Arama

Site İçi Arama

Doğrudan arama yapın Aranıyor... Detaylı Arama
Sonuçlar aranıyor...
Kategorilere Göz Atın
© ideo. Anlatılan senin hikayendir

Köşe Yazısı

‘Edit video İttihatçılığı’, Türkçülük, Turancılık: Talat Paşa ne ara internet ünlüsü oldu?

16:28 5 dk okuma

Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin Talat Paşa heykeli yaptırması ve DEM Parti’nin konuyu Meclis’e taşıması, yıllardır bitmeyen İttihat ve Terakki (İTC) tartışmalarını yeniden alevlendirdi.

Bu tartışma güncel siyasi saflaşmalara göre şekillenen, güncel hedeflere sahip bir tartışma. Dolayısıyla bu yazıda, bu örgütlerin ve figürlerin tarihsel rolüne değil, bugün nasıl hatırlandığına odaklanıyoruz. Zira konu her ne kadar ‘tarihsel’ olsa da, taraflar tarihselliği salt bir vesile olarak kullanıp, güncel pozisyonları için meşruiyet arayışları kapsamında çarpıtıyor.

Dolayısıyla, İTC ve Osmanlı İmparatorluğu’ndaki siyasi akımların niteliği değil, günümüzde ne anlama geldiğini tartışmak gerekiyor.

İTC özlemi neye dayanıyor?

Kendilerini Türkçü/Turancı/milliyetçi olarak adlandıran çeşitli siyasi kesimler veya bireylerin, sosyal medya başta olmak üzere, adına ‘İttihatçılık’ dedikleri bir siyasi duruşu yüceltmesi dikkat çekici. Bu eğilim son yıllarda artarak devam ediyor. Ancak ‘yeni’ sayılmaz. Kökleri ise, sanıldığının aksine İTC dönemine değil, Soğuk Savaş’a dayanıyor.

‘Küçük Amerika’ya dönüşümü sürecinde ülkemiz, Sovyet Türkleri içerisinde ayrılıkçı eğilimleri güçlendirmek üzere desteklenen ‘Turancılığın’ karargahı haline getirildi. Kabaca 1940’lardan itibaren yükseltilen bu eğilim, en başından beri genç Cumhuriyetin ve Mustafa Kemal devrimciliğinin karşısında konumlandı.

Bu konumlanma, söz konusu akımları Yusuf Akçura, Ziya Gökalp, İsmail Gaspıralı gibi ‘İlk Türkçüler’ tarafından dönemin koşulları ve ihtiyaçları ekseninde geliştirilen Türkçülük ideolojisinden dahi önemli ölçüde ayırarak, emperyalizmin Türk dünyasında ve Türkiye içerisindeki güncel ihtiyaçlarının araçları haline getirildi.

1923’ten başlayıp 1952’deki NATO üyeliğine kadar geçen 29 yıllık dönemi ele alalım. Genç Cumhuriyet’in, büyük oranda Atatürk’ün kişisel iradesiyle şekillenen ve ne yazık ki Atatürk henüz hayattayken kaybetmeye başladığı devrimci dinamizmi, ‘-izm’ takısı alsa dahi bütünlüklü bir ideoloji sayılamayan, bir ideolojiden ziyade dönemin yakıcı sorunlarına karşı ‘kullanım kılavuzu’ sayılabilecek Kemalizmin teorik inşasındaki yetersizlikler, Mustafa Kemal’in ölümünün ardından başlayan Küçük Amerika süreci, NATO’ya üyelik, bağrından dinci gericiliği ve Türkçü/Turancılığı çıkaran antikomünizm ve soğuk savaş…

Soğuk Savaş milliyetçiliğinin İTC’yle buluşması

Ülkemizde Türkçü/Turancı ideolojinin zaman içerisinde ‘İttihatçılıkla’ buluşması da bu süreçle tamamen tutarlılık içerisinde ve yine günün güncel ihtiyaçlarına dayanıyor.

