Arama

Site İçi Arama

Doğrudan arama yapın Aranıyor... Detaylı Arama
Sonuçlar aranıyor...
Kategorilere Göz Atın
© ideo. Anlatılan senin hikayendir

Köşe Yazısı

Halk hareketi sona mı erdi?

20:04 5 dk okuma

Geçtiğimiz aylarda ülkeyi saran halk direnişi birçoklarını şaşırttı. AKP eliyle yürütülen karşı-devrim sürecinin yarattığı belki de en önemli bozgun halka olan güvensizlikti.

Ülkeyi yağmalayan yerli-yabancı patronlar suçsuz, siyasal alanı bir bütün olarak domine eden partiler ve onların temsilcileri kabahatsiz sayılıyordu. Halkın sokakları doldurması ilk olarak bu yanlış algıyı silip attı. Türkiye, AKP’nin saldırılarına direnmeye hazır milyonlara ev sahipliği yapıyordu.

Devlet aygıtını ele geçirmiş olan AKP iktidarının saldırılardan istediği siyasal yanıtı tam olarak alamayışının tek nedeni de buydu. Halka olan güvensizliğin yerini başka bir yanılsamaya bırakması ise hiç gecikmedi. Bu sefer de sürece liderlik eden siyasal gücün yaslandığı dinamiklerden, stratejisinden ve sınıf karakterinden bağımsız olarak halkın her şeyi çözeceği fikri yayılmaya başladı. Öyle ki, kitlelerin kendiliğindenliği içinde bulunduğumuz karanlığı yok etmeye muktedir görüldü.

Bu beklentinin yanlışlanması ilkinden de hızlı oldu. Şimdi hareketin geri çekildiği bir dönemden geçiyoruz. Emperyalist merkezlerin, yerli sermayedarların ve ülkedeki gerici güçlerin tam desteği ile yaşadığı siyasi krize göğüs gerebilen AKP saldırılarına devam ediyor. Yeni ittifaklar kuruyor, bu iklimin içerisinde Anayasa tartışmalarını ülkenin gündemine dayatmak için yollar arıyor.

Operasyonlar dalga dalga gelirken ana muhalefet partisi düzenli mitinglerini sürdürüyor. Haftada iki kez kurulan kürsülerden ifade edilen sözler, aktif mücadelenin yerini alıyor. Ülke sathına yayılmakta olan belediye operasyonlarına karşı muhalif televizyon kanalları olağan yayın akışlarını bozma gereği bile duymuyor. AKP’nin normalleşme çağrılarına olumsuz yanıt verdiğini ifade eden CHP yönetimi, kendisi bir tür normale sıkışıyor. Mevcut geri çekiliş, hareketin en dinamik unsuru olan gençlikte de bir tür “içe çökme” olarak kendisini gösteriyor. Ülkenin kaderi ile uzaktan yakından ilişkisi olmayan tartışmalar gençliği oyalamayı başarıyor.

Gidişat, başlıktaki soruyu sormayı zorunlu kılıyor: 19 Mart’ta başlayan halk hareketinin artık sonuna mı geldik?

Soruya yanıt verirken iki temel noktaya odaklanmak gerek. Birincisi hareketin nedenleri ve öncülleri tartışması, ikincisi ise hareketin halihazırda var olan kazanımları.

Halkı sokağa iten gerekçeler malumumuz. Uzun yıllardır bitmek bilmeyen iktisadi krizin tüm yükü emeğiyle geçinenlerin sırtına yüklenmiş durumda. Yüksek enflasyon, yüksek faizler nedeni ile küçülen ekonomi, açlık sınırının altında güvencesiz çalışmanın bir norm haline gelmiş olması halkın öfkesini diri tutuyor. Emperyalist projelere olan bağımlılık iktisadi sorunların üstüne güvenlik sorununu ve kocaman bir göçmen krizini de ekliyor. Bölgemizi saran çatışmalar ve AKP’nin emperyalistler tarafından verilmiş görevleri yerine getirmek için her türlü karanlık işe Türkiye’yi dahil etmek konusundaki isteği de açıkça görülüyor. Yalnızca sermayeyi ve iktidardaki azınlığı koruma amacına indirgenen ya da bir başka deyişle çözülmekte olan devletin yerini çetelerin ve tarikatların alması yurttaşlık haklarının bir bir budanması ile birleşiyor.

