ABD seçimlere gidiyor: İran savaşının gölgesinde Trump’ın ara sınavı

ABD’de seçmenler, İran savaşı ve hayat pahalılığının gölgesinde Kongre ara seçimleri için sandık başında. Anketler Demokratları önde gösterirken kritik eyaletlerdeki yarışlar, Trump’ın kalan iki yılındaki hareket alanını belirleyecek. Kongre'de çoğunluğu kaybederse “her şeyi veto edeceğini” söyleyen Trump’ın onay oranları hiç olmadığı kadar düşük seyrediyor.

15:14 6 dk okuma

Amerika Birleşik Devletleri’nde seçmenler bugün, Donald Trump’ın ikinci başkanlık döneminin kalan iki yılının seyrini şekillendirecek Kongre ara seçimleri için sandık başına gidiyor. Temsilciler Meclisi’nin 435 sandalyesinin tamamı ve Senato’daki 35 sandalye için yapılan seçimlerde, Cumhuriyetçilerin Kongre’nin her iki kanadındaki çoğunluğunu koruyup koruyamayacağı belli olacak.

Seçimlerin merkezinde ise ABD’nin İsrail’le birlikte İran’a karşı başlattığı savaşın ülkede yaşam maliyetini artırması yer alıyor. Seçim öncesi anketler, makroekonomik göstergelerin görece güçlü seyrine rağmen yüksek fiyatların seçmenlerin Trump yönetimine yönelik hoşnutsuzluğunu beslediğini gösteriyor. Öyle ki son anketlere göre Başkan Donald Trump’ın onay oranı, ara seçimler öncesinde yüzde 32 ile rekor düzeyde düşük seviyelerde seyretmeye devam ediyor.

Bu nedenle ara seçimler, Trump yönetiminin kalan iki yılında sahip olacağı toplumsal desteğinin sınanacağı önemli bir eşik oluşturuyor.

Ara seçimlerde ne seçiliyor?

ABD’de bugün başkan seçilmiyor. Başkanlık seçimleri dört yılda bir yapılırken, yasama organı olan Kongre için iki yılda bir sandığa gidiliyor. Başkanın dört yıllık görev süresinin ortasına denk gelen bu seçimlere “ara seçim” deniyor. Dolayısıyla Trump görevini sürdürecek; seçmenler ise karşısında nasıl bir yasama organı bulunacağını belirleyecek.

ABD yamasa organı Kongre iki kanattan oluşuyor: Temsilciler Meclisi ve Senato. Temsilciler Meclisi’nde eyaletler nüfuslarına göre sandalye sahibi ve 435 üyenin tamamı iki yıllığına seçiliyor. Senato’da ise nüfusuna bakılmaksızın her eyaletin iki temsilcisi bulunuyor. Senatörlerin görev süresi altı yıl, bu nedenle her seçimde 100 sandalyenin yaklaşık üçte biri yenileniyor. Bu yıl, iki özel seçimle birlikte 35 Senato sandalyesi için oy kullanılıyor. Kongre seçimlerinde, başkanlık seçimlerinden farklı olarak “Seçiciler Kurulu” bulunmuyor; seçmenler temsilcilerini doğrudan belirliyor.

Bu seçimlerin önemi, Kongre’nin başkanın politikalarını hayata geçirmedeki rolünden kaynaklanıyor. Bir yasa tasarısının başkana gönderilebilmesi için her iki kanatta da aynı metnin kabul edilmesi gerekiyor. Senato ayrıca federal yargıçlar ve belirli üst düzey görevlilerin atamalarını onaylıyor. Cumhuriyetçilerin bugün ellerinde tuttukları çoğunluğu kaybetmeleri, Trump’ın yeni yasalar çıkarmasını ve atamalarını onaylatmasını zorlaştırabilir.

Seçmenin gündemi hayat pahalılığı

Ara seçimlerin başlıca gündemlerinden biri, seçmenlerin ekonomik koşullara yönelik hoşnutsuzluğu. Seçim öncesi pek çok değerlendirmeye göre yüksek fiyatlar, büyüme ve istihdamdaki görece güçlü tabloyu gölgede bırakıyor. Geçim maliyeti, Trump yönetimine yönelik eleştirilerin merkezinde yer alıyor.

