Köşe Yazısı

“Kuyrukçuluk” Sorunu Bitti mi?

14:21 4 dk okuma

Kuyrukçuluk, Türkiye solunun dağarcığında birkaç onyıldır yer bulan bir kavram. Dönem dönem yaygınlığı azalsa da tamamen rafa kalkmaması ne yazık ki nedensiz değil. Süreç içinde gerçekleşen anlam kaymaları ve çeşitlenmeleri de…

Solun dağarcığına esas olarak “kitle kuyrukçuluğu” eleştirisiyle giriş yapan kavram, 1970’lerin ikinci yarısında “CHP kuyrukçuluğu” ile çeşitlenmiş oldu. Kavramın ilk kullanımı muhataplarını – belki kimi zaman uçlaştırarak – “Kitle hareketi neylerse güzel eyler” düşüncesiyle Leninist öncülük iddiasından geri çekilmekle eleştirirken ikincisinde ise Ecevit CHP’sini Milliyetçi Cephe hükümetlerine karşı antifaşist ve demokratik bir ittifak unsuru olarak tanımlayan sosyalistlerin devrim hedefini silikleştirmeleri vurgulanıyordu.

1990’larda Kürt siyasal hareketinin desteklenmesini tüm programatik hedeflerin önüne koyan sosyalistler “Kürt kuyrukçuluğu” eleştirisiyle muhatap olacaktı.

Oysa sosyalistlerin yapması gereken, kendi dünya ve Türkiye değerlendirmelerinden hareketle devrim hedefini merkeze alan bir strateji ile ona bağlı taktikleri geliştirmek ve kendi belirlenimleri dışındaki tüm gelişmelere de ana strateji bağlamında yaklaşıp taktikleri yeri geldikçe güncellemekti. Ekim Devrimi’nden öğrendiğimiz buydu.

Günümüze gelecek olursak…

Solun kimi bölmelerinin yerel seçimlerde somutlanan tutumu kuyrukçuluğun yeni ve en sığ biçimine denk düşüyor.

1960’ların devrimci gençlik hareketleri ya da Gezi direnişinde olduğu gibi düzen sınırlarını aşan talep ve eylem biçimleriyle mobilize olan kitlelerin peşine takılıp öncülük görevini kitle dinamizmiyle ikame etmek görece makul bir hatadır. Halk kitlelerinin seçmene indirgenerek pasifize edildiği sandık denkleminde popüler olanın peşine takılmak ise düzen siyasetine içerilmekle eşdeğer. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde hamlesiz kalarak CHP’ye yedeklenen sol, yerel seçimlerde de az sayıda anlamlı denemenin dışında aynı hatayı sürdürmeyi tercih etti.

Kazanamayacaksan aday çıkarma…

Oylar bölünmesin…

Kazanacak aday…

CHP karşısında aday çıkarmak AKP’ye (ya da geriye doğru gidersek RP’ye, ANAP’a, AP’ye) yarar…

Bunları ilk kez duymuyoruz. Ancak kimi solcuların – bu eleştirileri ciddiye alıp yanıt üretmenin ötesinde – bu apolitikliği ciddiye alıp en yılmaz savunucusuna dönüşmesi yeni bir durum.

Somutlayacak olursak…

Yerel seçimler solun kendi başına bir siyasal odak olarak sivrildiği, topluma bütünlüklü bir devrimci siyasal çerçeve doğrultusunda seslenerek kazanım elde etmeyi hedeflediği bir uğrak olmalıydı. Karşı devrim iktidarı ile onun 22 yıllık müktesebatını kabullenen düzen muhalefeti arasında sıkışma halini aşmanın yolu buradan geçiyordu. Üstelik rantçılığa karşı halkçı, kamucu yerel yönetim savunusunda elimiz güçlü olduğu için bu seçim özelinde de başarı elde etmek mümkündü.

Komünist başkan Fatih Mehmet Maçoğlu’nun adaylığı etrafında şekillenen Kadıköy Halk Dayanışması, sosyalistler adına bu devrimci iddiayı somutlayan bir hamle. Kadıköy’ü ranta kapatıp halka açmak devrimci bir politikadır. Ovacık’ta başlayıp Dersim Merkez’e taşınarak ölçek büyüten halkçı yerel yönetim deneyiminin buradan metropolün merkezine taşınması da sosyalistlerin ihtiyaç duyduğu cüretkarlığa örnek sayılmalıdır.

