Arama

Site İçi Arama

Doğrudan arama yapın Aranıyor... Detaylı Arama
Sonuçlar aranıyor...
Kategorilere Göz Atın
© ideo. Anlatılan senin hikayendir

Köşe Yazısı

İkinci Tura Giderken: Bir ara değerlendirme

21:44 6 dk okuma

Seçim süreci henüz tamamlanmadı. Hem yürütmede tek yetkili organ olan Cumhurbaşkanlığı makamına kimin oturacağı konusu ikinci tura kaldı. Hem de sandıklarda iktidar lehine yapılan “hata”lara ilişkin itirazlar sürüyor.

Dolayısıyla bugün yapılacak değerlendirmelerin belirli ölçülerde bir “yarım kalmışlık” ya da “dağınıklık” görüntüsü vermesi normaldir. Bunu göze alarak yazıyoruz.

Seçimle çöken mitler

Birçok yanlışı doğru bilerek gittik seçime. Ya da doğrusunu bilsek de derdimizi bir türlü anlatamadık. Fark etmez.

Siz seçimlere hangi beklentilerle hazırlanırsanız hazırlanın, sürece hangi hislerle yaklaşırsanız yaklaşın güç belirleyicidir. Eğer seçimin bir tarafı yanlış fikirleri güçlü bir biçimde propaganda ediyorsa, en azından seçim gününe kadar, taraftarları bu fikirleri pek de sorgulamaz.

Sonuçta Erdoğan karşıtlarının ortak adayı Kemal Kılıçdaroğlu ve elbette onu destekleyen medya araçlarında ne anlatılıyorsa AKP’den kurtulmak isteyen kitleler ona ikna olacaktı.

Birinci mit tam da bu konu ile ilgili: Bu iş ilk turda bitmeli.

Muhalif mecralarda her gün konuşturulan, sosyal medyada her yazdığı öne çıkarılan bol ünvanlı “akademik” birtakım kişilere göre bu tartışılmaz bir gerçekti. Bir önceki seçimlerdeki yenilginin ana sebebi muhalefetin parçalı bir biçimde gitmesiydi. Şimdi bu hataya düşülmeyecekti.

Evet dedi yurttaş, hak verdi. Bu kadar okumuş insan, “halk”ın kanallarında ısrarla bunu diyorsa kesin bildikleri vardır… Seçim gecesi ilk turda Erdoğan lehine bitmesini engellemek için sandık başında kavga ederken buldu kendini.

Oluşturulan basıncı biz sosyalistler de aşamadık. Erdoğan’ın karşısına bir aday çıkarıp doğru bildiğimizi okuyamadık. Sinan Oğan’ın aldığı oy oranı ve ikinci tur öncesinde geldiği konum çok büyük bir fırsatı daha elimizin tersi ile ittiğimizi gösteriyor. Sandık güvenliği ile korunması gereken her oyun taşıdığı önem ise ne kadar büyük ve anlamlı bir görevden zorla uzak tutulduğumuzu…

İlk turda bitirme ve tek aday arayışı eskilerden bir başka mitle beslendi: Sağı sağcılık yener.

Sonuçta sosyoloji belliydi. Türkiye’de toplum sağcıydı. Erdoğan’ın elinden bu koz mutlaka alınmalıydı.

Yurttaş buna da tamam dedi. Bu kadar seçim üst üste gericilerin neden kazandığını şimdi anlamıştı. AKP eskileri ve Madımak katliamcıları ile “helalleşme”yi sineye çekti. Bu sefer kesin diyerek sandığa gitti. Yine olmadı. Şimdi kendi oyları ile meclise giden 39 sağcıya oylarını helal edip etmeyeceğine karar vermeye çalışıyor…

Oysa Türkiye’nin sorunları, AKP’nin halka neler yaşattığı belliydi. İktidardan uzaklaşan toplum kesimlerinin beklentileri de… Onların suyuna gitmeye, aynı ideolojinin başarısız ve beceriksiz tiplerini önlerine çıkarmaya çalışmak yerine kavga edilmeliydi. Tarikatlarla, halkı sömüren sermaye gruplarıyla, Türkiye’yi göçmen hapishanesine çeviren emperyalist operasyonlarla kavga etmek gerekliydi.

