” sıfatıyla vaiz ve imamlar sokuldu; bu kişiler öğrencilere seminerler vermeye başladı. Maarif Modeli ile ise eğitimin tüm kademelerinde müfredata daha fazla dini içerik eklenmesi hedeflendi. “Erdemli bireyler yetiştirmek” gibi kavramlarla olumlu hale getirilmek istenen hedefler, bu yalnızca din ve inanç yoluyla mümkünmüş gibi sunularak laik eğitim anlayışının dışlanmasıyla yapıldı.

Milli Eğitim Bakanlığı’nın, bu dönüşümü gerçekleştirmek için tarikat, cemaat ve bunlara bağlı sözde vakıflarla hiçbir çekince göstermeden protokoller imzaladığı da unutulmamalı.

Bugün gelinen noktada, eğitimde yaşanan bu sistemli ve ideolojik dönüşüm, yalnızca dini değil; toplumsal eşitsizlikleri de derinleştiren, çocukların evrensel ve bilimsel bilgiye erişimini zorlaştıran bir yapıya dönüşmüştür. Bu durum, ancak laik, bilimsel ve parasız eğitim ilkeleri temelinde yeniden inşa edilecek bir eğitim sistemiyle tersine çevrilebilir. Her çocuk, hiçbir ayrım gözetilmeksizin, eşit, nitelikli ve bilimsel bir eğitim hakkına sahip olmalıdır.

Notlar:

Kısa Kısa

  1. İzmir'de fabrikada patlama: İşçiler yaralandı

    İzmir'in Torbalı ilçesinde İki-El Metal fabrikasında meydana gelen patlamada 7 işçi yaralandı. Olayda 3'ü ağır 7 işçi yaralandı. Yaralılar, ambulanslarla çeşitli hastanelere kaldırıldı.

  2. Can Atalay 24 saatlik açlık grevine başladı

    Anayasa Mahkemesi kararlarına rağmen tutukluluğu devam eden seçilmiş Hatay Milletvekili Can Atalay, TBMM’nin yeni yasama yılının başladığı 1 Ekim’de 24 saatlik açlık grevi kararı aldı. Türkiye İşçi Partisi Hatay Milletvekili Atalay'ın X hesabı üzerinden paylaşılan mesajda karar, "Hatay halkı beni, kendisi adına söz söylemem ve hesap sormam için seçti. O görevden vazgeçmeyeceğim. Artık bıçak kemiğe dayanmıştır" ifadeleriyle duyuruldu.

  3. Fon skandalında iade bilmecesi

    Gazeteci İsmail Saymaz, Fatma Betül Sayan Kaya'nın hisselerden kazandığı 2,2 milyar lirayı iade etmediği iddia ediliyor. Gazeteci İsmail Saymaz katıldığı televizyon yayınında iade iddiasının doğru olmasını ileri sürdü. Dün de Nagehan Alçı benzer bir iddiada bulunmuştu. Ekonomim'in iddiasına göre Kaya ve eşi, söz konusu tutarı Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından bildirilen banka hesabına aktarmıştı.

  4. Tera Portföy yöneticileri hakkında tutuklama kararı

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen 'fon soruşturması' kapsamında dün adliyeye sevk edilen Tera Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Erdin Özel ve Tera Portföy CEO'su Emir Münir Sarpyener hakkında tutuklama kararı verildi.

  5. Vahap Seçer gözaltına alındı

    Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer dahil 59 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar arasında aynı zamanda Vahap Seçer'in yanı sıra Vahap Seçer'in yanı sıra Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit ve Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer de bulunuyor.

  6. Akaryakıta zam geldi

    ÖTV artışı nedeniyle benzinin satış fiyatına 4,20, motorine ise 3,70 lira zam geldi. Resmi Gazete'de yayınlanan karara göre, eşel mobil sisteminin sona ermesiyle başlayan yeni dönemde benzindeki ÖTV artışı kasım ve aralık aylarında da kademeli olarak uygulanacak. Böylece benzinde eşel mobil öncesine dönüş nedeniyle beklenen 12,47 liralık fiyat artışı, ÖTV'nin tek seferde değil, kademeli olarak geri getirilmesiyle engellenmiş oldu. LPG'de ise eşel mobil öncesi sisteme dönüldü.

