Arama

Site İçi Arama

Doğrudan arama yapın Aranıyor... Detaylı Arama
Sonuçlar aranıyor...
Kategorilere Göz Atın
© ideo. Anlatılan senin hikayendir

Köşe Yazısı

AB’nin ‘Demokrasi Kalkanı’ Türkiye için ne anlama geliyor?

12:34 4 dk okuma

Avrupa’nın ‘demokrasi’ adı altında kurduğu yeni güvenlik mimarisi; yükselen ekonomik kriz, Ukrayna savaşı, kıta genelinde militarizasyona yapılan yatırım ve ‘NATO’yla uyum’ zorunluluğu, gözlerin bir kez daha bütün bu ihtiyaçların kesişim noktasında bulunan ülkeye dönmesini sağlayacak: Türkiye.

Avrupa Komisyonu, geçen hafta ‘Avrupa Demokrasi Kalkanı’ (European Democracy Shield, EDS) isimli yeni projesini açıkladı.

Resmi açıklamaya göre proje, ‘demokratik dayanıklılığı’ güçlendirmeyi; dezenformasyon ve yabancı müdahaleye karşı erken uyarı, medya ve sivil toplum desteği, seçim güvenliği ve bütünlüklü kriz protokolleri oluşturmayı amaçlıyor.

Projenin kapsamı ise yalnızca Avrupa Birliği (AB) ülkelerini değil, ‘aday ülkeleri’ de kapsıyor. Bir diğer deyişle Avrupa, yukarıda sayılan kavramları aday ülkelere de ‘dayatıyor’…

Demokrasi Kalkanı ile birlikte, ‘AB Sivil Toplum Stratejisi’ de açıklandı. Söz konusu strateji de, yine resmi belgelere göre ‘özgür insanlar, özgür ve adil seçimler, özgür ve bağımsız medya, canlı bir sivil toplum ve güçlü demokratik kurumlar’ öngörüyor.

Demokrasi Kalkanı nasıl çalışacak?

Avrupa Demokrasi Kalkanı, üç ana eylem planına sahip. Bunlar, ‘Bilgi alanının bütünlüğünün korunması’, ‘kurumların, adil ve özgür seçimlerin ve özgür ile bağımsız medyanın güçlendirilmesi’ ve ‘toplumsal dirençliliğin ve vatandaş katılımının artırılması’…

Projenin merkezinde bulunan ‘Demokrasiyi korumak’ ifadesi kritik. Bu, AB’nin jeopolitik çıkarlarını korumak, Rusya başta olmak üzere ‘rakip aktörleri’ düşmanlaştırmak ve AB’nin dış politika araçlarını meşrulaştırmak için kullanılıyor.

Nasıl mı? Çünkü proje belgelerine göre, sistem doğrudan ‘yabancı dezenformasyon ve müdahaleye’ odaklanıyor. Uygulama süreci de kriz protokolleri, erken uyarı merkezleri ve uluslararası koordinasyon mekanizmalarının devreye alınması anlamına geliyor.

AB politikalarına yönelik herhangi bir ‘müdahale’ iddiası, böylelikl sol/sosyalist hareketler ya da AB karşıtı kesimleri kriminalize etmek için kolaylıkla kullanılabilir hale gelecek.

Türkçesi, resmi belgeler her ne kadar ‘demokrasi’, ‘sivil katılım’, ‘özgür vatandaş’ gibi kavramlara odaklansa da, AB, işaret ettiği düşmanlar eliyle yeni bir güvenlik anlatısı inşa ediyor, iç siyaseti güvenlik mantığına göre yeniden şekillendiriyor.

Medya ve sivil toplum

Projenin en dikkat çekici yönlerinden bir diğeri, ‘bağımsız medyaya, yerel gazeteciliğe ve sivil toplum aktörlerine finansman artışı’ vaat etmesi. Bu tür fonlama mekanizmaları, dünyanın her yerinde öncelikle ‘fon vereni memnun etme’ amacı taşır, çünkü bu fonlar, henüz en başında ‘seçici destek’ modeline göre belirleniyor.

