Arama

Site İçi Arama

Doğrudan arama yapın Aranıyor... Detaylı Arama
Sonuçlar aranıyor...
Kategorilere Göz Atın
© ideo. Anlatılan senin hikayendir

Köşe Yazısı

Uçum’un Solu

17:20 6 dk okuma

Kendi görevlerini yerine getirmeyi önüne koymayanlara, başka projelerin ya da doğrudan halk düşmanlarının sola görev biçmesi normaldir. Uçum’un ya da bir başkasının solu olmamak için kendi hedeflerimizi ortaya koymak, kendi kavramlarımızla tartışmak zorundayız.

Bir süredir sol, sosyalizm ve hatta Marksizm ile ilgili ilginç tartışmalar yaşanıyor. İlginç diyoruz, çünkü siyasetinin merkezine toplumsal kurtuluşu almayan güçler, sosyalizmi masaya yatırıyor, onu “yanlış”larından arındırıyor ve bir tür “hakiki sosyalizm” iddiası ortaya koyuyorlar.

Tartışmaya dahil olan belki de en farklı isim ise AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın başdanışmanlarından birisi olan Mehmet Uçum. Uçum, sol geçmişinden de aldığı cesaretle bir AKP’li için solun ne olması gerektiğini anlatıyor, hatta zararlı sol akımların bir listesini bile veriyor.

Uçum’un bulunduğu siyasal konum itibari ile tartışmaya girmesi ise arıza sayılmamalı. Bu tarz isimler çıkar ilişkisi içerisinde oldukları egemenlere kendilerini böyle de kanıtlamak zorundadır. “Ben de bir zamanlar onlardandım ama şimdi sizinleyim” anlamı taşıyan çıkışlar bu cepheye hep katkı sağlamıştır. Her ne kadar kendisi hiçbir zaman sol açısından önemli bir isim olmamışsa da, daha fazla bilinen figürlerin sola yönelik saldırıları kolaylaştırdığı çokça görülmüştür.

Tartışmalara değinmeden önce sormak gereken bir soru var elbette.

Nereden çıktı bu sol-sosyalizm merakı?

Dünya ve Türkiye önemli bir kırılmaya doğru gidiyor. Emperyalizmin uzun yıllardır içinde bulunduğu tıkanmayı aşmak için yeni savaşlara yönelmek dışında bir seçeneği kalmadı. Silahlanma hız kazanırken bölgemiz açısından da müdahale edilebilecek gerilim noktaları ve emperyalistlerin tarihsel olarak hedef aldığı ülkeler belli. Türklerin ve Kürtlerin bu süreçte emperyalist çıkarlar için sahaya sürülmek istendiği ise sır değil.

“Çözüm”, “barış” veya iktidarın tercih ettiği isimle “Terörsüz Türkiye”… Adına ne derseniz deyin süreç bu düzlemde hayat buldu. Bahçeli’nin çıkışının üzerinden bir yıldan fazla zaman geçti. Bu sürede somut tek çıktının Suriye’nin emperyalizm destekli cihatçı çeteler tarafından ele geçirilmesi olması rastlantı değil. Sürecin Türkiye’de ya da bölgede yaşayan toplumlara gerçek anlamda olumlu herhangi bir şey vadettiği yok.

Karşılıklı övgüler, büyük büyük sözler, dönüp dolaşıp Suriye’nin geleceği konusunda düğümleniyor. Suriye’de durum netleşmedikçe İran’a yönelik olası hamleler için adımlar atılamıyor, pazarlık masasında kimin neyi alıp vereceği belirsizliğini koruyor. Halk ise ısrarla sürecin dışına itiliyor. “Sizi çok daha büyük ve kanlı bir savaşa hazırlamak istiyoruz” demesi zor geldiğinden herhalde…

Meclis çatısı altında kurulan komisyon da bu tabloda doğal olarak herhangi bir rıza üretemedi. Kolaylaştırıcı bir rol üstlenemedi. Toplumla temas etmeyen sürece bir güven yaratılamamış olması komisyon taraflarının raporlarına da yansımış durumda.

Ortada büyük bir inandırıcılık sorunu var. Bu gibi sorunları aşmanın Türkiye tarihinde en bilinen yolu ise sol değerleri sahaya sürmek.

Özal’ın piyasacı müdahalelerine geçirilen özgürlük kılıfı, AKP’nin faşistlere karşı demokrasi kahramanı olarak sunulması, Anayasa’nın fiilen uygulanamaz hale gelmesine yol açan referandumun darbecilerin dokunulmazlığını kaldırmak olarak pazarlanması… Hepsinde belli bir rıza üretebilmek için sol değerler istismar edildi.