Elde son kalan seçme-seçilme hakkının da açıkça gasbedilmiş olması ise elbette bardağı taşıran son damlaydı.

Gerekçeler olduğu gibi yerinde duruyor. Ancak halk hareketine liderlik eden CHP’nin bu yöndeki beklentilere yanıt vermek bir yana tam zıt bir çizgi izlediğini söylemek mümkün.

Yargı operasyonlarının ilk gününden itibaren AKP’nin karşısındaki tek gerçek kuvvetin halk olduğu gerçeğine karşın CHP halk düşmanı kuvvetlere yardım çağrısında bulunmaktan imtina etmedi. ABD, beklendiği gibi AKP’yi açıktan desteklerken Avrupa Birliği ülkeleri ise operasyonlara karşı birkaç açıklama ile süreci geçiştirmeyi tercih etti. Akıllarda ise CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in İngiltere İşçi Partisi’ne yönelttiği feveranı kaldı. Tutuklu belediye başkanı Ekrem İmamoğlu’nun iş dünyasına yönelik çağrıları ise sessizlikle yanıtlandı. Son olarak kimi liberallerin “kulis bilgileri”ne dayanarak Devlet Bahçeli’nin vicdanı sahaya davet edildi. Bahçeli ise İstanbul depremini gerekçe göstererek kayyum talebini dile getirerek neyin ne olduğunu herkese hatırlatmış oldu.

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde ortaya çıkan eşit işe eşit ücret mücadelesine CHP’nin halkı birbirine düşürecek politikası ise, emek ve emekçi düşmanlığı güden bir pozisyonu güçlendirdi ve hareketin meşruiyet kaynaklarından ve toplumun henüz ayağa kalkmamış kesimlerine yönelik seslenme kanallarından belki de birincisine çok ciddi bir hasar verdi.

Karşı-devrim iktidarının yargı eliyle yürüttüğü saldırının ayaklarından birisi olan CHP Kurultayı’nın iptali gündemi ise partinin eski liderliğinin iktidarla iş tutma potansiyelini gözler önüne serdi. Önceki Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu, tüm çağrılara karşın AKP yargısının marifeti ile partinin başına geçmeyeceğini ifade etmekten kaçınarak işbirliği mesajı vermiş oldu. Benzer kadroların, aynı basın yayın organlarının henüz 2 yıl önce Kılıçdaroğlu liderliği altında AKP’ye karşı birleşme çağrıları yapmış olduğu ise unutulmuş değil. Halkın umut beslediği isimlerin kolayca satın alınabileceğinin görülmesinin yarattığı güvensizlik de önemli bir faktör olarak kendisini gösterdi. Seçme-seçilme hakkı için büyüyen mücadelenin liderlerinin pek de seçilmeye değer kimseler olmayabileceği anlaşıldı.

Yani, halk hareketinin tüm gerekçeleri yerli yerinde dursa da ona liderlik eden parti halkın derdine derman olmayacağını çok çok kısa bir sürede kanıtlamış oldu.

O halde geriye çekilen hareketin mevcut denklemlerin dışında bir öncülüğe ve önderliğe ihtiyaç duyduğu not edilmeli.

Bir diğer tartışma başlığı ise hareketin kazanımları üzerine olmalı. Henüz üniversitelerde her gün boykotların sürmekte olduğu ve halkın her gün meydanlara aktığı dönemde CHP Lideri Özel, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne kayyum atanamamış olmasının nedeninin halkın mücadelesi olduğunu söylemiş, bunun halk hareketinin kazanımı olarak hafızalarda yer etmesini sağlamıştı.

Elbette bu doğru olabilir, ancak hareketin kazanımlarının değerlendirme kıstasını bu kadar dar bir somutluğa sıkıştırmak oldukça sorunlu. Mücadele git gelli bir doğaya sahiptir. Mücadele eden unsurlar, zaman zaman mevziler kazanırlar. Karşıtlarına boyun eğdirir, istediklerini kopartırlar. Kimi zaman ise tam tersi olur. Ancak tarih, kazanımların bir bir elden gittiği dönemde kuvvetlenen ve amacına ulaşan örneklerle doludur. Tersi de geçerlidir. Dar bir alanda elde edilen kazanımlar ile sahip olunan birikimler, mücadelenin amacını unutturmaya da hizmet edebilir. Bizim örneğimizde ise kazanım algısının buraya sıkıştırılması dış desteğe sahip AKP iktidarının operasyonları sürdürerek halktaki kendi gücüne olan güvenin zedelenmesine sebep oldu.

