Arama

Site İçi Arama

Doğrudan arama yapın Aranıyor... Detaylı Arama
Sonuçlar aranıyor...
Kategorilere Göz Atın
© ideo. Anlatılan senin hikayendir

Köşe Yazısı

Devrimci siyaset üzerine

10:29 5 dk okuma

Ülkemizi gericilerin, sermayedarların ve işbirlikçilerin elinden kurtarmak istiyoruz. Devleti ve bütün siyasal alanı teslim alan tarikat, mafya ve sermaye ağlarını tasfiye etmek ve aydınlık yarınlara kavuşmak için sabırsızlanıyoruz. Bunları yapmak için, sıraladığımız sorunların cisimleşmiş hali olan AKP-MHP ittifakını yenmemiz gerektiğinin farkındayız.

Ülkemizin sorunlarının yakıcılığı ve kangrenleşmiş hali bazen kestirme ve kolay görünen yolların, sahte çözümlerin halk kitleleri içerisinden karşılık bulmasına yol açabiliyor. Hatta bu karşılık zaman zaman biz devrimcilerin üstüne de bir basınç olarak yansıyor.

Kendi hedeflerimizi geri çekerek CHP’nin başını çektiği düzen muhalefeti cephesinin sol kanadı rolünün kabullenmemiz bekleniyor.
Hatta bu beklentiye sosyalistler içerisinden de karşılık verenler, bahsettiğimiz rolü bir strateji ikamesi haline getiren topluluklar var.

Hem düzen muhalefete cephesi hem de bu cephenin sosyalistler içerisindeki uzantılarından zaman zaman “kendi örgütsel çıkarlarını bir kenara bırakıp ortak muhalefet zeminine güç verme” çağrılarını da duyuyoruz.

Oysa ki devrimcilerin “Türkiye işçi sınıfının tarihsel çıkarlarından” ayrı düşünülebilecek bir örgütsel çıkarı bulunmuyor. Dolayısıyla örgütsel çıkarı ve hedefleri bir kenara bırakma hedefi özünde işçi sınıfının bağımsız siyasal aktör olma hedefini bir kenara itme anlamını taşıyor.

Yalnızca bununla da kalmıyor. Ülkemizin sorunlarının gerçek nedenlerinin hiçbirine yönelmeyen ve bundan dolayı sürekli bir beklenti ve hayal kırıklığı döngüsü yaratan düzen muhalefeti stratejisine de eklemlenmeye denk düşüyor.

Türkiye’de halk her kritik dönemeçte üzerine düşeni yapıyor. Gençlerin, kadınların ve emekçilerin direnci iktidar blokunun hamlelerinin önündeki en büyük barikatı ifade ediyor. Düzen muhalefeti de bir anlamda kendi rolünü oynuyor. Ortaya çıkan öfkenin düzenin kendisine yönelmemesini güvence altına almak için bu öfkeyi soğuruyor. Geniş kitlelerin siyasetle kurduğu ilişkiyi yeniden salt sandık düzlemine sıkıştırmaya çabalıyor.

Sahte ve tekil çözüm arayışlarıyla kaybedilen zaman her şeyden çok iktidar blokunun ömrünün uzamasına yarıyor.

Bizim için devrim “olsa iyi olur” dediğimiz bir gerçek dışı hedefi ya da bir gerçeklik sonrası durumu ifade etmiyor. Aksine tam da gerçek sorunların tek olanaklı çözümüne işaret ediyor.

Sorunlar ne kadar birbiriyle iç içe geçmiş, kökleşmiş ve karmaşık bir karaktere sahipse devrimci çözüm ihtiyacı da o kadar kaçınılmaz bir hal alıyor. Bütünü değiştirmek onun parçalarını değiştirmekten yalnızca daha kalıcı değil aynı zamanda daha olanaklı bir hedefi ifade ediyor.

Devrimcilik de tam da bu nedenle emekçi halkın gerçek sorunlarına gerçek ve bütünlüklü çözümler sunmanın ifadesi olarak öne çıkıyor.

Düzen muhalefeti ve onun sosyalist sol içerisindeki dayanaklarının devrimcilere önerisi, AKP’den kurtuluş ile ülkenin sorunlarına yönelik gerçek çözümler getirilmesi arasında bir kronolojik sıralama yapılması. Bu yaklaşıma göre, önce AKP-MHP ittifakından kurtulacağız, sonrasında memleketin gerçek meselelerini tartışma ve çözme fırsatı bulacağız.

