Cumhuriyet bundan 103 yıl önce emperyalizme karşı bir bağımsızlık mücadelesinin ve saltanata karşı girişilen halkçı bir atılımın sonrasında kuruldu. Sermaye egemenliğinin, Amerikancı iktidarların ve gericiliğin elinde adım adım tasfiye edildi.
Gazeteciliğin ortaya çıkışı halk egemenliği fikrine ayrılmaz bağlarla bağlı. Halkın haber alma hakkı, egemenliğin saray çevresinde kümelenmiş bir avuç insanın elinde olduğu monarşilerin yıkılma süreciyle eş zamanlı olarak önem kazandı.
İçinden geçtiğimiz karşı-devrimci dönüşümün gazetecileri hedef alması bir rastlantı değil. Doğrudan doğruya bu dönüşümün cumhuriyet ve halk düşmanı karakterinin bir uzantısı.
Halksız bir siyaset, sadece tabelada kalan bir cumhuriyet istiyorlar. İşledikleri suçları ortaya çıkaran gazetecileri tutuklamaları, basın organlarına kayyum atamaya çalışmaları da bundan kaynaklanıyor.
Cumhuriyet varsa halk var. Halkın haber alma hakkı varsa gazetecilik var.
ideo, yeni bir cumhuriyet için verilecek mücadeleyi, gazetecilik faaliyetinin doğrudan bir gereği olarak görüyor. Ülkemizin bu karşı-devrimci dönemden çıkışında halka yaslanan bir haberciliğin oynayacağı hayati rolün bilinciyle hareket ediyor.