Arama

Site İçi Arama

Doğrudan arama yapın Aranıyor... Detaylı Arama
Sonuçlar aranıyor...
Kategorilere Göz Atın
© ideo. Anlatılan senin hikayendir

Köşe Yazısı

Göç düzenine neden karşı çıkmalıyız?

14:11 4 dk okuma

Son günlerde yaşadıklarımız oldukça ürkütücü olsa da ne yazık ki şaşırtıcılıktan uzaktı. Kayseri’de başlayıp çeşitli illere yayılan ve sığınmacıları hedef alan şiddet eylemleri, kontrolsüz göçün beklenen sonuçlarındandı. Şimdilik arkası gelmemiş gözükse de benzer olayların tekrarlanmayacağını ya da çok daha büyük felaketlerin ülkemizi beklemediğini hiçbirimiz iddia edemeyiz.

Göçmen sorunu ülkemizin bir gerçeği ve bu sorunun her türlü istismarı uzunca bir süredir mümkün. Sorundan rahatsızlık duyan kitlelere kimi evrensel değerlerin tekrar tekrar hatırlatılmasının ise anlamlı bir karşılığının olmadığı açık. Tabi yalnızca kendi vicdani sorumluluğumuzu yerine getirmiş olmakla yetinmek istemiyorsak…

Sorun siyasal bir sorun ve çözüm için de elimizdeki tek gerçek araç siyaset.

Doğru siyaseti geliştirmek için ise bugün ülkeler arası göçün ne anlama geldiğini doğru anlamalıyız. Emekçilerin ve hatta genel olarak halkın tarihten gelen en önemli kazanımları, genelde yasalarla korunan kazanımlar. Dolayısıyla geçerlilikleri ulusal düzey ile sınırlı. Zaman zaman ortaya atılan “bölgesel asgari ücret” gibi önermeler ulusal düzeydeki kazanımlardan kurtulma çabasına dair önemli bir gösterge. Dış göç ise, ulusal düzeydeki tüm kazanımları anlamsız kılmanın daha etkili bir yolu olarak anlam kazanıyor.

Emperyalizm dediğimiz olgunun temelinde de zaten başka türlü bir göç olan sermaye göçü yer alıyor. Kapitalist sömürü ile biriktirilen sermaye, işgücü piyasasında sermaye arzı emek arzının önüne geçmesin diye ülke dışına çıkma eğilimi gösteriyor. Aksi durumda emekçilerin iş seçme ve daha yüksek maaşlar talep etme özgürlükleri artacağı için patronların kârları düşerdi. Bu birinci neden. Sermayenin yurt dışına çıkması için ikinci motivasyon kaynağı ise emekçi halkın ulusal düzeydeki kazanımlarından kaçarak yasaların emekçilere daha az hak tanıdığı ülkelere gidebilmek. İşte bu ikinci gerekçe, emek göçünün sömürücülere sağladığı katkının da temelini oluşturuyor.

Emek göçü, hem göç alan hem de göç veren ülkelerdeki kazanımları fiilen ortadan kaldırma potansiyeline sahip.

Göç veren ülkeler, genelde iktisadi olarak daha geride ve/veya iç karışıklık yaşayan ülkeler oluyor. Yaşadıkları kayıp nedeniyle hem emperyalist merkezler tarafından daha kolay dize getirilebiliyorlar hem de emek gücünün ciddi bir bölümünün ülkesi ile aidiyet bağı zayıfladığı için yerli sömürücüler tarafından çok daha kolay yönetilebilir hale geliyorlar. Göç eden emekçileri ise ağır çalışma koşulları, sahipsizlik hissi ve elbette ırkçılık bekliyor. Yabancı bir ülkede olmanın getirdiği dezavantaj, mücadele ederek kazanımlar elde etmeyi imkansız kılmasa da oldukça zorlaştırıyor. Hiçbir yere tam olarak ait olamayan yığınlar, hiçbir şeyi kalıcı olarak kazanamıyorlar.

