Arama

Site İçi Arama

Doğrudan arama yapın Aranıyor... Detaylı Arama
Sonuçlar aranıyor...
Kategorilere Göz Atın
© ideo. Anlatılan senin hikayendir

Köşe Yazısı

Çözüm neden sosyalizmde?

21:23 5 dk okuma

“Bana göre bugünkü haliyle kapitalist toplumun ekonomik anarşisi, kötülüğün gerçek kaynağı.”

Bu sözler, dahi fizikçi Albert Einstein’a ait. Yayın hayatını halen sürdüren Marksist dergi Monthly Review’in Mayıs 1949 tarihli ilk sayısına yazdığı “Neden sosyalizm?” başlıklı makalede aydın ufku ve sorumluluğunun gereği olarak, sosyalizm tartışmasının ekonomi ve topluma dair uzmanlığı olanlarla sınırlı kalamayacağını, sosyalizmi savunmanın ahlaki ve siyasi bir zorunluluk olduğunu derli toplu anlatıyordu.

Bu durum günümüz Türkiye’sinde de geçerli. Ülkemizin içinde bulunduğu durumu anlık fotoğrafa doğrudan yansıyan “hukuk tanımazlık ve baskı” olgusunun kaynağını irdeleyerek ele almak yeterli.

Yoksulluk, bağımlılık, gericilik…

19 Mart itibarıyla başlayan halk hareketini ele alalım. Hareketi tetikleyen, karşı-devrim iktidarının siyasal alanı daraltmaya yönelik hukuksuz operasyonlarının seçme-seçilme hakkının fiilen ortadan kaldırılması anlamına gelecek bir eşiğe dayanması oldu. Peki karşı-devrim iktidarı neden bu düzeyde bir hamleye ihtiyaç duydu ve bu kural tanımaz yönetim tarzının maddi zemini ne?

AKP öncelikle kapitalist sistemin geldiği noktada çıkış yolu olarak sermayenin her tür engelden azade egemenliğine dayalı bir iktidar modeli öneriyor. Üstelik toplumsal desteğindeki erimeyi durdurmanın gereği olarak siyasal alanı daraltmaya ve bu işlem sırasında kanun, kural, kurum tanımadan hareket etmeye mecbur. Bunun nedeni ise hem ekonomik tıkanıklık hem de kapsamlı bir siyasal-ideolojik çerçeve yoksunluğundan muzdarip olan sermaye egemenliğinin ölçüsüz bir yağma ve sömürü artışına mecbur olması, bu politikanın doğası gereği kural tanımazlığı ve halkın devre dışı bırakılmasını öngörmesi. Bu politikayı bizzat uygulayan iktidarın toplumsal desteğinin erimeye mahkum olması, siyasal alanın daraltılmasını aynı zamanda söz konusu iktidarın öznel ihtiyacı haline getiriyor.

Yoksullaşmadan muzdaripsek, nedeni sermayenin sonsuz sömürü ve yağmaya dayalı egemenliği. Yoksullaşmanın siyasal alanda karşı-devrimci çıktıları oluyorsa nedeni sermaye düzeninin devamlılığının siyasal alandaki gerekleri. Bağımlılık ilişkileri nedeniyle madenlerimize, doğal varlıklarımıza, limanlarımıza yabancı patronlar çöküyorsa nedeni emperyalist-kapitalist sistemin mevcut hiyerarşisinde Türkiye’ye biçilen rolün bundan fazlasını vadetmiyor olması. Karşı-devrim iktidarı sistemin ülkemize biçtiği rolü hevesle oynamak adına Ortadoğu ve Kuzey Afrika’da, Doğu Avrupa’da, doğu sınırımız ve Kafkaslarda ateşle oynuyor, Türkiye’yi hem çok vahim suçlara ortak ediyor hem de göçmen sorunu dahil pek çok sosyal sorun ve güvenlik riskini kangren haline getiriyorsa bunların nedeni de kapitalist sistemin gereklerinden başka bir şey değil.

