Arama

Site İçi Arama

Doğrudan arama yapın Aranıyor... Detaylı Arama
Sonuçlar aranıyor...
Kategorilere Göz Atın
© ideo. Anlatılan senin hikayendir

İvan’ın rüyası – I : Büyük Engizisyoncu’da irade teslimiyeti ve özgürlük

Fyodor Dostoyevski’nin tefrika olarak yayımlanan ve 1880 yılında tamamlanan büyük romanı Karamazov Kardeşler aile ilişkileri, ihanet, kader, para, din ve daha nice insanlığı ilgilendirmiş ve daha ilgilendirecek olan konuları karakterleri üzerinden mercek altına alıyor.

17:50 6 dk okuma

Fyodor Dostoyevski’nin tefrika olarak yayımlanan ve 1880 yılında tamamlanan büyük romanı Karamazov Kardeşler aile ilişkileri, ihanet, kader, para, din ve daha nice insanlığı ilgilendirmiş ve daha ilgilendirecek olan konuları karakterleri üzerinden mercek altına alıyor.

Yazımızda inanç ve irade meselelerinin incelikle konuşulduğu bir kısma, kitabın ana karakterlerinden bazılarının düşünce dünyasına kapı açan önemli bir bölümüne, Büyük Engizisyoncu bölümü üzerine eğileceğiz. İvan Karamazov’un aktardığı bu rüya, özgür irade ile inanç arasındaki gerilimi bize anlatıyor.

“Tanrı, insan aklını materyal dünyayı kavrayabileceği şekilde yarattı. Peki insan materyal dünya ile ilgisi olmayan bir konuda, yani Tanrı’nın varlığı yokluğu meselesinde nasıl bir cevap ortaya koyabilir?”

İvan Karamazov, kardeşi Alyoşa Karamazov’a bu soruyu soruyor. İvan, Avrupa’da eğitim görmüş, çeşitli dergilere makaleler yazan, gösterişi seven bir öğrenci. Alyoşa ise yaşadığı küçük kentteki manastırda rahiplik öğrenimi gören bir genç. Eğitimini sürdürürken ve hatta tamamladıktan sonra da hayatını o manastırda idame etme, yaşadıkları küçük kentteki muhtaçlara yardım eli uzatma ve vicdanen kaybolmuşlara tanrının kelamını iletme niyetinde.

İvan ve Alyoşa, babaları Fyodor ile ağabeyleri Dimitri arasında miras meselesiyle derinleşen ve bir kadının paylaşılması etrafında şekillenen çatışmayı konuşmak üzere bir meyhanede buluşuyorlar.

İvan ve Alyoşa, kardeş olmalarına rağmen birbirlerini tanımıyorlar. Çünkü küçük yaşta İvan, bakımını üstlenen ailesi tarafından Avrupa’ya götürülüyor, Alyoşa da doğdukları kentten hiç ayrılmıyor. Bu buluşmaya kadar birbirleriyle az buçuk vakit geçirmiş olsalar da aslında ilk kez baş başa kalacak şekilde oturuyorlar. Ağabeyleri Dimitri ve babaları arasında çıkan ve babalarının dayak yemesiyle sonuçlanan kavgadan sonra İvan tüm bu çirkinlikleri ardında bırakmak için kenti derhal ertesi gün terk etme peşinde.

İvan, Alyoşa ile ilk kez doğru dürüst konuşmaya oturuyor ve zekasını alçak gönüllü bir biçimde gösterme hedefiyle de yüksek konulardan bahsetmek istiyor. Bu yöntemin, art niyetsiz bir şekilde kendi kardeşiyle tanışmanın iyi bir yolu olduğunu düşünüyor. Konuya ise Alyoşa’yı bekletmeden giriyor:

