Köşe Yazısı

21 Yıllık Yağma – 2: Bizi Kim Yoksullaştırdı? | Deniz Ali Gür

17:38 5 dk okuma


Bir siyasi lider düşünün, dün söylediklerinin bugün tam tersini söylesin. Dün heyecanla savunduklarını bugün mahkum etsin, dünkü politikasının tüm sorumluluğunu eski yol arkadaşlarına yükleyip kendini temize çıkarmaya çalışsın.

Örneğin dün “Savcısıyım” diyerek tüm sorumluluğunu üstlendiği siyasi davalara bugün “Kumpas” desin. Ya da daha dün Filistin’e giderken İsrail ordusunca basılan Mavi Marmara gemisini “İzni biz verdik” diyerek savunurken bugün “Dönemin Başbakan’ına sordunuz mu?” diyerek 180 derece çark etsin.

O lideri tanıyorsunuz. Ancak bu tuhaf siyaset tarzı kendisiyle sınırlı değil. Son birkaç yılda yolunu kendisinden ayıranlar dahil yol arkadaşları da aynı yolu izliyor. Halkı bugün yoksulluğa mahkum eden yağma politikalarının tüm sorumluluğunu Erdoğan’a yüklüyor, dünya piyasalarının geçmişteki dengesinin olanak tanıdığı yalancı baharıysa kendi başarı hanelerine yazıyorlar.
Son 21 yılın muhasebesine devam ediyoruz: Sahi, bizi kim yoksullaştırdı?

Yap-İşlet-Devret kimin eseri?

AKP iktidarının kamu kaynaklarını sermayeye yağmalatmada kullandığı önemli enstrümanlardan biri Yap-İşlet-Devret modeli.Geçiş garantili yol ve köprüler, yolcu garantili havalimanları, hasta garantili hastaneler… Kamusal olarak verilmesi gereken hizmetler sermayeye devredilirken devletin hizmetleri küçüldü, masrafları arttı. Hizmetler de halk açısından daha pahalı ve daha zor erişilir hale geldi.

26 Aralık 2019… AKP’li yıllarda Ekonomi Bakanlığı ve Başbakan Yardımcılığı yapmış, AKP’nin ekonomi politikalarına yön vermiş olan Ali Babacan AKP’den yeni istifa etmiş, kendi partisini kurmaya hazırlanan bir siyasetçi olarak Kanal İstanbul projesini eleştiriyor:
“Bir kutuplaştırma projesi. Gündemi değiştirmeye ihtiyaç var. Çünkü gündemde işsizlik var. Katılımcı demokrasi ile bu proje tartışılmalı. Montrö çok önemli, faydasını çok gördük. Bizim kanal projesine değil sanayi ve teknolojiye yatırıma ihtiyacımız var.”

Resmi açıklamaya göre toplam maliyeti 15 milyar doları bulması beklenen bu rant projesini hem Montrö Anlaşması’nı tartışmaya açacak olması hem de bir sanayi ve teknoloji yatırımı olmaması üzerinden eleştiren Babacan, bu açıklamasından yalnızca 6 buçuk yıl önce, 12 Nisan 2013 tarihinde ise dönemin Başbakan Yardımcısı olarak bambaşka bir tablo çiziyordu:

“Bu ilk etapta bakanlar olarak ‘Acaba olur mu, olmaz mı, çok mu çılgın, acaba gerçekleştirilebilir mi?’ şeklinde şüpheler hissettik ama Sayın Başbakanımız bunu açıkladı. Olmayacak olsa zaten bu açıklanmazdı. Biz, bunun gerçekçi bir proje olduğuna inanıyoruz. Türkiye için, hatta dünya için çok konuşulacak bir proje olduğuna da inanıyoruz.”
Babacan 6 buçuk yıl içinde büyük bir aydınlanma mı yaşamış yoksa batan geminin sorumluluğundan kaçmak için manevra mı yapmış, okur takdir etsin.

Deprem vergilerini kim çarçur etti?