Bu öneri temelde siyasete ilişkin yanlış bir kavrayışa dayanıyor. Bütünlüklü bir siyasal müdahalenin etkili olması için bir düğümün çözümlenme anında yapılması gerekiyor. Dolayısıyla düğümün ve beraberinde getirdiği karmaşık sorunlar yumağının varlığı devrimci siyaseti ertelemeyi gerektirmiyor, aksine devrimci bir siyasal müdahale tam da böyle momentlerde gerçek karşılığına kavuşabiliyor.

Dolayısıyla, Erdoğan’ın şahsında ve onun etrafında şekillenen iktidar blokunun varlığında somutlanan siyasi krizin aşılması ile devrimci siyasal çözümlerin geniş kitlelerde karşılık bularak gerçek bir alternatifi ifade etmesi arasında güçlü bir ilişki var.

Derdimizi daha iyi anlatmak adına üç soru ortaya atalım:

1) Devrim öncesinde sorunların biraz olsun hafifletilmesi ve Türkiye’nin geniş kitleler için yaşanabilir bir ülke haline getirilmesi mümkün değil mi?


2) Erdoğan’ın etrafında şekillenen AKP-MHP iktidarının sona ermesi için devrim olması mı gerekiyor?


3) Devrimciler, iktidarı fethedene kadar hiç ara kazanım elde etmeyecek mi?

İlk sorudan başlayacak olursak… Bize göre, bu durumun oluşması ancak gerçek bir devrimci tehdidin düzeni zorlaması ile olanaklı. Dolayısıyla, hedefiniz iyileştirme olduğu sürece düzeni iyileştirme sonucu elde etmeniz mümkün değil. Öte yandan, bir devrimci tehdidin varlığında dahi sermaye düzeni attığı geçici geri adımları ve bıraktığı alanları tekrar doldurmaya çalışacak saldırıları yapmaya, kurulan geçici dengeyi kendi lehine bozmaya çabalayacaktır. Türkiye kapitalizminin mafyasız, tarikatsız, emekçilerin refahının ileriye gittiği bir modele yaslanması olanaklı olmadığı ölçüde, sınırlı iyileştirmeler de ancak kısa anomali durumlarını ifade edebilecektir. Bu anlamda, gerçekçilik adına halkı reformlarla ilerleme rotasına sokmaya çalışan her girişim boş hayaller peşinde koşma anlamına gelmektedir.

İkinci sorumuzu iki farklı biçimde yanıtlamak olanaklı. İlk olarak, bahsettiğimiz ittifakın temsil ettiği gericilik, piyasacılık ve işbirlikçilik sorunlarının çözümü, yani AKP ve MHP’den gerçek anlamıyla kurtulmak. Bunun için devrimci bir dönüşüm ve aynı anlama gelmek üzere iktidarın yaslandığı sınıfsal karakterin değişiminin gerektiği açık. İkinci seçenek ise bahsettiğimiz blokun iktidardan uzaklaşması ama Türkiye’de gericiliğn, piyasacılığın ve işbirlikçiliğin hüküm sürmeye devam etmesi. Bu durumun mümkünlüğü bize göre ilk sorunun yanıtıyla bağlantılı. Düzenin hissettiği devrimci tehdidin merkezdeki aktörün değişikliğni dayattığı bir senaryonun da önkoşulu emekçi halkın kendi bağımsız siyasal kanalını inşa etmesi. Öte yandan, bu senaryoda Türkiye kapitalizminin basit bir aktör değişikliğiyle yola devam etmesi halk açısından bir zaferin değil kaçırılmış bir fırsatın ifadesi olabilir. Dolayısıyla, bu tablo bizim için hedeflenmesi gereken değil önünde durulması gereken bir senaryoyu ifade ediyor.

Son olarak kazanımların siyasal mücadeledeki rolü konusuna gelebiliriz. Bize göre, konu devrimci siyaset olduğunda “işçilerin mücadelelerinin gerçek sonucu hemen o anda elde edilen başarıda değil, işçilerin durmadan genişleyen birliğindedir”(1) diyen Marx’ın çizgisi geçerliliğini koruyor. Dolayısıyla günümüzün devrimci mücadeleleri için ana kazanım düzlemini devrimci siyasal seçenek etrafında örgütlenerek özneleşen ve bir siyasal faktör haline getirilen emekçi kitleler oluşturuyor.