“18. Yüzyılda ihtiyar bir günahkar vardı, şöyle bir laf ortaya attı. ‘Eğer tanrı olmasaydı onu icat etmek gerekirdi,’ dedi. Garip olan tanrının gerçekten var olması değildir. Asıl hayranlık uyandıran şey insan gibi acımak bilmeyen vahşi bir hayvan içinde ‘Tanrının var olması zorunlu bir şeydir!’ diye bir düşüncenin var olmasıdır,” devam ediyor. “Bana gelince, ben çoktandır ‘İnsan mı tanrıyı yarattı, yoksa tanrı mı insanı’ diye düşünmekten vazgeçtim. Artık bu konuda çağdaş Rus gençlerinin ortaya attığı kabulleri sıralayacak değilim. Bütün bu düşünceler Avrupalıların teorilerinden çıkarılmıştır. Çünkü Avrupa’da daha teori olan şey, Rus delikanlısının zihninde bir kabul olur. Hem de yalnız gençlerin gözünde değil, bazı profesörler için bile böyledir. Çünkü şimdi bizim Rus profesörleri ile o Rus gençleri arasında çoğu zaman hiç ayrım olmuyor. Onun için bütün bu teorileri bir tarafa bırakıyorum”

İvan’ın bu girişi doğrudan Alyoşa’yla “şu düşünce okulu”, “falanca filozof” gibi sözlerle dalkavukluk etmeden, entelektüel bir seviye farkına işaret etmeden serbestçe kendi fikirlerini dile getirme özlemini gösteriyor. Kitabın bu noktasına kadar İvan’ın tutumundan ve konuşmalarından bu fikirlerini ilk kez dile getirdiğini ve Alyoşa’ya karşı içtenlikle konuşmak istediğini anlıyoruz. Belli ki İvan bir saygı duyulan bir düşünüre sığınmadan az tanıdığı ama vicdanının kuvvetli olduğuna emin olduğu kardeşine, aynı zamanda da dünyaya, kendi fikirlerini açmak istiyor.

Bahsi geçen günahkar ihtiyar Voltaire. Voltaire, elitlerin ya da entelijansiyanın tanrıtanımaz olmasında bir sorun görmüyorken halkın tamamı için tanrıtanımazlığı tehlikeli buluyordu. İvan’ın “İnsan mı tanrıyı yarattı, yoksa tanrı mı insanı’ diye düşünmekten vazgeçtim.” demeci yine Voltaire’e selam çakmakta, çünkü İvan da Voltaire gibi ilerleyen sayfalarda “Tanrının var olup olmaması” konusuna değil, “tanrı kavramının kimler için nereye oturduğu” konusu ile çok daha fazla ilgilenmekte.

İvan kendi tecrübelerine dayanarak, Rus gençliğiyle Rus entelijansiyasını düşünsel yetkinlik açısından neredeyse eş tutuyor. Rus gençliğini hazıra konmacılık ve Avrupa hayranlığıyla, Rus profesörlerini toyluk ve Avrupa akademisine karşı tek yönlü bağımlılıkla suçluyor.

İvan, Alyoşa’ya ilk başta tanırının varlığını açık bir şekilde kabul ettiğini söylüyor. Ama kafasını karıştıran bir şey de var:

“Eğer tanrı gerçekten var ise ve dünyayı yaratmışsa, o halde hepimizin çok iyi bildiği gibi onu Öklid geometrisine göre, insan aklını da ancak üç boyutu kavrayabilecek şekilde yaratmıştır.”

İvan’ın burada bahsettiği Öklid geometrisi, İsa’nın öncesine de dayanan, iki bin yıldır var olan tek geometriydi. Öklid’in Elemanları, ortaya koyduğu az sayıdaki ön kabullerle yaşadığımız dünyayı ve onun sunduğu geometri problemlerini yüzyıllar boyu kapsamlı bir şekilde açıklamaya yetti. Başka bir deyişle, kitabın yazıldığı 19. yüzyıl sonlarında, Öklid geometrisi dünyanın işleyişini açıklamak için kullanılan temel matematiksel önermelerden bazılarını oluşturuyordu.

İvan’ın eğitim geçmişini düşündüğümüzde matematiğin böyle basit bir kavram setinin bile tanrının ortaya koyduğu mucizelerle ve işlerle çelişebilmesi görmezden gelinebilecek şey değildi. Bu konu üzerine odaklanmak istiyor.

