Arama

Site İçi Arama

Doğrudan arama yapın Aranıyor... Detaylı Arama
Sonuçlar aranıyor...
Kategorilere Göz Atın
© ideo. Anlatılan senin hikayendir

Köşe Yazısı

Turpun büyüğü İran mı?

16:37 5 dk okuma

19 Mart itibariyle başlayan halk hareketi, Türkiye siyasetinde ve toplumsal algıda dış dinamiklerin konumunda da bir değişikliği gündeme getirdi. Geçmişte AKP’nin siyasal alanı daraltmaya yönelik hukuksuz ve adaletsiz operasyonları, bu partinin emperyalist merkezlerin pek çok ihtiyacına yanıt vermesi nedeniyle yine idare edilir, ancak daha fazla eleştiri konusu olurdu. Bugün aynı merkezlerin eleştirilerini bile fazlasıyla geriye çektiği bir dönemden geçiyoruz. Bu durumun elbette düzen siyasetinin dengelerine de yansımaları oluyor. Batılı ülkelere karşı görece eleştirel bir retorik geliştirme ve tabanını bu doğrultuda konsolide etme tercihi de artık AKP’den ziyade CHP’ye kalıyor.

Yanlış anlaşılmasın, AKP geçmişte de Batı karşıtı bir iktidar değildi. Aksine kendi ajandasını emperyalistlerin beklentileriyle uzlaştırmakta usta, işbirliğine açık bir iktidar olduğu sürece destek de görürdü. Ancak bu iyi ilişkilere bir biçimde emperyalist merkezlerin beklentileriyle AKP’nin kimi maksimalist hedefleri arasındaki gerilimden kaynaklı pürüzlerin gölgesi düşerdi. Maksimalist hedeflerden vazgeçerek Batı’yla mevcut ve potansiyel pürüzleri giderme vaadini ortaya koyan bir düzen muhalefetinin belirli bir toplumsal desteğe sahip olması arzu edilen bir denge unsuru olarak görülür, düzen muhalefetine de bir ölçüde yatırım yapılırdı. Bugün AKP iktidarı, emperyalist merkezlerce farklı nedenlerden dolayı vazgeçilmez görülüyor. Bu nedenle ABD’den gelen resmi beyanlarda geçmişten farklı olarak Türkiye’de yaşanan hukuk skandallarının lafı bile geçmiyor. AB cenahı “demokrasi,” “insan hakları” ve “hukukun üstünlüğü” gibi başlıklardaki iddiasını tamamen bir kenara bırakma lüksüne sahip olmadığı için söylem düzeyinde endişe beyan etse de ötesine geçmiyor. Bu durum, ikinci Trump döneminin doğrudan ürünü olan birden fazla nedenden kaynaklanıyor.

İkinci Trump dönemi, esas olarak iki bölgede AKP’nin elini rahatlatıyor: Doğu Avrupa ve Ortadoğu. Odağını Asya’ya ve Çin’in kuşatılmasına kaydırma tercihi nedeniyle Rusya’yla daha dengeli ilişki kurmak isteyen ABD yönetimi, Avrupa sahasındaki askeri ve siyasi varlığını görece azaltmayı gündemine almış durumda. Haliyle Soğuk Savaş’tan bu yana gönüllü olarak ABD’nin askeri himayesine giren ve özellikle 2022’den bu yana Rusya’ya karşı savaş konsepti temelinde konsolide olan Avrupalı güçler ortada bırakılmış durumda. Başta Almanya olmak üzere Avrupalı hükümetler askeri harcamaları artırma kararı aldıysa da ortaya çıkacak askeri boşluğun doldurulmasının zaman alacağı, dolayısıyla daha ivedi çözümlere ihtiyaç duyulacağı görülüyor. Bu da Avrupa’nın en büyük ordusuna sahip ülke olarak Türkiye’yi kıymete bindiriyor, Türkiye’yi yönetenlerin içerideki aşırılıklarını telafi ediyor.