Oysa halk hareketi bu darlığa sıkıştırılamayacak denli değerli kazanımlara ulaştı. Sokakları dolduranlar kendi güçleri ile siyasal alanı altüst etme becerilerini pratikte kanıtladılar. 19 Mart’a kadar anlatılan masallar bir anda yerini gerçeklere bıraktı. Düzen muhalefeti ve AKP’nin el birliği ile halka biçtikleri rol reddedildi, halkı dışlayan tüm siyasal hamleler geçersiz ilan edildi.

Dahası, mücadele için sokağa çıkan insanlar birbirlerini buldular. Karşı-devrim sürecinin yarattığı sıkışmayı yalnızca kendilerinin yaşamadığını gördüler. Çokça vaaz edildiği gibi azınlık olmadıklarını anladılar. Başta gençler olmak üzere önemli bir kısmı ise örgütlü mücadele ile tanıştı, Türkiye’nin 100 yılı aşkın ilericilik-gericilik saflaşmasında doğru tarafta kararlı bir biçimde yer alma yoluna girdi.

Halk hareketi bitmedi. Ancak yeniden kendisini gösterebilmesi için bu gerçek kazanımlara sahip çıkmak ve onları büyütüp kalıcı hale getirecek bir yolu inşa etmek gerekiyor.

Özetle, halk hareketinin yaslandığı zemin sağlam bir biçimde yerinde duruyor. Hareketin kazanımları henüz odak noktasında olmasa da varlığını koruyor. Geriye bu zemine yaslanarak halkın gerçek sorunlarına odaklanacak, onun gerçek kazanımlarını büyütecek bir mücadele aracının siyasal alana dahil olması kalıyor.

İşte Türkiye Devrimi’nin partisi, partimiz, ilk büyük sınavını henüz kuruluş aşamasındayken bu büyük ve can alıcı sorunsala yanıt üreterek verecek.

Kısa Kısa

  1. İzmir'de fabrikada patlama: İşçiler yaralandı

    İzmir'in Torbalı ilçesinde İki-El Metal fabrikasında meydana gelen patlamada 7 işçi yaralandı. Olayda 3'ü ağır 7 işçi yaralandı. Yaralılar, ambulanslarla çeşitli hastanelere kaldırıldı.

  2. Can Atalay 24 saatlik açlık grevine başladı

    Anayasa Mahkemesi kararlarına rağmen tutukluluğu devam eden seçilmiş Hatay Milletvekili Can Atalay, TBMM’nin yeni yasama yılının başladığı 1 Ekim’de 24 saatlik açlık grevi kararı aldı. Türkiye İşçi Partisi Hatay Milletvekili Atalay'ın X hesabı üzerinden paylaşılan mesajda karar, "Hatay halkı beni, kendisi adına söz söylemem ve hesap sormam için seçti. O görevden vazgeçmeyeceğim. Artık bıçak kemiğe dayanmıştır" ifadeleriyle duyuruldu.

  3. Fon skandalında iade bilmecesi

    Gazeteci İsmail Saymaz, Fatma Betül Sayan Kaya'nın hisselerden kazandığı 2,2 milyar lirayı iade etmediği iddia ediliyor. Gazeteci İsmail Saymaz katıldığı televizyon yayınında iade iddiasının doğru olmasını ileri sürdü. Dün de Nagehan Alçı benzer bir iddiada bulunmuştu. Ekonomim'in iddiasına göre Kaya ve eşi, söz konusu tutarı Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından bildirilen banka hesabına aktarmıştı.

  4. Tera Portföy yöneticileri hakkında tutuklama kararı

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen 'fon soruşturması' kapsamında dün adliyeye sevk edilen Tera Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Erdin Özel ve Tera Portföy CEO'su Emir Münir Sarpyener hakkında tutuklama kararı verildi.

