Arama

Site İçi Arama

Doğrudan arama yapın Aranıyor... Detaylı Arama
Sonuçlar aranıyor...
Kategorilere Göz Atın
© ideo. Anlatılan senin hikayendir

Köşe Yazısı

AKP ve TÜSİAD: Gemide huzursuzluk var

10:50 6 dk okuma

TÜSİAD’ın en yetkili iki ismi olarak Yönetim Kurulu ve Yüksek İstişare Kurulu Başkanlarının iktidara yönelik eleştirilerinin yankısı sürüyor. Keza aynı isimlerin bizzat iktidar tarafından servis edilen adliye görüntülerinin de.

TÜSİAD iktidarı eleştirir, iktidar çevreleri bayatlamış “vesayet” suçlamasıyla yanıt verir, iktidarın en yetkili kişisi “Artık eski Türkiye yok” diye posta koyar… Birkaç yıllık aralarla tekrarlanan rutin döngü, bu kez yargının da işin içine girdiği daha gürültülü bir biçimde yaşandı.

Yaşanan sürecin gerçek bir gerilimi ifade ettiği açık. Alınması gereken tutum, gerilimin niteliğine göre belirlenmek durumunda. Hayatın gerçekleriyle sınanarak teorik değer kazanmış ezberlerden başlamak en doğrusu.

AKP bir karşı-devrim iktidarı olarak emek düşmanı, gerici bir ajandaya yaslanıyor. Haliyle AKP iktidarına karşıtlıkta kafa karışıklığına yer yok. “Patronlara da dokunuyorlar” diye avunmaya da. Zaten gündemde böyle bir eğilim de yok ama tersi var. Marx’ın bambaşka bir tarihsel dönem için yaptığı “burjuvazinin devrimciliği” tespitinin arkasına saklanılarak yapılan kof TÜSİAD övgüleri ve ilgili TÜSİAD yöneticileri için pompalanan “köylü çocuğu” efsanesi bir yana, TÜSİAD’ın çıkışına bir biçimde olumluluk atfeden tüm yorumları da böyle değerlendirmek lazım. “TÜSİAD’ın ne olduğunu biliyoruz” cümlesini takiben gelen “ama”lar, TÜSİAD’a yönelik eleştiriyi “konuşmakta geç kalmak” ile sınırlı tutanlar, TÜSİAD’la ilgili gerilimi doğrudan emekçi halkı hedef alan saldırılarla aynı cümle içinde ananlar…

TÜSİAD’ın sicili

Teorik değer kazanmış ezberlerimiz AKP için olduğu kadar TÜSİAD için de geçerli. Bir patron örgütü, üstelik büyük sermayenin en büyük temsilcilerinin örgütüdür. Resmi web sitesinde yer alan bilgilere göre bugün 4 bin 500’e yakın şirketin temsil edildiği, toplamda kamu dışı milli gelir ile kamu ve tarım dışı kayıtlı istihdamın yüzde 50’sini, enerji ithalatı hariç dış ticaretin yüzde 85’ini ifade eden bir temsil gücü söz konusu. Bir patronlar kulübü olmanın ötesinde “en büyük sömürücüler” kulübü…[1]

12 Mart müdahalesinden kısa bir süre sonra, 2 Nisan 1971 tarihinde TOBB’da etkin olmaya başlayan küçük-orta ölçekli sermaye karşısında büyük sermaye lehine ağırlık oluşturmak için yola çıkan, kendini sermaye sınıfı içi rekabetle sınırlamayıp kurulduğu günden itibaren dönemin işçi-gençlik-aydın dinamizmine dayalı devrimci yükselişini durdurmak için darbecilerle kafa kafaya verenlerin kulübü…

Daha 1970’lerin ilk yıllarında serbest dış ticareti ilk savunanlardan olmakla övünen, 1973 tarihli “Türkiye-AET İlişkilerinin 10. Yılı Semineri Özet Raporu”nda AB’nin kurumsal önceli olan Avrupa Ekonomik Topluluğu’yla (AET) entegrasyonun başbakan yardımcılığı düzeyinde ele alınarak devlet politikası haline gelmesini savunan, Devlet Planlama Teşkilatı’nın (DPT) bu politikayla uyumsuzluğundan yakınarak Türkiye’de kamuculuğun, kalkınmacılığın kurumsal kazanımlarına tahammülü olmadığını gösterenlerin kulübü…[1]

