Arama

Site İçi Arama

Doğrudan arama yapın Aranıyor... Detaylı Arama
Sonuçlar aranıyor...
Kategorilere Göz Atın
© ideo. Anlatılan senin hikayendir

Köşe Yazısı

İran’ın ‘Gerçek Söz’ünün ortaya çıkardığı sorular

22:13 6 dk okuma

İran’ın İsrail’e düzenlediği ‘Gerçek Söz’ operasyonu dünyanın gündeminde.

İran’ın çok sayıda Shahed-136 ve Muhacir-6 İHA’ları ve füzelerle gerçekleştirdiği operasyon, çok sayıda ilki ve çok sayıda soruyu beraberinde getirdi.

Bu saldırı aynı zamanda, diğer çatışma bölgelerinde yaşanan gelişmelerde olduğu gibi, bakanın ideolojik gözlükleriyle değerlendirdiği bir çatışma oldu.

Örneğin Yeni Şafak… Operasyonun başladığı gün ‘İran Animasyon Cumhuriyeti’ başlığıyla bir görsel paylaştı ve “Bir gecede üç Müslüman ülkeye bombalar yağdıran İran, konu İsrail olunca yalnızca ‘animasyon’ yayınlıyor” notunu düştü.

Aynı Yeni Şafak, daha sonra yaptığı bir diğer paylaşımda, Cumhuriyet düşmanı Kadir Mısıroğlu’nun İran’la ilgili sözlerini hatırlattı:

“İran’ın işgalci İsrail’le danışıklı dövüşü Tarihçi Yazar merhum Kadir Mısıroğlu’nun sözlerini hatırlattı. Söz konusu videolar, Mısıroğlu’nun sevenleri tarafından çokça paylaşıldı. ‘”İran’da Güneş doğsa şemsiyenin altına saklanın’

Akit Gazetesi ise, yalnızca son 24 saatte okurlarına şu manşetlerle seslendi:

İran, tüm İslam âlemini bakın nasıl kandırmış! Şu tiyatroya bakın hele şu tiyatroya

Türkiye’ye şok eden “İran” uyarısı! Resmen kanınız donacak

Cübbeli Ahmet Hoca İran konusunda Müslümanlara seslendi! ‘Saf olmayın’

İran’ın 300 SiHA ve füzesi israil’e ulaşamadı! Tam bir fiyasko

Hükümet çevrelerinde özellikle dış politika alanında bazı ‘fikir ayrılıkları’ olduğu uzundur biliniyor. Hükümete yakın bu iki medya kuruluşu, yakın tarihimizin en önemli olaylarından biri olan Gerçek Söz’ü bu saflaşmadaki tarafını açıkça ilan ederek, mezhepçilik düzleminde gördü. Elbette şaşırtıcı değil.

Habertürk, CNN Türk gibi, ‘ana akım’ rolünü üstlenen diğer büyük medya kuruluşları ise, süreci saatler süren canlı yayınlarla izleyicilerine aktardı. En çok sorulan soru, “Bu saldırı Netanyahu’ya mı yaradı?” oldu.

Sürecin en renkli çıkışı ise, yıllarca beslendiği medyaya küskün, yeni Youtuber Fatih Altaylı’dan geldi. Altaylı, “İsrail, hukukun hala egemen olduğu ve halkının önemli bir kısmının aydın olduğu bir ülkedir” dedi.

Bir ülkenin ne kadarının aydın olduğu, aydın kavramının ne olduğuyla ilgili ve İsrail’in gerçek ‘aydınları’ bu kirli savaşın sonlandırılması için savaşıyor. Hukuk konusuna gelirsek, Altaylı, bölgenin en radikal, en gerici ülkesi olan İsrail’in en aşırı sağcı koalisyonunu bir yerde övmekten gocunmuyor. Neden? Çünkü kendisi Türkiye’de “Türkiye İran mı olacak” cümlesiyle simgeleşen, yıllarca medya eliyle işletilen, ne Molla rejimiyle, ne de dincilikle alakası olan, tamamen Türkiye’nin Amerikan çıkarlarına göre konumlanmasının cilası olan “Türkiye İran mı olacak?” söyleminin medya alanındaki üreticilerinden.