Göç alan tüm ülkelerde en istenmeyen işleri, en elverişsiz koşullarda ve en ucuza göçmenler üstlenir. Ancak emek göçü yalnızca niteliksiz olarak görülen iş kolları ile sınırlı değildir. Emperyalist merkezler, kendilerinin belirli sayının üstünde yetiştirmelerinin mümkün olmadığı ya da oldukça masraflı olacak nitelikli emeğe de göz dikerler. Bu durum, ekonomik fayda sağladığı gibi zamanında sosyalist ülkelerden gelen göçte olduğu gibi emekçi halkın ortak gücü ile yetişmiş nitelikli insan gücünü çalarak hasma zarar verme işlevi de görür. Bugün gündemde olan Suriye’de aynı olmasa da benzer bir süreç işlemiş, iç savaşın henüz başında Suriye’nin nitelikli emek gücünün önemli bir bölümü Batılı devletler tarafından ülkesinden kopartılmış, Suriye felç edilmeye çalışılmıştı.

Bugün Türkiye’de de belirli bir eğitim almış gençlerin ülkeden umudunu keserek Batı ülkelerine yönelmesi ülkemize ciddi ölçüde zarar veriyor. Cumhuriyet değerlerini önemseyenlerin bu göçte taşıdığı ağırlık ise AKP eliyle yürütülen gerici dönüşüme doğrudan katkı sağlamış oluyor.

Göç alan ülkelerin emekçileri de göçten ciddi zarar görüyorlar. Göçmenlerin mevcut haklardan uzak bir şekilde istihdamı, yerel işçileri işsizlik artışı ve ücretlerde düşüşle karşı karşıya bırakıyor. Ülkede çalışan emekçiler arasındaki dil ve kültür bariyerleri ise tek bir sınıf olarak sömürücülerin karşısına çıkma ve kaybedilen hakları yeniden kazanma ihtimalini düşürürken egemenlere yeni bir silah kazandırıyor. Göç nedeniyle ortaya çıkan haklı öfke, kolaylıkla göçmenlere yöneltilebiliyor. Irkçı ya da ayrımcı saldırıların önemli bir bölümü, ideolojik yanılsamalardan çok bu siyasal yönlendirmeden kaynaklanıyor. Sömürenler, ekonomik açıdan olduğu gibi siyasal açıdan da bu işten oldukça kârlı çıkıyorlar.

Türkiye’de de benzer bir süreç işliyor. Ülkemize yönelik göçmen akınına büyük ekonomik kayıplar eşlik ediyor. Özellikle ucuz işgücüne dayanan sektörlerden ve onun temsilcisi patron örgütlerinden gelen göç övgüsü de göçün kimin işine yaradığını anlamamızı kolaylaştırıyor.

Kitlesel göçle örtüşen bir başka olgu ise yurttaşlığın aşınması. Türkiye’ye akan çoğunlukla Suriyeli nüfus, karşı devrimin ülkenin demografisine bir müdahale aracı olarak da değerlendiriliyor. Bu sayede Cumhuriyet ile sembolize olan ortak kazanımlar ve yurttaşlık bilinci pratik karşılığını daha kolay yitiriyor. Türkiye’deki Suriyeli nüfusun ÖSO gibi cihatçı çetelerin örgütlenme sahası haline getirilmesinin AKP tarafından teşvik edilmesi, Suriye’de ortaya konulan gerici politikalara asker gücü sağladığı gibi göçmenlerin yaşadığı bölgeleri de gericiliğin kaynaklarından birisi haline getiriyor. Türkiye’ye göçen topluluklar, ülkenin devrim mirasından faydalanmak ve ilerleme kavgasının parçası olmak bir yana bu mirasa karşı saldırının araçlarına dönüştürülüyorlar.