  7. Fon vurgunu: AKP Genel Başkan Yardımcısı Hayat Yazıcı’nın oğlunun malvarlığına konulan tedbir kararı kaldırıldı

    Fon soruşturması kapsamında yönelik kapsamında, eski ticaret bakanı ve AKP Siyasi ve Hukuki İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı’nın oğlu Mustafa Yazıcı’nın tüm mal varlığına hakkında verilen tedbir kararı saatler içinde kaldırıldı. İfadesi alınan Mustafa Yazıcı hakkında, yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol kararı verildi.

Önceki gün

  1. Fon so­ruş­tur­ma­sın­da AKP'li eski bakan Hayati Yazıcı’nın oğlunun mal varlığına tedbir konuldu

    Fon vurgununa yönelik İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, eski ticaret bakanı ve AKP Siyasi ve Hukuki İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı’nın oğlu Mustafa Yazıcı’nın tüm mal varlığına tedbir konuldu.

  2. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Beştepe’de Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüştü

    Tugay, görüşmenin ardından sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Erdoğan’a kendisini Beştepe’de kabul ettiği için teşekkür ederken, kente ilişkin projeleri “arz ettiklerini” belirtti. Cemil Tugay, geçtiğimiz aylarda CHP’den istifa etmişti. Tugay’ın Beştepe ziyareti, bir süredir medyada yer alan AKP’ye geçeceğine yönelik iddiaların ardından geldi.

  3. Eylül ayı Milli Güvenlik Kurulu toplantısı sona erdi: Çerçeve Yasa uygulanmaya başlamadı

    Cumhurbaşkanı başkanlığında gerçekleştirilen Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısı sonrasında İletişim Başkanlığı tarafından sekiz maddelik bir bildiri yayınlandı. ⁠Bildiride tehdit ve tehlikeler arasında, PKK, KCK ve PYD de yer aldı. Böylece iktidarın "Terörsüz Türkiye" olarak adlandırdığı süreç kapsamında yakın zamanda meclisten geçirilen "Çerçeve Yasa"'nın uygulama aşaması, bir süredir çeşitli kaynaklarca dile getirildiği üzere, ileri bir tarihe kaldı.

  4. Fon vurgunu so­ruş­tur­ma­sın­da yeni gelişme: 5 şirket için TMSF kararı

    Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), fon soruşturması kapsamında Destek Yatırım Bankası, Hedef Yatırım Bankası ve Tera Yatırım Bankası’nın nitelikli paylarına ilişkin temettü dışındaki ortaklık haklarının Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından kullanılmasına karar verdi. BDDK ayrıca Destek Faktoring ve Tera Finans Faktoring’e pay devri işlemlerinin tamamlanması için altı ay süre tanıdı.

  5. İngiltere Başbakanı Burnham: İngiltere için seçenekler arasında AB’ye yeniden katılmak da var

    İngiltere Başbakanı Andy Burnham, BBC’ye verdiği demeçte mevcut Brexit anlaşmasının “faydadan çok zarar” getirdiğini belirterek, Avrupa ile ilişkileri düzeltmek için neler yapılabileceğini değerlendirmek istediğini söyledi. Burnham İngiltere'nin Avrupa ile uzun vadeli ilişkilerini yeniden şekillendirmek amacıyla hükümetin değerlendirebileceği seçenekler arasında Avrupa Birliği’ne yeniden katılmanın da bulunduğunu ifade etti.

  6. Rusya: S-400 sistemlerinin Türkiye’den çıkarılması için Ankara ile görüşüyoruz

    Kremlin, Türkiye’nin Rusya’dan satın aldığı S-400 hava savunma sistemlerinin başka bir ülkeye konuşlandırılması konusunda Ankara ile temasların sürdüğünü açıkladı. Açıklama, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un geçtiğimiz cumartesi günü S-400’lerin başka bir ülkeye devredilebileceğine ilişkin sözlerinin ardından geldi.