İran’ın Türkiye’de birleştirdiği çevreler

İran’ın misillemesi, hem hükümete yakın, hem muhalif kesimlerin bir kısmının buluştuğu ortak kümeyi öne serdi. Operasyonu, operasyonun sebebi, hangi koşullarda uygulandığı ve nelerin yaşandığını konuşmak yerine, önce İran’ın ‘sadece animasyon yayınladığı’, operasyon günü ise başarısızlığı konuşuldu, şimdilerde ise İran’ın ‘dünyayı savaşa sürükleme’ riski konuşuluyor.

Her şeyden önce, İran’ın saldırısının bir ‘misilleme’ olduğunu, bunun, İsrail’in İran’a yönelik saldırısına bir yanıt olarak düzenlendiğini hatırlatmakta fayda var.

Saldırı Netanyahu’ya mı yarar?

Sürecin en çok sorulan sorularından biri, saldırının Netanyahu’ya yarayıp yaramadığı oldu. Bu görüşü savunanlar, saldırının İsrail’i Netanyahu’nun çevresinde birleştireceği görüşünde. Ancak bu, İsrail siyasetini çok da tanımayan, olayları basit bir neden-sonuç ilişkisiyle ele alıp ibreyi yine İran’a çevirme niyetlisi bir eğilim.

İsrail, tarihinin en aşırı sağcı, en savaşçı koalisyonu tarafından yönetiliyor ve siyasi ikbalini uzatmaya çalışan Netanyahu, İsrail tarihinin en büyük, ABD’deki Yahudi lobisinin önemli bir kısmı tarafından da desteklenen, yargı reformu kaynaklı hükümet karşıtı protestolar sonucunda yıkılmadı ve Netanyahu’nun o dönem karşısında duran Yoav Gallant bugün hala savunma bakanı.

Netanyahu’nun aşırı sağcı Dini Siyonizm, Yahudi Gücü ve Moaz, Ultra Ortodoks Partiler Şas ve Birleşik Tevrat Yahudilik gibi aşırı sağ yapılardan oluşan koalisyonunun vaatleri arasında, işgal altındaki Batı Şeria’da yasa dışı Yahudi yerleşimlerin artırılması, Filistinlilere yaptırımlar, Ultra Ortodoks cemaatine geniş bütçe ayrılması, yasama üzerindeki yargı denetiminin azaltılması gibi maddeler bulunuyordu ve ‘Yahudilerin İsrail’in tüm topraklarında ayrıcalıklı ve sorgulanamaz yaşama hakkı olduğu’ ifadeleri hükümet programının başında yer alıyordu.

Bu koalisyon, işgal altındaki Batı Şeria ve Golan Tepeleri dahil Necef Çölü ve Celile bölgesinde Yahudi yerleşim yerleri kurma ve var olan yerleşim yerlerini de genişletme planıyla göreve geldi. Yani İsrail, bir saldırı veya direnişle ‘kışkırtılmayı’ bekleyen bir konumda hiç olmadı. Bütün mesele, İsrail’in henüz en başında varlık sebebiyle ilgili. Bu nedenle, Hamas’ın Aksa Tufanı operasyonunda da, İran’ın Gerçek Söz operasyonunda da dile getirilen, sanki ortada hiçbir komşusuna saldırmamış, hiçbir halkı katletmemiş, meşru bir devlet olduğu ve bu devletin kışkırtıldığı yönündeki iddialar bizzat Siyonizmin uluslararası medya gücünün etkisinden kaynaklanıyor.

Peki, İran’ın saldırısı yetersiz miydi?

