Köşe Yazısı

IDEF 2025: ‘Milli gururumuzu’ hangi emperyalist şirketler okşuyor?

11:56 6 dk okuma

‘Milli gururumuz’ olarak kabul edilen bir etkinlikten gurur duyabilmenin yolu, emperyalist şirketlere ürünlerimizi ‘beğendirmekten’ mi geçiyor? ‘Türk savunma sanayisinin kritik ürünleri’ neden ‘görücüye çıkmak’ zorunda? Neden ‘son teknoloji ve milli’ ürünlerini tanıtan şirketlerimiz, ‘gözünü dünya pazarına’ dikiyor’?

Savunma sanayii alanında dünyanın sayılı organizasyonlarından biri olarak kabul edilen Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı (IDEF 2025) başladı.

IDEF aynı zamanda Türkiye’nin ‘en prestijli ve stratejik öneme sahip savunma sanayii etkinliği’ olarak tanımlanıyor. İlk kez 1993’te düzenlenen fuar, iki yılda bir İstanbul’da gerçekleştiriliyor ve savunma, havacılık ve güvenlik alanlarında dünyanın önde gelen şirketlerini bir araya getiriyor.

Fuarda aynı zamanda ASELSAN, TUSAŞ, ROKETSAN gibi yerli firmaların yeni sistem ve teknolojileri tanıtılıyor. Örneğin IDEF-2025’in öne çıkan ‘yerli’ ürünü, Türkiye’nin ilk hipersonik balistik füzesi TAYFUN BLOK-4 oldu.

Erdoğan’dan İsrail’e tepki

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, fuarın açılış konuşmasında yerel ve uluslararası kimi konulara değindi. Erdoğan’ın konuşmasında, özellikle Gazze’deki insani kriz ve İsrail saldırganlığına değindiği noktalar dikkat çekiciydi:

• “Gazze’de, insani yardım malzemesi girişine izin verilmediği için açlıktan bir deri bir kemik kalmış çocukların derdi bizim derdimizdir. 13,5 yıllık zulmün ardından 8 Aralık Devrimi ile umutların yeniden yeşerdiği Suriye’ye yönelik saldırılar bizim sorunumuzdur. Karadeniz’in güvenliğini tehlikeye atan sıcak çatışmalar aynı şekilde bizim için büyük bir endişe kaynağıdır.”

• “Her gün onlarca masumun bir lokma ekmek, bir yudum su bulamadığı için can verdiği bir acımasızlığı zerre kadar insanlık onuru taşıyan hiç kimse kabul edemez, buna sessiz kalamaz. Bu cinnet haline rıza gösteremez. Her kim, Gazze’deki soykırıma sessiz kalıyorsa İsrail’in işlediği insanlık suçlarına ortak oluyor demektir.”

• “O masum bebeklerin kopmuş kafalarını, o çocukların kopmuş ellerini, bacaklarını, affedersiniz köpeklerin açlıktan yemeye başladığı gömülmemiş cesetleri, o açlığı, o feryadı, annelerin yüreklerimizi yakan o çığlıklarını hiçbirimiz unutamayız, hiçbirimiz unutmayacağız.”

• “Daha önce de söyledim Netanyahu ve katliam şebekesi barbarlıkta Hitler’i çoktan geride bıraktı.”

Merkez medyada yayınlanan haberlerde, Erdoğan’ın İsrail’e yönelik tepkileri öne çıkarılsa da, Erdoğan’ın Başbakan Binyamin Netanyahu ve İsrail yönetimine yönelik sert tepkileri yeni değil. Erdoğan bu ve benzeri vurguları, uluslararası meselelere değindiği her konuşmasında dile getiriyor zaten.

Erdoğan’ın bu konuşmasını ‘farklı’ kılan şey ise, konuşma içeriği değil, dinleyicileri. Açılış konuşmasında Erdoğan’ı yalnızca destekçileri değil, uluslararası silah devlerinin temsilcileri de dinledi.

Bazı fuar katılımcıları ise, Erdoğan’ın ‘katliam şebekesi’ olarak tanımladığı İsrail’le ciddi düzeyde silah ticaretinde bulunan şirketler.