10 yıllık halkçı yerel yönetim deneyiminin özdeşleştiği siyasal ve toplumsal figür olarak Maçoğlu’nun ağırlığı ve İstanbul’un merkezi ilçelerinden biri olarak Kadıköy’ün önemi düşünüldüğünde sol adına yapılan en önemli deneme bu. İhtiyaç buydu. Ve tabii benzer denemelerin olabildiğince fazla noktada da yapılması, belki büyükşehir adaylıklarını da içeren daha genel bir düzlem kurularak bu denemelerin yerel ölçeğin ötesinde bir önem kazanmasının sağlanması…

Farklı yerelliklerde sol adına anlamlı denemeler yapılıyor. Bunların tümünün etkili olmasını, birden fazla yerel yönetimin sosyalistler tarafından kazanılmasını umuyoruz. CHP ve DEM’e eklemlenilen durumlarda ise sosyalistler adına devrimci iddiaların geri çekilmesi söz konusu oluyor.

Örneğin Türkiye’nin geneline dair bir iktidar hedefi olmayan, bölgesel niteliği öne çıkan DEM pek çok metropolde bir politik iddiayı somutlamaktan ziyade yönlendirebildiği seçmen kitlesini pazarlık unsuru olarak kullanan bir tür “baskı grubu” niteliği gösteriyor. Siyasi faaliyetini bu hareketi desteklemek üzerine inşa eden topluluklar ise burada DEM’in pazarlık gücünü artırmanın ötesinde bir anlam taşımaz hale geliyor. Papatya falına dönen İstanbul’da aday çıkarma-çıkarmama tartışması ve tartışmaya katılan kimi sosyalistlerin konumu böyle okunmalı.

CHP ve seçmeni ile kurulan ilişki ise daha çetrefil ve tehlikeli. CHP seçmeni ile eşgüdümün merkeze alınması, hitap edilen seçmen toplamı içindeki popülerliğe teslim olunması sonucunu doğuruyor. Devrim ve sosyalizm hedefini paylaşan özneler arasında kurulması gereken “birbirine kaybettirmeme” hukukunun CHP ile kurulmaya çalışılması, muhatabını düzen siyasetinin denklemine hapsediyor.

Mesele şu ya da bu partinin aday listelerinde geçmişte düzen partilerinde boy göstermiş olanların bulunması değil. Bir yanda CHP’nin sağcı, rantçı, müteahhit adaylarına ve bu konumlarının doğrudan sonucu olan hoyratlıklarına bakıp ah vah etmek… diğer yanda biraz daha makul adaylar göstersin diye CHP’den beklentiye girmek, bu beklenti doğrultusunda CHP’nin ya da bir başka gücün kapısını çalıp ricacı olmak… fırsatını bulunca popülerleşme adına CHP’de yer bulamamış yerel nüfuz sahiplerini transfer etmek, bu nüfuz sahiplerinin siyasi kariyer hedeflerinde basamaklardan biri haline gelmeyi normalleştirmek…

Siyasette esas olan stratejidir, taktik ise görece esnektir. Ancak burada taktik hatalar değil, stratejisizlik ya da düzen sınırlarını aşmayan bir stratejik yaklaşım söz konusu. Düzenin belirlenimindeki formel siyaset alanını siyasetin mümkün olan tek mekanı olarak bellediğinizde söylem ve niyetlerinizden bağımsız olarak düzenin denklemine hapsolur, sağcılaşırsınız. Hata yapmakla kalmaz, savrulursunuz.

Kadıköy örneğine dönecek olursak…

Rant düzenini gerçekten sarsmayı ve halkı özneleştirmeyi hedefleyen Kadıköy Halk Dayanışması, dönemin koşulları ve solun olanakları düşünüldüğünde iddialı ve devrimci bir hamledir ve solda bugün eksikliği çekilen genel siyasi çerçevenin olgunlaştırılmasına da katkıda bulunma potansiyeline sahiptir. Maçoğlu’nun alacağı oydan ve başkanlığı kazanıp kazanmamasından bağımsız olarak böyledir. Adaylığın çatısı olan partiyle husumet ya da daha karmaşık başka gerekçelerin ürünü olarak bunun dışında kalmayı, hatta önünü kesmeyi tercih etmek ise bambaşka bir şey. Farklı yerelliklerdeki ittifak tercihlerinin ve üslubun niteliğine alenen yansıyan bir başkalık…

Kuyrukçuluk sorununu ciddiye alalım. Özellikle de onun en yeni, en sığ ve en tehlikeli biçimi olarak “seçmen kuyurukçuluğu”nu…

Kısa Kısa

Önceki gün

  1. Takasbank, İşsizlik Sigortası Fonu kaynaklarının kime gittiğini açıklamadı

    Takasbank, İşsizlik Sigortası Fonu’nun aracı kurum üzerinden para piyasasında işlem yapabildiğini doğruladı, ancak fonun kimi finanse edeceğini seçemeyeceğini savundu. Açıklamada hangi aracı kurumun kullanıldığı, Tera bağlantılı kurumlara kaynak aktarılıp aktarılmadığı ve tedbir kararının tarihi yer almadı. Meclis komisyonunda Tera için 9 milyar TL risk dile getirilmişti.