Geçmiş örneklerde görüldüğü üzere, AB’den finansman alan örgütler, -gönüllü ya da gönülsüz bir şekilde- AB politikalarına yakın bir hat izlemeye itildi.

Planın resmi gerekçesi, ‘demokratik dayanıklılık’… Ancak, projenin ‘aday ülkelere’ gözünü dikmesi burada anlam kazanıyor.

AB aday ülkeleri Türkiye, Kuzey Makedonya, Karadağ, Sırbistan, Arnavutluk, Ukrayna, Moldova, Bosna-Hersek ve Gürcistan’dan oluşuyor ve bu ülkelerin hepsi, taraflarından birinin ya da birden fazlasının ‘AB yanlılığı’ ekseninde yarıştığı siyasi krizlerle boğuşuyor. Tesadüf mü? Elbette değil…

Ülkemizi ele alalım. Medyanın baskı altında tutulduğu, gazeteciler ve basın kuruluşlarının sıkça devletin yargı sopasıyla karşı karşıya kaldığı, maddi olanakların kısıtlandığı bir ortamda Avrupa’dan uzanan yardım eli, bir süre sonra doğal olarak söz konusu medya organlarının yayın çizgisini belirler hale geliyor.

Kimin hangi niyetle kullandığından bağımsız olarak, otoriterlik, otoriter eğilimler, demokratik gerileme, güç yoğunlaşması, popülist liderlik, sivil özgürlükler ve benzeri çok sayıda kavram aşağı yukarı lugatımıza bu şekilde yerleşti; üretim ilişkileri, sınıf iktidarı, sermayenin toplumsal tahakkümü gibi gerçeklerin yerini aldı.

‘Otoriterliğe’ karşı sunulan tek tip ‘liberal-demokrat’ sivil toplum modeli…

Barbar Doğu – Medeni Batı

Öyle ki, menşei 40 yıllık Soğuk Savaş argümanları olan ‘barbar Doğu / medeni Batı’ formülü tam olarak bu süreç eliyle yeniden yorumlandı ve ülkemizde toplumsal muhalefete önderlik iddiasındaki siyasetlerin ideolojik yönelimini belirleyen motor dinamiği halini aldı.

Türkiye’nin ‘Batı’daki hak ettiği yeri’ almasını isteyen siyasetlerin övgüleri süredursun, proje kapsamında çevrimiçi platformların ‘hibrit tehditlere’ karşı daha fazla sorumluluk üstlenmesi amacıyla DSA (Digital Services Act) altında bir kriz protokolüne katılmaları gibi öneriler de özellikle toplumsal hareketlerin ve sendikal/yerel dayanışma ağlarının örgütlenmesinin önündeki bir diğer engel olarak Avrupalı emekçilerin karşısında yükseliyor.

Avrupa özetle, yeni stratejisiyle demokrasiyi ‘güvenlik meselesi’ olarak ele alıyor ve bu yolla ‘demokrasinin korunmasıyla’ güvenlik stratejileri iç içe geçiriliyor, ‘demokrasi’ tanımı üzerinden neoliberal bir model empoze ediliyor.

Bu noktaya kadar aslında tanıdık bir tabloyla karşı karşıyayız. Ancak bir farkla. Demokrasi için ‘kalkan’ inşa eden ve adayları da bu sürece dahil etmeyi hedefleyen Avrupa artık savaşa hazırlanıyor.

Bu süreç aynı zamanda AB’nin ‘iç ve dış kavgalarının’ parçası:

Donald Trump’ın ikinci başkanlık döneminde Ukrayna savaşı üzerinden patlak veren siyasi kriz ve kıta genelinde güç kazanan sağ siyasetlerin yarattığı panik, Brüksel’i tekrar tekrar yeni reçeteler aramaya itiyor.

Avrupa’nın ‘demokrasi’ adı altında kurduğu bu yeni güvenlik mimarisi, yükselen ekonomik kriz, Ukrayna savaşı, kıta genelinde militarizasyona yapılan yatırım ve ‘NATO’yla uyum’ zorunluluğu, gözlerin bir kez daha bütün bu ihtiyaçların kesişim noktasında bulunan ülkeye dönmesini sağlayacak: Türkiye.