Bugün de geçmişte çalışan bir ezber yeniden sahaya sürülüyor. Bu durumun ülkemize özgü olmadığını da ayrıca not etmek gerekli. Sosyalizmin ve özellikle Marksizmin dünya tarihinde kurtuluş arayışında olanlar üzerindeki etkisi o kadar büyük ve kalıcı ki, bir şekilde Marx öncesi görüşleri yeniden piyasa sürenler dahi görüşlerini bir şekilde Marx ile ilişkilendirmek zorunda kalıyorlar.

Uçum’un boşlukta süzülen fikirleri

Yukarıda bahsettiğimiz ihtiyaçlardan dolayı tartışmaya dahil olan Mehmet Uçum da aslında hiçbiri yeni olmayan tezleri herhangi bir bağlama oturtmadan birbiri ardına sıralıyor:

İşçi sınıfı temelli solculuk bitti, zaten hiçbir zaman tam anlamıyla var olamadı. Teknoloji her şeyi kökünden değiştirdi. “Emek sermaye temel çelişkisinin yerini, insanın özgürleşmesiyle, baskıcı otoriteler arasındaki çelişki aldı.” Sınıfın yerine toplum, iç sermayenin yerine küresel sermaye geçti.

Hiçbirini ilk defa duymadığımız tezlerden “özgürlük-otorite” zemini üzerinde kurulmuş olanını genelde AKP karşıtı tepkileri düzen içinde tutma görevi üstlenen liberallerden duymaya zaten alışkındık. Bir AKP’linin kaleminden çıktığını görmüş olmak ise önemli. Görünen o ki, Marksizmin ve yaklaşık 150 yıldır sosyalizmin anlamak ve değiştirmek için yararlandığı temel kavramların yokluğunda öne sürülen ifadeler en basit karşı karşıya gelişi bile anlamlandırma ihtiyacını karşılamıyor. Kime karşı kimin otoritesinden bahsediyoruz? Özgürlük, kimlerin hangi faaliyetlerine tanınan özgürlüğü belirtmek için kullanılıyor?

Uçum, elindeki neyi kaç gram tartmak isterse o kadar tartan sihirli kavramları ile sola görevler biçiyor: Sosyal politikalar, emek ve sermaye arasında denge kurmak, demokrasi adı altında AKP destekçiliği, Cumhuriyet’e ve devrime düşmanlık.

Hiçbir anlamlı örüntü ve iç tutarlılık taşımayan fikirler ve öneriler elbette gerçekle temas ettiği ilk anda kendisini belli ediyor. AKP’li Uçum parasız sağlık ve eğitim hakkından söz ediyor, oysa AKP ile geçen 23 yılda bu haklara parasız ulaşmak neredeyse imkansız hale geldi. Uçum demokrasi derken işçi grevleri yasaklanıyor, gazeteciler yalnızca sözleri nedeniyle tutuklanıyor, seçme seçilme hakkı dahil yurttaşlık hakları büsbütün ortadan kaldırılıyor. AKP’li başdanışman yurtseverlikten, bağımsızlıktan dem vuruyor. İktidar, sırf ABD’nin çıkarları için dünyanın öbür ucundan gaz getiriyor, ihtiyaç dışı uçak satın alıyor, ülkenin yoksul çocuklarını yeni savaşlara hazırlıyor.

Yazılanların hiçbir değeri olmadığı açık. Ancak açıklanması ve dikkate alınması gereken, yazara bu cesareti veren düşünsel ortam.

Solun durumu ve tartışmalar

Tartışma aslında 6-7 Aralık tarihlerinde DEM Parti tarafından gerçekleştirilen “Uluslararası Barış ve Demokratik Toplum Konferansı”na Öcalan imzası ile sunulan bir bildiri ile başladı. Sosyalizmi daha geri bir zeminde yeniden tanımlamaya yönelik bir müdahale anlamını taşıyan bildiride sınıf mücadelesi ve iktidar arayışı açıkça reddediliyor, reel sosyalizm deneyimleri mahkum ediliyor, anti-marksist bir siyasal çizgi açıkça öneriliyordu.