ABD Çalışma İstatistikleri Bürosu’nun verilerine göre, eylülde tüketici fiyatları bir önceki aya göre yüzde 0,6 arttı; yıllık enflasyon ağustostaki yüzde 3,4’ten yüzde 3,7’ye yükseldi. Aynı ay benzin fiyatlarındaki yüzde 9,1’lik sıçrama, aylık enflasyon artışının yarısından fazlasını oluşturdu. Barınma maliyetleri ise aylık yüzde 0,4 arttı.

Bu oranlar, ülkemizde alışık olduğumuz enflasyon düzeyleriyle karşılaştırıldığında oldukça düşük görünebilir. Ancak ABD açısından durum farklı. ABD Merkez Bankası’nın, farklı bir fiyat göstergesi olan kişisel tüketim harcamaları fiyat endeksini esas alarak belirlediği uzun vadeli enflasyon hedefi yüzde 2. Dolayısıyla fiyat artışlarının hızlanması ve özellikle benzin fiyatlarındaki artışın genel enflasyonun çok üzerinde seyretmesi, ABD’de seçmenler nezdinde önemli karşılıkları olan ekonomik dalgalanmalara işaret ediyor.

Ekonomideki bu olumsuz gidişatın arkasındaki başlıca etken ise İran savaşının derinleştirdiği enerji krizi. Savaş öncesinde 70 doların altında seyreden petrolün varil fiyatı, İran’a yönelik saldırıların yoğunlaşmasının ardından kısa sürede 100 doların üzerine çıktı. Enerji maliyetlerindeki yükseliş ise savaşın ekonomik sonuçlarını, özellikle akaryakıt fiyatları üzerinden doğrudan ABD’deki hanelerin bütçelerine yansıtıyor.

İran savaşı Trump’ın seçmen desteğini aşındırıyor

İran savaşı, yükselen yaşam maliyetleriyle birlikte Trump yönetimine yönelik hoşnutsuzluğu besliyor ve Cumhuriyetçilerin Kongre’deki çoğunluğunu korumasını zorlaştırıyor. Savaşın siyasi maliyeti, daha önce Trump’a destek vermiş seçmenler arasında da hissediliyor. Seçim öncesinde yapılan araştırmaların çoğu, 2024’te Trump’a oy verdiği halde bugün Cumhuriyetçilere destek vermeyi düşünmeyen seçmenlere dikkat çekiyor. Trump’ın seçilmeden önce verdiği savaşları bitirme ve yeni savaşlara girmeme sözlerini tutmamış olması bu destek kaybında etkili olmuş görünüyor.

Savaşın sona erdirilmesi talebi, seçmenlerin yeni Kongre’den beklentileri arasında da öne çıkıyor. Seçim öncesinde yayınlanan araştırmalar, her iki büyük partinin seçmenlerinin de Kongre’nin öncelikle hayatı daha karşılanabilir hale getirmeye ve İran savaşını bitirmeye odaklanmasını istediğini gösteriyor.

Trump’a karşı tepkinin sandıkta Demokratlara yönelik desteğe dönüşmesi ise seçmenlerin geçim sıkıntısına ve savaşın sonlandırılmasına ilişkin taleplerinin karşılanacağını tek başına garanti etmiyor.

Anketlerde Demokratlar önde

Seçim öncesindeki anketler, ülke genelinde Demokratların avantajına işaret ediyor. Reuters/Ipsos’un 29 Ekim-2 Kasım tarihleri arasında yaptığı bir araştırmada, oy kullanması muhtemel seçmenlerin yüzde 52’si kendi seçim çevresinde Demokrat adaya, yüzde 44’ü Cumhuriyetçi adaya destek vereceğini belirtiyor. Ancak bu sekiz puanlık fark doğrudan sandalye dağılımı anlamına gelmiyor. Temsilciler Meclisi’nin bileşimi, her seçim çevresinde ayrı ayrı kazanılan yarışlarla belirleniyor.