Ülkemizin içinde bulunduğu koşullarda birincil derecede sorumlu sayılabilecek bu merkezler, neredeyse her on yılda olduğu gibi yine ‘çözüm eli’ olarak sahneye çıkmaya hazırlanıyor.

Yeni projeler, yeni ortaklıklar, yeni fonlar… Üstelik bu sefer, yalnızca muhalefet de değil, yeni konjonktürde iktidar da bu yeni sürecin ana aktörü olmaya oldukça istekli görünüyor. Ülkemizdeki siyasi krizin bir boyutunun da ‘seçici desteğin’ yola kiminle devam edeceği sorusu üzerinden şekillendiğini söylemek abartı olmaz.

Mevcut tablo, Avrupa’dan özgürlük bekleyenlerin işini zorlaştıran özelliklere sahip, zira Avrupa’nın güncel ihtiyaçları, ‘otoriterlikten’ uzaklaşan değil, aksine, otoriterliğin getirdiği hızlı karar alma, sevk ve idarede tek merkezli, zor gücünden kaynaklansa dahi ‘istikrarlı’ görünüme sahip ve ‘uyumlu’ bir ortağı işaret ediyor.

Peki ne yapmalı? İçerisinde bulunduğumuz bu kısır döngünün tek ve çok açık bir çözümü var:

Kendi koşullarını tanımlayabilen, kendi çelişkilerini kavrayabilen ve kendi örgütlülüğünü yaratabilenlerin inşa edeceği bir siyasal hat.

Kısa Kısa

  1. İzmir'de fabrikada patlama: İşçiler yaralandı

    İzmir'in Torbalı ilçesinde İki-El Metal fabrikasında meydana gelen patlamada 7 işçi yaralandı. Olayda 3'ü ağır 7 işçi yaralandı. Yaralılar, ambulanslarla çeşitli hastanelere kaldırıldı.

  2. Can Atalay 24 saatlik açlık grevine başladı

    Anayasa Mahkemesi kararlarına rağmen tutukluluğu devam eden seçilmiş Hatay Milletvekili Can Atalay, TBMM’nin yeni yasama yılının başladığı 1 Ekim’de 24 saatlik açlık grevi kararı aldı. Türkiye İşçi Partisi Hatay Milletvekili Atalay'ın X hesabı üzerinden paylaşılan mesajda karar, "Hatay halkı beni, kendisi adına söz söylemem ve hesap sormam için seçti. O görevden vazgeçmeyeceğim. Artık bıçak kemiğe dayanmıştır" ifadeleriyle duyuruldu.

  3. Fon skandalında iade bilmecesi

    Gazeteci İsmail Saymaz, Fatma Betül Sayan Kaya'nın hisselerden kazandığı 2,2 milyar lirayı iade etmediği iddia ediliyor. Gazeteci İsmail Saymaz katıldığı televizyon yayınında iade iddiasının doğru olmasını ileri sürdü. Dün de Nagehan Alçı benzer bir iddiada bulunmuştu. Ekonomim'in iddiasına göre Kaya ve eşi, söz konusu tutarı Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından bildirilen banka hesabına aktarmıştı.

  4. Tera Portföy yöneticileri hakkında tutuklama kararı

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen 'fon soruşturması' kapsamında dün adliyeye sevk edilen Tera Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Erdin Özel ve Tera Portföy CEO'su Emir Münir Sarpyener hakkında tutuklama kararı verildi.

  5. Vahap Seçer gözaltına alındı

    Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer dahil 59 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar arasında aynı zamanda Vahap Seçer'in yanı sıra Vahap Seçer'in yanı sıra Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit ve Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer de bulunuyor.