Uzunca bir süredir DEM Parti çizgisi ile ittifakın da ötesinde bir stratejik işbirliğine sahip olan kimi sosyalistlerin tepki göstermesi ve bu çıkışı eleştiren yazılar kaleme alması ise gecikmedi. DEM’in her hamlesine bir biçimde ayak uydurmayı başaranlar bu kez işin ucu sosyalizme ve Marksizme uzanınca bir sınır çekme gereği hissettiler.

Sınır çizgisinin burası olması ise aslında solda siyaset ve teori arasındaki sorunlu ilişkiyi de gösteriyor. Teori, en maksimalist hedefleri işaret ederken siyaset teoriyi üreten merkezin değil başka güçlerin belirlenimi altında yürütülüyor. İkili arasındaki ilişkinin düzeyi siyaseti başta CHP ve DEM olmak üzere büyük aktörlerin gölgesi altında pragmatik hamleler bütününe indirgerken; yaşamla gerçek hiçbir ilişkisi kalmamış teori, din katına yükseliyor.

Kendi görevlerini başkalarına devretmiş olanlar, ellerinde son kalana da dil uzatılınca can havli ile tepki gösteriyorlar. Tepkilerin ne kadar devam edeceği, bunun bir siyasi kopuşa denk düşüp düşmeyeceği ise şimdilik belirsiz. Ancak, iyimser olmak için nedenler oldukça az. Sonuçta siyaset belirleyicidir. Teori ne yazık ki bir tür dine dönüşmüştür ve dinin bir şekilde uyum sağlama yeteneği ise oldukça fazladır.

Tartışma ilerledikçe DEM çizgisinin daha da sertleşmesi anlamsız değildir. Hem politik olarak kendi görevlerinizi başka bir siyasi harekete yükleyeceksiniz, hem de onların kendi siyasi hedefleri ile uyumlu teorik açılımlarına dudak bükeceksiniz. Eğer ABD bayrağının gölgesinde iktidar alanına sahip olmak sizin için kazanımsa, AKP ve MHP ile ortak bir gelecek kurgusu için masaya oturuyorsanız anti-Marksist bir çizgi olmazsa olmazdır. Siyaset ve teori arasındaki ilişkiyi doğru kuran DEM çizgisidir.

Sol açısından ihtiyaç, dönüp dolaşıp bu durumu tekrar tekrar eleştirmek ya da solun tarihsel kavramları ile tüm ilişkiyi açıkça reddeden bir çizgiyi sola çekiştirmek için kendini paralamak değil.

Kendi görevlerini yerine getirmeyi önüne koymayanlara, başka projelerin ya da doğrudan halk düşmanlarının görev biçmesi normaldir. Uçum’un ya da bir başkasının solu olmamak için kendi hedeflerimizi ortaya koymak, kendi kavramlarımızla tartışmak zorundayız.

Olmazsa olmaz olan ise yalnızca kendi mücadelemizin bizi hedeflerimize yaklaştırabileceğinin bilincine varmaktır. Siyaset ve teori ilişkisi ancak bu özne olma hedefi merkeze alınarak doğru kurulabilir. Sosyalist sol, eğer kendi hedeflerinde ısrarcıysa bu zemini temel almak, tarihsel arayışa kendi yanıtını tek çıkar yol olarak dayatmak zorundadır.

Kısa Kısa

  1. İzmir'de fabrikada patlama: İşçiler yaralandı

    İzmir'in Torbalı ilçesinde İki-El Metal fabrikasında meydana gelen patlamada 7 işçi yaralandı. Olayda 3'ü ağır 7 işçi yaralandı. Yaralılar, ambulanslarla çeşitli hastanelere kaldırıldı.

  2. Can Atalay 24 saatlik açlık grevine başladı

    Anayasa Mahkemesi kararlarına rağmen tutukluluğu devam eden seçilmiş Hatay Milletvekili Can Atalay, TBMM’nin yeni yasama yılının başladığı 1 Ekim’de 24 saatlik açlık grevi kararı aldı. Türkiye İşçi Partisi Hatay Milletvekili Atalay'ın X hesabı üzerinden paylaşılan mesajda karar, "Hatay halkı beni, kendisi adına söz söylemem ve hesap sormam için seçti. O görevden vazgeçmeyeceğim. Artık bıçak kemiğe dayanmıştır" ifadeleriyle duyuruldu.