Bugün ne ABD ne Türkiye’de iktidar sahiplerinin muteber bulduğu George Soros’un kendisi geri planda olsa da fikirleri iktidarda. Trump ve Erdoğan, Soros’un 2000’lerde ortaya attığı dehşet verici tezini benimsiyor: Türkiye’nin en değerli ihraç malı ordusu. Kore Savaşı’ndan bu yana emperyalist merkezlerin çıkarları için ölen halk çocuklarının gerekirse bu kez Rusya’ya karşı saldırganlığa kurban verilmesi temelinde yürüyen pazarlık, tüm muhataplarının iştahını kabartıyor.

Ortadoğu’da kirli pazarlık

Karşılıklı uyum ve beklentinin daha yüksek olduğu saha ise Ortadoğu. Emperyalistlerin beklentisi, Ortadoğu’nun İsrail için dikensiz gül bahçesine dönüştürülmesi. 7 Ekim sonrası süreçte İsrail’i epey sıkıştıran direniş güçlerinin tasfiyesi, başta İran olmak üzere direniş güçlerini destekleyen hükümetlerin hizaya getirilmesi, siyasi haritanın bu öncelik temelinde tartışmaya açılması, en dehşetli ifadesini Gazzelilerin topluca tehcir edilmesi planında bulan korkutucu demografik mühendislik hevesleri, Suriye’den başlanarak Ortadoğu’nun bu hedeflerle uyumlu güçler arasında pay edilmesi…

Yukarıda sayılanların ayrıntılı değerlendirmesi, bu yazının kapsamını aşıyor. Ancak söz konusu planların gerek büyük güçlerin gerekse uluslararası tekellerin iştahını kabarttığı ve bu doğrultuda bölgesel güçlerin katılımına ihtiyaç duyulduğu açık. AKP’nin 23 yıllık iktidar pratiğiyle bu işler için biçilmiş kaftan olduğu da…

Ortadoğu’da hedeflerin ve pastanın büyümesine paralel olarak riskler de büyüyor. Bu denklemde kendini kanıtlamış bir iktidarın engelle karşılaşmaksızın sahada iş görmesinin önemi büyük. AKP’nin maksimalist hedefleri bu bağlamda tolere edilir hale geliyor. AKP, tam da vazgeçilmez görüldüğü bir uğrakta içeride yaptığı cüretkar hamlelerin yanına kâr kalacağına güveniyor.

Suriye’de Baas iktidarının sona erdirilmesiyle başka bir eşiğe ulaşan operasyon ve Ekim ayından bu yana gündemimizde olan adı belirsiz “süreç” eninde sonunda İran’a bağlanacak daha büyük bir planın parçası olarak gündeme geldi. Bu iki başlıkta şu ana kadar ortaya koyduğu performans AKP’nin kredisini artırıyor. Üstelik emperyalist merkezlerin bugünkü tercihleri, AKP’yi kimi maksimalist hedefleri ya da başka potansiyel uyumsuzlukları nedeniyle kerhen iş tutulan bir ortak olmak bir yana, Türkiye için en ideal iktidar seçeneği haline getiriyor. Örneğin asıl hedefin İran olduğu bir operasyonun ideolojik konsolidasyonunda mezhepçi nefretin vazgeçilmez olduğu açık. Bu gerici ideolojik tercih için her açıdan en ideal adayın AKP olduğu da…

Direnişin etkisi

Halkın geriye çekildiği koşullarda siyaset çürür. Gezi Direnişi’nin geriye çekilmesinden bu yana gelişen süreç de bu çürümenin damgasını taşıyor. Seçmene indirgenmeyi bir biçimde kabullenen halk, ideolojik olarak da geriye çekildi. AKP’yi yenmek için AKP’ye benzemenin, tarikatçısından çetecisine İslamcısından Amerikancısına herkese gül dağıtmanın siyaset sanıldığı koşullarda anti-emperyalist duyarlılıklar da fazlasıyla zayıflamıştı. Batılı güçlerden demokrasi ve özgürlük bekleme, AKP’ye karşı sırtını Batılı emperyalistlere dayama tercihleri geniş kesimlerin gözünde en azından kabul edilebilir hale gelmişti. Adlı adınca bir ideolojik kirlenme söz konusuydu. AKP ise aynı Batılı güçlerle çözümü görece kolay olan pürüzlerini olduğundan daha büyük ve anlamlı gösteriyor, kendi tabanını sözde ABD-AB karşıtı bir retorikle konsolide edebiliyordu. Halkın bir kez daha öne çıktığı günümüzde burada da bir kayma söz konusu.

