Arama

Site İçi Arama

Doğrudan arama yapın Aranıyor... Detaylı Arama
Sonuçlar aranıyor...
Kategorilere Göz Atın
© ideo. Anlatılan senin hikayendir

Köşe Yazısı

Katliamın gölgesinde Şam mutabakatı

11:03 4 dk okuma

10 Mart günü, Suriye’nin sahil kentlerinde binlerce Alevi HTŞ çetelerince henüz katledilmiş ve her gün yeni toplu mezarlar bulunmaya devam edilirken Mazlum Abdi ve Colani tarafından imzalanan 8 maddelik mutabakat, hem Suriye’nin hem de İmralı sürecinin gidişatı açısından kritik bir aşamayı temsil ediyor. Pek çok ayrıntı önümüzdeki süreçte netleşecek olsa da bu mutabakatın temelde neyi temsil ettiğiyle ilgili söylenecekler var. Mesele savaş-barış ya da teslimiyet-direniş ikilemlerinin ötesinde, Suriye’ye yönelik emperyalist çullanmanın ana gerekçesi olan ABD-İsrail planları bağlamında ele alınmalı.

Kürt siyaseti içinden eleştirel figürler ile Türkiye solunun Kürt hareketine yakın olan kimi bölmelerinin yaptığı “teslimiyet” değerlendirmesi, abartılı olmasına ek olarak aslında meselenin özü yerine tali bir boyutuna odaklandığı için de hatalı. Keza bu eleştiriye cevaben mutabakatın ikinci maddesinde “Kürt toplumunun Suriye devletinin asli unsuru olduğu” ibaresinin yer aldığı, dördüncü maddesinde fesih ya da tek yönlü bir katılım yerine “entegrasyon” tarifi yapıldığı itirazı ve Salih Müslim’in “Bu devlete ortak oluyoruz” vurgusu da somut durumun daha isabetli bir tanımını ortaya koymakla birlikte aynı eksiklikle malul. HTŞ-SDG mutabakatının ABD-İsrail planları açısından nerede durduğu konusu burada da es geçiliyor.

Suriye’de çatışmaların başladığı 2011’den bu yana ABD-AB-İsrail üçlüsünün Suriye’ye ve Esad yönetimine düşmanca tutum aldığı sır değil. Bugün sahil bölgesinde yaşanmakta olanların çok daha azı için Suriye’ye hala devam eden yaptırımlar uygulanmaya başlandı, dünyanın dört yanından toplanan cihatçı çeteler eğitilip donatılarak Suriye’nin üstüne salındı, Lübnan sınırına yakın noktalarda İsrail ordusu HTŞ’nin önceli olan El-Nusra’ya silah ve lojistik destek verirken kritik zamanlarda Suriye mevzilerini vurdu. Filistin direnişine verdiği destek nedeniyle hedef alınan eski yönetim düştüğünden beri İsrail Suriye topraklarında kayda değer bir engelle karşılaşmaksızın ilerliyor, Suriye’yi yönetme iddiasındaki ekip ise İsrail’e şirinlik yapmaya devam ediyor, hatta kazara karşı karşıya gelmemek için İsrail’in ilerlediği noktalardaki güçlerini alelacele çekerek efendisine hizmette kusur etmeyeceğini her fırsatta gösteriyor.

HTŞ Batılı güçlerce “meşru hükümet” sayılıyorsa nedeni bu: İsrail’i hoş tuttuğu, Suriye’nin emperyalistler ve bölgedeki işbirlikçileri tarafından paylaşılması sürecine destek olduğu için. Şam’da imzalanan mutabakat, SDG’nin en azından Halep’in düşmesinden bu yana Suriye’de tasarlanan süreci kolaylaştırmayı tercih ettiği gerçeğiyle birlikte düşünülmeli.