Kemalizmin karşısında konumlandırılan Türkçü/Turancı ideolojinin, “Yurtta barış, dünyada barış” diyen, ‘doğu milletlerinin uyanışından’ bahseden, Sovyetler Birliği ile dostluk çizgisini önemseyen bir anlayışla uyuşmasının imkanı yoktu.

ABD’nin ise, o dönemde Türkiye’yle ilgili iki önemli ihtiyacı daha vardı: Hem Sovyet Türkleri üzerinden hayata geçirilmesi planlanan bölücü planları ‘Turan birliği’ adı altında benimseyecek, hem de ülke içinde gelişecek sosyalist akımlara karşı, Kontrgerillanın pis işlerinde kullanılabilecek, hükümet dışı bir paramiliter vurucu güç.

İkisinin kesişim noktasında, Türkçü/Turancılar bulunuyordu. Bugün, SSCB’nin yıkılışının üzerinden 24 yıl geçse dahi, ülkücü/Türkçü kesimlerin sosyalistlere hala sıkça “Moskof uşağı” diyebilmesi de işte bu hareketin genetik kodlarında bulunan Soğuk Savaş ideolojisinden kaynaklanıyor.

Tarihsel bağlamından kopararak, iç dinamiklerinden ve ideolojisinden habersiz, yüzeysel bir ‘silahşörlük’ anlatısıyla yeniden yorumlanan İttihatçılık, bu özellikleri nedeniyle ideolojiye değil, çoğu doğrulanamamış efsane anlatılara dayanan, edilgen bir reaksiyon hareketi halini almış durumda ve destekçileri her şeyden önce Cumhuriyet Devrimi’ne, Atatürk’e karşı konumlanıyor.

Üstelik, bu ‘yeni İttihatçılığın’ önemli bir kısmı, İTC’yi çarpık bir ‘Büyük Osmanlı’ fikriyle eşleştirerek sahipleniyor. Şaka gibi ama değil. Halbuki İTC, Osmanlı Padişahına karşı kuruldu ve siyasi serüvenini bu savaşa adadı.

Yeni ve yüzeysel ‘İttihatçılık’

Buradaki ‘edilgenliği’ tam olarak anlamak için bir parantez açmak gerekiyor. Yeniden yorumlanan bu yüzeysel İttihatçılık, ideolojik sınırlarını tarihsel meseleleri İTC veya Osmanlı’yla değil, doğrudan Cumhuriyet’le hesaplaşmak için manipüle eden bir diğer kesimden, liberallerden ve günümüz hilafet sevdalılarından öğreniyor.

Liberallerin ve neo-Osmanlıcı kalemşörlerin İTC’ye yönelttiği her argüman, bu yeni nesil İttihatçılar tarafından gururla sahipleniliyor, “Yaptık yine yaparız” tadında Enver Paşa, Talat Paşa ‘edit’leri ortalığa saçılıyor.

Liberaller “Bu sistem sıkıntılı, devleti İttihatçı gizli bir el yönetiyor” dedikçe, bu yeni nesil İttihatçılar, -Kurtlar Vadisi’nin de yardımıyla- gerçekten de devleti yöneten, derin bir İttihatçı akıl olduğunu düşünmeye başlıyor.

Halbuki, Talat Paşa ve İttihatçılara (Enver, Cemal) dair tartışmalar, aslında Kemalist devrimle birlikte siyasi ve ideolojik olarak kapanmış tartışmalardı. Mustafa Kemal önderliğinde kurulan yeni Cumhuriyet, aynı Osmanlı, hilafet gibi İttihatçılığın da bitişinin ilanıydı.

Kopuş, hesaplaşma, devamlılık

Ünlü ‘Nutuk’ta bile Atatürk, İttihatçılıkla da hesaplaşmaktadır, İzmir suikastı davaları, devrimci Cumhuriyetin İttihatçılığı siyaseten tarihe gömdüğü siyasi davalardır. Jöntürklerden başlayıp, İTC ile devam eden ve Cumhuriyetle nihayete eren süreç, her tarihsel altüst oluşta olduğu gibi, hem kopuş, hem hesaplaşmadır. Bu süreç aynı zamanda bir ‘devamlılığı’ da temsil eder. Kendisi de eski bir İTC mensubu olan Mustafa Kemal, Cumhuriyeti, siyaseten hesaplaştığı İTC’nin eski kadrolarıyla kurmuştur.

