Arama

Site İçi Arama

Doğrudan arama yapın Aranıyor... Detaylı Arama
Sonuçlar aranıyor...
Kategorilere Göz Atın
© ideo. Anlatılan senin hikayendir

Köşe Yazısı

Laiklik emperyalizme karşı mücadele olmadan kazanılabilir mi?

20:29 5 dk okuma

Geçtiğimiz cumartesi Filistinli savaşçıların İsrail saldırganlığına karşı başlattığı direniş hamlesi gündemi meşgul etti. İsrail yanlısı basın kuruluşları odak noktalarını yerleşimcilere yönelik şiddete ve Hamas’a yöneltirken bir süredir İsrail hükümeti ile yakın ilişkileri olduğu bilinen AKP’nin ise itidal çağrısı yapmanın ötesine geçebildiği söylenemez.

Türkiye solu ise çok uzun yıllardır olduğu gibi Filistin halkından yana tavır aldı. Ancak bu kez solun toplumsal tabanında çatlaklar göze çarptı. Çatlaklara neden olan sorunların giderilmediği durumda çatlağın sola sıçrama ihtimalinin hiç de az olmadığını geçmiş örneklerden biliyoruz. Filistin davası ya da İsrail’in nasıl bir propaganda makinesine sahip olduğu bu yazının konusu değil. Biz bu çatlaklara neden olan yanlışlara ve onların giderilmesi için neye ihtiyacımız olduğuna odaklanacağız.

Siyasal İslam’a karşı laiklik

Ülkemiz uzun yıllardır karşı devrimciler tarafından yönetiliyor. Karşı devrimci AKP iktidarının siyasal alanda en çok gerilim yaratan özelliği ise onun dinci gerici karakteri. Tarikatlara ve cemaatlere neredeyse sınırsız alan açılması tepki çekerken, toplumun yaşam tarzını iktidarın kendi din anlayışına göre düzenlemek için yaptığı hamleler laikliği benimsemiş olan ciddi bir bölmede haklı bir öfke birikmesine neden oluyor. Türkiye devrimini bir sonraki aşamasına, yani sosyalizme taşıma hedefi olan sol da elbette bahsettiğimiz öfke ile ilişki içerisinde yol alıyor.

Ancak iktidarın dinci gerici karakterine karşı biriken halk tepkisinin bu gericilik tipinin kendisine ilişkin bir bilince dönüşmesi kendiliğinden mümkün olamazdı. Kitleler doğal olarak, gördüğünü, yaşadığını kaydetti belleğine. Haliyle öfke ve farkındalık yalnızca Siyasal İslam ile sınırlı kaldı. Bu da İsrail merkezli propaganda aygıtlarının iç siyaset konu olduğunda sola bakan toplumsal kesimlere, Hamas’ın rolünü öne çıkararak hitap etmesini kolaylaştırdı. İsrail’in basbayağı bir din devleti olduğu, tüm yaptıklarını kendisine tanrı tarafından vaat edildiğine inandığı topraklarda hakimiyet kurma hakkına dayandırdığı pek az kişi tarafından önemsendi.

Kitlelerin kendiliğinden bilincinden şikayet etmeye hakkımız yok. Öncüye ihtiyaç tam da bu yüzden var. Siyasal İslam’ın yol açtıklarının dinci gericiliğe karşı gerçek bir mücadeleye ve örgütlülüğe dönüştürülmesi devrimcilerin görevi. Bu görevi hakkıyla yürütebilmek için ise bütünlüğe ihtiyacımız var. Laiklik mücadelesinin emek mücadelesi ve bu gündemde konumuz olan emperyalizme karşı mücadele ile sahip olduğu bütünlüğe…

Siyasal İslam nereden çıktı?

Türkiye’de dinci gerici bir partinin 20 yılı aşkın süredir iktidarda olması ve İslami ajandaya sahip partilerin sahip olduğu oy oranları gibi faktörler İslamcılığın ülkemizde her zaman hâkim siyasal akımlardan birisi olduğu yanılsamasını besliyor. Ancak tarih bize aksini anlatıyor. Coğrafyamızda Türkiye Cumhuriyeti kurulmadan çok önce başlayan modernleşme ihtiyacı, modern siyasal akımları doğurmakla kalmadı. Onların ülkenin kuruluşu dahil en önemli uğraklara damga vurmasını sağladı. Öyle ki 20. yüzyılın ikinci yarısına kadar ülkemizde Siyasal İslam’ın etkisinin arttığı tek bir döneme bile rastlamak olanaksızdır.

