Köşe Yazısı

Laiklik günah olunca

13:11 3 dk okuma

Laiklik seçim değil, her tür özgür seçimin ön koşuludur. Ve bırakalım laiklik düşmanlarını bünyesine ve meclise doldurmayı, laiklik savunusunu günah gören bir muhalefetle bile bir adım ileri gidilemez, ancak ve ancak görülmemiş bir hızla geri gidilebilir.

“Hıristiyan dini bilime engeldir.” Bugün üniversitelerde ya da onlardan geriye kalanda ders içeriğini gösteren listeye izlence ya da syllabus diyoruz. Orta Çağ uzmanı Jacques Le Goff da yukarıdaki maddeyi aldığı listeye, belki ironiyle, “syllabus” diyor; bir “günah gösterilen davranışlar listesi” bu. Başka deyişle yukarıda yazanın tartışılmasını günah gören/gösteren bir liste. Listeyi Paris Üniversitesi hazırlatıyor ve günah sayılan diğer tartışma başlıkları altında, örnek olsun, şunlar bulunuyor: “Mutluluk başka bir hayatta değil, bu hayatta bulunur”; “Ölümden sonra meydana gelecek dirilme filozof tarafından kabul edilemez, çünkü bunu rasyonel olarak incelemek mümkün değildir”.

Günahlar listesi

On üçüncü yüzyılda ticaretin ve kentlerin gelişmesi eğitim üzerinde görece bir sekülerleşme etkisi yaratıyor çünkü kentin ihtiyaç duyduğu doktorlar, mühendisler ve mimarların yetişmesi, eğitimde doğa bilimlerine eğilmeyi gerektiriyor. Doğa bilimleri alanındaki çalışmalar, dönemin tek mutlak bilgi kaynağı sayılan İncil’de yazılanlarla çeliştiğinde İncil gene nihai bilgi kaynağı sayılıyor. Ancak akılcı ve deneyci çalışma Pandora’nın kutusudur; insan aklı soru sormadan edemiyor ve Paris Üniversitesi belli ki bu sorgulamalardan rahatsızlık duyuyor. Rahip Etienne Tempier sapkın tartışma başlıklarını teşhis etmekle görevlendiriliyor ve ortaya şu ünlü syllabus çıkıyor. Listeden aktardığım üçüncü başlığın tartışılmasının sapkın/günah ilan edilmesi, birincisinin, özellikle o dönemdeki, doğruluk değeri hakkında bir fikir vermeli.

Din-devlet bağlantısı dini her zaman siyasallaştırır

İkinci başlık, mutlulukla ilgili başlık okurlara şaşırtıcı gelebilir. Tartışma, kilisenin beşinci yüzyıldan itibaren maddi dünya ile ilahi dünya ayrımını öğretisinin temeli haline getirmiş olmasıyla ilgili. İlk Çağ doğa ve astronomi kavramsallaştırmalarını Hıristiyanlaştıran kilise ölüm, günah, hastalık ve kötülüğün maddi dünyanın doğasından kaynaklandığını, bunların hiçbirine yer olmayan ilahi dünyanın gerçek dünya olduğunu, maddi dünyanın Adem ile Havva’nın “ilk günahı” nedeniyle insan için tasarlanmış bir ceza mekanı olarak yaratıldığını söylüyor ve dolayısıyla “acı çekmenin” ekonomi-politik değil, ilahi nedenlere bağlı olduğu anlatısına yaslanmış oluyor. “Yaslanma” sözünün pek hafif kaldığını ekleyelim: Kilise dönemin en büyük toprak sahibi olma sıfatıyla yönetici sınıfın doğrudan parçası; Tanrı’nın toprak sahibi sınıfa büyük ayrıcalıkları, insanlığın geri kalanınaysa “acı çekmeyi” uygun gördüğünü kabul ettiren hakim ideolojiyi sürdürmede doğrudan çıkar ve, topladığı ağır vergilerle olsun, engizisyonuyla olsun, imkân sahibi.

Jakobenizm’in din kavgasının temeli

Soyluluk düzenine karşı anayasal düzenleri ve hukuk önünde eşitliği getiren burjuva devrimleri patlak verdiğinde kiliseyle radikal savaşımın kaçınılmazlığı da işte buradan kaynaklanıyor. Fransız Devrimi’nde Jakoben iktidarın yüksek din adamlarının önemli kısmını vatan haini ilan etmesi, bunların herkese eşit hukuksal haklar tanıyan anayasanın üstünlüğünü ve İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’ni tanımayı reddetmesiyle oluyor.