Dolayısıyla, hem örgütsel tarihini, hem de siyasetteki yerini gözeterek, her şeyden önce “Hangi İTC” sorusu sorulmalıdır.

İttihatçılık, Enver, Talat ve Cemal Paşaların 1918 yılında bindikleri motorla uzaklaşarak kayboldu.

Atatürk de, Enver Paşa’nın ölümünün ardından “Enver, bir güneş gibi doğmuş, bir gurûb ihtişamıyla batmıştır, arasını tarihe bırakalım” diyerek bu defteri çoktan kapatmıştı.

Gelelim Talat Paşa’ya…

Günümüzde devam eden ‘Ermeni Soykırımı’ tartışmalarının en çok tartışılan figürü olan Talat Paşa, 1921’de Almanya’da uğradığı suikast nedeniyle hayatını kaybetti. İttihatçı liderler arasında Mustafa Kemal’e en yakın isim olan Talat Paşa, ‘Türkçü’ bir lider değil, bir jakobendi. Yeni nesil İttihatçıların hiç bahsetmediği Jöntürklerdendi.

Öğreticidir, öldürülmesinin ardından, Hakimiyet-i Milliye gazetesi, konuyla ilgili haberinde, suikastın asıl sorumlusu olarak, bugün İttihatçılık adı altında nefret kustukları Ermenileri değil, İngilizleri göstererek doğru tarihsel tutumu ortaya koymuştu.

‘Bin Talat gelir’ mi?

Kendisi de eski bir İttihatçı olan Hüseyin Cahit Yalçın’ın Talat Paşa’nın ölümünden bir süre önce söylediğini iddia ederek aktardığı “Bir Talat gider, bin Talat yetişir!” sözü, dikilen Talat Paşa heykelinin yarattığı tartışmalar nedeniyle sıkça paylaşılır oldu.

Talat Paşa’nın kurduğu iddia edilen bu cümle, bireylerin tek başına önemli olmadığı, meselenin süreklilik olduğu mesajını taşıyordu. Ancak bugün bu cümle, ülkeyi ırkçı provokasyonlar eliyle Cumhuriyet birikiminden saptıracak ve bir arada yaşama gayesini sonlandıracak ‘binleri’ arayışın sloganı haline getirilmeye çalışılıyor.

Ölen ‘bir Talat’ ise, hakkında devam eden ‘soykırım plancısı’ tartışmalarının yanında, genç yaşta Jöntürk hareketinin mensubu, Osmanlı Hürriyet Cemiyeti’nin kurucu lideri, İTC’nin önderlerinden, 1908’den sonra Dahiliye Nazırı olarak görev yapmış, yurt dışına çıktıktan sonra Sovyetler Birliği ile anlaşma yapılması için yürütülen diplomatik çabalara önderlik etmiş bir tarihsel figürdü.

Hem savunan hem mahkum eden kesimlerin önemli bir kısmının yüzeysel tutumu, bu topraklarda tam olarak neler yaşandığının da üzerini kapatıyor. Osmanlı devrimci hareketleri içerisinde Rum ve Ermenilerin rolü, bunların İTC’yle birlikte hareket ettikleri, ayrıştıkları noktalar, bu kısa tarihsel dilimde yaşanan önemli dinamikleri de gölgeliyor.

İTC’nin Türkçe-Rumca-Ermenice propaganda yaptığı günlerle soykırımcılıkla suçlandığı günler arasındaki tarihsellik, bu tür yüzeysel çıkışların çok üzerinde bir değerlendirmeye/tartışmaya tabii tutulmalı.

