Arama

Site İçi Arama

Doğrudan arama yapın Aranıyor... Detaylı Arama
Sonuçlar aranıyor...
Kategorilere Göz Atın
© ideo. Anlatılan senin hikayendir

Köşe Yazısı

‘Anti-küreselcilik’ ve ‘Anti-emperyalizm’

00:43 5 dk okuma

Uzun yıllar boyunca, ABD’nin öncülüğündeki emperyalist Batı kampının ‘evrensel değerler’ başlığı altında yürüttüğü küresel hegemonya, artık dünyanın dört bir yanında ciddi bir sorgulamayla karşı karşıya.

Özellikle Amerika Birleşik Devletleri’nin merkezinde olduğu, ekonomik ve askeri ve kültürel araçlarla tahakküm kurmaya çalışan emperyalist-kapitalist düzen, yalnızca Asya, Afrika ve Latin Amerika gibi ‘mağdur’ coğrafyalarda değil; bizzat Transatlantik ittifakının kalbinde bile çatırdamalar yaratıyor.

Washington-Brüksel hattındaki çatlaklar her geçen gün daha görünür hale gelirken, dünyanın geri kalanında ‘çok kutupluluk’ söylemi üzerinden şekillenen yeni bir eğilim gelişti.

Yükselen aşırı sağ

Bu eğilim, emperyalist merkezlerin medya ve ideologları tarafından ‘yükselen aşırı sağ’ olarak tanımlanıyor. Gerçekten de, ABD öncülüğündeki emperyalist bloğun politikasına karşı çıkan kesimler, giderek daha fazla ‘ulusal egemenlik’, ‘geleneksel değerler’ ve hatta ‘inanç ve ifade özgürlüğü’ gibi kavramlara tutunuyor. Tek bir farkla: Amerikan politikalarını destekleyenler milliyetçi, karşı çıkanlar aşırı sağcı olarak tanımlanıyor. Örneğin, Polonya’da aşırı sağ el üstünde tutulurken, Macaristan’a burun kıvrılmasının altında da bu güncel politik ihtiyaçlar yatıyor.

Bu durum, en genel ifadeyle ABD merkezli uluslararası düzenin sorgulanmaya başlanması açısından ‘olumlu’ bir gelişme olarak görülüyordu, ta ki ABD’de Donald Trump yeniden iktidar koltuğuna oturana kadar.

Çok kutuplu dünya özlemine ve buna dair çeşitli adımlara rağmen, hala ABD belirlenimli bir dünyada yaşıyoruz. ABD emperyalizmi, Demokratlar-Cumhuriyetçiler deviniminde yol almaya devam ederken, dünyanın geri kalanında çeşitli düzeylerde sağ ideolojik zeminde şekillenen ‘muhafazakar damar’ da bu devinime göre pozisyon alıyor.

Bunun en güncel ve dikkat çekici örneği Romanya. Romanya’da Batı karşıtı sağ akımlar, birkaç ay öncesine kadar ABD’nin dünyayı savaşa sürüklediğini, cinsiyetsizleştirdiğini, dini değerlere saldırdığını tekrarlayıp dururken, Trump iktidarıyla birlikte aynı sağ akımlar bu sefer ellerinde Amerikan bayraklarıyla meydanlara çıkmaya başladı.

ABD’de Trump iktidarı ve ‘muhafazakarlık’ ana başlığıyla öne çıkardığı değerler, Demokrat Parti ABD’sinin kavram setinden rahatsızlık duyan kesimler ve hatta hükümetler tarafından alkışlarla karşılandı.

Trump yönetiminin özellikle LGBTİ karşıtı, Hristiyan inanç temelli ve gelenekselci söylemleri ise Rusya başta olmak üzere Avrupa’da ABD karşıtlığıyla bilinen ülkelerde geniş sempati topladı. Politik eksendeki ABD belirlenimli iklim, yalnızca sağı değil, ‘sol’ olarak tanımlanan geniş yelpazeyi de etkisi altına almış durumda.