  5. Vahap Seçer gözaltına alındı

    Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer dahil 59 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar arasında aynı zamanda Vahap Seçer'in yanı sıra Vahap Seçer'in yanı sıra Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit ve Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer de bulunuyor.

  6. Akaryakıta zam geldi

    ÖTV artışı nedeniyle benzinin satış fiyatına 4,20, motorine ise 3,70 lira zam geldi. Resmi Gazete'de yayınlanan karara göre, eşel mobil sisteminin sona ermesiyle başlayan yeni dönemde benzindeki ÖTV artışı kasım ve aralık aylarında da kademeli olarak uygulanacak. Böylece benzinde eşel mobil öncesine dönüş nedeniyle beklenen 12,47 liralık fiyat artışı, ÖTV'nin tek seferde değil, kademeli olarak geri getirilmesiyle engellenmiş oldu. LPG'de ise eşel mobil öncesi sisteme dönüldü.

  7. Fon vurgunu: AKP Genel Başkan Yardımcısı Hayat Yazıcı’nın oğlunun malvarlığına konulan tedbir kararı kaldırıldı

    Fon soruşturması kapsamında yönelik kapsamında, eski ticaret bakanı ve AKP Siyasi ve Hukuki İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı’nın oğlu Mustafa Yazıcı’nın tüm mal varlığına hakkında verilen tedbir kararı saatler içinde kaldırıldı. İfadesi alınan Mustafa Yazıcı hakkında, yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol kararı verildi.

Önceki gün

  1. Fon so­ruş­tur­ma­sın­da AKP'li eski bakan Hayati Yazıcı’nın oğlunun mal varlığına tedbir konuldu

    Fon vurgununa yönelik İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, eski ticaret bakanı ve AKP Siyasi ve Hukuki İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı’nın oğlu Mustafa Yazıcı’nın tüm mal varlığına tedbir konuldu.

  2. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Beştepe’de Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüştü

    Tugay, görüşmenin ardından sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Erdoğan’a kendisini Beştepe’de kabul ettiği için teşekkür ederken, kente ilişkin projeleri “arz ettiklerini” belirtti. Cemil Tugay, geçtiğimiz aylarda CHP’den istifa etmişti. Tugay’ın Beştepe ziyareti, bir süredir medyada yer alan AKP’ye geçeceğine yönelik iddiaların ardından geldi.

  3. Eylül ayı Milli Güvenlik Kurulu toplantısı sona erdi: Çerçeve Yasa uygulanmaya başlamadı

    Cumhurbaşkanı başkanlığında gerçekleştirilen Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısı sonrasında İletişim Başkanlığı tarafından sekiz maddelik bir bildiri yayınlandı. ⁠Bildiride tehdit ve tehlikeler arasında, PKK, KCK ve PYD de yer aldı. Böylece iktidarın "Terörsüz Türkiye" olarak adlandırdığı süreç kapsamında yakın zamanda meclisten geçirilen "Çerçeve Yasa"'nın uygulama aşaması, bir süredir çeşitli kaynaklarca dile getirildiği üzere, ileri bir tarihe kaldı.

  4. Fon vurgunu so­ruş­tur­ma­sın­da yeni gelişme: 5 şirket için TMSF kararı

    Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), fon soruşturması kapsamında Destek Yatırım Bankası, Hedef Yatırım Bankası ve Tera Yatırım Bankası’nın nitelikli paylarına ilişkin temettü dışındaki ortaklık haklarının Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından kullanılmasına karar verdi. BDDK ayrıca Destek Faktoring ve Tera Finans Faktoring’e pay devri işlemlerinin tamamlanması için altı ay süre tanıdı.

  5. İngiltere Başbakanı Burnham: İngiltere için seçenekler arasında AB’ye yeniden katılmak da var

    İngiltere Başbakanı Andy Burnham, BBC’ye verdiği demeçte mevcut Brexit anlaşmasının “faydadan çok zarar” getirdiğini belirterek, Avrupa ile ilişkileri düzeltmek için neler yapılabileceğini değerlendirmek istediğini söyledi. Burnham İngiltere'nin Avrupa ile uzun vadeli ilişkilerini yeniden şekillendirmek amacıyla hükümetin değerlendirebileceği seçenekler arasında Avrupa Birliği’ne yeniden katılmanın da bulunduğunu ifade etti.