Erdoğan’ın karşısında konuştuğu bazı fuar katılımcısı şirketlere bakalım;

Lockheed Martin

ABD’li silah devi. 2004-2009 yılları arasında İsrail’e 102 adet özel model F‑16I Sufa uçağı temin etti. 2010’dan itibaren, F‑35 Adir programı kapsamında İsrail’le yapılan anlaşmayla toplam 50 uçak siparişlendi, 27’si teslim edildi. Proje yaklaşık 6 milyar dolar tutarındaydı. Buna ek olarak şirketin, 2.5 milyar dolarlık IAI kanat üretimi projesi de var.

Lockheed Martin ayrıca, İsrail ordusuna roket sistemleri, radarlar, hedefleme sistemleri, eğitim sistemleri dahil ciddi düzeyde ekipman sağladı, bu yıl ise İsrail için 12 adet CH‑53K ağır helikopter modifikasyonu üzerine milyonlarca dolarlık yeni bir anlaşma daha yapıldı.

İsrail, “O masum bebeklerin kopmuş kafalarını, o çocukların kopmuş ellerini, bacaklarını, affedersiniz köpeklerin açlıktan yemeye başladığı gömülmemiş cesetleri” işte bu şirketle yaptığı anlaşmalar sayesinde yarattı.

ThyssenKrupp Marine Systems

Almanya merkezli bu şirket, İsrail’e 4 adet Sa’ar‑6 sınıfı korvet, 3 adet Dakar sınıfı denizaltı sağladı. Şirketin İsrail Savunma Bakanlığı ile 1.8 milyon euro’luk iş hacmi, 2022’ye gelindiğinde 3 milyar euro’ya çıktı ve Alman hükümeti de 600 milyon euro destek sağladı.

“Her gün onlarca masumun bir lokma ekmek, bir yudum su bulamadığı için can verdiği bir acımasızlığı” yaratan şirketler arasında, ThysennKrupp da bu ‘karlı’ anlaşmalarıyla yer aldı.

BAE Systems

İngiliz havacılık ve savunma şirketi. BAE Systems, F‑35 programının iki ana sanayi ortağından biri olarak (diğeri Northrop Grumman), F‑35’in kuyruk / kontrol sistemi bileşenlerini temin ediyor; İsrail’in F‑35 filosu ile doğrudan ilişkili. Şirket ayrıca, 2018’de İsrail için F‑35 uçakları kapsamında 20.4 milyon dolar değerinde verici (transmitter) tedarik sözleşmesi aldı. İsrailli savaş pilotlarının “o açlığı, o feryadı, annelerin yüreklerimizi yakan o çığlıklarını” yaratan bombardımanları, BAE Systems tarafından güçlendirilen kontrol sistemleri sağladı.

Bu üç büyük şirketle beraber, İsrail’in F-35 ve M346 programlarında yer alan, korvetler için top üretimi yapan, radar teknolojileri ve tank treyler üretimi gibi süreçlerde ortaklıklara sahip İtalyan Leonardo’nun, İsrail’in ‘ünlü’ Merkava 4 ve 5 tanklarının motorlarını temin eden Rolls‑Royce Power Systems çatısı altındaki MTU Friedrichshafen’in, İsrail ordusuna yüz milyonlarca dolar değerinde mühimmat kontrol sistemi ve elektronik bileşenler sağlayan Honeywell’in, Batı Şeria’da ‘askeri kontrol noktası’ isimli cinayet gruplarının kullandığı biyometrik erişim sisteminin bakımını sağlayan HP’nin, Gazzeli sivilleri öldüren İsrailli sniper’ların nişangahlarını sağlayan, İsrail’in en önemli ‘uzun menzilli nişangah tedarikçisi’ Leupold’un şirket temsilcileri de Erdoğan’ın İsrail’i lanetlediği konuşmayı dinleyenler arasındaydı.

Erdoğan’ın ve AKP hükümetinin İsrail konusundaki söylem/eylem çelişkisi, hükümete yakın çevreler tarafından çeşitli argümanlarla gerekçelendiriliyor. Kimileri ‘anlaşmaların daha önce yapıldığını, öyle hemen bozulamayacağını’ söylerken, kimileri ise “Bakmayın ticarete, devletimiz neler yapıyor neler” tadında ‘esrarengiz, oyun kurucu devlet aklı’ söylemine sığınıyor.

Erdoğan’ın İDEF’teki son konuşması da belki, “İsrail’e silah satanların yüzüne yüzüne konuştu” benzeri bir ‘meydan okuma’ anlatısıyla yorumlanacak.

Artık klişeleşmiş bu söylemler savaşı devam ederken, birkaç gün önce yaşanan dikkat çekici bir toplantıda yaşananlar şimdi daha iyi anlaşılıyor.