Bugün, liberal ve milliyetçi kesimlerin tartışmalarında kullandığı argümanlarda ‘oturmayan, ülkeyi açıklamaya yetmeyen’ bazı şeyler olduğunu hissediyorsunuzdur. ABD’nin hepimize Türklüğümüzü unutturmaya çalıştığı, veya tersinden, Türkiye halkları arasındaki çelişkileri ‘beyaz olmak’ gibi kavramlar üzerinden açıklayan tezleri düşünün. Bu, ABD/Batı merkezli, başka bir bakış açısından ve başka koşullar üzerinden üretilen argümanların doğrudan çeviriyle sunulmasıyla ortaya çıkan bir biçim.

Bu ‘gariplik’ yalnızca ülkemize has değil, ABD’yle önemli ilişkileri bulunan bütün ülkelerde çeşitli düzeylerde yaşanıyor. Emperyalizm, dünyayı yalnızca askeri ve ekonomik yaptırımlarla değil, kültürel ve ideolojik olarak da hedef alıyor, yeni rotalar oluşturuyor, problemlerin öncelik sıralamasını değiştiriyor.

Peki, emperyalizmin varlığından rahatsızlık duyan ve sayısı gittikçe artan kesimler neden gelenekselliğe yöneliyor?

Bu sorunun yanıtı, en genel ifadeyle sosyalist seçeneğin bastırılmasından kaynaklanıyor. Türkiye de dahil olmak üzere, Avrupa’da aşırı sağın büyük güç kazandığı bütün ülkelerde komünistlere karşı ciddi yasaklar bulunuyor. Ukrayna, Litvanya, Slovakya, Polonya, Macaristan, Gürcistan gibi ‘sağın yükselişinin’ konuşulduğu ülkelerde komünist parti kurma yasağı, komünist sembollerin kamusal alanda kullanılmasının suç sayılması gibi ciddi önlemler hala yürürlükte.

Emperyalizmin ideologları, aşırı sağın yükselmesinde her seferinde ‘Rus parmağı’ görse de, sistem dışı sağ alternatif bizzat mevcut emperyalist-kapitalist sistem eliyle yaratılıyor.

‘Küreselcilik karşıtları’ kimler?

Sağ ideolojik zeminde şekillenen ABD/Batı karşıtlığının en popüler söylemi ise ‘Küreselcilik’…

Küreselcilik karşıtları (İngilizcede anti-Globalists), çoğunlukla milliyetçi/ulusalcı düşünce akımlarıyla paralellik gösteren, komplo teorilerine yatkın, göç, kültür ve kimlikler başlıklarında reaksiyoner duruşa sahip, sınırları çok da belirli olmayan bir topluluğu temsil ediyor.

Aynı yukarıda söylediğimiz gibi, bu söylem dahilinde politika geliştirenler, genel ifadeyle ‘Batı veya ABD karşıtı’ olsa da bütün ideolojik temellerini bu emperyalist merkezlerden öğrenmiş durumda.

Bu tutumla anti-emperyalist bir pozisyona sahip olmak arasında ise çok temel farklar bulunuyor.

‘Küreselcilik karşıtlarının’ en çok vurguladığı yer ise ‘Woke ideoloji’…

Siyah Amerikalıların ırkçılığa, baskıya, adaletsizliklere karşı uzun süredir kullandığı “Stay woke” (Uyanık kal) ifadesi, Demokrat Parti öncülüğündeki neoliberal akıl tarafından ‘ehlileştirilip’, sermaye düzeniyle uyumlu hale getirilip bir ihraç kalemi haline getirildikçe, Amerikan sağı da hızla bu dönüşüme ayak uydurdu ve Demokratlar da dahil olmak üzere doğru ya da yanlış, sosyal adaletten, kimliklerden bahseden herkese bu etiketi yapıştırmaya başladı. (Hatta Amerikan sağı, Biden yönetimine ‘Marksist’ bile diyordu)

En başta söylediğimiz gibi, politik aklını bu ABD içi devinimlere göre şekillendiren ‘küreselcilik karşıtları’ da bu kavrama hızla sarıldı ve politik söyleminin temeline oturttu.