Devrimci siyasetin bütünlüğe işaret eden karakteri bu bütünlüğün bir eşdeğerlikler zinciri olması anlamına gelmiyor. Bütünün gelişimi, çelişkilerin farklı ögelere dağılımdanki eşitsizlikler nedeniyle türdeş bir süreci ifade etmiyor. Aynı zamanda toplumsal formasyonun ifade ettiği bütünlükte farklı ögeler farklı rollere ve buna tekabül eden etkilere sahip olduğu ölçüde bu bütünü değiştirmek ve aynı anlama gelmek üzere kavramak bu farklı ögeler arasında bir önem hiyerarşisi kurmayı da gerekli kılıyor.

Sorunların bu çelişkili ve eşitsiz bütünlüğü aynı zamanda siyasal müdahalenin de başarısını olanaklı kılan zemini ifade ediyor. Kurtuluşun mümkünlüğü aynı zamanda sorunların çözümlenmesine ilişkin bir devrimci stratejik yaklaşım ve bu yaklaşıma yaslanan bir yol haritasıyla olanaklı. Burada iki ana halkanın belirgin bir biçimde altının çizilmesi bizler için özel bir önem taşıyor. Bunlardan ilki, önümüzdeki hedefi oluşturan iktidarın sınıfsal karakterinin değiştirilmesine tekabül eden siyasal devrim uğrağı. İkincisi ise siyasal iktidarın fethi sonrasında sosyalizmin toplumsal yapıda yerleşiklik kazanmasına denk düşen toplumsal devrim aşaması.

Devrimci siyaset, geniş kitlelerin salt tepkisel bir düzlemden çıkarak kurucu bir rol üstlenmesi anlamına geldiği ölçüde siyasal stratejinin konfigürasyonu da içerisinde bulunulan uğrağın ihtiyaçlarını merkeze yerleştiren bir karaktere sahip olmak durumunda.

Siyasal devrim ve toplumsal devrim uğrakları arasındaki ayrımın yeniden hatırlatılması özellikle postmodern akımların sol üzerindeki etkisinin bu düzlemde yarattığı kafa karışıklığının ürettiği çıkışsızlık ve umutsuzluk tablosundan kendisini ayrıştırmanın da anahtarı niteliğinde.

Devrimci siyaseti ayırt edici kılan temel noktalardan birinin çıkış arayışındaki ısrar olduğunu unutmamamız gerekiyor. Türkiye çıkışını arıyor ve bizim sırtımıza bu arayışa yanıt üretecek devrimci siyasal seçeneği örgütleme görevini yüklüyor. Başka bir çok şeyde olduğu gibi bu yükü sırtlanma iradesini de başkalarından değil kendimizden bekliyoruz.

1) Karl Marx, Friedrich Engels. Komünist Manifesto. Çev. nail Satlıgan. Yordam Kitap. Dokuzuncu Basım. Aralık 2021. sf. 52.

Kısa Kısa

  1. İzmir'de fabrikada patlama: İşçiler yaralandı

    İzmir'in Torbalı ilçesinde İki-El Metal fabrikasında meydana gelen patlamada 7 işçi yaralandı. Olayda 3'ü ağır 7 işçi yaralandı. Yaralılar, ambulanslarla çeşitli hastanelere kaldırıldı.

  2. Can Atalay 24 saatlik açlık grevine başladı

    Anayasa Mahkemesi kararlarına rağmen tutukluluğu devam eden seçilmiş Hatay Milletvekili Can Atalay, TBMM’nin yeni yasama yılının başladığı 1 Ekim’de 24 saatlik açlık grevi kararı aldı. Türkiye İşçi Partisi Hatay Milletvekili Atalay'ın X hesabı üzerinden paylaşılan mesajda karar, "Hatay halkı beni, kendisi adına söz söylemem ve hesap sormam için seçti. O görevden vazgeçmeyeceğim. Artık bıçak kemiğe dayanmıştır" ifadeleriyle duyuruldu.

  3. Fon skandalında iade bilmecesi

    Gazeteci İsmail Saymaz, Fatma Betül Sayan Kaya'nın hisselerden kazandığı 2,2 milyar lirayı iade etmediği iddia ediliyor. Gazeteci İsmail Saymaz katıldığı televizyon yayınında iade iddiasının doğru olmasını ileri sürdü. Dün de Nagehan Alçı benzer bir iddiada bulunmuştu. Ekonomim'in iddiasına göre Kaya ve eşi, söz konusu tutarı Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından bildirilen banka hesabına aktarmıştı.