Sonrasını anlamak için ise tarihin bir mantığının olduğunu kavramak gerekiyor. İlerleyemeyen her zaman geriye gider. Cumhuriyet Devrimi ile (şimdilik) kendi zirvesine ulaşan Türkiye modernleşmesi, onun mantıksal sonucu olan sosyalizme erişemedi. Patron sınıf, yükselen devrimci dalgaya ve işçi hareketine karşı iktidarını korumak için gericiliğe sarıldı. Devrimci dönemde baskılanan ve yok olmaya yüz tutmuş tarikatlar göreve çağrıldı, devlet yönetimine katılmamak şartıyla toplumsal alanda gerici faaliyetler desteklendi. Devrimi ilerletme arayışlara yönelik tahammülsüzlük, yobazlara hoşgörü ile birleşti. Muhalefet edilecekse onlarınki gibi edilmeliydi.

Elbette izlenen politika Türkiye’yi yönetenlerin kendi özgün fikirlerinden türetilmedi. Devrimciliği baskılamak için gericilik zorunluydu, gericiliğin tipi ise emperyalist merkezlerce belirlendi. Müslümanların yaşadığı coğrafyalarda yükselen devrimci dalga başta ABD olmak üzere ‘Batı’ tarafından kaygıyla izleniyordu. Afganistan, Mısır, Suriye, Filistin, Lübnan… Hepsinde emperyalist-kapitalist sistemi öyle veya böyle tehdit eden arayışlar güç kazanıyordu.

Tarihten yalnızca biz öğrenmiyoruz. Dinci gericiliğin ilerleme arayışlarına karşı en büyük müttefik olduğu biliniyordu. Emperyalizmle işbirliği içerisinde faaliyet yürütecek anti komünist İslamcı odaklar yaratma stratejisi bu bilincin ürünü olarak devreye girdi. Jimmy Carter döneminde yeşil kuşak olarak adlandırılmaya başlanan proje; çoğunluğun müslüman olduğu birçok ülkede çihatçı örgütlere para, silah ve propaganda desteği olarak kendisini gösterdi. Bu sayede elde edilen fayda beklenenin çok üstünde oldu. Örneğin desteklenen cihatçı örgütlerden birisi olan El Kaide’nin güçlendirilmesi yalnızca Afgan sosyalizminin bastırılmasını kolaylaştırmadı. Aynı zamanda ABD’nin geçtiğimiz 30 yıldaki askeri operasyonlarına bahane bulma ihtiyacını da gidermiş oldu.

Filistin direnişine geçmişte öncülük eden ilerici unsurların baskılanması ve dincilerin ağırlık kazanması da aynı stratejinin ürünüydü. Hem direnişin yarattığı devrim tehdidi ortadan kaldırılmış hem de onun kitlelerin gözünde meşruiyetini azaltma fırsatı yaratılmış oldu.

Düzenin çimentosu olarak gericilik

Ülkemizin son yıllarının belki de en popüler cemaati olan Fethullahçıların darbe girişimi halen zaman zaman gündeme geliyor. Bu kirli tarikatın kökünün ABD tarafından fonlanan Komünizmle Mücadele Dernekleri’ne dayandığı, liderinin tüm bu süreçte ABD tarafından kollandığı ve Türkiye dışında faaliyet gösteren üyelerinin uzun yıllardır CIA ajanı olarak görüldüğü ise unutuluyor. Halen ülkemizde faaliyet gösteren irili ufaklı tüm cemaat ve tarikatların emperyalist merkezlerle her daim ilişki içerisinde olduğu da…

AKP’nin Cumhuriyet kazanımlarına karşı yürüttüğü operasyonda geçmişte Fethullahçılarla olan işbirliğinin ‘kandırılma’ olduğuna inanacak kadar saf değilsek ittifakın zeminini de konuşmak zorundayız. Laikliğin üstünün çizilmesi gündeme gelince liberaller dahil emperyalizmin tüm sözcülerinin nasıl da bir araya geldiğini hatırlamalıyız. Şimdi Siyasal İslam’ın yarattığı haklı öfkeyi kendi lehine çevirmeye çalışan ABD-İsrail ortaklığının ülkemize neden AKP’yi layık gördüğünü anlamalıyız.