Peki, anti-emperyalistlerle küreselcilik karşıtları arasında ne gibi farklar var?

– Küreselcilik karşıtları, ABD’nin woke ideolojiyle ‘bütün dünyayı ahlaksızlaştırmaya çalıştığına’ inanırken, anti-emperyalistler cinsel kimlik, kişisel hak ve özgürlükler gibi kavramların emperyalizm tarafından, sınıf çelişkilerini gölgelemek üzere araçlaştırıldığının farkındadır ve çözüme emek eksenli, birleştirici bir perspektifle yaklaşır.

– Küreselcilik karşıtları, küreselcilerin göç yoluyla ulusal kimliklere saldırdığı/bozduğu iddiasıyla göçmenlere yönelik nefret geliştirerek nihayetinde emperyalizmin amaçladığı politik iklime hizmet ederken, anti-emperyalistler, göç olgusunun emperyalist saldırganlığın öncelikle ‘göç veren ülkeye’ karşı bir silah olarak kullanıldığını tespit eder, göç alan ülkede ortaya çıkan göç kaynaklı çelişkilerin gerçek sorumlularını teşhir eder.

– Küreselcilik karşıtları, iklim krizinin ülkeleri kontrol altına almak için ‘uydurulmuş’ bir gündem olduğunu savunurken, anti-emperyalistler, iklim krizine akılcı çözümler geliştirerek, emperyalizmin iklim krizini hem yaratan, hem de çözüm sunar gibi görünen ikiyüzlü politikalarını açığa çıkarır.

– Küreselcilik karşıtları, insanlığın en önemli bilimsel ilerleme alanlarından olan aşıların etkili olmadığı, insanları kontrol altında tutmak için uygulanan bir planın parçası olduğunu savunurken, anti-emperyalistler, uluslararası ilaç tekellerinin, insanlığın ortak mirası olan tıbbi gelişmelerin kar amacıyla satışına karşı mücadele eder.

– Küreselcilik karşıtları, karanlık odakların renkli devrimler eliyle rejimleri değiştirmeye çalıştığını savunarak, mevcut hükümetlerin etrafında birleşilmesini savunurken, anti-emperyalistler, renkli devrimlerin gerçek sorunlar üzerinden şekillendiğini görür ve emperyalist müdahaleye karşı çıkarken bu müdahaleye altın tepsi sunan iç sorunlara karşı da mücadele eder.

Bu örnekleri çeşitli senaryolarda çoğaltabiliriz. Ancak özetlemek gerekirse, dünyada yaşanan gelişmeleri sosyal mühendislik amacı taşıyan gizli planlar varmış gibi okumak, apaçık gerçekliği gölgelemenin en etkili yolu: Emperyalizm.

Bu ayrım neden önemli?

Küreselcilik karşıtlığıyla anti-emperyalizm arasındaki ayrımı görmek ve anlamak, ABD karşıtı politikaların her gün daha fazla hissedildiği dünyada hayati bir öneme sahip. Dünya siyaseti elbette siyahla beyazdan oluşmuyor. Dünyada, birbiriyle rekabet halinde olan, değişen durumlara göre pozisyon alan çok sayıda ‘katman’ var günümüzde. Artık çok sayıda hükümet ve dünya genelinde milyonlarca insan, ‘çok kutuplu dünyayı’ tartışıyor.

Dolayısıyla, ayrımı anlamak, çok kutuplu dünya tartışılırken, BRICS, Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ), Kolektif Güvenlik Anlaşması Örgütü (KGAÖ) gibi ‘alternatif’ yapıları doğru analiz etmek için de önemli.

ABD, NATO ve Avrupa Birliği (AB) dışında kalan bütün bu birliktelikler, paydaşlarının kendi arasında ciddi çatışma halinde olduğu yapılar. Sınır çatışmaları, ekonomik rekabet ve gelişmişlik düzeyi açısından ‘yeni dünya’ hala çok geride ve emperyalizmin aksine üzerinde uzlaşılmış, başı sonu belli bir ideolojisi yok. Bu bileşenlerin politik ve kültürel düzlemde ortaklaşır göründüğü tek konunun ‘geleneksel değerler’ olması ise ciddi bir uyarı olarak okunmalı.