  4. Tera Portföy yöneticileri hakkında tutuklama kararı

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen 'fon soruşturması' kapsamında dün adliyeye sevk edilen Tera Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Erdin Özel ve Tera Portföy CEO'su Emir Münir Sarpyener hakkında tutuklama kararı verildi.

  5. Vahap Seçer gözaltına alındı

    Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer dahil 59 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar arasında aynı zamanda Vahap Seçer'in yanı sıra Vahap Seçer'in yanı sıra Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit ve Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer de bulunuyor.

  6. Akaryakıta zam geldi

    ÖTV artışı nedeniyle benzinin satış fiyatına 4,20, motorine ise 3,70 lira zam geldi. Resmi Gazete'de yayınlanan karara göre, eşel mobil sisteminin sona ermesiyle başlayan yeni dönemde benzindeki ÖTV artışı kasım ve aralık aylarında da kademeli olarak uygulanacak. Böylece benzinde eşel mobil öncesine dönüş nedeniyle beklenen 12,47 liralık fiyat artışı, ÖTV'nin tek seferde değil, kademeli olarak geri getirilmesiyle engellenmiş oldu. LPG'de ise eşel mobil öncesi sisteme dönüldü.

  7. Fon vurgunu: AKP Genel Başkan Yardımcısı Hayat Yazıcı’nın oğlunun malvarlığına konulan tedbir kararı kaldırıldı

    Fon soruşturması kapsamında yönelik kapsamında, eski ticaret bakanı ve AKP Siyasi ve Hukuki İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı’nın oğlu Mustafa Yazıcı’nın tüm mal varlığına hakkında verilen tedbir kararı saatler içinde kaldırıldı. İfadesi alınan Mustafa Yazıcı hakkında, yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol kararı verildi.

Önceki gün

  1. Fon so­ruş­tur­ma­sın­da AKP'li eski bakan Hayati Yazıcı’nın oğlunun mal varlığına tedbir konuldu

    Fon vurgununa yönelik İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, eski ticaret bakanı ve AKP Siyasi ve Hukuki İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı’nın oğlu Mustafa Yazıcı’nın tüm mal varlığına tedbir konuldu.

  2. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Beştepe’de Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüştü

    Tugay, görüşmenin ardından sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Erdoğan’a kendisini Beştepe’de kabul ettiği için teşekkür ederken, kente ilişkin projeleri “arz ettiklerini” belirtti. Cemil Tugay, geçtiğimiz aylarda CHP’den istifa etmişti. Tugay’ın Beştepe ziyareti, bir süredir medyada yer alan AKP’ye geçeceğine yönelik iddiaların ardından geldi.

  3. Eylül ayı Milli Güvenlik Kurulu toplantısı sona erdi: Çerçeve Yasa uygulanmaya başlamadı

    Cumhurbaşkanı başkanlığında gerçekleştirilen Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısı sonrasında İletişim Başkanlığı tarafından sekiz maddelik bir bildiri yayınlandı. ⁠Bildiride tehdit ve tehlikeler arasında, PKK, KCK ve PYD de yer aldı. Böylece iktidarın "Terörsüz Türkiye" olarak adlandırdığı süreç kapsamında yakın zamanda meclisten geçirilen "Çerçeve Yasa"'nın uygulama aşaması, bir süredir çeşitli kaynaklarca dile getirildiği üzere, ileri bir tarihe kaldı.

  4. Fon vurgunu so­ruş­tur­ma­sın­da yeni gelişme: 5 şirket için TMSF kararı

    Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), fon soruşturması kapsamında Destek Yatırım Bankası, Hedef Yatırım Bankası ve Tera Yatırım Bankası’nın nitelikli paylarına ilişkin temettü dışındaki ortaklık haklarının Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından kullanılmasına karar verdi. BDDK ayrıca Destek Faktoring ve Tera Finans Faktoring’e pay devri işlemlerinin tamamlanması için altı ay süre tanıdı.

  5. İngiltere Başbakanı Burnham: İngiltere için seçenekler arasında AB’ye yeniden katılmak da var

    İngiltere Başbakanı Andy Burnham, BBC’ye verdiği demeçte mevcut Brexit anlaşmasının “faydadan çok zarar” getirdiğini belirterek, Avrupa ile ilişkileri düzeltmek için neler yapılabileceğini değerlendirmek istediğini söyledi. Burnham İngiltere'nin Avrupa ile uzun vadeli ilişkilerini yeniden şekillendirmek amacıyla hükümetin değerlendirebileceği seçenekler arasında Avrupa Birliği’ne yeniden katılmanın da bulunduğunu ifade etti.