  6. Rusya: S-400 sistemlerinin Türkiye’den çıkarılması için Ankara ile görüşüyoruz

    Kremlin, Türkiye’nin Rusya’dan satın aldığı S-400 hava savunma sistemlerinin başka bir ülkeye konuşlandırılması konusunda Ankara ile temasların sürdüğünü açıkladı. Açıklama, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un geçtiğimiz cumartesi günü S-400’lerin başka bir ülkeye devredilebileceğine ilişkin sözlerinin ardından geldi.

  7. CHP’de ihraçlar devam ediyor

    Mutlak butlan kararıyla CHP’nin başına geçen Kılıçdaroğlu yönetimi, partiden ihraç kararları almaya devam ediyor. Son olarak Kadıköy Belediye Başkanı Mesut Kösedağ, Sarıyer Belediye Başkanı Oktay Aksu ve Sancaktepe Belediye Başkanı Alper Yeğin, kesin ihraç talebiyle disipline sevk edildi.

  8. T24'e erişim engeli

    T24'ün internet haber portalı ve sosyal medya hesapları hakkında kapatma kararı verildi. Karar kapsamında T24'ün son 1 yıl içerisinde 118 LGBT propagandası niteliği taşıyan içerik ürettiği ileri sürüldü. 1. Sulh Ceza Hakimliği tarafından alınan karar uygulanmak üzere Siber Güvenlik Başkanlığı'na gönderildi.

  9. Fon so­ruş­tur­ma­sın­da yeni dalga: 34 kişiye gözaltı

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü fon soruşturmasında 5'inci dalga operasyonda 34 şüpheli için gözaltı kararı verildi. Bakan Akın Gürlek'in açıklamasına göre şüpheli sayısı 217'ye ulaştı; 56 kişi tutuklandı, 88 kişiye adli kontrol uygulandı. 26 hissedeki manipülatif işlemler de inceleniyor.

  10. Sakarya'da çok sayıda bölge sular altında

    Sakarya’da dünden bu yana etkili olan sağanak yağışların ardından birçok bölgede sel ve su baskınları yaşandı. Karasu ve Darıçayırı'nda Sakarya Nehri ve bölgedeki derelerin taşmasıyla su seviyesi yer yer 1 ila 2 metreye ulaştı. Yaklaşık 60 hanenin etkilendiği bölgede mahsur kalanlar oldu. Ferizli ve Kaynarca'da sokaklar adeta göle dönerken, araçlar tamamen suya gömülürken Erenler'de çok sayıda evi su bastı.

  11. Suriye'de haremlik selamlık düğün kararı: Kadın salonlarına damatlar giremeyecek

    T24'ten Namık Durukan'ın haberine göre, Şam kırsalındaki Sergaya Belde Meclisi 27 Eylül'de kadınlara ayrılan düğün salonlarına damatların girişini yasakladı. Douma Şehir Meclisi de benzer bir karar aldı. Kararlara uymayanlar hakkında yasal işlem uygulanacak.

  12. Fatma Betül Sayan Kaya’nın adı AKP’nin internet sitesinden kaldırıldı

    Fon soruşturması kapsamında gündeme gelen iddiaların ardından AKP’deki görevlerinden ayrılan eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya’nın adı ve özgeçmişi partinin internet sitesinden kaldırıldı. Kaya’nın MKYK WhatsApp grubundan da çıkarıldığı iddia edildi.

  13. Bilal Erdoğan: "Türkiye belki en normal dönemini yaşıyor"

    AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın oğlu Bilal Erdoğan, Konya'da imam hatip öğrencilerine seslendi. İmam hatipleri "normalleşmenin" teminatı ilan eden Erdoğan, dindar muhafazakârlığı "milletin vasatı" olarak tanımladı. İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı sıfatıyla Konya Anadolu İmam Hatip Lisesi'nde konuşan Erdoğan, "Bu millet galebe çaldı ve bugün hamdolsun Türkiye belki en normal, sosyal olarak kültürel olarak dönemini yaşıyor" dedi

  14. Eski SPK Başkanı ifadeye çağrıldı

    Eski Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı İbrahim Ömer Gönül, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında şüpheli sıfatıyla bugün savcılığa ifade verecek. Gönül'ün ifadesi, başsavcılığın sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin yürüttüğü soruşturma kapsamında alınacak.