Zira emperyalizm de artık ‘geleneksel değerler’ diyor. Ancak hala ‘tek kutup’ istiyor…

Kısa Kısa

  1. İstanbul'un enflasyonu eylülde hızlandı

    İstanbul Ticaret Odası (İTO) verilerine göre, İstanbul'da bir önceki ay yüzde 1,66 olan aylık enflasyon eylülde yüzde 2,11'e çıktı. Yıllık enflasyon ise yüzde 34,96'dan yüzde 33,55'e geriledi. Eylül ayının zam şampiyonu yüzde 22,59'luk artışla eğitim grubu oldu.

  2. Fransa'da sağcı cumhurbaşkanı adayından başörtüsü ve göç vaadi

    Fransa'da cumhurbaşkanı adayından başörtüsü ve göç vaadi Eski İçişleri Bakanı Bruno Retailleau, gelecek yıl yapılacak cumhurbaşkanı seçiminde aday olması halinde spor faaliyetleri, okul gezileri ve üniversitelerde başörtüsünü yasaklayacağını açıkladı. Retailleau ayrıca Müslüman Kardeşler bağlantılı kuruluşların feshedilmesini ve Fransa'nın “Yahudi-Hristiyan köklerine” ilişkin bir ifadenin anayasaya eklenmesini vaat etti.

  3. İzmir'de fabrikada patlama: İşçiler yaralandı

    İzmir'in Torbalı ilçesinde İki-El Metal fabrikasında meydana gelen patlamada 7 işçi yaralandı. Olayda 3'ü ağır 7 işçi yaralandı. Yaralılar, ambulanslarla çeşitli hastanelere kaldırıldı.

  4. Can Atalay 24 saatlik açlık grevine başladı

    Anayasa Mahkemesi kararlarına rağmen tutukluluğu devam eden seçilmiş Hatay Milletvekili Can Atalay, TBMM’nin yeni yasama yılının başladığı 1 Ekim’de 24 saatlik açlık grevi kararı aldı. Türkiye İşçi Partisi Hatay Milletvekili Atalay'ın X hesabı üzerinden paylaşılan mesajda karar, "Hatay halkı beni, kendisi adına söz söylemem ve hesap sormam için seçti. O görevden vazgeçmeyeceğim. Artık bıçak kemiğe dayanmıştır" ifadeleriyle duyuruldu.

  5. Fon skandalında iade bilmecesi

    Gazeteci İsmail Saymaz, Fatma Betül Sayan Kaya'nın hisselerden kazandığı 2,2 milyar lirayı iade etmediği iddia ediliyor. Gazeteci İsmail Saymaz katıldığı televizyon yayınında iade iddiasının doğru olmasını ileri sürdü. Dün de Nagehan Alçı benzer bir iddiada bulunmuştu. Ekonomim'in iddiasına göre Kaya ve eşi, söz konusu tutarı Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından bildirilen banka hesabına aktarmıştı.

  6. Tera Portföy yöneticileri hakkında tutuklama kararı

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen 'fon soruşturması' kapsamında dün adliyeye sevk edilen Tera Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Erdin Özel ve Tera Portföy CEO'su Emir Münir Sarpyener hakkında tutuklama kararı verildi.

  7. Vahap Seçer gözaltına alındı

    Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer dahil 59 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar arasında aynı zamanda Vahap Seçer'in yanı sıra Vahap Seçer'in yanı sıra Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit ve Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer de bulunuyor.

  8. Akaryakıta zam geldi

    ÖTV artışı nedeniyle benzinin satış fiyatına 4,20, motorine ise 3,70 lira zam geldi. Resmi Gazete'de yayınlanan karara göre, eşel mobil sisteminin sona ermesiyle başlayan yeni dönemde benzindeki ÖTV artışı kasım ve aralık aylarında da kademeli olarak uygulanacak. Böylece benzinde eşel mobil öncesine dönüş nedeniyle beklenen 12,47 liralık fiyat artışı, ÖTV'nin tek seferde değil, kademeli olarak geri getirilmesiyle engellenmiş oldu. LPG'de ise eşel mobil öncesi sisteme dönüldü.