Senatoda ise Demokratların, kendileriyle hareket eden bağımsızlarla birlikte sahip oldukları 47 sandalyeyi çoğunluk için gereken 51’e çıkarması gerekiyor. Bunun yolu mevcut sandalyelerini korurken Cumhuriyetçilerden net dört sandalye kazanmaktan geçiyor. Dolayısıyla birkaç eyaletteki dar farklar, ülke genelindeki oy eğiliminden daha belirleyici olabilir:

  • Kuzey Carolina: AtlasIntel, Demokrat Roy Cooper’ı yüzde 56, Cumhuriyetçi Michael Whatley’yi yüzde 42 gösteriyor. Cumhuriyetçilerin elindeki bu sandalyenin el değiştirmesi, Demokratları çoğunluğa bir adım yaklaştırabilir.
  • Maine ve Ohio: New York Times/Siena anketlerinde Demokrat Troy Jackson, Susan Collins karşısında yüzde 51’e karşı yüzde 45; Demokrat Sherrod Brown ise Jon Husted karşısında yüzde 49’a karşı yüzde 44 önde. Ancak aynı listede yer alan Poll Vault/Emerson anketleri, her iki eyalette de Cumhuriyetçi adayları iki puan önde gösteriyor.
  • Alaska ve Iowa: New York Times/Siena anketlerinde Demokrat Mary Peltola, Dan Sullivan karşısında yüzde 48’e karşı yüzde 46; Demokrat Josh Turek ise Ashley Hinson karşısında yüzde 48’e karşı yüzde 47 önde. Bu küçük farklar, çoğunluk hesabının ne kadar kırılgan olduğunu ortaya koyuyor.

(Anket verilerinin kaynağı: RealClearPolling’in 2 Kasım tarihli listesi)

Seçimle ilgili kurulabilecek senaryolardan biri, Demokratların mevcut sandalyelerini koruyup Kuzey Carolina, Maine ve Ohio’yu kazanması. Böyle bir durumda 50 sandalyeye ulaşacaklar; çoğunluk için Alaska veya Iowa gibi yarışlardan en az birini daha kazanmaları gerekecek. Buna karşılık, halihazırda ellerinde bulunan Georgia ya da Michigan’da yaşanacak bir kayıp, başka bir eyalette ilave kazanım gerektirecek. Bu nedenle Demokratların anketlerdeki üstünlüğü, Senato çoğunluğunun kesinleştiği anlamına gelmiyor.

Kongrede çoğunluk değişirse ne olur?

Demokratların Kongre’nin bir ya da iki kanadında çoğunluğu kazanması, Trump’ın kalan iki yılında yeni yasalar çıkarmasını zorlaştıracak. Özellikle bütçe, vergi ve göçmenlik düzenlemelerinde yönetimin muhalefetle pazarlık yapması gerekecek. Ancak Demokratların yasama organında çoğunluğu elde etmesi de kendi programlarını doğrudan uygulayabilecekleri anlamına gelmiyor: Trump, başkanlık yetkilerinin yanı sıra Kongre’den geçen yasaları veto etme hakkını koruyacak.

Trump da seçim öncesinde bu yetkiyi bir mücadele aracı olarak kullanacağını açıkça söyledi. Demokratların Kongre’de çoğunluğu kazanması halinde “Bay Veto”ya dönüşeceğini belirterek, “Kazanamazsak her şeyi veto ederim” dedi. Aynı açıklamada, bir süre sonra Demokratlarla anlaşmalar yapılabileceğini de ifade etti.

Başkanın vetosu aşılabiliyor, ancak bunun için hem Temsilciler Meclisi’nde hem de Senato’da oylamaya katılan üyelerin üçte ikisinin desteği gerekiyor. Dolayısıyla Demokratların dar bir çoğunluk kazanması, Trump’ın itiraz ettiği yasaları yürürlüğe koymaya yetmeyecek. Bunun için Cumhuriyetçilerden de destek bulmaları gerekecek.

Buna karşılık Kongre’de çoğunluğun değişmesini farklı etkileri de olacak. Temsilciler Meclisin’i kazanan Demokratlar, komiteler üzerinden yönetimi soruşturmak, belge istemek ve yetkilileri ifade vermeye çağırmak için daha güçlü araçlara sahip olacak. Senatoyu da kazanmaları halinde, federal yargıçlar ve belirli üst düzey görevlilerin atanmasında söz sahibi olacaklar.

Bu nedenle seçimlerdeki olası bir Demokrat zaferini, Trump’ın politikalarının kendiliğinden tersine çevrileceği bir dönemin başlangıcı olarak görmek güç. Daha olası tablo, yasama ile yürütme arasında bütçe, atamalar ve soruşturmalar üzerinden yoğunlaşan bir güç mücadelesi.