Korkut Boratav’ın çok yerinde bir kavram seçimiyle “sermayenin karşı saldırısı” diye adlandırdığı 80’li yılların ekonomik doktrinini ortaya koyan 24 Ocak kararlarının birinci yıldönümünde yayımladığı “1981 Yılına Girerken Türk Ekonomisi” başlıklı raporda “Türkiye 1980’de bir ekonomik politikayı uygulamaya çalışırken senenin ilk dokuz ayında siyasi istikrarsızlığın ve bunalımların Cumhuriyet döneminin doruk noktasına çıktığı ve Eylül ayının ikinci yarısından itibaren birdenbire siyasi istikrara kavuştuğu dönemleri bir arada yaşamıştır” ifadeleriyle Türkiye’ye kan ağlatan 12 Eylül darbesini ve zorbalıkla kotarılan neoliberal dönüşümü coşkuyla karşılayanların kulübü…[1][2]

Yani AKP’yi yaratan Amerikancı, piyasacı, gerici karanlığı her daim destekleyenlerin ve AKP’li yıllarda da emek düşmanı politikalardan nemalanan, özelleştirme yağmasından aslan payını alanların kulübü…

TÜSİAD neden konuşur?

TÜSİAD’ın genel eğilimi, parti siyasetine doğrudan angaje olmaksızın büyük sermayenin genelinin ortaklaştığı ekonomik ve politik çerçeveyi iktidar ve düzen muhalefetine hatırlatacak müdahalelerde bulunmak. Bu müdahaleler, kimi zaman büyük sermayenin Türkiye’nin sermaye birikim modeliyle ilgili sıkıntılarının yoğunlaştığı uğraklarda gelir. Bu yazıda örnek verdiğimiz 1973 ve 1981 tarihli raporların işlevi buydu.

Keza serbest piyasa düzeni ve patronların mülkiyet hakkı herhangi bir düzeyde tartışma konusu haline geldiğinde de ses TÜSİAD’dan gelir. Konunun doğrudan TÜSİAD sermayesiyle ilgili olması şart değil, sermaye sınıfının ortak çıkarları TÜSİAD’ın hassas noktasıdır. Örneğin 2020’de Kemal Kılıçdaroğlu’nun “beşli çete projelerini kamulaştırma” vaadi, Kılıçdaroğlu ve partisinin bu yönde gerçek bir irade göstermesi muhtemel olmadığı halde TÜSİAD tarafından şuyuu vukuundan beter sayılarak eleştirilmiştir.[3]

Gündemdeki çıkış, bu gerekçelerle kısmen ilgili olabilir. Mehmet Şimşek programı büyük sermayenin beklentilerini merkeze almasına rağmen TÜSİAD ya da TÜSİAD sermayesi içinde belirli bir öbek bu programdan alınan verimi yeterli bulmuyor, programın kimi iç çelişkilerinden kaygılanıyor olabilir. Ya da TMSF’ye ekonomik çıkar amaçlı suçlar nedeniyle şirketlere kayyum atama yetkisi verilmesi, iktidarla ilişkisi kırılganlık taşıyan sermaye gruplarını huzursuz etmiş olabilir. Bunlar ve başka olası faktörler, AKP iktidarının uzun süredir devam eden görece parçalı ve krizli yapısı bağlamında daha fazla anlam kazanıyor.