Kısaca hatırlayalım. Birkaç gün önce, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarına karşı uluslararası düzeyde artan tepkiler kapsamında, Güney Afrika ve Kolombiya’nın öncülüğünde, 30 ülkeden oluşan Hague Grubu tarafından Kolombiya’nın başkenti Bogota’da bir uluslararası toplantı düzenlendi.

“İmzaya daha vakit var”

Türkiye, konferansa Dışişleri Bakan Yardımcısı düzeyinde katılım gösterdi ve İsrail’e yönelik kınama bildirisine destek verdi. Ancak Türkiye, toplantının en çarpıcı sonucu olan 6 maddelik eylem planına imza koymadı.

Dışişleri Bakanlığı, bu durumu ‘dezenformasyon’ olarak nitelendirerek, “Uluslararası toplantılarda ele alınan kararlara ve ortak bildirilere katılım hususu çoğunlukla belli bir takvime yayılmaktadır” dedi ve ülkelerin Ortak Bildiri’ye 20 Eylül 2025 tarihine kadar katılabileceğini hatırlatarak “Teknik olarak imzalamadık denemez” mesajı vermiş oldu.

Türkiye’nin imza atmama tutumunu “Önce kurumlarımızla görüşeceğiz” diyerek açıkladığı bildirinin Türkiye’yi ilgilendirebilecek kısımları özetle şu şekilde:

• İsrail’e silah, mühimmat, askeri yakıt, ilgili askeri teçhizat ve çift kullanımlı ürünlerin tedariki ya da transferininin uygun olduğu ölçüde engellenmesi,

• Bir geminin İsrail’e silah, mühimmat, askeri yakıt, ilgili askeri teçhizat ya da çift kullanımlı ürünler taşıma riski açıkça mevcutsa, bu tür gemilerin limanlarda demirlemesinin, hizmet almasının ya da transit geçiş yapmasının önlenmesi,

• Kamu kurumları ve kamu kaynaklarının, İsrail’in Filistin topraklarındaki yasa dışı işgalini desteklemesinin önüne geçmek amacıyla, tüm kamu sözleşmelerinin ivedilikle gözden geçirilmesi.

Bu noktada en başa dönelim. Türkiye’nin Gazze krizindeki konumu düşünüldüğünde, Erdoğan’ın IDEF kürsüsünde Netanyahu’ya “Hitler’i geride bıraktı” demesi, büyük şirketlerle iş bağlamak üzere ellerini ovuşturarak fuara koşan Türk şirketlerin temsilcilerini, alkışlayıp sosyal medyada paylaşmak dışında ne kadar etkileyebilir?

Aynı şekilde, Erdoğan konuşurken salonda bulunan İsrail ortağı şirketlerin temsilcileri, Türkiye’nin somut adımları ortadayken, Erdoğan’ın konuşmasını ‘bir formaliteden’ başka ne olarak görebilir?

‘Milli gururumuz’ olarak kabul edilen bir etkinlikten gurur duyabilmenin yolu, emperyalist şirketlerin cinayet aletlerini izlemekten mi geçiyor? ‘Türk savunma sanayisinin kritik ürünleri’ neden ‘görücüye çıkmak’ zorunda? Neden ‘son teknoloji ve milli’ ürünlerini tanıtan şirketlerimiz, ‘gözünü dünya pazarına’ dikiyor’?

Bir ülkenin tutumunu söylemler değil, attığı somut adımlar belirler. Başta Türk şirketler olmak üzere, Erdoğan’ın İsrail karşıtı açıklamalarını kimsenin ‘ciddiye almayacağını’ tahmin etmek zor değil. Zaten Erdoğan da muhtemelen uluslararası savunma şirketleri için yapmıyor bu konuşmayı. Erdoğan her zaman yaptığı gibi ‘içeriye’, seçmen kitlesine sesleniyor.

Konu uluslararası olsa bile iç kamuoyuna seslenmek, çok uluslu resmi platformlarda kayda değer bir adım atmamak. İşte ülkemizin ‘oyun kurucu küresel aktör’ olma serüveni bu…

Kısa Kısa

Önceki gün

  1. Takasbank, İşsizlik Sigortası Fonu kaynaklarının kime gittiğini açıklamadı

    Takasbank, İşsizlik Sigortası Fonu’nun aracı kurum üzerinden para piyasasında işlem yapabildiğini doğruladı, ancak fonun kimi finanse edeceğini seçemeyeceğini savundu. Açıklamada hangi aracı kurumun kullanıldığı, Tera bağlantılı kurumlara kaynak aktarılıp aktarılmadığı ve tedbir kararının tarihi yer almadı. Meclis komisyonunda Tera için 9 milyar TL risk dile getirilmişti.