Ancak seçim sonuçlarının anketlerin öngörüleriyle her zaman örtüşmediğini ve önceki ara seçimlerde de bunun örneklerinin görüldüğünü de eklemek gerekiyor.

Kısa Kısa

  1. Trump: İsrail’e sağlanan 4 milyar dolarlık fonu yıl sonunda son­lan­dı­ra­ca­ğız

    ABD Başkanı Donald Trump, İsrail’e yapılan yardımlar kapsamında sağlanan yaklaşık 4 milyar dolarlık fonun 2026 yılı sonunda sonlandırılacağını açıkladı. Ancak söz konusu fonun hangi yardım programını kapsadığı henüz netlik kazanmadı. Fox News’e konuşan Trump, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile aylar önce bu konuda anlaşmaya vardıklarını belirterek, “Yıl sonunda İsrail’e ödeme yapmayı bırakacağımız konusunda anlaştık” dedi.

  2. Kılıçdaroğlu’ndan Mekke Anlaşması’na destek: “Türkiye bölgenin dominant gücü olmak zorunda”

    Butlan CHP'si Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında Türkiye’nin imzaladığı Mekke Anlaşması’na verilen desteği savundu. Kılıçdaroğlu, “Bölgenin dominant gücü ya Türkiye olacak ya da başka bir ülke” diyerek Ortadoğu’da ortaya çıkan güç boşluğunun Türkiye tarafından doldurulması gerektiğini söyledi. Kılıçdaroğlu ayrıca, “Dış politikada iktidar muhalefet olmaz. Dış politikada Türkiye’nin çıkarları esas alınır” sözleriyle anlaşmaya desteğini gerekçelendirdi.

  3. Ahmet Türk'ün yerine atanan kayyumun görev süresi uzatıldı

    İçişleri Bakanlığı, Mardin Büyükşehir Belediyesi'ne kayyum olarak atanan Vali Tuncay Akkoyun'un görev süresini iki ay daha uzattı. Böylece seçilmiş Belediye Başkanı Ahmet Türk'ün görevine dönüşü bir kez daha ertelendi. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, daha önce Ahmet Türk ve Ahmet Özer'in görevlerine dönmesi çağrısında bulunarak, “Anadolu huzura, Öcalan umuda, Ahmetler makama ve Demirtaş yuvasına dönünceye kadar kararımız nettir” demişti.

  4. A101 işçileri kölelik koşullarına karşı sokağa çıkıyor

    Düşük ücretler ve ağır çalışma koşullarına karşı hak mücadelesi yürüten A101 işçileri, temel ihtiyaçlarının karşılanması için bugün 15 mağazanın önünde eylem yapacak. DİSK'e bağlı Sosyal-İş Sendikası da çalışanların ücretsiz içme suyu, yeterli yemek ücreti ve oturarak çalışma hakkı gibi taleplere destek çağrısında bulundu.

  5. Özgür Özel, Devlet Bahçeli'yi Meclis'te ziyaret etti

    Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Türkiye Büyük Millet Meclisi'ndeki grup toplantılarının ardından Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli'yi ziyaret etti.

  6. Denizli Merkezefendi Belediye Başkanı görevden uzaklaştırıldı

    İçişleri Bakanlığı, Denizli Merkezefendi Belediye Başkanı Şeniz Doğan'ın geçici olarak görevden uzaklaştırıldığını açıkladı. Yeni Partili Doğan hakkında “Rüşvet Almak, İhaleye Fesat Karıştırmak ve İrtikap” iddiaları ile yürütülen soruşturma kapsamında tutuklama kararı bulunuyor.

  7. Akın Gürlek'ten açıklama: AKP'lilerin karıştığı fon skandalını muhalefet si­ya­sal­laş­tı­rı­yor­muş

    Adalet Bakanı Akın Gürlek fon skandalı ile ilgili bir basın toplantısı gerçekleştirdi. Gürlek, piyasa dolandırıcılığı tespit edildiğini açıklarken finans bürokrasisini de kapsayan suç yapılanması olduğunu iddia etti. Gürlek ayrıca muhalefeti suçlarken "bir kısım muhalefetin bu adli vakayı politik vakaya çevirmek için şark kurnazlığıyla ele alması da ayrı bir garabet yansımasıdır" dedi. Fon skandalında başta eski bakan Fatma Betül Sayan Kaya olmak üzere çok sayıda AKP'linin ismi geçiyor.