6 Nisan 2021… 2020 yılındaki Elazığ ve İzmir depremleri gündemdeki yerini korurken AKP’li yıllarda sıkça sormak zorunda kaldığımız “Deprem vergileri nerede?” sorusu TBMM’de soruldu. Berat Albayrak sonrasında “ortodoks politikalara dönüş” müjdesi olarak göreve başlayan dönemin Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan, “Bir bardak soğuk su için” şeklinde özetlenebilecek olan şu yanıtı verdi:
“Belirli gelirler karşılığı olarak belirli harcama kalemleri veya projeler için ödenek tahsis edilmemekte, Hazine birliği kapsamında tüm gelirler halkımıza hizmet için yapılan tüm giderlerin karşılanması amacıyla kullanılmaktadır.”

Bugün muhalefette olan AKP eskileri, Kahramanmaraş ve Hatay depremlerinin yol açtığı yıkım üzerinden hükümeti eleştiriyor, deprem gerçeğinin gerektirdiği denetim ve hazırlıkları yapmadıklarından dem vuruyorlar. 2002-2016 yılları arasındaki bakanlık, başbakanlık dönemlerinde kendilerinin ne yaptığını sormak mümkün. Soru hakkımızı saklı tutarak, bakanlık yaptıkları dönemde hükümet adına yapılan açıklamayı hatırlatmakla yetinelim.

27 Ekim 2011, Van depreminin üzerinden dört gün geçmiş… Depremin halkta yarattığı mağduriyet “Deprem vergileri nerede?” sorusunu gündeme getirdi. Dönemin Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, özetle “Yedik, bitirdik” dedi:

“Deprem vergisi adı altındaki vergiden çok sürekli hale gelmiş ÖTV vs var. Bu vergiler bizim sağlığımıza gidiyor. Diyorsunuz ki, bu çerçevede 44 milyar liralık vergi topladınız, nereye gitti? Sadece bir yıllık vatandaşın sağlığı için yaptığımız harcama 44 milyar lira. Bu, duble yollara gidiyor, demiryollarına, havayollarına, çiftçimize, eğitime gidiyor.”

2023 yılında Erdoğan’ın “Ekonominin başına geç” teklifini kabul etmediği için alkışlanan, iktisatçılığı ve bakanlık performansıyla övülen Şimşek de iktidarın parçasıyken partidaşlarından farklı konuşmuyordu. Ülkeyi afetlere hazırlamak için toplanılan vergilerin rant projeleri için çarçur edilmesinden 21 yıllık AKP döneminin tüm yetkilileri sorumluydu.

Şimşek, deprem vergilerinin deprem dışında her şeye harcandığını söylerken inşaat projeleri dışında eğitim ve tarımı da anmıştı. İnşaata dayalı ekonominin geldiği nokta fiyasko. Eğitim ve tarım da hallice.

Okul çağındaki çocukların beslenme yetersizlikleri, bütçesizlikten temizlik malzemesi dahi alınamayan okullar, FATİH projesine milyarların harcandığı ülkede pandemi döneminde uzaktan eğitimin hayata geçirilememesi…

Tarım ve hayvancılık deseniz, çiftçiye yönelik desteklerden yapılan kesintiler ve kamusal mekanizmaların tasfiyesi nedeniyle çiftçi tarımdan koparıldı. Gıda bağımsızlığını yitiren ülkemiz 2018’de 1 milyon 200 bin baş besilik hayvan ithal etti. 2021’de kendi mahsulümüzden üretilen ayçiçek yağı 400-450 bin ton aralığında kalırken 1,1 milyar dolar karşılığı 820 bin tonla ayçiçek yağı ithalatında dünya lideri olduk. İthalatın yüzde 65’ini yaptığımız Rusya ile Ukrayna arasında savaş başlayınca tedarik krizi çıktı. Geçen yıl bu zamanlarda, Mart ayı ortalarında “Altı yağ gemisi yola çıktı” diye sevinecek duruma düştük.