AKP iktidarının başkanlık sistemine geçişle resmiyet kazanan son birkaç yıldaki yönetim tarzı, krizleri siyaset alanının Erdoğan’ın kişisel liderliğine daraltılması yoluyla çözmeye dayanıyor. Liderin otorite ve yetkisini hukuken mutlaklaştıran bu model, 15 Temmuz darbe girişiminde zirvesine tanık olduğumuz bir krizler silsilesini aşmaya yönelik bir açılımdı. Ancak toplumda doğal olarak biriken çelişkilerin bir biçimde akacağı siyaset kanallarının kapatılması krizleri kronik hale getiriyor. Öngörülemezlik artıyor. Bu tablo, TÜSİAD’da temsil edilen büyük sermaye gruplarının bugüne değilse de yakın geleceğe dair kaygılarını artırıyor. TÜSİAD’ın toplumda rahatsızlık yaratan güncel gelişmelerle ilgili pozisyon alma gereği hissetmesi, bu kaygılarla ilişkili olmalı.

Şimşek programının emek düşmanlığına yönelik toplumsal huzursuzluk artıyor. Bunu iktidar da görüyor TÜSİAD da. Bu da “aynı gemide” yol alan bu unsurların aralarındaki gerilimleri tetikliyor, uyumlarını zedeliyor. Toplumdaki huzursuzlukla bir biçimde ilişki kurma gereğini iki tarafa da dayatıyor. Patronlar bu tabloda kuralsızlık, denetimsizlik ve hukuksuzluk örneklerine yönelik tepkilerin sözcülüğüne soyunmaya kalktı. İktidar da bu bahaneyle yoksulluğa ve derinleşen sömürüye yönelik tepkilerin siyasi sorumluluğundan sıyrılmaya çalıştı.

Sermaye dostu muhalefet

Fikir ayrılığı ve karşılıklı huzursuzluğun bundan sonraki seyri bir yana, gündemin patronlar ile patronların iktidarı arasındaki gerilimden hareketle şekillenmesi ikisinin de işine geldi. Emekçi halkın boğazını sıkan Şimşek programındaki suç ortaklığı unutuldu, başka konular öne çıktı. Örneğin AKP’li tekstil patronunun işletmesinde sendikalaşma mücadelesi veren BİRTEK-SEN Genel Başkanı Mehmet Türkmen’in tutuklanması, muhalif basının dahi gündeminden düştü. Varsa yoksa TÜSİAD, varsa yoksa patronların demokrasi sevdası… Bunun esas olarak CHP tarafından temsil edilen büyük sermayeye desteğine dayalı siyaset kurgusuyla da ilgisi var.

TÜSİAD’ın 50. yılını geride bırakırken Ekim 2021’de kamuoyuna duyurduğu “Yeni Bir Anlayışla Geleceği İnşa” raporuna dair incelememizde Türkiye’de muhalefetin ideolojik çerçevesinin bütünüyle TÜSİAD sermayesi tarafından belirlendiğinin altını çizmiş, sosyalist hareketin bu düzleme “soldan” ya da “emekçi perspektifinden” katkı yapma yanılgısını bir kenara bırakması gerektiğini savunmuştuk.[4]

Altılı masa, temel olarak TÜSİAD çizgisinde en geniş koalisyonun kurulması projesiydi. “Tek adayla girip ilk turda işi bitirelim” stratejisi de TÜSİAD programı zeminindeki mutabakatın bir tür koordinatör Cumhurbaşkanı şahsında somutlanmasını ifade ediyordu. Bugün İmamoğlu başta olmak üzere “kazanacak” ya da “sokakta karşılığı olan” aday seçenekleri üzerinden yürüyen tartışma da AKP karşısında yenilginin esas nedeni olan altılı masa siyasetinden farksız.

Sağ seçmenden kim oy alır, hangi aday İç Anadolu’da hangisi Karadeniz’de daha popüler, Kürt seçmenden kim oy alır, CHP seçmeni dışında kimin popülaritesi daha yüksek… Halkın boğazını sıkan emek düşmanı politikalardan çıkış konuşulmasın, güney komşumuzda emperyalizm maşası El-Kaide unsurlarının iktidara taşınmasının yarattığı karanlık tartışılmasın, karşı-devrimin yarattığı yıkım nasıl ortadan kaldırılır diye kafa yorulmasın, halkın kendi kaderini eline almak için mücadeleye örgütlenmesi bir yana evinde oturup tarihi belli olmayan seçimlerde oy kullanmak dışında irade koymaması için iktidarla fiilen işbirliği yapılsın…

Muhalefetin TÜSİAD’da demokrasi savaşçısı görmesi, bu sağlıksız siyaset anlayışının ürünü. Altılı masa çöpe gitti, fikirleri hala hegemonik.