Mutabakatın Alevi katliamıyla çakışması da talihsiz bir tesadüften ibaret değil. Binlerce Alevi’nin HTŞ unsurlarınca katledildiği ve HTŞ’nin meşruiyetinin daha fazla sorgulandığı günlerde yapılan mutabakat, uluslararası yaptırımları aşmaya çalışan bu katliamcı çetenin imajını kurtardı, ona kritik bir zamanda can simidi oldu. Katliamların durdurulması ve sorumluların cezalandırılması talebinin ön koşul olduğu iddiası ise temelsiz. SDG HTŞ’nin mezhepçi ve katliamcı siciline sahip olmayan bir yapı. SDG yetkilileri Alevi katliamlarından rahatsız olmuş, pekala bunu masada da dile getirmiş olabilir. Ancak burada çatışan taraflar arası ateşkes değil, iki siyasi-askeri gücün Suriye’nin geleceğine dair ortak bir siyasi çerçevedeki uzlaşısı söz konusu.

HTŞ ile SDG arasındaki ortak siyasi çerçevenin somutlandığı 8 maddelik mutabakatta katliamlar ya da mezhepçi şiddetle ilgili somut bir ifade yok, yalnızca yedinci maddede, yani sonlara doğru “bölünme çağrıları, nefret söylemi ve toplumdaki ayrışmaları körükleyen girişimler” şeklinde soyut bir ifade var. Suriye’deki somut durumdan hareketle örnek verirsek, “Domuz Aleviler, sizi yok etmeye geliyoruz” gibi iğrenç söylemler eşliğinde yapılan vahşi katliamlar ile söz gelimi Dürziler ile Alevilerin güvenlik kaygısıyla dile getirdiği özerklik ve öz savunma güçleri oluşturulması gibi talepleri aynı kefeye koymaya olanak tanıyan bir madde bu. Keza altıncı maddedeki “Esad rejimi kalıntılarıyla mücadele” vurgusu da farklı inanç gruplarından sivillere karşı sayısız katliam gerçekleştirmiş El-Kaide kökenli HTŞ’yi meşru iktidar olarak tanırken sahil bölgesinde yoğunlaşan direniş gruplarını kriminalize ediyor, Suriye halkının direnme hakkını mahkum ediyor. Tıpkı Alevi katliamı gündeme gelir gelmez HTŞ yönetimine destek açıklaması yapan, devamında Colani’yi Brüksel’e davet eden AB gibi…

Colani, Şam’da atılan imzalarla Suriye’nin bütününde HTŞ düzeni kurmak için zaman kazanmış oldu. Kazandığı bu zaman ve meşruiyetten hareketle de “Cumhurbaşkanı’nın dini İslam’dır” ve “Yasaların temelini fıkıh oluşturur” gibi hükümler içeren, Suriye’de modern, laik bir yurttaşlık anlayışı yerine inançlar temelinde bir milletler sistemi öngören geçici anayasa bildirgesini imzaladı. Özerk yönetimin bu bildirgeyi reddetmiş olması ikincil önemde. Ortadoğu’da laikliğin ileri mevzilerinden Suriye’de tüm ilerici kazanımların tasfiyesine giden yolda bir dönemeç alınmış durumda.

Deniliyor ki, SDG ne yapsaydı, savaşmaya devam mı etseydi. İmralı süreciyle ilgili pozisyonumuz burada da geçerli. Mesele savaş-barış ya da teslimiyet-direniş ikiliklerinin ötesinde. “Ağır etkisinde” kalındığından yakınılan reel sosyalizmin yarattığı dengenin ürünlerinden biri olan bağımsız ve laik Suriye tasfiye edilerek kabile düzenine mahkum ediliyor, bir ülke emperyalistler ve cihatçı çetelerce yağmalanarak paylaşılıyor, İsrail Suriye topraklarındaki işgalini genişletirken Suriye’yi ve bu arada Lübnan ile Filistin’i daha fazla kuşatma olanağına kavuşuyor. Burada bölge halkları adına yıkım yerine kendi adına fırsat gören her güç elbette eleştirinin muhatabı olur, karanlık gidişatın şu ya da bu düzeyde suç ortağı olarak görülür.