  8. TÜİK açıkladı: Ekim ayında yıllık enflasyon %29,77

    TÜİK'in Ekim ayı verilerine göre tüketici fiyat endeksi yıllık bazda %29,77 artarken bir önceki aya göre artış ise %2,58. Aynı dönemde üretici fiyatları endeksi ise yıllık %27,71 olurken, aylık bazda ise %1,65 oldu. Mehmet Şimşek'in 2023'te göreve gelmesiyle birlitke kemer sıkma politikalarına geçilmişti. Şimşek döneminde çalışanların zam oranları düzenli olarak enflasyonun altında tutuluyor. Buna karşın, enflasyon TÜİK'in tartışmalı verilerine göre bile yüksek düzeylerde seyrediyor.

  9. Kozinoğlu’nun ölümünde zehir şüphesi iddiası

    Eski MİT mensubu Kaşif Kozinoğlu’nun mezarından alınan örneklerde antimon bulunduğu iddia edildi. Sabah’ın aktardığı 19 Ekim tarihli Adli Tıp raporuna göre tırnak, saç, doku ve kemikte antimon çıktı, 7 toprak örneğinin hiçbirinde ise bu maddeye rastlanmadı. Kozinoğlu 2011'de Silivri Cezaevi’nde ölmüş, Adalet Bakanlığı ölümü kalp krizine bağlamıştı. Ölüm nedenine ilişkin son kararı Adli Tıp Birinci İhtisas Kurulu verecek.

  10. Trump “Acele etmiyoruz” dedi, ABD İran'ı vurdu

    ABD Başkanı Donald Trump, İran'a yönelik askeri saldırıları yeniden başlatmak için acele etmediklerini belirterek, “Öyle ya da böyle bir şey yapacağız ancak acelemiz yok” dedi. Ancak Trump'ın açıklamalarının ardından ABD ordusu, Hürmüz Boğazı yakınlarında İran'a ait hedefleri vurdu. Saldırılar, ABD'deki ara seçimlerden bir gün önce ve Vaşington ile Tahran arasında diplomatik temasların sürdüğü sırada gerçekleşti.

  11. Fon so­ruş­tur­ma­sın­da 6 kişi hakkında gözaltı kararı

    Fon soruşturmasında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, aralarında eski SPK Başkan Vekili Enver Usca’nın da bulunduğu 6 kişi hakkında gözaltı kararı verdi. Listede SPK’nin eski kurul üyesi ve iki eski daire başkanı, BDDK Uygulama 4. Daire Başkanı Mustafa Alper Taş ile Tera Holding İdari İşler Direktörü Ümit Sincanlı da var.

  12. Borsa İstanbul Genel Müdürü tutuklandı

    31 Ekim tarihinde gözaltına alınan Kormaz Enes Ergun tutuklandı. Ergun hakkında "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" ve "rüşvet" iddiaları bulunuyor. Ergun'un gözaltına alınmasının ardından Borsa İstanbul A.Ş. yönetim kurulu toplanmış, yerine Borsa İstanbul Genel Müdür Yardımcısı Atila Türeli’yi getirmişti.

Önceki gün

  1. Fon so­ruş­tur­ma­sın­da tutuklanan İnan Altınbaş’tan 680 milyon liralık iade

    Fon soruşturmasında tutuklanan Altınbaş Holding Yönetim Kurulu Başkanı İnan Altınbaş, Sözcü’nün haberine göre avukatı aracılığıyla “gönüllü iade” hesabına 680 milyon lira yatırdı. Altınbaş, ifadesinde fondan 16 milyar liralık çıkışla ilişkilendirilen ve kardeşi Nusret Altınbaş’a ait Atlas Portföy ile doğrudan bağı olmadığını söylemişti. Soruşturmada şimdiye kadar 37 kişi toplam 18 milyar liranın üzerinde gönüllü iade yaptı.