  15. Kaçırılma alarmının nedeni pilot kavgası çıktı

    İsrail Başbakanlığı, Dubai-Tel Aviv seferini yapan Flydubai uçağında kaçırma olmadığını, acil durumun pilotlar arasında yaşanan kavga nedeniyle ortaya çıktığını açıkladı. Uçak, Ürdün hava sahasında “7500” kaçırılma kodu vermesinin ardından Suudi Arabistan’a yönlendirilmiş, İsrail savaş uçaklarını havalandırmıştı. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

  16. TÜİK verilerine göre “gerçek işsizlik” yüzde 31'e yükseldi

    TÜİK’in “atıl işgücü” olarak tanımladığı geniş işsizlik oranı ağustosta yüzde 31’e yükseldi. İşsiz sayısı ise 2 milyon 740 bin olarak açıklandı. İş aramaktan vazgeçenleri ve eksik çalışanları ayrı kategorilerde değerlendiren TÜİK, yalnızca dar tanımı “işsizlik oranı” olarak sunarak işsizliği olduğundan düşük göstermeye çalışıyor. DİSK-AR’ın hesaplamasına göre geniş tanımlı işsiz sayısı ise 12 milyon 608 bin oldu.

  17. DDK Başkanı Tanrıkulu, Borsa İstanbul'daki görevlerinden ayrıldı

    Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın fon skandalıyla ilgili Devlet Denetleme Kurulu'nu görevlendirmesinin ardından DDK Başkanı Salih Tanrıkulu, Borsa İstanbul'daki yönetim kurulu başkanvekilliği ve denetim komitesi başkanlığı görevlerinden ayrıldı. Tanrıkulu'nun adı kurumun internet sitesindeki listelerden de kaldırıldı.

  18. AKP'li Zeybekci'nin şirketlerinin parası da Tera fonunda kalmış

    Eski Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci'nin ortağı olduğu dört şirketin parası, 17 Eylül'de tasfiye kararı verilen Tera'nın TP2 fonunda kaldı. İsmail Saymaz'a konuşan Zeybekci, kendini 455 bin mağdurdan biri saydı, fona yatırımdan haberi olmadığını söyledi. "Maalesef devletin ihmali var" derken mağduriyetini Erdoğan'a iletmediğini belirtti.

  19. Dubai - Tel Aviv uçağında kaçırılma kodu verildi

    İsrail'de yayın yapan Kanal 12'nin haberine göre, Dubai'den Tel Aviv'e giden yolcu uçağı, uçak kaçırılmasını ifade eden "7500" kodunu yayınladı. Kodun yayınlanması sonrasında, İsrail Hava Kuvvetleri'ne ait savaş uçaklarının yolcu uçağına doğru havalandığı bildirilirdi. Ürdün üzerinde bir süre tur atan ve içerisinde yaklaşık 100 İsrail vatandaşının bulunduğu belirtilen uçak, daha sonra Suudi Arabistan yönüne yönlendirildi.

  20. MEB’den istismarcı Ensar Vakfı’yla iş birliği

    MEB, Ensar Vakfı’nın düzenleyeceği “Sana Emanet Online Bilgi Yarışması”nı ortaokul ve liselere resmi yazıyla duyurdu. Cumhuriyet’ten Ufuk Sepetci’nin haberine göre, yarışmada öğrencilere umre ve teknoloji ödülleri verilecek. Dereceye giren kişilerin öğretmenleri ve okul müdürlerine ise 20 bin TL’ye kadar nakit ödül ödenecek. Ensar Vakfı, Karaman’da 45 çocuğun cinsel istismara maruz bırakıldığı olayla gündeme gelmişti.

  21. AYM, yoksulluk nafakasından "süresiz" ifadesini kaldırdı

    Anayasa Mahkemesi, Türk Medeni Kanunu’nun yoksulluk nafakasını düzenleyen 175. maddesindeki “süresiz olarak” ibaresini iptal etti. Karar, 30 Haziran 2027’de yürürlüğe girecek. Nafakanın süresine ilişkin yeni bir düzenlemenin önümüzdeki dönemde TBMM gündemine gelmesi bekleniyor.

✓