Batılı emperyalistlerin AKP ile iş tutma tercihi alenileştiği ölçüde halk hareketinin özneleri de dönüşüyor. İkiyüzlü Batı’ya güven olmayacağı, kurtuluşun halkın kendi ellerinde olduğu gerçeği berraklaşıyor. Sosyalist hareketin kararlı anti-emperyalist duruşu, aşağı yukarı son 10 yılda çekildiği azınlık konumunun ötesine geçme potansiyeli taşıyor. Halkın kendi kaderini eline alma iradesini ortaya koymasına paralel olarak muhalefet alanının ideolojik haritasının da anti-emperyalist bir doğrultuda ve ciddi ölçüde değiştirilmesi ihtimali belirmiş durumdadır. Bunun değerli bir olanak ve önemli bir görevi ifade ettiği açık.

Halk hareketinde “turuncu devrim” görmek, gerçeklikle bağını yitirenlerin işi. Ya da AKP’nin eteklerine tutunma ayıbını örtmeye yönelik umutsuz bir hezeyan… Batılı sosyal demokratlara Türkiye’deki halk hareketine sırt çevirdiği için sitem etmek ise güncel durumun gerçekliğine dair daha doğru bir analizden hareket etmekle birlikte belki öteki kadar yanlış bir siyasi tutuma işaret ediyor. Emperyalist ülkelerin liberalleri ve sosyal demokratları ile aynı gemide falan değiliz. Eşitliği, özgürlüğü, adaleti, iyi ve güzel olan her şeyi kendimizden, halkımızdan bekleriz.

Kısa Kısa

  1. İzmir'de fabrikada patlama: İşçiler yaralandı

    İzmir'in Torbalı ilçesinde İki-El Metal fabrikasında meydana gelen patlamada 7 işçi yaralandı. Olayda 3'ü ağır 7 işçi yaralandı. Yaralılar, ambulanslarla çeşitli hastanelere kaldırıldı.

  2. Can Atalay 24 saatlik açlık grevine başladı

    Anayasa Mahkemesi kararlarına rağmen tutukluluğu devam eden seçilmiş Hatay Milletvekili Can Atalay, TBMM’nin yeni yasama yılının başladığı 1 Ekim’de 24 saatlik açlık grevi kararı aldı. Türkiye İşçi Partisi Hatay Milletvekili Atalay'ın X hesabı üzerinden paylaşılan mesajda karar, "Hatay halkı beni, kendisi adına söz söylemem ve hesap sormam için seçti. O görevden vazgeçmeyeceğim. Artık bıçak kemiğe dayanmıştır" ifadeleriyle duyuruldu.

  3. Fon skandalında iade bilmecesi

    Gazeteci İsmail Saymaz, Fatma Betül Sayan Kaya'nın hisselerden kazandığı 2,2 milyar lirayı iade etmediği iddia ediliyor. Gazeteci İsmail Saymaz katıldığı televizyon yayınında iade iddiasının doğru olmasını ileri sürdü. Dün de Nagehan Alçı benzer bir iddiada bulunmuştu. Ekonomim'in iddiasına göre Kaya ve eşi, söz konusu tutarı Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından bildirilen banka hesabına aktarmıştı.

  4. Tera Portföy yöneticileri hakkında tutuklama kararı

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen 'fon soruşturması' kapsamında dün adliyeye sevk edilen Tera Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Erdin Özel ve Tera Portföy CEO'su Emir Münir Sarpyener hakkında tutuklama kararı verildi.

  5. Vahap Seçer gözaltına alındı

    Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer dahil 59 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar arasında aynı zamanda Vahap Seçer'in yanı sıra Vahap Seçer'in yanı sıra Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit ve Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer de bulunuyor.