Bunun yerine halka şu soru soruldu: “Her şey bir yana, Erdoğan mı yoksa Davutoğlu ve Babacan mı?” Alınan yanıt şaşırtıcı değil.

Üçüncü mit seçim sistemi değişikliği ile ortaya çıktı: Çoklu liste kaybettirir.

PhD’ler, PostDoc’lar bu sefer de aritmetik konusundaki hünerlerini konuşturdular. D’hont sistemine göre artık oylar boşa gidiyordu. Küçük partiler hemen büyüklerin listelerinin içine saklanmalıydı. Yoksa maazallah Cumhur İttifakı meclis çoğunluğunu alırdı.

Yurttaşta düşünecek ne hâl ne de sabır kalmıştı. İlk turda bitirme ve tek aday arayışı, çeşit çeşit sağcıyı etrafında toplama zorunluluğu kabul edilmişti bir kere. Onlara listelerde yer açmanın da bir sakıncası olamazdı. Tamam dedi. Hem zaten uzun süredir eve kapatılmış, “Sen mücadele etme biz hallederiz” telkinleri ile pasif bırakılmıştı. Stratejik oyları sayesinde doğru yerde doğru mücadeleyi vermiş olacaktı. Olmadı.

Öte tarafta, son ittifak yasasını hazırlayan iktidar ayrı listelerle girmeye hazırlanıyordu. Her parti kendi kadrolarıyla, kendi siyasetini yürütecek ve kendisine oy isteyecekti. Muhalefet ile kıyaslandığında ideolojik olarak birbirine oldukça yakın partilerden oluşan Cumhur İttifakı ayrı girmenin faydasını gördü. Birinden rahatsız olan için diğerine oy vermek mümkün oldu. Hatta muhalefetteki sağ partilerin kendi tabanı olarak gördüğü ciddi sayıda seçmen de iktidar partisinin ortaklarına yöneldi. Sonuçta hayatlarında siyasi parti binasında bulunmamış, parti kadroları çalışmaya nasıl motive olur bilmeyen çok bilmişlerden akıl almayan iktidar meclis çoğunluğunu ele geçirdi.

Tartışılması gereken notlar

Seçim sonuçları doğru bildiğimiz bazı yanlışları ortaya serdiği gibi, henüz farkına varmadığımız ya da göz ardı ettiğimiz kimi gerçekleri görme imkanını sunuyor:

  1. Türkiye iki partili sisteme sığmıyor. Başkanlık sistemi ABD’deki iki partiyi mümkün kılan seçim sisteminden ilham alınarak hazırlanmıştı. Emperyalist hiyerarşinin tepesindeki bu ülkede tam da bu konumu nedeni ile işliyormuş gibi görünen bu sistem Türkiye’de beklenen sonucu üretmiyor. Cumhur ve Millet ittifakları dışında siyasal alanlar kurmaya çalışanlar güçlerinin çok ötesinde karşılık bulabiliyorlar.
  2. Seçim sonuçlarını ve seçmen davranışını sosyoloji üzerinden açıklamak yanıltıyor. Türkiye toplumunun çoğunlukla sağcılara oy verdiği ezberi tüm siyasal alanı sağcılaştırmaya yaradığı gibi beklenen oy kaymalarını da yaratamadı. Üstüne bu kendi kendini doğrulayan kehanetin de etkisiyle aşırı milliyetçi partilerin oy oranı yüzde 25’e dayandı. Sosyoloji, üretilecek siyaset için yalnızca bir veridir. Fazlası siyaseti ortadan kaldırdığı gibi değişim ihtiyacına yönelik bir körleşme yaratır. Mevcut düzeni besler.
  3. Mücadele etmeden kazanılamaz. AKP, iktidarının en zor yıllarını yaşadı. Berbat bir ekonomi ve artık kendi tabanını dahi rahatsız eden dozda bir gericiliğin üstüne bir de depremde devletin en basit görevlerini bile yerine getiremediği görüldü. Muhalefet, bu dönemi mücadele etmeden, durumdan rahatsız olan yurttaşlara evden çıkmamalarını ve seçimi beklemelerini telkin ederek geçiştirdi. TV kanallarında “Tepkileriniz AKP’ye kazandırır” diyenler iktidara toparlanması için gerekli zamanı sunmuş oldu.
  4. Her şey normalmiş gibi davranmak zarar veriyor. İktidar tüm kamu kaynaklarını kendi lehine kullanıyor. Seçim süreçlerini yürütecek ve sonuçları halka duyuracak kurulları bizzat kendisi belirliyor. Erdoğan bu sayede Anayasa’ya aykırı bir şekilde üçüncü kez aday olabildi. Muhalefetin bir yandan demokrasi eksikliğinden ve tek adamcılıktan bahsedip bir yandan da tüm bu yaşananları sineye çekmesi büyük bir tutarsızlık görüntüsü veriyor. İnandırıcılığı kaybettirdiği gibi, iktidardan rahatsız yurttaşları rehavete sokuyor. Uyuşturuyor.
  5. Seçmenlerin her koşulda rasyonel davrandığı görüşü yanlıştır. Yurttaşlar elbette verdiği oylar mecliste temsil edilsin isterler. Ancak oy tercihindeki en önemli koşulun bu olduğu iddiası 14 Mayıs’ta yanlışlanmıştır. Seçilme ihtimali olmayan Sinan Oğan’ın aldığı 5.2’lik oy, barajı geçmesi mümkün olmayan Ata ittifakının ve Memleket Partisi’nin sırasıyla 2.4 ve 1 puan oy alması önemli göstergelerdir. Üstelik bu partiler herhangi bir medya desteğine ve örgütlü güce sahip değildir. Yalnızca belirli dönemlerde gündeme gelerek ve sağ popülist bir siyasete yaslanarak çok sayıda oy alabilmişlerdir. Devrimcilerin yeterince oy alamıyor olmasının nedeni seçmen rasyonalitesi değil, yurttaşı seçimlerde “irrasyonel” davranmaya çekebilecek siyasi halkayı yakalayamamış olmasıdır. Üstelik saydıklarımızdan farklı olarak devrimciler popülizm tuzağına düşmeme konusunda zaten beceriklidir. Sorun, oy bölme ya da baraj değil devrimci siyaset sorunudur.
  6. Sosyalistlerin bağımsız aydın ve politika sorunu vardır. Sosyalistlerin bağımsız bir siyasal odak olması son derece mümkün. Ancak bunun için öncelikle düzen muhalefetinin çizdiği düşünsel sınırları tanımayan bir akla ve iradeye ihtiyaç var. AKP’nin propaganda makinesine karşı gelişmiş direnç ne yazık ki düzen muhalefetine karşı geçerli değil. Sosyalist hareketi siyasal olarak da düzen muhalefetine yedeklemeye yol açan fikirler ve düşünsel kalkış noktaları herhangi bir süzgeçten geçmeden kabul görmektedir. Sosyalistlerin siyasal esnekliğini geliştirebilmesi için ideolojik katılığını ve kararlılığını artırması şarttır. Bunun için gerekli araçlar yaratılmalıdır.
  7. Devrimci siyaset için çok büyük bir alan vardır. Türkiye’de düzen, siyasal krizlerini bir türlü hafifletemiyor. Asgari rızayı üretecek bir dengeye kavuşamıyor. Yurttaşı eve kapatan, izleyici konumuna iten siyasal çizgi ısrarla duvara tosluyor. Muhalefetin seçim güvenliği rezaletinin ardından ortaya çıkan enerji ikinci tur sonucu ne olursa olsun toplumdaki arayışın kaybolmayacağını ve işlenmeye hazır bir biçimde beklediğini gösteriyor. Yeter ki kendi kavgamızı yurttaşın beklentileri ile örtüştüren doğru hattı kurabilelim.