  2. Menzil’den Orhangazi’ye 180 dönümlük yerleşke

    Cumhuriyet'ten Aytunç Ürkmez’in haberine göre, Eğitim-İş Bursa Şubesi, Menzil cemaatinin Orhangazi’de bir bölümü zeytinlik olan yaklaşık 180 dönümlük arazide külliye kurduğunu açıkladı. Şube, arazide iş makinelerinin çalıştığını ve 22 Ekim’de temel atma töreni yapılacağının duyurulduğunu bildirdi. Şube Başkanı Özkan Röna, kamusal alanın tarikatlara bırakılmasını kabul etmediklerini belirterek “Bursa tarikatların değil, Cumhuriyet’in kentidir” dedi.

  3. İBB davasında 7 tutuklu sanığa tahliye

    İBB davasında ara karar açıklandı. Silivri’de görülen davada İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti, yedi tutuklu sanığın tahliyesine, diğer tutuklu sanıkların ise tutukluluk hallerinin devamına karar verdi. Tahliyesine karar verilen isimler Ümit Polat, Nilgün Cendek, Tolga Kılıç, Fatih Temür, Melih Geçek, Aytekin Karaarslan ve Adem Başer oldu. Ancak Melih Geçek, hakkında başka bir dosyadan verilen tutuklama kararı nedeniyle cezaevinde kalmaya devam edecek.

  4. Danıştay, Akbelen’de acele kamulaştırmayı onayladı

    Danıştay 6. Dairesi, Yeniköy-Kemerköy termik santrallarına kömür sağlamak için Akbelen çevresinde 6 köydeki 679 parselin acele kamulaştırılmasına karşı açılan davayı reddetti. Daire, elektrik arz güvenliğini gerekçe gösterdi; bir üye karşı oy kullandı. Köylüler mücadeleyi sürdüreceklerini açıkladı.

  5. Belçika'da öğrenciler sokakta

    Belçika'nın başkenti Brüksel'de yüzlerce genç, eğitim reformlarına ve kesintilerine karşı bir kez daha protesto düzenledi. Merkez İstasyonu'nda yerel saatle 10.00'da toplanan göstericiler, eğitim kesintilerine tepki göstererek antifaşist sloganlar attı. Eyleme bazı öğretmenler ve sendika üyeleri de katıldı.

  6. Diyanet’te fon krizi iddiası: Filistin için ayrılan paralar fonda mı eridi?

    Sözcü Gazetesi'nden Yavuz Alatan’ın haberine göre, yaşanan fon krizi sonrası Diyanet İşleri Başkanı Safi Arpaguş duruma müdahale ederek fonlardan çıkış yapılması talimatını verdi. Ancak bu panik çıkışı, kurumun yatırımından yüzde 48 oranında zarar etmesiyle sonuçlandı.

  7. Fatma Betül Sayan Kaya’nın ablası büyükelçiliğe resmen başladı

    Fon vurgununda yaklaşık 2 milyar TL kazandığı ortaya çıkan ve malvarlığı dondurulduğu öne sürülen eski bakan Fatma Betül Sayan Kaya'nın kız kardeşi Ayşe Hilal Sayan Koytak, büyükelçilik görevine başladı. AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Helsinki’ye büyükelçi tayin ettiği Ayşe Hilal Sayan Koytak, güven mektubunu Finlandiya Cumhurbaşkanı Alexander Stubb’a önceki gün sundu.

  8. Gazze'de tespit edilebilen can kaybı 74 bin 400'e yükseldi

    Gazze'deki Filistin Sağlık Bakanlığından yapılan açıklamada, İsrail'in Ekim 2023'ten bu yana Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılarda yaşanan can kayıplarına ilişkin son veriler paylaşıldı. Açıklamada, İsrail'in Gazze Şeridi'ne yönelik saldırılarının başlangıcından bu yana toplam can kaybının 74 bin 469'a, yaralı sayısının ise 175 bin 492'ye ulaştığı ifade edildi.