  6. Akaryakıta zam geldi

    ÖTV artışı nedeniyle benzinin satış fiyatına 4,20, motorine ise 3,70 lira zam geldi. Resmi Gazete'de yayınlanan karara göre, eşel mobil sisteminin sona ermesiyle başlayan yeni dönemde benzindeki ÖTV artışı kasım ve aralık aylarında da kademeli olarak uygulanacak. Böylece benzinde eşel mobil öncesine dönüş nedeniyle beklenen 12,47 liralık fiyat artışı, ÖTV'nin tek seferde değil, kademeli olarak geri getirilmesiyle engellenmiş oldu. LPG'de ise eşel mobil öncesi sisteme dönüldü.

  7. Fon vurgunu: AKP Genel Başkan Yardımcısı Hayat Yazıcı’nın oğlunun malvarlığına konulan tedbir kararı kaldırıldı

    Fon soruşturması kapsamında yönelik kapsamında, eski ticaret bakanı ve AKP Siyasi ve Hukuki İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı’nın oğlu Mustafa Yazıcı’nın tüm mal varlığına hakkında verilen tedbir kararı saatler içinde kaldırıldı. İfadesi alınan Mustafa Yazıcı hakkında, yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol kararı verildi.

Önceki gün

  1. Fon so­ruş­tur­ma­sın­da AKP'li eski bakan Hayati Yazıcı’nın oğlunun mal varlığına tedbir konuldu

    Fon vurgununa yönelik İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, eski ticaret bakanı ve AKP Siyasi ve Hukuki İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı’nın oğlu Mustafa Yazıcı’nın tüm mal varlığına tedbir konuldu.

  2. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Beştepe’de Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüştü

    Tugay, görüşmenin ardından sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Erdoğan’a kendisini Beştepe’de kabul ettiği için teşekkür ederken, kente ilişkin projeleri “arz ettiklerini” belirtti. Cemil Tugay, geçtiğimiz aylarda CHP’den istifa etmişti. Tugay’ın Beştepe ziyareti, bir süredir medyada yer alan AKP’ye geçeceğine yönelik iddiaların ardından geldi.

  3. Eylül ayı Milli Güvenlik Kurulu toplantısı sona erdi: Çerçeve Yasa uygulanmaya başlamadı

    Cumhurbaşkanı başkanlığında gerçekleştirilen Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısı sonrasında İletişim Başkanlığı tarafından sekiz maddelik bir bildiri yayınlandı. ⁠Bildiride tehdit ve tehlikeler arasında, PKK, KCK ve PYD de yer aldı. Böylece iktidarın "Terörsüz Türkiye" olarak adlandırdığı süreç kapsamında yakın zamanda meclisten geçirilen "Çerçeve Yasa"'nın uygulama aşaması, bir süredir çeşitli kaynaklarca dile getirildiği üzere, ileri bir tarihe kaldı.

  4. Fon vurgunu so­ruş­tur­ma­sın­da yeni gelişme: 5 şirket için TMSF kararı

    Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), fon soruşturması kapsamında Destek Yatırım Bankası, Hedef Yatırım Bankası ve Tera Yatırım Bankası’nın nitelikli paylarına ilişkin temettü dışındaki ortaklık haklarının Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından kullanılmasına karar verdi. BDDK ayrıca Destek Faktoring ve Tera Finans Faktoring’e pay devri işlemlerinin tamamlanması için altı ay süre tanıdı.

  5. İngiltere Başbakanı Burnham: İngiltere için seçenekler arasında AB’ye yeniden katılmak da var

    İngiltere Başbakanı Andy Burnham, BBC’ye verdiği demeçte mevcut Brexit anlaşmasının “faydadan çok zarar” getirdiğini belirterek, Avrupa ile ilişkileri düzeltmek için neler yapılabileceğini değerlendirmek istediğini söyledi. Burnham İngiltere'nin Avrupa ile uzun vadeli ilişkilerini yeniden şekillendirmek amacıyla hükümetin değerlendirebileceği seçenekler arasında Avrupa Birliği’ne yeniden katılmanın da bulunduğunu ifade etti.