İran’ın bu saldırıyı açıktan duyurması, gündem olan konulardan bir diğeriydi. Kimi bu ilanı ‘danışıklı dövüş’ olarak nitelendirirken, kimi de bunun İran’ın başarısızlığını gösterdiğini iddia etti.

İsrail toprakları, neredeyse yarım asırlık bir sürenin ardından ilk kez, başka büyük bir devlet, hatta Arap olmayan bir devlet tarafından bombalandı.

İran Dışişleri Bakanı, “Operasyonlarımızdan yaklaşık 72 saat önce, dostlarımızı ve komşularımızı İran’ın İsrail’e yanıtının kesin, meşru ve geri döndürülemez olduğu konusunda bilgilendirdik” açıklamasında bulundu.

İran ayrıca, operasyonunu ‘BM Anlaşması’nın 51. maddesindeki meşru müdafaa hakkına’ dayandırdığını açıkladı, yani uluslararası meşruiyet zemini arayışında oldu.

Bu meşruiyet zemininde İran’ın, çoğu Demir Kubbe tarafından durdurulan atışlarının tek bir önemli hedefi vardı ve bu hedefe yönelik atışlar başarılı oldu: Suriye’deki İran konsolosluğunu vuran uçakların havalandığı Necef’deki hava üssü.

Dolayısıyla, İran’ın operasyonundan Hollywood savaş filmlerindeki gibi görüntüler bekleyenler yanıldı, zira İran en başından beri yaptığı ve yaptığını açıkladığı şey, her ülkenin yaptığı gibi, gücüne ve kapasitesine göre bir plan yapmak ve gerekli yanıtı vermek oldu.

‘İran ile İsrail danışıklı dövüş içerisinde’ mi?

Ortadoğu’daki asıl çatışma her zaman aslında İsrail (ABD) ile İran arasında yaşandı.

Bugün Ortadoğu’da İsrail ve ABD’ye karşı, cephede ya da siber alanda savaşan kim varsa, ülke, örgüt, ideoloji fark etmeksizin adlarının yanına parantez içinde ‘İran’ yazabilirsiniz. Suriye ordusu, Hizbullah, Husiler ve dahası… İsrail’e bir tek kurşun atmış her askeri güç ya İran tarafından destekleniyor, ya da İran’a düşmanlık beslemiyor. Bu durumun istisnası bir örnek henüz ortaya çıkmadı.

İsrail de, Suriye’ye yönelik emperyalist saldırganlık da dâhil olmak üzere hem İran’a, hem İran’a yakın güçlere karşı uzun süredir kanlı bir savaş yürütüyor.

Son olayların bir danışıklı dövüş olabilmesi için, Hamas’ın Aksa Tufanı’nın, yarım asırlık Filistin direnişinin, Hizbullah operasyonlarının ve Husilerin de danışıklı dövüş içerisinde olması gerekiyor.

İran’a yönelik danışıklı dövüş iddialarının temelinde mezhepçilik, İran’ın ABD tarafından ‘Müslüman dünyasının ötekisi’ haline getirilmesi yatıyor. Bu tezler, Türkiye’deki mezhepçi ideolojinin uluslararası ilişkilere bakışındaki çarpıklığı yansıtıyor.

İran’a danışıklı dövüş iddiasını yöneltip, Tahran’ın ‘İsrail’le anlaştığını’ söyleyen kesimlerin Ortadoğu’da yıllardır ABD ve İsrail’in en büyük dostu olan cihatçı terörizmi alkışlaması ise asla bir çelişki değil.

İran neden tam kapsamlı savaş başlatmadı?

Tahran yönetimi, ilk defa ‘vekil güçleri’ yerine doğrudan kendi üretimi olan ve doğrudan kendi askeri hiyerarşisinin kontrolünde İsrail’e yönelik bir askeri operasyon başlattı. Vurulabilirliği bir kez daha kanıtlanan İsrail, İran’a vereceği yanıta hala karar veremedi. İsrail medyasına göre bu saldırı, İsrail’de askeri liderlikle siyasi liderlik arasındaki çelişkileri yeniden yakıcı hale getirecek.