“Madem benim böyle bir düşünceyi bile kavramaya gücüm yok … o halde tanrıyı nasıl kavrayabilirim? Benim aklım Öklid prensiplerine göre işleyen, yani yalnız bu dünyayı kavrayabilecek bir akıldır. Böyle olunca, nasıl olur da dünyayla ilgisi olmayan bir konuda karar verebilirim?

“Bu bakımdan tanrının varlığını kabul ediyorum. Hem de bunu seve seve kabul etmekten başka, onun hikmetine, onun bizim hiçbir zaman bilemeyeceğimiz bir amacı güttüğüne, hayatın belirli bir düzen içerisinde olduğuna, bir anlam taşıdığına, günün birinde de güya hepimizin birleşeceği kusursuz düzene, hatta sonsuzluğa bile inanıyorum”

İvan, Alyoşa’nın değerler sistemini ciddiye almıyor. Çünkü kendisinin kurduğu anlam ve değer dünyası ile Alyoşa’nınki çatışma içerisinde. Tabii ki tanrıya inanmıyor İvan, var ise bile tanrının bugünkü haliyle insanlara kendini sunuşu ile alay ediyor, onu çağ dışı görüyor. Kardeşiyle bunu tartışmaktan da hiç çekinmiyor. Tutturduğu büyük iddialardan biri, bu kudretli tanrının insanları kavrayamayacakları bir meseleyle insanları sınamaya çabalaması. İki kardeş arasında geçen tüm diyalog boyu bunun üzerinde duracaktır İvan.

İvan konuşmasına devam ederken Rus insanının acımasızlığından, eğitimsizliğinden ve gösteriş meraklısı olmasından bahsederken bunu genelleştirmeye gidiyor ve “insanlar acımasızdır”a geliyor. Gazete küpürlerinden topladığı çeşitli haberleri anlatıyor Alyoşa’ya uzun uzun. Bir zamanlar tanıştığı bir haydudun soymak için girdiği evlerde tüm aileleri çocuklarıyla beraber işkence ederek öldürdüğünü anlatıyor mesela. Başka bir yerde Bulgaristan’daki Türklerin ve Çerkezlerin Slavları yakıp öldürdüğünü, asıp kestiğinden bahsediyor. Fransız bir ailenin bir çocuğu evlat edinip onu yabani bir hayvan gibi yetiştirdiklerini, çıplak ve aç bıraktıklarını anlatıyor. Kendisini savunma imkanı olmayan insanların daha da büyük gaddarlığa tabi olmasının kolaylığını anlatıyor. İnsanın işine geldiğinde vahşi bir hayvan gibi davranabilme özgürlüğünden şikayet ediyor.

“Düşünüyorum da eğer şeytan olmasaydı, insan muhakkak onu, kendisini örnek alarak yaratırdı.”

İnsanların işledikleri caniliklerden sonra kendilerini affettirme çabasıyla tanrıya bağlanmalarını ve suçlunun çevresindekilerin bu sözde aydınlanmaya alkış tutabilmelerini ve sevinmelerini anlatıyor. Çünkü Alyoşa’nın tanrısı her af dileyeni kucaklar. Bu sırada zulüm gören savunmasızlarsa dünya üzerinde acı çekmiş olmakla kalırlar.

“Minimini bir varlık ‘Allah baba’ kendisini savunsun diye yalvarıyor. Sen bu saçmalığa inanabiliyor musun?”. Alyoşa’ya; dostum, kardeşim, kendisini tanrıya adamış, nefsini yenmiş rahip adayım benim, bu saçmalığın hangi amaca hizmet ettiğini anlayabiliyor musun…çünkü o zaman insan kötülüğün de iyiliğin de ne olduğunu kavrayamazmış. Peki ama o allahın belası iyilikle kötülük insana bu kadar pahalıya mal olduktan sonra, onu öğrenmek neden gerekli oluyor?

Alyoşa, İvan’ın isyanına karşı yine anlayışla yaklaşmaya çalışıyor. Günahsız olan bir kişi var ki o kanını hepimiz için döktü, diyor. İsa’dan bahsediyor. İvan, özellikle İsa’dan söz açılmasını beklemiş olmalı ki heyecanla Alyoşa’ya gördüğü bir rüyayı anlatmak istediğini söylüyor.