ABD’nin arabuluculuğunda, ABD planlarıyla uyum içinde, ABD helikopterine binilip gidilerek atılan imzanın kimin çıkarına hizmet edeceği açık olsa gerektir. Bu denklemde katledilen binlerce Alevi ve komşularının katline suç ortağı olmayı reddederek onlarla aynı sonu paylaşan onlarca Sünni, Hıristiyan ya da farklı kökenlerden Suriyeli de değersizleştiriliyor.

Bu denklemin parçası olan, buna uygun olarak değerlendirilir. Buradan Türkiye ya da bir başka bölge ülkesi adına barış ve kardeşlik çıkacağı beklentisi ise temelsizdir, en hafif tabirle Türkiye ve Ortadoğu halklarının emperyalist paylaşım planlarına konu edilmesine seyirci kalmak anlamına gelir.

Kısa Kısa

  1. İzmir'de fabrikada patlama: İşçiler yaralandı

    İzmir'in Torbalı ilçesinde İki-El Metal fabrikasında meydana gelen patlamada 7 işçi yaralandı. Olayda 3'ü ağır 7 işçi yaralandı. Yaralılar, ambulanslarla çeşitli hastanelere kaldırıldı.

  2. Can Atalay 24 saatlik açlık grevine başladı

    Anayasa Mahkemesi kararlarına rağmen tutukluluğu devam eden seçilmiş Hatay Milletvekili Can Atalay, TBMM’nin yeni yasama yılının başladığı 1 Ekim’de 24 saatlik açlık grevi kararı aldı. Türkiye İşçi Partisi Hatay Milletvekili Atalay'ın X hesabı üzerinden paylaşılan mesajda karar, "Hatay halkı beni, kendisi adına söz söylemem ve hesap sormam için seçti. O görevden vazgeçmeyeceğim. Artık bıçak kemiğe dayanmıştır" ifadeleriyle duyuruldu.

  3. Fon skandalında iade bilmecesi

    Gazeteci İsmail Saymaz, Fatma Betül Sayan Kaya'nın hisselerden kazandığı 2,2 milyar lirayı iade etmediği iddia ediliyor. Gazeteci İsmail Saymaz katıldığı televizyon yayınında iade iddiasının doğru olmasını ileri sürdü. Dün de Nagehan Alçı benzer bir iddiada bulunmuştu. Ekonomim'in iddiasına göre Kaya ve eşi, söz konusu tutarı Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından bildirilen banka hesabına aktarmıştı.

  4. Tera Portföy yöneticileri hakkında tutuklama kararı

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen 'fon soruşturması' kapsamında dün adliyeye sevk edilen Tera Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Erdin Özel ve Tera Portföy CEO'su Emir Münir Sarpyener hakkında tutuklama kararı verildi.

  5. Vahap Seçer gözaltına alındı

    Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer dahil 59 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar arasında aynı zamanda Vahap Seçer'in yanı sıra Vahap Seçer'in yanı sıra Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit ve Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer de bulunuyor.

  6. Akaryakıta zam geldi

    ÖTV artışı nedeniyle benzinin satış fiyatına 4,20, motorine ise 3,70 lira zam geldi. Resmi Gazete'de yayınlanan karara göre, eşel mobil sisteminin sona ermesiyle başlayan yeni dönemde benzindeki ÖTV artışı kasım ve aralık aylarında da kademeli olarak uygulanacak. Böylece benzinde eşel mobil öncesine dönüş nedeniyle beklenen 12,47 liralık fiyat artışı, ÖTV'nin tek seferde değil, kademeli olarak geri getirilmesiyle engellenmiş oldu. LPG'de ise eşel mobil öncesi sisteme dönüldü.