Bu saldırı, ABD ve NATO’ya haritada Ukrayna’dan daha az önemli olmayan, hatta belki daha önemli ve pahalı yerlerin olduğunu hatırlattı.

İran’ın neden tam kapsamlı bir savaş başlatmadığının yanıtı ise bana kalırsa çok basit: ABD, İran, Çin, Rusya gibi ‘büyük güçlerin’ askeri alanda attıkları her adımın dünyayı yok oluşa sürükleyecek bir savaşa götürme ihtimali var. ABD hariç bütün bu büyük güçler, dünyayı topyekun bir nükleer savaşa götürecek adımlardan kaçınıyor, kaçınmak zorunda ve günümüzde en büyük savaş provokasyonları ABD tarafından gerçekleştiriliyor ve bugün İran’ın ve diğer büyük güçlerin tek başına ABD’yi askeri alanda mağlup edecek gücü bulunmuyor.

Sol/sosyalist çevrelere gelince…

İran’ın operasyonuyla birlikte, Türkiye’de fikir tartışmalarının en yoğun yaşandığı sosyal medyada da kendini solda tanımlayan, en genel ifadeyle ‘sol kesimde’ bulunan çok sayıda kişinin de İran’ı eleştirdiği görüldü.

Elbette, sınıfsız ve sömürüsüz bir dünya hayali kuran kimsenin İran’daki siyasi sisteme öykünmesi beklenemez.

Afganistan’da ABD’yi radikal İslamcı Taliban’ın mağlup ettiği, Ukrayna’da NATO’ya karşı kapitalist Rusya’nın savaştığı, Ortadoğu’da Siyonizme ‘molla rejiminin’ füze fırlattığı, İsrail’e yapılan yardımın Kızıldeniz’de tekbirlerle engellendiği ‘acı gerçekler’ çağında yaşıyoruz.

Aşırı sağ, kimlikçilik, liberalizm, köktendincilik… Dünya genelinde, çeşitli tarihsel dönemlerde sosyalizmle savaşmış hangi ideolojik güç varsa bugün hepsi yine yükseliş döneminde. Böyle bir senaryoda ise sosyalistlere, keskin ilkelere sığınıp ‘trafik polisliği’ yapmaktan çok daha fazlası düşüyor, tarihsel görevlerimiz her zamankinden çok daha ağır.

Ancak, sol/sosyalist kesimlerden kimsenin “Yaşasın mollalar” sloganı atmadığı, “İran’ı savunmak zorundasın” diye kimsenin boğazına yapışılmadığı, tam da İran’ın bölgemizdeki en büyük emperyalist güce askeri operasyon başlattığı saatlerde, füzeler henüz Tel Aviv’e bile ulaşmamışken yapılan bu keskin açıklamalar, ilkesel duruşu değil, apolitikliği ifade ediyor.

Sonuç olarak, İran ve İsrail arasında açılan bu yeni dönem, olumlu ya da olumsuz anlamda çok sayıda kritik yeni gelişmeye gebe. Batı’nın devasa propaganda makinesi, süreci ‘dini rejime karşı modern dünyanın savaşı’ olarak göstermeye dünden başladı.

Böyle bir dönemde, yaşananları ‘uzaktan izleyen’ bizler için yanlış bilginin kötücül etkisinden kurtulmak, doğru, teyitli bilgiyi süzebilecek internet kullanım alışkanlığı ve siyasi okuryazarlık geliştirmekten geçiyor.

Kısa Kısa

  1. İstanbul'un enflasyonu eylülde hızlandı

    İstanbul Ticaret Odası (İTO) verilerine göre, İstanbul'da bir önceki ay yüzde 1,66 olan aylık enflasyon eylülde yüzde 2,11'e çıktı. Yıllık enflasyon ise yüzde 34,96'dan yüzde 33,55'e geriledi. Eylül ayının zam şampiyonu yüzde 22,59'luk artışla eğitim grubu oldu.