  6. Rusya: S-400 sistemlerinin Türkiye’den çıkarılması için Ankara ile görüşüyoruz

    Kremlin, Türkiye’nin Rusya’dan satın aldığı S-400 hava savunma sistemlerinin başka bir ülkeye konuşlandırılması konusunda Ankara ile temasların sürdüğünü açıkladı. Açıklama, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un geçtiğimiz cumartesi günü S-400’lerin başka bir ülkeye devredilebileceğine ilişkin sözlerinin ardından geldi.

  7. CHP’de ihraçlar devam ediyor

    Mutlak butlan kararıyla CHP’nin başına geçen Kılıçdaroğlu yönetimi, partiden ihraç kararları almaya devam ediyor. Son olarak Kadıköy Belediye Başkanı Mesut Kösedağ, Sarıyer Belediye Başkanı Oktay Aksu ve Sancaktepe Belediye Başkanı Alper Yeğin, kesin ihraç talebiyle disipline sevk edildi.

  8. T24'e erişim engeli

    T24'ün internet haber portalı ve sosyal medya hesapları hakkında kapatma kararı verildi. Karar kapsamında T24'ün son 1 yıl içerisinde 118 LGBT propagandası niteliği taşıyan içerik ürettiği ileri sürüldü. 1. Sulh Ceza Hakimliği tarafından alınan karar uygulanmak üzere Siber Güvenlik Başkanlığı'na gönderildi.

  9. Fon so­ruş­tur­ma­sın­da yeni dalga: 34 kişiye gözaltı

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü fon soruşturmasında 5'inci dalga operasyonda 34 şüpheli için gözaltı kararı verildi. Bakan Akın Gürlek'in açıklamasına göre şüpheli sayısı 217'ye ulaştı; 56 kişi tutuklandı, 88 kişiye adli kontrol uygulandı. 26 hissedeki manipülatif işlemler de inceleniyor.

  10. Sakarya'da çok sayıda bölge sular altında

    Sakarya’da dünden bu yana etkili olan sağanak yağışların ardından birçok bölgede sel ve su baskınları yaşandı. Karasu ve Darıçayırı'nda Sakarya Nehri ve bölgedeki derelerin taşmasıyla su seviyesi yer yer 1 ila 2 metreye ulaştı. Yaklaşık 60 hanenin etkilendiği bölgede mahsur kalanlar oldu. Ferizli ve Kaynarca'da sokaklar adeta göle dönerken, araçlar tamamen suya gömülürken Erenler'de çok sayıda evi su bastı.

  11. Suriye'de haremlik selamlık düğün kararı: Kadın salonlarına damatlar giremeyecek

    T24'ten Namık Durukan'ın haberine göre, Şam kırsalındaki Sergaya Belde Meclisi 27 Eylül'de kadınlara ayrılan düğün salonlarına damatların girişini yasakladı. Douma Şehir Meclisi de benzer bir karar aldı. Kararlara uymayanlar hakkında yasal işlem uygulanacak.

  12. Fatma Betül Sayan Kaya’nın adı AKP’nin internet sitesinden kaldırıldı

    Fon soruşturması kapsamında gündeme gelen iddiaların ardından AKP’deki görevlerinden ayrılan eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya’nın adı ve özgeçmişi partinin internet sitesinden kaldırıldı. Kaya’nın MKYK WhatsApp grubundan da çıkarıldığı iddia edildi.

  13. Bilal Erdoğan: "Türkiye belki en normal dönemini yaşıyor"

    AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın oğlu Bilal Erdoğan, Konya'da imam hatip öğrencilerine seslendi. İmam hatipleri "normalleşmenin" teminatı ilan eden Erdoğan, dindar muhafazakârlığı "milletin vasatı" olarak tanımladı. İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı sıfatıyla Konya Anadolu İmam Hatip Lisesi'nde konuşan Erdoğan, "Bu millet galebe çaldı ve bugün hamdolsun Türkiye belki en normal, sosyal olarak kültürel olarak dönemini yaşıyor" dedi

  14. Eski SPK Başkanı ifadeye çağrıldı

    Eski Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı İbrahim Ömer Gönül, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında şüpheli sıfatıyla bugün savcılığa ifade verecek. Gönül'ün ifadesi, başsavcılığın sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin yürüttüğü soruşturma kapsamında alınacak.