Bugün ne İTC, ne de Talat Paşa, kim olduklarıyla anılmıyor. Yakın tarihimizin en önemli ve tartışmalı figürlerinden birine bugün artık neredeyse ‘internet ünlüsü’ muamelesi yapılıyor.

Kısa Kısa

  1. İstanbul'un enflasyonu eylülde hızlandı

    İstanbul Ticaret Odası (İTO) verilerine göre, İstanbul'da bir önceki ay yüzde 1,66 olan aylık enflasyon eylülde yüzde 2,11'e çıktı. Yıllık enflasyon ise yüzde 34,96'dan yüzde 33,55'e geriledi. Eylül ayının zam şampiyonu yüzde 22,59'luk artışla eğitim grubu oldu.

  2. Fransa'da sağcı cumhurbaşkanı adayından başörtüsü ve göç vaadi

    Fransa'da cumhurbaşkanı adayından başörtüsü ve göç vaadi Eski İçişleri Bakanı Bruno Retailleau, gelecek yıl yapılacak cumhurbaşkanı seçiminde aday olması halinde spor faaliyetleri, okul gezileri ve üniversitelerde başörtüsünü yasaklayacağını açıkladı. Retailleau ayrıca Müslüman Kardeşler bağlantılı kuruluşların feshedilmesini ve Fransa'nın “Yahudi-Hristiyan köklerine” ilişkin bir ifadenin anayasaya eklenmesini vaat etti.

  3. İzmir'de fabrikada patlama: İşçiler yaralandı

    İzmir'in Torbalı ilçesinde İki-El Metal fabrikasında meydana gelen patlamada 7 işçi yaralandı. Olayda 3'ü ağır 7 işçi yaralandı. Yaralılar, ambulanslarla çeşitli hastanelere kaldırıldı.

  4. Can Atalay 24 saatlik açlık grevine başladı

    Anayasa Mahkemesi kararlarına rağmen tutukluluğu devam eden seçilmiş Hatay Milletvekili Can Atalay, TBMM’nin yeni yasama yılının başladığı 1 Ekim’de 24 saatlik açlık grevi kararı aldı. Türkiye İşçi Partisi Hatay Milletvekili Atalay'ın X hesabı üzerinden paylaşılan mesajda karar, "Hatay halkı beni, kendisi adına söz söylemem ve hesap sormam için seçti. O görevden vazgeçmeyeceğim. Artık bıçak kemiğe dayanmıştır" ifadeleriyle duyuruldu.

  5. Fon skandalında iade bilmecesi

    Gazeteci İsmail Saymaz, Fatma Betül Sayan Kaya'nın hisselerden kazandığı 2,2 milyar lirayı iade etmediği iddia ediliyor. Gazeteci İsmail Saymaz katıldığı televizyon yayınında iade iddiasının doğru olmasını ileri sürdü. Dün de Nagehan Alçı benzer bir iddiada bulunmuştu. Ekonomim'in iddiasına göre Kaya ve eşi, söz konusu tutarı Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından bildirilen banka hesabına aktarmıştı.

  6. Tera Portföy yöneticileri hakkında tutuklama kararı

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen 'fon soruşturması' kapsamında dün adliyeye sevk edilen Tera Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Erdin Özel ve Tera Portföy CEO'su Emir Münir Sarpyener hakkında tutuklama kararı verildi.

  7. Vahap Seçer gözaltına alındı

    Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer dahil 59 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar arasında aynı zamanda Vahap Seçer'in yanı sıra Vahap Seçer'in yanı sıra Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit ve Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer de bulunuyor.

  8. Akaryakıta zam geldi

    ÖTV artışı nedeniyle benzinin satış fiyatına 4,20, motorine ise 3,70 lira zam geldi. Resmi Gazete'de yayınlanan karara göre, eşel mobil sisteminin sona ermesiyle başlayan yeni dönemde benzindeki ÖTV artışı kasım ve aralık aylarında da kademeli olarak uygulanacak. Böylece benzinde eşel mobil öncesine dönüş nedeniyle beklenen 12,47 liralık fiyat artışı, ÖTV'nin tek seferde değil, kademeli olarak geri getirilmesiyle engellenmiş oldu. LPG'de ise eşel mobil öncesi sisteme dönüldü.