Sorunun kaynağı belliyse, çözüm de bu kaynağın panzehri ne ise odur. Sorun sermaye egemenliği yani kapitalizmse, çözüm de elbette işçi sınıfının iktidarı yani sosyalizmdir.

Sosyalizmin çözümü ne?

Herhangi bir politik sorunda en somut ayrıntılar tamamen masa başında netleştirilemez. Netlik hayatın akışında, sınıflar arası mücadelenin kanlı canlı seyrinde netleşir. Yine de sosyalizmin Türkiye’nin belli başlı sorunlarının çözümüne dair net bir çerçeveye sahip olduğunu söyleyebiliriz.

Yoksullaşmanın kaynağı İngiliz Mehmet’in kemer sıkma dayatmasına mecbur olan sermaye egemenliğiyse, çözüm de özelleştirme yağmasından başlanılarak tüm büyük işletmelerin devletleştirilmesinden, yani üretim araçlarının mülkiyetinin devletleştirilmesinden geçer. Emekçilerin alın teriyle üretilen değerler bir avuç para babasınca gasbedilmediği takdirde zenginlik toplumun geneline pay edilir, gerek maaşlara gerekse eğitim, sağlık, konut, altyapı, çevre temizliği gibi halkın yaşam koşullarını doğrudan iyileştiren alanlara yansır. Örneğin Türkiye’nin en büyük işletmesi TÜPRAŞ, 2006’da 4 yıllık karına eşit bir bedelle Koç Holding’e peşkeş çekildi. Sadece TÜPRAŞ’ta basit bir hesapla “masrafın çıkarıldığı” 2010’dan bu yana Koç ailesine aktarılan servet eskiden olduğu gibi Hazine’ye aktarılsa bu kaynakla neler yapılabilirdi?

Yine sosyalist düzenin olmazsa olmazı olan planlı ekonomiye geçildiğinde sermaye grupları arasındaki rekabet nedeniyle çarçur edilen kaynaklar tek merkezden, tamamı halkın yararına harcanmak üzere yönetilir. Türkiye’yi ileri teknolojilerde dışa bağımlılıktan kurtaracak bir kalkınma planı yapmak mümkün olur. Para babalarının lüks tüketimi için israf edilen kaynaklar verimliliği ve emekçilerin yaşam kalitesini eş zamanlı artırmak üzere harcanır. Temel ihtiyaç olan ürün ve hizmetler erişilebilir hale gelir. Et-süt tüketimi, su ve elektrik faturası, barınılacak dört duvar ve bir tavan edinmek için fahiş bedeller ödenmez. İşsizlik ortadan kaldırılacağı, çalışma yaşındaki tüm yurttaşlara yeteneklerine uygun bir işte çalışma olanağı sağlanacağı için ülkenin insan kaynağı da verimli kullanılır, toplam zenginlik artarak daha adil paylaşılırken çalışma saatleri de düşer.

Sosyalist Türkiye, dış dünyada da onurlu ilişkiler kuran Türkiye’dir. “Yurtta barış, dünyada barış” ilkesini günümüz koşulları ve sosyalist değerler temelinde yeniden tanımlar, kendi egemenlik hakkına yönelik herhangi bir ihlali kabul etmezken diğer halkların egemenliğine de göz dikmez. Suriye ya da bir başka bölge ülkesinin cihatçı katil şebekelerinin cirit attığı yerler haline getirilmesine direnç gösterir, bu suça ortak olmak bir yana, ortak tehditlere karşı bölge ülkeleriyle dayanışma geliştirir. NATO’dan çıkar, İncirlik ve Kürecik’teki Amerikan üslerine el koyarak buraların İran ya da bir başka bölge ülkesine karşı kullanılması ayıbına son verir. Filistin halkının haklı direnişine hamasetin çok ötesinde destek verir, katil İsrail’in petrolden çeliğe katliamları sürdürmek ihtiyaç duyduğu ürünlerin tedariki gibi bir suç ortaklığına tenezzül etmez.