  3. Fon skandalında iade bilmecesi

    Gazeteci İsmail Saymaz, Fatma Betül Sayan Kaya'nın hisselerden kazandığı 2,2 milyar lirayı iade etmediği iddia ediliyor. Gazeteci İsmail Saymaz katıldığı televizyon yayınında iade iddiasının doğru olmasını ileri sürdü. Dün de Nagehan Alçı benzer bir iddiada bulunmuştu. Ekonomim'in iddiasına göre Kaya ve eşi, söz konusu tutarı Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından bildirilen banka hesabına aktarmıştı.

  4. Tera Portföy yöneticileri hakkında tutuklama kararı

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen 'fon soruşturması' kapsamında dün adliyeye sevk edilen Tera Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Erdin Özel ve Tera Portföy CEO'su Emir Münir Sarpyener hakkında tutuklama kararı verildi.

  5. Vahap Seçer gözaltına alındı

    Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer dahil 59 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar arasında aynı zamanda Vahap Seçer'in yanı sıra Vahap Seçer'in yanı sıra Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit ve Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer de bulunuyor.

  6. Akaryakıta zam geldi

    ÖTV artışı nedeniyle benzinin satış fiyatına 4,20, motorine ise 3,70 lira zam geldi. Resmi Gazete'de yayınlanan karara göre, eşel mobil sisteminin sona ermesiyle başlayan yeni dönemde benzindeki ÖTV artışı kasım ve aralık aylarında da kademeli olarak uygulanacak. Böylece benzinde eşel mobil öncesine dönüş nedeniyle beklenen 12,47 liralık fiyat artışı, ÖTV'nin tek seferde değil, kademeli olarak geri getirilmesiyle engellenmiş oldu. LPG'de ise eşel mobil öncesi sisteme dönüldü.

  7. Fon vurgunu: AKP Genel Başkan Yardımcısı Hayat Yazıcı’nın oğlunun malvarlığına konulan tedbir kararı kaldırıldı

    Fon soruşturması kapsamında yönelik kapsamında, eski ticaret bakanı ve AKP Siyasi ve Hukuki İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı’nın oğlu Mustafa Yazıcı’nın tüm mal varlığına hakkında verilen tedbir kararı saatler içinde kaldırıldı. İfadesi alınan Mustafa Yazıcı hakkında, yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol kararı verildi.

Önceki gün

  1. Fon so­ruş­tur­ma­sın­da AKP'li eski bakan Hayati Yazıcı’nın oğlunun mal varlığına tedbir konuldu

    Fon vurgununa yönelik İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, eski ticaret bakanı ve AKP Siyasi ve Hukuki İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı’nın oğlu Mustafa Yazıcı’nın tüm mal varlığına tedbir konuldu.

  2. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Beştepe’de Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüştü

    Tugay, görüşmenin ardından sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Erdoğan’a kendisini Beştepe’de kabul ettiği için teşekkür ederken, kente ilişkin projeleri “arz ettiklerini” belirtti. Cemil Tugay, geçtiğimiz aylarda CHP’den istifa etmişti. Tugay’ın Beştepe ziyareti, bir süredir medyada yer alan AKP’ye geçeceğine yönelik iddiaların ardından geldi.

  3. Eylül ayı Milli Güvenlik Kurulu toplantısı sona erdi: Çerçeve Yasa uygulanmaya başlamadı

    Cumhurbaşkanı başkanlığında gerçekleştirilen Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısı sonrasında İletişim Başkanlığı tarafından sekiz maddelik bir bildiri yayınlandı. ⁠Bildiride tehdit ve tehlikeler arasında, PKK, KCK ve PYD de yer aldı. Böylece iktidarın "Terörsüz Türkiye" olarak adlandırdığı süreç kapsamında yakın zamanda meclisten geçirilen "Çerçeve Yasa"'nın uygulama aşaması, bir süredir çeşitli kaynaklarca dile getirildiği üzere, ileri bir tarihe kaldı.

  4. Fon vurgunu so­ruş­tur­ma­sın­da yeni gelişme: 5 şirket için TMSF kararı

    Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), fon soruşturması kapsamında Destek Yatırım Bankası, Hedef Yatırım Bankası ve Tera Yatırım Bankası’nın nitelikli paylarına ilişkin temettü dışındaki ortaklık haklarının Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından kullanılmasına karar verdi. BDDK ayrıca Destek Faktoring ve Tera Finans Faktoring’e pay devri işlemlerinin tamamlanması için altı ay süre tanıdı.