  6. Akaryakıta zam geldi

    ÖTV artışı nedeniyle benzinin satış fiyatına 4,20, motorine ise 3,70 lira zam geldi. Resmi Gazete'de yayınlanan karara göre, eşel mobil sisteminin sona ermesiyle başlayan yeni dönemde benzindeki ÖTV artışı kasım ve aralık aylarında da kademeli olarak uygulanacak. Böylece benzinde eşel mobil öncesine dönüş nedeniyle beklenen 12,47 liralık fiyat artışı, ÖTV'nin tek seferde değil, kademeli olarak geri getirilmesiyle engellenmiş oldu. LPG'de ise eşel mobil öncesi sisteme dönüldü.

  7. Fon vurgunu: AKP Genel Başkan Yardımcısı Hayat Yazıcı’nın oğlunun malvarlığına konulan tedbir kararı kaldırıldı

    Fon soruşturması kapsamında yönelik kapsamında, eski ticaret bakanı ve AKP Siyasi ve Hukuki İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı’nın oğlu Mustafa Yazıcı’nın tüm mal varlığına hakkında verilen tedbir kararı saatler içinde kaldırıldı. İfadesi alınan Mustafa Yazıcı hakkında, yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol kararı verildi.

Önceki gün

  1. Fon so­ruş­tur­ma­sın­da AKP'li eski bakan Hayati Yazıcı’nın oğlunun mal varlığına tedbir konuldu

    Fon vurgununa yönelik İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, eski ticaret bakanı ve AKP Siyasi ve Hukuki İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı’nın oğlu Mustafa Yazıcı’nın tüm mal varlığına tedbir konuldu.

  2. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Beştepe’de Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüştü

    Tugay, görüşmenin ardından sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Erdoğan’a kendisini Beştepe’de kabul ettiği için teşekkür ederken, kente ilişkin projeleri “arz ettiklerini” belirtti. Cemil Tugay, geçtiğimiz aylarda CHP’den istifa etmişti. Tugay’ın Beştepe ziyareti, bir süredir medyada yer alan AKP’ye geçeceğine yönelik iddiaların ardından geldi.

  3. Eylül ayı Milli Güvenlik Kurulu toplantısı sona erdi: Çerçeve Yasa uygulanmaya başlamadı

    Cumhurbaşkanı başkanlığında gerçekleştirilen Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısı sonrasında İletişim Başkanlığı tarafından sekiz maddelik bir bildiri yayınlandı. ⁠Bildiride tehdit ve tehlikeler arasında, PKK, KCK ve PYD de yer aldı. Böylece iktidarın "Terörsüz Türkiye" olarak adlandırdığı süreç kapsamında yakın zamanda meclisten geçirilen "Çerçeve Yasa"'nın uygulama aşaması, bir süredir çeşitli kaynaklarca dile getirildiği üzere, ileri bir tarihe kaldı.

  4. Fon vurgunu so­ruş­tur­ma­sın­da yeni gelişme: 5 şirket için TMSF kararı

    Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), fon soruşturması kapsamında Destek Yatırım Bankası, Hedef Yatırım Bankası ve Tera Yatırım Bankası’nın nitelikli paylarına ilişkin temettü dışındaki ortaklık haklarının Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından kullanılmasına karar verdi. BDDK ayrıca Destek Faktoring ve Tera Finans Faktoring’e pay devri işlemlerinin tamamlanması için altı ay süre tanıdı.

  5. İngiltere Başbakanı Burnham: İngiltere için seçenekler arasında AB’ye yeniden katılmak da var

    İngiltere Başbakanı Andy Burnham, BBC’ye verdiği demeçte mevcut Brexit anlaşmasının “faydadan çok zarar” getirdiğini belirterek, Avrupa ile ilişkileri düzeltmek için neler yapılabileceğini değerlendirmek istediğini söyledi. Burnham İngiltere'nin Avrupa ile uzun vadeli ilişkilerini yeniden şekillendirmek amacıyla hükümetin değerlendirebileceği seçenekler arasında Avrupa Birliği’ne yeniden katılmanın da bulunduğunu ifade etti.

  6. Rusya: S-400 sistemlerinin Türkiye’den çıkarılması için Ankara ile görüşüyoruz

    Kremlin, Türkiye’nin Rusya’dan satın aldığı S-400 hava savunma sistemlerinin başka bir ülkeye konuşlandırılması konusunda Ankara ile temasların sürdüğünü açıkladı. Açıklama, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un geçtiğimiz cumartesi günü S-400’lerin başka bir ülkeye devredilebileceğine ilişkin sözlerinin ardından geldi.