  9. Fon vurgunu: AKP Genel Başkan Yardımcısı Hayat Yazıcı’nın oğlunun malvarlığına konulan tedbir kararı kaldırıldı

    Fon soruşturması kapsamında yönelik kapsamında, eski ticaret bakanı ve AKP Siyasi ve Hukuki İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı’nın oğlu Mustafa Yazıcı’nın tüm mal varlığına hakkında verilen tedbir kararı saatler içinde kaldırıldı. İfadesi alınan Mustafa Yazıcı hakkında, yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol kararı verildi.

Önceki gün

  1. Fon so­ruş­tur­ma­sın­da AKP'li eski bakan Hayati Yazıcı’nın oğlunun mal varlığına tedbir konuldu

    Fon vurgununa yönelik İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, eski ticaret bakanı ve AKP Siyasi ve Hukuki İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı’nın oğlu Mustafa Yazıcı’nın tüm mal varlığına tedbir konuldu.

  2. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Beştepe’de Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüştü

    Tugay, görüşmenin ardından sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Erdoğan’a kendisini Beştepe’de kabul ettiği için teşekkür ederken, kente ilişkin projeleri “arz ettiklerini” belirtti. Cemil Tugay, geçtiğimiz aylarda CHP’den istifa etmişti. Tugay’ın Beştepe ziyareti, bir süredir medyada yer alan AKP’ye geçeceğine yönelik iddiaların ardından geldi.

  3. Eylül ayı Milli Güvenlik Kurulu toplantısı sona erdi: Çerçeve Yasa uygulanmaya başlamadı

    Cumhurbaşkanı başkanlığında gerçekleştirilen Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısı sonrasında İletişim Başkanlığı tarafından sekiz maddelik bir bildiri yayınlandı. ⁠Bildiride tehdit ve tehlikeler arasında, PKK, KCK ve PYD de yer aldı. Böylece iktidarın "Terörsüz Türkiye" olarak adlandırdığı süreç kapsamında yakın zamanda meclisten geçirilen "Çerçeve Yasa"'nın uygulama aşaması, bir süredir çeşitli kaynaklarca dile getirildiği üzere, ileri bir tarihe kaldı.

  4. Fon vurgunu so­ruş­tur­ma­sın­da yeni gelişme: 5 şirket için TMSF kararı

    Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), fon soruşturması kapsamında Destek Yatırım Bankası, Hedef Yatırım Bankası ve Tera Yatırım Bankası’nın nitelikli paylarına ilişkin temettü dışındaki ortaklık haklarının Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından kullanılmasına karar verdi. BDDK ayrıca Destek Faktoring ve Tera Finans Faktoring’e pay devri işlemlerinin tamamlanması için altı ay süre tanıdı.

  5. İngiltere Başbakanı Burnham: İngiltere için seçenekler arasında AB’ye yeniden katılmak da var

    İngiltere Başbakanı Andy Burnham, BBC’ye verdiği demeçte mevcut Brexit anlaşmasının “faydadan çok zarar” getirdiğini belirterek, Avrupa ile ilişkileri düzeltmek için neler yapılabileceğini değerlendirmek istediğini söyledi. Burnham İngiltere'nin Avrupa ile uzun vadeli ilişkilerini yeniden şekillendirmek amacıyla hükümetin değerlendirebileceği seçenekler arasında Avrupa Birliği’ne yeniden katılmanın da bulunduğunu ifade etti.

  6. Rusya: S-400 sistemlerinin Türkiye’den çıkarılması için Ankara ile görüşüyoruz

    Kremlin, Türkiye’nin Rusya’dan satın aldığı S-400 hava savunma sistemlerinin başka bir ülkeye konuşlandırılması konusunda Ankara ile temasların sürdüğünü açıkladı. Açıklama, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un geçtiğimiz cumartesi günü S-400’lerin başka bir ülkeye devredilebileceğine ilişkin sözlerinin ardından geldi.