Ekonomik göstergelerin görece iyi olduğu 2003-2015 arasında bile işsizlik hep yüzde 10 civarında seyretti. İstihdama katılım asla yüzde 50’yi görmedi. AKP iktidarı işsizlik ve yoksulluğu ortadan kaldırmak ya da azaltmak bir yana artırdı. Yoksulları istihdamdan kopararak yardıma muhtaç hale getirmeyi, yardım mekanizması üzerinden kendine tabi kılmayı tercih etti.

Çöküşün mimarları: Derviş’ten AKP’ye

Çöküş bir günde değil, iki on yıla yayılarak ve Türkiye’nin neoliberal dönüşümünün kaçınılmaz sonucu olarak geldi. 2001 krizinin hemen ardından dönemin DSP-MHP-ANAP hükümetine ABD tarafından Kemal Derviş monte edildi. Derviş eliyle bankacılıktan enerjiye, tarımdan iletişime kritik sektörler “siyasi etkiye maruz kalmadan” uluslararası sermayenin direktifleri doğrultusunda çalışacak ABD tipi üst kurullara teslim edildi. Tarım piyasanın insafına terk edildi, enflasyonu düşürmeye yönelik bir kemer sıkma politikası uygulandı ve geniş çaplı bir özelleştirme programı oluşturuldu.

AKP iktidarı, Derviş’ten devraldığı programı tam gaz uyguladı. Derviş döneminde işçi sınıfının direnciyle engellenen özelleştirmeleri yaptı. Erdoğan’ın deyimiyle devlet şirket gibi yönetildi. Sonuç ortada.

Ekonomik çöküş, daha ziyade halkın güncel olarak tüm yakıcılığıyla hissettiği yoksullaşma üzerinden tartışılıyor. Bu anlaşılır olsa da tartışmayı yoksulluğun ötesinde ülke ekonomisinin aldığı kalıcı hasara doğru genişletmek gerekli. Üretim ve istihdam kapasitesindeki düşüş, kamu ekonomisinin tasfiyesinin doğrudan sonucu olarak ortaya çıktı. Ekonomide kamusal mekanizmaların ve kamu işletmeleri varlığının tasfiyesi, AKP döneminin bir başka ürünü olan devletin çözülmesi ile de bağlantılı.

Türkiye’nin geleceğini dert ediyorsak, düştüğümüz yerden nasıl kalkacağımıza da kafa yormak durumundayız. Türkiye ekonomisinin omurgasını kamunun oluşturması nasıl sağlanır? Devletin çözülmesi ne anlama geliyor ve solun buna dair çözüm önerisi ne? Bu sorulara yanıt aramak zorundayız.

Kısa Kısa

Önceki gün

  1. Takasbank, İşsizlik Sigortası Fonu kaynaklarının kime gittiğini açıklamadı

    Takasbank, İşsizlik Sigortası Fonu’nun aracı kurum üzerinden para piyasasında işlem yapabildiğini doğruladı, ancak fonun kimi finanse edeceğini seçemeyeceğini savundu. Açıklamada hangi aracı kurumun kullanıldığı, Tera bağlantılı kurumlara kaynak aktarılıp aktarılmadığı ve tedbir kararının tarihi yer almadı. Meclis komisyonunda Tera için 9 milyar TL risk dile getirilmişti.

  2. Menzil’den Orhangazi’ye 180 dönümlük yerleşke

    Cumhuriyet'ten Aytunç Ürkmez’in haberine göre, Eğitim-İş Bursa Şubesi, Menzil cemaatinin Orhangazi’de bir bölümü zeytinlik olan yaklaşık 180 dönümlük arazide külliye kurduğunu açıkladı. Şube, arazide iş makinelerinin çalıştığını ve 22 Ekim’de temel atma töreni yapılacağının duyurulduğunu bildirdi. Şube Başkanı Özkan Röna, kamusal alanın tarikatlara bırakılmasını kabul etmediklerini belirterek “Bursa tarikatların değil, Cumhuriyet’in kentidir” dedi.