  2. Fransa'da sağcı cumhurbaşkanı adayından başörtüsü ve göç vaadi

    Fransa'da cumhurbaşkanı adayından başörtüsü ve göç vaadi Eski İçişleri Bakanı Bruno Retailleau, gelecek yıl yapılacak cumhurbaşkanı seçiminde aday olması halinde spor faaliyetleri, okul gezileri ve üniversitelerde başörtüsünü yasaklayacağını açıkladı. Retailleau ayrıca Müslüman Kardeşler bağlantılı kuruluşların feshedilmesini ve Fransa'nın “Yahudi-Hristiyan köklerine” ilişkin bir ifadenin anayasaya eklenmesini vaat etti.

  3. İzmir'de fabrikada patlama: İşçiler yaralandı

    İzmir'in Torbalı ilçesinde İki-El Metal fabrikasında meydana gelen patlamada 7 işçi yaralandı. Olayda 3'ü ağır 7 işçi yaralandı. Yaralılar, ambulanslarla çeşitli hastanelere kaldırıldı.

  4. Can Atalay 24 saatlik açlık grevine başladı

    Anayasa Mahkemesi kararlarına rağmen tutukluluğu devam eden seçilmiş Hatay Milletvekili Can Atalay, TBMM’nin yeni yasama yılının başladığı 1 Ekim’de 24 saatlik açlık grevi kararı aldı. Türkiye İşçi Partisi Hatay Milletvekili Atalay'ın X hesabı üzerinden paylaşılan mesajda karar, "Hatay halkı beni, kendisi adına söz söylemem ve hesap sormam için seçti. O görevden vazgeçmeyeceğim. Artık bıçak kemiğe dayanmıştır" ifadeleriyle duyuruldu.

  5. Fon skandalında iade bilmecesi

    Gazeteci İsmail Saymaz, Fatma Betül Sayan Kaya'nın hisselerden kazandığı 2,2 milyar lirayı iade etmediği iddia ediliyor. Gazeteci İsmail Saymaz katıldığı televizyon yayınında iade iddiasının doğru olmasını ileri sürdü. Dün de Nagehan Alçı benzer bir iddiada bulunmuştu. Ekonomim'in iddiasına göre Kaya ve eşi, söz konusu tutarı Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından bildirilen banka hesabına aktarmıştı.

  6. Tera Portföy yöneticileri hakkında tutuklama kararı

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen 'fon soruşturması' kapsamında dün adliyeye sevk edilen Tera Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Erdin Özel ve Tera Portföy CEO'su Emir Münir Sarpyener hakkında tutuklama kararı verildi.

  7. Vahap Seçer gözaltına alındı

    Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer dahil 59 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar arasında aynı zamanda Vahap Seçer'in yanı sıra Vahap Seçer'in yanı sıra Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit ve Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer de bulunuyor.

  8. Akaryakıta zam geldi

    ÖTV artışı nedeniyle benzinin satış fiyatına 4,20, motorine ise 3,70 lira zam geldi. Resmi Gazete'de yayınlanan karara göre, eşel mobil sisteminin sona ermesiyle başlayan yeni dönemde benzindeki ÖTV artışı kasım ve aralık aylarında da kademeli olarak uygulanacak. Böylece benzinde eşel mobil öncesine dönüş nedeniyle beklenen 12,47 liralık fiyat artışı, ÖTV'nin tek seferde değil, kademeli olarak geri getirilmesiyle engellenmiş oldu. LPG'de ise eşel mobil öncesi sisteme dönüldü.