Bunlar elbette başlangıç. İkinci turda ortaya çıkacak sonucun ardından tartışılmalı ve test edilmeliler. Bu nedenle henüz “yarım kalmışlık” taşıyorlar. “Dağınıklık” ise uzun zamanın ardından odanızı topladığınızda ortaya çıkan görüntüye benziyor. İhtiyacınız olmayan ve varlıkları ile kirlilik yaratan birçok ıvır zıvır, kenarda köşede unutulmasına karşın oldukça işe yarar araçlar böyle dönemlerde göze çarpıyor.

Önümüzde temizlik için önemli bir fırsat var. İhtiyacımız olmayandan kurtulalım, ihtiyaç duyduklarımızı öne çıkaralım.

Kısa Kısa

  1. İstanbul'un enflasyonu eylülde hızlandı

    İstanbul Ticaret Odası (İTO) verilerine göre, İstanbul'da bir önceki ay yüzde 1,66 olan aylık enflasyon eylülde yüzde 2,11'e çıktı. Yıllık enflasyon ise yüzde 34,96'dan yüzde 33,55'e geriledi. Eylül ayının zam şampiyonu yüzde 22,59'luk artışla eğitim grubu oldu.

  2. Fransa'da sağcı cumhurbaşkanı adayından başörtüsü ve göç vaadi

    Fransa'da cumhurbaşkanı adayından başörtüsü ve göç vaadi Eski İçişleri Bakanı Bruno Retailleau, gelecek yıl yapılacak cumhurbaşkanı seçiminde aday olması halinde spor faaliyetleri, okul gezileri ve üniversitelerde başörtüsünü yasaklayacağını açıkladı. Retailleau ayrıca Müslüman Kardeşler bağlantılı kuruluşların feshedilmesini ve Fransa'nın “Yahudi-Hristiyan köklerine” ilişkin bir ifadenin anayasaya eklenmesini vaat etti.

  3. İzmir'de fabrikada patlama: İşçiler yaralandı

    İzmir'in Torbalı ilçesinde İki-El Metal fabrikasında meydana gelen patlamada 7 işçi yaralandı. Olayda 3'ü ağır 7 işçi yaralandı. Yaralılar, ambulanslarla çeşitli hastanelere kaldırıldı.

  4. Can Atalay 24 saatlik açlık grevine başladı

    Anayasa Mahkemesi kararlarına rağmen tutukluluğu devam eden seçilmiş Hatay Milletvekili Can Atalay, TBMM’nin yeni yasama yılının başladığı 1 Ekim’de 24 saatlik açlık grevi kararı aldı. Türkiye İşçi Partisi Hatay Milletvekili Atalay'ın X hesabı üzerinden paylaşılan mesajda karar, "Hatay halkı beni, kendisi adına söz söylemem ve hesap sormam için seçti. O görevden vazgeçmeyeceğim. Artık bıçak kemiğe dayanmıştır" ifadeleriyle duyuruldu.

  5. Fon skandalında iade bilmecesi

    Gazeteci İsmail Saymaz, Fatma Betül Sayan Kaya'nın hisselerden kazandığı 2,2 milyar lirayı iade etmediği iddia ediliyor. Gazeteci İsmail Saymaz katıldığı televizyon yayınında iade iddiasının doğru olmasını ileri sürdü. Dün de Nagehan Alçı benzer bir iddiada bulunmuştu. Ekonomim'in iddiasına göre Kaya ve eşi, söz konusu tutarı Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından bildirilen banka hesabına aktarmıştı.

  6. Tera Portföy yöneticileri hakkında tutuklama kararı

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen 'fon soruşturması' kapsamında dün adliyeye sevk edilen Tera Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Erdin Özel ve Tera Portföy CEO'su Emir Münir Sarpyener hakkında tutuklama kararı verildi.

  7. Vahap Seçer gözaltına alındı

    Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer dahil 59 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar arasında aynı zamanda Vahap Seçer'in yanı sıra Vahap Seçer'in yanı sıra Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit ve Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer de bulunuyor.