  9. Fon vurgunu: AKP Genel Başkan Yardımcısı Hayat Yazıcı’nın oğlunun malvarlığına konulan tedbir kararı kaldırıldı

    Fon soruşturması kapsamında yönelik kapsamında, eski ticaret bakanı ve AKP Siyasi ve Hukuki İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı’nın oğlu Mustafa Yazıcı’nın tüm mal varlığına hakkında verilen tedbir kararı saatler içinde kaldırıldı. İfadesi alınan Mustafa Yazıcı hakkında, yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol kararı verildi.

Önceki gün

  1. Fon so­ruş­tur­ma­sın­da AKP'li eski bakan Hayati Yazıcı’nın oğlunun mal varlığına tedbir konuldu

    Fon vurgununa yönelik İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, eski ticaret bakanı ve AKP Siyasi ve Hukuki İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı’nın oğlu Mustafa Yazıcı’nın tüm mal varlığına tedbir konuldu.

  2. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Beştepe’de Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüştü

    Tugay, görüşmenin ardından sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Erdoğan’a kendisini Beştepe’de kabul ettiği için teşekkür ederken, kente ilişkin projeleri “arz ettiklerini” belirtti. Cemil Tugay, geçtiğimiz aylarda CHP’den istifa etmişti. Tugay’ın Beştepe ziyareti, bir süredir medyada yer alan AKP’ye geçeceğine yönelik iddiaların ardından geldi.

  3. Eylül ayı Milli Güvenlik Kurulu toplantısı sona erdi: Çerçeve Yasa uygulanmaya başlamadı

    Cumhurbaşkanı başkanlığında gerçekleştirilen Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısı sonrasında İletişim Başkanlığı tarafından sekiz maddelik bir bildiri yayınlandı. ⁠Bildiride tehdit ve tehlikeler arasında, PKK, KCK ve PYD de yer aldı. Böylece iktidarın "Terörsüz Türkiye" olarak adlandırdığı süreç kapsamında yakın zamanda meclisten geçirilen "Çerçeve Yasa"'nın uygulama aşaması, bir süredir çeşitli kaynaklarca dile getirildiği üzere, ileri bir tarihe kaldı.

  4. Fon vurgunu so­ruş­tur­ma­sın­da yeni gelişme: 5 şirket için TMSF kararı

    Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), fon soruşturması kapsamında Destek Yatırım Bankası, Hedef Yatırım Bankası ve Tera Yatırım Bankası’nın nitelikli paylarına ilişkin temettü dışındaki ortaklık haklarının Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından kullanılmasına karar verdi. BDDK ayrıca Destek Faktoring ve Tera Finans Faktoring’e pay devri işlemlerinin tamamlanması için altı ay süre tanıdı.

  5. İngiltere Başbakanı Burnham: İngiltere için seçenekler arasında AB’ye yeniden katılmak da var

    İngiltere Başbakanı Andy Burnham, BBC’ye verdiği demeçte mevcut Brexit anlaşmasının “faydadan çok zarar” getirdiğini belirterek, Avrupa ile ilişkileri düzeltmek için neler yapılabileceğini değerlendirmek istediğini söyledi. Burnham İngiltere'nin Avrupa ile uzun vadeli ilişkilerini yeniden şekillendirmek amacıyla hükümetin değerlendirebileceği seçenekler arasında Avrupa Birliği’ne yeniden katılmanın da bulunduğunu ifade etti.

  6. Rusya: S-400 sistemlerinin Türkiye’den çıkarılması için Ankara ile görüşüyoruz

    Kremlin, Türkiye’nin Rusya’dan satın aldığı S-400 hava savunma sistemlerinin başka bir ülkeye konuşlandırılması konusunda Ankara ile temasların sürdüğünü açıkladı. Açıklama, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un geçtiğimiz cumartesi günü S-400’lerin başka bir ülkeye devredilebileceğine ilişkin sözlerinin ardından geldi.