Örgütlü halkın gücü

Tüm bunlar pek çoklarına hayal gibi geliyor. Fikir güzel olsa da gerçek hayatta karşılık bulmayacağı, insan doğasına uygun olmayacağı, kuyruğuna basılan yerli-yabancı para babaları ile emperyalist merkezlerin saldırılarına karşı ayakta kalınamayacağı düşünülüyor. Söz konusu odaklardan gelecek saldırılarının ciddi bir tehdit oluşturacağı doğru olsa da bu konu günümüz güç dengeleri ve halkın örgütlülük düzeyinin düşüklüğü mutlak kabul edilerek tartışılamaz.

Örgütsüzlük sorunu aşılabilir, halk örgütlü hale getirilebilir. Örgütlü halk, pek çok tehdidi bertaraf edecek güçtür. Sosyalizm, emekçi halkın örgütlü gücüne dayanır. Türkiye’de halkın örgütsüzlüğü, sermaye egemenliğinin devamlılığı için on yıllarca süren operasyonların ürünü olmuştur ve yine sosyalist mücadelenin yükseltilmesi ile aşılacaktır.

Tarikatları, partileri, çeteleriyle dinci gericiliği ele alalım. Cumhuriyet’in temellerine düşman olan bu yapılar, Cumhuriyet mirasının devrimci unsurlarını tehlikeli bulan sermaye sınıfınca palazlandırıldı. Fethullah Gülen dahil sayısız gericinin Komünizmle Mücadele Derneklerinde ve türevi yapılanmalarda boy göstermiş olması tesadüf değildi. Yobazlar, Cumhuriyet’e bir devrimci atılım olduğu için düşmandı ve yaşadıkları çağda devrimciliğin en ileri kolu olan sosyalist harekete karşı koçbaşı olmak onların varlık nedeniydi.

Toplumsal ilerleme, ancak kavgayla mümkün. Çıkarı eşitlikten, özgürlükten, aydınlıktan, ilerlemeden yana olan toplumsal kuvvetlerin örgütlü hale getirilmesinin, kendisini bir iktidar alternatifi ve devamında iktidar organı olarak örgütlemesinin ürünü olabilir. İnsanlık tarihi boyunca böyle olmuştur, Türkiye’de de böyledir.

Cumhuriyet böyle bir deneyimdi. En az Tanzimat’a kadar uzatılabilecek ve Jön Türk deneyimiyle zenginleşmiş bir modernleşme birikiminin üzerinde yükselen, kurtuluş ve kuruluş uğraklarıyla örgütlenmiş bir devrimci atılımdı. Bağımsızlık ve ilerlemeden yana bir devrimci iradenin önderliğine dayandı, kuzeyindeki büyük devrimci atılımdan, ilk işçi sınıfı devleti Sovyetlerden de güç ve kısmen ilham aldı. Meclis kelimesinin Rusçası olan Sovyet tipi örgütlenmeden ilham alınarak memleketin dört yanında toplanan şuralar ve kongrelere dayalı merkezi bir iktidar odağı oluşturdu. İşgali böyle yendi, saltanat ve hilafeti böyle yıktı. Lozan’da, Montrö’de egemenliğini tescil ettirirken komşusu Sovyetler Birliği’nin dostluğuyla elini güçlendirdi.