  9. Fon vurgunu: AKP Genel Başkan Yardımcısı Hayat Yazıcı’nın oğlunun malvarlığına konulan tedbir kararı kaldırıldı

    Fon soruşturması kapsamında yönelik kapsamında, eski ticaret bakanı ve AKP Siyasi ve Hukuki İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı’nın oğlu Mustafa Yazıcı’nın tüm mal varlığına hakkında verilen tedbir kararı saatler içinde kaldırıldı. İfadesi alınan Mustafa Yazıcı hakkında, yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol kararı verildi.

Önceki gün

  1. Fon so­ruş­tur­ma­sın­da AKP'li eski bakan Hayati Yazıcı’nın oğlunun mal varlığına tedbir konuldu

    Fon vurgununa yönelik İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, eski ticaret bakanı ve AKP Siyasi ve Hukuki İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı’nın oğlu Mustafa Yazıcı’nın tüm mal varlığına tedbir konuldu.

  2. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Beştepe’de Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüştü

    Tugay, görüşmenin ardından sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Erdoğan’a kendisini Beştepe’de kabul ettiği için teşekkür ederken, kente ilişkin projeleri “arz ettiklerini” belirtti. Cemil Tugay, geçtiğimiz aylarda CHP’den istifa etmişti. Tugay’ın Beştepe ziyareti, bir süredir medyada yer alan AKP’ye geçeceğine yönelik iddiaların ardından geldi.

  3. Eylül ayı Milli Güvenlik Kurulu toplantısı sona erdi: Çerçeve Yasa uygulanmaya başlamadı

    Cumhurbaşkanı başkanlığında gerçekleştirilen Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısı sonrasında İletişim Başkanlığı tarafından sekiz maddelik bir bildiri yayınlandı. ⁠Bildiride tehdit ve tehlikeler arasında, PKK, KCK ve PYD de yer aldı. Böylece iktidarın "Terörsüz Türkiye" olarak adlandırdığı süreç kapsamında yakın zamanda meclisten geçirilen "Çerçeve Yasa"'nın uygulama aşaması, bir süredir çeşitli kaynaklarca dile getirildiği üzere, ileri bir tarihe kaldı.

  4. Fon vurgunu so­ruş­tur­ma­sın­da yeni gelişme: 5 şirket için TMSF kararı

    Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), fon soruşturması kapsamında Destek Yatırım Bankası, Hedef Yatırım Bankası ve Tera Yatırım Bankası’nın nitelikli paylarına ilişkin temettü dışındaki ortaklık haklarının Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından kullanılmasına karar verdi. BDDK ayrıca Destek Faktoring ve Tera Finans Faktoring’e pay devri işlemlerinin tamamlanması için altı ay süre tanıdı.

  5. İngiltere Başbakanı Burnham: İngiltere için seçenekler arasında AB’ye yeniden katılmak da var

    İngiltere Başbakanı Andy Burnham, BBC’ye verdiği demeçte mevcut Brexit anlaşmasının “faydadan çok zarar” getirdiğini belirterek, Avrupa ile ilişkileri düzeltmek için neler yapılabileceğini değerlendirmek istediğini söyledi. Burnham İngiltere'nin Avrupa ile uzun vadeli ilişkilerini yeniden şekillendirmek amacıyla hükümetin değerlendirebileceği seçenekler arasında Avrupa Birliği’ne yeniden katılmanın da bulunduğunu ifade etti.

  6. Rusya: S-400 sistemlerinin Türkiye’den çıkarılması için Ankara ile görüşüyoruz

    Kremlin, Türkiye’nin Rusya’dan satın aldığı S-400 hava savunma sistemlerinin başka bir ülkeye konuşlandırılması konusunda Ankara ile temasların sürdüğünü açıkladı. Açıklama, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un geçtiğimiz cumartesi günü S-400’lerin başka bir ülkeye devredilebileceğine ilişkin sözlerinin ardından geldi.