Erken cumhuriyetlerin hepsinde, şu ya da bu ölçüde, bu “Jakoben” damar vardır, çünkü olmak zorundadır; keskinliği de, dini kurumun eski rejimle organik bağının gücüne önemli ölçüde bağlıdır.

Laikliğe sırtını dönen cumhuriyetler

Ancak cumhuriyetler yaş aldıkça laikliğe aynı derecede bağlı kalmadılar. Napolyon’un dinsel inancı olmadığına inanılıyor ama Fransız Devrimi’yle aristokrasinin ideolojik aygıtı olmaktan çıkartılan, dolayısıyla yeni iktidar açısından artık tehdit oluşturmayan kiliseye büyük destek verdiği biliniyor. “Yoksulların zenginleri katletmesini engelleyen din” sözünü Napolyon’dan biliyoruz. Yirminci yüzyıl tarihinde dinin, Hıristiyan Demokratları’ndan, evangelistlerine ve Klu Klux Klan’larına, Komünizmle Mücadele Dernekleri’den Yeşil Kuşak’ına yükselen sol karşısına çıkarıldığını da.

70’lerle birlikte neoliberal yağma programına sarılan küresel sermayenin ulus-devletlerin kalan korumacı düzenleme ve kurumlarını yıkmaya aday siyasal aktörleri desteklemesi delaisizasyonu bir adım daha ileri taşıdı. Cumhuriyetin kalan kazanımlarını böyle kaybettik.

Laiklik seçim değil, seçimin önkoşuludur

Ancak bu “aktörler” AKP’den ibaret değil. Bugün Diyanet’in okul öncesi eğitim verdiği bir ülkede yaşar olmuşsak, zaten imam-hatipleştirilmiş okullara ÇEDES protokolüyle imam görevlendirmeleri yapılırken, şimdi de bunların üstüne okullarda Kuran kursu tanıtımı yapılmasına başlandığını öğreniyorsak bu aynı zamanda, örnek olsun, tekke ve zaviyelerin kapatılmasının topluma zarar verdiğini söyleyen birini Genel Başkan Yardımcısı yapan bir CHP olmasındandır.

Eğitim sistemi rahiplere/imamlara teslim edilmiş bir ülkede kimse hiçbir konuda özgür seçim ya da karardan söz edemez. Okullara din dersi değil, dinler tarihi dersi konur; bunları imamlar değil alan uzmanları öğretir; sonra kişi istediği inancı seçer: Bilgiye dayanmayan özgür seçimden söz edemeyiz.

Laiklik seçim değil, her tür özgür seçimin ön koşuludur. Ve bırakalım laiklik düşmanlarını bünyesine ve meclise doldurmayı, laiklik savunusunu günah gören bir muhalefetle bile bir adım ileri gidilemez, ancak ve ancak görülmemiş bir hızla geri gidilebilir.

Kısa Kısa

  1. Kızılay’a ihalesiz alım ve bedelsiz kamu malı yolu açıldı

    TBMM’de kabul edilen düzenlemeyle afet ve olağanüstü dönemlerde Kızılay ile şirketlerinden Kamu İhale Kanunu’na tabi olmadan doğrudan alım yapılabilecek. Kamu kurumlarının taşınır malları Kızılay’a bedelsiz devredilebilecek, sosyal yardım verileri de Kızılay’la paylaşılacak.

  2. ABD’nin Grönland’daki askeri varlığına parlamento onayı

    Trump yönetiminin göz diktiği Grönland’ın parlamentosu, ABD’nin adadaki askeri varlığını genişletmesinin önünü açan güvenlik anlaşmasını 16 evet, 7 çekimser oyla onayladı. Anlaşmanın yürürlüğe girmesi için Danimarka Parlamentosu’nun da onayı gerekiyor.

Önceki gün

  1. Mekke Anlaşması Meclis gündeminde öne çekildi

    AKP’nin TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilen grup önerisiyle, Türkiye’yi Suudi Arabistan ve Pakistan’la askeri ittifaka bağlayan Mekke Anlaşması’nın onay teklifi 48 saat beklenmeden gündemin ikinci sırasına alındı. Genel Kurul, 4 Kasım’da görüşmeler bitene kadar çalışacak.

  2. Tera ve Pusula fonlarına fetva: İmza sahipleri arasında Cum­hur­baş­kan­lı­ğı kurulu üyesi de var

    Fon vurgununun merkezindeki Tera ve Pusula’nın fonlarına İslami finans uygunluk onayı verildiği, Serbestiyet’in ulaştığı belgelerle öğrenildi. İmzalardan birinin Cumhurbaşkanlığı Ekonomi Politikaları Kurulu üyesi Servet Bayındır’a ait olduğu, vakfının da Tera’dan bağış aldığı belirlendi.

