Arama

Site İçi Arama

Doğrudan arama yapın Aranıyor... Detaylı Arama
Sonuçlar aranıyor...
Kategorilere Göz Atın
© ideo. Anlatılan senin hikayendir

Köşe Yazısı

Hrant Dink cinayetini hatırlamak: Aydınlar nasıl öldürülür?

19:38 5 dk okuma

Aydınlar nasıl öldürülür? İlk akla gelen, öldürmenin en somut ve şiddetli biçimi: Cinayet. Oysa Türkiye’de egemenler, aydınları susturmanın bin çeşit yolunu bilir ve sık sık denerler.

Cinayetinde kullanılan tetikçi geçtiğimiz hafta, 16 yıl hapis yattıktan sonra salınan Hrant Dink, bu saldırıların pek çok türünü deneyimleyip yılmamış aydınlardandı. Tetikçinin salıverilmesini yaşayanlara gözdağı saymak gerekir.

Modern hukukta her suçun cezası bellidir. Suçluya ilişkin kanaat ne olursa olsun cezası bitince salıverilmesi beklenir. Ancak pek çok muhalif siyasetçi ve yazarın belirsiz suçlamalarla tutuklu olduğu koşullarda Ogün Samast’ın serbest bırakılması salt yasal prosedürle açıklanamaz. Hele ki asıl suçu olan “silahlı terör örgütü adına suç işlemek” suçundan ceza almamışken…

Bunun için cinayetin öncesi ve sonrasını hatırlatmakta yarar var.

Örgüt suçu nasıl örtbas edildi?

Samast tahliye edilir edilmez hazırlanan yeni iddianamede “silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte silahlı terör örgütü adına suç işlemek” suçlamasıyla 12 yıla kadar hapse isteniyor. İddianamenin tahliyeden sonra gündeme gelmesi (ya da tahliye kararının bir biçimde iddianameden hemen önce çıkarılması) son zamanlarda su yüzüne çıkan yargı içindeki çekişmelerin ürünü olabilir. Ancak Samast ve suç ortaklarının geçmişte silahlı terör örgütü üyeliği suçundan beraat etmiş olmaları, herhangi bir çekişmenin değil, Türkiye’nin 21 yıldır içinden geçtiği karşı devrimin sonucuydu.

Daha Dink’in cenazesi kalkmamış, Samast’ın sorgusu sürerken dönemin İstanbul İl Emniyet Müdürü “Cinayetin herhangi bir siyasi boyutu ve örgüt bağlantısı yok. Zanlı, milliyetçi duygularla cinayeti işlemiş” açıklaması yaparak soruşturmayı yönlendirdi.

Dink cinayetinden birkaç yıl önce, İsmailağa Camii’nde cemaat tarafından işlenen bir cinayeti örtbas eden de aynı emniyet müdürüydü. Bu kez Fethullahçı çetenin suçunu örtbas ediyordu. Hrant Dink cinayeti, tetikçi kendi üyeleri olmamakla birlikte esas olarak Fethullahçıların işiydi.

Tetikçi Ogün Samast’la birlikte Yasin Hayal ve Erhan Tuncel gibi isimlerin öne çıktığı sanıklar BBP’ye bağlı Alperen Ocakları’yla bağlantılıydı. Ancak cinayetin organizasyonunda bu yapının merkezinin ve kendi hiyerarşisinin değil, dışarıdan yönlendirmenin öne çıktığı görülüyordu.

Cinayette Fethullahçı parmağı

Erhan Tuncel, hem polis hem jandarmayla çalışan bir muhbirdi. Kolluk kuvvetleri içindeki Fethullahçı yapılanmayla temas halindeydi. Polis muhbirliği, Dink cinayeti sırasındaki Emniyet İstihbarat Daire Başkanı Ramazan Akyürek’in Trabzon İl Emniyet Müdürlüğü zamanına rastlıyordu. Trabzon Pelitli’nin internet kafelerinde uluorta konuşulan cinayet planlarından emniyet teşkilatı haberdardı. Samast, farklı dönemlerde verdiği ifadelerde Yasin Hayal ve Erhan Tuncel’in kendisine Ramazan Akyürek ve dönemin İstanbul Emniyet yetkililerinden Ali Fuat Yılmazer’in de plandan haberdar olduğunu, cinayet için devletten destek gördüklerini anlattığını söyleyecekti.