  2. Sarıgül so­ruş­tur­ma­sın­da 4 kişi tutuklandı

    Sarıgül ailesine yönelik kara para aklama soruşturmasının ikinci dalgasında, tutuklama talep edilen 4 şüpheli tutuklandı. Sulh ceza hâkimliği; Aynur Aydın, Davut Kaymak, Ahmet Meriç ve Altuğ Altınbaş Sürer’i tutukladı. Mustafa Sarıgül’ün ağabeyi Metin Mevlüt Sarıgül’ün de aralarında bulunduğu 7 kişi ise adli kontrolle serbest bırakıldı. Soruşturmada daha önce Emir ve Ömer Sarıgül dahil 22 kişi tutuklanmıştı.

  3. İsrail'de Demokratlar Partisi'nden Eisenkot'a başbakanlık desteği

    İsrail'de 27 Ekim'de yapılan genel seçimlerin ardından hükümet kurma belirsizliği sürerken, muhalefetteki Demokratlar Partisi, eski Genelkurmay Başkanı ve Yashar Partisi lideri Gadi Eisenkot'u başbakanlık için destekleyeceğini açıkladı. 8 milletvekili çıkaran partinin lideri Yair Golan, Cumhurbaşkanı Isaac Herzog'dan hükümeti kurma görevini Eisenkot'a vermesini isteyecek. Muhalefetteki Avigdor Liberman ve Naftali Bennett de daha önce Eisenkot'a destek açıklamıştı.

  4. Trump: Seçimleri kazanamazsak her şeyi veto ederim

    ABD Başkanı Donald Trump, yaklaşan Kongre seçimlerinde Demokratların çoğunluğu kazanması halinde yasama sürecini veto yetkisiyle engelleyeceğini açıkladı. Trump, “Kazanacağımıza inanıyorum ancak kazanamazsak her şeyi veto ederim. Herhalde ‘Bay Veto’ haline gelirim” dedi. Seçim anketlerinin manipüle edildiğini de öne süren Trump, 2028 başkanlık seçimlerinde Demokratların kazanmasının ABD'yi “tamamen yok edebileceğini” iddia etti.

  5. Sarıgül so­ruş­tur­ma­sın­da 4 kişi için tutuklama talebi

    Sarıgül ailesine yönelik yürütülen kara para aklama soruşturmasının ikinci dalgasında gözaltına alınan 10 kişi adliyeye sevk edildi. Şüphelilerden 4'ü hakkında tutuklama talep edildi. Gözaltına alınanlar arasında Mustafa Sarıgül'ün ağabeyi Metin Mevlüt Sarıgül de bulunuyor. Soruşturma kapsamında daha önce Emir ve Ömer Sarıgül'ün de aralarında bulunduğu 22 kişi tutuklanmıştı.

  6. TBMM Genel Sekreterliğine Kemal Şamlıoğlu atandı

    Prof. Dr. Kemal Şamlıoğlu, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Sekreterliği görevine atandı. Daha önce Milli Eğitim Bakan Yardımcılığı, Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğü, Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Genel Sekreterliği ve Cumhurbaşkanlığı Eğitim ve Öğretim Politikaları Kurulu Üyeliği görevlerinde bulunan Şamlıoğlu, Samsun Üniversitesinde profesör olarak görev yapıyordu.

  7. 64 kişinin öldüğü Proton Apartmanı davasında müteahhide iyi hal indirimi, iki kamu görevlisine beraat

    6 Şubat depremlerinde Kahramanmaraş'taki Proton Apartmanı'nın yıkılması sonucu 5 aylık bir bebek dahil 64 kişi yaşamını yitirmişti. Mahkeme, müteahhit Rafet Küsmüş ve statik proje müellifi Sıtkı Okumuş'a 13 yıl 4'er ay, iki kamu görevlisine ise 6 yıl 8'er ay hapis cezası verdi. Cezalarda iyi hal indirimi uygulandı. İki kamu görevlisi beraat ederken Küsmüş ve Okumuş'un tutuklanmasına karar verildi.

  8. Bütçede uzlaşamayan Belçika Başbakanı De Wever istifasını Kral’a sundu

    Belçika Başbakanı Bart De Wever, beş partili koalisyonun 2027 bütçesinde yaklaşık 10 milyar avroluk tasarruf ve ek gelirde uzlaşamaması üzerine hükümetin istifasını Kral Philippe’e sundu. Ülkenin bütçe açığı 2025'te GSYH’nin %5,2'sine ulaşmıştı. Kral istifayı henüz kabul etmedi, partilerle görüşecek.