  6. Rusya: S-400 sistemlerinin Türkiye’den çıkarılması için Ankara ile görüşüyoruz

    Kremlin, Türkiye’nin Rusya’dan satın aldığı S-400 hava savunma sistemlerinin başka bir ülkeye konuşlandırılması konusunda Ankara ile temasların sürdüğünü açıkladı. Açıklama, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un geçtiğimiz cumartesi günü S-400’lerin başka bir ülkeye devredilebileceğine ilişkin sözlerinin ardından geldi.

  7. CHP’de ihraçlar devam ediyor

    Mutlak butlan kararıyla CHP’nin başına geçen Kılıçdaroğlu yönetimi, partiden ihraç kararları almaya devam ediyor. Son olarak Kadıköy Belediye Başkanı Mesut Kösedağ, Sarıyer Belediye Başkanı Oktay Aksu ve Sancaktepe Belediye Başkanı Alper Yeğin, kesin ihraç talebiyle disipline sevk edildi.

  8. T24'e erişim engeli

    T24'ün internet haber portalı ve sosyal medya hesapları hakkında kapatma kararı verildi. Karar kapsamında T24'ün son 1 yıl içerisinde 118 LGBT propagandası niteliği taşıyan içerik ürettiği ileri sürüldü. 1. Sulh Ceza Hakimliği tarafından alınan karar uygulanmak üzere Siber Güvenlik Başkanlığı'na gönderildi.

  9. Fon so­ruş­tur­ma­sın­da yeni dalga: 34 kişiye gözaltı

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü fon soruşturmasında 5'inci dalga operasyonda 34 şüpheli için gözaltı kararı verildi. Bakan Akın Gürlek'in açıklamasına göre şüpheli sayısı 217'ye ulaştı; 56 kişi tutuklandı, 88 kişiye adli kontrol uygulandı. 26 hissedeki manipülatif işlemler de inceleniyor.

  10. Sakarya'da çok sayıda bölge sular altında

    Sakarya’da dünden bu yana etkili olan sağanak yağışların ardından birçok bölgede sel ve su baskınları yaşandı. Karasu ve Darıçayırı'nda Sakarya Nehri ve bölgedeki derelerin taşmasıyla su seviyesi yer yer 1 ila 2 metreye ulaştı. Yaklaşık 60 hanenin etkilendiği bölgede mahsur kalanlar oldu. Ferizli ve Kaynarca'da sokaklar adeta göle dönerken, araçlar tamamen suya gömülürken Erenler'de çok sayıda evi su bastı.

  11. Suriye'de haremlik selamlık düğün kararı: Kadın salonlarına damatlar giremeyecek

    T24'ten Namık Durukan'ın haberine göre, Şam kırsalındaki Sergaya Belde Meclisi 27 Eylül'de kadınlara ayrılan düğün salonlarına damatların girişini yasakladı. Douma Şehir Meclisi de benzer bir karar aldı. Kararlara uymayanlar hakkında yasal işlem uygulanacak.

  12. Fatma Betül Sayan Kaya’nın adı AKP’nin internet sitesinden kaldırıldı

    Fon soruşturması kapsamında gündeme gelen iddiaların ardından AKP’deki görevlerinden ayrılan eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya’nın adı ve özgeçmişi partinin internet sitesinden kaldırıldı. Kaya’nın MKYK WhatsApp grubundan da çıkarıldığı iddia edildi.

  13. Bilal Erdoğan: "Türkiye belki en normal dönemini yaşıyor"

    AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın oğlu Bilal Erdoğan, Konya'da imam hatip öğrencilerine seslendi. İmam hatipleri "normalleşmenin" teminatı ilan eden Erdoğan, dindar muhafazakârlığı "milletin vasatı" olarak tanımladı. İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı sıfatıyla Konya Anadolu İmam Hatip Lisesi'nde konuşan Erdoğan, "Bu millet galebe çaldı ve bugün hamdolsun Türkiye belki en normal, sosyal olarak kültürel olarak dönemini yaşıyor" dedi

  14. Eski SPK Başkanı ifadeye çağrıldı

    Eski Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı İbrahim Ömer Gönül, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında şüpheli sıfatıyla bugün savcılığa ifade verecek. Gönül'ün ifadesi, başsavcılığın sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin yürüttüğü soruşturma kapsamında alınacak.