  7. CHP’de ihraçlar devam ediyor

    Mutlak butlan kararıyla CHP’nin başına geçen Kılıçdaroğlu yönetimi, partiden ihraç kararları almaya devam ediyor. Son olarak Kadıköy Belediye Başkanı Mesut Kösedağ, Sarıyer Belediye Başkanı Oktay Aksu ve Sancaktepe Belediye Başkanı Alper Yeğin, kesin ihraç talebiyle disipline sevk edildi.

  8. T24'e erişim engeli

    T24'ün internet haber portalı ve sosyal medya hesapları hakkında kapatma kararı verildi. Karar kapsamında T24'ün son 1 yıl içerisinde 118 LGBT propagandası niteliği taşıyan içerik ürettiği ileri sürüldü. 1. Sulh Ceza Hakimliği tarafından alınan karar uygulanmak üzere Siber Güvenlik Başkanlığı'na gönderildi.

  9. Fon so­ruş­tur­ma­sın­da yeni dalga: 34 kişiye gözaltı

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü fon soruşturmasında 5'inci dalga operasyonda 34 şüpheli için gözaltı kararı verildi. Bakan Akın Gürlek'in açıklamasına göre şüpheli sayısı 217'ye ulaştı; 56 kişi tutuklandı, 88 kişiye adli kontrol uygulandı. 26 hissedeki manipülatif işlemler de inceleniyor.

  10. Sakarya'da çok sayıda bölge sular altında

    Sakarya’da dünden bu yana etkili olan sağanak yağışların ardından birçok bölgede sel ve su baskınları yaşandı. Karasu ve Darıçayırı'nda Sakarya Nehri ve bölgedeki derelerin taşmasıyla su seviyesi yer yer 1 ila 2 metreye ulaştı. Yaklaşık 60 hanenin etkilendiği bölgede mahsur kalanlar oldu. Ferizli ve Kaynarca'da sokaklar adeta göle dönerken, araçlar tamamen suya gömülürken Erenler'de çok sayıda evi su bastı.

  11. Suriye'de haremlik selamlık düğün kararı: Kadın salonlarına damatlar giremeyecek

    T24'ten Namık Durukan'ın haberine göre, Şam kırsalındaki Sergaya Belde Meclisi 27 Eylül'de kadınlara ayrılan düğün salonlarına damatların girişini yasakladı. Douma Şehir Meclisi de benzer bir karar aldı. Kararlara uymayanlar hakkında yasal işlem uygulanacak.

  12. Fatma Betül Sayan Kaya’nın adı AKP’nin internet sitesinden kaldırıldı

    Fon soruşturması kapsamında gündeme gelen iddiaların ardından AKP’deki görevlerinden ayrılan eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya’nın adı ve özgeçmişi partinin internet sitesinden kaldırıldı. Kaya’nın MKYK WhatsApp grubundan da çıkarıldığı iddia edildi.

  13. Bilal Erdoğan: "Türkiye belki en normal dönemini yaşıyor"

    AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın oğlu Bilal Erdoğan, Konya'da imam hatip öğrencilerine seslendi. İmam hatipleri "normalleşmenin" teminatı ilan eden Erdoğan, dindar muhafazakârlığı "milletin vasatı" olarak tanımladı. İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı sıfatıyla Konya Anadolu İmam Hatip Lisesi'nde konuşan Erdoğan, "Bu millet galebe çaldı ve bugün hamdolsun Türkiye belki en normal, sosyal olarak kültürel olarak dönemini yaşıyor" dedi

  14. Eski SPK Başkanı ifadeye çağrıldı

    Eski Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı İbrahim Ömer Gönül, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında şüpheli sıfatıyla bugün savcılığa ifade verecek. Gönül'ün ifadesi, başsavcılığın sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin yürüttüğü soruşturma kapsamında alınacak.