  9. İSKİ'den 'şebekede kanalizasyon suyu' iddialarına yanıt

    İstanbul Büyükşehir Belediyesi bağlı kuruluşu İSKİ kentteki şebeke suyuna kanalizasyon suyu karıştığı yönündeki iddialara ilişkin açıklama yaptı. İSKİ'nin açıklamasında, "İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü tarafından kentimizin 39 ilçesindeki farklı noktalardan düzenli olarak su numuneleri alınmakta ve bağımsız denetimler sürdürülmektedir. İstanbul’un içme suyu şebekesine, yürürlükteki mevzuatta belirlenen kalite kriterlerini karşılamayan suyun verilmesi söz konusu değildir" denildi.

  10. MEB duyurdu: Okullarda 'ortak yazılı sınav' dönemi

    Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tüm okullarda "ortak yazılı sınav" sistemine geçti. Yeni sistemle ortaokul ve liselerde hep aynı sınav uygulanacak. Sorular yapay zeka destekli ve açık uçlu olacak.

  11. Erdoğan: "Sağlıkta Türkiye’yi küresel çekim merkezi haline getireceğiz"

    İstanbul Üniversitesi Hastanesi Çapa ve Esenyurt Yerleşkesi Toplu Açılış ve Temel Atma Töreni’nde konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan, "Sağlıkta Türkiye'yi küresel çekim merkezi haline getireceğiz. Milletimize her anlamda hizmet etmeye çok güçlü şekilde devam edeceğiz" açıklamasında bulundu.

  12. Öcalan'dan yeni 'süreç' açıklaması: “Hukuki güvenceler olmadan demokratik siyaset kalıcılaşmaz"

    Feshedilen PKK'nın lideri Abdullah Öcalan, fesih ve silah bırakma kararını yeni bir dönemin başlangıcı olarak nitelendirirken, kalıcı barış için Kürt kimliğinin, dilinin ve kültürünün güvence altına alınmasını, demokratik siyasetin önündeki engellerin kaldırılmasını ve eşit yurttaşlığın hukuki güvenceye kavuşturulmasını istedi. Öcalan, “Hukuki güvenceler olmadan demokratik siyaset kalıcılaşmaz, barış süreci de başarıya ulaşamaz” dedi.

  13. İstanbul Valisi Gül: Dere yatağındaki yerler yıkılacak

    İstanbul'da yaşanan sel felaketine ilişkin basın mensuplarına açıklamalarda bulunan İstanbul Valisi Davut Gül şu ifadeleri kullandı: "Dere yatağını işgal eden yerler yıkılacak. Bugün ve yarın yağış var. Ama çok büyük beklemiyoruz. Yağış olacak. Toprak yağışa doydu. Bazı yerlerde toprak kayması olabilir. Toprak kayması ve binaların çökme riski var. Binaların çökmesi ile ilgili kendi binasında risk görenleri misafir etmeye hazırız. Birkaç gün şüphesi olan herkesi bekliyoruz."

  14. Ege Üniversitesi'nde gece yarısı 'köpek baskını'

    Ege Üniversitesi Hayvan Hakları Topluluğu'na ait eğitim merkezine Bornova Belediyesi köpekleri toplamak için gece baskını düzenledi. Polis yardımıyla 200'e yakın köpek toplatıldı. Köpeklerin toplatılmasına karşı eğitim merkezinin önünde bir araya gelen öğrencilerle, belediye ekipleri ve polis arasında arbede yaşandı.

  15. Şamil Tayyar: Esenyurt so­ruş­tur­ma­sın­da ‘hatırlı’ biri devreye girdi

    Eski AKP Milletvekili Şamil Tayyar, kayyum yönetimindeki Esenyurt Belediyesi'ne ilişkin soruşturmada tutuklanan Başkan Yardımcısı Yusuf Ulutaş için 'hatırlı biri'nin devreye girerek Recep Tayyip Erdoğan'a ulaştığını açıkladı. Olayı sosyal medya hesabından paylaşan Tayyar, Erdoğan'ın ise “Bu işe karışmayın” dediğini öne sürdü.

  16. İBB davasında bir soruşturma daha

    Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, Silivri'deki İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen İBB davasının 15-16 Ekim 2026 tarihli duruşmaları sırasında çekildiği anlaşılan görüntülerin sosyal medya hesaplarında paylaşılması üzerine resen soruşturma başlatıldığını açıkladı.