  8. Akaryakıta zam geldi

    ÖTV artışı nedeniyle benzinin satış fiyatına 4,20, motorine ise 3,70 lira zam geldi. Resmi Gazete'de yayınlanan karara göre, eşel mobil sisteminin sona ermesiyle başlayan yeni dönemde benzindeki ÖTV artışı kasım ve aralık aylarında da kademeli olarak uygulanacak. Böylece benzinde eşel mobil öncesine dönüş nedeniyle beklenen 12,47 liralık fiyat artışı, ÖTV'nin tek seferde değil, kademeli olarak geri getirilmesiyle engellenmiş oldu. LPG'de ise eşel mobil öncesi sisteme dönüldü.

  9. Fon vurgunu: AKP Genel Başkan Yardımcısı Hayat Yazıcı’nın oğlunun malvarlığına konulan tedbir kararı kaldırıldı

    Fon soruşturması kapsamında yönelik kapsamında, eski ticaret bakanı ve AKP Siyasi ve Hukuki İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı’nın oğlu Mustafa Yazıcı’nın tüm mal varlığına hakkında verilen tedbir kararı saatler içinde kaldırıldı. İfadesi alınan Mustafa Yazıcı hakkında, yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol kararı verildi.

Önceki gün

  1. Fon so­ruş­tur­ma­sın­da AKP'li eski bakan Hayati Yazıcı’nın oğlunun mal varlığına tedbir konuldu

    Fon vurgununa yönelik İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, eski ticaret bakanı ve AKP Siyasi ve Hukuki İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı’nın oğlu Mustafa Yazıcı’nın tüm mal varlığına tedbir konuldu.

  2. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Beştepe’de Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüştü

    Tugay, görüşmenin ardından sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Erdoğan’a kendisini Beştepe’de kabul ettiği için teşekkür ederken, kente ilişkin projeleri “arz ettiklerini” belirtti. Cemil Tugay, geçtiğimiz aylarda CHP’den istifa etmişti. Tugay’ın Beştepe ziyareti, bir süredir medyada yer alan AKP’ye geçeceğine yönelik iddiaların ardından geldi.

  3. Eylül ayı Milli Güvenlik Kurulu toplantısı sona erdi: Çerçeve Yasa uygulanmaya başlamadı

    Cumhurbaşkanı başkanlığında gerçekleştirilen Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısı sonrasında İletişim Başkanlığı tarafından sekiz maddelik bir bildiri yayınlandı. ⁠Bildiride tehdit ve tehlikeler arasında, PKK, KCK ve PYD de yer aldı. Böylece iktidarın "Terörsüz Türkiye" olarak adlandırdığı süreç kapsamında yakın zamanda meclisten geçirilen "Çerçeve Yasa"'nın uygulama aşaması, bir süredir çeşitli kaynaklarca dile getirildiği üzere, ileri bir tarihe kaldı.

  4. Fon vurgunu so­ruş­tur­ma­sın­da yeni gelişme: 5 şirket için TMSF kararı

    Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), fon soruşturması kapsamında Destek Yatırım Bankası, Hedef Yatırım Bankası ve Tera Yatırım Bankası’nın nitelikli paylarına ilişkin temettü dışındaki ortaklık haklarının Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından kullanılmasına karar verdi. BDDK ayrıca Destek Faktoring ve Tera Finans Faktoring’e pay devri işlemlerinin tamamlanması için altı ay süre tanıdı.

  5. İngiltere Başbakanı Burnham: İngiltere için seçenekler arasında AB’ye yeniden katılmak da var

    İngiltere Başbakanı Andy Burnham, BBC’ye verdiği demeçte mevcut Brexit anlaşmasının “faydadan çok zarar” getirdiğini belirterek, Avrupa ile ilişkileri düzeltmek için neler yapılabileceğini değerlendirmek istediğini söyledi. Burnham İngiltere'nin Avrupa ile uzun vadeli ilişkilerini yeniden şekillendirmek amacıyla hükümetin değerlendirebileceği seçenekler arasında Avrupa Birliği’ne yeniden katılmanın da bulunduğunu ifade etti.

  6. Rusya: S-400 sistemlerinin Türkiye’den çıkarılması için Ankara ile görüşüyoruz

    Kremlin, Türkiye’nin Rusya’dan satın aldığı S-400 hava savunma sistemlerinin başka bir ülkeye konuşlandırılması konusunda Ankara ile temasların sürdüğünü açıkladı. Açıklama, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un geçtiğimiz cumartesi günü S-400’lerin başka bir ülkeye devredilebileceğine ilişkin sözlerinin ardından geldi.