  7. CHP’de ihraçlar devam ediyor

    Mutlak butlan kararıyla CHP’nin başına geçen Kılıçdaroğlu yönetimi, partiden ihraç kararları almaya devam ediyor. Son olarak Kadıköy Belediye Başkanı Mesut Kösedağ, Sarıyer Belediye Başkanı Oktay Aksu ve Sancaktepe Belediye Başkanı Alper Yeğin, kesin ihraç talebiyle disipline sevk edildi.

  8. T24'e erişim engeli

    T24'ün internet haber portalı ve sosyal medya hesapları hakkında kapatma kararı verildi. Karar kapsamında T24'ün son 1 yıl içerisinde 118 LGBT propagandası niteliği taşıyan içerik ürettiği ileri sürüldü. 1. Sulh Ceza Hakimliği tarafından alınan karar uygulanmak üzere Siber Güvenlik Başkanlığı'na gönderildi.

  9. Fon so­ruş­tur­ma­sın­da yeni dalga: 34 kişiye gözaltı

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü fon soruşturmasında 5'inci dalga operasyonda 34 şüpheli için gözaltı kararı verildi. Bakan Akın Gürlek'in açıklamasına göre şüpheli sayısı 217'ye ulaştı; 56 kişi tutuklandı, 88 kişiye adli kontrol uygulandı. 26 hissedeki manipülatif işlemler de inceleniyor.

  10. Sakarya'da çok sayıda bölge sular altında

    Sakarya’da dünden bu yana etkili olan sağanak yağışların ardından birçok bölgede sel ve su baskınları yaşandı. Karasu ve Darıçayırı'nda Sakarya Nehri ve bölgedeki derelerin taşmasıyla su seviyesi yer yer 1 ila 2 metreye ulaştı. Yaklaşık 60 hanenin etkilendiği bölgede mahsur kalanlar oldu. Ferizli ve Kaynarca'da sokaklar adeta göle dönerken, araçlar tamamen suya gömülürken Erenler'de çok sayıda evi su bastı.

  11. Suriye'de haremlik selamlık düğün kararı: Kadın salonlarına damatlar giremeyecek

    T24'ten Namık Durukan'ın haberine göre, Şam kırsalındaki Sergaya Belde Meclisi 27 Eylül'de kadınlara ayrılan düğün salonlarına damatların girişini yasakladı. Douma Şehir Meclisi de benzer bir karar aldı. Kararlara uymayanlar hakkında yasal işlem uygulanacak.

  12. Fatma Betül Sayan Kaya’nın adı AKP’nin internet sitesinden kaldırıldı

    Fon soruşturması kapsamında gündeme gelen iddiaların ardından AKP’deki görevlerinden ayrılan eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya’nın adı ve özgeçmişi partinin internet sitesinden kaldırıldı. Kaya’nın MKYK WhatsApp grubundan da çıkarıldığı iddia edildi.

  13. Bilal Erdoğan: "Türkiye belki en normal dönemini yaşıyor"

    AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın oğlu Bilal Erdoğan, Konya'da imam hatip öğrencilerine seslendi. İmam hatipleri "normalleşmenin" teminatı ilan eden Erdoğan, dindar muhafazakârlığı "milletin vasatı" olarak tanımladı. İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı sıfatıyla Konya Anadolu İmam Hatip Lisesi'nde konuşan Erdoğan, "Bu millet galebe çaldı ve bugün hamdolsun Türkiye belki en normal, sosyal olarak kültürel olarak dönemini yaşıyor" dedi

  14. Eski SPK Başkanı ifadeye çağrıldı

    Eski Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı İbrahim Ömer Gönül, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında şüpheli sıfatıyla bugün savcılığa ifade verecek. Gönül'ün ifadesi, başsavcılığın sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin yürüttüğü soruşturma kapsamında alınacak.