  15. Kaçırılma alarmının nedeni pilot kavgası çıktı

    İsrail Başbakanlığı, Dubai-Tel Aviv seferini yapan Flydubai uçağında kaçırma olmadığını, acil durumun pilotlar arasında yaşanan kavga nedeniyle ortaya çıktığını açıkladı. Uçak, Ürdün hava sahasında “7500” kaçırılma kodu vermesinin ardından Suudi Arabistan’a yönlendirilmiş, İsrail savaş uçaklarını havalandırmıştı. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

  16. TÜİK verilerine göre “gerçek işsizlik” yüzde 31'e yükseldi

    TÜİK’in “atıl işgücü” olarak tanımladığı geniş işsizlik oranı ağustosta yüzde 31’e yükseldi. İşsiz sayısı ise 2 milyon 740 bin olarak açıklandı. İş aramaktan vazgeçenleri ve eksik çalışanları ayrı kategorilerde değerlendiren TÜİK, yalnızca dar tanımı “işsizlik oranı” olarak sunarak işsizliği olduğundan düşük göstermeye çalışıyor. DİSK-AR’ın hesaplamasına göre geniş tanımlı işsiz sayısı ise 12 milyon 608 bin oldu.

  17. DDK Başkanı Tanrıkulu, Borsa İstanbul'daki görevlerinden ayrıldı

    Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın fon skandalıyla ilgili Devlet Denetleme Kurulu'nu görevlendirmesinin ardından DDK Başkanı Salih Tanrıkulu, Borsa İstanbul'daki yönetim kurulu başkanvekilliği ve denetim komitesi başkanlığı görevlerinden ayrıldı. Tanrıkulu'nun adı kurumun internet sitesindeki listelerden de kaldırıldı.

  18. AKP'li Zeybekci'nin şirketlerinin parası da Tera fonunda kalmış

    Eski Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci'nin ortağı olduğu dört şirketin parası, 17 Eylül'de tasfiye kararı verilen Tera'nın TP2 fonunda kaldı. İsmail Saymaz'a konuşan Zeybekci, kendini 455 bin mağdurdan biri saydı, fona yatırımdan haberi olmadığını söyledi. "Maalesef devletin ihmali var" derken mağduriyetini Erdoğan'a iletmediğini belirtti.

  19. Dubai - Tel Aviv uçağında kaçırılma kodu verildi

    İsrail'de yayın yapan Kanal 12'nin haberine göre, Dubai'den Tel Aviv'e giden yolcu uçağı, uçak kaçırılmasını ifade eden "7500" kodunu yayınladı. Kodun yayınlanması sonrasında, İsrail Hava Kuvvetleri'ne ait savaş uçaklarının yolcu uçağına doğru havalandığı bildirilirdi. Ürdün üzerinde bir süre tur atan ve içerisinde yaklaşık 100 İsrail vatandaşının bulunduğu belirtilen uçak, daha sonra Suudi Arabistan yönüne yönlendirildi.

  20. MEB’den istismarcı Ensar Vakfı’yla iş birliği

    MEB, Ensar Vakfı’nın düzenleyeceği “Sana Emanet Online Bilgi Yarışması”nı ortaokul ve liselere resmi yazıyla duyurdu. Cumhuriyet’ten Ufuk Sepetci’nin haberine göre, yarışmada öğrencilere umre ve teknoloji ödülleri verilecek. Dereceye giren kişilerin öğretmenleri ve okul müdürlerine ise 20 bin TL’ye kadar nakit ödül ödenecek. Ensar Vakfı, Karaman’da 45 çocuğun cinsel istismara maruz bırakıldığı olayla gündeme gelmişti.

  21. AYM, yoksulluk nafakasından "süresiz" ifadesini kaldırdı

    Anayasa Mahkemesi, Türk Medeni Kanunu’nun yoksulluk nafakasını düzenleyen 175. maddesindeki “süresiz olarak” ibaresini iptal etti. Karar, 30 Haziran 2027’de yürürlüğe girecek. Nafakanın süresine ilişkin yeni bir düzenlemenin önümüzdeki dönemde TBMM gündemine gelmesi bekleniyor.

✓