  9. Merkez Ankara davasında bilirkişi: Kaza önlenebilirdi

    Şantiyede 2022'de 3 tonluk kalıbın devrilmesiyle 2 stajyer mühendisin öldüğü kazaya ilişkin bilirkişi raporu, kazanın önlenebilir olduğunu ve Valiliğin fırtına uyarısına rağmen kalıbın sabitlenmediğini ortaya koydu. Şantiye şefi %50, kalıp ustası %20, proje müdürü ve saha mühendisi %15'er kusurlu bulundu. Duruşma 16 Aralık’a ertelendi.

  10. Trump’tan Rubio’ya mitingde şaka: “Kovuldun”

    ABD Başkanı Donald Trump, 1 Kasım’da Kansas’taki ara seçim mitinginde Dışişleri Bakanı Marco Rubio’yu sahneye çağırdı. Rubio’nun fazla popüler olduğunu söyleyen Trump, şakayla “Kovuldun” dedi. Trump ardından Rubio’nun belki de tarihin en iyi dışişleri bakanı olacağını söyledi.

  11. Takasbank Genel Müdürü Arıncı istifa etti

    Fon soruşturmasında şüpheli olarak ifade verip adli kontrolle serbest bırakılan Takasbank Genel Müdürü Yunus Arıncı görevinden istifa etti. Arıncı, Meclis’te Tera’nın Takasbank Para Piyasası’nda 21 milyar lira teminata karşı 9 milyar lira riski olduğunu açıklamıştı.

  12. CHP listesinden seçilen kent uzlaşısı üyeleri DEM Parti’ye geçti

    DEM Parti, 2024 yerel seçimlerinde ‘kent uzlaşısı’ kapsamında CHP listelerinden seçilen İstanbul ve Mersin’deki belediye meclis üyelerinin partiye katılma talebini kabul etti.

  13. Bulgaristan’da cum­hur­baş­kan­lı­ğı seçimini Iliana Yotova kazandı

    Bulgaristan’da 1 Kasım’daki ikinci turda mevcut Cumhurbaşkanı Iliana Yotova, gayriresmi sonuçlara göre yaklaşık yüzde 51 oyla rakibi Andrey Gyurov’u geride bıraktı. Radev’in istifasıyla bu yıl göreve gelen Yotova, ülkenin seçimle göreve gelen ilk kadın cumhurbaşkanı olacak.

  14. Fon so­ruş­tur­ma­sın­da Dünya Gazetesi sahibi Umut Güner’e ev hapsi

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının fon soruşturmasında gözaltına alınan Dünya Gazetesi sahibi ve Dünya Holding Yönetim Kurulu Başkanı Umut Güner, ev hapsi ve yurt dışı çıkış yasağıyla serbest bırakıldı. Soruşturmada adı geçen Bulls Yatırım Holding, Dünya Holding’in yüzde 20,45'ine sahip.

  15. ABD'de özel jet şehir merkezine düştü: 9 kişi hayatını kaybetti

    ABD'nin Florida eyaletine bağlı Palm Beach County bölgesinde Learjet 60 tipi özel uçak, Greenacres bölgesinde yerel saatle 13.10 sıralarında henüz bilinmeyen bir nedenle düştü. Texas eyaletinden Bahamalar'a gitmek üzere havalanan uçakta 9 kişinin bulunduğu bilgisi verilirken uçakta bulunanların tamamı hayatını kaybetti.

  16. ABD'li gazeteci: "Trump, 7 Kasım'da İran'a nükleer saldırı kararı verebilir"

    ABD'li gazeteci Tucker Carlson, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun, İran'daki Kazma Dağı'na nükleer saldırı düzenlenmesi için ABD Başkanı Donald Trump'a yoğun baskı yaptığını öne sürdü. Carlson, Washington yönetiminin birkaç gün içinde nükleer silah kullanma kararı alabileceğini iddia ederken, olası saldırının dünya genelinde büyük bir felakete yol açabileceği uyarısında bulundu.

  17. ABD'de 'cadılar bayramı' saldırıları: En az 6 kişi öldü

    ABD'de "cadılar bayramı" sırasında farklı kentlerin eğlence bölgelerinde meydana gelen silahlı saldırılarda en az 6 kişi hayatını kaybetti, onlarca kişi yaralandı. Texas, Illinois, Delaware ve Alabama'da düzenlenen saldırılarda ayrıca onlarca kişi yaralandı.

✓