  2. Menzil’den Orhangazi’ye 180 dönümlük yerleşke

    Cumhuriyet'ten Aytunç Ürkmez’in haberine göre, Eğitim-İş Bursa Şubesi, Menzil cemaatinin Orhangazi’de bir bölümü zeytinlik olan yaklaşık 180 dönümlük arazide külliye kurduğunu açıkladı. Şube, arazide iş makinelerinin çalıştığını ve 22 Ekim’de temel atma töreni yapılacağının duyurulduğunu bildirdi. Şube Başkanı Özkan Röna, kamusal alanın tarikatlara bırakılmasını kabul etmediklerini belirterek “Bursa tarikatların değil, Cumhuriyet’in kentidir” dedi.

  3. İBB davasında 7 tutuklu sanığa tahliye

    İBB davasında ara karar açıklandı. Silivri’de görülen davada İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti, yedi tutuklu sanığın tahliyesine, diğer tutuklu sanıkların ise tutukluluk hallerinin devamına karar verdi. Tahliyesine karar verilen isimler Ümit Polat, Nilgün Cendek, Tolga Kılıç, Fatih Temür, Melih Geçek, Aytekin Karaarslan ve Adem Başer oldu. Ancak Melih Geçek, hakkında başka bir dosyadan verilen tutuklama kararı nedeniyle cezaevinde kalmaya devam edecek.

  4. Danıştay, Akbelen’de acele kamulaştırmayı onayladı

    Danıştay 6. Dairesi, Yeniköy-Kemerköy termik santrallarına kömür sağlamak için Akbelen çevresinde 6 köydeki 679 parselin acele kamulaştırılmasına karşı açılan davayı reddetti. Daire, elektrik arz güvenliğini gerekçe gösterdi; bir üye karşı oy kullandı. Köylüler mücadeleyi sürdüreceklerini açıkladı.

  5. Belçika'da öğrenciler sokakta

    Belçika'nın başkenti Brüksel'de yüzlerce genç, eğitim reformlarına ve kesintilerine karşı bir kez daha protesto düzenledi. Merkez İstasyonu'nda yerel saatle 10.00'da toplanan göstericiler, eğitim kesintilerine tepki göstererek antifaşist sloganlar attı. Eyleme bazı öğretmenler ve sendika üyeleri de katıldı.

  6. Diyanet’te fon krizi iddiası: Filistin için ayrılan paralar fonda mı eridi?

    Sözcü Gazetesi'nden Yavuz Alatan’ın haberine göre, yaşanan fon krizi sonrası Diyanet İşleri Başkanı Safi Arpaguş duruma müdahale ederek fonlardan çıkış yapılması talimatını verdi. Ancak bu panik çıkışı, kurumun yatırımından yüzde 48 oranında zarar etmesiyle sonuçlandı.

  7. Fatma Betül Sayan Kaya’nın ablası büyükelçiliğe resmen başladı

    Fon vurgununda yaklaşık 2 milyar TL kazandığı ortaya çıkan ve malvarlığı dondurulduğu öne sürülen eski bakan Fatma Betül Sayan Kaya'nın kız kardeşi Ayşe Hilal Sayan Koytak, büyükelçilik görevine başladı. AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Helsinki’ye büyükelçi tayin ettiği Ayşe Hilal Sayan Koytak, güven mektubunu Finlandiya Cumhurbaşkanı Alexander Stubb’a önceki gün sundu.

  8. Gazze'de tespit edilebilen can kaybı 74 bin 400'e yükseldi

    Gazze'deki Filistin Sağlık Bakanlığından yapılan açıklamada, İsrail'in Ekim 2023'ten bu yana Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılarda yaşanan can kayıplarına ilişkin son veriler paylaşıldı. Açıklamada, İsrail'in Gazze Şeridi'ne yönelik saldırılarının başlangıcından bu yana toplam can kaybının 74 bin 469'a, yaralı sayısının ise 175 bin 492'ye ulaştığı ifade edildi.