  7. CHP’de ihraçlar devam ediyor

    Mutlak butlan kararıyla CHP’nin başına geçen Kılıçdaroğlu yönetimi, partiden ihraç kararları almaya devam ediyor. Son olarak Kadıköy Belediye Başkanı Mesut Kösedağ, Sarıyer Belediye Başkanı Oktay Aksu ve Sancaktepe Belediye Başkanı Alper Yeğin, kesin ihraç talebiyle disipline sevk edildi.

  8. T24'e erişim engeli

    T24'ün internet haber portalı ve sosyal medya hesapları hakkında kapatma kararı verildi. Karar kapsamında T24'ün son 1 yıl içerisinde 118 LGBT propagandası niteliği taşıyan içerik ürettiği ileri sürüldü. 1. Sulh Ceza Hakimliği tarafından alınan karar uygulanmak üzere Siber Güvenlik Başkanlığı'na gönderildi.

  9. Fon so­ruş­tur­ma­sın­da yeni dalga: 34 kişiye gözaltı

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü fon soruşturmasında 5'inci dalga operasyonda 34 şüpheli için gözaltı kararı verildi. Bakan Akın Gürlek'in açıklamasına göre şüpheli sayısı 217'ye ulaştı; 56 kişi tutuklandı, 88 kişiye adli kontrol uygulandı. 26 hissedeki manipülatif işlemler de inceleniyor.

  10. Sakarya'da çok sayıda bölge sular altında

    Sakarya’da dünden bu yana etkili olan sağanak yağışların ardından birçok bölgede sel ve su baskınları yaşandı. Karasu ve Darıçayırı'nda Sakarya Nehri ve bölgedeki derelerin taşmasıyla su seviyesi yer yer 1 ila 2 metreye ulaştı. Yaklaşık 60 hanenin etkilendiği bölgede mahsur kalanlar oldu. Ferizli ve Kaynarca'da sokaklar adeta göle dönerken, araçlar tamamen suya gömülürken Erenler'de çok sayıda evi su bastı.

  11. Suriye'de haremlik selamlık düğün kararı: Kadın salonlarına damatlar giremeyecek

    T24'ten Namık Durukan'ın haberine göre, Şam kırsalındaki Sergaya Belde Meclisi 27 Eylül'de kadınlara ayrılan düğün salonlarına damatların girişini yasakladı. Douma Şehir Meclisi de benzer bir karar aldı. Kararlara uymayanlar hakkında yasal işlem uygulanacak.

  12. Fatma Betül Sayan Kaya’nın adı AKP’nin internet sitesinden kaldırıldı

    Fon soruşturması kapsamında gündeme gelen iddiaların ardından AKP’deki görevlerinden ayrılan eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya’nın adı ve özgeçmişi partinin internet sitesinden kaldırıldı. Kaya’nın MKYK WhatsApp grubundan da çıkarıldığı iddia edildi.

  13. Bilal Erdoğan: "Türkiye belki en normal dönemini yaşıyor"

    AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın oğlu Bilal Erdoğan, Konya'da imam hatip öğrencilerine seslendi. İmam hatipleri "normalleşmenin" teminatı ilan eden Erdoğan, dindar muhafazakârlığı "milletin vasatı" olarak tanımladı. İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı sıfatıyla Konya Anadolu İmam Hatip Lisesi'nde konuşan Erdoğan, "Bu millet galebe çaldı ve bugün hamdolsun Türkiye belki en normal, sosyal olarak kültürel olarak dönemini yaşıyor" dedi

  14. Eski SPK Başkanı ifadeye çağrıldı

    Eski Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı İbrahim Ömer Gönül, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında şüpheli sıfatıyla bugün savcılığa ifade verecek. Gönül'ün ifadesi, başsavcılığın sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin yürüttüğü soruşturma kapsamında alınacak.