Aslında iki kardeş arasında şimdiye kadar konuşulanlar İvan’ın bu hikayeyi anlatmasına zemin hazırlamıştı. İvan’ın bahsettiği başlıklar rüyadaki Büyük Engizisyoncu karakteri ile İsa’nın arasında geçen uzun konuşmada kendisini gösteriyor. Yazıda dikkati çekmek istediğimiz asıl mesele, Engizisyoncu’nun İsa karşısına koyduğu düşünce sistemi ve bunu ona karşı sunuş şekli olacaktır.

Bu giriş bölümünün ardından bir sonraki bölümde, İvan’ın isyanını temsil eden ve Engizisyoncu’nun sesinden dile gelen bu felsefi meydan okumanın derinliklerine inmeye çalışacağız.

Kısa Kısa

  1. İstanbul'un enflasyonu eylülde hızlandı

    İstanbul Ticaret Odası (İTO) verilerine göre, İstanbul'da bir önceki ay yüzde 1,66 olan aylık enflasyon eylülde yüzde 2,11'e çıktı. Yıllık enflasyon ise yüzde 34,96'dan yüzde 33,55'e geriledi. Eylül ayının zam şampiyonu yüzde 22,59'luk artışla eğitim grubu oldu.

  2. Fransa'da sağcı cumhurbaşkanı adayından başörtüsü ve göç vaadi

    Fransa'da cumhurbaşkanı adayından başörtüsü ve göç vaadi Eski İçişleri Bakanı Bruno Retailleau, gelecek yıl yapılacak cumhurbaşkanı seçiminde aday olması halinde spor faaliyetleri, okul gezileri ve üniversitelerde başörtüsünü yasaklayacağını açıkladı. Retailleau ayrıca Müslüman Kardeşler bağlantılı kuruluşların feshedilmesini ve Fransa'nın “Yahudi-Hristiyan köklerine” ilişkin bir ifadenin anayasaya eklenmesini vaat etti.

  3. İzmir'de fabrikada patlama: İşçiler yaralandı

    İzmir'in Torbalı ilçesinde İki-El Metal fabrikasında meydana gelen patlamada 7 işçi yaralandı. Olayda 3'ü ağır 7 işçi yaralandı. Yaralılar, ambulanslarla çeşitli hastanelere kaldırıldı.

  4. Can Atalay 24 saatlik açlık grevine başladı

    Anayasa Mahkemesi kararlarına rağmen tutukluluğu devam eden seçilmiş Hatay Milletvekili Can Atalay, TBMM’nin yeni yasama yılının başladığı 1 Ekim’de 24 saatlik açlık grevi kararı aldı. Türkiye İşçi Partisi Hatay Milletvekili Atalay'ın X hesabı üzerinden paylaşılan mesajda karar, "Hatay halkı beni, kendisi adına söz söylemem ve hesap sormam için seçti. O görevden vazgeçmeyeceğim. Artık bıçak kemiğe dayanmıştır" ifadeleriyle duyuruldu.

  5. Fon skandalında iade bilmecesi

    Gazeteci İsmail Saymaz, Fatma Betül Sayan Kaya'nın hisselerden kazandığı 2,2 milyar lirayı iade etmediği iddia ediliyor. Gazeteci İsmail Saymaz katıldığı televizyon yayınında iade iddiasının doğru olmasını ileri sürdü. Dün de Nagehan Alçı benzer bir iddiada bulunmuştu. Ekonomim'in iddiasına göre Kaya ve eşi, söz konusu tutarı Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından bildirilen banka hesabına aktarmıştı.

  6. Tera Portföy yöneticileri hakkında tutuklama kararı

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen 'fon soruşturması' kapsamında dün adliyeye sevk edilen Tera Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Erdin Özel ve Tera Portföy CEO'su Emir Münir Sarpyener hakkında tutuklama kararı verildi.

  7. Vahap Seçer gözaltına alındı

    Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer dahil 59 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar arasında aynı zamanda Vahap Seçer'in yanı sıra Vahap Seçer'in yanı sıra Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit ve Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer de bulunuyor.