Türkiye’de sosyalizm Cumhuriyet’in ilerici ve devrimci müktesebatının mantıksal sınırına taşınmasının, onun bir burjuva devrimi olmaktan gelen sınıfsal niteliğinin zaaflarından arındırılmasının adı oldu. Köy Enstitülüler, DP diktatörlüğüne direnen gençlik hareketi, 1961 Anayasası’nın kurduğu zemini en ileri noktaya doğru zorlamak için mücadele eden aydınlar Cumhuriyet’in eseriydi, Cumhuriyet’ten sosyalizme uzanan yolu açan devrimcilerdi. DP’si, AP’si, TMTB’si, ırkçı-Turancı güruhları, ABD’nin “bizim çocuklar” dediği 12 Eylülcüleriyle düzen cephesi devrimcileri bunun için hedef aldı.

Yeniden halkın egemen olduğu, ilerici değerlerin temel alındığı bir Cumhuriyet istiyorsak bunun da sosyalizmden başka yolu yok. Cumhuriyet için toparlanacağız, sosyalizm için örgütleneceğiz. Her şeyi kendimizden bekleyeceğiz.

Kısa Kısa

  1. İzmir'de fabrikada patlama: İşçiler yaralandı

    İzmir'in Torbalı ilçesinde İki-El Metal fabrikasında meydana gelen patlamada 7 işçi yaralandı. Olayda 3'ü ağır 7 işçi yaralandı. Yaralılar, ambulanslarla çeşitli hastanelere kaldırıldı.

  2. Can Atalay 24 saatlik açlık grevine başladı

    Anayasa Mahkemesi kararlarına rağmen tutukluluğu devam eden seçilmiş Hatay Milletvekili Can Atalay, TBMM’nin yeni yasama yılının başladığı 1 Ekim’de 24 saatlik açlık grevi kararı aldı. Türkiye İşçi Partisi Hatay Milletvekili Atalay'ın X hesabı üzerinden paylaşılan mesajda karar, "Hatay halkı beni, kendisi adına söz söylemem ve hesap sormam için seçti. O görevden vazgeçmeyeceğim. Artık bıçak kemiğe dayanmıştır" ifadeleriyle duyuruldu.

  3. Fon skandalında iade bilmecesi

    Gazeteci İsmail Saymaz, Fatma Betül Sayan Kaya'nın hisselerden kazandığı 2,2 milyar lirayı iade etmediği iddia ediliyor. Gazeteci İsmail Saymaz katıldığı televizyon yayınında iade iddiasının doğru olmasını ileri sürdü. Dün de Nagehan Alçı benzer bir iddiada bulunmuştu. Ekonomim'in iddiasına göre Kaya ve eşi, söz konusu tutarı Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından bildirilen banka hesabına aktarmıştı.

  4. Tera Portföy yöneticileri hakkında tutuklama kararı

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen 'fon soruşturması' kapsamında dün adliyeye sevk edilen Tera Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Erdin Özel ve Tera Portföy CEO'su Emir Münir Sarpyener hakkında tutuklama kararı verildi.

  5. Vahap Seçer gözaltına alındı

    Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer dahil 59 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar arasında aynı zamanda Vahap Seçer'in yanı sıra Vahap Seçer'in yanı sıra Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit ve Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer de bulunuyor.

  6. Akaryakıta zam geldi

    ÖTV artışı nedeniyle benzinin satış fiyatına 4,20, motorine ise 3,70 lira zam geldi. Resmi Gazete'de yayınlanan karara göre, eşel mobil sisteminin sona ermesiyle başlayan yeni dönemde benzindeki ÖTV artışı kasım ve aralık aylarında da kademeli olarak uygulanacak. Böylece benzinde eşel mobil öncesine dönüş nedeniyle beklenen 12,47 liralık fiyat artışı, ÖTV'nin tek seferde değil, kademeli olarak geri getirilmesiyle engellenmiş oldu. LPG'de ise eşel mobil öncesi sisteme dönüldü.

  7. Fon vurgunu: AKP Genel Başkan Yardımcısı Hayat Yazıcı’nın oğlunun malvarlığına konulan tedbir kararı kaldırıldı

    Fon soruşturması kapsamında yönelik kapsamında, eski ticaret bakanı ve AKP Siyasi ve Hukuki İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı’nın oğlu Mustafa Yazıcı’nın tüm mal varlığına hakkında verilen tedbir kararı saatler içinde kaldırıldı. İfadesi alınan Mustafa Yazıcı hakkında, yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol kararı verildi.