Aksi durumda, yani tarihsiz ve sistemsiz bir şekilde güncele bakıldığında yanılmamak neredeyse imkansızdır. İsrail’in gerici hükümeti tarafından sürülen birkaç video ve fotoğrafa bakılarak Filistin sorunu onlarla sınırlı sanılabilir. Hamas ile AKP arasında benzerlik kurularak İsrail yanlısı olunabilir. Başka bir örnek vermek gerekirse, İran’daki durumla eşlik kurulabilir, monarşiye dair olumlu görüşe sahip olmayan bir kişi kolayca şah yanlısı haline getirilebilir.

Düzenin nasıl işlediğini kavrayamamanın sonuçları ise ülke dışındaki olaylara hatalı bakışla sınırlı değil. Millet İttifakı’nın seçim yenilgisi halen taze. AKP gericiliğinden bıkan birçok yurttaş ona alternatif olarak sunulan ittifakta yer alan yobazları sineye çekti. Dinci gericilik konusunda AKP’den hiç de geri kalmayan Saadet, Deva ve Gelecek partilerini oylarıyla meclise taşıdı. Seçim sonuçlandıktan sonra özellikle CHP yönetimi, çok düşük oy oranına sahip bu partilere verilen destek nedeniyle eleştirildi. Yine başa dönüyoruz. Eğer CHP’nin de AKP-Fethullahçılar benzeri bir ‘kandırılma’ hikayesine konu olduğuna inanmayacaksak ittifakın nedenini açıkça ortaya koymak zorundayız. Bizce her şey açık. Ülkeyi yönetenler de yönetmeye aday olanlar da farkında. Bu düzen, dinci gericilik olmadan yürütülemez. Emperyalist kapitalist sistem, ülkemizde egemenliğini sürdürmek için gericiliğin her türlüsüne muhtaç.

Tercih değil zorunluluk olarak emperyalizme karşı mücadele

O halde laikliği kazanmak istiyorsak emperyalizme karşı da mücadele etmek zorundayız. Türkiye tarihi diğer anlamda da bu durumu doğruluyor. Cumhuriyet’in ve laikliğin yükselişinin emperyalist işgale karşı verilen Kurtuluş Savaşı ile birlikte gelmesi rastlantı değil.

Filistin direnişinde İslami tonların yerini laikliğin almasını hepimiz tercih ederiz. Ancak bu, bambaşka bir ülkede ‘mücadele öyle değil de böyle verilsin’ diyerek olmaz. İsrail’e ve dinci gericiliğin kaynağı emperyalizme destekle hiç olmaz.

Başka ülkelere fayda sağlamak isteyenler, işe kendi ülkelerinden başlayabilirler. Emperyalizmi yurdundan kovmuş laik ve devrimci bir Türkiye hem İsrail saldırganlığına karşı bir direnç noktası hem de Filistin dahil her türlü mücadelenin hangi hatla başarıya ulaşabileceğine dair önemli bir referans olur. Başka çare yok. Emperyalizme karşı mücadeleyi yükselteceğiz.

Kısa Kısa

  1. İzmir'de fabrikada patlama: İşçiler yaralandı

    İzmir'in Torbalı ilçesinde İki-El Metal fabrikasında meydana gelen patlamada 7 işçi yaralandı. Olayda 3'ü ağır 7 işçi yaralandı. Yaralılar, ambulanslarla çeşitli hastanelere kaldırıldı.

  2. Can Atalay 24 saatlik açlık grevine başladı

    Anayasa Mahkemesi kararlarına rağmen tutukluluğu devam eden seçilmiş Hatay Milletvekili Can Atalay, TBMM’nin yeni yasama yılının başladığı 1 Ekim’de 24 saatlik açlık grevi kararı aldı. Türkiye İşçi Partisi Hatay Milletvekili Atalay'ın X hesabı üzerinden paylaşılan mesajda karar, "Hatay halkı beni, kendisi adına söz söylemem ve hesap sormam için seçti. O görevden vazgeçmeyeceğim. Artık bıçak kemiğe dayanmıştır" ifadeleriyle duyuruldu.

  3. Fon skandalında iade bilmecesi

    Gazeteci İsmail Saymaz, Fatma Betül Sayan Kaya'nın hisselerden kazandığı 2,2 milyar lirayı iade etmediği iddia ediliyor. Gazeteci İsmail Saymaz katıldığı televizyon yayınında iade iddiasının doğru olmasını ileri sürdü. Dün de Nagehan Alçı benzer bir iddiada bulunmuştu. Ekonomim'in iddiasına göre Kaya ve eşi, söz konusu tutarı Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından bildirilen banka hesabına aktarmıştı.