  8. Akaryakıta zam geldi

    ÖTV artışı nedeniyle benzinin satış fiyatına 4,20, motorine ise 3,70 lira zam geldi. Resmi Gazete'de yayınlanan karara göre, eşel mobil sisteminin sona ermesiyle başlayan yeni dönemde benzindeki ÖTV artışı kasım ve aralık aylarında da kademeli olarak uygulanacak. Böylece benzinde eşel mobil öncesine dönüş nedeniyle beklenen 12,47 liralık fiyat artışı, ÖTV'nin tek seferde değil, kademeli olarak geri getirilmesiyle engellenmiş oldu. LPG'de ise eşel mobil öncesi sisteme dönüldü.

  9. Fon vurgunu: AKP Genel Başkan Yardımcısı Hayat Yazıcı’nın oğlunun malvarlığına konulan tedbir kararı kaldırıldı

    Fon soruşturması kapsamında yönelik kapsamında, eski ticaret bakanı ve AKP Siyasi ve Hukuki İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı’nın oğlu Mustafa Yazıcı’nın tüm mal varlığına hakkında verilen tedbir kararı saatler içinde kaldırıldı. İfadesi alınan Mustafa Yazıcı hakkında, yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol kararı verildi.

Önceki gün

  1. Fon so­ruş­tur­ma­sın­da AKP'li eski bakan Hayati Yazıcı’nın oğlunun mal varlığına tedbir konuldu

    Fon vurgununa yönelik İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, eski ticaret bakanı ve AKP Siyasi ve Hukuki İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı’nın oğlu Mustafa Yazıcı’nın tüm mal varlığına tedbir konuldu.

  2. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Beştepe’de Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüştü

    Tugay, görüşmenin ardından sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Erdoğan’a kendisini Beştepe’de kabul ettiği için teşekkür ederken, kente ilişkin projeleri “arz ettiklerini” belirtti. Cemil Tugay, geçtiğimiz aylarda CHP’den istifa etmişti. Tugay’ın Beştepe ziyareti, bir süredir medyada yer alan AKP’ye geçeceğine yönelik iddiaların ardından geldi.

  3. Eylül ayı Milli Güvenlik Kurulu toplantısı sona erdi: Çerçeve Yasa uygulanmaya başlamadı

    Cumhurbaşkanı başkanlığında gerçekleştirilen Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısı sonrasında İletişim Başkanlığı tarafından sekiz maddelik bir bildiri yayınlandı. ⁠Bildiride tehdit ve tehlikeler arasında, PKK, KCK ve PYD de yer aldı. Böylece iktidarın "Terörsüz Türkiye" olarak adlandırdığı süreç kapsamında yakın zamanda meclisten geçirilen "Çerçeve Yasa"'nın uygulama aşaması, bir süredir çeşitli kaynaklarca dile getirildiği üzere, ileri bir tarihe kaldı.

  4. Fon vurgunu so­ruş­tur­ma­sın­da yeni gelişme: 5 şirket için TMSF kararı

    Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), fon soruşturması kapsamında Destek Yatırım Bankası, Hedef Yatırım Bankası ve Tera Yatırım Bankası’nın nitelikli paylarına ilişkin temettü dışındaki ortaklık haklarının Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından kullanılmasına karar verdi. BDDK ayrıca Destek Faktoring ve Tera Finans Faktoring’e pay devri işlemlerinin tamamlanması için altı ay süre tanıdı.

  5. İngiltere Başbakanı Burnham: İngiltere için seçenekler arasında AB’ye yeniden katılmak da var

    İngiltere Başbakanı Andy Burnham, BBC’ye verdiği demeçte mevcut Brexit anlaşmasının “faydadan çok zarar” getirdiğini belirterek, Avrupa ile ilişkileri düzeltmek için neler yapılabileceğini değerlendirmek istediğini söyledi. Burnham İngiltere'nin Avrupa ile uzun vadeli ilişkilerini yeniden şekillendirmek amacıyla hükümetin değerlendirebileceği seçenekler arasında Avrupa Birliği’ne yeniden katılmanın da bulunduğunu ifade etti.