  7. Fon vurgunu: AKP Genel Başkan Yardımcısı Hayat Yazıcı’nın oğlunun malvarlığına konulan tedbir kararı kaldırıldı

    Fon soruşturması kapsamında yönelik kapsamında, eski ticaret bakanı ve AKP Siyasi ve Hukuki İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı’nın oğlu Mustafa Yazıcı’nın tüm mal varlığına hakkında verilen tedbir kararı saatler içinde kaldırıldı. İfadesi alınan Mustafa Yazıcı hakkında, yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol kararı verildi.

Önceki gün

  1. Fon so­ruş­tur­ma­sın­da AKP'li eski bakan Hayati Yazıcı’nın oğlunun mal varlığına tedbir konuldu

    Fon vurgununa yönelik İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, eski ticaret bakanı ve AKP Siyasi ve Hukuki İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı’nın oğlu Mustafa Yazıcı’nın tüm mal varlığına tedbir konuldu.

  2. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Beştepe’de Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüştü

    Tugay, görüşmenin ardından sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Erdoğan’a kendisini Beştepe’de kabul ettiği için teşekkür ederken, kente ilişkin projeleri “arz ettiklerini” belirtti. Cemil Tugay, geçtiğimiz aylarda CHP’den istifa etmişti. Tugay’ın Beştepe ziyareti, bir süredir medyada yer alan AKP’ye geçeceğine yönelik iddiaların ardından geldi.

  3. Eylül ayı Milli Güvenlik Kurulu toplantısı sona erdi: Çerçeve Yasa uygulanmaya başlamadı

    Cumhurbaşkanı başkanlığında gerçekleştirilen Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısı sonrasında İletişim Başkanlığı tarafından sekiz maddelik bir bildiri yayınlandı. ⁠Bildiride tehdit ve tehlikeler arasında, PKK, KCK ve PYD de yer aldı. Böylece iktidarın "Terörsüz Türkiye" olarak adlandırdığı süreç kapsamında yakın zamanda meclisten geçirilen "Çerçeve Yasa"'nın uygulama aşaması, bir süredir çeşitli kaynaklarca dile getirildiği üzere, ileri bir tarihe kaldı.

  4. Fon vurgunu so­ruş­tur­ma­sın­da yeni gelişme: 5 şirket için TMSF kararı

    Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), fon soruşturması kapsamında Destek Yatırım Bankası, Hedef Yatırım Bankası ve Tera Yatırım Bankası’nın nitelikli paylarına ilişkin temettü dışındaki ortaklık haklarının Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından kullanılmasına karar verdi. BDDK ayrıca Destek Faktoring ve Tera Finans Faktoring’e pay devri işlemlerinin tamamlanması için altı ay süre tanıdı.

  5. İngiltere Başbakanı Burnham: İngiltere için seçenekler arasında AB’ye yeniden katılmak da var

    İngiltere Başbakanı Andy Burnham, BBC’ye verdiği demeçte mevcut Brexit anlaşmasının “faydadan çok zarar” getirdiğini belirterek, Avrupa ile ilişkileri düzeltmek için neler yapılabileceğini değerlendirmek istediğini söyledi. Burnham İngiltere'nin Avrupa ile uzun vadeli ilişkilerini yeniden şekillendirmek amacıyla hükümetin değerlendirebileceği seçenekler arasında Avrupa Birliği’ne yeniden katılmanın da bulunduğunu ifade etti.

  6. Rusya: S-400 sistemlerinin Türkiye’den çıkarılması için Ankara ile görüşüyoruz

    Kremlin, Türkiye’nin Rusya’dan satın aldığı S-400 hava savunma sistemlerinin başka bir ülkeye konuşlandırılması konusunda Ankara ile temasların sürdüğünü açıkladı. Açıklama, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un geçtiğimiz cumartesi günü S-400’lerin başka bir ülkeye devredilebileceğine ilişkin sözlerinin ardından geldi.