  3. İBB davasında 7 tutuklu sanığa tahliye

    İBB davasında ara karar açıklandı. Silivri’de görülen davada İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti, yedi tutuklu sanığın tahliyesine, diğer tutuklu sanıkların ise tutukluluk hallerinin devamına karar verdi. Tahliyesine karar verilen isimler Ümit Polat, Nilgün Cendek, Tolga Kılıç, Fatih Temür, Melih Geçek, Aytekin Karaarslan ve Adem Başer oldu. Ancak Melih Geçek, hakkında başka bir dosyadan verilen tutuklama kararı nedeniyle cezaevinde kalmaya devam edecek.

  4. Danıştay, Akbelen’de acele kamulaştırmayı onayladı

    Danıştay 6. Dairesi, Yeniköy-Kemerköy termik santrallarına kömür sağlamak için Akbelen çevresinde 6 köydeki 679 parselin acele kamulaştırılmasına karşı açılan davayı reddetti. Daire, elektrik arz güvenliğini gerekçe gösterdi; bir üye karşı oy kullandı. Köylüler mücadeleyi sürdüreceklerini açıkladı.

  5. Belçika'da öğrenciler sokakta

    Belçika'nın başkenti Brüksel'de yüzlerce genç, eğitim reformlarına ve kesintilerine karşı bir kez daha protesto düzenledi. Merkez İstasyonu'nda yerel saatle 10.00'da toplanan göstericiler, eğitim kesintilerine tepki göstererek antifaşist sloganlar attı. Eyleme bazı öğretmenler ve sendika üyeleri de katıldı.

  6. Diyanet’te fon krizi iddiası: Filistin için ayrılan paralar fonda mı eridi?

    Sözcü Gazetesi'nden Yavuz Alatan’ın haberine göre, yaşanan fon krizi sonrası Diyanet İşleri Başkanı Safi Arpaguş duruma müdahale ederek fonlardan çıkış yapılması talimatını verdi. Ancak bu panik çıkışı, kurumun yatırımından yüzde 48 oranında zarar etmesiyle sonuçlandı.

  7. Fatma Betül Sayan Kaya’nın ablası büyükelçiliğe resmen başladı

    Fon vurgununda yaklaşık 2 milyar TL kazandığı ortaya çıkan ve malvarlığı dondurulduğu öne sürülen eski bakan Fatma Betül Sayan Kaya'nın kız kardeşi Ayşe Hilal Sayan Koytak, büyükelçilik görevine başladı. AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Helsinki’ye büyükelçi tayin ettiği Ayşe Hilal Sayan Koytak, güven mektubunu Finlandiya Cumhurbaşkanı Alexander Stubb’a önceki gün sundu.

  8. Gazze'de tespit edilebilen can kaybı 74 bin 400'e yükseldi

    Gazze'deki Filistin Sağlık Bakanlığından yapılan açıklamada, İsrail'in Ekim 2023'ten bu yana Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılarda yaşanan can kayıplarına ilişkin son veriler paylaşıldı. Açıklamada, İsrail'in Gazze Şeridi'ne yönelik saldırılarının başlangıcından bu yana toplam can kaybının 74 bin 469'a, yaralı sayısının ise 175 bin 492'ye ulaştığı ifade edildi.

  9. İSKİ'den 'şebekede kanalizasyon suyu' iddialarına yanıt

    İstanbul Büyükşehir Belediyesi bağlı kuruluşu İSKİ kentteki şebeke suyuna kanalizasyon suyu karıştığı yönündeki iddialara ilişkin açıklama yaptı. İSKİ'nin açıklamasında, "İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü tarafından kentimizin 39 ilçesindeki farklı noktalardan düzenli olarak su numuneleri alınmakta ve bağımsız denetimler sürdürülmektedir. İstanbul’un içme suyu şebekesine, yürürlükteki mevzuatta belirlenen kalite kriterlerini karşılamayan suyun verilmesi söz konusu değildir" denildi.

  10. MEB duyurdu: Okullarda 'ortak yazılı sınav' dönemi

    Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tüm okullarda "ortak yazılı sınav" sistemine geçti. Yeni sistemle ortaokul ve liselerde hep aynı sınav uygulanacak. Sorular yapay zeka destekli ve açık uçlu olacak.