  6. Rusya: S-400 sistemlerinin Türkiye’den çıkarılması için Ankara ile görüşüyoruz

    Kremlin, Türkiye’nin Rusya’dan satın aldığı S-400 hava savunma sistemlerinin başka bir ülkeye konuşlandırılması konusunda Ankara ile temasların sürdüğünü açıkladı. Açıklama, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un geçtiğimiz cumartesi günü S-400’lerin başka bir ülkeye devredilebileceğine ilişkin sözlerinin ardından geldi.

  7. CHP’de ihraçlar devam ediyor

    Mutlak butlan kararıyla CHP’nin başına geçen Kılıçdaroğlu yönetimi, partiden ihraç kararları almaya devam ediyor. Son olarak Kadıköy Belediye Başkanı Mesut Kösedağ, Sarıyer Belediye Başkanı Oktay Aksu ve Sancaktepe Belediye Başkanı Alper Yeğin, kesin ihraç talebiyle disipline sevk edildi.

  8. T24'e erişim engeli

    T24'ün internet haber portalı ve sosyal medya hesapları hakkında kapatma kararı verildi. Karar kapsamında T24'ün son 1 yıl içerisinde 118 LGBT propagandası niteliği taşıyan içerik ürettiği ileri sürüldü. 1. Sulh Ceza Hakimliği tarafından alınan karar uygulanmak üzere Siber Güvenlik Başkanlığı'na gönderildi.

  9. Fon so­ruş­tur­ma­sın­da yeni dalga: 34 kişiye gözaltı

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü fon soruşturmasında 5'inci dalga operasyonda 34 şüpheli için gözaltı kararı verildi. Bakan Akın Gürlek'in açıklamasına göre şüpheli sayısı 217'ye ulaştı; 56 kişi tutuklandı, 88 kişiye adli kontrol uygulandı. 26 hissedeki manipülatif işlemler de inceleniyor.

  10. Sakarya'da çok sayıda bölge sular altında

    Sakarya’da dünden bu yana etkili olan sağanak yağışların ardından birçok bölgede sel ve su baskınları yaşandı. Karasu ve Darıçayırı'nda Sakarya Nehri ve bölgedeki derelerin taşmasıyla su seviyesi yer yer 1 ila 2 metreye ulaştı. Yaklaşık 60 hanenin etkilendiği bölgede mahsur kalanlar oldu. Ferizli ve Kaynarca'da sokaklar adeta göle dönerken, araçlar tamamen suya gömülürken Erenler'de çok sayıda evi su bastı.

  11. Suriye'de haremlik selamlık düğün kararı: Kadın salonlarına damatlar giremeyecek

    T24'ten Namık Durukan'ın haberine göre, Şam kırsalındaki Sergaya Belde Meclisi 27 Eylül'de kadınlara ayrılan düğün salonlarına damatların girişini yasakladı. Douma Şehir Meclisi de benzer bir karar aldı. Kararlara uymayanlar hakkında yasal işlem uygulanacak.

  12. Fatma Betül Sayan Kaya’nın adı AKP’nin internet sitesinden kaldırıldı

    Fon soruşturması kapsamında gündeme gelen iddiaların ardından AKP’deki görevlerinden ayrılan eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya’nın adı ve özgeçmişi partinin internet sitesinden kaldırıldı. Kaya’nın MKYK WhatsApp grubundan da çıkarıldığı iddia edildi.

  13. Bilal Erdoğan: "Türkiye belki en normal dönemini yaşıyor"

    AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın oğlu Bilal Erdoğan, Konya'da imam hatip öğrencilerine seslendi. İmam hatipleri "normalleşmenin" teminatı ilan eden Erdoğan, dindar muhafazakârlığı "milletin vasatı" olarak tanımladı. İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı sıfatıyla Konya Anadolu İmam Hatip Lisesi'nde konuşan Erdoğan, "Bu millet galebe çaldı ve bugün hamdolsun Türkiye belki en normal, sosyal olarak kültürel olarak dönemini yaşıyor" dedi

  14. Eski SPK Başkanı ifadeye çağrıldı

    Eski Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı İbrahim Ömer Gönül, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında şüpheli sıfatıyla bugün savcılığa ifade verecek. Gönül'ün ifadesi, başsavcılığın sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin yürüttüğü soruşturma kapsamında alınacak.