  15. Kaçırılma alarmının nedeni pilot kavgası çıktı

    İsrail Başbakanlığı, Dubai-Tel Aviv seferini yapan Flydubai uçağında kaçırma olmadığını, acil durumun pilotlar arasında yaşanan kavga nedeniyle ortaya çıktığını açıkladı. Uçak, Ürdün hava sahasında “7500” kaçırılma kodu vermesinin ardından Suudi Arabistan’a yönlendirilmiş, İsrail savaş uçaklarını havalandırmıştı. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

  16. TÜİK verilerine göre “gerçek işsizlik” yüzde 31'e yükseldi

    TÜİK’in “atıl işgücü” olarak tanımladığı geniş işsizlik oranı ağustosta yüzde 31’e yükseldi. İşsiz sayısı ise 2 milyon 740 bin olarak açıklandı. İş aramaktan vazgeçenleri ve eksik çalışanları ayrı kategorilerde değerlendiren TÜİK, yalnızca dar tanımı “işsizlik oranı” olarak sunarak işsizliği olduğundan düşük göstermeye çalışıyor. DİSK-AR’ın hesaplamasına göre geniş tanımlı işsiz sayısı ise 12 milyon 608 bin oldu.

  17. DDK Başkanı Tanrıkulu, Borsa İstanbul'daki görevlerinden ayrıldı

    Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın fon skandalıyla ilgili Devlet Denetleme Kurulu'nu görevlendirmesinin ardından DDK Başkanı Salih Tanrıkulu, Borsa İstanbul'daki yönetim kurulu başkanvekilliği ve denetim komitesi başkanlığı görevlerinden ayrıldı. Tanrıkulu'nun adı kurumun internet sitesindeki listelerden de kaldırıldı.

  18. AKP'li Zeybekci'nin şirketlerinin parası da Tera fonunda kalmış

    Eski Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci'nin ortağı olduğu dört şirketin parası, 17 Eylül'de tasfiye kararı verilen Tera'nın TP2 fonunda kaldı. İsmail Saymaz'a konuşan Zeybekci, kendini 455 bin mağdurdan biri saydı, fona yatırımdan haberi olmadığını söyledi. "Maalesef devletin ihmali var" derken mağduriyetini Erdoğan'a iletmediğini belirtti.

  19. Dubai - Tel Aviv uçağında kaçırılma kodu verildi

    İsrail'de yayın yapan Kanal 12'nin haberine göre, Dubai'den Tel Aviv'e giden yolcu uçağı, uçak kaçırılmasını ifade eden "7500" kodunu yayınladı. Kodun yayınlanması sonrasında, İsrail Hava Kuvvetleri'ne ait savaş uçaklarının yolcu uçağına doğru havalandığı bildirilirdi. Ürdün üzerinde bir süre tur atan ve içerisinde yaklaşık 100 İsrail vatandaşının bulunduğu belirtilen uçak, daha sonra Suudi Arabistan yönüne yönlendirildi.

  20. MEB’den istismarcı Ensar Vakfı’yla iş birliği

    MEB, Ensar Vakfı’nın düzenleyeceği “Sana Emanet Online Bilgi Yarışması”nı ortaokul ve liselere resmi yazıyla duyurdu. Cumhuriyet’ten Ufuk Sepetci’nin haberine göre, yarışmada öğrencilere umre ve teknoloji ödülleri verilecek. Dereceye giren kişilerin öğretmenleri ve okul müdürlerine ise 20 bin TL’ye kadar nakit ödül ödenecek. Ensar Vakfı, Karaman’da 45 çocuğun cinsel istismara maruz bırakıldığı olayla gündeme gelmişti.

  21. AYM, yoksulluk nafakasından "süresiz" ifadesini kaldırdı

    Anayasa Mahkemesi, Türk Medeni Kanunu’nun yoksulluk nafakasını düzenleyen 175. maddesindeki “süresiz olarak” ibaresini iptal etti. Karar, 30 Haziran 2027’de yürürlüğe girecek. Nafakanın süresine ilişkin yeni bir düzenlemenin önümüzdeki dönemde TBMM gündemine gelmesi bekleniyor.

✓