  7. CHP’de ihraçlar devam ediyor

    Mutlak butlan kararıyla CHP’nin başına geçen Kılıçdaroğlu yönetimi, partiden ihraç kararları almaya devam ediyor. Son olarak Kadıköy Belediye Başkanı Mesut Kösedağ, Sarıyer Belediye Başkanı Oktay Aksu ve Sancaktepe Belediye Başkanı Alper Yeğin, kesin ihraç talebiyle disipline sevk edildi.

  8. T24'e erişim engeli

    T24'ün internet haber portalı ve sosyal medya hesapları hakkında kapatma kararı verildi. Karar kapsamında T24'ün son 1 yıl içerisinde 118 LGBT propagandası niteliği taşıyan içerik ürettiği ileri sürüldü. 1. Sulh Ceza Hakimliği tarafından alınan karar uygulanmak üzere Siber Güvenlik Başkanlığı'na gönderildi.

  9. Fon so­ruş­tur­ma­sın­da yeni dalga: 34 kişiye gözaltı

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü fon soruşturmasında 5'inci dalga operasyonda 34 şüpheli için gözaltı kararı verildi. Bakan Akın Gürlek'in açıklamasına göre şüpheli sayısı 217'ye ulaştı; 56 kişi tutuklandı, 88 kişiye adli kontrol uygulandı. 26 hissedeki manipülatif işlemler de inceleniyor.

  10. Sakarya'da çok sayıda bölge sular altında

    Sakarya’da dünden bu yana etkili olan sağanak yağışların ardından birçok bölgede sel ve su baskınları yaşandı. Karasu ve Darıçayırı'nda Sakarya Nehri ve bölgedeki derelerin taşmasıyla su seviyesi yer yer 1 ila 2 metreye ulaştı. Yaklaşık 60 hanenin etkilendiği bölgede mahsur kalanlar oldu. Ferizli ve Kaynarca'da sokaklar adeta göle dönerken, araçlar tamamen suya gömülürken Erenler'de çok sayıda evi su bastı.

  11. Suriye'de haremlik selamlık düğün kararı: Kadın salonlarına damatlar giremeyecek

    T24'ten Namık Durukan'ın haberine göre, Şam kırsalındaki Sergaya Belde Meclisi 27 Eylül'de kadınlara ayrılan düğün salonlarına damatların girişini yasakladı. Douma Şehir Meclisi de benzer bir karar aldı. Kararlara uymayanlar hakkında yasal işlem uygulanacak.

  12. Fatma Betül Sayan Kaya’nın adı AKP’nin internet sitesinden kaldırıldı

    Fon soruşturması kapsamında gündeme gelen iddiaların ardından AKP’deki görevlerinden ayrılan eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya’nın adı ve özgeçmişi partinin internet sitesinden kaldırıldı. Kaya’nın MKYK WhatsApp grubundan da çıkarıldığı iddia edildi.

  13. Bilal Erdoğan: "Türkiye belki en normal dönemini yaşıyor"

    AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın oğlu Bilal Erdoğan, Konya'da imam hatip öğrencilerine seslendi. İmam hatipleri "normalleşmenin" teminatı ilan eden Erdoğan, dindar muhafazakârlığı "milletin vasatı" olarak tanımladı. İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı sıfatıyla Konya Anadolu İmam Hatip Lisesi'nde konuşan Erdoğan, "Bu millet galebe çaldı ve bugün hamdolsun Türkiye belki en normal, sosyal olarak kültürel olarak dönemini yaşıyor" dedi

  14. Eski SPK Başkanı ifadeye çağrıldı

    Eski Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı İbrahim Ömer Gönül, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında şüpheli sıfatıyla bugün savcılığa ifade verecek. Gönül'ün ifadesi, başsavcılığın sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin yürüttüğü soruşturma kapsamında alınacak.