  9. İSKİ'den 'şebekede kanalizasyon suyu' iddialarına yanıt

    İstanbul Büyükşehir Belediyesi bağlı kuruluşu İSKİ kentteki şebeke suyuna kanalizasyon suyu karıştığı yönündeki iddialara ilişkin açıklama yaptı. İSKİ'nin açıklamasında, "İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü tarafından kentimizin 39 ilçesindeki farklı noktalardan düzenli olarak su numuneleri alınmakta ve bağımsız denetimler sürdürülmektedir. İstanbul’un içme suyu şebekesine, yürürlükteki mevzuatta belirlenen kalite kriterlerini karşılamayan suyun verilmesi söz konusu değildir" denildi.

  10. MEB duyurdu: Okullarda 'ortak yazılı sınav' dönemi

    Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tüm okullarda "ortak yazılı sınav" sistemine geçti. Yeni sistemle ortaokul ve liselerde hep aynı sınav uygulanacak. Sorular yapay zeka destekli ve açık uçlu olacak.

  11. Erdoğan: "Sağlıkta Türkiye’yi küresel çekim merkezi haline getireceğiz"

    İstanbul Üniversitesi Hastanesi Çapa ve Esenyurt Yerleşkesi Toplu Açılış ve Temel Atma Töreni’nde konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan, "Sağlıkta Türkiye'yi küresel çekim merkezi haline getireceğiz. Milletimize her anlamda hizmet etmeye çok güçlü şekilde devam edeceğiz" açıklamasında bulundu.

  12. Öcalan'dan yeni 'süreç' açıklaması: “Hukuki güvenceler olmadan demokratik siyaset kalıcılaşmaz"

    Feshedilen PKK'nın lideri Abdullah Öcalan, fesih ve silah bırakma kararını yeni bir dönemin başlangıcı olarak nitelendirirken, kalıcı barış için Kürt kimliğinin, dilinin ve kültürünün güvence altına alınmasını, demokratik siyasetin önündeki engellerin kaldırılmasını ve eşit yurttaşlığın hukuki güvenceye kavuşturulmasını istedi. Öcalan, “Hukuki güvenceler olmadan demokratik siyaset kalıcılaşmaz, barış süreci de başarıya ulaşamaz” dedi.

  13. İstanbul Valisi Gül: Dere yatağındaki yerler yıkılacak

    İstanbul'da yaşanan sel felaketine ilişkin basın mensuplarına açıklamalarda bulunan İstanbul Valisi Davut Gül şu ifadeleri kullandı: "Dere yatağını işgal eden yerler yıkılacak. Bugün ve yarın yağış var. Ama çok büyük beklemiyoruz. Yağış olacak. Toprak yağışa doydu. Bazı yerlerde toprak kayması olabilir. Toprak kayması ve binaların çökme riski var. Binaların çökmesi ile ilgili kendi binasında risk görenleri misafir etmeye hazırız. Birkaç gün şüphesi olan herkesi bekliyoruz."

  14. Ege Üniversitesi'nde gece yarısı 'köpek baskını'

    Ege Üniversitesi Hayvan Hakları Topluluğu'na ait eğitim merkezine Bornova Belediyesi köpekleri toplamak için gece baskını düzenledi. Polis yardımıyla 200'e yakın köpek toplatıldı. Köpeklerin toplatılmasına karşı eğitim merkezinin önünde bir araya gelen öğrencilerle, belediye ekipleri ve polis arasında arbede yaşandı.

  15. Şamil Tayyar: Esenyurt so­ruş­tur­ma­sın­da ‘hatırlı’ biri devreye girdi

    Eski AKP Milletvekili Şamil Tayyar, kayyum yönetimindeki Esenyurt Belediyesi'ne ilişkin soruşturmada tutuklanan Başkan Yardımcısı Yusuf Ulutaş için 'hatırlı biri'nin devreye girerek Recep Tayyip Erdoğan'a ulaştığını açıkladı. Olayı sosyal medya hesabından paylaşan Tayyar, Erdoğan'ın ise “Bu işe karışmayın” dediğini öne sürdü.

  16. İBB davasında bir soruşturma daha

    Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, Silivri'deki İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen İBB davasının 15-16 Ekim 2026 tarihli duruşmaları sırasında çekildiği anlaşılan görüntülerin sosyal medya hesaplarında paylaşılması üzerine resen soruşturma başlatıldığını açıkladı.