Fethullaçı çete açısından kusursuz bir süreç işliyordu. Önceki yıllarda Hrant Dink, başını Kemal Kerinçsiz’in çektiği bir grup ülkücü avukatın açtırdığı davalardan yargılanıyor, farklı davalardan ceza alıyordu. Dink’in faşist çeteler tarafından katledilmesine doğru gidecek ortam hazırlanmıştı. Provokasyonda öne çıkanlar da karanlık bağlantıları olduğu şüphesini uyandıran, üstüne üstlük Fethullahçılarla mesafeli olan bir ekipti. Ve Hrant Dink, sonraki yıllarda peş peşe gelecek olan büyük operasyon dalgasını meşrulaştırmaya yetecek kadar büyük bir isimdi.

19 Ocak 2007 günü lümpen bir gencin eline tutuşturulan silahtan çıkan kurşunlar böyle bir planın parçasıydı. Ergenekon, Balyoz, Askeri Casusluk, Devrimci Karargah… dönemin başbakanının “savcısıyım” dediği, dönemin iktidar ortağı Fethullahçı yapılanmanın sahada bizzat yürüttüğü siyasi davalar silsilesinin önü Dink cinayetinin de aralarında olduğu bir dizi provokasyonla açıldı.

Neden Hrant Dink?

Dink’i katledenler, bir taşla iki kuş vurmuştu. Öncelikle Türkiye’nin dönüştürülmesi için elzem olan siyasi davalar böyle meşrulaştırılmıştı. Katiller arasındaki konuşmaların, Erhan Tuncel’in rapor verdiği emniyet ve jandarma yetkilileriyle görüşmelerinin kayıtları basına sızdırılarak “İşin arkasında büyük oyun var” dedirten bir bilgi kirliliği yaratılıyor, ancak somut örgüt bağlantıları soruşturulmuyordu. O kadar ki, cinayet mahallinden elini kolunu sallayarak giden Samast Trabzon’a ulaşmadan, Samsun Otogarı’nda cinayet sırasında taktığı beyaz beresi ve cinayet silahıyla yakalanacaktı. Tetikçinin suç ortaklarıyla temas kurup örtbas edilemeyecek bir açık vermesi engellenmişti. Zira emniyet teşkilatına uzanan bağlantılar biraz kurcalansa Fethullahçı yapıyla bağların gizlenmesi olanaksız olacaktı.

Vurulan ikinci kuş ise bizzat Hrant Dink’in ortadan kaldırılmış olmasıydı… Türkiye’da gayrimüslim azınlıkların en önemli yayın organı olan Agos’un başında sosyalist hareketin tedrisatından geçmiş bir aydının bulunması, karşı devrim projesi açısından sakıncalıydı. İdeolojik olarak liberal sola çok uzak olmamakla birlikte aydın namusuyla oyun bozan bir isimdi Hrant Dink.

Katledildiği sırada Agos dışında Birgün yazarıydı. Türkiye solunu önemsiyor, sol ile diyalog kurmaya çalışıyordu.

1915’le ilgili açık ama temkinli konuşmayı tercih ediyordu. Yargılanma korkusundan değil, Türkleri incitmeme kaygısından. İçinde yaşadığı topluma verdiği değer, “Türklüğe hakaret” suçundan ceza aldığında verdiği tepkiden belliydi. Mahkeme çıkışında gözyaşlarını tutamamış, “Bu karar kesinleşirse Türkiye’den giderim” demişti. Birlikte yaşadığı insanların kimliğine, değerlerine hakaret etmekten suçlu bulunmak gururuna dokunmuştu.