  11. Erdoğan: "Sağlıkta Türkiye’yi küresel çekim merkezi haline getireceğiz"

    İstanbul Üniversitesi Hastanesi Çapa ve Esenyurt Yerleşkesi Toplu Açılış ve Temel Atma Töreni’nde konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan, "Sağlıkta Türkiye'yi küresel çekim merkezi haline getireceğiz. Milletimize her anlamda hizmet etmeye çok güçlü şekilde devam edeceğiz" açıklamasında bulundu.

  12. Öcalan'dan yeni 'süreç' açıklaması: “Hukuki güvenceler olmadan demokratik siyaset kalıcılaşmaz"

    Feshedilen PKK'nın lideri Abdullah Öcalan, fesih ve silah bırakma kararını yeni bir dönemin başlangıcı olarak nitelendirirken, kalıcı barış için Kürt kimliğinin, dilinin ve kültürünün güvence altına alınmasını, demokratik siyasetin önündeki engellerin kaldırılmasını ve eşit yurttaşlığın hukuki güvenceye kavuşturulmasını istedi. Öcalan, “Hukuki güvenceler olmadan demokratik siyaset kalıcılaşmaz, barış süreci de başarıya ulaşamaz” dedi.

  13. İstanbul Valisi Gül: Dere yatağındaki yerler yıkılacak

    İstanbul'da yaşanan sel felaketine ilişkin basın mensuplarına açıklamalarda bulunan İstanbul Valisi Davut Gül şu ifadeleri kullandı: "Dere yatağını işgal eden yerler yıkılacak. Bugün ve yarın yağış var. Ama çok büyük beklemiyoruz. Yağış olacak. Toprak yağışa doydu. Bazı yerlerde toprak kayması olabilir. Toprak kayması ve binaların çökme riski var. Binaların çökmesi ile ilgili kendi binasında risk görenleri misafir etmeye hazırız. Birkaç gün şüphesi olan herkesi bekliyoruz."

  14. Ege Üniversitesi'nde gece yarısı 'köpek baskını'

    Ege Üniversitesi Hayvan Hakları Topluluğu'na ait eğitim merkezine Bornova Belediyesi köpekleri toplamak için gece baskını düzenledi. Polis yardımıyla 200'e yakın köpek toplatıldı. Köpeklerin toplatılmasına karşı eğitim merkezinin önünde bir araya gelen öğrencilerle, belediye ekipleri ve polis arasında arbede yaşandı.

  15. Şamil Tayyar: Esenyurt so­ruş­tur­ma­sın­da ‘hatırlı’ biri devreye girdi

    Eski AKP Milletvekili Şamil Tayyar, kayyum yönetimindeki Esenyurt Belediyesi'ne ilişkin soruşturmada tutuklanan Başkan Yardımcısı Yusuf Ulutaş için 'hatırlı biri'nin devreye girerek Recep Tayyip Erdoğan'a ulaştığını açıkladı. Olayı sosyal medya hesabından paylaşan Tayyar, Erdoğan'ın ise “Bu işe karışmayın” dediğini öne sürdü.

  16. İBB davasında bir soruşturma daha

    Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, Silivri'deki İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen İBB davasının 15-16 Ekim 2026 tarihli duruşmaları sırasında çekildiği anlaşılan görüntülerin sosyal medya hesaplarında paylaşılması üzerine resen soruşturma başlatıldığını açıkladı.

  17. Etimesgut Belediyesi so­ruş­tur­ma­sın­da 7 tutuklama

    Etimesgut Belediyesi'ne yönelik soruşturma kapsamında 7 kişi tutuklandı. Belediye başkan yardımcılarının da aralarında bulunduğu 7 kişi tutuklanırken, 4 şüpheli hakkında ev hapsi kararı alındı.