  5. İngiltere Başbakanı Burnham: İngiltere için seçenekler arasında AB’ye yeniden katılmak da var

    İngiltere Başbakanı Andy Burnham, BBC’ye verdiği demeçte mevcut Brexit anlaşmasının “faydadan çok zarar” getirdiğini belirterek, Avrupa ile ilişkileri düzeltmek için neler yapılabileceğini değerlendirmek istediğini söyledi. Burnham İngiltere'nin Avrupa ile uzun vadeli ilişkilerini yeniden şekillendirmek amacıyla hükümetin değerlendirebileceği seçenekler arasında Avrupa Birliği’ne yeniden katılmanın da bulunduğunu ifade etti.

  6. Rusya: S-400 sistemlerinin Türkiye’den çıkarılması için Ankara ile görüşüyoruz

    Kremlin, Türkiye’nin Rusya’dan satın aldığı S-400 hava savunma sistemlerinin başka bir ülkeye konuşlandırılması konusunda Ankara ile temasların sürdüğünü açıkladı. Açıklama, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un geçtiğimiz cumartesi günü S-400’lerin başka bir ülkeye devredilebileceğine ilişkin sözlerinin ardından geldi.

  7. CHP’de ihraçlar devam ediyor

    Mutlak butlan kararıyla CHP’nin başına geçen Kılıçdaroğlu yönetimi, partiden ihraç kararları almaya devam ediyor. Son olarak Kadıköy Belediye Başkanı Mesut Kösedağ, Sarıyer Belediye Başkanı Oktay Aksu ve Sancaktepe Belediye Başkanı Alper Yeğin, kesin ihraç talebiyle disipline sevk edildi.

  8. T24'e erişim engeli

    T24'ün internet haber portalı ve sosyal medya hesapları hakkında kapatma kararı verildi. Karar kapsamında T24'ün son 1 yıl içerisinde 118 LGBT propagandası niteliği taşıyan içerik ürettiği ileri sürüldü. 1. Sulh Ceza Hakimliği tarafından alınan karar uygulanmak üzere Siber Güvenlik Başkanlığı'na gönderildi.

  9. Fon so­ruş­tur­ma­sın­da yeni dalga: 34 kişiye gözaltı

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü fon soruşturmasında 5'inci dalga operasyonda 34 şüpheli için gözaltı kararı verildi. Bakan Akın Gürlek'in açıklamasına göre şüpheli sayısı 217'ye ulaştı; 56 kişi tutuklandı, 88 kişiye adli kontrol uygulandı. 26 hissedeki manipülatif işlemler de inceleniyor.

  10. Sakarya'da çok sayıda bölge sular altında

    Sakarya’da dünden bu yana etkili olan sağanak yağışların ardından birçok bölgede sel ve su baskınları yaşandı. Karasu ve Darıçayırı'nda Sakarya Nehri ve bölgedeki derelerin taşmasıyla su seviyesi yer yer 1 ila 2 metreye ulaştı. Yaklaşık 60 hanenin etkilendiği bölgede mahsur kalanlar oldu. Ferizli ve Kaynarca'da sokaklar adeta göle dönerken, araçlar tamamen suya gömülürken Erenler'de çok sayıda evi su bastı.

  11. Suriye'de haremlik selamlık düğün kararı: Kadın salonlarına damatlar giremeyecek

    T24'ten Namık Durukan'ın haberine göre, Şam kırsalındaki Sergaya Belde Meclisi 27 Eylül'de kadınlara ayrılan düğün salonlarına damatların girişini yasakladı. Douma Şehir Meclisi de benzer bir karar aldı. Kararlara uymayanlar hakkında yasal işlem uygulanacak.

  12. Fatma Betül Sayan Kaya’nın adı AKP’nin internet sitesinden kaldırıldı

    Fon soruşturması kapsamında gündeme gelen iddiaların ardından AKP’deki görevlerinden ayrılan eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya’nın adı ve özgeçmişi partinin internet sitesinden kaldırıldı. Kaya’nın MKYK WhatsApp grubundan da çıkarıldığı iddia edildi.

  13. Bilal Erdoğan: "Türkiye belki en normal dönemini yaşıyor"

    AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın oğlu Bilal Erdoğan, Konya'da imam hatip öğrencilerine seslendi. İmam hatipleri "normalleşmenin" teminatı ilan eden Erdoğan, dindar muhafazakârlığı "milletin vasatı" olarak tanımladı. İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı sıfatıyla Konya Anadolu İmam Hatip Lisesi'nde konuşan Erdoğan, "Bu millet galebe çaldı ve bugün hamdolsun Türkiye belki en normal, sosyal olarak kültürel olarak dönemini yaşıyor" dedi

  14. Eski SPK Başkanı ifadeye çağrıldı

    Eski Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı İbrahim Ömer Gönül, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında şüpheli sıfatıyla bugün savcılığa ifade verecek. Gönül'ün ifadesi, başsavcılığın sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin yürüttüğü soruşturma kapsamında alınacak.

