Arama

Site İçi Arama

Doğrudan arama yapın Aranıyor... Detaylı Arama
Sonuçlar aranıyor...
Kategorilere Göz Atın
© ideo. Anlatılan senin hikayendir

Sağlık sistemi neden çöktü?

Türk Tabipleri Birliği bu senenin başında yaptığı açıklama ile ‘Sağlık Sistemi Çöktü’ tespitini yapıp ardından ‘Başka Bir Sağlık Sistemi Başka Bir Hekimlik Ortamı Mücadele Programı’nı kamuoyuna açıkladı. Program çerçevesinde yapılacak etkinlikler 1 Şubat’ta başladı ve 14 mart haftasına kadar sürecek.

09:03 7 dk okuma

Türk Tabipleri Birliği bu senenin başında yaptığı açıklama ile ‘Sağlık Sistemi Çöktü’ tespitini yapıp ardından ‘Başka Bir Sağlık Sistemi Başka Bir Hekimlik Ortamı Mücadele Programı’nı kamuoyuna açıkladı. Program çerçevesinde yapılacak etkinlikler 1 Şubat’ta başladı ve 14 mart haftasına kadar sürecek. Bu süreçte ülkemizde hem sağlık çalışanlarının hem de yurttaşların ihtiyaçlarına cevap verecek sağlık sisteminin nasıl olması gerektiğine ve bu yeni sağlık sisteminin kurulması için hekimlere düşen görevlere dair tartışmalar yapılmaktadır.

Geçtiğimiz hafta kamuoyunda da büyük yankı uyandıran ‘Beyaz Yürüyüş’ gerçekleşti. 25 Şubat Salı günü İstanbul’da TTB MK üyelerinin öncülüğünde başlayan yürüyüş Gebze, İzmit, Balıkesir, Bandırma, Bursa, Eskişehir’de yapılan yürüyüş ve etkinliklerle devam etti. 1 Mart Cumartesi günü ülkenin birçok şehrinden Ankara’ya gelen yüzlerce hekimle ‘Büyük Hekim Buluşması’ gerçekleşti.

Peki, TTB’nin ifade ettiği gibi gerçekten sağlık sistemi çöktü mü?

TTB, çöktüğünü iddia ettiği şu anki sağlık sisteminin yerine kamucu-eşitlikçi bir sağlık sistemi önerisi yapmaktadır. TTB tarafından önerilen sağlık sistemi hekimlerin ve hastaların ihtiyaçlarını karşılayabilecek mi?

Bu yazıda bu soruların cevabını bulmaya çalışacağız.

AKP hükümeti iktidara geldikten bir yıl sonra kendisinden önceki hükümetin öncül adımlarını attığı ‘Sağlıkta Dönüşüm Programı’nı (SDP) uygulamaya koydu. 1990’lı yıllarda Dünya Bankası’nın Türkiye Cumhuriyeti’ne verdiği krediler ile başlayan sağlıkta özelleştirme süreci AKP hükümetinin iktidara gelmesiyle daha hızlanmıştır. 80’li ve 90’lı yıllarda atılan adımların devamı niteliğindeki SDP ile Sağlık Bakanlığı, sağlık hizmeti veren değil verilen sağlık hizmetini denetleyen bir kuruma dönüşme sürecini tamamladı. Bu süreçte atılan ilk adımlardan birisi bütün ihtiyaçların kamu tarafından karşılandığı, içerisinde gerekli bütün tıbbi cihazları barındıran, yurttaşların nitelikli sağlık hizmeti alabildiği 1.basamak sağlık hizmeti verilen Sağlık Ocakları’nın kapatılıp yerine hekimlerin kendi parası ile açtığı, hekim dışı sağlık personelinin işe alım görüşmesi ve maaşlarının verilmesi dahil bütün yönetsel süreçlerin ‘patron’ hekimin sorumluluğunda olduğu, yeterli tıbbi cihaz barındırmayan, temel kan tetkiklerinin bile özel şirketlerden hizmet alımıyla yapılabildiği, hekimlerin ve yurttaşların da şikayet ettiği şekilde nitelikli sağlık hizmeti verilemeyen Aile Sağlığı Merkezleri (ASM) kuruldu.