  3. Şara iktidarı IMF ve Dünya Bankası’na geri dönüyor

    Ahmed eş-Şara iktidarının Maliye Bakanı Berniye, Suriye’nin 1 Kasım’da IMF ve Dünya Bankası bünyesindeki Arap gruplarına geri döndüğünü duyurdu. Berniye, IMF ile 4. madde istişarelerinin yeniden başlatılmasına hazırlanıldığını ve Dünya Bankası’yla yeniden imar fonu üzerinde çalışıldığını açıkladı.

  4. Beylikova’daki nadir toprak rezervi için Güney Koreli şirketle görüşüldü

    Enerji Bakanı Bayraktar, Güney Koreli mıknatıs üreticisi JS Link’in yönetim kurulu başkanı J.S. Park ile görüşerek Eskişehir Beylikova’daki nadir toprak elementlerinin işletilmesinde iş birliği olanaklarını ele aldıklarını açıkladı. Bayraktar, uluslararası ortaklıklara açık olduklarını söyledi.

  5. Bolu Belediyesi so­ruş­tur­ma­sın­da tutuklu 3 isme ev hapsi

    Bolu Belediyesi’ne yönelik “ihaleye fesat karıştırma” ve “zimmet” soruşturmasında tutuklanan Belediye Başkan Yardımcısı Rasim Özdemir, Park ve Bahçeler Müdürü Neşe Esen ve Tural Ateş, avukatlarının başvurusu üzerine ev hapsiyle tahliye edildi. Üçlü, 26 Ekim’deki operasyonda gözaltına alınmıştı.

  6. Şimşek enflasyon için “düşüş genele yayıldı” dedi

    Mehmet Şimşek sosyal medyadan yaptığı açıklamada TÜİK’e göre %29,8 olan yıllık enflasyonda “düşüşün genele yayıldığını” savundu. Savaşla artan enerjinin dezenflasyonu sınırladığını söyleyen Şimşek, yönetilen fiyatları “bütçe imkânları dahilinde” ayarlayacaklarını söyledi. Ücretler ise enflasyonla erimeye devam ediyor.

  7. Trump: İsrail’e sağlanan 4 milyar dolarlık fonu yıl sonunda son­lan­dı­ra­ca­ğız

    ABD Başkanı Donald Trump, İsrail’e yapılan yardımlar kapsamında sağlanan yaklaşık 4 milyar dolarlık fonun 2026 yılı sonunda sonlandırılacağını açıkladı. Ancak söz konusu fonun hangi yardım programını kapsadığı henüz netlik kazanmadı. Fox News’e konuşan Trump, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile aylar önce bu konuda anlaşmaya vardıklarını belirterek, “Yıl sonunda İsrail’e ödeme yapmayı bırakacağımız konusunda anlaştık” dedi.

  8. Kılıçdaroğlu’ndan Mekke Anlaşması’na destek: “Türkiye bölgenin dominant gücü olmak zorunda”

    Butlan CHP'si Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında Türkiye’nin imzaladığı Mekke Anlaşması’na verilen desteği savundu. Kılıçdaroğlu, “Bölgenin dominant gücü ya Türkiye olacak ya da başka bir ülke” diyerek Ortadoğu’da ortaya çıkan güç boşluğunun Türkiye tarafından doldurulması gerektiğini söyledi. Kılıçdaroğlu ayrıca, “Dış politikada iktidar muhalefet olmaz. Dış politikada Türkiye’nin çıkarları esas alınır” sözleriyle anlaşmaya desteğini gerekçelendirdi.

  9. Ahmet Türk'ün yerine atanan kayyumun görev süresi uzatıldı

    İçişleri Bakanlığı, Mardin Büyükşehir Belediyesi'ne kayyum olarak atanan Vali Tuncay Akkoyun'un görev süresini iki ay daha uzattı. Böylece seçilmiş Belediye Başkanı Ahmet Türk'ün görevine dönüşü bir kez daha ertelendi. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, daha önce Ahmet Türk ve Ahmet Özer'in görevlerine dönmesi çağrısında bulunarak, “Anadolu huzura, Öcalan umuda, Ahmetler makama ve Demirtaş yuvasına dönünceye kadar kararımız nettir” demişti.

  10. A101 işçileri kölelik koşullarına karşı sokağa çıkıyor

    Düşük ücretler ve ağır çalışma koşullarına karşı hak mücadelesi yürüten A101 işçileri, temel ihtiyaçlarının karşılanması için bugün 15 mağazanın önünde eylem yapacak. DİSK'e bağlı Sosyal-İş Sendikası da çalışanların ücretsiz içme suyu, yeterli yemek ücreti ve oturarak çalışma hakkı gibi taleplere destek çağrısında bulundu.