Ülkemizin Avrupa’nın göçmen deposu haline getirilmesi, AKP iktidarına da hem emperyalistlerle pazarlık gücünü artırma hem de Suriye’nin emperyalist planlar çerçevesinde parçalanması projesinde aktif rol alma fırsatı veriyor. Avrupa Birliği emperyalizmi ise işlediği suçlar sonucunda ortaya çıkacak sosyal gerilimleri yılda birkaç milyar avroya Türkiye’ye havale edebiliyor. Suriye’ye yönelik emperyalist müdahale bu şekilde sorunsuzca yıllara yayılabiliyor.

Özetle bugün dış göç ve göçmenlik durumu, halk kitlelerinin zararına ve onları sömürenlerin yararına işliyor. Dolayısıyla bugün emeğin ve halkın çıkarlarına olan, mevcut göç düzenine karşı olmak. Elbette istisna durumlar ayrıca değerlendirilir ancak bugün önümüze gelen gerçek sorunlar, yaptığımız genellemeyi doğruluyor.

O halde bugün, dış göçü daha başlamadan önleyecek ya da göçmenlik durumunu sonlandıracak siyasal önermeler her zamankinden daha büyük önem taşıyor.

Sorunun çözümü en başta emperyalist müdahalelerin karşısında durmaktan, bu müdahaleler sonucu ortaya çıkan göçmenlik olgusunun nasıl sona erdirilebileceğini göstermekten ve halkı gerçek sorumlulara karşı mücadeleye dahil edebilmekten geçiyor.

Kısa Kısa

  1. İzmir'de fabrikada patlama: İşçiler yaralandı

    İzmir'in Torbalı ilçesinde İki-El Metal fabrikasında meydana gelen patlamada 7 işçi yaralandı. Olayda 3'ü ağır 7 işçi yaralandı. Yaralılar, ambulanslarla çeşitli hastanelere kaldırıldı.

  2. Can Atalay 24 saatlik açlık grevine başladı

    Anayasa Mahkemesi kararlarına rağmen tutukluluğu devam eden seçilmiş Hatay Milletvekili Can Atalay, TBMM’nin yeni yasama yılının başladığı 1 Ekim’de 24 saatlik açlık grevi kararı aldı. Türkiye İşçi Partisi Hatay Milletvekili Atalay'ın X hesabı üzerinden paylaşılan mesajda karar, "Hatay halkı beni, kendisi adına söz söylemem ve hesap sormam için seçti. O görevden vazgeçmeyeceğim. Artık bıçak kemiğe dayanmıştır" ifadeleriyle duyuruldu.

  3. Fon skandalında iade bilmecesi

    Gazeteci İsmail Saymaz, Fatma Betül Sayan Kaya'nın hisselerden kazandığı 2,2 milyar lirayı iade etmediği iddia ediliyor. Gazeteci İsmail Saymaz katıldığı televizyon yayınında iade iddiasının doğru olmasını ileri sürdü. Dün de Nagehan Alçı benzer bir iddiada bulunmuştu. Ekonomim'in iddiasına göre Kaya ve eşi, söz konusu tutarı Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından bildirilen banka hesabına aktarmıştı.

  4. Tera Portföy yöneticileri hakkında tutuklama kararı

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen 'fon soruşturması' kapsamında dün adliyeye sevk edilen Tera Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Erdin Özel ve Tera Portföy CEO'su Emir Münir Sarpyener hakkında tutuklama kararı verildi.

  5. Vahap Seçer gözaltına alındı

    Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer dahil 59 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar arasında aynı zamanda Vahap Seçer'in yanı sıra Vahap Seçer'in yanı sıra Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit ve Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer de bulunuyor.

  6. Akaryakıta zam geldi

    ÖTV artışı nedeniyle benzinin satış fiyatına 4,20, motorine ise 3,70 lira zam geldi. Resmi Gazete'de yayınlanan karara göre, eşel mobil sisteminin sona ermesiyle başlayan yeni dönemde benzindeki ÖTV artışı kasım ve aralık aylarında da kademeli olarak uygulanacak. Böylece benzinde eşel mobil öncesine dönüş nedeniyle beklenen 12,47 liralık fiyat artışı, ÖTV'nin tek seferde değil, kademeli olarak geri getirilmesiyle engellenmiş oldu. LPG'de ise eşel mobil öncesi sisteme dönüldü.