1.basamak sağlık hizmeti verilmesi gereken ASM, Sağlık Bakanlığı tarafından ticarethanelere dönüştürülmüştür. Özel ilan sitelerinde satılan ASM’leri görmek mümkün. Bu kurumlarda halkın nitelikli sağlık hizmeti alması mümkün değildir. 2024 yılının Kasım ayında Sağlık Bakanlığı tarafından yeni bir Aile Hekimliği yönetmeliği yayımlandı. Yönetmeliğe göre bir aile hekimi mide koruyucuyu bulunduğu ildeki diğer hekimlerin ortalamasından fazla yazarsa veya hasta memnuniyet anketinde hekime düşük puan verilirse veya kendisine kayıtlı bir yurttaş bir yıl içinde en az 2 kere muayeneye başvurmazsa hekimin maaşı kesilecek. Hekim hastaya mide koruyucu yazarsa da maaşı kesiliyor, yazmayıp hasta memnuniyet anketinde düşük puan alırsa da maaşı kesiliyor. Ülkemizin nüfusunun önemli kısmı genç yaştadır ve yaşlılara göre ASM’ye başvurma ihtiyacı olan bu kesimi aile hekimlerinin zorla ASM’ye mi getirmesi istenmektedir? Camiye gitmeyen cemaat için imamın veya okula gitmeyen öğrenci için öğretmenin maaşı mı kesilmektedir? Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu.

Aile Hekimleri ‘eziyet yönetmeliği’ olarak adlandırdıkları bu yönetmeliğe karşı aylardır eylem ve grev yapmaktadırlar. TTB, deprem bölgesinde yüzlerce ASM’nin kullanılamaz durumda olduğunu ve hala yenisinin yapılmadığını açıkladı. İstanbul’da halihazırdaki 1200 ASM’nin nerdeyse hiçbirinde deprem güçlendirmesinin yapılmadığı, olası bir depremde bu ASM’lerin yarısının yıkılacağı ve mahallemizdeki en yakın sağlık kurumlarının kullanılamaz hale geleceği açıklandı.

TTB, Aile Hekimliği sisteminin artık çöktüğünü, yurttaşlara ölüm getireceğini ve bir an önce değişmesi gerektiğini ifade etmektedir. TTB, Aile Hekimliği yerine bütün ihtiyaçların kamu tarafından karşılandığı, depreme dayanıklı binaların içerisinde gerekli bütün tıbbi cihazları olan, hekimlerin idare işleriyle uğraşmayıp sadece mesleklerine odaklandıkları, koruyucu sağlık hizmetlerine yeterli kaynağın aktarıldığı bir 1.basamak sağlık sistemi kurulması gerektiğini savunmaktadır.

Sağlığın ticarileştirilmesi süreci sadece 1.basamakta yaşanmamaktadır. Hepimizin bildiği yenidoğan çetesi skandalı 2. ve 3.basamakta sağlık hizmetinin parayla satılan bir meta haline getirildiğinin göstergesidir. TTB, yenidoğan çetesi skandalının sağlıkta dönüşüm programının bir sonucu olduğunu, özel hastanelere verilen desteğin küçük bir azınlığı zengin edip çocuk-yaşlı milyonlarca insanımızın hayatına kastettiğini ve sağlıkta dönüşüm programının çöktüğünü iddia etmektedir. TTB, özel hastanalere SGK tarafından aktarılan kaynağın kesilmesini ve bu kaynağın kamu hastanelerinin koşullarının iyileştirilmesi için kullanılması gerektiğini önermektedir. Kamu kaynakları bir avuç patronu zenginleştirmek için değil yurttaşların nitelikli sağlık hizmeti alması içim kullanılmaldır.