  7. CHP’de ihraçlar devam ediyor

    Mutlak butlan kararıyla CHP’nin başına geçen Kılıçdaroğlu yönetimi, partiden ihraç kararları almaya devam ediyor. Son olarak Kadıköy Belediye Başkanı Mesut Kösedağ, Sarıyer Belediye Başkanı Oktay Aksu ve Sancaktepe Belediye Başkanı Alper Yeğin, kesin ihraç talebiyle disipline sevk edildi.

  8. T24'e erişim engeli

    T24'ün internet haber portalı ve sosyal medya hesapları hakkında kapatma kararı verildi. Karar kapsamında T24'ün son 1 yıl içerisinde 118 LGBT propagandası niteliği taşıyan içerik ürettiği ileri sürüldü. 1. Sulh Ceza Hakimliği tarafından alınan karar uygulanmak üzere Siber Güvenlik Başkanlığı'na gönderildi.

  9. Fon so­ruş­tur­ma­sın­da yeni dalga: 34 kişiye gözaltı

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü fon soruşturmasında 5'inci dalga operasyonda 34 şüpheli için gözaltı kararı verildi. Bakan Akın Gürlek'in açıklamasına göre şüpheli sayısı 217'ye ulaştı; 56 kişi tutuklandı, 88 kişiye adli kontrol uygulandı. 26 hissedeki manipülatif işlemler de inceleniyor.

  10. Sakarya'da çok sayıda bölge sular altında

    Sakarya’da dünden bu yana etkili olan sağanak yağışların ardından birçok bölgede sel ve su baskınları yaşandı. Karasu ve Darıçayırı'nda Sakarya Nehri ve bölgedeki derelerin taşmasıyla su seviyesi yer yer 1 ila 2 metreye ulaştı. Yaklaşık 60 hanenin etkilendiği bölgede mahsur kalanlar oldu. Ferizli ve Kaynarca'da sokaklar adeta göle dönerken, araçlar tamamen suya gömülürken Erenler'de çok sayıda evi su bastı.

  11. Suriye'de haremlik selamlık düğün kararı: Kadın salonlarına damatlar giremeyecek

    T24'ten Namık Durukan'ın haberine göre, Şam kırsalındaki Sergaya Belde Meclisi 27 Eylül'de kadınlara ayrılan düğün salonlarına damatların girişini yasakladı. Douma Şehir Meclisi de benzer bir karar aldı. Kararlara uymayanlar hakkında yasal işlem uygulanacak.

  12. Fatma Betül Sayan Kaya’nın adı AKP’nin internet sitesinden kaldırıldı

    Fon soruşturması kapsamında gündeme gelen iddiaların ardından AKP’deki görevlerinden ayrılan eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya’nın adı ve özgeçmişi partinin internet sitesinden kaldırıldı. Kaya’nın MKYK WhatsApp grubundan da çıkarıldığı iddia edildi.

  13. Bilal Erdoğan: "Türkiye belki en normal dönemini yaşıyor"

    AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın oğlu Bilal Erdoğan, Konya'da imam hatip öğrencilerine seslendi. İmam hatipleri "normalleşmenin" teminatı ilan eden Erdoğan, dindar muhafazakârlığı "milletin vasatı" olarak tanımladı. İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı sıfatıyla Konya Anadolu İmam Hatip Lisesi'nde konuşan Erdoğan, "Bu millet galebe çaldı ve bugün hamdolsun Türkiye belki en normal, sosyal olarak kültürel olarak dönemini yaşıyor" dedi

  14. Eski SPK Başkanı ifadeye çağrıldı

    Eski Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı İbrahim Ömer Gönül, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında şüpheli sıfatıyla bugün savcılığa ifade verecek. Gönül'ün ifadesi, başsavcılığın sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin yürüttüğü soruşturma kapsamında alınacak.