Notlar:

[1] Refik Sina, “TÜSİAD’ın 50. Yılı Üzerine: En Büyük Sömürücülerin Kısa Tarihi,” Dsosyal, 2 Nisan 2021. Kaynak: TÜSİAD’ın 50. Yılı Üzerine: En Büyük Sömürücülerin Kısa Tarihi | Dsosyal

[2] TÜSİAD, “1981 Yılına Girerken Türk Ekonomisi,” 23 Ocak 1981 Kaynak: turk-ekonomisi-ocak-1981.pdf

[3] “TÜSİAD’dan uyarı” Patronlar Dünyası, 24 Eylül 2020. Kaynak: TÜSİAD’dan uyarı: Herhangi bir özel şirketin mülkiyet haklarını çiğneyecek bir şekilde kamulaştırılması asla söz konusu olmamalıdır – Patronlar Dünyası

[4] Mithat Çelik, “TÜSİAD Raporu: Sermayenin Rotası Belli, ya Solun?” Dsosyal, 25 Ekim 2021. Kaynak: TÜSİAD Raporu: Sermayenin Rotası Belli, Ya Solun? | Dsosyal

Kısa Kısa

  1. İzmir'de fabrikada patlama: İşçiler yaralandı

    İzmir'in Torbalı ilçesinde İki-El Metal fabrikasında meydana gelen patlamada 7 işçi yaralandı. Olayda 3'ü ağır 7 işçi yaralandı. Yaralılar, ambulanslarla çeşitli hastanelere kaldırıldı.

  2. Can Atalay 24 saatlik açlık grevine başladı

    Anayasa Mahkemesi kararlarına rağmen tutukluluğu devam eden seçilmiş Hatay Milletvekili Can Atalay, TBMM’nin yeni yasama yılının başladığı 1 Ekim’de 24 saatlik açlık grevi kararı aldı. Türkiye İşçi Partisi Hatay Milletvekili Atalay'ın X hesabı üzerinden paylaşılan mesajda karar, "Hatay halkı beni, kendisi adına söz söylemem ve hesap sormam için seçti. O görevden vazgeçmeyeceğim. Artık bıçak kemiğe dayanmıştır" ifadeleriyle duyuruldu.

  3. Fon skandalında iade bilmecesi

    Gazeteci İsmail Saymaz, Fatma Betül Sayan Kaya'nın hisselerden kazandığı 2,2 milyar lirayı iade etmediği iddia ediliyor. Gazeteci İsmail Saymaz katıldığı televizyon yayınında iade iddiasının doğru olmasını ileri sürdü. Dün de Nagehan Alçı benzer bir iddiada bulunmuştu. Ekonomim'in iddiasına göre Kaya ve eşi, söz konusu tutarı Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından bildirilen banka hesabına aktarmıştı.

  4. Tera Portföy yöneticileri hakkında tutuklama kararı

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen 'fon soruşturması' kapsamında dün adliyeye sevk edilen Tera Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Erdin Özel ve Tera Portföy CEO'su Emir Münir Sarpyener hakkında tutuklama kararı verildi.

  5. Vahap Seçer gözaltına alındı

    Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer dahil 59 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar arasında aynı zamanda Vahap Seçer'in yanı sıra Vahap Seçer'in yanı sıra Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit ve Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer de bulunuyor.

  6. Akaryakıta zam geldi

    ÖTV artışı nedeniyle benzinin satış fiyatına 4,20, motorine ise 3,70 lira zam geldi. Resmi Gazete'de yayınlanan karara göre, eşel mobil sisteminin sona ermesiyle başlayan yeni dönemde benzindeki ÖTV artışı kasım ve aralık aylarında da kademeli olarak uygulanacak. Böylece benzinde eşel mobil öncesine dönüş nedeniyle beklenen 12,47 liralık fiyat artışı, ÖTV'nin tek seferde değil, kademeli olarak geri getirilmesiyle engellenmiş oldu. LPG'de ise eşel mobil öncesi sisteme dönüldü.