1.basamak sağlık hizmetinin niteliksizleşmesi, sevk zincirinin işlememesi sebebiyle 2. ve 3.basamağa başvurular olması gerektiğinden fazla artmıştır. Ülkemizde hekimler yılda toplamda 1 Milyar muayene gerçekleştirmektedir. Dünyanın hiçbir ülkesinde sağlık emekçilerinin üzerinde böylesi bir yük yoktur.. 5 dakikada hastayı hem muayene edip hem tetkik planlayıp hem de tedavi edebilmek mümkün değildir. Bir hekimin nitelikli bir sağlık hizmeri sunabilmesi için hastaya en az 20 dakika zaman ayırması gerekmektedir. Plansız ve sevk zinciri olmayan bu sağlık sisteminde bu mümkün değildir. Bunun yanında yurtttaşların randevu bulamaması ve acil service başvurmak zorunda kalması de önemli bir sorundur. Açıkça görülüyor ki çöken sağlık sistemi hekimlerin tükenmesine ve yurttaşların da nitelikli sağlık hizmetinden yoksun kalmasına yol açmaktadır.

2025 yılının başında SGK tarafından muayene katılım paylarına %500’e varan oranlarda fahiş zamlar yapılmıştı. TTB, yurttaşlardan alınan GSS primlerinin tamamen ücretsiz sağlık hizmeti verilmesi için yeterli olduğunu ama bu kaynakların emekçinin sağlık hizmetine değil, başka alanlara aktarıldığını açıklamış ve toplumda kamuoyu oluşturmuştu. TTB’nin mücadelesi sayesinde fahiş zamlar kısmen geri çekildi. SGK, kaynakları emekçiye değil dolaylı yoldan sermayedara aktarmaktadır. SGK’nın sağlık hizmet finansman sistemi emekçinin ücretsiz sağlık hizmeti almasını engellemektedir. TTB, sağlık hizmet finansman sisteminin kamucu-eşitlikçi bir bakışla sil baştan kurulması gerektiğini ifade etmektedir.

Hekimlerin temel maaşları yoksulluk sınırının altındadır ve Sağlık Bakanlığı hekimlere performans sistemi baskısı yapmaktadır. Performans sitemine göre hekimler ne kadar çok hasta bakarsa o kadar çok para kazanmaktadır. Bu sistemde verdiğin sağlık hizmetinin kalitesinin hiçbir önemi yok. Sağlık Bakanlığı ‘sağlık hizmetinin kalitesi önemli değil, ya çok hasta bakıp maaşını arttırsın ya da yoksulluk sınırının altında yaşarsın’ dayatması ile hekimleri meslek etiği ile yoksul yaşam arasında bir tercihe zorlamaktadır. Sağlık sistemi değişmedikçe hem hekimler yoksul kalacak hem de hastalar nitelikli sağlık hizmeti alamayacaklar. TTB, performans sisteminin kaldırılıp iş koşullarının hekim ve hastanın ortak çıkarına uygun olarak yeniden düzenlenmesi gerektiğini savunmaktadır.

Ülkemizde kamu hastanelerinde gece polikliniği uygulaması başlatıldı. Plansız ve emekçi düşmanı olan bu sağlık sisteminde hastalar randevu bulamadığı için getirilen bu uygulama hekimlerin halihazırda çok uzun olan çalışma sürelerini daha da arttırmaktadır. Yoksulluk sınırında yaşamaya maruz bırakılan hekimlere gelirini arttırmaları için fırsat olarak pazarlanan bu uygulama hekimlerin tükenmişliğini arttıracaktır. Devlete ait ilkokulda, bankada veya bakanlıkta çalışan memur gece çalışmamaktadır. Memur hekimler hangi kanuna göre gece çalışmaya itilmektedir? Bunun yanında artık işverenler bir işçi hastalandığında işçiyi gündüz muayenesi yerine gece muayenesine gitmeye zorlayacak ve bütün gün işte yorulan yurttaş, hasta halde gecesini de hastanede geçirmek zorunda kalacak. Gece poliklniği uygulaması hekimde ve yurttaşta tükenmişliğe yol açarken patronların daha fazla kar edebilmesinin yolunu açmaktadır. TTB, gece polikliniğine karşı emekçilerin çıkarını gözeten bir sağlık sistemini savunmaktadır.