  7. Fon vurgunu: AKP Genel Başkan Yardımcısı Hayat Yazıcı’nın oğlunun malvarlığına konulan tedbir kararı kaldırıldı

    Fon soruşturması kapsamında yönelik kapsamında, eski ticaret bakanı ve AKP Siyasi ve Hukuki İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı’nın oğlu Mustafa Yazıcı’nın tüm mal varlığına hakkında verilen tedbir kararı saatler içinde kaldırıldı. İfadesi alınan Mustafa Yazıcı hakkında, yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol kararı verildi.

Önceki gün

  1. Fon so­ruş­tur­ma­sın­da AKP'li eski bakan Hayati Yazıcı’nın oğlunun mal varlığına tedbir konuldu

    Fon vurgununa yönelik İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, eski ticaret bakanı ve AKP Siyasi ve Hukuki İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı’nın oğlu Mustafa Yazıcı’nın tüm mal varlığına tedbir konuldu.

  2. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Beştepe’de Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüştü

    Tugay, görüşmenin ardından sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Erdoğan’a kendisini Beştepe’de kabul ettiği için teşekkür ederken, kente ilişkin projeleri “arz ettiklerini” belirtti. Cemil Tugay, geçtiğimiz aylarda CHP’den istifa etmişti. Tugay’ın Beştepe ziyareti, bir süredir medyada yer alan AKP’ye geçeceğine yönelik iddiaların ardından geldi.

  3. Eylül ayı Milli Güvenlik Kurulu toplantısı sona erdi: Çerçeve Yasa uygulanmaya başlamadı

    Cumhurbaşkanı başkanlığında gerçekleştirilen Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısı sonrasında İletişim Başkanlığı tarafından sekiz maddelik bir bildiri yayınlandı. ⁠Bildiride tehdit ve tehlikeler arasında, PKK, KCK ve PYD de yer aldı. Böylece iktidarın "Terörsüz Türkiye" olarak adlandırdığı süreç kapsamında yakın zamanda meclisten geçirilen "Çerçeve Yasa"'nın uygulama aşaması, bir süredir çeşitli kaynaklarca dile getirildiği üzere, ileri bir tarihe kaldı.

  4. Fon vurgunu so­ruş­tur­ma­sın­da yeni gelişme: 5 şirket için TMSF kararı

    Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), fon soruşturması kapsamında Destek Yatırım Bankası, Hedef Yatırım Bankası ve Tera Yatırım Bankası’nın nitelikli paylarına ilişkin temettü dışındaki ortaklık haklarının Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından kullanılmasına karar verdi. BDDK ayrıca Destek Faktoring ve Tera Finans Faktoring’e pay devri işlemlerinin tamamlanması için altı ay süre tanıdı.

  5. İngiltere Başbakanı Burnham: İngiltere için seçenekler arasında AB’ye yeniden katılmak da var

    İngiltere Başbakanı Andy Burnham, BBC’ye verdiği demeçte mevcut Brexit anlaşmasının “faydadan çok zarar” getirdiğini belirterek, Avrupa ile ilişkileri düzeltmek için neler yapılabileceğini değerlendirmek istediğini söyledi. Burnham İngiltere'nin Avrupa ile uzun vadeli ilişkilerini yeniden şekillendirmek amacıyla hükümetin değerlendirebileceği seçenekler arasında Avrupa Birliği’ne yeniden katılmanın da bulunduğunu ifade etti.

  6. Rusya: S-400 sistemlerinin Türkiye’den çıkarılması için Ankara ile görüşüyoruz

    Kremlin, Türkiye’nin Rusya’dan satın aldığı S-400 hava savunma sistemlerinin başka bir ülkeye konuşlandırılması konusunda Ankara ile temasların sürdüğünü açıkladı. Açıklama, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un geçtiğimiz cumartesi günü S-400’lerin başka bir ülkeye devredilebileceğine ilişkin sözlerinin ardından geldi.