Emperyalist merkezlerin tarihe dair tartışmaları araçsallaştırmasının Türkiye ve Ermenistan halklarına yararı olmayacağını görüyordu. 2000’lerin başından itibaren Batılı ülkelerin hükümet ve parlamentolarından çıkan “soykırım” kararlarını ahlaki bulmadığını, bunun meselenin çözümüne değil, halkların birbirine düşmanlaştırılmasına hizmet edeceğini söylüyordu. Ölümünden birkaç ay önce, 2006 sonlarında Fransa’da “Ermeni soykırımı” tezinin inkarının suç sayılması gündeme gelince Paris’e giderek bu yasayı ihlal eden bir konuşma yapacağını açıklamıştı.

Pek çok çevre açısından sakıncalıydı Hrant Dink. Türkiye’de karşı devrim için düğmeye basan gerici odaklar, her dönemde düzen için kullanışlı olan faşist çeteler, uluslararası arenada tarihi istismar eden diaspora liderleri… katledilmesinden tümü kazançlı çıktı.

***

Katiller de böyle bir bağlamda yargılandı. Fethullahçıların başına iş gelmesin diye silahlı terör örgütü ve çete suçlamalarından beraat ettirildiler. Temmuz 2011’de yalnızca “tasarlayarak adam öldürmek” ve “ruhsatsız silah bulundurmak” suçlarından ceza aldılar. Mayıs 2013’te ise Yargıtay 9. Ceza Dairesi’nin “örgüt” yönünden beraat kararını bozması üzerine silahlı terör örgütünden değil, “suç işlemek amacıyla oluşturulan örgüt” üyeliği suçlamasından yargılandılar. Ağustos 2019’da açıklanan karara göre Ogün Samast, gerek örgüt içindeki pozisyonu gerekse suç esnasında 17 yaşında olması gibi nedenlerle bu suçtan yalnızca 2 yıl 6 ay ceza aldı.

Arada kaldığı cezaevinde gardiyana saldırdığı için ek bir ceza aldı. Agos Genel Yayın Yönetmeni Yetvart Danzikyan’ın açıkladığına göre o cezası olmasa 3 yıl önce hapisten çıkacakmış. Dink ailesi avukatları ise kendisiyle ilgili yeni hazırlanan iddianamedeki “silahlı terör örgütü adına suç işleme” suçlamasının 2020 itibariyle zamanaşımına uğradığını belirtiyor. Yani tetikçi, yargılama sürecindeki bilinçli oyalamalar nedeniyle asıl suçundan ceza almayacak.

Aydınlar nasıl mı öldürülür? Kimi zaman katli ve hatırası istismar edilerek…

Cinayetin ana aktörü olan Fethullahçı çete, 2013’e kadar iktidar ortağıydı ve karşı devrimin o tarihe kadarki safhasında belirleyici konumdaydı. 2002 yılında liberal çevrelerin “muhafazakar demokrat inkılap” diye alkışladığı bir süreçten bahsediyoruz. “Eskiden iyiydi, sonra bozdu” dedikleri AKP iktidarının bu “iyiydi” denilen döneminde katledildi Hrant Dink. Adına “Hizmet” dedikleri çete tarafından…

Dönemin Fethullahçı polislerinin Dink cinayetindeki rolü gün gibi ortadaydı. Bilmezden, görmezden geldiler. Anmalarda Fethullahçı çeteye işaret etmek bir yana, cinayeti dönemin uydurma davası Ergenekon’a bağlamak için çırpındılar. “Yetmez ama Evet”i hatırlatınca kızıyorlar ama son 20 yıldaki tek suçları “Yetmez ama Evet” değil. Belki en büyük suçları bile değil…

Dink cinayetinin tetikçisi şimdi aramıza salındı. Hem ilericilere gözdağı vermek hem de potansiyel tetikçileri yüreklendirmek içindir.