Ülkemizde uzmanlık eğitimi gören yaklaşık 53 bin asistan hekim bulunmaktadır. 3.basamak sağlık hizmet sunumunun büyük çoğunluğunu sağlayan asistan hekimler, angarya işler yüzünden yeterli eğitim alamaktadır. Birçok eğitim hastanesinde asistanlara yeterli eğitim verilmemektedir. İl müdürlükleri hastanelere gönderdikleri yazılarda asistan eğitimlerinin haftalık 1 saat poliklinik kapatmayı geçmeyecek şekilde planlanmasını istemektedirler. Asistan eğitimi yeterli verilmeyen hekimler uzman olduklarında nitelikli sağlık hizmeti veremeyecek ve halihazırda kötü olan sağlık hizmeti niteliği daha düşecektir. TTB, eğitimsiz bırakılan bir uzmanın hastanın ölümüne sebep olacağını ve nitelikli eğitim verilebilmesi için bu sistemin bir an önce değişmesi gerektiğini ifade etmektedir.

Sağlık sisteminin çöktüğü ülkemizde hem hekimler hem hastalar mutsuz. Hastaneye randevu alamayan, randevu aldığında 5 dakika muayene sebebiyle kendisini yeterince anlatamayan ve sağlık sorunu çözülemeyen hasta elbette mutsuz olur ve bir suçlu arar. Sağlık Bakanlığı da AKP yöneticileri de biliyor, sağlık sistemş çöktü. Daha doğrusu patronlara daha fazla para kazandırabilmek için çökertildi. Bu sistemi değiştirmek istemeyen iktidar, suçun sistemde değil sağlık çalışanında olduğunu iddia etmektedir. Cumhurbaşkanı’nın ‘giderlerse gitsinler’ sözü, Eski sağlık bakanının hekimleri paragöz olmakla itham eden el hareketi, AKP’li vekil Ahmet SARIÇAM’ın ‘Gidin sağlık personelinin gırtlağına yapışın.’ Ifadesi birer gaf değil sağlık sisteminde yaşanan krizin sorumlusunu hekimler olarak gösterme çabasının bir sonucudur. Toplumdaki şiddet ortamını yıllardır körükleyen AKP iktidarı, yurtttaşları hekimlere karşı kışkırtmaktadır. Hem toplumun içine düştüğü şiddet sarmalı hem de iktidarın kışkırtmaları sonrası hekime şiddet eşi benzeri görülmemiş şekilde artmıştır. Ülkemizde hekimlerin yaklaşık %90’ı çalışma hayatı boyunca en az 1 kere şiddete maruz kaldığını ifade etmektedir. Toplumdaki şiddet sarmalı, iktidarın kışkırtmaları bitmedikçe ve şu anki emekçi düşmanı sağlık sisteminden vazgeçilmedikçe sağlık çalışanına şiddet sona ermeyecektir.

Sağlık sistemi çöktü. Hekim ile hastayı düşmanlaştıran, özel hastane sahibi patronları zenginleştiren bu sistemin sorunları pansuman tedbirlerle çözülememektedir.

Emekçi hekim ile emekçi hastanın çıkarı ortaktır. TTB, hekim ile hastanın ortak çıkarını gözeten kamucu ve eşitlikçi bir sağlık sisteminin kurulabileceğini savunmaktadır.

Başka bir sağlık sistemi mümkün.

Tek ihtiyacımız ise emekçilerin birlikte mücadelesi.