Önceki gün

  1. Fon so­ruş­tur­ma­sın­da AKP'li eski bakan Hayati Yazıcı’nın oğlunun mal varlığına tedbir konuldu

    Fon vurgununa yönelik İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, eski ticaret bakanı ve AKP Siyasi ve Hukuki İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı’nın oğlu Mustafa Yazıcı’nın tüm mal varlığına tedbir konuldu.

  2. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Beştepe’de Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüştü

    Tugay, görüşmenin ardından sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Erdoğan’a kendisini Beştepe’de kabul ettiği için teşekkür ederken, kente ilişkin projeleri “arz ettiklerini” belirtti. Cemil Tugay, geçtiğimiz aylarda CHP’den istifa etmişti. Tugay’ın Beştepe ziyareti, bir süredir medyada yer alan AKP’ye geçeceğine yönelik iddiaların ardından geldi.

  3. Eylül ayı Milli Güvenlik Kurulu toplantısı sona erdi: Çerçeve Yasa uygulanmaya başlamadı

    Cumhurbaşkanı başkanlığında gerçekleştirilen Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısı sonrasında İletişim Başkanlığı tarafından sekiz maddelik bir bildiri yayınlandı. ⁠Bildiride tehdit ve tehlikeler arasında, PKK, KCK ve PYD de yer aldı. Böylece iktidarın "Terörsüz Türkiye" olarak adlandırdığı süreç kapsamında yakın zamanda meclisten geçirilen "Çerçeve Yasa"'nın uygulama aşaması, bir süredir çeşitli kaynaklarca dile getirildiği üzere, ileri bir tarihe kaldı.

  4. Fon vurgunu so­ruş­tur­ma­sın­da yeni gelişme: 5 şirket için TMSF kararı

    Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), fon soruşturması kapsamında Destek Yatırım Bankası, Hedef Yatırım Bankası ve Tera Yatırım Bankası’nın nitelikli paylarına ilişkin temettü dışındaki ortaklık haklarının Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından kullanılmasına karar verdi. BDDK ayrıca Destek Faktoring ve Tera Finans Faktoring’e pay devri işlemlerinin tamamlanması için altı ay süre tanıdı.

  5. İngiltere Başbakanı Burnham: İngiltere için seçenekler arasında AB’ye yeniden katılmak da var

    İngiltere Başbakanı Andy Burnham, BBC’ye verdiği demeçte mevcut Brexit anlaşmasının “faydadan çok zarar” getirdiğini belirterek, Avrupa ile ilişkileri düzeltmek için neler yapılabileceğini değerlendirmek istediğini söyledi. Burnham İngiltere'nin Avrupa ile uzun vadeli ilişkilerini yeniden şekillendirmek amacıyla hükümetin değerlendirebileceği seçenekler arasında Avrupa Birliği’ne yeniden katılmanın da bulunduğunu ifade etti.

  6. Rusya: S-400 sistemlerinin Türkiye’den çıkarılması için Ankara ile görüşüyoruz

    Kremlin, Türkiye’nin Rusya’dan satın aldığı S-400 hava savunma sistemlerinin başka bir ülkeye konuşlandırılması konusunda Ankara ile temasların sürdüğünü açıkladı. Açıklama, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un geçtiğimiz cumartesi günü S-400’lerin başka bir ülkeye devredilebileceğine ilişkin sözlerinin ardından geldi.