  7. Fon vurgunu: AKP Genel Başkan Yardımcısı Hayat Yazıcı’nın oğlunun malvarlığına konulan tedbir kararı kaldırıldı

    Fon soruşturması kapsamında yönelik kapsamında, eski ticaret bakanı ve AKP Siyasi ve Hukuki İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı’nın oğlu Mustafa Yazıcı’nın tüm mal varlığına hakkında verilen tedbir kararı saatler içinde kaldırıldı. İfadesi alınan Mustafa Yazıcı hakkında, yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol kararı verildi.

Önceki gün

  1. Fon so­ruş­tur­ma­sın­da AKP'li eski bakan Hayati Yazıcı’nın oğlunun mal varlığına tedbir konuldu

    Fon vurgununa yönelik İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, eski ticaret bakanı ve AKP Siyasi ve Hukuki İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı’nın oğlu Mustafa Yazıcı’nın tüm mal varlığına tedbir konuldu.

  2. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Beştepe’de Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüştü

    Tugay, görüşmenin ardından sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Erdoğan’a kendisini Beştepe’de kabul ettiği için teşekkür ederken, kente ilişkin projeleri “arz ettiklerini” belirtti. Cemil Tugay, geçtiğimiz aylarda CHP’den istifa etmişti. Tugay’ın Beştepe ziyareti, bir süredir medyada yer alan AKP’ye geçeceğine yönelik iddiaların ardından geldi.

  3. Eylül ayı Milli Güvenlik Kurulu toplantısı sona erdi: Çerçeve Yasa uygulanmaya başlamadı

    Cumhurbaşkanı başkanlığında gerçekleştirilen Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısı sonrasında İletişim Başkanlığı tarafından sekiz maddelik bir bildiri yayınlandı. ⁠Bildiride tehdit ve tehlikeler arasında, PKK, KCK ve PYD de yer aldı. Böylece iktidarın "Terörsüz Türkiye" olarak adlandırdığı süreç kapsamında yakın zamanda meclisten geçirilen "Çerçeve Yasa"'nın uygulama aşaması, bir süredir çeşitli kaynaklarca dile getirildiği üzere, ileri bir tarihe kaldı.

  4. Fon vurgunu so­ruş­tur­ma­sın­da yeni gelişme: 5 şirket için TMSF kararı

    Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), fon soruşturması kapsamında Destek Yatırım Bankası, Hedef Yatırım Bankası ve Tera Yatırım Bankası’nın nitelikli paylarına ilişkin temettü dışındaki ortaklık haklarının Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından kullanılmasına karar verdi. BDDK ayrıca Destek Faktoring ve Tera Finans Faktoring’e pay devri işlemlerinin tamamlanması için altı ay süre tanıdı.

  5. İngiltere Başbakanı Burnham: İngiltere için seçenekler arasında AB’ye yeniden katılmak da var

    İngiltere Başbakanı Andy Burnham, BBC’ye verdiği demeçte mevcut Brexit anlaşmasının “faydadan çok zarar” getirdiğini belirterek, Avrupa ile ilişkileri düzeltmek için neler yapılabileceğini değerlendirmek istediğini söyledi. Burnham İngiltere'nin Avrupa ile uzun vadeli ilişkilerini yeniden şekillendirmek amacıyla hükümetin değerlendirebileceği seçenekler arasında Avrupa Birliği’ne yeniden katılmanın da bulunduğunu ifade etti.

  6. Rusya: S-400 sistemlerinin Türkiye’den çıkarılması için Ankara ile görüşüyoruz

    Kremlin, Türkiye’nin Rusya’dan satın aldığı S-400 hava savunma sistemlerinin başka bir ülkeye konuşlandırılması konusunda Ankara ile temasların sürdüğünü açıkladı. Açıklama, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un geçtiğimiz cumartesi günü S-400’lerin başka bir ülkeye devredilebileceğine ilişkin sözlerinin ardından geldi.