Kısa Kısa

  1. İstanbul'un enflasyonu eylülde hızlandı

    İstanbul Ticaret Odası (İTO) verilerine göre, İstanbul'da bir önceki ay yüzde 1,66 olan aylık enflasyon eylülde yüzde 2,11'e çıktı. Yıllık enflasyon ise yüzde 34,96'dan yüzde 33,55'e geriledi. Eylül ayının zam şampiyonu yüzde 22,59'luk artışla eğitim grubu oldu.

  2. Fransa'da sağcı cumhurbaşkanı adayından başörtüsü ve göç vaadi

    Fransa'da cumhurbaşkanı adayından başörtüsü ve göç vaadi Eski İçişleri Bakanı Bruno Retailleau, gelecek yıl yapılacak cumhurbaşkanı seçiminde aday olması halinde spor faaliyetleri, okul gezileri ve üniversitelerde başörtüsünü yasaklayacağını açıkladı. Retailleau ayrıca Müslüman Kardeşler bağlantılı kuruluşların feshedilmesini ve Fransa'nın “Yahudi-Hristiyan köklerine” ilişkin bir ifadenin anayasaya eklenmesini vaat etti.

  3. İzmir'de fabrikada patlama: İşçiler yaralandı

    İzmir'in Torbalı ilçesinde İki-El Metal fabrikasında meydana gelen patlamada 7 işçi yaralandı. Olayda 3'ü ağır 7 işçi yaralandı. Yaralılar, ambulanslarla çeşitli hastanelere kaldırıldı.

  4. Can Atalay 24 saatlik açlık grevine başladı

    Anayasa Mahkemesi kararlarına rağmen tutukluluğu devam eden seçilmiş Hatay Milletvekili Can Atalay, TBMM’nin yeni yasama yılının başladığı 1 Ekim’de 24 saatlik açlık grevi kararı aldı. Türkiye İşçi Partisi Hatay Milletvekili Atalay'ın X hesabı üzerinden paylaşılan mesajda karar, "Hatay halkı beni, kendisi adına söz söylemem ve hesap sormam için seçti. O görevden vazgeçmeyeceğim. Artık bıçak kemiğe dayanmıştır" ifadeleriyle duyuruldu.

  5. Fon skandalında iade bilmecesi

    Gazeteci İsmail Saymaz, Fatma Betül Sayan Kaya'nın hisselerden kazandığı 2,2 milyar lirayı iade etmediği iddia ediliyor. Gazeteci İsmail Saymaz katıldığı televizyon yayınında iade iddiasının doğru olmasını ileri sürdü. Dün de Nagehan Alçı benzer bir iddiada bulunmuştu. Ekonomim'in iddiasına göre Kaya ve eşi, söz konusu tutarı Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından bildirilen banka hesabına aktarmıştı.

  6. Tera Portföy yöneticileri hakkında tutuklama kararı

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen 'fon soruşturması' kapsamında dün adliyeye sevk edilen Tera Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Erdin Özel ve Tera Portföy CEO'su Emir Münir Sarpyener hakkında tutuklama kararı verildi.

  7. Vahap Seçer gözaltına alındı

    Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer dahil 59 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar arasında aynı zamanda Vahap Seçer'in yanı sıra Vahap Seçer'in yanı sıra Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit ve Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer de bulunuyor.

  8. Akaryakıta zam geldi

    ÖTV artışı nedeniyle benzinin satış fiyatına 4,20, motorine ise 3,70 lira zam geldi. Resmi Gazete'de yayınlanan karara göre, eşel mobil sisteminin sona ermesiyle başlayan yeni dönemde benzindeki ÖTV artışı kasım ve aralık aylarında da kademeli olarak uygulanacak. Böylece benzinde eşel mobil öncesine dönüş nedeniyle beklenen 12,47 liralık fiyat artışı, ÖTV'nin tek seferde değil, kademeli olarak geri getirilmesiyle engellenmiş oldu. LPG'de ise eşel mobil öncesi sisteme dönüldü.