Kısa Kısa

  1. İstanbul'un enflasyonu eylülde hızlandı

    İstanbul Ticaret Odası (İTO) verilerine göre, İstanbul'da bir önceki ay yüzde 1,66 olan aylık enflasyon eylülde yüzde 2,11'e çıktı. Yıllık enflasyon ise yüzde 34,96'dan yüzde 33,55'e geriledi. Eylül ayının zam şampiyonu yüzde 22,59'luk artışla eğitim grubu oldu.

  2. Fransa'da sağcı cumhurbaşkanı adayından başörtüsü ve göç vaadi

    Fransa'da cumhurbaşkanı adayından başörtüsü ve göç vaadi Eski İçişleri Bakanı Bruno Retailleau, gelecek yıl yapılacak cumhurbaşkanı seçiminde aday olması halinde spor faaliyetleri, okul gezileri ve üniversitelerde başörtüsünü yasaklayacağını açıkladı. Retailleau ayrıca Müslüman Kardeşler bağlantılı kuruluşların feshedilmesini ve Fransa'nın “Yahudi-Hristiyan köklerine” ilişkin bir ifadenin anayasaya eklenmesini vaat etti.

  3. İzmir'de fabrikada patlama: İşçiler yaralandı

    İzmir'in Torbalı ilçesinde İki-El Metal fabrikasında meydana gelen patlamada 7 işçi yaralandı. Olayda 3'ü ağır 7 işçi yaralandı. Yaralılar, ambulanslarla çeşitli hastanelere kaldırıldı.

  4. Can Atalay 24 saatlik açlık grevine başladı

    Anayasa Mahkemesi kararlarına rağmen tutukluluğu devam eden seçilmiş Hatay Milletvekili Can Atalay, TBMM’nin yeni yasama yılının başladığı 1 Ekim’de 24 saatlik açlık grevi kararı aldı. Türkiye İşçi Partisi Hatay Milletvekili Atalay'ın X hesabı üzerinden paylaşılan mesajda karar, "Hatay halkı beni, kendisi adına söz söylemem ve hesap sormam için seçti. O görevden vazgeçmeyeceğim. Artık bıçak kemiğe dayanmıştır" ifadeleriyle duyuruldu.

  5. Fon skandalında iade bilmecesi

    Gazeteci İsmail Saymaz, Fatma Betül Sayan Kaya'nın hisselerden kazandığı 2,2 milyar lirayı iade etmediği iddia ediliyor. Gazeteci İsmail Saymaz katıldığı televizyon yayınında iade iddiasının doğru olmasını ileri sürdü. Dün de Nagehan Alçı benzer bir iddiada bulunmuştu. Ekonomim'in iddiasına göre Kaya ve eşi, söz konusu tutarı Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından bildirilen banka hesabına aktarmıştı.

  6. Tera Portföy yöneticileri hakkında tutuklama kararı

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen 'fon soruşturması' kapsamında dün adliyeye sevk edilen Tera Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Erdin Özel ve Tera Portföy CEO'su Emir Münir Sarpyener hakkında tutuklama kararı verildi.

  7. Vahap Seçer gözaltına alındı

    Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer dahil 59 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar arasında aynı zamanda Vahap Seçer'in yanı sıra Vahap Seçer'in yanı sıra Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit ve Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer de bulunuyor.

  8. Akaryakıta zam geldi

    ÖTV artışı nedeniyle benzinin satış fiyatına 4,20, motorine ise 3,70 lira zam geldi. Resmi Gazete'de yayınlanan karara göre, eşel mobil sisteminin sona ermesiyle başlayan yeni dönemde benzindeki ÖTV artışı kasım ve aralık aylarında da kademeli olarak uygulanacak. Böylece benzinde eşel mobil öncesine dönüş nedeniyle beklenen 12,47 liralık fiyat artışı, ÖTV'nin tek seferde değil, kademeli olarak geri getirilmesiyle engellenmiş oldu. LPG'de ise eşel mobil öncesi sisteme dönüldü.