  7. CHP’de ihraçlar devam ediyor

    Mutlak butlan kararıyla CHP’nin başına geçen Kılıçdaroğlu yönetimi, partiden ihraç kararları almaya devam ediyor. Son olarak Kadıköy Belediye Başkanı Mesut Kösedağ, Sarıyer Belediye Başkanı Oktay Aksu ve Sancaktepe Belediye Başkanı Alper Yeğin, kesin ihraç talebiyle disipline sevk edildi.

  8. T24'e erişim engeli

    T24'ün internet haber portalı ve sosyal medya hesapları hakkında kapatma kararı verildi. Karar kapsamında T24'ün son 1 yıl içerisinde 118 LGBT propagandası niteliği taşıyan içerik ürettiği ileri sürüldü. 1. Sulh Ceza Hakimliği tarafından alınan karar uygulanmak üzere Siber Güvenlik Başkanlığı'na gönderildi.

  9. Fon so­ruş­tur­ma­sın­da yeni dalga: 34 kişiye gözaltı

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü fon soruşturmasında 5'inci dalga operasyonda 34 şüpheli için gözaltı kararı verildi. Bakan Akın Gürlek'in açıklamasına göre şüpheli sayısı 217'ye ulaştı; 56 kişi tutuklandı, 88 kişiye adli kontrol uygulandı. 26 hissedeki manipülatif işlemler de inceleniyor.

  10. Sakarya'da çok sayıda bölge sular altında

    Sakarya’da dünden bu yana etkili olan sağanak yağışların ardından birçok bölgede sel ve su baskınları yaşandı. Karasu ve Darıçayırı'nda Sakarya Nehri ve bölgedeki derelerin taşmasıyla su seviyesi yer yer 1 ila 2 metreye ulaştı. Yaklaşık 60 hanenin etkilendiği bölgede mahsur kalanlar oldu. Ferizli ve Kaynarca'da sokaklar adeta göle dönerken, araçlar tamamen suya gömülürken Erenler'de çok sayıda evi su bastı.

  11. Suriye'de haremlik selamlık düğün kararı: Kadın salonlarına damatlar giremeyecek

    T24'ten Namık Durukan'ın haberine göre, Şam kırsalındaki Sergaya Belde Meclisi 27 Eylül'de kadınlara ayrılan düğün salonlarına damatların girişini yasakladı. Douma Şehir Meclisi de benzer bir karar aldı. Kararlara uymayanlar hakkında yasal işlem uygulanacak.

  12. Fatma Betül Sayan Kaya’nın adı AKP’nin internet sitesinden kaldırıldı

    Fon soruşturması kapsamında gündeme gelen iddiaların ardından AKP’deki görevlerinden ayrılan eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya’nın adı ve özgeçmişi partinin internet sitesinden kaldırıldı. Kaya’nın MKYK WhatsApp grubundan da çıkarıldığı iddia edildi.

  13. Bilal Erdoğan: "Türkiye belki en normal dönemini yaşıyor"

    AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın oğlu Bilal Erdoğan, Konya'da imam hatip öğrencilerine seslendi. İmam hatipleri "normalleşmenin" teminatı ilan eden Erdoğan, dindar muhafazakârlığı "milletin vasatı" olarak tanımladı. İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı sıfatıyla Konya Anadolu İmam Hatip Lisesi'nde konuşan Erdoğan, "Bu millet galebe çaldı ve bugün hamdolsun Türkiye belki en normal, sosyal olarak kültürel olarak dönemini yaşıyor" dedi

  14. Eski SPK Başkanı ifadeye çağrıldı

    Eski Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı İbrahim Ömer Gönül, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında şüpheli sıfatıyla bugün savcılığa ifade verecek. Gönül'ün ifadesi, başsavcılığın sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin yürüttüğü soruşturma kapsamında alınacak.