  17. Etimesgut Belediyesi so­ruş­tur­ma­sın­da 7 tutuklama

    Etimesgut Belediyesi'ne yönelik soruşturma kapsamında 7 kişi tutuklandı. Belediye başkan yardımcılarının da aralarında bulunduğu 7 kişi tutuklanırken, 4 şüpheli hakkında ev hapsi kararı alındı.

  18. İran'dan Trump'ın 'bombaların anası' tehdidine yanıt

    İran Savunma Bakan Vekili Tuğgeneral Seyyid Mecid İbnu’r Rıza, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a karşı “bombaların anası” olarak bilinen GBU-43/B bombasını kullanma ihtimaline ilişkin açıklamasına yanıt verdi. Rıza, "Bombaların isimlerinin ve boyutlarının bir önemi yok. Sizin bombanız, küresel itibarınızda, ABD ekonomisinde ve hatta seçim hesaplarınızda patlayacak. Sizi bugün 'Merhaba efendim' demek zorunda kaldığınız noktaya getiren, hesapları değiştiren füzelerimizin gücüdür" dedi.

  19. AKOM açıkladı: Kuvvetli sağanak İstanbul'u ne zaman terk edecek?

    İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Afet Koordinasyon Merkezi (AKOM), haftalık hava tahmin raporunu paylaştı. Rapora göre, yaklaşık 1 haftadır kent genelinde etkili olan kuvvetli sağanak, yarından itibaren İstanbul'u terk edecek. Hava sıcaklığı ise tekrar 20 derece civarına yükselecek.

  20. Kripto do­lan­dı­rı­cı­lı­ğı: Interpol tarafından aranan ABD'li İstanbul'da yakalandı

    Adalet Bakanı Akın Gürlek, ABD ve Finlandiya’da 1 milyar dolarlık kripto varlık dolandırıcılığı gerçekleştirdiği iddiasıyla hakkında Interpol tarafından kırmızı bülten çıkarıldığı bildirilen ABD vatandaşı Richard James Schueler'in İstanbul’da yakalanarak gözaltına alındığını duyurdu. 'Kripto balinası' olarak bilinen Schueler, Beşiktaş ilçesinde çarşamba sabah saatlerinde yapılan MİT operasyonuyla yakalanmıştı.

  21. SPK'dan Hedef Portföy kararı

    Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Hedef Portföy Yönetimi AŞ'nin kurucusu olduğu yatırım fonlarının tasfiye işlemlerinin başlatılmasına karar verdi. Tasfiye süreci, daha önce üç portföy yönetim şirketinin fonları için belirlenen esaslar çerçevesinde yürütülecek.

  22. İçişleri Bakanlığı’ndan birçok il için sağanak ve fırtına uyarısı

    İçişleri Bakanlığı, Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün son tahminlerine dayanarak, 17 Ekim Cumartesi günü birçok ilde kuvvetli sağanak yağış ve fırtına beklendiğini duyurarak ani sel, su baskını, yıldırım, dolu ve ulaşımda yaşanabilecek aksamalara karşı dikkatli ve tedbirli olunmasını istedi.

  23. SPK'dan 37 kişi hakkında suç duyurusu

    Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), iki şirketin hisselerinde gerçekleştirilen işlemler nedeniyle 37 kişi hakkında suç duyurusunda bulunulmasına karar verdi. Kurul, 42 kişi ve şirkete 2 yıl işlem yasağı getirirken 21 kişinin de lisanslarını iptal etti.

  24. İstanbul'da selde kaybolan Ahmet Derin’in kızı: "Babam katledildi, hesabını soracağız"

    İstanbul’da sağanak yağışın ardından Kağıthane Deresi’nden otomobili çıkarılan Ahmet Derin’den haber alınamıyor. Derin’in kızı Arzu Derin, sosyal medya hesabından babasının bulunması için yardım çağrısında bulundu. Derin, "Parçalanmış arabayı bulduk. Umudum kalmadı. Babamı bulun, gidecek bir yerimiz olsun. Babam katledildi. Hesabını soracağız, söz veriyorum babam. Fırtına gelmeden bulun, babamız soğukta kalmasın" ifadelerini kullandı.

  25. Trump, Rusya yaptırımlarını askıya aldı

    ABD Başkanı Donald Trump, Rusya'yı hedef alan yeni yaptırımların askıya alınmasını öngören kararnameyi imzaladı. Beyaz Saray, karara 'ulusal çıkarlar' gerekçesini gösterdi. Kararname, Rusya'ya yönelik yaptırım ve tarife öngören yasanın yürürlüğe girmesine iki gün kala imzalandı.

✓