  9. Fon vurgunu: AKP Genel Başkan Yardımcısı Hayat Yazıcı’nın oğlunun malvarlığına konulan tedbir kararı kaldırıldı

    Fon soruşturması kapsamında yönelik kapsamında, eski ticaret bakanı ve AKP Siyasi ve Hukuki İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı’nın oğlu Mustafa Yazıcı’nın tüm mal varlığına hakkında verilen tedbir kararı saatler içinde kaldırıldı. İfadesi alınan Mustafa Yazıcı hakkında, yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol kararı verildi.

Önceki gün

  1. Fon so­ruş­tur­ma­sın­da AKP'li eski bakan Hayati Yazıcı’nın oğlunun mal varlığına tedbir konuldu

    Fon vurgununa yönelik İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, eski ticaret bakanı ve AKP Siyasi ve Hukuki İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı’nın oğlu Mustafa Yazıcı’nın tüm mal varlığına tedbir konuldu.

  2. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Beştepe’de Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüştü

    Tugay, görüşmenin ardından sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Erdoğan’a kendisini Beştepe’de kabul ettiği için teşekkür ederken, kente ilişkin projeleri “arz ettiklerini” belirtti. Cemil Tugay, geçtiğimiz aylarda CHP’den istifa etmişti. Tugay’ın Beştepe ziyareti, bir süredir medyada yer alan AKP’ye geçeceğine yönelik iddiaların ardından geldi.

  3. Eylül ayı Milli Güvenlik Kurulu toplantısı sona erdi: Çerçeve Yasa uygulanmaya başlamadı

    Cumhurbaşkanı başkanlığında gerçekleştirilen Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısı sonrasında İletişim Başkanlığı tarafından sekiz maddelik bir bildiri yayınlandı. ⁠Bildiride tehdit ve tehlikeler arasında, PKK, KCK ve PYD de yer aldı. Böylece iktidarın "Terörsüz Türkiye" olarak adlandırdığı süreç kapsamında yakın zamanda meclisten geçirilen "Çerçeve Yasa"'nın uygulama aşaması, bir süredir çeşitli kaynaklarca dile getirildiği üzere, ileri bir tarihe kaldı.

  4. Fon vurgunu so­ruş­tur­ma­sın­da yeni gelişme: 5 şirket için TMSF kararı

    Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), fon soruşturması kapsamında Destek Yatırım Bankası, Hedef Yatırım Bankası ve Tera Yatırım Bankası’nın nitelikli paylarına ilişkin temettü dışındaki ortaklık haklarının Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından kullanılmasına karar verdi. BDDK ayrıca Destek Faktoring ve Tera Finans Faktoring’e pay devri işlemlerinin tamamlanması için altı ay süre tanıdı.

  5. İngiltere Başbakanı Burnham: İngiltere için seçenekler arasında AB’ye yeniden katılmak da var

    İngiltere Başbakanı Andy Burnham, BBC’ye verdiği demeçte mevcut Brexit anlaşmasının “faydadan çok zarar” getirdiğini belirterek, Avrupa ile ilişkileri düzeltmek için neler yapılabileceğini değerlendirmek istediğini söyledi. Burnham İngiltere'nin Avrupa ile uzun vadeli ilişkilerini yeniden şekillendirmek amacıyla hükümetin değerlendirebileceği seçenekler arasında Avrupa Birliği’ne yeniden katılmanın da bulunduğunu ifade etti.

  6. Rusya: S-400 sistemlerinin Türkiye’den çıkarılması için Ankara ile görüşüyoruz

    Kremlin, Türkiye’nin Rusya’dan satın aldığı S-400 hava savunma sistemlerinin başka bir ülkeye konuşlandırılması konusunda Ankara ile temasların sürdüğünü açıkladı. Açıklama, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un geçtiğimiz cumartesi günü S-400’lerin başka bir ülkeye devredilebileceğine ilişkin sözlerinin ardından geldi.