  9. Fon vurgunu: AKP Genel Başkan Yardımcısı Hayat Yazıcı’nın oğlunun malvarlığına konulan tedbir kararı kaldırıldı

    Fon soruşturması kapsamında yönelik kapsamında, eski ticaret bakanı ve AKP Siyasi ve Hukuki İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı’nın oğlu Mustafa Yazıcı’nın tüm mal varlığına hakkında verilen tedbir kararı saatler içinde kaldırıldı. İfadesi alınan Mustafa Yazıcı hakkında, yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol kararı verildi.

Önceki gün

  1. Fon so­ruş­tur­ma­sın­da AKP'li eski bakan Hayati Yazıcı’nın oğlunun mal varlığına tedbir konuldu

    Fon vurgununa yönelik İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, eski ticaret bakanı ve AKP Siyasi ve Hukuki İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı’nın oğlu Mustafa Yazıcı’nın tüm mal varlığına tedbir konuldu.

  2. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Beştepe’de Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüştü

    Tugay, görüşmenin ardından sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Erdoğan’a kendisini Beştepe’de kabul ettiği için teşekkür ederken, kente ilişkin projeleri “arz ettiklerini” belirtti. Cemil Tugay, geçtiğimiz aylarda CHP’den istifa etmişti. Tugay’ın Beştepe ziyareti, bir süredir medyada yer alan AKP’ye geçeceğine yönelik iddiaların ardından geldi.

  3. Eylül ayı Milli Güvenlik Kurulu toplantısı sona erdi: Çerçeve Yasa uygulanmaya başlamadı

    Cumhurbaşkanı başkanlığında gerçekleştirilen Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısı sonrasında İletişim Başkanlığı tarafından sekiz maddelik bir bildiri yayınlandı. ⁠Bildiride tehdit ve tehlikeler arasında, PKK, KCK ve PYD de yer aldı. Böylece iktidarın "Terörsüz Türkiye" olarak adlandırdığı süreç kapsamında yakın zamanda meclisten geçirilen "Çerçeve Yasa"'nın uygulama aşaması, bir süredir çeşitli kaynaklarca dile getirildiği üzere, ileri bir tarihe kaldı.

  4. Fon vurgunu so­ruş­tur­ma­sın­da yeni gelişme: 5 şirket için TMSF kararı

    Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), fon soruşturması kapsamında Destek Yatırım Bankası, Hedef Yatırım Bankası ve Tera Yatırım Bankası’nın nitelikli paylarına ilişkin temettü dışındaki ortaklık haklarının Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından kullanılmasına karar verdi. BDDK ayrıca Destek Faktoring ve Tera Finans Faktoring’e pay devri işlemlerinin tamamlanması için altı ay süre tanıdı.

  5. İngiltere Başbakanı Burnham: İngiltere için seçenekler arasında AB’ye yeniden katılmak da var

    İngiltere Başbakanı Andy Burnham, BBC’ye verdiği demeçte mevcut Brexit anlaşmasının “faydadan çok zarar” getirdiğini belirterek, Avrupa ile ilişkileri düzeltmek için neler yapılabileceğini değerlendirmek istediğini söyledi. Burnham İngiltere'nin Avrupa ile uzun vadeli ilişkilerini yeniden şekillendirmek amacıyla hükümetin değerlendirebileceği seçenekler arasında Avrupa Birliği’ne yeniden katılmanın da bulunduğunu ifade etti.

  6. Rusya: S-400 sistemlerinin Türkiye’den çıkarılması için Ankara ile görüşüyoruz

    Kremlin, Türkiye’nin Rusya’dan satın aldığı S-400 hava savunma sistemlerinin başka bir ülkeye konuşlandırılması konusunda Ankara ile temasların sürdüğünü açıkladı. Açıklama, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un geçtiğimiz cumartesi günü S-400’lerin başka bir ülkeye devredilebileceğine ilişkin sözlerinin ardından geldi.