  4. Tera Portföy yöneticileri hakkında tutuklama kararı

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen 'fon soruşturması' kapsamında dün adliyeye sevk edilen Tera Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Erdin Özel ve Tera Portföy CEO'su Emir Münir Sarpyener hakkında tutuklama kararı verildi.

  5. Vahap Seçer gözaltına alındı

    Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer dahil 59 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar arasında aynı zamanda Vahap Seçer'in yanı sıra Vahap Seçer'in yanı sıra Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit ve Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer de bulunuyor.

  6. Akaryakıta zam geldi

    ÖTV artışı nedeniyle benzinin satış fiyatına 4,20, motorine ise 3,70 lira zam geldi. Resmi Gazete'de yayınlanan karara göre, eşel mobil sisteminin sona ermesiyle başlayan yeni dönemde benzindeki ÖTV artışı kasım ve aralık aylarında da kademeli olarak uygulanacak. Böylece benzinde eşel mobil öncesine dönüş nedeniyle beklenen 12,47 liralık fiyat artışı, ÖTV'nin tek seferde değil, kademeli olarak geri getirilmesiyle engellenmiş oldu. LPG'de ise eşel mobil öncesi sisteme dönüldü.

  7. Fon vurgunu: AKP Genel Başkan Yardımcısı Hayat Yazıcı’nın oğlunun malvarlığına konulan tedbir kararı kaldırıldı

    Fon soruşturması kapsamında yönelik kapsamında, eski ticaret bakanı ve AKP Siyasi ve Hukuki İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı’nın oğlu Mustafa Yazıcı’nın tüm mal varlığına hakkında verilen tedbir kararı saatler içinde kaldırıldı. İfadesi alınan Mustafa Yazıcı hakkında, yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol kararı verildi.

Önceki gün

  1. Fon so­ruş­tur­ma­sın­da AKP'li eski bakan Hayati Yazıcı’nın oğlunun mal varlığına tedbir konuldu

    Fon vurgununa yönelik İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, eski ticaret bakanı ve AKP Siyasi ve Hukuki İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı’nın oğlu Mustafa Yazıcı’nın tüm mal varlığına tedbir konuldu.

  2. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Beştepe’de Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüştü

    Tugay, görüşmenin ardından sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Erdoğan’a kendisini Beştepe’de kabul ettiği için teşekkür ederken, kente ilişkin projeleri “arz ettiklerini” belirtti. Cemil Tugay, geçtiğimiz aylarda CHP’den istifa etmişti. Tugay’ın Beştepe ziyareti, bir süredir medyada yer alan AKP’ye geçeceğine yönelik iddiaların ardından geldi.

  3. Eylül ayı Milli Güvenlik Kurulu toplantısı sona erdi: Çerçeve Yasa uygulanmaya başlamadı

    Cumhurbaşkanı başkanlığında gerçekleştirilen Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısı sonrasında İletişim Başkanlığı tarafından sekiz maddelik bir bildiri yayınlandı. ⁠Bildiride tehdit ve tehlikeler arasında, PKK, KCK ve PYD de yer aldı. Böylece iktidarın "Terörsüz Türkiye" olarak adlandırdığı süreç kapsamında yakın zamanda meclisten geçirilen "Çerçeve Yasa"'nın uygulama aşaması, bir süredir çeşitli kaynaklarca dile getirildiği üzere, ileri bir tarihe kaldı.

  4. Fon vurgunu so­ruş­tur­ma­sın­da yeni gelişme: 5 şirket için TMSF kararı

    Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), fon soruşturması kapsamında Destek Yatırım Bankası, Hedef Yatırım Bankası ve Tera Yatırım Bankası’nın nitelikli paylarına ilişkin temettü dışındaki ortaklık haklarının Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından kullanılmasına karar verdi. BDDK ayrıca Destek Faktoring ve Tera Finans Faktoring’e pay devri işlemlerinin tamamlanması için altı ay süre tanıdı.