  7. CHP’de ihraçlar devam ediyor

    Mutlak butlan kararıyla CHP’nin başına geçen Kılıçdaroğlu yönetimi, partiden ihraç kararları almaya devam ediyor. Son olarak Kadıköy Belediye Başkanı Mesut Kösedağ, Sarıyer Belediye Başkanı Oktay Aksu ve Sancaktepe Belediye Başkanı Alper Yeğin, kesin ihraç talebiyle disipline sevk edildi.

  8. T24'e erişim engeli

    T24'ün internet haber portalı ve sosyal medya hesapları hakkında kapatma kararı verildi. Karar kapsamında T24'ün son 1 yıl içerisinde 118 LGBT propagandası niteliği taşıyan içerik ürettiği ileri sürüldü. 1. Sulh Ceza Hakimliği tarafından alınan karar uygulanmak üzere Siber Güvenlik Başkanlığı'na gönderildi.

  9. Fon so­ruş­tur­ma­sın­da yeni dalga: 34 kişiye gözaltı

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü fon soruşturmasında 5'inci dalga operasyonda 34 şüpheli için gözaltı kararı verildi. Bakan Akın Gürlek'in açıklamasına göre şüpheli sayısı 217'ye ulaştı; 56 kişi tutuklandı, 88 kişiye adli kontrol uygulandı. 26 hissedeki manipülatif işlemler de inceleniyor.

  10. Sakarya'da çok sayıda bölge sular altında

    Sakarya’da dünden bu yana etkili olan sağanak yağışların ardından birçok bölgede sel ve su baskınları yaşandı. Karasu ve Darıçayırı'nda Sakarya Nehri ve bölgedeki derelerin taşmasıyla su seviyesi yer yer 1 ila 2 metreye ulaştı. Yaklaşık 60 hanenin etkilendiği bölgede mahsur kalanlar oldu. Ferizli ve Kaynarca'da sokaklar adeta göle dönerken, araçlar tamamen suya gömülürken Erenler'de çok sayıda evi su bastı.

  11. Suriye'de haremlik selamlık düğün kararı: Kadın salonlarına damatlar giremeyecek

    T24'ten Namık Durukan'ın haberine göre, Şam kırsalındaki Sergaya Belde Meclisi 27 Eylül'de kadınlara ayrılan düğün salonlarına damatların girişini yasakladı. Douma Şehir Meclisi de benzer bir karar aldı. Kararlara uymayanlar hakkında yasal işlem uygulanacak.

  12. Fatma Betül Sayan Kaya’nın adı AKP’nin internet sitesinden kaldırıldı

    Fon soruşturması kapsamında gündeme gelen iddiaların ardından AKP’deki görevlerinden ayrılan eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya’nın adı ve özgeçmişi partinin internet sitesinden kaldırıldı. Kaya’nın MKYK WhatsApp grubundan da çıkarıldığı iddia edildi.

  13. Bilal Erdoğan: "Türkiye belki en normal dönemini yaşıyor"

    AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın oğlu Bilal Erdoğan, Konya'da imam hatip öğrencilerine seslendi. İmam hatipleri "normalleşmenin" teminatı ilan eden Erdoğan, dindar muhafazakârlığı "milletin vasatı" olarak tanımladı. İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı sıfatıyla Konya Anadolu İmam Hatip Lisesi'nde konuşan Erdoğan, "Bu millet galebe çaldı ve bugün hamdolsun Türkiye belki en normal, sosyal olarak kültürel olarak dönemini yaşıyor" dedi

  14. Eski SPK Başkanı ifadeye çağrıldı

    Eski Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı İbrahim Ömer Gönül, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında şüpheli sıfatıyla bugün savcılığa ifade verecek. Gönül'ün ifadesi, başsavcılığın sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin yürüttüğü soruşturma kapsamında alınacak.