  7. CHP’de ihraçlar devam ediyor

    Mutlak butlan kararıyla CHP’nin başına geçen Kılıçdaroğlu yönetimi, partiden ihraç kararları almaya devam ediyor. Son olarak Kadıköy Belediye Başkanı Mesut Kösedağ, Sarıyer Belediye Başkanı Oktay Aksu ve Sancaktepe Belediye Başkanı Alper Yeğin, kesin ihraç talebiyle disipline sevk edildi.

  8. T24'e erişim engeli

    T24'ün internet haber portalı ve sosyal medya hesapları hakkında kapatma kararı verildi. Karar kapsamında T24'ün son 1 yıl içerisinde 118 LGBT propagandası niteliği taşıyan içerik ürettiği ileri sürüldü. 1. Sulh Ceza Hakimliği tarafından alınan karar uygulanmak üzere Siber Güvenlik Başkanlığı'na gönderildi.

  9. Fon so­ruş­tur­ma­sın­da yeni dalga: 34 kişiye gözaltı

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü fon soruşturmasında 5'inci dalga operasyonda 34 şüpheli için gözaltı kararı verildi. Bakan Akın Gürlek'in açıklamasına göre şüpheli sayısı 217'ye ulaştı; 56 kişi tutuklandı, 88 kişiye adli kontrol uygulandı. 26 hissedeki manipülatif işlemler de inceleniyor.

  10. Sakarya'da çok sayıda bölge sular altında

    Sakarya’da dünden bu yana etkili olan sağanak yağışların ardından birçok bölgede sel ve su baskınları yaşandı. Karasu ve Darıçayırı'nda Sakarya Nehri ve bölgedeki derelerin taşmasıyla su seviyesi yer yer 1 ila 2 metreye ulaştı. Yaklaşık 60 hanenin etkilendiği bölgede mahsur kalanlar oldu. Ferizli ve Kaynarca'da sokaklar adeta göle dönerken, araçlar tamamen suya gömülürken Erenler'de çok sayıda evi su bastı.

  11. Suriye'de haremlik selamlık düğün kararı: Kadın salonlarına damatlar giremeyecek

    T24'ten Namık Durukan'ın haberine göre, Şam kırsalındaki Sergaya Belde Meclisi 27 Eylül'de kadınlara ayrılan düğün salonlarına damatların girişini yasakladı. Douma Şehir Meclisi de benzer bir karar aldı. Kararlara uymayanlar hakkında yasal işlem uygulanacak.

  12. Fatma Betül Sayan Kaya’nın adı AKP’nin internet sitesinden kaldırıldı

    Fon soruşturması kapsamında gündeme gelen iddiaların ardından AKP’deki görevlerinden ayrılan eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya’nın adı ve özgeçmişi partinin internet sitesinden kaldırıldı. Kaya’nın MKYK WhatsApp grubundan da çıkarıldığı iddia edildi.

  13. Bilal Erdoğan: "Türkiye belki en normal dönemini yaşıyor"

    AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın oğlu Bilal Erdoğan, Konya'da imam hatip öğrencilerine seslendi. İmam hatipleri "normalleşmenin" teminatı ilan eden Erdoğan, dindar muhafazakârlığı "milletin vasatı" olarak tanımladı. İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı sıfatıyla Konya Anadolu İmam Hatip Lisesi'nde konuşan Erdoğan, "Bu millet galebe çaldı ve bugün hamdolsun Türkiye belki en normal, sosyal olarak kültürel olarak dönemini yaşıyor" dedi

  14. Eski SPK Başkanı ifadeye çağrıldı

    Eski Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı İbrahim Ömer Gönül, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında şüpheli sıfatıyla bugün savcılığa ifade verecek. Gönül'ün ifadesi, başsavcılığın sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin yürüttüğü soruşturma kapsamında alınacak.