  7. CHP’de ihraçlar devam ediyor

    Mutlak butlan kararıyla CHP’nin başına geçen Kılıçdaroğlu yönetimi, partiden ihraç kararları almaya devam ediyor. Son olarak Kadıköy Belediye Başkanı Mesut Kösedağ, Sarıyer Belediye Başkanı Oktay Aksu ve Sancaktepe Belediye Başkanı Alper Yeğin, kesin ihraç talebiyle disipline sevk edildi.

  8. T24'e erişim engeli

    T24'ün internet haber portalı ve sosyal medya hesapları hakkında kapatma kararı verildi. Karar kapsamında T24'ün son 1 yıl içerisinde 118 LGBT propagandası niteliği taşıyan içerik ürettiği ileri sürüldü. 1. Sulh Ceza Hakimliği tarafından alınan karar uygulanmak üzere Siber Güvenlik Başkanlığı'na gönderildi.

  9. Fon so­ruş­tur­ma­sın­da yeni dalga: 34 kişiye gözaltı

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü fon soruşturmasında 5'inci dalga operasyonda 34 şüpheli için gözaltı kararı verildi. Bakan Akın Gürlek'in açıklamasına göre şüpheli sayısı 217'ye ulaştı; 56 kişi tutuklandı, 88 kişiye adli kontrol uygulandı. 26 hissedeki manipülatif işlemler de inceleniyor.

  10. Sakarya'da çok sayıda bölge sular altında

    Sakarya’da dünden bu yana etkili olan sağanak yağışların ardından birçok bölgede sel ve su baskınları yaşandı. Karasu ve Darıçayırı'nda Sakarya Nehri ve bölgedeki derelerin taşmasıyla su seviyesi yer yer 1 ila 2 metreye ulaştı. Yaklaşık 60 hanenin etkilendiği bölgede mahsur kalanlar oldu. Ferizli ve Kaynarca'da sokaklar adeta göle dönerken, araçlar tamamen suya gömülürken Erenler'de çok sayıda evi su bastı.

  11. Suriye'de haremlik selamlık düğün kararı: Kadın salonlarına damatlar giremeyecek

    T24'ten Namık Durukan'ın haberine göre, Şam kırsalındaki Sergaya Belde Meclisi 27 Eylül'de kadınlara ayrılan düğün salonlarına damatların girişini yasakladı. Douma Şehir Meclisi de benzer bir karar aldı. Kararlara uymayanlar hakkında yasal işlem uygulanacak.

  12. Fatma Betül Sayan Kaya’nın adı AKP’nin internet sitesinden kaldırıldı

    Fon soruşturması kapsamında gündeme gelen iddiaların ardından AKP’deki görevlerinden ayrılan eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya’nın adı ve özgeçmişi partinin internet sitesinden kaldırıldı. Kaya’nın MKYK WhatsApp grubundan da çıkarıldığı iddia edildi.

  13. Bilal Erdoğan: "Türkiye belki en normal dönemini yaşıyor"

    AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın oğlu Bilal Erdoğan, Konya'da imam hatip öğrencilerine seslendi. İmam hatipleri "normalleşmenin" teminatı ilan eden Erdoğan, dindar muhafazakârlığı "milletin vasatı" olarak tanımladı. İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı sıfatıyla Konya Anadolu İmam Hatip Lisesi'nde konuşan Erdoğan, "Bu millet galebe çaldı ve bugün hamdolsun Türkiye belki en normal, sosyal olarak kültürel olarak dönemini yaşıyor" dedi

  14. Eski SPK Başkanı ifadeye çağrıldı

    Eski Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı İbrahim Ömer Gönül, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında şüpheli sıfatıyla bugün savcılığa ifade verecek. Gönül'ün ifadesi, başsavcılığın sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin yürüttüğü soruşturma kapsamında alınacak.