  7. CHP’de ihraçlar devam ediyor

    Mutlak butlan kararıyla CHP’nin başına geçen Kılıçdaroğlu yönetimi, partiden ihraç kararları almaya devam ediyor. Son olarak Kadıköy Belediye Başkanı Mesut Kösedağ, Sarıyer Belediye Başkanı Oktay Aksu ve Sancaktepe Belediye Başkanı Alper Yeğin, kesin ihraç talebiyle disipline sevk edildi.

  8. T24'e erişim engeli

    T24'ün internet haber portalı ve sosyal medya hesapları hakkında kapatma kararı verildi. Karar kapsamında T24'ün son 1 yıl içerisinde 118 LGBT propagandası niteliği taşıyan içerik ürettiği ileri sürüldü. 1. Sulh Ceza Hakimliği tarafından alınan karar uygulanmak üzere Siber Güvenlik Başkanlığı'na gönderildi.

  9. Fon so­ruş­tur­ma­sın­da yeni dalga: 34 kişiye gözaltı

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü fon soruşturmasında 5'inci dalga operasyonda 34 şüpheli için gözaltı kararı verildi. Bakan Akın Gürlek'in açıklamasına göre şüpheli sayısı 217'ye ulaştı; 56 kişi tutuklandı, 88 kişiye adli kontrol uygulandı. 26 hissedeki manipülatif işlemler de inceleniyor.

  10. Sakarya'da çok sayıda bölge sular altında

    Sakarya’da dünden bu yana etkili olan sağanak yağışların ardından birçok bölgede sel ve su baskınları yaşandı. Karasu ve Darıçayırı'nda Sakarya Nehri ve bölgedeki derelerin taşmasıyla su seviyesi yer yer 1 ila 2 metreye ulaştı. Yaklaşık 60 hanenin etkilendiği bölgede mahsur kalanlar oldu. Ferizli ve Kaynarca'da sokaklar adeta göle dönerken, araçlar tamamen suya gömülürken Erenler'de çok sayıda evi su bastı.

  11. Suriye'de haremlik selamlık düğün kararı: Kadın salonlarına damatlar giremeyecek

    T24'ten Namık Durukan'ın haberine göre, Şam kırsalındaki Sergaya Belde Meclisi 27 Eylül'de kadınlara ayrılan düğün salonlarına damatların girişini yasakladı. Douma Şehir Meclisi de benzer bir karar aldı. Kararlara uymayanlar hakkında yasal işlem uygulanacak.

  12. Fatma Betül Sayan Kaya’nın adı AKP’nin internet sitesinden kaldırıldı

    Fon soruşturması kapsamında gündeme gelen iddiaların ardından AKP’deki görevlerinden ayrılan eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya’nın adı ve özgeçmişi partinin internet sitesinden kaldırıldı. Kaya’nın MKYK WhatsApp grubundan da çıkarıldığı iddia edildi.

  13. Bilal Erdoğan: "Türkiye belki en normal dönemini yaşıyor"

    AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın oğlu Bilal Erdoğan, Konya'da imam hatip öğrencilerine seslendi. İmam hatipleri "normalleşmenin" teminatı ilan eden Erdoğan, dindar muhafazakârlığı "milletin vasatı" olarak tanımladı. İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı sıfatıyla Konya Anadolu İmam Hatip Lisesi'nde konuşan Erdoğan, "Bu millet galebe çaldı ve bugün hamdolsun Türkiye belki en normal, sosyal olarak kültürel olarak dönemini yaşıyor" dedi

  14. Eski SPK Başkanı ifadeye çağrıldı

    Eski Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı İbrahim Ömer Gönül, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında şüpheli sıfatıyla bugün savcılığa ifade verecek. Gönül'ün ifadesi, başsavcılığın sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin yürüttüğü soruşturma kapsamında alınacak.