  15. Kaçırılma alarmının nedeni pilot kavgası çıktı

    İsrail Başbakanlığı, Dubai-Tel Aviv seferini yapan Flydubai uçağında kaçırma olmadığını, acil durumun pilotlar arasında yaşanan kavga nedeniyle ortaya çıktığını açıkladı. Uçak, Ürdün hava sahasında “7500” kaçırılma kodu vermesinin ardından Suudi Arabistan’a yönlendirilmiş, İsrail savaş uçaklarını havalandırmıştı. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

  16. TÜİK verilerine göre “gerçek işsizlik” yüzde 31'e yükseldi

    TÜİK’in “atıl işgücü” olarak tanımladığı geniş işsizlik oranı ağustosta yüzde 31’e yükseldi. İşsiz sayısı ise 2 milyon 740 bin olarak açıklandı. İş aramaktan vazgeçenleri ve eksik çalışanları ayrı kategorilerde değerlendiren TÜİK, yalnızca dar tanımı “işsizlik oranı” olarak sunarak işsizliği olduğundan düşük göstermeye çalışıyor. DİSK-AR’ın hesaplamasına göre geniş tanımlı işsiz sayısı ise 12 milyon 608 bin oldu.

  17. DDK Başkanı Tanrıkulu, Borsa İstanbul'daki görevlerinden ayrıldı

    Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın fon skandalıyla ilgili Devlet Denetleme Kurulu'nu görevlendirmesinin ardından DDK Başkanı Salih Tanrıkulu, Borsa İstanbul'daki yönetim kurulu başkanvekilliği ve denetim komitesi başkanlığı görevlerinden ayrıldı. Tanrıkulu'nun adı kurumun internet sitesindeki listelerden de kaldırıldı.

  18. AKP'li Zeybekci'nin şirketlerinin parası da Tera fonunda kalmış

    Eski Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci'nin ortağı olduğu dört şirketin parası, 17 Eylül'de tasfiye kararı verilen Tera'nın TP2 fonunda kaldı. İsmail Saymaz'a konuşan Zeybekci, kendini 455 bin mağdurdan biri saydı, fona yatırımdan haberi olmadığını söyledi. "Maalesef devletin ihmali var" derken mağduriyetini Erdoğan'a iletmediğini belirtti.

  19. Dubai - Tel Aviv uçağında kaçırılma kodu verildi

    İsrail'de yayın yapan Kanal 12'nin haberine göre, Dubai'den Tel Aviv'e giden yolcu uçağı, uçak kaçırılmasını ifade eden "7500" kodunu yayınladı. Kodun yayınlanması sonrasında, İsrail Hava Kuvvetleri'ne ait savaş uçaklarının yolcu uçağına doğru havalandığı bildirilirdi. Ürdün üzerinde bir süre tur atan ve içerisinde yaklaşık 100 İsrail vatandaşının bulunduğu belirtilen uçak, daha sonra Suudi Arabistan yönüne yönlendirildi.

  20. MEB’den istismarcı Ensar Vakfı’yla iş birliği

    MEB, Ensar Vakfı’nın düzenleyeceği “Sana Emanet Online Bilgi Yarışması”nı ortaokul ve liselere resmi yazıyla duyurdu. Cumhuriyet’ten Ufuk Sepetci’nin haberine göre, yarışmada öğrencilere umre ve teknoloji ödülleri verilecek. Dereceye giren kişilerin öğretmenleri ve okul müdürlerine ise 20 bin TL’ye kadar nakit ödül ödenecek. Ensar Vakfı, Karaman’da 45 çocuğun cinsel istismara maruz bırakıldığı olayla gündeme gelmişti.

  21. AYM, yoksulluk nafakasından "süresiz" ifadesini kaldırdı

    Anayasa Mahkemesi, Türk Medeni Kanunu’nun yoksulluk nafakasını düzenleyen 175. maddesindeki “süresiz olarak” ibaresini iptal etti. Karar, 30 Haziran 2027’de yürürlüğe girecek. Nafakanın süresine ilişkin yeni bir düzenlemenin önümüzdeki dönemde TBMM gündemine gelmesi bekleniyor.

✓