  15. Kaçırılma alarmının nedeni pilot kavgası çıktı

    İsrail Başbakanlığı, Dubai-Tel Aviv seferini yapan Flydubai uçağında kaçırma olmadığını, acil durumun pilotlar arasında yaşanan kavga nedeniyle ortaya çıktığını açıkladı. Uçak, Ürdün hava sahasında “7500” kaçırılma kodu vermesinin ardından Suudi Arabistan’a yönlendirilmiş, İsrail savaş uçaklarını havalandırmıştı. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

  16. TÜİK verilerine göre “gerçek işsizlik” yüzde 31'e yükseldi

    TÜİK’in “atıl işgücü” olarak tanımladığı geniş işsizlik oranı ağustosta yüzde 31’e yükseldi. İşsiz sayısı ise 2 milyon 740 bin olarak açıklandı. İş aramaktan vazgeçenleri ve eksik çalışanları ayrı kategorilerde değerlendiren TÜİK, yalnızca dar tanımı “işsizlik oranı” olarak sunarak işsizliği olduğundan düşük göstermeye çalışıyor. DİSK-AR’ın hesaplamasına göre geniş tanımlı işsiz sayısı ise 12 milyon 608 bin oldu.

  17. DDK Başkanı Tanrıkulu, Borsa İstanbul'daki görevlerinden ayrıldı

    Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın fon skandalıyla ilgili Devlet Denetleme Kurulu'nu görevlendirmesinin ardından DDK Başkanı Salih Tanrıkulu, Borsa İstanbul'daki yönetim kurulu başkanvekilliği ve denetim komitesi başkanlığı görevlerinden ayrıldı. Tanrıkulu'nun adı kurumun internet sitesindeki listelerden de kaldırıldı.

  18. AKP'li Zeybekci'nin şirketlerinin parası da Tera fonunda kalmış

    Eski Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci'nin ortağı olduğu dört şirketin parası, 17 Eylül'de tasfiye kararı verilen Tera'nın TP2 fonunda kaldı. İsmail Saymaz'a konuşan Zeybekci, kendini 455 bin mağdurdan biri saydı, fona yatırımdan haberi olmadığını söyledi. "Maalesef devletin ihmali var" derken mağduriyetini Erdoğan'a iletmediğini belirtti.

  19. Dubai - Tel Aviv uçağında kaçırılma kodu verildi

    İsrail'de yayın yapan Kanal 12'nin haberine göre, Dubai'den Tel Aviv'e giden yolcu uçağı, uçak kaçırılmasını ifade eden "7500" kodunu yayınladı. Kodun yayınlanması sonrasında, İsrail Hava Kuvvetleri'ne ait savaş uçaklarının yolcu uçağına doğru havalandığı bildirilirdi. Ürdün üzerinde bir süre tur atan ve içerisinde yaklaşık 100 İsrail vatandaşının bulunduğu belirtilen uçak, daha sonra Suudi Arabistan yönüne yönlendirildi.

  20. MEB’den istismarcı Ensar Vakfı’yla iş birliği

    MEB, Ensar Vakfı’nın düzenleyeceği “Sana Emanet Online Bilgi Yarışması”nı ortaokul ve liselere resmi yazıyla duyurdu. Cumhuriyet’ten Ufuk Sepetci’nin haberine göre, yarışmada öğrencilere umre ve teknoloji ödülleri verilecek. Dereceye giren kişilerin öğretmenleri ve okul müdürlerine ise 20 bin TL’ye kadar nakit ödül ödenecek. Ensar Vakfı, Karaman’da 45 çocuğun cinsel istismara maruz bırakıldığı olayla gündeme gelmişti.

  21. AYM, yoksulluk nafakasından "süresiz" ifadesini kaldırdı

    Anayasa Mahkemesi, Türk Medeni Kanunu’nun yoksulluk nafakasını düzenleyen 175. maddesindeki “süresiz olarak” ibaresini iptal etti. Karar, 30 Haziran 2027’de yürürlüğe girecek. Nafakanın süresine ilişkin yeni bir düzenlemenin önümüzdeki dönemde TBMM gündemine gelmesi bekleniyor.

✓