  11. Özgür Özel, Devlet Bahçeli'yi Meclis'te ziyaret etti

    Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Türkiye Büyük Millet Meclisi'ndeki grup toplantılarının ardından Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli'yi ziyaret etti.

  12. Denizli Merkezefendi Belediye Başkanı görevden uzaklaştırıldı

    İçişleri Bakanlığı, Denizli Merkezefendi Belediye Başkanı Şeniz Doğan'ın geçici olarak görevden uzaklaştırıldığını açıkladı. Yeni Partili Doğan hakkında “Rüşvet Almak, İhaleye Fesat Karıştırmak ve İrtikap” iddiaları ile yürütülen soruşturma kapsamında tutuklama kararı bulunuyor.

  13. Akın Gürlek'ten açıklama: AKP'lilerin karıştığı fon skandalını muhalefet si­ya­sal­laş­tı­rı­yor­muş

    Adalet Bakanı Akın Gürlek fon skandalı ile ilgili bir basın toplantısı gerçekleştirdi. Gürlek, piyasa dolandırıcılığı tespit edildiğini açıklarken finans bürokrasisini de kapsayan suç yapılanması olduğunu iddia etti. Gürlek ayrıca muhalefeti suçlarken "bir kısım muhalefetin bu adli vakayı politik vakaya çevirmek için şark kurnazlığıyla ele alması da ayrı bir garabet yansımasıdır" dedi. Fon skandalında başta eski bakan Fatma Betül Sayan Kaya olmak üzere çok sayıda AKP'linin ismi geçiyor.

  14. TÜİK açıkladı: Ekim ayında yıllık enflasyon %29,77

    TÜİK'in Ekim ayı verilerine göre tüketici fiyat endeksi yıllık bazda %29,77 artarken bir önceki aya göre artış ise %2,58. Aynı dönemde üretici fiyatları endeksi ise yıllık %27,71 olurken, aylık bazda ise %1,65 oldu. Mehmet Şimşek'in 2023'te göreve gelmesiyle birlitke kemer sıkma politikalarına geçilmişti. Şimşek döneminde çalışanların zam oranları düzenli olarak enflasyonun altında tutuluyor. Buna karşın, enflasyon TÜİK'in tartışmalı verilerine göre bile yüksek düzeylerde seyrediyor.

  15. Kozinoğlu’nun ölümünde zehir şüphesi iddiası

    Eski MİT mensubu Kaşif Kozinoğlu’nun mezarından alınan örneklerde antimon bulunduğu iddia edildi. Sabah’ın aktardığı 19 Ekim tarihli Adli Tıp raporuna göre tırnak, saç, doku ve kemikte antimon çıktı, 7 toprak örneğinin hiçbirinde ise bu maddeye rastlanmadı. Kozinoğlu 2011'de Silivri Cezaevi’nde ölmüş, Adalet Bakanlığı ölümü kalp krizine bağlamıştı. Ölüm nedenine ilişkin son kararı Adli Tıp Birinci İhtisas Kurulu verecek.

  16. Trump “Acele etmiyoruz” dedi, ABD İran'ı vurdu

    ABD Başkanı Donald Trump, İran'a yönelik askeri saldırıları yeniden başlatmak için acele etmediklerini belirterek, “Öyle ya da böyle bir şey yapacağız ancak acelemiz yok” dedi. Ancak Trump'ın açıklamalarının ardından ABD ordusu, Hürmüz Boğazı yakınlarında İran'a ait hedefleri vurdu. Saldırılar, ABD'deki ara seçimlerden bir gün önce ve Vaşington ile Tahran arasında diplomatik temasların sürdüğü sırada gerçekleşti.

  17. Fon so­ruş­tur­ma­sın­da 6 kişi hakkında gözaltı kararı

    Fon soruşturmasında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, aralarında eski SPK Başkan Vekili Enver Usca’nın da bulunduğu 6 kişi hakkında gözaltı kararı verdi. Listede SPK’nin eski kurul üyesi ve iki eski daire başkanı, BDDK Uygulama 4. Daire Başkanı Mustafa Alper Taş ile Tera Holding İdari İşler Direktörü Ümit Sincanlı da var.

  18. Borsa İstanbul Genel Müdürü tutuklandı

    31 Ekim tarihinde gözaltına alınan Kormaz Enes Ergun tutuklandı. Ergun hakkında "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" ve "rüşvet" iddiaları bulunuyor. Ergun'un gözaltına alınmasının ardından Borsa İstanbul A.Ş. yönetim kurulu toplanmış, yerine Borsa İstanbul Genel Müdür Yardımcısı Atila Türeli’yi getirmişti.

✓