  7. CHP’de ihraçlar devam ediyor

    Mutlak butlan kararıyla CHP’nin başına geçen Kılıçdaroğlu yönetimi, partiden ihraç kararları almaya devam ediyor. Son olarak Kadıköy Belediye Başkanı Mesut Kösedağ, Sarıyer Belediye Başkanı Oktay Aksu ve Sancaktepe Belediye Başkanı Alper Yeğin, kesin ihraç talebiyle disipline sevk edildi.

  8. T24'e erişim engeli

    T24'ün internet haber portalı ve sosyal medya hesapları hakkında kapatma kararı verildi. Karar kapsamında T24'ün son 1 yıl içerisinde 118 LGBT propagandası niteliği taşıyan içerik ürettiği ileri sürüldü. 1. Sulh Ceza Hakimliği tarafından alınan karar uygulanmak üzere Siber Güvenlik Başkanlığı'na gönderildi.

  9. Fon so­ruş­tur­ma­sın­da yeni dalga: 34 kişiye gözaltı

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü fon soruşturmasında 5'inci dalga operasyonda 34 şüpheli için gözaltı kararı verildi. Bakan Akın Gürlek'in açıklamasına göre şüpheli sayısı 217'ye ulaştı; 56 kişi tutuklandı, 88 kişiye adli kontrol uygulandı. 26 hissedeki manipülatif işlemler de inceleniyor.

  10. Sakarya'da çok sayıda bölge sular altında

    Sakarya’da dünden bu yana etkili olan sağanak yağışların ardından birçok bölgede sel ve su baskınları yaşandı. Karasu ve Darıçayırı'nda Sakarya Nehri ve bölgedeki derelerin taşmasıyla su seviyesi yer yer 1 ila 2 metreye ulaştı. Yaklaşık 60 hanenin etkilendiği bölgede mahsur kalanlar oldu. Ferizli ve Kaynarca'da sokaklar adeta göle dönerken, araçlar tamamen suya gömülürken Erenler'de çok sayıda evi su bastı.

  11. Suriye'de haremlik selamlık düğün kararı: Kadın salonlarına damatlar giremeyecek

    T24'ten Namık Durukan'ın haberine göre, Şam kırsalındaki Sergaya Belde Meclisi 27 Eylül'de kadınlara ayrılan düğün salonlarına damatların girişini yasakladı. Douma Şehir Meclisi de benzer bir karar aldı. Kararlara uymayanlar hakkında yasal işlem uygulanacak.

  12. Fatma Betül Sayan Kaya’nın adı AKP’nin internet sitesinden kaldırıldı

    Fon soruşturması kapsamında gündeme gelen iddiaların ardından AKP’deki görevlerinden ayrılan eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya’nın adı ve özgeçmişi partinin internet sitesinden kaldırıldı. Kaya’nın MKYK WhatsApp grubundan da çıkarıldığı iddia edildi.

  13. Bilal Erdoğan: "Türkiye belki en normal dönemini yaşıyor"

    AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın oğlu Bilal Erdoğan, Konya'da imam hatip öğrencilerine seslendi. İmam hatipleri "normalleşmenin" teminatı ilan eden Erdoğan, dindar muhafazakârlığı "milletin vasatı" olarak tanımladı. İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı sıfatıyla Konya Anadolu İmam Hatip Lisesi'nde konuşan Erdoğan, "Bu millet galebe çaldı ve bugün hamdolsun Türkiye belki en normal, sosyal olarak kültürel olarak dönemini yaşıyor" dedi

  14. Eski SPK Başkanı ifadeye çağrıldı

    Eski Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı İbrahim Ömer Gönül, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında şüpheli sıfatıyla bugün savcılığa ifade verecek. Gönül'ün ifadesi, başsavcılığın sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin yürüttüğü soruşturma kapsamında alınacak.