  7. CHP’de ihraçlar devam ediyor

    Mutlak butlan kararıyla CHP’nin başına geçen Kılıçdaroğlu yönetimi, partiden ihraç kararları almaya devam ediyor. Son olarak Kadıköy Belediye Başkanı Mesut Kösedağ, Sarıyer Belediye Başkanı Oktay Aksu ve Sancaktepe Belediye Başkanı Alper Yeğin, kesin ihraç talebiyle disipline sevk edildi.

  8. T24'e erişim engeli

    T24'ün internet haber portalı ve sosyal medya hesapları hakkında kapatma kararı verildi. Karar kapsamında T24'ün son 1 yıl içerisinde 118 LGBT propagandası niteliği taşıyan içerik ürettiği ileri sürüldü. 1. Sulh Ceza Hakimliği tarafından alınan karar uygulanmak üzere Siber Güvenlik Başkanlığı'na gönderildi.

  9. Fon so­ruş­tur­ma­sın­da yeni dalga: 34 kişiye gözaltı

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü fon soruşturmasında 5'inci dalga operasyonda 34 şüpheli için gözaltı kararı verildi. Bakan Akın Gürlek'in açıklamasına göre şüpheli sayısı 217'ye ulaştı; 56 kişi tutuklandı, 88 kişiye adli kontrol uygulandı. 26 hissedeki manipülatif işlemler de inceleniyor.

  10. Sakarya'da çok sayıda bölge sular altında

    Sakarya’da dünden bu yana etkili olan sağanak yağışların ardından birçok bölgede sel ve su baskınları yaşandı. Karasu ve Darıçayırı'nda Sakarya Nehri ve bölgedeki derelerin taşmasıyla su seviyesi yer yer 1 ila 2 metreye ulaştı. Yaklaşık 60 hanenin etkilendiği bölgede mahsur kalanlar oldu. Ferizli ve Kaynarca'da sokaklar adeta göle dönerken, araçlar tamamen suya gömülürken Erenler'de çok sayıda evi su bastı.

  11. Suriye'de haremlik selamlık düğün kararı: Kadın salonlarına damatlar giremeyecek

    T24'ten Namık Durukan'ın haberine göre, Şam kırsalındaki Sergaya Belde Meclisi 27 Eylül'de kadınlara ayrılan düğün salonlarına damatların girişini yasakladı. Douma Şehir Meclisi de benzer bir karar aldı. Kararlara uymayanlar hakkında yasal işlem uygulanacak.

  12. Fatma Betül Sayan Kaya’nın adı AKP’nin internet sitesinden kaldırıldı

    Fon soruşturması kapsamında gündeme gelen iddiaların ardından AKP’deki görevlerinden ayrılan eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya’nın adı ve özgeçmişi partinin internet sitesinden kaldırıldı. Kaya’nın MKYK WhatsApp grubundan da çıkarıldığı iddia edildi.

  13. Bilal Erdoğan: "Türkiye belki en normal dönemini yaşıyor"

    AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın oğlu Bilal Erdoğan, Konya'da imam hatip öğrencilerine seslendi. İmam hatipleri "normalleşmenin" teminatı ilan eden Erdoğan, dindar muhafazakârlığı "milletin vasatı" olarak tanımladı. İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı sıfatıyla Konya Anadolu İmam Hatip Lisesi'nde konuşan Erdoğan, "Bu millet galebe çaldı ve bugün hamdolsun Türkiye belki en normal, sosyal olarak kültürel olarak dönemini yaşıyor" dedi

  14. Eski SPK Başkanı ifadeye çağrıldı

    Eski Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı İbrahim Ömer Gönül, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında şüpheli sıfatıyla bugün savcılığa ifade verecek. Gönül'ün ifadesi, başsavcılığın sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin yürüttüğü soruşturma kapsamında alınacak.