  15. Kaçırılma alarmının nedeni pilot kavgası çıktı

    İsrail Başbakanlığı, Dubai-Tel Aviv seferini yapan Flydubai uçağında kaçırma olmadığını, acil durumun pilotlar arasında yaşanan kavga nedeniyle ortaya çıktığını açıkladı. Uçak, Ürdün hava sahasında “7500” kaçırılma kodu vermesinin ardından Suudi Arabistan’a yönlendirilmiş, İsrail savaş uçaklarını havalandırmıştı. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

  16. TÜİK verilerine göre “gerçek işsizlik” yüzde 31'e yükseldi

    TÜİK’in “atıl işgücü” olarak tanımladığı geniş işsizlik oranı ağustosta yüzde 31’e yükseldi. İşsiz sayısı ise 2 milyon 740 bin olarak açıklandı. İş aramaktan vazgeçenleri ve eksik çalışanları ayrı kategorilerde değerlendiren TÜİK, yalnızca dar tanımı “işsizlik oranı” olarak sunarak işsizliği olduğundan düşük göstermeye çalışıyor. DİSK-AR’ın hesaplamasına göre geniş tanımlı işsiz sayısı ise 12 milyon 608 bin oldu.

  17. DDK Başkanı Tanrıkulu, Borsa İstanbul'daki görevlerinden ayrıldı

    Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın fon skandalıyla ilgili Devlet Denetleme Kurulu'nu görevlendirmesinin ardından DDK Başkanı Salih Tanrıkulu, Borsa İstanbul'daki yönetim kurulu başkanvekilliği ve denetim komitesi başkanlığı görevlerinden ayrıldı. Tanrıkulu'nun adı kurumun internet sitesindeki listelerden de kaldırıldı.

  18. AKP'li Zeybekci'nin şirketlerinin parası da Tera fonunda kalmış

    Eski Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci'nin ortağı olduğu dört şirketin parası, 17 Eylül'de tasfiye kararı verilen Tera'nın TP2 fonunda kaldı. İsmail Saymaz'a konuşan Zeybekci, kendini 455 bin mağdurdan biri saydı, fona yatırımdan haberi olmadığını söyledi. "Maalesef devletin ihmali var" derken mağduriyetini Erdoğan'a iletmediğini belirtti.

  19. Dubai - Tel Aviv uçağında kaçırılma kodu verildi

    İsrail'de yayın yapan Kanal 12'nin haberine göre, Dubai'den Tel Aviv'e giden yolcu uçağı, uçak kaçırılmasını ifade eden "7500" kodunu yayınladı. Kodun yayınlanması sonrasında, İsrail Hava Kuvvetleri'ne ait savaş uçaklarının yolcu uçağına doğru havalandığı bildirilirdi. Ürdün üzerinde bir süre tur atan ve içerisinde yaklaşık 100 İsrail vatandaşının bulunduğu belirtilen uçak, daha sonra Suudi Arabistan yönüne yönlendirildi.

  20. MEB’den istismarcı Ensar Vakfı’yla iş birliği

    MEB, Ensar Vakfı’nın düzenleyeceği “Sana Emanet Online Bilgi Yarışması”nı ortaokul ve liselere resmi yazıyla duyurdu. Cumhuriyet’ten Ufuk Sepetci’nin haberine göre, yarışmada öğrencilere umre ve teknoloji ödülleri verilecek. Dereceye giren kişilerin öğretmenleri ve okul müdürlerine ise 20 bin TL’ye kadar nakit ödül ödenecek. Ensar Vakfı, Karaman’da 45 çocuğun cinsel istismara maruz bırakıldığı olayla gündeme gelmişti.

  21. AYM, yoksulluk nafakasından "süresiz" ifadesini kaldırdı

    Anayasa Mahkemesi, Türk Medeni Kanunu’nun yoksulluk nafakasını düzenleyen 175. maddesindeki “süresiz olarak” ibaresini iptal etti. Karar, 30 Haziran 2027’de yürürlüğe girecek. Nafakanın süresine ilişkin yeni bir düzenlemenin önümüzdeki dönemde TBMM gündemine gelmesi bekleniyor.

✓