  15. Kaçırılma alarmının nedeni pilot kavgası çıktı

    İsrail Başbakanlığı, Dubai-Tel Aviv seferini yapan Flydubai uçağında kaçırma olmadığını, acil durumun pilotlar arasında yaşanan kavga nedeniyle ortaya çıktığını açıkladı. Uçak, Ürdün hava sahasında “7500” kaçırılma kodu vermesinin ardından Suudi Arabistan’a yönlendirilmiş, İsrail savaş uçaklarını havalandırmıştı. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

  16. TÜİK verilerine göre “gerçek işsizlik” yüzde 31'e yükseldi

    TÜİK’in “atıl işgücü” olarak tanımladığı geniş işsizlik oranı ağustosta yüzde 31’e yükseldi. İşsiz sayısı ise 2 milyon 740 bin olarak açıklandı. İş aramaktan vazgeçenleri ve eksik çalışanları ayrı kategorilerde değerlendiren TÜİK, yalnızca dar tanımı “işsizlik oranı” olarak sunarak işsizliği olduğundan düşük göstermeye çalışıyor. DİSK-AR’ın hesaplamasına göre geniş tanımlı işsiz sayısı ise 12 milyon 608 bin oldu.

  17. DDK Başkanı Tanrıkulu, Borsa İstanbul'daki görevlerinden ayrıldı

    Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın fon skandalıyla ilgili Devlet Denetleme Kurulu'nu görevlendirmesinin ardından DDK Başkanı Salih Tanrıkulu, Borsa İstanbul'daki yönetim kurulu başkanvekilliği ve denetim komitesi başkanlığı görevlerinden ayrıldı. Tanrıkulu'nun adı kurumun internet sitesindeki listelerden de kaldırıldı.

  18. AKP'li Zeybekci'nin şirketlerinin parası da Tera fonunda kalmış

    Eski Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci'nin ortağı olduğu dört şirketin parası, 17 Eylül'de tasfiye kararı verilen Tera'nın TP2 fonunda kaldı. İsmail Saymaz'a konuşan Zeybekci, kendini 455 bin mağdurdan biri saydı, fona yatırımdan haberi olmadığını söyledi. "Maalesef devletin ihmali var" derken mağduriyetini Erdoğan'a iletmediğini belirtti.

  19. Dubai - Tel Aviv uçağında kaçırılma kodu verildi

    İsrail'de yayın yapan Kanal 12'nin haberine göre, Dubai'den Tel Aviv'e giden yolcu uçağı, uçak kaçırılmasını ifade eden "7500" kodunu yayınladı. Kodun yayınlanması sonrasında, İsrail Hava Kuvvetleri'ne ait savaş uçaklarının yolcu uçağına doğru havalandığı bildirilirdi. Ürdün üzerinde bir süre tur atan ve içerisinde yaklaşık 100 İsrail vatandaşının bulunduğu belirtilen uçak, daha sonra Suudi Arabistan yönüne yönlendirildi.

  20. MEB’den istismarcı Ensar Vakfı’yla iş birliği

    MEB, Ensar Vakfı’nın düzenleyeceği “Sana Emanet Online Bilgi Yarışması”nı ortaokul ve liselere resmi yazıyla duyurdu. Cumhuriyet’ten Ufuk Sepetci’nin haberine göre, yarışmada öğrencilere umre ve teknoloji ödülleri verilecek. Dereceye giren kişilerin öğretmenleri ve okul müdürlerine ise 20 bin TL’ye kadar nakit ödül ödenecek. Ensar Vakfı, Karaman’da 45 çocuğun cinsel istismara maruz bırakıldığı olayla gündeme gelmişti.

  21. AYM, yoksulluk nafakasından "süresiz" ifadesini kaldırdı

    Anayasa Mahkemesi, Türk Medeni Kanunu’nun yoksulluk nafakasını düzenleyen 175. maddesindeki “süresiz olarak” ibaresini iptal etti. Karar, 30 Haziran 2027’de yürürlüğe girecek. Nafakanın süresine ilişkin yeni bir düzenlemenin önümüzdeki dönemde TBMM gündemine gelmesi bekleniyor.

✓