  15. Kaçırılma alarmının nedeni pilot kavgası çıktı

    İsrail Başbakanlığı, Dubai-Tel Aviv seferini yapan Flydubai uçağında kaçırma olmadığını, acil durumun pilotlar arasında yaşanan kavga nedeniyle ortaya çıktığını açıkladı. Uçak, Ürdün hava sahasında “7500” kaçırılma kodu vermesinin ardından Suudi Arabistan’a yönlendirilmiş, İsrail savaş uçaklarını havalandırmıştı. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

  16. TÜİK verilerine göre “gerçek işsizlik” yüzde 31'e yükseldi

    TÜİK’in “atıl işgücü” olarak tanımladığı geniş işsizlik oranı ağustosta yüzde 31’e yükseldi. İşsiz sayısı ise 2 milyon 740 bin olarak açıklandı. İş aramaktan vazgeçenleri ve eksik çalışanları ayrı kategorilerde değerlendiren TÜİK, yalnızca dar tanımı “işsizlik oranı” olarak sunarak işsizliği olduğundan düşük göstermeye çalışıyor. DİSK-AR’ın hesaplamasına göre geniş tanımlı işsiz sayısı ise 12 milyon 608 bin oldu.

  17. DDK Başkanı Tanrıkulu, Borsa İstanbul'daki görevlerinden ayrıldı

    Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın fon skandalıyla ilgili Devlet Denetleme Kurulu'nu görevlendirmesinin ardından DDK Başkanı Salih Tanrıkulu, Borsa İstanbul'daki yönetim kurulu başkanvekilliği ve denetim komitesi başkanlığı görevlerinden ayrıldı. Tanrıkulu'nun adı kurumun internet sitesindeki listelerden de kaldırıldı.

  18. AKP'li Zeybekci'nin şirketlerinin parası da Tera fonunda kalmış

    Eski Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci'nin ortağı olduğu dört şirketin parası, 17 Eylül'de tasfiye kararı verilen Tera'nın TP2 fonunda kaldı. İsmail Saymaz'a konuşan Zeybekci, kendini 455 bin mağdurdan biri saydı, fona yatırımdan haberi olmadığını söyledi. "Maalesef devletin ihmali var" derken mağduriyetini Erdoğan'a iletmediğini belirtti.

  19. Dubai - Tel Aviv uçağında kaçırılma kodu verildi

    İsrail'de yayın yapan Kanal 12'nin haberine göre, Dubai'den Tel Aviv'e giden yolcu uçağı, uçak kaçırılmasını ifade eden "7500" kodunu yayınladı. Kodun yayınlanması sonrasında, İsrail Hava Kuvvetleri'ne ait savaş uçaklarının yolcu uçağına doğru havalandığı bildirilirdi. Ürdün üzerinde bir süre tur atan ve içerisinde yaklaşık 100 İsrail vatandaşının bulunduğu belirtilen uçak, daha sonra Suudi Arabistan yönüne yönlendirildi.

  20. MEB’den istismarcı Ensar Vakfı’yla iş birliği

    MEB, Ensar Vakfı’nın düzenleyeceği “Sana Emanet Online Bilgi Yarışması”nı ortaokul ve liselere resmi yazıyla duyurdu. Cumhuriyet’ten Ufuk Sepetci’nin haberine göre, yarışmada öğrencilere umre ve teknoloji ödülleri verilecek. Dereceye giren kişilerin öğretmenleri ve okul müdürlerine ise 20 bin TL’ye kadar nakit ödül ödenecek. Ensar Vakfı, Karaman’da 45 çocuğun cinsel istismara maruz bırakıldığı olayla gündeme gelmişti.

  21. AYM, yoksulluk nafakasından "süresiz" ifadesini kaldırdı

    Anayasa Mahkemesi, Türk Medeni Kanunu’nun yoksulluk nafakasını düzenleyen 175. maddesindeki “süresiz olarak” ibaresini iptal etti. Karar, 30 Haziran 2027’de yürürlüğe girecek. Nafakanın süresine ilişkin yeni bir düzenlemenin önümüzdeki dönemde TBMM gündemine gelmesi bekleniyor.

✓