Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, 23 Eylül'de CHP'den istifa ettiğini ve siyasete bağımsız olarak devam edeceğini açıkladı. Ardından Ankara'da 8 ilçe belediye başkanı da partiden ayrıldı. İstifa, iki hafta önce Beştepe'de Erdoğan'la yapılan görüşmenin ve aylardır süren "tarafsızlık" çizgisinin devamı olarak geldi.
"Tarafsızlık"tan Beştepe'ye
Avukat olan Yavaş siyasete milliyetçi saflarda başladı. MHP'den CHP'ye geçti, CHP'den bir kez ayrılıp geri döndü. 2019'da Ankara'yı 25 yıl sonra AKP'den alan ilk CHP'li başkan oldu, 2024'te ise yüzde 60,4 oyla yeniden seçildi. Ankara'daki bu ‘başarı’ya rağmen Yavaş'ın ülke siyasetinin temel meselelerinde ne düşündüğü hiçbir zaman tam olarak anlaşılmadı. Kritik anlarda hep pozisyonunu ortada bırakmayı tercih etti.
CHP'deki kriz 21 Mayıs 2026'da başlamıştı. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi, kurultayda usulsüzlük yapıldığı iddiasıyla Özel'in genel başkanlığını "mutlak butlan" kararıyla düşürdü. 24 Mayıs'ta genel merkez polis eşliğinde Kılıçdaroğlu'na teslim edildi. Özel ve 91 milletvekili 24 Temmuz'da Yeni Parti'yi kurdu. Yavaş ise CHP'de kaldı ve iki parti arasında taraf tutmayacağını açıkladı. Genel merkezler bu tavırdan rahatsız olursa gereğini yapacağını da eklemişti. Muhalefet mahkeme kararıyla ikiye bölünürken taraf tutmamak, Yavaş için en az riskli yoldu.
9 Eylül'de Yavaş, CHP'nin kuruluş yıldönümü için düzenlenen Anıtkabir yürüyüşüne ve genel merkezdeki kokteyle katılmadı. Aynı akşam Erdoğan'ın yanından görüntü verdi. Beştepe'deki görüşme basına kapalı yapıldı. İçeriğine dair eldeki tek bilgi Yavaş'ın kendi açıklamaları. Yavaş, Erdoğan'a başta metro olmak üzere Ankara'daki projeler hakkında bilgi verdiğini, NATO Zirvesi'nin Ankara'da yapılmasındaki iradesi için de teşekkür ettiğini söyledi. Tepkiler büyüyünce ikinci bir açıklama yaptı ve "Gerçekleştirdiğimiz görüşmenin tek gündemi Ankara'dır" dedi. Başkanlık sisteminde büyükşehirlerin bazı yatırımlar için merkezi idareye mecbur kaldığını savunan Yavaş, Ankara için gerekirse Erdoğan'la yine görüşeceğini belirtti. Kapalı kapılar ardında ne konuşulduğu bilinmiyor. Bilinen, muhalefet belediyelerine operasyonların sürdüğü günlerde bir düzen muhalefetinden belediye başkanının saraya gidip NATO zirvesi için teşekkür ettiği.
Yavaş'ın CHP'den kopuşu tek bir güne sığmıyor. TGRT Haber'in yazarı Fatih Atik, bu istifanın Yavaş'ın üçüncü denemesi olduğunu yazdı. Atik'e göre ilk istifa düşüncesi, Ekrem İmamoğlu ve Özgür Özel'in cumhurbaşkanı adayını ön seçimle belirleme kararı aldığı dönemde doğdu. Yavaş'ın başından beri hedeflediği muhalefetin ortak adaylığı, ön seçim kararıyla zora girmişti. İkinci kriz Beştepe görüşmesinin hemen ardından, 11 Eylül'de yaşandı. CHP Grup Başkanı Faik Öztrak'ın Anıtkabir programına katılmayıp Erdoğan'la görüşen Yavaş için "büyük hayal kırıklığı" demesi üzerine Yavaş istifa dilekçesini yazdı. Bülent Kuşoğlu ve çevresindeki bazı isimler araya girdi, dilekçe yırtıldı ve istifa ertelendi.
Görüşmenin ardından yandaş kanallarda farklı senaryolar konuşulmaya başladı. TGRT'den Fatih Atik, yakın çevresinden aldığı bilgiye dayanarak Yavaş'ın Erdoğan'a bağlılık bildirdiğini iddia etti. Yavaş bu iddiayı sert bir dille yalanladı. İstifanın ardından Haberler.com Haber Müdürü Olgun Kızıltepe, Ankara kulislerinde Yavaş'ın AKP'ye geçebileceğinin, hatta kendisine yeni dönem için Cumhurbaşkanı yardımcılığı teklif edildiğinin konuşulduğunu öne sürdü. Kızıltepe'ye göre aynı kulislerde İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'ın da AKP'ye geçebileceği iddia ediliyor. Kızıltepe, 2023'te Kılıçdaroğlu'nun cumhurbaşkanı yardımcısı olarak lanse edilmeyi kabul eden Yavaş'ın Erdoğan'ın yardımcılığını da rahatlıkla kabul edeceğini söyledi. Bu iddiaların hiçbiri doğrulanmış değil. Yavaş'ın ne yapacağını açıkça söylememesi ise bu senaryoların konuşulmasına zemin hazırlıyor.