  15. Kaçırılma alarmının nedeni pilot kavgası çıktı

    İsrail Başbakanlığı, Dubai-Tel Aviv seferini yapan Flydubai uçağında kaçırma olmadığını, acil durumun pilotlar arasında yaşanan kavga nedeniyle ortaya çıktığını açıkladı. Uçak, Ürdün hava sahasında “7500” kaçırılma kodu vermesinin ardından Suudi Arabistan’a yönlendirilmiş, İsrail savaş uçaklarını havalandırmıştı. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

  16. TÜİK verilerine göre “gerçek işsizlik” yüzde 31'e yükseldi

    TÜİK’in “atıl işgücü” olarak tanımladığı geniş işsizlik oranı ağustosta yüzde 31’e yükseldi. İşsiz sayısı ise 2 milyon 740 bin olarak açıklandı. İş aramaktan vazgeçenleri ve eksik çalışanları ayrı kategorilerde değerlendiren TÜİK, yalnızca dar tanımı “işsizlik oranı” olarak sunarak işsizliği olduğundan düşük göstermeye çalışıyor. DİSK-AR’ın hesaplamasına göre geniş tanımlı işsiz sayısı ise 12 milyon 608 bin oldu.

  17. DDK Başkanı Tanrıkulu, Borsa İstanbul'daki görevlerinden ayrıldı

    Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın fon skandalıyla ilgili Devlet Denetleme Kurulu'nu görevlendirmesinin ardından DDK Başkanı Salih Tanrıkulu, Borsa İstanbul'daki yönetim kurulu başkanvekilliği ve denetim komitesi başkanlığı görevlerinden ayrıldı. Tanrıkulu'nun adı kurumun internet sitesindeki listelerden de kaldırıldı.

  18. AKP'li Zeybekci'nin şirketlerinin parası da Tera fonunda kalmış

    Eski Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci'nin ortağı olduğu dört şirketin parası, 17 Eylül'de tasfiye kararı verilen Tera'nın TP2 fonunda kaldı. İsmail Saymaz'a konuşan Zeybekci, kendini 455 bin mağdurdan biri saydı, fona yatırımdan haberi olmadığını söyledi. "Maalesef devletin ihmali var" derken mağduriyetini Erdoğan'a iletmediğini belirtti.

  19. Dubai - Tel Aviv uçağında kaçırılma kodu verildi

    İsrail'de yayın yapan Kanal 12'nin haberine göre, Dubai'den Tel Aviv'e giden yolcu uçağı, uçak kaçırılmasını ifade eden "7500" kodunu yayınladı. Kodun yayınlanması sonrasında, İsrail Hava Kuvvetleri'ne ait savaş uçaklarının yolcu uçağına doğru havalandığı bildirilirdi. Ürdün üzerinde bir süre tur atan ve içerisinde yaklaşık 100 İsrail vatandaşının bulunduğu belirtilen uçak, daha sonra Suudi Arabistan yönüne yönlendirildi.

  20. MEB’den istismarcı Ensar Vakfı’yla iş birliği

    MEB, Ensar Vakfı’nın düzenleyeceği “Sana Emanet Online Bilgi Yarışması”nı ortaokul ve liselere resmi yazıyla duyurdu. Cumhuriyet’ten Ufuk Sepetci’nin haberine göre, yarışmada öğrencilere umre ve teknoloji ödülleri verilecek. Dereceye giren kişilerin öğretmenleri ve okul müdürlerine ise 20 bin TL’ye kadar nakit ödül ödenecek. Ensar Vakfı, Karaman’da 45 çocuğun cinsel istismara maruz bırakıldığı olayla gündeme gelmişti.

  21. AYM, yoksulluk nafakasından "süresiz" ifadesini kaldırdı

    Anayasa Mahkemesi, Türk Medeni Kanunu’nun yoksulluk nafakasını düzenleyen 175. maddesindeki “süresiz olarak” ibaresini iptal etti. Karar, 30 Haziran 2027’de yürürlüğe girecek. Nafakanın süresine ilişkin yeni bir düzenlemenin önümüzdeki dönemde TBMM gündemine gelmesi bekleniyor.

✓