  15. Kaçırılma alarmının nedeni pilot kavgası çıktı

    İsrail Başbakanlığı, Dubai-Tel Aviv seferini yapan Flydubai uçağında kaçırma olmadığını, acil durumun pilotlar arasında yaşanan kavga nedeniyle ortaya çıktığını açıkladı. Uçak, Ürdün hava sahasında “7500” kaçırılma kodu vermesinin ardından Suudi Arabistan’a yönlendirilmiş, İsrail savaş uçaklarını havalandırmıştı. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

  16. TÜİK verilerine göre “gerçek işsizlik” yüzde 31'e yükseldi

    TÜİK’in “atıl işgücü” olarak tanımladığı geniş işsizlik oranı ağustosta yüzde 31’e yükseldi. İşsiz sayısı ise 2 milyon 740 bin olarak açıklandı. İş aramaktan vazgeçenleri ve eksik çalışanları ayrı kategorilerde değerlendiren TÜİK, yalnızca dar tanımı “işsizlik oranı” olarak sunarak işsizliği olduğundan düşük göstermeye çalışıyor. DİSK-AR’ın hesaplamasına göre geniş tanımlı işsiz sayısı ise 12 milyon 608 bin oldu.

  17. DDK Başkanı Tanrıkulu, Borsa İstanbul'daki görevlerinden ayrıldı

    Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın fon skandalıyla ilgili Devlet Denetleme Kurulu'nu görevlendirmesinin ardından DDK Başkanı Salih Tanrıkulu, Borsa İstanbul'daki yönetim kurulu başkanvekilliği ve denetim komitesi başkanlığı görevlerinden ayrıldı. Tanrıkulu'nun adı kurumun internet sitesindeki listelerden de kaldırıldı.

  18. AKP'li Zeybekci'nin şirketlerinin parası da Tera fonunda kalmış

    Eski Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci'nin ortağı olduğu dört şirketin parası, 17 Eylül'de tasfiye kararı verilen Tera'nın TP2 fonunda kaldı. İsmail Saymaz'a konuşan Zeybekci, kendini 455 bin mağdurdan biri saydı, fona yatırımdan haberi olmadığını söyledi. "Maalesef devletin ihmali var" derken mağduriyetini Erdoğan'a iletmediğini belirtti.

  19. Dubai - Tel Aviv uçağında kaçırılma kodu verildi

    İsrail'de yayın yapan Kanal 12'nin haberine göre, Dubai'den Tel Aviv'e giden yolcu uçağı, uçak kaçırılmasını ifade eden "7500" kodunu yayınladı. Kodun yayınlanması sonrasında, İsrail Hava Kuvvetleri'ne ait savaş uçaklarının yolcu uçağına doğru havalandığı bildirilirdi. Ürdün üzerinde bir süre tur atan ve içerisinde yaklaşık 100 İsrail vatandaşının bulunduğu belirtilen uçak, daha sonra Suudi Arabistan yönüne yönlendirildi.

  20. MEB’den istismarcı Ensar Vakfı’yla iş birliği

    MEB, Ensar Vakfı’nın düzenleyeceği “Sana Emanet Online Bilgi Yarışması”nı ortaokul ve liselere resmi yazıyla duyurdu. Cumhuriyet’ten Ufuk Sepetci’nin haberine göre, yarışmada öğrencilere umre ve teknoloji ödülleri verilecek. Dereceye giren kişilerin öğretmenleri ve okul müdürlerine ise 20 bin TL’ye kadar nakit ödül ödenecek. Ensar Vakfı, Karaman’da 45 çocuğun cinsel istismara maruz bırakıldığı olayla gündeme gelmişti.

  21. AYM, yoksulluk nafakasından "süresiz" ifadesini kaldırdı

    Anayasa Mahkemesi, Türk Medeni Kanunu’nun yoksulluk nafakasını düzenleyen 175. maddesindeki “süresiz olarak” ibaresini iptal etti. Karar, 30 Haziran 2027’de yürürlüğe girecek. Nafakanın süresine ilişkin yeni bir düzenlemenin önümüzdeki dönemde TBMM gündemine gelmesi bekleniyor.

✓