  5. İngiltere Başbakanı Burnham: İngiltere için seçenekler arasında AB’ye yeniden katılmak da var

    İngiltere Başbakanı Andy Burnham, BBC’ye verdiği demeçte mevcut Brexit anlaşmasının “faydadan çok zarar” getirdiğini belirterek, Avrupa ile ilişkileri düzeltmek için neler yapılabileceğini değerlendirmek istediğini söyledi. Burnham İngiltere'nin Avrupa ile uzun vadeli ilişkilerini yeniden şekillendirmek amacıyla hükümetin değerlendirebileceği seçenekler arasında Avrupa Birliği’ne yeniden katılmanın da bulunduğunu ifade etti.

  6. Rusya: S-400 sistemlerinin Türkiye’den çıkarılması için Ankara ile görüşüyoruz

    Kremlin, Türkiye’nin Rusya’dan satın aldığı S-400 hava savunma sistemlerinin başka bir ülkeye konuşlandırılması konusunda Ankara ile temasların sürdüğünü açıkladı. Açıklama, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un geçtiğimiz cumartesi günü S-400’lerin başka bir ülkeye devredilebileceğine ilişkin sözlerinin ardından geldi.

  7. CHP’de ihraçlar devam ediyor

    Mutlak butlan kararıyla CHP’nin başına geçen Kılıçdaroğlu yönetimi, partiden ihraç kararları almaya devam ediyor. Son olarak Kadıköy Belediye Başkanı Mesut Kösedağ, Sarıyer Belediye Başkanı Oktay Aksu ve Sancaktepe Belediye Başkanı Alper Yeğin, kesin ihraç talebiyle disipline sevk edildi.

  8. T24'e erişim engeli

    T24'ün internet haber portalı ve sosyal medya hesapları hakkında kapatma kararı verildi. Karar kapsamında T24'ün son 1 yıl içerisinde 118 LGBT propagandası niteliği taşıyan içerik ürettiği ileri sürüldü. 1. Sulh Ceza Hakimliği tarafından alınan karar uygulanmak üzere Siber Güvenlik Başkanlığı'na gönderildi.

  9. Fon so­ruş­tur­ma­sın­da yeni dalga: 34 kişiye gözaltı

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü fon soruşturmasında 5'inci dalga operasyonda 34 şüpheli için gözaltı kararı verildi. Bakan Akın Gürlek'in açıklamasına göre şüpheli sayısı 217'ye ulaştı; 56 kişi tutuklandı, 88 kişiye adli kontrol uygulandı. 26 hissedeki manipülatif işlemler de inceleniyor.

  10. Sakarya'da çok sayıda bölge sular altında

    Sakarya’da dünden bu yana etkili olan sağanak yağışların ardından birçok bölgede sel ve su baskınları yaşandı. Karasu ve Darıçayırı'nda Sakarya Nehri ve bölgedeki derelerin taşmasıyla su seviyesi yer yer 1 ila 2 metreye ulaştı. Yaklaşık 60 hanenin etkilendiği bölgede mahsur kalanlar oldu. Ferizli ve Kaynarca'da sokaklar adeta göle dönerken, araçlar tamamen suya gömülürken Erenler'de çok sayıda evi su bastı.

  11. Suriye'de haremlik selamlık düğün kararı: Kadın salonlarına damatlar giremeyecek

    T24'ten Namık Durukan'ın haberine göre, Şam kırsalındaki Sergaya Belde Meclisi 27 Eylül'de kadınlara ayrılan düğün salonlarına damatların girişini yasakladı. Douma Şehir Meclisi de benzer bir karar aldı. Kararlara uymayanlar hakkında yasal işlem uygulanacak.

  12. Fatma Betül Sayan Kaya’nın adı AKP’nin internet sitesinden kaldırıldı

    Fon soruşturması kapsamında gündeme gelen iddiaların ardından AKP’deki görevlerinden ayrılan eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya’nın adı ve özgeçmişi partinin internet sitesinden kaldırıldı. Kaya’nın MKYK WhatsApp grubundan da çıkarıldığı iddia edildi.

  13. Bilal Erdoğan: "Türkiye belki en normal dönemini yaşıyor"

    AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın oğlu Bilal Erdoğan, Konya'da imam hatip öğrencilerine seslendi. İmam hatipleri "normalleşmenin" teminatı ilan eden Erdoğan, dindar muhafazakârlığı "milletin vasatı" olarak tanımladı. İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı sıfatıyla Konya Anadolu İmam Hatip Lisesi'nde konuşan Erdoğan, "Bu millet galebe çaldı ve bugün hamdolsun Türkiye belki en normal, sosyal olarak kültürel olarak dönemini yaşıyor" dedi

  14. Eski SPK Başkanı ifadeye çağrıldı

    Eski Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı İbrahim Ömer Gönül, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında şüpheli sıfatıyla bugün savcılığa ifade verecek. Gönül'ün ifadesi, başsavcılığın sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin yürüttüğü soruşturma kapsamında alınacak.