İstifa ve Ankara'da çözülme
İstifadan hemen önce CHP Sözcüsü Müslim Sarı, kimsenin kendini partinin üstünde görmemesi gerektiğini söylemiş, belediye başkanlarının parti etkinliklerine katılmasını beklediklerini belirterek başka bir partinin genel başkanına bilgi verilmesini eleştirmişti. Yavaş'ın Erdoğan randevusunu Özgür Özel'e de bildirmesi Kılıçdaroğlu cephesinde tepki çekmişti. Yavaş istifa açıklamasında kendini hiçbir zaman partilerin üstünde görmediğini, iktidar değişikliğinin muhalefetin birbirini tüketmesiyle değil ortak ilkelerde buluşmasıyla mümkün olacağını savundu ve "Seçmenin iradesine sadakat, siyasetin namusudur" dedi.
İstifanın ardından Beypazarı, Kalecik, Güdül, Polatlı, Ayaş, Şereflikoçhisar, Elmadağ ve Nallıhan belediye başkanları da CHP'den ayrıldı. Büyükşehir Meclisinde çoğunluk bağımsız üyelere geçti. Benzer bir kopuş daha önce de yaşanmıştı. Yavaş'la birlikte hareket edip CHP'den seçilen Keçiören, Gölbaşı, Haymana ve Kahramankazan belediye başkanları istifa edip AKP'ye katılmıştı.
Kılıçdaroğlu istifaya "benim CHP'ye kazandırdığım değerli bir siyasetçidir" diye başlayan bir açıklamayla yanıt verdi ve Yavaş'ın seçmen iradesine sadakat sözüne aynen katıldıklarını söyledi. Bu cümle kulislerde Yavaş'a bir gönderme olarak okundu. Olgun Kızıltepe de aynı sözü hatırlatarak CHP seçmeninin oyuyla koltuğa oturan bir başkanın bağımsız kalma kararında ciddi bir çelişki olduğunu söyledi ve sordu: "Nerede kaldı bu sadakat?" Kızıltepe'ye göre temkinli, adımlarını uzun süre tartan bir isim olan Yavaş, Sarı'nın açıklamasıyla aradığı gerekçeyi bulmuştu. Sarı ise daha açık konuştu: "İstifa için sanırım bahane arıyormuş." Sarı ayrıca Yavaş'ın bu adımla siyasi aidiyetini netleştirdiğini söyledi.
Yeni Parti'de ise ton farklıydı. Özgür Özel, Yavaş'ı telefonla arayıp kararının hayırlı olmasını dilediğini, Yavaş ve istifa eden başkanların vereceği her karara saygı duyduklarını açıkladı. Yeni Parti Grup Başkanvekili Murat Emir de Yavaş'ı hizmetleri ve dürüstlüğüyle öne çıkan bir başkan olarak gördüğünü söyledi.
Soruşturma gölgesi
Yavaş iktidarın hedefindeki isimlerden biriydi. Müfettiş, MASAK, Sayıştay ve bilirkişi raporlarına dayanan iddiaya göre ABB'deki 32 konser hizmet alımında belediye yaklaşık 154,5 milyon lira zarara uğratıldı. İçişleri Bakanlığı Kasım 2025'te Yavaş ve Özel Kalem Müdürü Nevzat Uzunoğlu hakkında görevi kötüye kullanma ve denetim görevini ihmal suçlarından soruşturma izni verdi. Yavaş kararı "açık bir çifte standarttır" diye eleştirdi ve Danıştay'a itiraz etti. Nisan 2026'da bu kez 2023'teki Karabük mitinginde belediye araçlarının kullanıldığı iddiasıyla yeni bir soruşturma izni çıktı. Yavaş'ın aktardığına göre Bakanlık 2019'dan bu yana 49 ön inceleme onayı verdi ve bunların 6'sında soruşturma izni çıktı. İkisi Danıştay'da bozuldu, ikisi incelemede, ikisine de itiraz edildi. Beştepe görüşmesi, bu dosyalar henüz kapanmamışken yapıldı.
İstifa, Yavaş'ı destekleyen milliyetçi ve merkez sağ partilerin hesaplarını da gündeme getirdi. İYİ Parti, Zafer Partisi, Anahtar Parti, Kutlu Parti ve Milli Yol Partisi bu isimler arasında geçiyor. Yavaş ise adaylık sorusunu "Ortada seçim yok, bir şey yok" diyerek geçiştirmeye devam ediyor.
İstifanın kimin işine yaradığı sorusuna en açık yanıt yine AKP’lilerden geldi. Fatih Atik, CHP'den ayrılığın Yavaş'ın ortak aday olma hedefini kolaylaştırmak bir yana daha da zorlaştırdığını, Yeni Parti'ye geçmesinin de güçlü bir ihtimal olmadığını yazdı. Atik'e göre muhalefetin en güçlü ortak aday seçeneklerinden birinin devreden çıkması Erdoğan'ın elini güçlendiriyor ve ilk turda seçilme ihtimalini arttıyor.
Ne düşündüğünü açıkça söylemeyen, bütün kapıları açık tutan, sarayda NATO'ya teşekkür eden ve istifasını seçmen iradesiyle açıklayan bir siyaset tarzı, ekranları "Yavaş ne yapacak?" sorusuyla meşgul ederken milyonların geçim derdi ve muhalefeti bölen hamleler arka planda kalıyor. Yıllardır muhalefetin umut diye öne çıkardığı isimler, kritik anda kendi siyasi geleceklerinin hesabını yapmayı seçiyor. Oysa bu ülkedeki öfke de umut da gerçek. Bunlar ne bir belediye başkanının kariyer planına ne de parti içi hesaplaşmalara emanet edilebilir. Halkın, kendi siyasetini kendisinin yapacağı bir örgütlülüğe ihtiyacı var.