  15. Kaçırılma alarmının nedeni pilot kavgası çıktı

    İsrail Başbakanlığı, Dubai-Tel Aviv seferini yapan Flydubai uçağında kaçırma olmadığını, acil durumun pilotlar arasında yaşanan kavga nedeniyle ortaya çıktığını açıkladı. Uçak, Ürdün hava sahasında “7500” kaçırılma kodu vermesinin ardından Suudi Arabistan’a yönlendirilmiş, İsrail savaş uçaklarını havalandırmıştı. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

  16. TÜİK verilerine göre “gerçek işsizlik” yüzde 31'e yükseldi

    TÜİK’in “atıl işgücü” olarak tanımladığı geniş işsizlik oranı ağustosta yüzde 31’e yükseldi. İşsiz sayısı ise 2 milyon 740 bin olarak açıklandı. İş aramaktan vazgeçenleri ve eksik çalışanları ayrı kategorilerde değerlendiren TÜİK, yalnızca dar tanımı “işsizlik oranı” olarak sunarak işsizliği olduğundan düşük göstermeye çalışıyor. DİSK-AR’ın hesaplamasına göre geniş tanımlı işsiz sayısı ise 12 milyon 608 bin oldu.

  17. DDK Başkanı Tanrıkulu, Borsa İstanbul'daki görevlerinden ayrıldı

    Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın fon skandalıyla ilgili Devlet Denetleme Kurulu'nu görevlendirmesinin ardından DDK Başkanı Salih Tanrıkulu, Borsa İstanbul'daki yönetim kurulu başkanvekilliği ve denetim komitesi başkanlığı görevlerinden ayrıldı. Tanrıkulu'nun adı kurumun internet sitesindeki listelerden de kaldırıldı.

  18. AKP'li Zeybekci'nin şirketlerinin parası da Tera fonunda kalmış

    Eski Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci'nin ortağı olduğu dört şirketin parası, 17 Eylül'de tasfiye kararı verilen Tera'nın TP2 fonunda kaldı. İsmail Saymaz'a konuşan Zeybekci, kendini 455 bin mağdurdan biri saydı, fona yatırımdan haberi olmadığını söyledi. "Maalesef devletin ihmali var" derken mağduriyetini Erdoğan'a iletmediğini belirtti.

  19. Dubai - Tel Aviv uçağında kaçırılma kodu verildi

    İsrail'de yayın yapan Kanal 12'nin haberine göre, Dubai'den Tel Aviv'e giden yolcu uçağı, uçak kaçırılmasını ifade eden "7500" kodunu yayınladı. Kodun yayınlanması sonrasında, İsrail Hava Kuvvetleri'ne ait savaş uçaklarının yolcu uçağına doğru havalandığı bildirilirdi. Ürdün üzerinde bir süre tur atan ve içerisinde yaklaşık 100 İsrail vatandaşının bulunduğu belirtilen uçak, daha sonra Suudi Arabistan yönüne yönlendirildi.

  20. MEB’den istismarcı Ensar Vakfı’yla iş birliği

    MEB, Ensar Vakfı’nın düzenleyeceği “Sana Emanet Online Bilgi Yarışması”nı ortaokul ve liselere resmi yazıyla duyurdu. Cumhuriyet’ten Ufuk Sepetci’nin haberine göre, yarışmada öğrencilere umre ve teknoloji ödülleri verilecek. Dereceye giren kişilerin öğretmenleri ve okul müdürlerine ise 20 bin TL’ye kadar nakit ödül ödenecek. Ensar Vakfı, Karaman’da 45 çocuğun cinsel istismara maruz bırakıldığı olayla gündeme gelmişti.

  21. AYM, yoksulluk nafakasından "süresiz" ifadesini kaldırdı

    Anayasa Mahkemesi, Türk Medeni Kanunu’nun yoksulluk nafakasını düzenleyen 175. maddesindeki “süresiz olarak” ibaresini iptal etti. Karar, 30 Haziran 2027’de yürürlüğe girecek. Nafakanın süresine ilişkin yeni bir düzenlemenin önümüzdeki dönemde TBMM gündemine gelmesi bekleniyor.

✓