  18. İran'dan Trump'ın 'bombaların anası' tehdidine yanıt

    İran Savunma Bakan Vekili Tuğgeneral Seyyid Mecid İbnu’r Rıza, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a karşı “bombaların anası” olarak bilinen GBU-43/B bombasını kullanma ihtimaline ilişkin açıklamasına yanıt verdi. Rıza, "Bombaların isimlerinin ve boyutlarının bir önemi yok. Sizin bombanız, küresel itibarınızda, ABD ekonomisinde ve hatta seçim hesaplarınızda patlayacak. Sizi bugün 'Merhaba efendim' demek zorunda kaldığınız noktaya getiren, hesapları değiştiren füzelerimizin gücüdür" dedi.

  19. AKOM açıkladı: Kuvvetli sağanak İstanbul'u ne zaman terk edecek?

    İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Afet Koordinasyon Merkezi (AKOM), haftalık hava tahmin raporunu paylaştı. Rapora göre, yaklaşık 1 haftadır kent genelinde etkili olan kuvvetli sağanak, yarından itibaren İstanbul'u terk edecek. Hava sıcaklığı ise tekrar 20 derece civarına yükselecek.

  20. Kripto do­lan­dı­rı­cı­lı­ğı: Interpol tarafından aranan ABD'li İstanbul'da yakalandı

    Adalet Bakanı Akın Gürlek, ABD ve Finlandiya’da 1 milyar dolarlık kripto varlık dolandırıcılığı gerçekleştirdiği iddiasıyla hakkında Interpol tarafından kırmızı bülten çıkarıldığı bildirilen ABD vatandaşı Richard James Schueler'in İstanbul’da yakalanarak gözaltına alındığını duyurdu. 'Kripto balinası' olarak bilinen Schueler, Beşiktaş ilçesinde çarşamba sabah saatlerinde yapılan MİT operasyonuyla yakalanmıştı.

  21. SPK'dan Hedef Portföy kararı

    Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Hedef Portföy Yönetimi AŞ'nin kurucusu olduğu yatırım fonlarının tasfiye işlemlerinin başlatılmasına karar verdi. Tasfiye süreci, daha önce üç portföy yönetim şirketinin fonları için belirlenen esaslar çerçevesinde yürütülecek.

  22. İçişleri Bakanlığı’ndan birçok il için sağanak ve fırtına uyarısı

    İçişleri Bakanlığı, Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün son tahminlerine dayanarak, 17 Ekim Cumartesi günü birçok ilde kuvvetli sağanak yağış ve fırtına beklendiğini duyurarak ani sel, su baskını, yıldırım, dolu ve ulaşımda yaşanabilecek aksamalara karşı dikkatli ve tedbirli olunmasını istedi.

  23. SPK'dan 37 kişi hakkında suç duyurusu

    Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), iki şirketin hisselerinde gerçekleştirilen işlemler nedeniyle 37 kişi hakkında suç duyurusunda bulunulmasına karar verdi. Kurul, 42 kişi ve şirkete 2 yıl işlem yasağı getirirken 21 kişinin de lisanslarını iptal etti.

  24. İstanbul'da selde kaybolan Ahmet Derin’in kızı: "Babam katledildi, hesabını soracağız"

    İstanbul’da sağanak yağışın ardından Kağıthane Deresi’nden otomobili çıkarılan Ahmet Derin’den haber alınamıyor. Derin’in kızı Arzu Derin, sosyal medya hesabından babasının bulunması için yardım çağrısında bulundu. Derin, "Parçalanmış arabayı bulduk. Umudum kalmadı. Babamı bulun, gidecek bir yerimiz olsun. Babam katledildi. Hesabını soracağız, söz veriyorum babam. Fırtına gelmeden bulun, babamız soğukta kalmasın" ifadelerini kullandı.

  25. Trump, Rusya yaptırımlarını askıya aldı

    ABD Başkanı Donald Trump, Rusya'yı hedef alan yeni yaptırımların askıya alınmasını öngören kararnameyi imzaladı. Beyaz Saray, karara 'ulusal çıkarlar' gerekçesini gösterdi. Kararname, Rusya'ya yönelik yaptırım ve tarife öngören yasanın yürürlüğe girmesine iki gün kala imzalandı.

✓