  15. Kaçırılma alarmının nedeni pilot kavgası çıktı

    İsrail Başbakanlığı, Dubai-Tel Aviv seferini yapan Flydubai uçağında kaçırma olmadığını, acil durumun pilotlar arasında yaşanan kavga nedeniyle ortaya çıktığını açıkladı. Uçak, Ürdün hava sahasında “7500” kaçırılma kodu vermesinin ardından Suudi Arabistan’a yönlendirilmiş, İsrail savaş uçaklarını havalandırmıştı. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

  16. TÜİK verilerine göre “gerçek işsizlik” yüzde 31'e yükseldi

    TÜİK’in “atıl işgücü” olarak tanımladığı geniş işsizlik oranı ağustosta yüzde 31’e yükseldi. İşsiz sayısı ise 2 milyon 740 bin olarak açıklandı. İş aramaktan vazgeçenleri ve eksik çalışanları ayrı kategorilerde değerlendiren TÜİK, yalnızca dar tanımı “işsizlik oranı” olarak sunarak işsizliği olduğundan düşük göstermeye çalışıyor. DİSK-AR’ın hesaplamasına göre geniş tanımlı işsiz sayısı ise 12 milyon 608 bin oldu.

  17. DDK Başkanı Tanrıkulu, Borsa İstanbul'daki görevlerinden ayrıldı

    Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın fon skandalıyla ilgili Devlet Denetleme Kurulu'nu görevlendirmesinin ardından DDK Başkanı Salih Tanrıkulu, Borsa İstanbul'daki yönetim kurulu başkanvekilliği ve denetim komitesi başkanlığı görevlerinden ayrıldı. Tanrıkulu'nun adı kurumun internet sitesindeki listelerden de kaldırıldı.

  18. AKP'li Zeybekci'nin şirketlerinin parası da Tera fonunda kalmış

    Eski Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci'nin ortağı olduğu dört şirketin parası, 17 Eylül'de tasfiye kararı verilen Tera'nın TP2 fonunda kaldı. İsmail Saymaz'a konuşan Zeybekci, kendini 455 bin mağdurdan biri saydı, fona yatırımdan haberi olmadığını söyledi. "Maalesef devletin ihmali var" derken mağduriyetini Erdoğan'a iletmediğini belirtti.

  19. Dubai - Tel Aviv uçağında kaçırılma kodu verildi

    İsrail'de yayın yapan Kanal 12'nin haberine göre, Dubai'den Tel Aviv'e giden yolcu uçağı, uçak kaçırılmasını ifade eden "7500" kodunu yayınladı. Kodun yayınlanması sonrasında, İsrail Hava Kuvvetleri'ne ait savaş uçaklarının yolcu uçağına doğru havalandığı bildirilirdi. Ürdün üzerinde bir süre tur atan ve içerisinde yaklaşık 100 İsrail vatandaşının bulunduğu belirtilen uçak, daha sonra Suudi Arabistan yönüne yönlendirildi.

  20. MEB’den istismarcı Ensar Vakfı’yla iş birliği

    MEB, Ensar Vakfı’nın düzenleyeceği “Sana Emanet Online Bilgi Yarışması”nı ortaokul ve liselere resmi yazıyla duyurdu. Cumhuriyet’ten Ufuk Sepetci’nin haberine göre, yarışmada öğrencilere umre ve teknoloji ödülleri verilecek. Dereceye giren kişilerin öğretmenleri ve okul müdürlerine ise 20 bin TL’ye kadar nakit ödül ödenecek. Ensar Vakfı, Karaman’da 45 çocuğun cinsel istismara maruz bırakıldığı olayla gündeme gelmişti.

  21. AYM, yoksulluk nafakasından "süresiz" ifadesini kaldırdı

    Anayasa Mahkemesi, Türk Medeni Kanunu’nun yoksulluk nafakasını düzenleyen 175. maddesindeki “süresiz olarak” ibaresini iptal etti. Karar, 30 Haziran 2027’de yürürlüğe girecek. Nafakanın süresine ilişkin yeni bir düzenlemenin önümüzdeki dönemde TBMM gündemine gelmesi bekleniyor.

✓