  15. Kaçırılma alarmının nedeni pilot kavgası çıktı

    İsrail Başbakanlığı, Dubai-Tel Aviv seferini yapan Flydubai uçağında kaçırma olmadığını, acil durumun pilotlar arasında yaşanan kavga nedeniyle ortaya çıktığını açıkladı. Uçak, Ürdün hava sahasında “7500” kaçırılma kodu vermesinin ardından Suudi Arabistan’a yönlendirilmiş, İsrail savaş uçaklarını havalandırmıştı. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

  16. TÜİK verilerine göre “gerçek işsizlik” yüzde 31'e yükseldi

    TÜİK’in “atıl işgücü” olarak tanımladığı geniş işsizlik oranı ağustosta yüzde 31’e yükseldi. İşsiz sayısı ise 2 milyon 740 bin olarak açıklandı. İş aramaktan vazgeçenleri ve eksik çalışanları ayrı kategorilerde değerlendiren TÜİK, yalnızca dar tanımı “işsizlik oranı” olarak sunarak işsizliği olduğundan düşük göstermeye çalışıyor. DİSK-AR’ın hesaplamasına göre geniş tanımlı işsiz sayısı ise 12 milyon 608 bin oldu.

  17. DDK Başkanı Tanrıkulu, Borsa İstanbul'daki görevlerinden ayrıldı

    Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın fon skandalıyla ilgili Devlet Denetleme Kurulu'nu görevlendirmesinin ardından DDK Başkanı Salih Tanrıkulu, Borsa İstanbul'daki yönetim kurulu başkanvekilliği ve denetim komitesi başkanlığı görevlerinden ayrıldı. Tanrıkulu'nun adı kurumun internet sitesindeki listelerden de kaldırıldı.

  18. AKP'li Zeybekci'nin şirketlerinin parası da Tera fonunda kalmış

    Eski Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci'nin ortağı olduğu dört şirketin parası, 17 Eylül'de tasfiye kararı verilen Tera'nın TP2 fonunda kaldı. İsmail Saymaz'a konuşan Zeybekci, kendini 455 bin mağdurdan biri saydı, fona yatırımdan haberi olmadığını söyledi. "Maalesef devletin ihmali var" derken mağduriyetini Erdoğan'a iletmediğini belirtti.

  19. Dubai - Tel Aviv uçağında kaçırılma kodu verildi

    İsrail'de yayın yapan Kanal 12'nin haberine göre, Dubai'den Tel Aviv'e giden yolcu uçağı, uçak kaçırılmasını ifade eden "7500" kodunu yayınladı. Kodun yayınlanması sonrasında, İsrail Hava Kuvvetleri'ne ait savaş uçaklarının yolcu uçağına doğru havalandığı bildirilirdi. Ürdün üzerinde bir süre tur atan ve içerisinde yaklaşık 100 İsrail vatandaşının bulunduğu belirtilen uçak, daha sonra Suudi Arabistan yönüne yönlendirildi.

  20. MEB’den istismarcı Ensar Vakfı’yla iş birliği

    MEB, Ensar Vakfı’nın düzenleyeceği “Sana Emanet Online Bilgi Yarışması”nı ortaokul ve liselere resmi yazıyla duyurdu. Cumhuriyet’ten Ufuk Sepetci’nin haberine göre, yarışmada öğrencilere umre ve teknoloji ödülleri verilecek. Dereceye giren kişilerin öğretmenleri ve okul müdürlerine ise 20 bin TL’ye kadar nakit ödül ödenecek. Ensar Vakfı, Karaman’da 45 çocuğun cinsel istismara maruz bırakıldığı olayla gündeme gelmişti.

  21. AYM, yoksulluk nafakasından "süresiz" ifadesini kaldırdı

    Anayasa Mahkemesi, Türk Medeni Kanunu’nun yoksulluk nafakasını düzenleyen 175. maddesindeki “süresiz olarak” ibaresini iptal etti. Karar, 30 Haziran 2027’de yürürlüğe girecek. Nafakanın süresine ilişkin yeni bir düzenlemenin önümüzdeki dönemde TBMM gündemine gelmesi bekleniyor.

✓