  15. Kaçırılma alarmının nedeni pilot kavgası çıktı

    İsrail Başbakanlığı, Dubai-Tel Aviv seferini yapan Flydubai uçağında kaçırma olmadığını, acil durumun pilotlar arasında yaşanan kavga nedeniyle ortaya çıktığını açıkladı. Uçak, Ürdün hava sahasında “7500” kaçırılma kodu vermesinin ardından Suudi Arabistan’a yönlendirilmiş, İsrail savaş uçaklarını havalandırmıştı. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

  16. TÜİK verilerine göre “gerçek işsizlik” yüzde 31'e yükseldi

    TÜİK’in “atıl işgücü” olarak tanımladığı geniş işsizlik oranı ağustosta yüzde 31’e yükseldi. İşsiz sayısı ise 2 milyon 740 bin olarak açıklandı. İş aramaktan vazgeçenleri ve eksik çalışanları ayrı kategorilerde değerlendiren TÜİK, yalnızca dar tanımı “işsizlik oranı” olarak sunarak işsizliği olduğundan düşük göstermeye çalışıyor. DİSK-AR’ın hesaplamasına göre geniş tanımlı işsiz sayısı ise 12 milyon 608 bin oldu.

  17. DDK Başkanı Tanrıkulu, Borsa İstanbul'daki görevlerinden ayrıldı

    Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın fon skandalıyla ilgili Devlet Denetleme Kurulu'nu görevlendirmesinin ardından DDK Başkanı Salih Tanrıkulu, Borsa İstanbul'daki yönetim kurulu başkanvekilliği ve denetim komitesi başkanlığı görevlerinden ayrıldı. Tanrıkulu'nun adı kurumun internet sitesindeki listelerden de kaldırıldı.

  18. AKP'li Zeybekci'nin şirketlerinin parası da Tera fonunda kalmış

    Eski Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci'nin ortağı olduğu dört şirketin parası, 17 Eylül'de tasfiye kararı verilen Tera'nın TP2 fonunda kaldı. İsmail Saymaz'a konuşan Zeybekci, kendini 455 bin mağdurdan biri saydı, fona yatırımdan haberi olmadığını söyledi. "Maalesef devletin ihmali var" derken mağduriyetini Erdoğan'a iletmediğini belirtti.

  19. Dubai - Tel Aviv uçağında kaçırılma kodu verildi

    İsrail'de yayın yapan Kanal 12'nin haberine göre, Dubai'den Tel Aviv'e giden yolcu uçağı, uçak kaçırılmasını ifade eden "7500" kodunu yayınladı. Kodun yayınlanması sonrasında, İsrail Hava Kuvvetleri'ne ait savaş uçaklarının yolcu uçağına doğru havalandığı bildirilirdi. Ürdün üzerinde bir süre tur atan ve içerisinde yaklaşık 100 İsrail vatandaşının bulunduğu belirtilen uçak, daha sonra Suudi Arabistan yönüne yönlendirildi.

  20. MEB’den istismarcı Ensar Vakfı’yla iş birliği

    MEB, Ensar Vakfı’nın düzenleyeceği “Sana Emanet Online Bilgi Yarışması”nı ortaokul ve liselere resmi yazıyla duyurdu. Cumhuriyet’ten Ufuk Sepetci’nin haberine göre, yarışmada öğrencilere umre ve teknoloji ödülleri verilecek. Dereceye giren kişilerin öğretmenleri ve okul müdürlerine ise 20 bin TL’ye kadar nakit ödül ödenecek. Ensar Vakfı, Karaman’da 45 çocuğun cinsel istismara maruz bırakıldığı olayla gündeme gelmişti.

  21. AYM, yoksulluk nafakasından "süresiz" ifadesini kaldırdı

    Anayasa Mahkemesi, Türk Medeni Kanunu’nun yoksulluk nafakasını düzenleyen 175. maddesindeki “süresiz olarak” ibaresini iptal etti. Karar, 30 Haziran 2027’de yürürlüğe girecek. Nafakanın süresine ilişkin yeni bir düzenlemenin önümüzdeki dönemde TBMM gündemine gelmesi bekleniyor.

✓