  15. Kaçırılma alarmının nedeni pilot kavgası çıktı

    İsrail Başbakanlığı, Dubai-Tel Aviv seferini yapan Flydubai uçağında kaçırma olmadığını, acil durumun pilotlar arasında yaşanan kavga nedeniyle ortaya çıktığını açıkladı. Uçak, Ürdün hava sahasında “7500” kaçırılma kodu vermesinin ardından Suudi Arabistan’a yönlendirilmiş, İsrail savaş uçaklarını havalandırmıştı. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

  16. TÜİK verilerine göre “gerçek işsizlik” yüzde 31'e yükseldi

    TÜİK’in “atıl işgücü” olarak tanımladığı geniş işsizlik oranı ağustosta yüzde 31’e yükseldi. İşsiz sayısı ise 2 milyon 740 bin olarak açıklandı. İş aramaktan vazgeçenleri ve eksik çalışanları ayrı kategorilerde değerlendiren TÜİK, yalnızca dar tanımı “işsizlik oranı” olarak sunarak işsizliği olduğundan düşük göstermeye çalışıyor. DİSK-AR’ın hesaplamasına göre geniş tanımlı işsiz sayısı ise 12 milyon 608 bin oldu.

  17. DDK Başkanı Tanrıkulu, Borsa İstanbul'daki görevlerinden ayrıldı

    Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın fon skandalıyla ilgili Devlet Denetleme Kurulu'nu görevlendirmesinin ardından DDK Başkanı Salih Tanrıkulu, Borsa İstanbul'daki yönetim kurulu başkanvekilliği ve denetim komitesi başkanlığı görevlerinden ayrıldı. Tanrıkulu'nun adı kurumun internet sitesindeki listelerden de kaldırıldı.

  18. AKP'li Zeybekci'nin şirketlerinin parası da Tera fonunda kalmış

    Eski Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci'nin ortağı olduğu dört şirketin parası, 17 Eylül'de tasfiye kararı verilen Tera'nın TP2 fonunda kaldı. İsmail Saymaz'a konuşan Zeybekci, kendini 455 bin mağdurdan biri saydı, fona yatırımdan haberi olmadığını söyledi. "Maalesef devletin ihmali var" derken mağduriyetini Erdoğan'a iletmediğini belirtti.

  19. Dubai - Tel Aviv uçağında kaçırılma kodu verildi

    İsrail'de yayın yapan Kanal 12'nin haberine göre, Dubai'den Tel Aviv'e giden yolcu uçağı, uçak kaçırılmasını ifade eden "7500" kodunu yayınladı. Kodun yayınlanması sonrasında, İsrail Hava Kuvvetleri'ne ait savaş uçaklarının yolcu uçağına doğru havalandığı bildirilirdi. Ürdün üzerinde bir süre tur atan ve içerisinde yaklaşık 100 İsrail vatandaşının bulunduğu belirtilen uçak, daha sonra Suudi Arabistan yönüne yönlendirildi.

  20. MEB’den istismarcı Ensar Vakfı’yla iş birliği

    MEB, Ensar Vakfı’nın düzenleyeceği “Sana Emanet Online Bilgi Yarışması”nı ortaokul ve liselere resmi yazıyla duyurdu. Cumhuriyet’ten Ufuk Sepetci’nin haberine göre, yarışmada öğrencilere umre ve teknoloji ödülleri verilecek. Dereceye giren kişilerin öğretmenleri ve okul müdürlerine ise 20 bin TL’ye kadar nakit ödül ödenecek. Ensar Vakfı, Karaman’da 45 çocuğun cinsel istismara maruz bırakıldığı olayla gündeme gelmişti.

  21. AYM, yoksulluk nafakasından "süresiz" ifadesini kaldırdı

    Anayasa Mahkemesi, Türk Medeni Kanunu’nun yoksulluk nafakasını düzenleyen 175. maddesindeki “süresiz olarak” ibaresini iptal etti. Karar, 30 Haziran 2027’de yürürlüğe girecek. Nafakanın süresine ilişkin yeni bir düzenlemenin önümüzdeki dönemde TBMM gündemine gelmesi bekleniyor.

✓