Türkiye Cumhuriyeti’nin ilanının 103. yılındayız. Bugün dünyaya baktığımızda karşı-devrimci bir yükseliş gözümüze çarpsa da cumhuriyet hala en azından ismen en yaygın yönetim biçimi olmayı sürdürüyor. Birleşmiş Milletler’e üye 193 ülke ile Vatikan’dan oluşan 194 devletin 150'si cumhuriyet. 43 ülkede ise devlet başkanlığı hâlâ bir ailenin içinde el değiştiriyor. Bu sayıya BM üyesi olmayan Vatikan da dahil.
Monarşilerin yedisinde hükümdarın yetkisi neredeyse sınırsız: Suudi Arabistan, Umman, Brunei, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri, Esvatini ve Vatikan mutlak monarşiyle yönetiliyor. Kalan 36 ülkede ise hükümdarın yetkileri anayasayla sınırlandırılmış durumda.
43 ülke, 29 hükümdar
43 monarşinin başında 29 ayrı kral bulunuyor. Birden fazla ülkenin kralı olan tek isim III. Charles. İngiltere Kralı III. Charles, Birleşik Krallık’ın yanı sıra Kanada, Avustralya, Yeni Zelanda, Jamaika ve Papua Yeni Gine gibi eski İngiliz sömürgelerinin de resmi devlet başkanı. Kalan 28 hükümdarın her biri tek bir ülkede tahtta.
Tahtta en uzun süredir bulunan hükümdar, 1967'den bu yana Brunei’yi yöneten Sultan Hassanal Bolkiah. Listenin en yeni ismi ise Norveç Kralı VIII. Haakon. Haakon, babası V. Harald’ın 28 Ağustos 2026'daki ölümünün ardından tahta çıktı. Lüksemburg’da da Büyük Dük Henri geçen yıl tahtı oğlu V. Guillaume’a bıraktı.
Cumhuriyetlerin çoğu bağımsızlık mücadelesinden doğdu
ideo, bugünkü 150 cumhuriyetin her birinde ilk bağımsız cumhuriyetin nasıl kurulduğunu sınıflandırdı. Sonuçlar, cumhuriyetin dünyaya yayılmasında en belirleyici etkenin sömürgecilikten kurtuluş olduğunu gösteriyor. 104 cumhuriyet, bir bağımsızlık mücadelesiyle ya da sömürge yönetiminin sona ermesiyle kuruldu. 44 cumhuriyet ise bir devrimin ürünü. Askeri darbeyle kurulan cumhuriyetlerin sayısı 9. Yalnızca parlamento kararı ya da referandumla kurulanların sayısı ise 8.
Bazı ülkeler birden fazla gruba giriyor. Örneğin ABD, Latin Amerika ülkeleri ve Türkiye’de cumhuriyet hem bir bağımsızlık savaşının hem de bir devrimin ürünü.
Harita bu dağılımı coğrafi olarak gösteriyor. Afrika ve Asya’nın büyük bölümü bağımsızlıkla kurulan cumhuriyetlerden oluşuyor. Rusya’dan Çin’e uzanan Avrasya kuşağında ve Doğu Avrupa’da ise cumhuriyet devrimlerle geldi. Amerika kıtasında bağımsızlık savaşları ile devrimler iç içe geçti.
Sınıflandırmada, zaten cumhuriyet olan bir ülkenin parçalanmasıyla kurulan devletlere, mirasçısı oldukları ülkenin kuruluş biçimini vermeyi tercih ettik. Örneğin eski Sovyet cumhuriyetleri 1917 Rus Devrimi’nin, eski Yugoslav cumhuriyetleri ise 1945'te monarşiyi kaldıran Yugoslavya’nın kuruluş biçimini miras almış sayılıyor.
1960'larda 36 cumhuriyet
Cumhuriyetlerin kuruluş tarihleri, dünya tarihindeki büyük kırılmaları izliyor. İlk dalga 18. yüzyılın sonunda geldi. ABD 1776'da İngiliz kraliyetinden ayrıldı, Fransa 1792'de cumhuriyeti ilan etti. 1810'lar ve 1820'lerde İspanya’ya karşı bağımsızlık savaşlarını kazanan Latin Amerika ülkeleri birbiri ardına cumhuriyet oldu.
İkinci büyük dalga Birinci Dünya Savaşı’nın sonunda geldi. Rus, Alman, Avusturya-Macaristan ve Osmanlı imparatorluklarının çöküşü ve Ekim Devrimi’yle birlikte 1910'larda cumhuriyetler kuruldu. Türkiye Cumhuriyeti de bu dalganın içinde, 29 Ekim 1923'te ilan edildi.
İkinci Dünya Savaşı’nın ardından 1940'larda yeni bir dalga daha yaşandı. En büyük sıçrama ise 1960'larda Afrika’daki bağımsızlık kazanan ülkelerle yaşandı: bu on yılda 36 cumhuriyet kuruldu. Yalnızca 1960 yılında 18 ülke cumhuriyet olarak bağımsızlığını ilan etti, bunların 17'si Afrika ülkesiydi. Portekiz sömürgelerinin bağımsızlığını kazandığı 1970'lerde de 22 cumhuriyet kuruldu.
Monarşiyi en son kaldıran ülkeler Nepal ve Barbados oldu. Nepal 2008'de 240 yıllık krallığa son verdi. Barbados ise 2021'de İngiliz hükümdarını devlet başkanlığından çıkardı.