  15. Kaçırılma alarmının nedeni pilot kavgası çıktı

    İsrail Başbakanlığı, Dubai-Tel Aviv seferini yapan Flydubai uçağında kaçırma olmadığını, acil durumun pilotlar arasında yaşanan kavga nedeniyle ortaya çıktığını açıkladı. Uçak, Ürdün hava sahasında “7500” kaçırılma kodu vermesinin ardından Suudi Arabistan’a yönlendirilmiş, İsrail savaş uçaklarını havalandırmıştı. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

  16. TÜİK verilerine göre “gerçek işsizlik” yüzde 31'e yükseldi

    TÜİK’in “atıl işgücü” olarak tanımladığı geniş işsizlik oranı ağustosta yüzde 31’e yükseldi. İşsiz sayısı ise 2 milyon 740 bin olarak açıklandı. İş aramaktan vazgeçenleri ve eksik çalışanları ayrı kategorilerde değerlendiren TÜİK, yalnızca dar tanımı “işsizlik oranı” olarak sunarak işsizliği olduğundan düşük göstermeye çalışıyor. DİSK-AR’ın hesaplamasına göre geniş tanımlı işsiz sayısı ise 12 milyon 608 bin oldu.

  17. DDK Başkanı Tanrıkulu, Borsa İstanbul'daki görevlerinden ayrıldı

    Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın fon skandalıyla ilgili Devlet Denetleme Kurulu'nu görevlendirmesinin ardından DDK Başkanı Salih Tanrıkulu, Borsa İstanbul'daki yönetim kurulu başkanvekilliği ve denetim komitesi başkanlığı görevlerinden ayrıldı. Tanrıkulu'nun adı kurumun internet sitesindeki listelerden de kaldırıldı.

  18. AKP'li Zeybekci'nin şirketlerinin parası da Tera fonunda kalmış

    Eski Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci'nin ortağı olduğu dört şirketin parası, 17 Eylül'de tasfiye kararı verilen Tera'nın TP2 fonunda kaldı. İsmail Saymaz'a konuşan Zeybekci, kendini 455 bin mağdurdan biri saydı, fona yatırımdan haberi olmadığını söyledi. "Maalesef devletin ihmali var" derken mağduriyetini Erdoğan'a iletmediğini belirtti.

  19. Dubai - Tel Aviv uçağında kaçırılma kodu verildi

    İsrail'de yayın yapan Kanal 12'nin haberine göre, Dubai'den Tel Aviv'e giden yolcu uçağı, uçak kaçırılmasını ifade eden "7500" kodunu yayınladı. Kodun yayınlanması sonrasında, İsrail Hava Kuvvetleri'ne ait savaş uçaklarının yolcu uçağına doğru havalandığı bildirilirdi. Ürdün üzerinde bir süre tur atan ve içerisinde yaklaşık 100 İsrail vatandaşının bulunduğu belirtilen uçak, daha sonra Suudi Arabistan yönüne yönlendirildi.

  20. MEB’den istismarcı Ensar Vakfı’yla iş birliği

    MEB, Ensar Vakfı’nın düzenleyeceği “Sana Emanet Online Bilgi Yarışması”nı ortaokul ve liselere resmi yazıyla duyurdu. Cumhuriyet’ten Ufuk Sepetci’nin haberine göre, yarışmada öğrencilere umre ve teknoloji ödülleri verilecek. Dereceye giren kişilerin öğretmenleri ve okul müdürlerine ise 20 bin TL’ye kadar nakit ödül ödenecek. Ensar Vakfı, Karaman’da 45 çocuğun cinsel istismara maruz bırakıldığı olayla gündeme gelmişti.

  21. AYM, yoksulluk nafakasından "süresiz" ifadesini kaldırdı

    Anayasa Mahkemesi, Türk Medeni Kanunu’nun yoksulluk nafakasını düzenleyen 175. maddesindeki “süresiz olarak” ibaresini iptal etti. Karar, 30 Haziran 2027’de yürürlüğe girecek. Nafakanın süresine ilişkin yeni bir düzenlemenin önümüzdeki dönemde TBMM gündemine gelmesi bekleniyor.

✓