  15. Kaçırılma alarmının nedeni pilot kavgası çıktı

    İsrail Başbakanlığı, Dubai-Tel Aviv seferini yapan Flydubai uçağında kaçırma olmadığını, acil durumun pilotlar arasında yaşanan kavga nedeniyle ortaya çıktığını açıkladı. Uçak, Ürdün hava sahasında “7500” kaçırılma kodu vermesinin ardından Suudi Arabistan’a yönlendirilmiş, İsrail savaş uçaklarını havalandırmıştı. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

  16. TÜİK verilerine göre “gerçek işsizlik” yüzde 31'e yükseldi

    TÜİK’in “atıl işgücü” olarak tanımladığı geniş işsizlik oranı ağustosta yüzde 31’e yükseldi. İşsiz sayısı ise 2 milyon 740 bin olarak açıklandı. İş aramaktan vazgeçenleri ve eksik çalışanları ayrı kategorilerde değerlendiren TÜİK, yalnızca dar tanımı “işsizlik oranı” olarak sunarak işsizliği olduğundan düşük göstermeye çalışıyor. DİSK-AR’ın hesaplamasına göre geniş tanımlı işsiz sayısı ise 12 milyon 608 bin oldu.

  17. DDK Başkanı Tanrıkulu, Borsa İstanbul'daki görevlerinden ayrıldı

    Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın fon skandalıyla ilgili Devlet Denetleme Kurulu'nu görevlendirmesinin ardından DDK Başkanı Salih Tanrıkulu, Borsa İstanbul'daki yönetim kurulu başkanvekilliği ve denetim komitesi başkanlığı görevlerinden ayrıldı. Tanrıkulu'nun adı kurumun internet sitesindeki listelerden de kaldırıldı.

  18. AKP'li Zeybekci'nin şirketlerinin parası da Tera fonunda kalmış

    Eski Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci'nin ortağı olduğu dört şirketin parası, 17 Eylül'de tasfiye kararı verilen Tera'nın TP2 fonunda kaldı. İsmail Saymaz'a konuşan Zeybekci, kendini 455 bin mağdurdan biri saydı, fona yatırımdan haberi olmadığını söyledi. "Maalesef devletin ihmali var" derken mağduriyetini Erdoğan'a iletmediğini belirtti.

  19. Dubai - Tel Aviv uçağında kaçırılma kodu verildi

    İsrail'de yayın yapan Kanal 12'nin haberine göre, Dubai'den Tel Aviv'e giden yolcu uçağı, uçak kaçırılmasını ifade eden "7500" kodunu yayınladı. Kodun yayınlanması sonrasında, İsrail Hava Kuvvetleri'ne ait savaş uçaklarının yolcu uçağına doğru havalandığı bildirilirdi. Ürdün üzerinde bir süre tur atan ve içerisinde yaklaşık 100 İsrail vatandaşının bulunduğu belirtilen uçak, daha sonra Suudi Arabistan yönüne yönlendirildi.

  20. MEB’den istismarcı Ensar Vakfı’yla iş birliği

    MEB, Ensar Vakfı’nın düzenleyeceği “Sana Emanet Online Bilgi Yarışması”nı ortaokul ve liselere resmi yazıyla duyurdu. Cumhuriyet’ten Ufuk Sepetci’nin haberine göre, yarışmada öğrencilere umre ve teknoloji ödülleri verilecek. Dereceye giren kişilerin öğretmenleri ve okul müdürlerine ise 20 bin TL’ye kadar nakit ödül ödenecek. Ensar Vakfı, Karaman’da 45 çocuğun cinsel istismara maruz bırakıldığı olayla gündeme gelmişti.

  21. AYM, yoksulluk nafakasından "süresiz" ifadesini kaldırdı

    Anayasa Mahkemesi, Türk Medeni Kanunu’nun yoksulluk nafakasını düzenleyen 175. maddesindeki “süresiz olarak” ibaresini iptal etti. Karar, 30 Haziran 2027’de yürürlüğe girecek. Nafakanın süresine ilişkin yeni bir düzenlemenin önümüzdeki dönemde TBMM gündemine gelmesi bekleniyor.

✓