  15. Kaçırılma alarmının nedeni pilot kavgası çıktı

    İsrail Başbakanlığı, Dubai-Tel Aviv seferini yapan Flydubai uçağında kaçırma olmadığını, acil durumun pilotlar arasında yaşanan kavga nedeniyle ortaya çıktığını açıkladı. Uçak, Ürdün hava sahasında “7500” kaçırılma kodu vermesinin ardından Suudi Arabistan’a yönlendirilmiş, İsrail savaş uçaklarını havalandırmıştı. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

  16. TÜİK verilerine göre “gerçek işsizlik” yüzde 31'e yükseldi

    TÜİK’in “atıl işgücü” olarak tanımladığı geniş işsizlik oranı ağustosta yüzde 31’e yükseldi. İşsiz sayısı ise 2 milyon 740 bin olarak açıklandı. İş aramaktan vazgeçenleri ve eksik çalışanları ayrı kategorilerde değerlendiren TÜİK, yalnızca dar tanımı “işsizlik oranı” olarak sunarak işsizliği olduğundan düşük göstermeye çalışıyor. DİSK-AR’ın hesaplamasına göre geniş tanımlı işsiz sayısı ise 12 milyon 608 bin oldu.

  17. DDK Başkanı Tanrıkulu, Borsa İstanbul'daki görevlerinden ayrıldı

    Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın fon skandalıyla ilgili Devlet Denetleme Kurulu'nu görevlendirmesinin ardından DDK Başkanı Salih Tanrıkulu, Borsa İstanbul'daki yönetim kurulu başkanvekilliği ve denetim komitesi başkanlığı görevlerinden ayrıldı. Tanrıkulu'nun adı kurumun internet sitesindeki listelerden de kaldırıldı.

  18. AKP'li Zeybekci'nin şirketlerinin parası da Tera fonunda kalmış

    Eski Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci'nin ortağı olduğu dört şirketin parası, 17 Eylül'de tasfiye kararı verilen Tera'nın TP2 fonunda kaldı. İsmail Saymaz'a konuşan Zeybekci, kendini 455 bin mağdurdan biri saydı, fona yatırımdan haberi olmadığını söyledi. "Maalesef devletin ihmali var" derken mağduriyetini Erdoğan'a iletmediğini belirtti.

  19. Dubai - Tel Aviv uçağında kaçırılma kodu verildi

    İsrail'de yayın yapan Kanal 12'nin haberine göre, Dubai'den Tel Aviv'e giden yolcu uçağı, uçak kaçırılmasını ifade eden "7500" kodunu yayınladı. Kodun yayınlanması sonrasında, İsrail Hava Kuvvetleri'ne ait savaş uçaklarının yolcu uçağına doğru havalandığı bildirilirdi. Ürdün üzerinde bir süre tur atan ve içerisinde yaklaşık 100 İsrail vatandaşının bulunduğu belirtilen uçak, daha sonra Suudi Arabistan yönüne yönlendirildi.

  20. MEB’den istismarcı Ensar Vakfı’yla iş birliği

    MEB, Ensar Vakfı’nın düzenleyeceği “Sana Emanet Online Bilgi Yarışması”nı ortaokul ve liselere resmi yazıyla duyurdu. Cumhuriyet’ten Ufuk Sepetci’nin haberine göre, yarışmada öğrencilere umre ve teknoloji ödülleri verilecek. Dereceye giren kişilerin öğretmenleri ve okul müdürlerine ise 20 bin TL’ye kadar nakit ödül ödenecek. Ensar Vakfı, Karaman’da 45 çocuğun cinsel istismara maruz bırakıldığı olayla gündeme gelmişti.

  21. AYM, yoksulluk nafakasından "süresiz" ifadesini kaldırdı

    Anayasa Mahkemesi, Türk Medeni Kanunu’nun yoksulluk nafakasını düzenleyen 175. maddesindeki “süresiz olarak” ibaresini iptal etti. Karar, 30 Haziran 2027’de yürürlüğe girecek. Nafakanın süresine ilişkin yeni bir düzenlemenin önümüzdeki dönemde TBMM gündemine gelmesi bekleniyor.

✓