  17. Etimesgut Belediyesi so­ruş­tur­ma­sın­da 7 tutuklama

    Etimesgut Belediyesi'ne yönelik soruşturma kapsamında 7 kişi tutuklandı. Belediye başkan yardımcılarının da aralarında bulunduğu 7 kişi tutuklanırken, 4 şüpheli hakkında ev hapsi kararı alındı.

  18. İran'dan Trump'ın 'bombaların anası' tehdidine yanıt

    İran Savunma Bakan Vekili Tuğgeneral Seyyid Mecid İbnu’r Rıza, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a karşı “bombaların anası” olarak bilinen GBU-43/B bombasını kullanma ihtimaline ilişkin açıklamasına yanıt verdi. Rıza, "Bombaların isimlerinin ve boyutlarının bir önemi yok. Sizin bombanız, küresel itibarınızda, ABD ekonomisinde ve hatta seçim hesaplarınızda patlayacak. Sizi bugün 'Merhaba efendim' demek zorunda kaldığınız noktaya getiren, hesapları değiştiren füzelerimizin gücüdür" dedi.

  19. AKOM açıkladı: Kuvvetli sağanak İstanbul'u ne zaman terk edecek?

    İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Afet Koordinasyon Merkezi (AKOM), haftalık hava tahmin raporunu paylaştı. Rapora göre, yaklaşık 1 haftadır kent genelinde etkili olan kuvvetli sağanak, yarından itibaren İstanbul'u terk edecek. Hava sıcaklığı ise tekrar 20 derece civarına yükselecek.

  20. Kripto do­lan­dı­rı­cı­lı­ğı: Interpol tarafından aranan ABD'li İstanbul'da yakalandı

    Adalet Bakanı Akın Gürlek, ABD ve Finlandiya’da 1 milyar dolarlık kripto varlık dolandırıcılığı gerçekleştirdiği iddiasıyla hakkında Interpol tarafından kırmızı bülten çıkarıldığı bildirilen ABD vatandaşı Richard James Schueler'in İstanbul’da yakalanarak gözaltına alındığını duyurdu. 'Kripto balinası' olarak bilinen Schueler, Beşiktaş ilçesinde çarşamba sabah saatlerinde yapılan MİT operasyonuyla yakalanmıştı.

  21. SPK'dan Hedef Portföy kararı

    Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Hedef Portföy Yönetimi AŞ'nin kurucusu olduğu yatırım fonlarının tasfiye işlemlerinin başlatılmasına karar verdi. Tasfiye süreci, daha önce üç portföy yönetim şirketinin fonları için belirlenen esaslar çerçevesinde yürütülecek.

  22. İçişleri Bakanlığı’ndan birçok il için sağanak ve fırtına uyarısı

    İçişleri Bakanlığı, Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün son tahminlerine dayanarak, 17 Ekim Cumartesi günü birçok ilde kuvvetli sağanak yağış ve fırtına beklendiğini duyurarak ani sel, su baskını, yıldırım, dolu ve ulaşımda yaşanabilecek aksamalara karşı dikkatli ve tedbirli olunmasını istedi.

  23. SPK'dan 37 kişi hakkında suç duyurusu

    Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), iki şirketin hisselerinde gerçekleştirilen işlemler nedeniyle 37 kişi hakkında suç duyurusunda bulunulmasına karar verdi. Kurul, 42 kişi ve şirkete 2 yıl işlem yasağı getirirken 21 kişinin de lisanslarını iptal etti.

  24. İstanbul'da selde kaybolan Ahmet Derin’in kızı: "Babam katledildi, hesabını soracağız"

    İstanbul’da sağanak yağışın ardından Kağıthane Deresi’nden otomobili çıkarılan Ahmet Derin’den haber alınamıyor. Derin’in kızı Arzu Derin, sosyal medya hesabından babasının bulunması için yardım çağrısında bulundu. Derin, "Parçalanmış arabayı bulduk. Umudum kalmadı. Babamı bulun, gidecek bir yerimiz olsun. Babam katledildi. Hesabını soracağız, söz veriyorum babam. Fırtına gelmeden bulun, babamız soğukta kalmasın" ifadelerini kullandı.

  25. Trump, Rusya yaptırımlarını askıya aldı

    ABD Başkanı Donald Trump, Rusya'yı hedef alan yeni yaptırımların askıya alınmasını öngören kararnameyi imzaladı. Beyaz Saray, karara 'ulusal çıkarlar' gerekçesini gösterdi. Kararname, Rusya'ya yönelik yaptırım ve tarife öngören yasanın yürürlüğe girmesine iki gün kala imzalandı.

✓